29 Kasım 2012 Perşembe

ANNEM İÇİN HAZIRLADIĞIM SÜRPRİZ DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

Canım Annem
Herkesin annesi elbette değerli, bir tane. Annelerin değeri üzerine uzun söze hiç gerek yok. Hele ki anne olduktan sonra daha da başkalaşan bu değer yüklemesi için zaten sözler kifayetsiz.
Benim kanatsız meleğimden bahsedeyim size.
Onu birkaç sözle tasfir et deseler şunları yazardım :
Sınırsız irade, kocaman özgürlük, özgürlüğün içerisinde tarifsiz kendini adama, müthiş bir vericilik, hayır diyemeyen bir yürek, hayır diyemezken sevdiği için kaplana dönüşebilen bir cesaret ve anlatılmaz yaşanır bir sabır timsali..
İşte benim Sevda'm.. Arkasına bakmayan hep gözü ileride olan canım annem.. Geçmişinden aldığı güçle dikleştikçe dikleşen tanrıçam..
Benim cancağızımın doğumgünü yarın. Ama ben hem anlamasın diye hem de 40 gün 40 gece kutlayabilelim diye :) erken bir kutlama partisi organize ettim dün. Hem de sürpriz, haberi olmadan, gizlice :)
Planımı geçen hafta yaptım. Kuzenim ve teyzemle paylaştım, benim suç ortağım olmayı seve seve kabul ettiler. :) Konukları, yiyecekleri, ortamı kafamda organize ettim ve elbette sürprizin gidişatını ...İşte burası hayli zorlayıcı oldu :) Annem nasıl bizim evden çıkıp kendi evine gelecek hem de herkes onun evinde toplandıktan sonra .. Ooooo burayı yazsam bu postu okumaz yarıda bırakırsınız, çok uzun :)
Neyse başardım, annem bizim evden çıktıııııı ve kendi evine gitti ... Evde tüm konuklar hazırdı.. Karanlıkta bekleyen Aras ışığı gösterip ağlasa da başardık.. Heppi börtdey tu yuuuu şarkısını çaldık YOUTUBE dan :)
Annecim şaştı kaldı :)
Kendi ellerimle banner hazırlamıştım duvara asmak için.. MUTLU YILLAR CANIM ANNEM yazıyordu..

Doğumgünü banner Yiyecek organizasyonunu aramızda bölüştük..Malesef işten çıkıp yarım günde tüm hazırlıkları annemin ruhu duymadan yapmam gerektiği için ben bir şey pişiremedim.Doğumgunu Sofra

Kalabalık bir grubun akşam yemeği saatinde buluşacak olması nedeniyle de pide sipariş etmeyi tercih ettim :) Çok mu pratiğe kaçmışım.. Olsun teyzoş yoğurtlu kabak salatası yaptı, Sevgimciğim de patates ve buğday salatası getirdi. Ben de kurabiye aldım ev mamulleri yapan bir yerden. Maksat birarada olmak değil mi :) Oldu işte ...

İşte gecenin bombası .. Pasta..

Annem, ne yapar eder, her zaman SUPER LOTO oynar. Evde yatağından kalkar gider, oynamayı unuttuysa. Geçenlerde ona da bana da 4 çıkınca beni aradı şöyle dedi "geliyor, Müge, geliyor!" :) 6 geliyormuş :)

İşte o yüzden ben de annemin 6 tutturmasını sağladım :) 6 tutturmuş Loto Pastası Yasom'dan .. Kızım ne biçim pastacısın ananın pastasını sen yap dedi :) hahahaha
Ama inanın ben bu kadar güzel olacağını hayal dahi etmiyordum.. O kuponları annem görünce bastı kahkahayı..
Yasom, annemi sen güldürdün Allah da seni güldürsün ..
Super Loto Pastası


Benim güzel annem.. Huzurlu Mutlu Yaşa.. Bizim en büyük hazinemiz sensin..



27 Kasım 2012 Salı

GALETA UNLU PATATESLİ POĞAÇA

Galeta Unlu Patatesli Poğaça

Uzun zaman olmuş pazar sabahını fırından gelen kokularla doldurmayalı.. Eskiden kalkar bir açma falan yapardım, hiç olmadı ekmek makinasını geceden kurar en azından ekmek kokusu ile uyanırdım. O günlerimi özlediğimi söyleyip duruyorum biliyorum. Mızmızlanan ama bir şey yapmayan çocuklara döndüm, sıkıldınız değil mi ? Olsun ben size mızlanmayacağım da kime mızlanacağım, söyleyin bana.. :) Bu arada link verince farkettim, açmanın fotoğrafı içler acısıymış, acilen fotoğrafı yenilemek lazım, not ediyorum.
İşte pazar sabahı uyandığımda şöyle güzel bir koku sarsa niyetiyle girdim mutfağa. Aras'ın önüne ne kadar plastik mutfak malzemesi varsa yığdım, böylece onu da gözümün önünde tutarak bir nebze oyalanmasını sağladım. :) Evde ne malzeme var diye göz gezdirirken gözüme galeta unu paketi takıldı. Hmmm... Dur bu benim baz malzemem olsun diyerek yeni bir tarif çıkarttım. Güzel de oldu.. Engin patatesli yediği için hemen düdüklüye iki tane patates atıp haşladım, iç malzemem de hazır oldu böylece. Siz isterseniz peynirli ya da başka neli isterseniz yapabilirsiniz. Tarifte en çok da şekillerinin bozulmayışına memnun oldum. İtiraf edeyim, galeta ununun kendini bırakmasından korkmuştum ama nasıl yuvarladıysam o boy kaldılar.

Malzemeler:

  • 500 gr galeta unu (Benim elimde 500 grlık paket vardı, direk onu kullandım)
  • 1 su bardağı un
  • 200 gr tereyağ (oda ısısında beklemiş)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay bardağı yoğurt
İç malzemesi : 2 adet haşlanıp ezilmiş patates, tuz ve karabiber ile tatlandırılacak

Yapılışı :

  1. Fırını 180 derece ısıtıyoruz. Tepsimizi sıvıyağ ile hafifçe yağlıyoruz.
  2. Derin bir kasede hamur malzemelerini yoğuruyoruz. (Normal unu direk koymadım, hamuru toparlamak amacıyla azar azar ekledim, hamurun ele yapışmayan rahat şekil alan bir kıvama gelmesi gerekiyor. Eğer 1 bardak un az gelirse ilave edebilirsiniz.)
  3. Hamurdan cevizden biraz büyükçe parçalar kopartıp  yuvarlayıp avucumuzun içinde açıyoruz. Ortasına iç malzemeden koyup kenarlarını toparlayarak tekrar yuvarlak bir form kazandırıyoruz. Bu işlemleri yaparken biraz narin hareket edilmesi gerek çünkü bu poğaça hamuru normal poğaça hamurlarından biraz farklı olacak galeta unu kullanıldığı için, dağılmaya müsait bir yapısı olacak. 
  4. Yaklaşık 18-20 adet poğaça elde ediyoruz bu tariften.
  5. Tepsiye dizdiğimiz poğaçaların üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp ısıttığımız fırına veriyoruz.
  6. Üzerleri kızarınca fırından alıyoruz. (Galeta ununun rengi karamel rengi alıyor, korkmayın poğaçalarınız yanmadı) :) 
Biraz soğutup tepsiden almanızı tavsiye ederim çünkü ağızda dağılan bir hamur elde ettiniz, elinizde de dağılabilir :) Şimdi yiyenler şunu diyecek, "hmmm... ne var bunda? değişik olmuş!" 

Benden size not : Ertesi güne kalmasın, yumuşuyor !

Afiyetle & sağlıkla,

22 Kasım 2012 Perşembe

KÖFTELİ BÖREK

Köfteli Börek

Börek gibi de tüketilir, yemek gibi de ... Üzerine sarımsaklı yoğurt ve salça sos koyarsanız birden mantıya bile dönüşür.. Denemesi bedava :)

Bu ara yazılarımı sıklaştırdım mı ne? Tebrik edin beni hadi :) biraz motivasyona ihtiyacım var :) Ama itiraf ediyorum bu yoklukta bir şeyler çıkartmakta hayli zorlanıyorum. Allahtan bir şeyler pişirmek için vesilelerim oluyor da malzeme çıkıyor, yoksa yine aynı yazı ile ayları geçirirdi zavallı blogum.

Cumartesi günkü davet için menü oluşturduğumuzda aklımda Oktay Usta'da seyrettiğim bu böreği demek vardı. Malzemelerde kendimce çok ufak tefek bazı değişiklikler yaptım.  Biz çayla tükettik ama yukarıda da söylediğim gibi bence bir akşam yemeği konseptinde de hoş bir ikram olabilir.

Malzemeler:
İç harcı için :

  • 200 gr kıyma
  • 3-4  yemek kaşığı bayat ekmek kırıntısı
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 orta boy kuru soğan (rendelenmiş - suyu sıkılmış)
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 1 adet büyük boy haşlanmış havuç
  • tuz - karabiber
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ

  • 8 adet milföy hamuru
  • üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı
  • süslemek için çörek otu ya da susam

Yapılışı :
  1. Öncelikle köfte harcını hazırlıyoruz. Bir kasede kıyma, soğan, bayat ekmek, salçayı tuz, karabiber ve zeytinyağ ilave ederek yoğuruyoruz.
  2. Köfte harcına mısırı da ilave ediyoruz.
  3. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsimizi yağlayarak hazırlıyoruz. (Yağlı kağıda milföy yapışabilir diye denemedim)
  5. Tezgahımızın üzerinde 4 milföy hamurunu üste, 4 hamuru alta kesişme yerlerini bir miktar üst üste getirecek şekilde yanyana dizerek bir dikdörtgen şekil elde ediyoruz. Kat yerlerini iyice yapıştırarak merdane ile hafifçe bastırarak hamurumuzu genişletiyoruz. (milföyleriniz oda ısısında biraz beklerse daha rahat çalışırsınız)
  6. Hamurun orta kısmına köfte harcımızı uzunlamasına koyuyoruz. (Dikdörtgenin ortasında uzun bir köfte gibi düşünün) 
  7. Harcın üzerine haşlanmış havucumuzu da uzun şeritler halinde keserek yerleştiriyoruz. 
  8. Şimdi hamuru köfteye sararak rulo yapıyoruz. 
  9. Son olarak da ruloyu simit şeklinde yuvarlak yaparak uçlarından birleştiriyoruz.
  10. Bu simidi yağladığımız fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
  11. Yaklaşık 40 dk kadar pişiriyoruz. İçinin pişip pişmediğini bir bıçakla kontrol etmenizi öneririm.
Afiyetle & sağlıkla,



19 Kasım 2012 Pazartesi

YİNE PİŞİRDİK..YİNE TOPLAŞTIK.. YİNE AFİYETLE YEDİK..

Bizi biliyorsunuz artık.. Biz düzenli olarak toplanan bir grubuz.Bundan 5 sene önce resme bu piknikte tanıştık ,  her ne kadar uzunca süre birbirimizin bloglarını takip ediyor olsak da. O günden sonra bazılarımızın kanı birbirine başka kaynadı, baktık sık sık bir şeyleri vesile ediyoruz biz de bu işi bir düzene koymaya karar verdik. Evet artık düzenli görüşen bu grubun buluşmaya vesile bulmasına gerek olmasa da biz yine rahat durmuyoruz, bu buluşmanın amacı şu olsun bu olsun diye konsept yaratır durumdayız. Tıpkı cumartesi günü toplanma amacımız gibi. Selen'deki buluşma konseptimiz birden "Kız mı olacak? Erkek mi?" partisi şekline giriverdi..Parti hazırlıkları konusunda sınırsız beceriye sahip Selenciğim, yine de kendini tuttuğunu, enerjisini Baby Shower partisine sakladığını belirtti. Bu enerjisi tutulmuş hali yani :)
Sofrada ve detaylarda pembe - mavi renkleri hakimdi. IMG_9785
Masaya yerleştirilen pembe - mavi gül toplarına bayıldım. Peçetelerdeki kelebekler ise konsepti son derece güzel tamamlıyordu.


IMG_9788

IMG_9795

IMG_9845
Aşağıda gördüğünüz minik bebekler ise bugünden hepimize hatıra olsun diye hediye edildi. Bıyık ve dudak kartlarda ise bebeğin cinsiyet tahminimizi yaptık, önümüzdeki ay kazanana Selen'in sürprizi olacak.

IMG_9851 IMG_9861

IMG_9836

IMG_9838

IMG_9842

Yiyecek büfemiz yine hayli kalabalıktı..

Çay davetleri için fikir olması adına yine menümüzü burada paylaşmak istiyorum.

Anlayacağınız, tıpkı başlıkta belirttiğim gibi, pişirdik, toplaştık ve yedik durumu vuku buldu :)
Bir sonraki buluşma bende.. Çok büyük bir stres altındayım. Zira konsept "yılbaşı" ve bundan önceki iki yılbaşı kutlaması hayli etkileyiciydi. Tabii şimdi beklenti bu kademeyken stres olmamak olmaz .. Hazırlıklarım tam gaz devam ediyor :) Beni izlemeye devam edin ...

Afiyetle & sağlıkla,

15 Kasım 2012 Perşembe

BİBERLİ MANTAR KAVURMA

Biberli Mantar Kavurma

Kimileri sevmez ama ben mantarı her şekilde çok seviyorum. O kimilerinden biri de benim kocam :) O yüzden evimizde pek mantar pişmez, ancak bir misafir olursa ya da benim canıma tak ederse mantar girer mutfağımıza.
Ama kim ne derse desin besleyici özelliğinin yanısıra mantar, çok lezzetli bir garnitür, hatta ana yemek .. Şu tarifin yanına güzel bir pilav, yanında da bir cacık olsa ne olur, prima olur prima :)
Sarı ve kırmızı biberlerle lezzetlendirdiğim bu soteyi garnitür olarak da bir parça ızgara et ya da tavuk ile servis ederseniz çok şık bir misafir menüsü çıkmış olur ortaya, acemi şeflerime duyurulur...

Malzemeler:

  • 500 gr temizlenmiş kültür mantarı
  • 2 adet büyük boy kırmızı biber
  • 2 adet büyük boy sarı biber
  • 1 adet büyük boy kabukları soyulmuş domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber - kekik
  • sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)

Yapılışı :

  1. Mantarları dörde bölerek hazırlıyoruz.
  2.  Biberleri jülyen doğruyoruz (Jülyen : uzun şeritler halinde doğrama biçimi)
  3. Domatesleri küp küp doğrayarak hazırlıyoruz.
  4. Bir tencereye 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ koyup biberleri sotelemeye başlıyoruz. Biberlerden sonra mantarları da ilave ediyoruz. 
  5. Mantarlar suyunu salmaya başladığında domatesi ve salçayı ekliyoruz. Tuzunu ilave ederek tencerenin kapağını kapatıp bir miktar suyunu çekmesini bekliyoruz. 
  6. Pişmesine yakın karabiber ve kekik ile tatlandırıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

12 Kasım 2012 Pazartesi

AYVA REÇELİ

Ayva Reçeli

Evde yapılmış reçel dendiğinde benim için ayva reçelinin yeri apayrıdır. Benim canım Neroşum öyle bir ayva reçeli yapar ki, koca bir kavanozu önünüze alır yer bitirirsiniz. Annem de Neroş'dan öğrendi zaten, birinci ağızdan. Tüm püf noktaları ile. Tabii onun elinin ayarı dile gelmez, aynısı olmaz ama kıpkırmızı bir ayva reçeli yersiniz bu tarifle. İçinizi baymayan, lokum gibi ayvaları pişmiş şekilde.

Malzemeler:

  • 1 kg ayva
  • 1 kg toz şeker
  • su
  • 2-3 damla limon suyu

Yapılışı :
  1. Ayvaların kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.
  2. Bir tencereye koyup üzerine 1 kg toz şekeri döküyoruz.
  3. Üstünü örtecek kadar su koyup orta hararetteki ateşte kaynatmaya başlıyoruz. 
  4. Buradaki püf nokta şu su bitecek siz ekleyeceksiniz. Su bitecek siz koyacaksınız.
  5. Reçeliniz kızaracak, ayvalar yumuşayacak, suyu ağdalanacak.
  6. İşte o zaman reçeliniz oldu ..
  7. 2-3 damla limon suyunu ekleyin ki şekerlenmesin...

Şimdi ihtiyacınız olan ekmek, isterseniz bir de tereyağ ..

Bol bol sürün, bol bol yiyin :)

Afiyetle & sağlıkla,

8 Kasım 2012 Perşembe

NE ÇOK ÖZLEDİM PASTA YAPMAYI ..



Özledim .. çok özledim.. Ellerimin hamur kokmasını, rengarenk boyanmasını .. Olmayan modellerin sinirimi bozmasını ..

Pasta yapmayı çok özledim ..

Ama vaktim yok :( Vaktim olsa gücüm yok :(
Bir gün hobime tekrar dönebilmek ümidim..

Yapan arkadaşlarımı gördükçe burnumun direği sızlıyor, kendimi tutamadım, yazdım :)


2 Kasım 2012 Cuma

ARAS İLE İLK TATİLİM NASIL GEÇTİ?

ucak


Bir önceki yazımda tatil hazırlığım konusuna değinmiş ve sizlerin değerli görüşlerinizi rica etmiştim. Eksik olmayın, bana son derece yönlendirici yorumlar bıraktınız. Verdiğiniz pratik tavsiyeler sayesinde Aras'ın bavulunu hazırlamak korktuğum gibi olmadı.
Giderken yazıp, dönüşte yazmamak olmaz dedim kendi kendime ve ilk tatilimizi nasıl geçirdiğimizi, neleri tecrübe ettiğimi de paylaşmayı bir borç bildim.
Öncelikle henüz bunu tecrübe etmemiş annelere şunu söylemem lazım "korkacak bir şey yok"muş...
Bir okurum yorumunda şunu yazmıştı, evdeki düzeni tatile taşımaya çabalama, hakikaten öyle yapınca hayat daha da kolay oldu benim için. İçmesi gereken ilacı mı atlamadım, uyku saatini mi geçirdim, yememesi gereken bir şeyi mi yedi, o kadar takılmadım ve su aktı yolunu buldu.
Gittiğimiz tesisten bahsetmeden konuyu geçemeyeceğim. Zira çocukla tatilköyü tecrübe etmek isteyen ailelere %100 tavsiye edebileceğim bir tesisti, VOYAGE SORGUN. Bol ağaçlı, yemyeşil ortamı, çocuklar için çeşitli yiyecek imkanları, hiç ayrılamadığımız lunaparkı, dümdüz yemyeşil çimenleri, kum oynamaya doyduğumuz kumparkı bize çocuklarla çok rahat bir tatil geçirtti. Üstüne üstlük personelin sınırsız memnuniyet anlayışı bunları katmerledi ve biz bir gün tekrar dönmek üzere ayrıldık VOYAGE SORGUNdan.
Şansımız yaver gitti ve sadece birinci günü yağmura denk geldik. Sonrasında hava hep bizden yanaydı, denize dahi girebildik. O yüzden bavula koyduğum yazlık - kışlık kombinler iyi oldu diyebilirim. Gündüz mayo ile gezen bıdık, akşam götürdüğüm montu giydi çünkü geceleri hayli serindi. Beraber gittiğim arkadaşımın Aras'tan 5 ay büyük kızı var, hava ne şort giyecek kadar sıcak, ne de eşofman giyecek kadar serin olmadığında geçirdi taytı hoopp tamam. Peki bizim oğullarımızın suçu ne? Meğer tayt ne güzel bir şeymiş.. Uzun ama çok sıcaklatmıyor.. Tan Sağtürk gibi tayt mı giydirsem acaba oğlana demedim mi , dedim :) Eksikliğini hissettiğim bir şeydi, söylemem lazım.
Götürdüğüm kavanoz mamalar tükendi, yiyecek bir şey Aras için çok bulamadım, yemek seçtiği için. Ama son 2 gün süt alerjisi demeden içinde süt olan çorbaları verince yalana yalana yedi, hala gözlem halindeyim, şimdilik bir sıkıntımız yok çok şükür.
Bebek bezini götürdüğüm de iyi oldu, otelde hayli pahalıydı ve bizim taktığımız beden kalmamıştı :)
Bu sabit tatilin sonrasında gezmeli dolaşmalı bir seyahati tecrübe etme hevesi sardı beni ...
Tutmayın beni artık :)
Sevgiler








23 Ekim 2012 Salı

BEBEKLE TATİL HAZIRLIĞI

Bebeği hatta bir iki demeden tüm çocukları ile sürekli tatile giden ve hatta, dağ bayır, dere orman demeden gezen tüm kadınlara saygım sonsuz. Bunlardan biri de çok yakın bir arkadaşım üstelik. Pınarcığım, Aras'tan küçük İpek böceğini sırtına, Cancağızını da eline takıp orası burası gezerken ben sadece kocaman bir AHHHHHH çeker dururum, yazdıklarını keyifle okur, nasıl yaptığının sırrını çözmeye çalışırım satır aralarında.
İşin sırrını hala çözemedim, dünya görüşü mü, su akar yolunu bulur felsefesi mi, pratiklik mi bilmiyorum ama bende bir sorun olduğunu tescillemeye lüzum yok, ondan eminim.
Aras ile daha doğduğunun ilk ayında yola revan olduk (Hürremcilik fenaaa) :)
Yazlığa 4 aylığına taşındığımız günü asla unutmayacağım. Bir minibüs eşya ile gitmiştim. Engin o gün benim hasta olduğuma kanaat getirmişti :)
Ama ne yapayım , çocuğun yatağı, küveti,ana kucağı, osu busu .. falan fişman :)
Elimde değil, her şartı göz önünde bulundurmak gibi bir adetim var...

 Bu sene Aras ile Ramazan Bayramı'nda ilk kez araba ile uzun yol yapacağımız zaman yine aynı durumdaydım.
Kapının önü bavul ... bavul ve bavul doluydu.. Nasıl yapıyorlar, nasıl çocuğu alıp öylece gidiyorlar, ben nerede hata yapıyorum diye düşüne düşüne aynı bavul labirentinde buluverdim kendimi yani hiç bir şey çözümlenmemişti.
En son Sedoş, Efetoş'u alıp gemi ile Yunan Adaları seyahatine gidince "yok" "sorun bende" dedim.. ben bir şeyleri hatalı yapıyorum sanırım.
Peki nedir? Bana lütfen biri bir yol göstersin. Yarın hazırlamam gereken bir bavul var ve liste yaptığımda yine yüreğim kabardı. Beni kesin o uçağa almayacaklar :) Yok zaten Engin o uçağa gitmeden beni arabaya almayacak :)
İşte listem : Yorumlarınızı bekliyorum, çıkart dediklerinizi çıkartıcam...

BEZ -  5 NUMARA
BEZ – 6 NUMARA (GECELERI TAKIYORUZ)
PREGOMIN (SUT ALERJISI)
HAZIR MEYVE (YA YEMEZSE ONLEMI)
ONLUK
MILUPA 8 TAHIL
MILUPA 7 TAHIL
KECI PEYNIRI
İLAÇLAR  
SERUM FIZYOLOJIK
OTRIBEBE
DERECE
TERMOS
SULUK
SU TERMOSU
4 ADET BİBERON
KAPAKLI KASE
MAMA KASIGI
GÜNEŞ KREMİ
DENİZ BEZİ 
ŞAPKA
GALETA (SUT ALERJISI)
HIPP BISKUVI (SUT ALERJISI)
INCE BATTANIYE
PELUS BATTANİYE
ŞAMPUAN
BANYO HAVLUSU
TARAK
EMZİK * 3-4 ADET
DENİZ AYAKKABISI
SPOR AYAKKABI
SUDOCREM
ÇÖP TORBASI
DENİZ BORNOZU
KOVA KÜREK OYUNCAK
PUSETİN YAĞMURLUĞU
ISLAK MENDİL
PİJAMA
BODY
UZUN KOLLU BODY
ATLET
MONT
HIRKA
PANTOLON
SORT
TSHIRT



Bu vesile ile hepinize iyi bayramlar diliyorum.. Ayrıca 6 senedir Yemekbahane'yi takip ettiğiniz için de ayrıca teşekkürler .. Artık Yemekbahane 7 yaşında :)

Sevgilerimle,

18 Ekim 2012 Perşembe

MUZLU FINDIK KITIRLI MUFFIN

Üzerleri hakikaten kıtır kıtır ... 

Muzlu Fındık Kıtırlı Muffin
Blogger buluşmalarımız burada yayınlayamasam da aslında son derece düzenle devam ediyor. Birbirinden güzel yiyeceklerle dolu, şık sofralar, şık sunumlarla bezeli olmalarının ötesinde en sevdiğim yanı sohbet kısmı. Bloglar sayesinde tanıdığım ama şimdi de onlarsız yapamadığım bu kadın sürüsü, bir de bebelerle iyice kalabalıklaştı. Her buluşmamız bir kreş tadında, her odada farklı bir yaş grubu ya elinde emzik ya da IPAD  ile oynaşıp duruyorlar :) Geçtiğimiz cumartesi günü Münevver Ablamızda toplandık. Münevver Ablacığım, her zamanki zerafeti ve marifeti ile ağırladı bizleri.
Herkes bir şeyler yaptığı için çok daha fazla seviyorum o buluşmaları. O buluşmalar olmasa ben hiç mutfağa girmeyeceğim neredeyse .Sayesinde vesile oluyor da bir şeyler pişiriyorum.
Bu muffinleri de o buluşmamızda yaptım ilk kez. Tarifi bir arkadaşım verdi, Amerikalı bir tanıdığından almış, cup ölçülerinde olduğu için daha önce denemeye cesaret edemediğini ama yediğinde çok beğendiği bir tarif olduğunu söyledi. Merak etme ben ölçüleri normale çeviririm dedim ve ilk kez ben denedim. Sonuçtan gayet memnun kaldım. Ama sadece bir şey itiraf ediyorum tarifteki şeker ölçüsü gözüme az gözükünce şekeri fazlalaştırdım, yapmasam daha iyi olurmuş. Zira muz zaten tatlı bir meyve olduğu için benim kekler biraz fazla tatlı oldu sanki. O nedenle tarifteki şeker oranına birebirde uymanızı ısrarla tavsiye ediyorum.

Malzemeler (12 adet muffin için)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 3 adet büyük olgunlaşmış muz
  • 3/4 su bardağı toz şeker
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı margarin / tereyağ (ben Teremyağ kullandım)
Üzerindeki kıtır için:
  • 1/3 su bardağı esmer toz şeker
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı çekilmiş fındık
  • 1 yemek kaşığı margarin/tereyağ (ben Teremyağ kullandım)
Yapılışı :
  1. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  2. Derin bir kasede ezilmiş muz, toz şeker, yumurta ve margarini mikserle iyice çırpıyoruz.
  3. Başka bir kasede kuru malzemeleri karıştıyoruz.
  4. Muzlu karışıma kuru malzemeleri ilave edip homojen bir karışım elde edene kadar çırpıyoruz.
  5. Muffin kalıplarının içerisine kağıtları yerleştirip, 3/4 seviyede kek harcı ile dolduruyoruz.
  6. Başka bir kasede üzerindeki kıtırı elde etmek için şeker, un, tarçın ve çekilmiş fındığı yağ ile ovuyoruz. Kırıntı halinde olması gerekiyor.
  7. Bu kırıntıyı keklerin üzerine serpiştirip fırına veriyoruz.
  8. Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz. Kürdan/bıçak ile keklerin içinin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,

12 Ekim 2012 Cuma

MÜRDÜM ERİKLİ & İNCİRLİ TURTA

mürdüm erikli & incirli turta

Geçen hafta gelen misafirlerime genel olarak bilindik bir menü hazırlamıştım, en azından tatlı kısmında yeni bir tarif denemek istedim. Mevsim meyvelerini kullanma fikri ile bu turta çıktı ortaya. Konuklarım beğendiler, umarım sizler de dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler:

Turta için
  • 3 su bardağı un ( ~ 400 gr)
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 160 gr soğuk tereyağ
  • 90 gr toz şeker (1 su bardağından 1 parmak az)
  • 2 ufak yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 8-9 adet mürdüm eriği 
  • 4-5 adet siyah incir (çok yumuşak olmaması önemli, ham gibi ufaklarından seçilmeli)
Üzeri için 
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 150 gr tereyağ (oda ısında)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı :
  1. Derin bir kasede un, kabartma tozu, tereyağ, toz şeker, yumurta ve sütü ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada un ilave etmeniz gerekebilir ekstra olarak, yağınızın durumuna göre)
  2. Bu hamuru streçle sarın ve buzdolabında 1 saat kadar dinlendiriyoruz.
  3. Üzeri için olan malzemeleri de bir kasede bir araya getiriyoruz. Ancak bu toparlanması zor bir hamur olacaktır. Toparlanmaması iyidir, zira kırıntı şeklinde turtanın üzerine serpmek üzere kullanıyor olacağız.
  4. 20-23 cm kelepçeli kalıbın alt kısmına yağlı kağıt koyup kelepçesini kapatıyoruz. İç kenarlarını hafifçe tereyağı ile yağlıyoruz.
  5. Kalıbın içerisine beklettiğimiz turta hamurunu eşit kalınlıkta yayıyoruz.
  6. Mürdüm eriklerinin çekirdeklerini çıkartıp dörde bölüyoruz. İncirlerin kabuklarını soymadan dörde bölerek hazırlıyoruz.
  7. Turta hamurunun üzerini meyvelerimizle kaplıyoruz.
  8. En üste de hazırladığımız kırıntılı hamuru bolca serpiştiriyoruz.
  9. Fırını 180 derecede ısıtıp turtamızı üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  10. Kürdan ile içinin pişip pişmediğini kontrol etmemiz gerekir.
  11. Pudra şekeri serpip servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

9 Ekim 2012 Salı

YAŞASIN MİSAFİRLERİM GELDİ

fotoğraf

 Evimde birilerini ağırlamayalı ne kadar uzun zaman olmuştu ... Hele yeni evimize henüz hiç misafir davet etmemiştik... Bu duruma el atmak şarttı ve el attım :) Cuma akşamı evimizi tatlı insanlar topluluğu bastı ... İki kocaman aile, bir de biz ... Ev ev olalı böyle senlik görmedi :) Sinemciğim ve Sedacığım topladılar eşraflerını bize geldiler. Aras çok mutluydu ben çok mutluydum herkese iyi geldi bu mutluluk ... Haftaiçi iş çıkış saatine denk geldiği için ben herkesten sonra evde olabildim ama neyseki masa dahil herşeyi hazır etmiştim. Tabii anneciğimin de full desteği ile ...
Çocuk sayısı nedeniyle sofra düzeni değil açık büfeyi tercih ettim nitekim beyler balkonu tercih ederken biz de çocuğunu doğuran yesin kıvamında takıldık.. Menüyü abartmadan oluşturdum ki cuma gecikirsem son dakika işi çok olmasın istedim nitekim öyle de oldu, geciktim :)

fotoğraf3 ,

Menüdeki yiyecekler :
• Fırında parmesan peynirli tavuk ve patates
Zeytinyağlı barbunya
• Yoğurtlu biber kızartması
Avcı böreği
• Peynir tabağı
• Mürdüm erikli ve incirli turta

Tarifler hemen gelecek ...
Hiç sohbete doyamadan gittiler ama ben de şeytanın bacağını kırdım artık sık sık misafirim olacak eskisi gibi...

Bu da evin o geceki durumundan sadece ufak bir kesit :)

fotoğraf2

Afiyetle & sağlıkla,

27 Eylül 2012 Perşembe

ARPA ŞEHRİYE PİLAVI & FIRINDA TAVUK KANADI ve BAHARATLI PATATES

Tam bir pazar öğleden sonra menüsü diyebiliriz buna kısaca :)

Pazar günleri geç edilen kahvaltılar sonrasında öğle ile akşamı kaynaştıran sofralar bizde pek sık oluyor, sanırım çoğunuzda da bu böyle.
Özellikle pazar günleri bizim evin genel bünyesi, Aras'ı tenzi ediyorum bu konuda, öyle tencere yemeği modunda olmuyor. Hani şöyle snack tarzı bir şeyler, yaramazlık modu gibisinden :)
İşte geçenlerde yine vuku bulan bu durum neticesinde ortaya çıktı bu menümüz. Yine Aras'ı tenzi ederek söyleyebilirim ki evimin direği beğendi. Aras'a malesef bir şey beğendirmek pek kolay iş değil,  o yüzden kendisini sürekli tenzi ediyorum :)
Bu pratik yemekleri ister günlük menü oluşumunda isterseniz de aniden bastıran misafir sofralarında değerlendirebilirsiniz.

Pazar Sofrası

FIRINDA TAVUK KANADI

Malzemeler:
  • 8 adet tavuk kanadı
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı ketçap
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
Yapılışı:
  1. Kanatlar pişirilmeden en az 2-3 saat önce marine edilmelidir. Bu marine sos 8 tavuk kanadı içindir, fazla yapacaksanız malzemeleri arttırmalısınız.
  2. Derin bir kasede tavuklar dışındaki tüm malzemeler karıştırıyoruz. Tavukları da bu karışıma ekleyip, her yerine gelecek şekilde iyice sosu yediriyoruz. Kasenin üzerini kapatıp buzdolabında 2-3 saat bekletiyoruz.
  3. Fırın 200 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt serip soslamış olduğumuz kanatları fırın tepsisine diziyoruz..
  5. Kızarana kadar arada kanatları çevirerek pişiriyoruz. 
Not: Ben tavuk ve patatesi aynı aynda aynı tepside pişirdim. O nedenle tavukları tepsinin bir tarafında gruplayarak tek tepside ikisini de halledebilirsiniz. Tabii kişi sayınız yüksek ve pişirdiğiniz kanat sayısı çoksa bu mümkün olmayacaktır. 


FIRINDA BAHARATLI PATATES

Malzemeler:
  • 4 adet patates
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
  • 1 tatlı  kaşığı toz kırmızı biber
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • tuz
Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup büyük küpler halinde doğruyoruz.
  2. Patatesleri bir kaseye alıp tüm malzemeleri ilave edip, elimizle iyice yedirerek karıştırıyoruz.
  3. Fırın 200 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt serip patatesleri fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Arpa Şehriye Pilavı


ARPA ŞEHRİYE PİLAVI

Malzemeler:

  • 2 su bardağı arpa şehriye
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
  • 2 adet domates rendesi
  • tuz 
  • 2 tane kesme şeker
Yapılışı:
  1. Tencereye sıvıyağı koyup domates ve salçayı kısık ateşte soteliyoruz. 
  2. Şehriyeleri ekleyip üzerine 4 su bardağı oda ısısında su ilave ediyoruz. 
  3. Tuz ve kesme şekeri de katıp tencerenin kapağını kapatıyoruz.
  4. Ara ara karıştırarak pişirmekte, suyu hızlı çekerse sıcak su ilave etmekte fayda var.Şehriyelerin yumuşak pişmesi önemli.

Afiyetle & sağlıkla,

10 Eylül 2012 Pazartesi

KRONOLOJİ DENEN ŞEY




0- Doğdum :)
1- Hatırlamıyorum ama İznik'e taşındım
2- Edirne'deydim artık
3- Daha 3'e varamadan kreş başladı
4- İstanbul .. İstanbul ...
5- Yeni okul.. yeni hayat
6- Ay başında annemin alacağı hamburgeri beklediğim anlar
7- Okuyabilmek
8- Keşke adım Filiz olsaydı dediğimi hatırlıyorum :) Nedense ???
9- Okulum değişti ...
10 - Öğretmenim değişti
11- Hayır artık değiştirmeyeceğim.. Annem öğlenci ben sabahçıyım.. Evde tek başıma kalabiliyorum..
12- Büyüdüm .. Önlük değil, forma giyiyorum.. Eteğimi kıvırdım :)
13- Adımın İngilizcesi yokmuş :) İngilizce öğreniyorum
14- Çıkmak ?? Neden çıkmak deniyor acaba :)
15- Folklör ... Tey teyyyyyyy!
16- Fen mi Matematik mi ne okumalı ?
17 - Aşık oldum !!!
18 - Hayatımdaki en büyük yarayı kazıdım.. Annemle özgürüz !
19 - Lütfen kazanayım Allahım lütfen !!
20 - İ.Ü. Latin Dili
21 - Okey oynamaktan sınıfta kalan kaç kişi var?
22 - Çalış .. çalış .. çalış... 4 yılda bitmeli !
23 - Latince konuşulmayan bir dildir :)
24 - Mezun.com :)
25 - Alo Anne ! Terfi ettim yuppiii !
26 - Alo Anne ! Beni istemeye geliyorlar ...
27 - Evet .. Evet .. Evet ...
28 - Alo Anne ! Beyazları 90'da yıkadım, bumburuşuk oldular, açılır mı?
29 - www.yemekbahane.blogspot.com blog açtım, okudunuz mu?
30- Perşembe - Evde temizlik var , Cuma - Ekiple toplantı yapılacak , cumartesi - pasta kursu , Pazar - kahvaltıya misafir
31 - Haftasonu gelemem, siparişlerim var, pasta yapmam lazım
32 - Yemek pişirmeyi seviyorum!
33 - Nefes almaya şükrettim ... Korktum .. Çok korktum ...
34 - Arttım.. Yükseldim.. Değerlendim.. Aras'ım geldi dünyaya
35 .....

Hayat bu ne getirecek bana , bizlere ...Yol yarılandı mı bilinmez ..
Anacım! iyi ki doğurdun ...

Sağlıkla & afiyetle !

5 Eylül 2012 Çarşamba

BEĞENDİ & TAS KEBABI

Beğendi & Tas Kebabı

Bu sene Razaman ayında hiç misafir ağırlayamadım malesef. Taşınmaydı, yerleşmeydi o telaşlarla geçti gitti. Ama Aras'ın yazlıkta kaldığı günlerde eskisi gibi mutfakta vakit geçirip, iftar için yemek pişirdim. Benim için son derece normal olan şeyler nedense birden anormal oldu :) Engin bile yemek yapınca şaşırır oldu duruma :)

Beğendi ve Tas Kebabı çoğumuzun evinde pişen yemeklerdendir. Patlıcanın lezzetini zaten tartışmaya gerek dahi yokken etle buluştuğu bu yemeği eminim çoğunuz yapıyor ve seviyorsunuzdur. Yapmasını bilmeyenler, henüz denememişler için buyurun benim tarifim ...

Beğendi için;
Malzemeler: (4 kişilik)
  • 4 adet kemer patlıcan (bostan da kullanabilirsiniz o zaman 2 adet yeterli olacaktır)
  • 1  tepeleme yemek kaşığı un
  • 1  tepeleme yemek kaşığı tereyağı
  • 1,5 su bardağı süt
  • 2 adet kesme şeker
  • tuz
Yapılışı :
  1. Patlıcanları közlüyoruz. (Direk ocağın üzerinde, közleme tenceresinde ya da fırında közleyebilirsiniz)
  2. İyice közlendikten sonra soğutup soyuyoruz ve kararmaması için limonlu su dolu bir kasede bekletiyoruz. 
  3. Tenceremize tereyağını koyup eritiyoruz. Unu katıp kısık ateşte kokusu çıkana kadar kavuruyoruz. 
  4. Unumuz kavrulurken patlıcanları kesme tahtasının üzerine alıp bıçakla iyice ufak parçalar haline getiriyoruz (çatalla da ezebilirsiniz)
  5. Kavurduğumuz una patlıcanları ilave edip üzerine sütü ekliyoruz. Koyu bir kıvam alıyor olacaktır. Eğer çok koyu olduysa bir miktar daha süt ekleyebilirsiniz. 
  6. Şeker ve tuzunu katıp ocağın altını kapatıyoruz. 


Tas Kebabı için;
Malzemeler: (4 kişilik)
  • 1/2 dana kuşbaşı et (tas kebabı için olduğunu kasabınıza söylerseniz size uygun et verecektir)
  • 1 adet kuru soğan (ufak ufak yemeklik doğranmış)
  • 1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı (sıvı yağ da kullanabilirsiniz)
  • 1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber
  • 2 adet kesme şeker
Yapılışı :
  1. Ben düdüklü tencerede pişiriyorum.Tencereye yağı koyup soğanları renkleri değişinceye kadar kavuruyoruz. 
  2. Soğanlar kavrulunca yıkayıp suyunu iyice süzdüğümüz kuşbaşı etlerimizi tencereye ilave ediyoruz.
  3. Etleri suyunu salıp tekrar çekinceye kadar iyice kavuruyoruz. 
  4. Etler kavrulunca salçasını ekleyip, kısık ateşte hafif hafif sıcak su ekleyerek bir müddet de salça ile pişiriyoruz.
  5. Tuz - karabiber ve şekeri ilave edip üzerini 1 parmak geçecek kadar sıcak ekleyip düdüklüde yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz. (Kendi düdüklünüzün et pişirme performansına göre süreyi ayarlamanızı tavsiye ederim)

Afiyetle & sağlıkla, 

28 Ağustos 2012 Salı

FIRINDA ŞEHRİYELİ TAVUK


Fırında Şehriyeli Tavuk

 Eti ve pilavı ile tek seferde pişen, pratik ve lezzetli bir yemek ...
Aslında annemler bunu kuzu eti ile yaparlarmış, ben onu hiç denemedim ama eminim müthiş olacaktır. Çünkü tavuk ile yapılana biz bayılıyoruz. Misafir için de son derece pratik, lezzetli ve görsel olarak zengin bu yemeği denememeniz için hiç bir sebep yok :)

Malzemeler: 
  • 6-7 adet tavuk baget 
  • 1/2 paket arpa şehriye
  • 4 adet orta boy domates
  • 1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber 
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
Yapılışı:
  1. Tavukları yıkayıp geniş bir tencereye koyup, üzerini geçecek kadar su ilave ederek iyice haşlıyoruz.
  2. Domatesleri rendeliyoruz.
  3. Bir başka tencereye sıvıyağ ve tereyağı koyup rendelediğimiz domatesleri ve domates salçasını koyarak kısık ateşte sosu pişiriyoruz. Tuz ve 1 çay kaşığı karabiber ilave ediyoruz.
  4. Tavuklar haşlanınca bir tepsiye ya da borcama aralıklı olarak diziyoruz. Üzerlerine bir miktar tuz serpiyoruz. (Bu tepsinin ya da borcamın çok sığ olmaması önemli) 
  5. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  6. Tavukların arasındaki boşluklara arpa şehriyeleri eşit miktarda serpiştiriyoruz.
  7. Tavukların haşlandığı suyu pişmekte olan domates sosuna ilave ediyoruz. 
  8. Tepsimizdeki tavuk ve şehriyelerin üzerine domates sosunu döküyoruz. (Bu aşamada su miktarı önemli. Şehriyelerin tamamının kapanması önemli, tavukların yarısı suda kalıyor olmalı.Eğer sosunuzdaki su azsa ilave sıcak su ile bu açığı kapatmalısınız)
  9. Şehriyeler şişip suyunu çekinceye kadar, biraz sulu kalmasını öneririm, pişiriyoruz. Tavukların üzerleri kızarmış olacak. 
Not : Bu yemeği sıcakken servis etmeniz önemlidir ! Sonra ısıtmak lezzetini etkiler. Eğer misafiriniz gelecekse sosunu hazırlayın, tavukların ve şehriyenin üzerine fırına verirken dökün. Yaklaşık 20 dk pişmesi için yetiyor.

Afiyetle & sağlıkla,

27 Ağustos 2012 Pazartesi

YÜRÜMEK ...

Çoğumuzun son derece olağan bir işlev olarak yapageldiği şey, yürümek ..
Ama eğer anneyseniz ve küçücük bebeğimiz o minicik ayaklarıyla kocaman bir adım atıp ilerlerse o "yürümek" denen olağan şey birdenbire bir mucizeye dönüşüyor, değil mi?
Evet geç oldu ama oldu.. 16. ayını yarın dolduracak Arascık, yürüdü.. Yürümeyi geçtik koşacak neredeyse.
Artık bana doğru yürüyüp, eskilerin tabiri ile eteklerime sarılıp, "annem" diyor...
Söyleyin sevgili anne okurlarım, ben bugün daha mı zenginim?

Sağlıkla & afiyetle,

24 Ağustos 2012 Cuma

PEYNİR KREMALI TAVUKLU TORTELLİNİ

TORTELLINI

Dün eve dönerken, kendi kendime dedim ki.. Bugün kendim için bir şeyler pişireyim. Malumunuz Engin, eşim, çok yemek seçen biri. Ona pilav-makarna yap, senden iyisi yok :) Ama makarna da öyle standart makarnalardan, kıymalı, domatesli ya da yoğurtlu olabilir, başka tipine kapalı kendisi.
Girdim markete ve kendime sadece 4 adet malzeme aldım.. Home TV'deki 5 malzeme programı gibi oldu bu :)
Engin'e de salçalı kelebek makarna yaptım :) Ayrı tencerelerden takıldık anlayacağınız :)
Vallahi oturdum iki tabak kana kana yedim, ohh afiyet olsun dedim kendime ...
Şık ama pratik bu tarifi misafirlerinize de uygulayın derim. Hep size gelmek isteyebilirler, şimdiden uyarmamış olmayayım ama.

Malzemeler:
tortellini malzemeler
  • 1 paket peynir dolgulu Tortellini 
  • 3 yemek kaşığı Krem Peynir 
  • 1 paket sıvı krema
  • 2 adet tavuk göğüs
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı kuru fesleğen
  • tuz
Yapılışı :
  1. Tenceremize su koyup, tuz ve bir miktar yağ ilave ederek suyu kaynatıyoruz.Kaynayan suya tortellini makarnaları ilave ederek yaklaşık 12-15 dk kadar haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra suyunu süzüp bir kenarda bekletiyoruz. 
  2. Göğüs tavuk etlerini kuşbaşı doğruyoruz.
  3. Bir başka tencereye 2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben Mısırözü kullandım) ekleyip tavukları pembeleşinceye kadar soteliyoruz.
  4. Tavuklar pişince 3 tepeleme yemek kaşığı krem peyniri tavuklara ilave ederek, ocağı kısıp peyniri iyice eritiyoruz.
  5. Tavuk-peynir karışımına kremayı da ilave edip bir süre kaynatıyoruz.Fesleğen ve tuzu ilave ettikten sonra tortellinileri katıp iyice sosa yediriyoruz.
  6. Ocağı söndürüp, tencerenin kapağını kapatıyoruz. 5 dk kadar sosun iyice çekmesi için demlenmeye bırakıyoruz.
Üzerine taze çekilmiş karabiber ve parmesan peyniri rendesi ile de servis edilebilir...

Afiyetle & sağlıkla,

9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?


LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

12 Temmuz 2012 Perşembe

KAKAOLU CUPCAKELER 2 - HARİKA BİR DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

cupcake Biliyorum söz vermiştim, daha sık yazacaktım ama inanın olmadı. Geçtiğimiz 1 ay benim için yine yoğun ve çetrefilli bir dönemdi. Hem İstanbul'daki trafik çilesi hayatımı daha da zorlaştırırken diğer yandan aldığımız karar neticesinde yeni ev arayışı içerisinde olduğumuz bir dönem geçirdik. İstanbul'un trafik çilesi dolmasa da geçen hafta taşınmayı başardık. Anneme daha yakın, dolayısıyla Aras'ın daha rahat lojistiğini sağlayacağımız bir  yere taşınma amacımız nihayate varmış oldu. Tabii çalışırken aynı zamanda taşınmak korkunç bir şeymiş, bunu tecrübe etmek hayli zorlayıcı oldu benim için ama yine anneciğim sayesinde bunun da üstesinden geldik çok şükür. Yeni ev, yeni umut demek.. Bakalım umarım bu ev bize bol şans ve huzur getirir diye umuyorum.

Yeni evimde artık mutfağa girecek fırsatlar yaratacağım kendime tıpkı eskiden olduğu gibi. İlki de geçen hafta pazar günü katıldığım rüya gibi doğumgünü partisi için oldu aslında. Sevgili Selen ve Sevgili Pınar kızları Tuana ve İpek için, bizim tayfada organizasyon konusunda bir guru olan Nesli'nin de full desteğini alarak bir parti hazırladılar.. Detayları bol, inceliği bol, zerafeti tartışılmaz bu partiye dair yazıları okumanızı, fotoğrafları incelemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Bu partinin en az kendisi kadar zarif büfesinde yine yok yoktu.. Herkes en sevilen lezzetleri yine gönlünü koyarak tabiri caizse döktürmüştü. Bana düşen de cupcake yapmak oldu. O kadar özlemişim ki, taşınma telaşı falan demedim yeni mutfağımda ilk pişirdiğim şey bu cupcakeler oluverdi. Üstelik de yeni bir tarif denedim, sonucundan da gayet memnun kaldım.
Kaynak : www.joyofbaking.com


Kakaolu Cupcake


Malzemeler:

  • 50 gr kakao
  • 1 su bardağından 1 parmak az sıcak su (kaynar)
  • 2 yumurta
  • 120 gr margarin (oda ısısında)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 1/3 su bardağı un
  • 1 çay kaşığının ucu ile tuz
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Yapılışı :
  1. Kakao ve sıcak suyu bir kasede iyice karıştırıp, soğumaya bırakıyoruz.
  2. Başka bir kasede un, kabartma tozu, vanilya ve tuzu karıştırıyoruz.
  3. Bir diğer derin kapta oda ısısındaki margarin ve toz şekeri mikserle krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. (Margarini ufak ufak doğrarsanız çırpması kolaylaşacaktır.) Bu karışıma yumurtaları ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.
  4. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  5. Cupcake kalıplarının içerisine kağıtları yerleştirerek hazırlıyoruz.
  6. Yumurta - şeker- yağ karışımına önce soğuyan kakaolu suyu ekliyoruz ve bir kaşıkla iyice yediriyoruz. Daha sonra son olarak unlu karışımı da ilave ederek, herşeyin birbirine iyice karışmasını sağlıyoruz. (Bunu bir kaşık ya da spatula ile yapıyoruz)
  7. Bir kaşıkla ya da varsa bir pastacı sıkma torbasına doldurarak kek harcımızı yerleştirdiğimiz cupcake kağıtlarının 3/4'ünü dolduracak şekilde paylaştırıp, fırına veriyoruz.
  8. Ortalama 10-12 dk içerisinde kekleri kontrol ediyor olmalıyız (kürdan testi) İyice kurumadan, içi pişmiş ise fırından alıyoruz.
Bu sefer süslemeyi partinin konseptine uygun şekilde pembe minik şekerlerle yaptım. Üzerlerine de Selen'in hazırladığı cupcake temalarını yerleştirdik ve cupcake ağacına dizdik. 

Uzun zaman sonra çok keyif aldığımı ve aslında keyif aldığım uğraşımdan ne kadar uzak kaldığımı hatırladım. Herkes bana neden sevdiğim işi yapmadığımı sorup dururken, içimdeki o bir yanı buruk istek hep var ve varolmaya devam edecek.
Ve hep içimden hep .. bir gün inşallah demeye ve dilemeye devam edeceğim...

Sevdiği şeylere vakit ayıranlara sonsuz sevgilerimle,
Afiyetle & sağlıkla,

11 Haziran 2012 Pazartesi

BEBEKLER İÇİN KURABİYE

Untitled

Aras'ın inek sütü proteinine olan alerjisini daha önce yazmıştım sizlere. Henüz 37 günlükken küçücük dilini sürekli dışarı doğru çıkartarak öğürmesi ve akabinde başlayan öksürük ile doktorumuz, reflü ve tetikleyicisi olarak da inek sütüne alerji teşhisini koymuştu. Aras 13 aylık şu anda, biz hala inek sütüne ve türevlerine toleransı düşük bir şekilde devam ediyoruz hayatımıza; yani bir çok şey beslenme düzenimizde yok. Başta inek peyniri, yoğurdu, tereyağı ve dana eti olmak üzere... Aslında 4 kalemde saydığım bu şeyler Aras'ın başka bir evde veya yerde pişmiş ya da hazır olarak tüketebileceği bir çok şeyi tüketememesine vesile oluyor. Örneğin babaannesine gittiğinde teklif edilen yayla çorbası, peynirli börek ya da bir çok annenin yaptığı gibi yemeğe çıkıldığında sipariş edilen köfte (hoş Aras zaten yemiyor köfte falan ama :)) ve bisküvi elbette. Tabii ki bebeklere uygun olmayan bisküviler değil ama en basitinden cicibebenin için de bile süt tozu, tereyağ esansı, peyniraltı suyu gibi adlandırılan malzemelerden var. Paketlerin üzerindeki "İçindekiler" bilgilerini hatmetmeden Arasa pek bir şey yediremiyorum anlayacağınız. O yüzden kendi pratik çözümlerimi sağlıklı bir şekilde evde üretmeye gayret gösteriyorum. Bunlardan biri de bu kurabiyeler. Keçi tereyağı ve pekmezle yapılmış tarçınlı kurabiyeleri Arascık muzla ve azıcık sıcak suyla ezilmiş şekilde akşam üzerleri yemeye bayılıyor. Sizin bebeklerin alerjisi yoksa direk normal tereyağ ile de deneyebilirsiniz. Markete gidip cicibebe almak kadar sürüyor emin olun :)
Malzemeler:


• 2 çorba kaşığı keçi tereyağı (oda ısısında)(ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ'nin tereyağı %100 keçi)
• 1 yumurtanın sarısı
• 1 tutam karbonat
• 1/4 çay kaşığı tarçın
• 1,5 yemek kaşığı üzüm pekmezi (ipekhanım'ın çifliğinden alıyorum)
• Tam buğday unu (aldığı kadar- bende 6 yemek kaşığı aldı)(ipekhanım'ın çifliğinden alıyorum)

Yapılışı: Tüm malzemeleri bir kasede yoğurup ele yapışmayan bir hamur elde edince bir müddet buzdolabında hamuru dinlendiriyoruz. Sonra merdane ile açıp kalıpla kesiyoruz. yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. Üzerlerine yumurta akı sürüp parmak ucu ile şeker serpiyoruz(üzerleri kıtır olsun diye – ben esmer şeker serptim, çok az ) Önceden ısıtılmış (180 derece) fırında 15 dk kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

29 Mayıs 2012 Salı

BARDAKTA TİRAMİSU

Bardakta Tiramisu

Biliyorum, çok uzun zamandır ihmal ediyorum burayı. Ne kadar uzun zamandır bloga tarif koymadığımı yüzüme vuran Seda'cığım ve Gül Teyzeciğim aslında çok doğru söylüyorlar. Benim artık sahalara dönme vaktim geldi. Bunu tam da yaz aylarının başında yapacağımı bildirmem bilemiyorum ne kadar inandırıcı ama elimden geleni yapacağım söz!
Aslında 1 senedir hayatım bir hayli değişti biliyorsunuz. Küçük kuzumun aramıza katılışı ile evdeki düzenimiz hemen hemen tüm çocuk sahibi olanlarınki gibi farklılaştı. Özellikle de son 1 aydır, annem Aras'a kendi evinde bakmaya başlayınca benim için tam bir göçebe hayatı başladı diyebilirim. Bazen nerede uyandığımı unutur durumda bir annemde bir evde kalır hale geldik. 
O yüzden de zaten seyrekleşen yemek pişirme eylemim tam manasıyla dibe vurdu.Buzdolabımızda hiç bir şey yok :) Annemde yiyip içmenin keyfi elbette var ama insan mutfağını özlüyor hele de benim gibi tutkunsa çok özlüyor.
Yapacak bir şey yok, bakalım hayat bize neler gösterecek. Ama bu gidişat içerisinde elimden geldiğince daha çok güncellemeye gayret edeceğim yukarıda da belirttiğim gibi.
Aras'ın doğumgünü partisinde ikram olarak bardakta tiramisu yaptığımı söylemiştim.Hem sunumunun şıklığı hem de rahatça yenilebilir olması nedeniyle iyi ki de böyle yapmışım dediğim bir şey oldu. Eğer sizlerde evde ya da farklı bir durumda açık büfe servis edecekseniz, bu sütlü tatlıyı muhakkak deneyin derim. Çünkü nefis oldu.Daha önce de tiramisu tarifleri paylaşmıştım sizlerle.Buradan ve buradan inceleyebilirsiniz.
Bu sefer Çilekli Yaz Tatlısında kullandığım kremayı kendime esas aldım diyebilirim.Çünkü bu krema her zaman çok ilgi görüyor ve beğeniliyor.
Bence bu tatlıyı yazlıklarınızda yapın, soğuk soğuk akşam üzeri deniz-havuz sefasından sonra balkonunuzda tüketin derim :) Şimdiden iyi tatiller :)

Ben 45 tane yaptım bu tatlıdan. Yaklaşık 4 ölçü hazırladım. Ama size bir ölçü tarifi vereceğim. Kullandığım kaplar da ufak plastik bardaklar olduğu için fazlaca çıkartabildim. Sanırım siz 8 adet kup bardağı dolu dolu elde edebilirsiniz.

Malzemeler: (1 ölçü - 8 kup ~)
  • 1 kg süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 7 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket Labne peyniri (Ben Pınar Labne kullandım)
  • 2 yemek kaşığı margarin / tereyağ
  • Evde pişirdiğiniz bir parça kek ya da hazır pasta tabanı (Ben Dankek kullandım)
  • 2 su bardağı sıcak su + 3 tatlı kaşığı Nescafe + 1 tatlı kaşığı toz şeker  ile hazırlanmış kahve (keki ıslatmak için)
  • Süslemek için toz kakao ve gofret
Hazırlanışı :

  1. Öncelikle kremayı pişiyoruz.Tencereye süt, un, toz şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişiriyoruz.  
  2. Muhallebi koyulaşınca, tencereyi ocaktan alıp Labne ve margarini ilave ederek yaklaşık 5 dk kadar iyice pürüzsüz bir hal alıncaya kadar çırpıyoruz.
  3. Kuplardan birini alıp önce kremadan bir miktar içine koyuyoruz. 
  4. Bir parça kek koyup, hazırladığımız nescafe ile keki ıslatıyoruz. 
  5. Üzerine tekrar kremadan döktükten sonra buzdolabında en az 2-3 saat (bir gece evvel yaparsak daha güzel olur) bekletiyoruz.
  6. Son olarak kakao serpip gofretle süsleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


18 Mayıs 2012 Cuma

ARAS'IN BİRİNCİ YAŞ DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ


banner 
Bugün, 2 haftadır konu ettiğim tatsız mevzuya bir ara vermek istiyorum. Neredeyse 1 ay olacak, Aras 13. ayına girecek ben hala oğluşuma büyük emeklerle hazırlandığım partiyi şöyle ağız tadıyla aktaramadım sizlere. Parti hazırlamak bana inanılmaz keyif veriyor, A'dan Z'ye detaylarla uğraşmak .. ve sonucu görmek ... Bu hazzı oğlumun 1. yaş gününde de yaşadım, tam istediğim gibi bir parti oldu. Seçtiğim renkleri herkes beğendi, herşey çok uyumluydu.
Kırmızı Mavi Beyaz Konsept 
Mavi-kırmızı-beyaz konseptini Aras'a kıyafet almaya gittiğimde belirledim aslında. Zara'da gördüğüm o mavi pantalon ve kombinlediğim kırmızı tshirt ile işte dedim.. Bizim partinin renkleri bunlar..
Sonra pasta, balonlar, kurabiyeler, süslemeler ve en son kendime de aldığım kıyafet ..Çok mu abartmışım :)
Aras'ın 1. yaş günü

Menü Kartları 

Açık büfe olarak hazırladığım doğum günü menümüz :
  • Peynirli & Patatesli Boşnak Böreği 
  • Zeytinyağlı Dolma
  • Mercimek Köftesi
  • Mısırlı Yoğurtlu Havuç Salatası
  • Mini Sandviçler
  • Gevrek çubuklar
  • Kavala Kurabiyesi
  • Bardakta Tiramisu
ve çocuklar için
  • Mitit Köfte & Patates kızartması
Pastayı kendim yapayım dedim önce ama cesaret edemedim açıkçası..Ne malzemem var artık ne de gücüm :( Terzi söküğünü dikemez oldu diyelim.. Ama Yasom, her zamanki gibi enfes bir pasta hazırladı. Tam istediğim gibiydi..Renkleri ile modeliyle ...
Aras'ın 1. yaş günü pastası

Aras'ın 1. yaş günü pastası

Ama kurabiyeleri yapabildim.O da adaşımın sayesinde. Yoksa benim kalıplar bile demode olmuş. Elimi kolumu sallaya sallaya gittim atölyesine, sağolsun sohbet ede ede elbirliği ile yaptık Arascığımın 1. yaş kurabiyelerini.

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Bardakta tiramisu ikramı önce anneme zor gelmişti ama en çok tutulan şey oldu sanırım. Hem çocuklar hem büyükler bayıldılar :)
tiramisu

Benim güzel oğlum o gün pek bir şey anlamamış olsa da insanların etrafında olması, balonlar, dört gözle izlediği diğer tüm çocuk misafirler sayesinde çok mutlu oldu. İyi ki geldin güzel bebeğim..İyi ki hayatımıza girdin, hayatımızı renklendirdin.Bana en güzel hissi yaşattırdığın için çok teşekkür ediyorum sana. Seni çok seviyorum..Nice mutlu senelere!


15 Mayıs 2012 Salı

DOĞTAŞ MOBİLYA SORUNUNDA SON DURUM NEDİR?

Benim pek değerli Yemekbahane takipçisi dostlarım..

Desteğiniz için çok teşekkür ediyorum.Madem sorunu biliyorsunuz, son durumu da bilin istedim. Ben bu yazıları tüm sosyal medya mecrasında paylaştıktan sonra her kurumsal firmada olduğu gibi, kurumun marka değerini sosyal mecrada yükseltmek adına çalışan kurumsal iletişim birimi bana geri döndü. Konuyu ilgili mercilere ileteceklerini belirttiler.Bir hafta geçip size bir dönüş olmazsa bize tekrar bilgi verin dediler. Ama ne oldu?  Ne arayan var, ne de soran.. Bu arada inanılmaz olaylar okudum yazdığınız yorumlarda..

İçlerinde benim gibi Doğtaş maduru olanlarınız da vardı , işte bunlardan bir kaçı..


sibel dedi ki...

Sevgili Müge

Bende Doğtaş magduruyum. 2 küçük çocuğum var ve 2 kez tv ünitesinin üst cam modülleri bildiğin yere düştü ki ikisinde de tesadüfen yoktuk. İade almamakta çok ısrar ettiler ve en sonunda ben genel müdürlerine mail attım. Bu yöntemle problemimi çözdüm. Bilgin olsun. Sevgiler.

Sevgili Müge,
Bizde kızımızı evlendirirken mobilyaları doğtaştan seçtik tv ünitesindeki problemi kavga ederek çözdüm çünkü başka dilden anlamıyorlar ne yazık ki... Çanakkalede bulunan fabrikadan İstanbul Avcılara kendileri eksik getirip takmadıkları parçayı 2 ay gibi bir sürede taktırabildik. Söylediğim gibi yapacağın şey garip olacak ama biraz kavga etmek. Malı satana kadar neredeyse amuda kalkanlar mal teslim alındıktan sonra yok oluyorlar. Sevgilerimle Nesrin Bilgi

Şimdi ben hangi yöntemi seçeyim, genel müdüre mi mail atayım yoksa Sevgili Nesrin gibi kavga mı edeyim... Neden memnun kalmadığım o koltuğa verdiğim 2.500 TL 'yi ödemek için zaten hergün deli gibi çalışırken bir de bunlarla yorulmak durumundayım?


9 Mayıs 2012 Çarşamba

DOĞTAŞ MOBİLYA VE MUTSUZ MÜŞTERİ


Pek adetim değildir aslında.Memnun kaldığım ve önerebileceğim ürün ve hizmetleri buradan çeşitli vesilelerle paylaşmışlığım olsa da çok nadirdir, memnuniyetsizliğimi dile getirişim. Yazacağım ilk yazının oğluşumun ilk doğumgünü olmasını planlarken, beni oyalayan tatsız bu konuyu buraya taşımaya tabiri caizse mecbur bırakıldım diyelim.
Geçen hafta bize teslim edilen kanepelerimizden dolayı o gün bugündür beni anlayacak birilerini bulma çabası içerisindeyim. Evet malesef Doğtaş'tan bir ürün satınalma hatası yaptım. Zira ne allı pullu yapılan satış sonrasında karşımıza bir yetkili vaktinde çıkarak bizi dinledi ne de talebimize yanıt verildi. Koltuk bu... Oturursun, sırtını yaslarsın, süngerine bakarsın, ayakların yere değiyor mu, koltuk belini sarıyor mu bakarsın.. En azından ben öyle yaptım, bir koltuk alırken bunlara dair arayışımı test ettim. Satışı yapan Doğtaş Modoko mağazasının satış performansı çoookk yüksek satış temsilcisi Oğuzhan Bey de o gün, rahatımızı ön planda tutmuştu zaten. Ama benim Doğtaş'ın kataloğunu bilmem, ürünlerinin standartlarına hakim olmam gerekiyormuş, dersimi çalışmadan gitmişim malesef koltuk almaya.Sözün özü bize o gün denettirilen ürün teslim edilmedi evimize, açıklama da şu " o yastık diğer koltuğun yastığı hanımefendi, bu koltuğun standart yastığı budur " madem standart odur, neden o standart denettirilmez insana, benim yukarıda saydığım kriterlerimi karşılamayan o yastık mecburiyetim midir? Sırtımı dayayamadığım koltuk mecburiyetimmidir? Para verip aldığım eşya, bana satıldığı formda değilse, Doğtaş'ın standartları mecburiyetimmidir? Hiç sanmıyorum...
Ama meğer Doğtaş da bu bakış açısı böyleymiş, ben mecburmuşum. Ne, o nevişahsına münhasır satış temsilcisi Oğuzhan Bey, ne de Doğtaş kurumsal müşteri hizmetleri bana bu konuda hak vermedi. Aldın, otur dediler, kısaca..
Oturmayacağım ey Doğtaş! O koltukları ben istemiyorum ... Birileri sesimi duyana kadar da buradayım..
Müge Karahan

Link vermek istemiyorum ... dogtas.com.tr firmasından bahsediyorum...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails