16 Ekim 2017 Pazartesi

HAŞHAŞLI CEVİZLİ BÖREK


Bizim blog kızları gününü bilirsiniz. 10 yıldır düzenli şekilde bir araya geliyor, zevkli sofralarda birarada oluyoruz. Bu senenin turuna da geçtiğimiz hafta adaşın sofrasında başladık. 
Bu sefer güne giderken yanımda bu böreklerle gittim. Börek diyorum ama aslında hani fırınlarda olur ya çörek gibi haşhaşlı , aslında form olarak onlara daha çok benziyordu sanki. Ama tadı efsane diyebilirim.
Yine ucuz malzeme, pratik ve lezzet sınıfında 5 tam puan alan bir uygulamam daha oldu diyebilirim. 

Malzemeler:

(16 adet için, ölçüyü sayı arttırdıkça fazlalaştırabilirsiniz)

  • 1 su bardağı haşhaş ezmesi (ben aktarda buldum)
  • 1 su çekilmiş ceviziçi
  • 1 su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım-riviera)
  • 2 adet yufka 
  • 6-7 kaşık toz şeker (bu sizin ne kadar tatlı sevdiğinize göre değişir, ben çok tatlı sevmediğim için bu kadar kullandım)

Yapılışı:



  1. Bir kasede haşhaş ezmesi, yağ ve cevizi iyice karıştırıyoruz.
  2. Bir yufkayı serip üzerine harçtan iyice sürüyoruz. Bir miktar toz şeker serpiyoruz.
  3. Yufkayı ikiye katlıyoruz. Üst katına da aynı şekilde harçtan sürüyoruz ve yine biraz şeker serpiyoruz.
  4. Yarım ay şeklindeki yufkamızı eşit şekilde sekiz üçgen (sigara böreği mantığı) olacak şekilde kesiyoruz.
  5. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine börekleri tıpkı sigara böreği sarar gibi sararak diziyoruz.
  6. Diğer yufkamıza da aynı işlemi yaparak tamamlıyoruz.
  7. 180 derece fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

9 Ekim 2017 Pazartesi

MEYVELİ PARFE



Pişirmesi olmayan bir tatlı yine.. Tıpkı bu çilekli cheesecake tarifi gibi.. O yüzden yine pratiklik sınıfında tam not almayı başardı. Tarifi umut sepetim blogunda görmüştüm. Fotoğraf çekmeye fırsatım olmadan kesen misafirlerime de buradan selam olsun :) Neyseki bu pozu instagram için çekmişler :)

Bu arada instagram hesabımı takip ediyor musunuz? https://www.instagram.com/yemekbahane

Hadi tarifi şuraya not edelim..

Malzemeler:

  • 2 paket Dankek çikolatalı rulo pasta 
  • 1 paket toz kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 500 gr dondurma (ben vanilyalı kullandım)
  • meysim meyveleri (ben şeftali, kırmızı erik ve üzüm kullandım)

Yapılışı :

  1. Toz kremşantiyi bir bardak soğuk süt ile çırpıp koyu kıvam alınca buzdolabında bir süre bekletiyoruz.
  2. O sırada biz tercih ettiğimiz meyvelerden minik minik küpler doğrayarak hazırlık yapıyoruz.
  3. Bir kasede çırpılmış krem şanti, dondurma ve doğradığımız meyveleri karıştırıyoruz.
  4. Bir kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt yerleştiriyoruz.
  5. Rulo pastayı bir parmak kalınlığında olacak şekilde dilimleyip kelepçeli kalıbın içine dik şekilde çerçeve yaparak diziyoruz. 
  6. Ruloların çerçevesi bitince hazırladığımız dondurmalı karışımı ortaya dköüp kaşıkla eşit şekilde dağıtıp üzerini düzeltiyoruz.
  7. Bu şekilde minimum 2 saat buzlukta beklettiğimiz tatlımızı ikramdan hemen önce kelepçeden çıkartarak yine meyvelerle süsleyerek servis ediyoruz. 

Afiyetle & sağlıkla,




5 Ekim 2017 Perşembe

SEBZELİ KİNOA


Son bir yıldır yemek yeme meseleme bir denge getirmeyi en sonunda başardım. Hayatı boyunca yemek yemeyi bir keyif haline getirmiş bir insan için bu oldukça zor bir durum aslında.. Hele de benim gibi biri için.. Hamurişi içinde boğulabilirim felsefeni bir kenara bırakmak, sabah yedim nasılsa akşam ne yesem diye düşünmemeyi öğrenmek :)

Poyraz'ın doğumu sonrasında her geçen gün artan kilolar beni mutsuz etmeyi başarınca yolum bir diyetisyen ile buluştu ve çok şükür o zaman dengeyi yakalamayı öğrendim.

Bu blog nadiren de olsa hafif ve light sınıfına dahil olabilecek tariflere ev sahipliği yapmıştır. Bu da onlardan biri olacak , dün akşam evde ne varsa altyapısı ile pişti, lezzetini çok iyi bulduğum için ölçülerini hemen yazmak istedim.

Hayatınızdan denge eksik olmasın dileğiyle,

Malzemeler: (2 kişilik, ölçü kişi bazında arttırılabilir)
  • 1 adet havuç
  • 1 adet kabak
  • 1 adet kırmızı kapya biber
  • 1 su bardağı kinoa (ben beyaz kinoa kullandım)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı soya sosu
  • 2 yemek kaşığı tatlı ekşi sos
  • Tuz (soya sosunuz tuzluysa dikkat)
  • Dereotu
Yapılışı:
  1. Havuç,kabak ve biberleri küp küp doğruyoruz.
  2. Zeytinyağını bir tencerede hafifçe kızdırıyoruz.
  3. Önce biberleri yağa bırakıp soteliyoruz. Biberler hafifçe yumuşayınca kabak ve havucu ilave ediyoruz; iyice karıştırıp ocağın altını hafifçe kısarak, tencerenin kapağını kapatıyoruz.
  4. Dibi tutmaması için arada sırada karıştırıyoruz.
  5. Sebzelerin rengi değişince kinoayı ilave ediyoruz. Sebzelerin üzerini hafifçe kapatacak kadar su ekliyoruz (sebzeler suda kaybolmasın, su miktarını çok tutmayın) Tuz, soya sosu ve tatlı ekşi sosu da katıp karıştırıyoruz. Kapağını kapatıp, ocak en kısık seviyede olacak şekilde pişmeye bırakıyoruz. 
  6. Kinoa iyice su çekince ocağı kapatıyoruz, bir süre kendini çekmesi için bekletiyoruz.
  7. Dereotu serperek servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


4 Ekim 2017 Çarşamba

KUŞ ŞEKİLLİ KURABİYE


Sizi bilmem ama benim için bir çocuğa yemek yedirmek büyük E-Zİ-YET ..

Hayatında hiç makarna yememiş bir çocuğun annesi olarak ona yemek yemenin zevkli, keyifli bir şey olduğunu anlatmaya çalışmaktan çatladım desem yeridir. Ne taklalar atmıyorum ki.. Herkes çocuğunu hamburgerciden, hazır içecekten kaçırırken ben gel yavrum Mc Donald's a gidelim bak bütün çocuklar hamburgeri sever üstelik oyuncak veriyorlar diye yalvarıyorum.. İtici mi geldi bu durum? Yargılamayın.. Ne olur ..
Eğer çocuğunuz çay kıvamında, içinde tek bir tane daha olmayacak şekilde süzülmüş yani suya dönmüş bir çorbadan başka bir şey içmiyorsa, gözlerinin altı mosmorsa hamburgerci size hayal gibi gelebilir..

Aras artık 6,5 yaşında.. Yakın çevrem onun yeme konusundaki psikolojik korkularını bilmekle beraber, dış dünya tabii durumun derinliğini bilmediği için zaman zaman elimde cicibebe paketini ağzına dayamama tepki verebiliyor.. "Ay yapmayın o çok sağlıksız !" Evde yaptığımı yemiyorsa benim için değil.. Çünkü yoksa açlıktan bayılacak..

Ama bugüne şükürler olsun ki yediklerinin sayısı artmaya başladı. Hayatımıza ekmek, köfte ve patates girdi. Bir de kurabiye .. Hepsi olmasa bile en azından beğenirse (gözüyle) tadına bakabiliyor.

Bu kurabiye de onu ve sınıf arkadaşlarını motive etsin diye yaptıklarımdan. Şeklini internette gezinirken görmüştüm, şeker hamursuz ama eğlenceli bir kurabiye olması çok hoşuma gitmişti.. Malzemeler son derece basit.. Benim kurabiye demirbaşım bu hamur, içine ne katarsanız sizindir.. :)

Malzemeler:
  • 1 yumurta sarısı
  • 250 gr tereyağ (margarin tercih edenler margarin de kullanabilir)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • Aldığı kadar un (yaklaşık 3,5 su bardağı ama birden koymayın)
  • 1 paket vanilya
  • Damla çikolata
  • 1 tatlı kaşığı kakao
Yapılışı :
  1. Yumurta, yağ, şeker ve vanilyayı bir kaseye alalım. Aldığı kadar un katarak ele yapışmayan ama rahatça toparlanan bir hamur haline gelene kadar yoğuralım. 
  2. Hamuru bir streçe sarıp 20 dk buzdolabında bekletelim.
  3. Hamurdan bir parça kopartıp kakao karıştırıp bir kenara alalım.
  4. Fırını 160 derecede ısıtalım.
  5. Tepsiye yağlı kağıt serelim.
  6. Hamuru bir merdane yardımı ile 1,5-2 cm kalınlığında çok ince olmayacak şekilde açalım. 
  7. Bir çay bardağı ile yuvarlaklar keselim. İki minik hamur parçasını yuvarlayıp göz olarak üzerine koyalım. Bunun üstüne damla çikolata yerleştirelim.
  8. Kakaolu parçadan minik bir oval yapıp burun yapalım. Üstüne bıçağın ucu ile iz yapalım.
  9. Son olarak çatalla yan kısımlarına iz yapıp tepsiye dizelim.
  10. Pembeleşinceye kadar pişirelim (yaklaşık 15-20 dk)
Afiyetle, sağlıkla



26 Eylül 2017 Salı

TEPSİDE İÇLİ KÖFTE


Ne yapalım marifetli Anadolu'lu hanımlar gibi elimizde köftesini yuvarlayıp içini kırmadan oyamıyorsak, içli köfte yemeyelim mi yedirmeyelim mi canım :)

Mutfakta pratiklik sihri ihtiyacı duyanlar için ideal bir tarif daha.. Söz veriyorum yiyen bir daha yiyecek bir daha .... Tarifi www.yemek.com'dan uyarladım.

Bu yemek ertesi gün gelecek misafirlerinize bir gün önceden hazırlık yapmak için uygun. Herşeyini önden hazırlayabilir, misafirlerinize ikram etmeden 40 dk önce pişirmeye geçebilirsiniz.

Malzemeler:

Dış kısmı

  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1,5 su bardağı köftelik bulgur 
  • 3 adet orta boy patates 
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı salça
  • tuz, karabiber
  • 3 yemek kaşığı tereyağ (eritilecek)
  • Sıcak su
İç Harcı
  • 300 gr kıyma
  • 2 adet orta boy kuru soğan
  • 1,5 su bardağı iri çekilmiş ceviziçi (isterseniz antep fıstığı da kullanabilirsiniz)
  • kimyon, karabiber, toz kırmızı biber, tuz
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:

  1. Patatesleri haşlayıp habuklarını soyuyoruz.
  2. Derin bir kaseye irmik ve bulguru koyup üzerini 2 parmak geçecek kadar sıcak su ve bir miktar tuz ekleyip kabın üzerine bir kapak kapatarak şişmelerini bekliyoruz.
  3. Diğer yanda bir tavaya 3 yemek kaşığı sıvıyağı koyarak ince yemeklik doğranmış kuru soğanları soteliyoruz. 
  4. Soğanlar diriliğini kaybedince kıymayı ekliyoruz ve kıyma iyice pişene kadar kavurmaya devam ediyoruz. 
  5. Ceviz ve istenen miktarlarda baharatları ekleyerek iç harcımızın hazırlığını tamamlıyoruz.
  6. Soğuyan patatesleri rendeliyoruz.
  7. Şişen irmik ve bulgurun olduğu kaseye rendelenmiş patates, 1 yumurta , salça ve baharatları ekleyerek bir hamur elde ediyoruz. Hamurunuz çok vıcık vıcık ise ekstra patates koyabilirsiniz. Bu hamuru toparlayacaktır. 
  8. Bir tepsi ya da fırın kabının tabanına yağlı kağıt yerleştiriyoruz. 
  9. Dış hamurun yarısını tepsiye iyice yayarak elimizle düzleştirmek için bastırıyoruz. Her yerin eşit olmasını sağlamalıyız.
  10. Üzerine iç harcımızı dökerek eşit miktarda dağıtıyoruz.
  11. Tekrar hamuru iç harç gözükmeyecek şekilde üstüne dengeli şekilde yayıyoruz ve elimizle sık sıkı bastırıyoruz.
  12. Bir tavada tereyeğ eritip üzerine sürüyoruz.
  13. 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle , sağlıkla

18 Eylül 2017 Pazartesi

KİNOA KISIRI



Son bir kaç yıldır Kinoa hayatımıza girdi.. Artık sağlıklı beslenmeye çalışan herkesin reçetelerinde, tercihlerinde kiona yer alıyor. Besleyici, doyurucu, rejim dostu kinoayı ben de evde çeşitli tariflerle kullanıyorum. Bugün sizlere en pratiğinden kısır tadındaki versiyonunu yazıyor olacağım.

Bugün ayrıca bir kaç kelamım da Aras'ın okula başlaması ile ilgili olacak. Bu 11 yıllık blogculuk hayatı Arası ve Poyrazı bu ortamda bir çok kez gündeme getirmeme vesile oldu, elinize doğdular desek yanlış olmaz sanırım.

Evet 6,5 yıl önce şükürler olsun ki tattığım annelik duygum bu sıra farklı bir merhale ile tavan yapmış durumda.. Benim minik bebeğim artık ilkokullu oldu. Okul meselesi benim için akademik anlamda çok birinci planda değil. Ben hayatta hep başarının içsel bir güdü olduğuna inandım. Çalışmak, çalışkanlık evet sizi bir noktaya belki getiriyor ama içsel ise o noktaya siz seve seve sindire sindire ilerliyorsunuz. O yüzden umarım oğullarımın içsel olarak akademik becerileri vardır, bunun oluşması için düşünce becerilerini, muhakeme becerilerini hep şekillendirmeye elimden geldiğince gayret ediyorum, onları bu anlamda destekliyorum.
Okul hayatı benim için özgüvenin, sorgulamanın, tümden gelmenin, tüme varmanın, bir sonraki adımını planlamanın, strateji üretmenin, ürettiğin stratejiyi uygulamanın kazanımlarının olması gerektiği yer.. İnşallah çocuklarımızın her daim bunları deneyimleyecekleri ortamları olsun. Yolun açık olsun Arascığım !


Salataya geçelim o zaman biz.. :)

Malzemeler: (2 kişilik ölçü veriyorum, siz dilediğiniz kadar arttırın)

  • 1 su bardağı kinoa
  • 1,5 su bardağı su
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • 3 adet ince kıyılmış taze soğan
  • 1/2 limon
  • 1 yemek kaşığı balsamik sirke (normal sirke de olur ya da limonu arttırabilirsiniz, zevke göre)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı (artabilir, azalabilir)
  • tuz
  • karabiber
  • kırmızı pul biber
Arzuya göre dereotu, taze nane, biber ekleyebilirsiniz. Ben evdeki yeşilliklerle yaptım.


Yapılışı:
  1. Kinoayı suyunu çekene kadar haşlıyoruz.
  2. Soğumaya bırakıyoruz.
  3. Bir kasede ince doğranmış yeşillikler, limon, balsamik, zeytinyağ, tuz ve karabiber ile karıştırıyoruz.
  4. Servis edeceğimiz tabağa alıp üzerine pul biber serpiyoruz.
Afiyetle, sağlıkla



13 Eylül 2017 Çarşamba

TAVUKLU MAKLUBE


Aşamalı ama tek taşla bir kaç kuş vuran, önceden hazırlık imkanı ile son dakikada sıcakken servis edilebilen bir yemek, Maklube.. Aslında yoğurtlu bir sunumu var orjinalinde ancak ben hazırladığım diğer mezelerin de yoğurtlu olması sebebi ile yoğurt ile ikram etmedim. Pilavı, eti, garnitürü tek yerde sunulan bu nefis yemeğin tarifine geçelim..

Malzemeler: (6-8 kişilik)

  • 3 su bardağı pilavlık pirinç (ben Baldo kullandım, her zaman tercihim Reis ya da Gökbayrak )
  • 700 gr kadar kuşbaşı doğranmış kalça şiş (etin yağlı kısmını seviyorum ben, göğüs eti tercih edilebilir)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ - 2 yemek kaşığı sıvıyağ (tavuğu kavurmak için)
  • 1 kavanoz bezelye konservesi (ben hazır kullandım, siz evde haşlayarak da kullanabilirsiniz)
  • 3 adet orta boy patates (halka şeklinde çok kalın olmayacak şekilde doğranacak)
  • 2 adet patlıcan (halka şeklinde çok kalın olmayacak şekilde doğranacak)
  • 3 yemek kaşığı tereyağ - 2 yemek kaşığı sıvıyağ (pilav için)
  • Tuz, karabiber 
  • Sebzeleri kızartmak için sıvıyağ
  • Su

Yapılışı :
  1. Önce tavuğu kavurarak başlayalım. Bir tencereye 2 yemek kaşığı tereyağ, 2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben zeytinyağı kullanıyorum) koyup tavuğu kavurmaya başlıyoruz. (Bu aşamayı bir gün önceden yapabilirsiniz. )
  2. Pirinçleri iyice yıkayıp tuzlu sıcak suda yaklaşık 30 dk kadar bekletiyoruz.
  3. Tavuk suyunu salıp tekrar iyice çekene, hafifçe kızarmış bir renk alana kadar kavurma işlemine devam ediyoruz. Eğer aynı gün yapıyorsanız, pişen tavukları tencereden alıp aynı tencerede işlemlerinize devam edebilirsiniz. Ancak bir gece önceden yapıyorsanız tavuklar soğuyunca buzdolabına kaldırın ertesi gün ilk işlem olarak tavukları pilavı pişireceğiniz tencerede önce iyice ısıtın ve yine tencereden alın. 
  4. Bir başka tavada kızartma yapmak için sıvıyağı kızdırın. (patlıcanları bir gün önceden kızartabilirsiniz ancak patatesin tadı eskiyebilir, ben tercih etmiyorum) Patatesleri ve patlıcanları altın rengi olana kadar kızartıyoruz. Bir tabakta bekletiyoruz.
  5. Tuzlu suda beklettiğimiz pirinçleri iyice yıkadıktan sonra tereyağ ve sıvıyağ koyduğumuz tencerede pirinçler iyice tıkırdayana kadar kavuruyoruz. (Tavukları kavurduğunuz/ısıttığınız tencerede daha da lezzetli olacaktır)
  6. Kavrulan pirinçleri tencereden kısa bir süreliğine başka bir tabağa-tepsiye alıyoruz.
  7. Sıra geldi dizim işine. Bu yemeği yapmayı tercih edeceğiniz tencereyi önceden bir tabağa ters çevirebiliyor musunuz diye deneyin. Oturuyor mu yoksa sapları engel mi oluyor? Mümkün olan en düz satıhlı tencerenizi seçmelisiniz. Tencereniz ortadan büyük olmamalı yoksa malzemeleriniz yetmeyecektir.
  8. Dibinde hala yağ bulunan tencerenizin taban kısmına tavuklarımızı yayıyoruz.
  9. Üzerine kapatacak kadar pirinç koyuyoruz. 
  10. Pirincin üzerine patatesleri ve patlıcanları diziyoruz. Yine üstünü kapatacak şekilde pirinç seriyoruz.
  11. Bezelyeleri de eşit miktarda yaydıktan sonra kalan pirinci heryerine gelecek şekilde kaplıyoruz.
  12. Tavuk suyunuz var ise tercih edebilirsiniz. Benim yoktu normal su kullandım. Ölçüm 5,5 bardak bu suyu bir kasede tuz ve karabiber ile lezzetlendirdim. Suyu birden dökmeyin, kenarlarından yavaş yavaş döküp önce kuvvetli ateşte sonra da iyice demlenmesi için kısık ateşte pişirin.
  13. Pişen pilavımızı kapattıktan sonra yaklaşık 10 dk kadar iyice çekmesi için bekletiyoruz.
  14. Sonrasında büyük bir düz tabağa tencereyi ters yüz ederek servis ediyoruz.
Afiyetle , sağlıkla

7 Eylül 2017 Perşembe

GİRİT MEZESİ


Eğer bir şeyi yediğimde hoşuma giderse kesinlikle tarif isterim ve denerim... Ve eğer yediğim şeyi bir mekanda yediysem tarifini çıkartmak ve tahminde bulunmak için uzun uzun yerim :)

Mesela bu dereotlu havuçlu poğaçayı yerken de aynı şekilde olmuştu, pastanedeki bütün tepsi bittiğinde evde kendimi onu yaparken buluvermiştim ...

Girit mezesini belki çoğunuz biliyorsunuzdur, ben Karaköy Dem'e gittiğimde ilk kez yedim sanırım. Bu arada manzara olsun, lezzetli meze olsun yanına da sohbet olsun derseniz bu mekanı sevdiklerinizle deneyin, emin olun İstanbul ciğerlerinize işleyecek. Havaları soğutmayın ama.. aradığınızda terasta yer sorun.. Tarihi yarımadaya karşı kadehinizi kaldırın ve tadını çıkartın. Kendimi bu yazıyı yazarken Ajanda dergiyi yazdığımız günlerde hissettim.. Hey gidi hey.. İstanbul'da turist olmak sayfasını yazarken ne de keyif alıyordum ... 

Neyse biz mezemize geri dönelim. Yoğurtlu havuç salatası çok sıkça yaptığım bir şeydir. Seçerken o sanmıştım meze tepsisinden ama yedikçe içindeki peynir tadı beni başka yerlere götürdü sanki.. Sonra internete girip havuç-peynir-meze yazdım.. Meğer yediğim Girit Mezesiymiş.. Tabii ya .. Peynir ve Yunan mutfağı.. 
Kendimce yorumladım sonrasında.. 
Buyurun afiyetle ve sağlıkla, 

Malzemeler:

  • 4 adet havuç
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • İnce kıyılmış maydanoz (Bir avuç kadar)
  • 100 gr sert yağlı beyaz peynir
  • 4-5 kaşık süzme yoğurt
  • 1 kaşık normak yoğurt
  • Tuz

Yapılışı:
  1. Havuçları rendeliyoruz.
  2. Zeytinyağında renkleri parlak olana kadar kavuruyoruz, hafif diri kalabilirler.
  3. Peyniri bir kasede çatal yardımı ile eziyoruz.
  4. Kavurduğumuz havuçları peynire ekliyoruz, karıştırıyoruz. Tuz ve maydanoz ile tatlandırıyoruz.
  5. Son olarak süzme yoğurttan ve normal yoğurttan ne sert ne de sulu bir kıvam olmadan ekleyerek mezemizi tamamlıyoruz.





22 Ağustos 2017 Salı

PATLICAN KULELERİ


Bu aralar yeni hobim instagram hesabımda storyler yayınlamak .. Çocuklar da yazlıkta olunca yemek pişirmek sadece bir ihtiyacı görmek için değil, yine hoşça vakit geçirme aracı olarak yer alıyor hayatımda..Ben de bu hoş vaktimi hikayemde paylaşmayı seviyorum. Geçen hafta uzun zamandır istediğim bir şeyi yaptım, çok sevgili arkadaşlarımı evimizde yemekte ağırladım. Onlar için mönü oluşturup, yemek pişirmek çok eğlenceliydi..

Menüden ilk parçayı geçen postta yayınlamıştım, bugün diğerleri ile devam edeceğim. Ama bir fikir vermesi adına mönünün genelinden bahsedeyim sizlere..

Davet Mönüsü :

  • Cevizli & Susamlı Biber Mezesi
  • Girit Usulü Havuçlu Meze
  • Peynirli Roka Salatası
  • Patlıcan Kuleleri
  • Tepside İçli Köfte
  • Maklube Pilavı
  • Peyveli Parfe


Patlıcan Kuleleri nefis bir ara sıcak oldu.. Bir gün önceden hazırlığını yapmak mümkün, o yüzden pratik tarif statüsünde yerini onurla aldı diyebiliriz.. Yiyenler çok beğendiler ve lezzeti tam bir şölendi. Zaten patlıcanın olduğu hangi yemek bir şölene dönüşmüyor ki...

Buyurun tarife geçelim ..

Malzemeler :

  • 4 adet orta kalınlıkta patlıcan
  • 3 adet domates
  • 1 paket domates püresi (küçük kutuda satılanlardan)
  • 4-5 diş sarımsak
  • 2 top mozarella peyniri
  • Dilimlenmiş kaşar peyniri 
  • Taze fesleğen
  • tuz, karabiber 
  • Kızartmak için sıvıyağ 
  • Sos için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Kürdan

Yapılışı:
  1. Patlıcanları soymadan yaklaşık 1 küçük parmak kalınlığında halka şeklinde doğrayıp tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Bir tencereye/tavaya kızartmak üzere yağ koyup kızdırıyoruz.
  3. Kızan yağda iyice kuruladığımız patlıcanları altın sarısı renk alıncaya kadar kızartıyoruz. 
  4. Bir başka tencereye zeytinyağ ve ince doğranmış sarımsakları koyarak hafifçe soteliyoruz.
  5. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. Sotelenen sarımsaklara ilave ediyoruz. Biraz kaynadıktan sonra domates püresini ilave ediyoruz.
  6. Tuz, karabiber ile tatlandırdığımız sosu, kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
  7. Suyu azalınca ince ince kıydığımız taze fesleğenleri ekliyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
  8. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz. 
  9. Mozarella peynirini halka halka çok kalın olmayacak şekilde doğruyoruz.
  10. Bir halka patlıcan üzerine sos, mozarella, bir daha patlıcan sos ve mozarella şeklinde ilerleyerek yaklaşık 4 patlıcan ile bir kule yapıyoruz. Son patlıcanın üzerine sos ve mozarella değil, dilimlenmiş kaşar peyniri koyup bir kürdan ile sabitliyoruz.
  11. Tüm patlıcanları bu şekilde tamamladıktan sonra ne zaman servis edilecekse o zaman 15 dk önce 190 derece ısıdaki fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla






18 Ağustos 2017 Cuma

CEVİZLİ & SUSAMLI BİBER MEZESİ



Nasıl tanımlasam.. Basit mi basit ama yenildiğinde tarif sorulacağı garantili ... Evet aynen bu sanırım.. Susam ve cevizin başrolü biberden çaldığı enfes bir meze.. Aslında bir türlü kırmızı kuru cin biberi ile acısı bol şekilde yapmak istiyorum ama bir türlü o biberden bulamıyorum.. Ama acı yiyemeyenleri düşünürsek kaşıklaması rahat ve huzur verici :)

Usulen yazıyorum tarifini.. Bu arada instagram hesaplarımdan @yemekbahane @mugekarahan tariflerimi takip edebilirsiniz..

Malzemeler:

  • 7-8 adet kapya biberi (kırmızı biber)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ 
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 5 yemek kaşığı sarımsaklı yoğurt (süzme değil, kıvamını açmak için de normal yoğurt kullanalım)
  • Tuz
  • 1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
  • 3 yemek kaşığı susam
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağ 
  • 1 çay kaşığı toz kırmızı biber

Yapılışı :
  1. Kapya biberleri küp şeklinde ufak ufak doğuyoruz.
  2. Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağını koyup biberleri iyice yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. (buraya kadar misafirleriniz gelmeden bir gün önce yapıp ertesi gün yoğurt ve sosla hazır hale getirebilirsiniz.)
  3. Bir kasede süzme yoğurt ve sarımsaklı yoğurdu karıştırıp biberleri içine koyalım, tuz ilave edip karıştıralım.
  4. Bu karışımı servis edeceğimiz tabağa alalım.
  5. Bir tavaya yine zeytinyağ koyup iri iri doğranmış ceviz ve susamı hafif renkleri dönene kadar kavuralım (aman yakmayın sakın) :)
  6. Son olarak toz biberi ekleyerek hazırladığımız bu sosu yoğurtlu mezenin üzerine dökelim..
Afiyetle , sağlıkla

10 Ağustos 2017 Perşembe

KABAK LAZANYA


Küçük oğlum Poyraz'ın doğumundan sonra aldığım kilolardan son 6 aydır, yeme-içme alışkanlıklarımı düzene sokarak çok şükür kurtulabildim. 

Bugüne kadar beni rejim yaparken en çok zorlayan şey aslında sevdiğim hamur işlerinden uzak kalmak, yemek yemeyi sadece doymak için yapılan bir eyleme dönüştürmekti. Bu sefer öyle olmadı, hayatıma yemek yemede dengeleme felsefesini soktum. Sevdiğim şey olunca yedim ama ardından bu ödülün dengelemesini yapmayı bildim.

Bu süreçte güzel tarifler de denedim.. Bunlardan biri de bu yemek oldu.. Fırında üzerinde nar gibi kızarmış kaşarın albenisi ile bana hakiki bir lazanyayı hiç aratmadı.

Ben klasik bir lazanyada kullanılan beşamel sosu kullanmak istemediğim için bunu taze lor ile destekleyince ortaya nefis bir yemek çıkıverdi.

Buyrun deneyin ;

Malzemeler:
  • 7 adet orta boy kabak
  • 150 gr kıyma
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 200 gr taze lor
  • 1 paket krema
  • 200 gr rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz, karabiber
Yapılışı :
  1. Öncelikle kabakları uzunlamasına yaklaşık 1 cm kalınlığında kesiyoruz. 
  2. Elde ettiğimiz dilimleri isterseniz önünü ve arkasını bir fırça ile yağlayarak fırına verip 200 derecede hafif pembeleşinceye kadar ya da benim yaptığım gibi döküm bir tavada aynı şekilde yağlarak önünü ve ardını tavanın izi çıkana kadar pişirebilirsiniz. (el oyalıyor ama çok lezzetli)
  3. Kabaklarla işimiz bitince bir tabakta biriktiriyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağını koyup ufak ufak yemeklik doğradığımız kuru soğanları soteliyoruz.
  5. Daha sonra kıymamızı da ekleyerek beraber kavurmaya devam ediyoruz.
  6. Son olarak salça ekleyip, bir miktar sıcak su da katarak hafif sulu bir kıvamda kısık ateşte pişiriyoruz. Bu aşamada tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz.
  7. Krema ve lor peynirini bir miktar tuz ekleyerek karıştırıyoruz.
  8. Fırın kabımızı yağlıyoruz. 
  9. Alt kısmına yanyana boşluk kalmayacak şekilde kabaklardan diziyoruz. Üzerine kremalı lor karışımından döküyoruz. 
  10. Bir sıra daha kabak diziyoruz.Bu sefer lor karışımı döküp onun da üzerine kıymalı karışımdan koyuyoruz. 
  11. Böylelikle kabakar bitene kadar bu işlemi yapıyoruz.
  12. Fırın kabının en üst kısmına lor karışımından döküp üzerine kaşar serpiyoruz.
  13. 160 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. 
Afiyetle , sağlıkla

8 Ağustos 2017 Salı

PIRASALI ÇITIR BOHÇA BÖREĞİ



Bütün kış boyunca kaç kere yaptıysam bu böreği herkes el açması sandı :)
Mahareti sosunda, pratikliği ise malzeme listesinde saklı bu tarifi denemelisiniz..

Malzemeler:
  • 3 yufka ( yufkadan 4 adet çıkıyor 
iç harcı :
  • 4-5 adet pırasa
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 çay kaşığı karabiber 
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • Tuz
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ

sosu :

  • 1 su bardağı zeytinyağ
  • 1,5 yemek kaşığı nişasta 
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • bir fiske tuz
üzerine :
  • 1 yumurta sarısı 
  •  susam / çörekotu 

Yapılışı :
  1. Bir kasede sos malzemelerini karıştırıyoruz.
  2. Soğanı küçücük doğrayıp bir tavaya zeytinyağını koyup soğanı kavuruyoruz.
  3. Pırasaları minik minik doğruyoruz, kavrulmakta olan soğana ekleyip beraber soteliyoruz. 
  4. Pırasalar yumuşayana kadar kontrollü ateşte pişiriyoruz, baharatlarını ekleyip soğumaya bırakıyoruz.
  5. İlk yufkayı tezgaha açıp heryerine sostan sürüyoruz. 
  6. Yufkanın bir ucunu ortaya doğru katlıyoruz. Katladığımız yere harçtan sürüyoruz. 
  7. Üzerine diğer ucunu getirip katlıyoruz, yine harçtan sürüyoruz. Bir dikdörtgen oluştu. Kısa kenarları bu sefer ortaya doğru getirip kuru kısımlara harç sürüyoruz. Diğer kısa kenara da aynı şeyi uyguluyoruz.
  8. Elimizde artık düzgün bir kare var. Üstüne harçtan sürüyoruz ve bu kareyi dört eşit kare elde edecek şekilde kesiyoruz.
  9. Karelerin ortasına iç harcımızdan koyup bohça şeklinde kapatıyoruz. Kat yeri alta gelecek şekilde margarin ile yağlanmış (yapışmaması için kesin çözüm) fırın tepsisine diziyoruz.
  10. Tüm yufkalar bitinceye kadar aynı işlemi yapıyoruz.
  11. Kalan sosa 1 yumurta sarısını ekleyerek tüm yufkaların üzerine sürüp, susam ya da çörekotu serpiyoruz.
  12. 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
İç harcını istediğiniz gibi çeşitlendirebilirsiniz, peynirli, kıymalı, mercimekli, patatesli ..eminim hepsi harika olacaktır.

Afiyetle, sağlıkla

3 Ağustos 2017 Perşembe

NOHUTLU & BUĞDAYLI TAVUK ÇORBASI

Nohutlu Buğdaylı Tavuk Çorbası

Ahahahha şimdi size az önce keşfettiğim bir şeyden bahsedeyim..
Şimdi ben yaz günü çorba tarifi yazacakken dedim söze şöyle başlayayım "Züluf Ağa'nın düşkünü beyaz giyer kış günü" tersi misali ... Ama birden içime bir kurt düşüverdi, Züluf ağa mıydı ya o .. :)
Barış Manço'nun nane limon kabuğu şarkısında geçen meşhur deyişi bilirsiniz.. Hah işte ben o deyişi yanlış biliyor muşum meğer :) Zülıf ağa değil, zürefanın düşkünüymüş :)
Alıntı Ekşi sözlük :
zerafetine pek meraklı olanlar, kar kış demez beyaz giyerler, soğuğa güzel görünmeye* çalışırlar.

Yani velhasılkelam bir çorba nelere kadir, görün dostlar :)

Bu çorba tarifi arşivden değil ama fotoğrafı öyle .. Kışın çekmişim :) Olsun maksat yazmak değil mi? Nohutlu ve buğdaylı bu çorba hem besleyici hem de çok lezzetli..
Eğer derin dondurucuda haşlayıp sakladığınız nohut ve buğday varsa iş sadece tavuğu pişirmeye kalıyor. Yani yine benim mutfak paylaşım hedefim "pratik" olmasına pek uygun.


Malzemeler:

  • 1,5 - 2 litre kadar  tavuk suyu 
  • 150-200 gr kadar haşlanmış ve didiklenmiş tavuk eti
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1/2 su bardağı haşlanmış buğday
  • 2 tepeleme yemek kaşığı un
  • 1 yumurta sarısı 
  • 1-2 damla limon
  • tuz 
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • üzerine ayrıca kızdırılmış tereyağ

Yapılışı :


  1. 2 yemek kaşığı tereyağını tencereye koyup eritiyoruz.
  2. Eriyen yağa unu ekleyip kokusu çıkana kadar kavuruyoruz. Renginin değişmemesi için ateşi kısık tutalım.
  3. Daha sonra üzerine soğuk tavuk suyunu ekliyoruz. Eklerken sürekli karıştırarak unun topaklanmasını engelliyoruz.
  4. Haşlanmış buğday, nohut ve tavuğu ekleyip tuz ile tatlandırıyoruz.
  5. Çorbayı kısık ateşte lezzetlerin birbirine geçmesi için yaklaşık 10 dk kadar kaynatıyoruz. 
  6. Bir kasede yumurta sarısını limon suyu ile çırpıyoruz. Kaynayan çorbadan yumurtaya bir iki kaşık yumurtanın kesilmemesi için ekleyerek ısı dengelemesi yapıyoruz.
  7. Çorbanın altını kapatıp yumurtalı karışımımızı çorbayı hızla karıştırırken ekliyoruz. (terbiye meselesi) :)
  8. Bir tavada kızdırdığımız tereyağdan üzerine dökerek çorbamızı servis ediyoruz.

Afiyetle, sağlıkla

25 Temmuz 2017 Salı

UN KURABİYESİ


En basitinden, en pratiğinden, en demirbaşından bir tarif...
Hele hele evde çocuk varsa, pişip pişirip önlerine atıştırmaları için koyabileceğiniz bir kurabiye tarifi..
Şekil vermek isterseniz açıp kalıpla da kesebilirsiniz, elinizde yuvarlayıp da bir şekil verebilirsiniz. Ben en tembelini seçtim, birazdan anlatacağım..

Malzemeler:
  • 250 gr oda sıcaklığında yumuşamış tereyağ
  • 2 yumurta sarısı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • Aldığı kadar un (yaklaşık 5 su bardağı aldı benimki siz yine de ekleye ekleye gidin)
  • Üzeri için pudra şekeri
Yapılışı:
  1. Un hariç tüm malzemeyi bir kaseye koyuyoruz.
  2. Elimize yapışmayan ama iyice toparlanmış bir hamur elde edene kadar un ekleyerek hamuru yoğuruyoruz.
  3. Hamuru vaktiniz varsa 20 dk buzdolabında dinlendirin, daha rahat şekil verirsiniz.
  4. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip, fırını 150 derecede ısıtıyoruz.
  5. Hamurdan iki avucumuzu dolduracak büyüklükte parça alıp tezgahta rulo şekli veriyoruz. (işte en pratik an) :)
  6. Yaptığımız orta kalınlıktaki ruloyu bir bıçak yardımı ile dilimliyoruz. Dilimlerin eşit kalınlıkta olmasına dikkat edelim.
  7. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye dilimleri diziyoruz. Yaklaşık 12-15 dk kadar fırında pişiriyoruz.
  8. Beyazlığını kaybetmemesine dikkat edin, kızarmaya başlamadan fırından alın.
  9. Hafif ılınınca üzerlerine bir elek yardımı ile pudra şekeri serpiyoruz.
Not: bu hamurun içine badem, ceviz, parça çikolata vb.. malzemeler ekleyerek lezzetlendirebilirsiniz.

Afiyetle, sağlıkla


19 Temmuz 2017 Çarşamba

SİMİT



Evde bir simit furyası başladı. Aras çok şükür artık bir çok şeyin tadına bakar duruma gelebildi. 6 yılı çorba ile geçirdiğine sanırım zaman zaman pişman oluyordur :)
Tabii bu konuda gelişim göstermesinin en önemli unsurlarından biri Poyraz.. Poyraz tadına baktıkça o da "abi" olarak öncü olmaya çalışıyor sanırım :)

Geçtiğimiz cumartesi evde çocuklarla kurabiye yaparken yarım paket tereyağ ile de simit pişirmeye karar verdim. Çocuklar çok severek yediler. Tarifi buraya yazalım da kaybolmasın :) Malum benim de tarif defterim bu blog her ne kadar eskisi kadar aktif olmasa da...

Malzemeler:


  • 125 gr oda ısısında tereyağ
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım)
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 1/2 tatlı kaşığı pudra şekeri
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurtanın akı 
  • 1 yemek kaşığı sirke 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • un
üzeri için :
1 yumurta sarısı , 2 yemek kaşığı pekmez, susam 

Yapılışı :

  1. Un dışındaki tüm malzemeleri bir kaba alıyoruz.
  2. Elimize yapışmayacak kıvama gelene kadar un ekliyoruz. Yağlı bir hamur olduğu için çabuk toparlanacaktır. Fazla un ekleyerek kurutmamaya dikkat edelim.
  3. Fırını 180 derece ısıtıyoruz.
  4. Bir tepsiye yağlı kağıt seriyoruz.
  5. Hamurumuzda parçalar kopartarak rulo yaptıktan sonra halka şekline getiriyoruz.
  6. Hamurun tamamı bitince yumurta sarısı ve pekmezi bir kasede karıştırıp üzerlerine sürüyoruz.
  7. Son olarak susam dökerek fırına veriyoruz.
  8. Yaklaşık 15-20 dk sonra iyice kızarınca fırından çıkartıyoruz.
Afiyetle , sağlıkla

18 Ocak 2017 Çarşamba

PRATİK KUMPİR

Pratik Kumpir

Daha önce de bir kumpir tarifi paylaşmıştım aslında.. O tarifle bu tarif arasındaki teknik farklar, bunun sunumunun bir tepsi/tabak içinde olması ve içindeki malzemeler aslında..

Yoksa bildiğiniz kumpir işte .. :) Ama Yemekbahane bildiğiniz bilmediğiniz şeylerin yeri .. Malumunuz benim ayran nasıl yapılıra video çekmişliğim dahi var :)

Geçtiğimiz cumartesi günü yine bizim malum blog kızları toplantımızın olduğu bir gündü.. Selen yine harika bir sofra ile ağırladı bizleri. Artık kahvaltıda buluştuğumuz için ben de yapacaklarımı kahvaltıya uygun seçmeye özen gösteriyorum. Tatlı insanı değilim bilen bilir ama şöyle doyurucu ve keyifli şeylere karşı boynum kıldan ince :)

Kumpir yapma fikri de yine böyle geldi aklıma.. Ve de kahvaltı soframızda gayet rabet gördü. Kendi pazar kahvaltılarınıza da bir alternatif yaratabilirsiniz kumpir yaparak.. Ya da ana menünüzde bir garnitür olarak servis edebilirsiniz, bunun yanına yağsız tavada 5 dk da pişereceğiniz bir parça biftek harika bir misafir menüsüne dönüşebilir, neden olmasın.. 

Fotoğrafa bakıp keşke kaşarı daha fazla kızartsaydın demeyin sakın .. O bilinçli bir şekilde çok kızarmadan, sadece eriyince alındı fırından.. İçine turşu koyduğum için turşunun aşırı ısınarak tadının bozulmasını istemedim , erimiş kaşar kalıplaşmadığı için patatesle muhteşem bir sonuç verdi, benden söylemesi..

Malzemeler:
  • 6 adet büyük boy patates (8 kişiye ancak yetti)
  • 150 gr tereyağ 
  • Tuz (zevkinize göre katabilirsiniz ama unutmayın patates tuzu sever ve kaldırır)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 adet kırmızı kambo biberi
  • 3 adet uzun sosis
  • Çeyrek kangal sucuk
  • 1 kutu konserve mısır
  • 1 su bardağı ufak doğranmış kornişon turşu 
  • 200 gr rendelenmiş taze kaşar 
Yapılışı :
  1. Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyuyoruz.
  2. Derin bir kasede tuz, tereyağ ve rendelenmiş kaşarın 3/4 ü ile karıştırarak patatesleri iyice eziyoruz.
  3. Kambo biberleri ufak doğruyoruz. Sosis ve sucukları da zar şeklinde doğruyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağı koyup önce biberleri soteliyoruz.
  5. Biberler yumuşayınca sosis ve sucuğu katarak iyice pişiriyoruz.
  6. Patates karışımına sosis,sucuk ve biberle hazırladığımız iç malzemeyi ekliyoruz. Ayrıca mısır ve turşuyu da ilave ederek iyice karıştırıyoruz.
  7. Bir fırın kabına hazırladığımız harcı dökerek yayıyoruz. Üzerine kalan kaşar peyniri serpiyoruz.
  8. Fırını 200 derecede ısıtıp, kumpirin üzerindeki kaşar eriyene kadar pişiriyoruz. 
Sıcakken servis etmenizi öneririm.

Bir gece önceden yapmayın derim, patates bekledikçe tadı donuklaşıyor, ayrıca fazla soğumuş olacağı için fırında uzun süre tutmanız gerekecektir, bu da turşunun tadını bozabilir, benden uyarması :)

Afiyetle , sağlıkla

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails