17 Aralık 2014 Çarşamba

2015 YILBAŞI SOFRASI DEKORASYON ÖNERİLERİ

Yılbaşı akşamı ne yiyeceğiniz kadar masanızın ya da ortamın nasıl olacağı da önemli .. Zaten aslında olayı özel kılan da o masaya yaptığınız farklı dokunuşlar olmuyor mu?
O akşam diğer akşamlardan farklı olmalı bence. Böylelikle insan yılda 1 kere bile olsa evinde fark hissediyor, yeni yılı daha coşku ile karşılıyor. Geçtiğimiz yıllarda yılbaşına örnek teşkil etsin diye hep önden yaptığım misafir ağırlamalarında konsepti ona göre yapıyordum ki bloga yazacak iki satırım olsun :) Ama artık maalesef yoğun (??!!!) iş hayatım, kocaman karnım ve evdeki delikanlı buna müsaade etmiyor. bütün fokusumu yeni yıl gecesine saklamak durumundayım :) Bu sene bizde misafir var o yüzden açığı kapatma niyetindeyim :)
Olsun elimdeki arşivle bir iki kelam edebilirim :)
İşte geçen seneki sofram ... Aslında son derece basit bir dokunuşla masamı yeterince albenili yapabilmiştim. Buradaki en el oyalayıcı şey sandalye süslemesiydi diyebilirim. Yani o kadar basit detaylar var.


Yılbaşı Sofrası



Zeynep'in  "evde muhakkak işini görecek bir şeyler vardır " felsefesi ile süslenmiş tabaklar.. Kumaş peçetelere bağlanmış çubuk tarçın yanına kondurulmuş bir iki renkli çikolata ... Hele de atmadığınız süslemeler varsa konsepte uygun .. iş tamamdır !

  Yılbaşı Sofrası

Bu masa için çok çalışmıştım itiraf ediyorum :) Hayalimde "elegant" bir masa kurmak vardı.. Fark yaratmak adına çok araştırdım..

2013 YILBAŞI SOFRASI GÜMÜŞ - YEŞİL KONSEPTLİ


Aslına bakarsanız ortada sadece uyum var, el oyalayan detayları minimize etseniz de uyumun peşine düşerseniz karşınıza sade ama farklı bir sofra çıkacaktır.
2013 YILBAŞI SOFRASI GÜMÜŞ - YEŞİL KONSEPTLİ

Klasiklerde mi hoşlanıyorsunuz.. O zaman işiniz daha da kolay.. Kırmızı hayat kurtarır :) Bu sofra tamamen klasiklerden oluşan bir konseptte hazırlanmıştı.

  yılbaşı sofrası

Eğer bembeyaz bir sofra hayal ediyorsanız "kış" gibi.. Çay daveti için kurulmuş, kış temalı bu sofra da yılbaşında size ilham verebilir. Zeynep'ten centerpiece yapmayı öğrenebilirsiniz :)

  Kış Temalı Davet Sofrası

Bir detay :) bakın her sofrada kullandığım tabak - çatal hepsi aynı :)
Sadece supla değişik.. o da varsa.. yoksa problem değil.. aynı tabak aynı sofrada siz isterseniz farklı durabilir.
Hadi birazcık gayret.. o gece sizin ve konuklarınız için özel olabilir.. bir kaç dokunuş yeter :)

Afiyetle & sağlıkla

9 Aralık 2014 Salı

2015 YILBAŞI SOFRALARI İÇİN TAVSİYELER

Yeniyıl sofraları rengarenk olmalı derim hep..

Ufacık dokunuşlarla o gece masanızı başkalaştırmak hiç de zor değil..İşte Yemekbahane'nin arşivinden bir kaç öneri ve bunlara dair ufak tiyolar..

Yılbaşı Cupcakeleri aslında sadece yemek için değil, süsleme için de çok kolay bir çözüm. Evde kendinize ait bir tarifi uygulayabileceğiniz gibi buradan da destek alabilirsiniz.
Kullanacağınız cupcake kağıdı, üzerine koyacağınız bir iki farklı şekerleme ya da şeker hamurundan süsleme ile masanız şenlenecektir.


  kakaolu yılbaşı cupcakeleri


Bütün bir hindi pişirmek gözünüzde mi büyüyor ? Ya da hindi eti size yavan mı geliyor.. İşte size alternatif bir tarif önerisi ... Nasıl pişirdiğiniz kadar nasıl servis ettiğiniz de mühim elbette.. İşte bir biberiye dalı ve ufak bir domates dokunuşu ile fark yaratmanın kısa yolu..


Elma Soslu Çıtır Hindi

 Bir karper ve bir çubuk kraker biraraya gelince olabilecek en güzel şey bence bu tabak :)

  Çam Ağacı Karper Peynir Tabağı

Yoğurtlu Bulgur Salatası sadece bir alternatif.. Burada sizin nihai dokunuşunuz en kolay salatayı bile sohbet konusu yapmaya yetebilir ...

  Yoğurtlu Bulgur Salatası

Peynir diyip geçmemek lazım :) Hem en bilindik hem de en ekonomik meze çeşidi ... Hele de yılbaşı kıyafetine bürününce hem göze hem gönüle hitap edebilir :)

  peynir topları Bunlar gibi daha nice fikir üretebiliriz.. Yeter ki isteğimiz fark yaratmak olsun.. Yılbaşı sofralarına devam edeceğiz.. Afiyetle & sağlıkla,

1 Aralık 2014 Pazartesi

HOŞGELDİN ARALIK & HOŞGELDİN YILBAŞI TEMALARI


Çok ama çok uzun zaman sonra merhaba ...

İşler, güçler, hamilelik, çocuk, mevsimin beraberinde getirdiği hastalıklar, koşturmacalar, onlar bunlar şunlar derken uzun bir ara oldu bu sefer.

Ama Aralık demek benim için ışıklanmak demekse, yine Aralık ayında canlanmam lazım..
Aralık ayında Yemekbahane'de yılbaşı temaları olacak yine eskisi gibi sıksık ..

Aralık ayına girince yılbaşı gündeme oturuveriyor çoğu evde ve mekanda..
Ağaç kurmayı sevenler, ev dekorasyonunu yılbaşı ruhuna barındırmak isteyenler..
İşte size bir kaç öneri..

Evmanya'da bolca aksesuar bulabilirsiniz. Sofralar, dekorasyon önerileri ve hediyelikler hepsi ayrı ayrı sınıflandırılmış.. Aslında bu sitelerden bolca DIY fikirleri de çıkartabilirsiniz. Örneğin şu peçetelikler .. keçeden yapılmış bu peçetelikleri eminim Zeynep bize modelleyip bir örnek hazırlayabilir :) 


Kozmoline  Çam Ağacı Peçetelik

Eğlenceli dükkan ise online alışveriş için güzel bir alternatif.. Özellikle çam ağacınız henüz yoksa bir bakın derim.


Yok illa gözünüzle görüp almak istiyorsanız Koçtaş'ın reyonları yılbaşı için hazır ..

Boyner Evde, Zara Home, Mudo Concept benim bakmadan edemediğim mağazalar.. Gezmesi beni en mutlu eden yerler diyebilirim :)

Yemekbahane'de eski yılbaşı sofraları ve süslemeleri yazılarına ulaşmak için Yılbaşı etiketine girmeniz yeterli olacak.

Mutlu bir Aralık ayı diliyorum ... 

Afiyetle & sağlıkla,



21 Ekim 2014 Salı

ARAS İLE OYUNCAK MÜZESİ GEZİMİZ

Oyuncak Müzesi

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba..

Bu aralar yine işe güce dalınca, maalesef yine ihmalkarlığım tuttu işte. Artık söz, vaat yok :( 
Vakit ayıramayışımı bir takım gerekçelere de bağlamaktan kendimi men ettim.

Yapamıyorum değil, yapmıyorum .. Bu tamamen benim sorunum, kabul ettim. 
Ve bunun acısını derin bir şekilde içimde yaşıyorum, emin olun.

Hayat beni sürüklerken, önemli gelişmeleri de beraberinde getirdi. Artık iki canlıyım :) yine yeniden anne olmanın keyfini yaşayacağım Allah nasip ederse. Üzerimdeki miskinliği hafifletir mi bilmem ama bunu da bildirmeden geçemedim :)

İlk ayların bütün ızdırabı henüz yeni geçti, kendimi yeni yeni toparlamışken Aras ile bu kış için kafamda planladığım gezi ve faaliyet rotalarını da hayata geçirmeye başladım hemen.

İlk durak, mahallemizin müzesi diyebileceğim Oyuncak Müzesi oldu.

Oyuncak Müzesi

Aslında acaba erken mi demedim değil :)
Aras henüz 3,5 yaşında ve oyuncak müzesini gezerken sıkılır mı, ilgisini çeker mi diye düşünmeden edemedim.
Elbette 2 yıl sonra gezdiğinde farklı bir keyif alacaktır ama yine de müze nedir kavramı kafasında az çok oluştu sanırım.


Oyuncak Müzesi

Yolda giderken oyuncak müzesinden oyuncak alabileceğini sanıp alamadan çıkınca hayal kırıklığına uğrasa da gördükleri karşısında heyecanını da gizleyemedi :)

Vitrinlerin ardındaki onca oyuncağı seyrederken enteresan sorgulamaları bir çocuğun saflığı ve merakı adına bana da bir çok şeyi hatırlattı ve beni gülümsetti.

Elbette en çok trenler ve arabalar dikkatini çekti, buna şaşırmadım :)

Oyuncak Müzesi

Trenlerin sesi var ama neden gitmiyor anne?
Anne uzay korkunç mu?
Bu bebeklerin gözü neden yok?
Anneeee bak tüneeelll....

Oyuncak Müzesi


Günün sonunda biz müzeye gittik anne diyerek keyif aldığı her görüntüyü anlatması sanırım amacıma ulaştığımı gösterdi :)
Bu arada yukarıdaki fotoğraf üçümüzün ilk fotoğrafı oldu:) Aras, ben ve bebiş :)

Afiyetle & sağlıkla,

20 Ağustos 2014 Çarşamba

KREMŞANTİLİ KEK

Krem Şantili Kek

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kremşanti
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • Yaklaşık 3 su bardağı un (hepsini birden ilave etmemek gerekir)

Yapılışı:
  1. Süt ve kremşanti bir kasede çırparak koyu bir kıvam almasını sağlıyoruz.
  2. Başka bir kasede yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.
  3. Yumurtalı karışıma sıvıyağ ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.
  4. Kremşantiyi yumurtalı karışıma ekleyerek spatula ile yediriyoruz.
  5. Kabartma tozu, vanilya ve 2,5 bardak unu bir kasede karıştırıp eleyerek kremşantili, yumurtalı harca ekliyoruz. Spatula ile karıştırıyoruz.
  6. Kıvamına göre biraz daha un ekleyebiliriz. (Koyu akıcı bir kıvamda olması gerekir)
  7. Karışımın yarısına yakın bir bölümü başka bir kaseye aktarıp kakao karıştırıyoruz.
  8. Kek kalıbını yağlıyoruz.
  9. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  10. Kalıba biraz beyaz harç döküp üzerine kakaoludan gezdiriyoruz. Tekrar beyaz döküp yine kakaoludan gezdiriyoruz. Bu şekilde tüm harçları bitirene kadar tekrarlıyoruz.
  11. Keki fırına verip yaklaşık 30 dk pişiriyoruz. (süre fırından fırına değişir) 
  12. Pişip pişmediğini kürdan ile kontrol edip fırından alıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


18 Ağustos 2014 Pazartesi

YEŞİL MERCİMEKLİ BUĞDAY SALATASI

Yeşil Mercimekli Buğday Salatası

Besleyici, sağlıklı, pratik ve lezzetli..

Daha ne olsun ama :)

Buzlukta her daim daha önceden haşlanmış bakliyat bulundurmak, bu salatanın hazırlanma süresini sadece 10 dk 'ya çekiyor.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı haşlanmış buğday
  • 2 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 5-6 sap ince kıyılmış taze soğan
  • Bir kase ince kıyılmış maydanoz
  • 10-15 adet ufak doğranmış kornişon turşu
  • Tuz
  • Zeytinyağ
  • Limon
Yapılışı:
  1. Tüm malzemeleri bir kasede karıştırıp, tuz, yağ, limon ile tatlandırıyoruz.
Görüldüğü üzere yapım aşaması sadece 1 maddeden ibaret bu salatayı çay davetlerinizde ya da yemeklerde garnitür, meze olarak ikram etmek çok pratik..

Afiyetle & sağlıkla,

8 Ağustos 2014 Cuma

ELMALI MİLFÖYLER

Elmalı Milföyler


Milföy hamuru mucizevi bir şey bence. Tatlı - tuzlu ne olursa hep yakışıyor. Gardropta bulunması gereken siyah pantalon - beyaz gömlek misali herkesin buzdolabında olması gerekir diye düşünüyorum, yanılıyor muyum?
Eskiden bu kadar ulaşılabilir değildi, hatırlarsınız, milföy. Ben hatırlıyorum da çocukken milföy hamuru ile talaş böreği yapardı annemin kuzeni. O hamurun ağzımda haşırrr.. diye dağılışı çok hoşuma giderdi. Malum yemek işlerine çocukluğumdan beri düşkün olduğum için o börek benim için özeldi. Sanki yabancı bir mutfağın mahsulü, geleneksel olmayan bir şey gibi.. Evet milföy geleneksel mutfağımızdan bir parça değil.. Ben demek ki çocuk aklımla o zaman anlamışım bunu :)
Milföy varsa evinizde börek de tatlı da yapmak sadece bir fırın mesafesinde aslında. Sofra dergisinde çıkan bu tarifim de buna bir örnek. Elmalı, cevizli ve tarçınlı hazırlanan bir harç ile pratik ama akılda kalan bir tatlı yapmak son derece pratik, yalancı elmalı strudel :) bizim şu yalancı su böreği, yalancı tavuk göğsü ifadelerimiz de beni çok güldürür.. neden yalancı ise artık :) 

Malzemeler:
  • 8 adet kare milföy hamuru
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 3 adet elma
  • 1 su bardağı ceviziçi
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • süslemek için ceviziçi
  • üzeri için pudra şekeri
Yapılışı:
  1. Elmaları rendeliyoruz. Bir tavaya elma ve şekeri koyup elmalar suyunu çekip renk değiştirene kadar pişiriyoruz. 
  2. Cevizleri dövüyoruz. Pişen elmalara dövülmüş ceviz ve tarçını ekliyoruz.
  3. 4 adet milföy hamurunu yan yana 4 milföy hamurunu da diğer 4ün altına gelecek şekilde dizip bir dikdörtgen elde ediyoruz. Dizerken hafif üst üste koyuyoruz ki  yapışsınlar. Bir merdane yardımı ile hamurları hem birleştirerek hem de genişleterek açıyoruz.
  4. Açtığımız dikdörtgenin ortasına iç harcı döküp geniş bir rulo olarak sarıyoruz. Üzerine ceviz dizerek süslüyoruz.
  5. Yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye ruloyu yerleştiriyoruz.
  6. Önceden 180 derecede ısınmış fırına verip üzeri pembeleşinceye, hamur kabarıncaya kadar pişiriyoruz.
  7. Pişen çöreği çıkartıp bir süre soğuttuktan sonra üzerine pudra şekeri serpiyoruz.
  8. Dilimleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,



8 Temmuz 2014 Salı

BONİBONLU KURABİYE

Bonibonlu Kurabiye

Aras'ın doğumgünü için ne yapacağımı düşünürken emin olduğum bir şey vardı ki o da bu sene şeker hamurlu kurabiye yapmak istemediğimdi. Gelen çocukların da artık yaş ortalamalarının 3 ve üzeri olduğunu düşünerek, daha rahat ve istedikleri kadar yiyebilecekleri bir kurabiye olsun istediğim için buna karar vermiştim. Ellerini bir kovaya daldırsınlar, doya doya istedikleri kadar yesinler diye :)
O yüzden basit, lezzetli ve elbette çocukların en seveceği şekilde bol kakaolu bir kurabiye yapmaya karar verdim. Üstlerine koyduğum renkli bonibonlar da kurabiyenin albenisi olacaktı.

Tarif olarak bu linkte görebileceğiniz tarifi kullandım.

Hamuru hazırladıktan sonra buzdolabında dinlendirip merdane ile 1,5 cm kalınlığında açtım ve bir çay bardağı ile yuvarlaklar kesip yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizdim. Üstlerine bonibonları yerleştirip 170 derece ısınmış fırına verdim. Tam 10 dk pişirip fırından aldım. (10 dk benim fırınım için uygundu, bonibonların üzeri yanmamalı, kurabiye kabarmış olmalı) Önce yumuşak olabilir kurabiyeniz, pişmedi diye düşünmeyin, kendini şekince toparlayacak.

Bu arada bugün Sevgili Zeynep, blogunda Aras'ın doğumgününe yer vermiş. Zevkli arkadaşımın partimiz için yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim.

Okuyuca not: bu arada daha iyiyim.. kafamı nispeten toparlıyorum, daha sık burada olacağım inşallah.
Bu arada hayırlı Ramazanlar diliyorum!

Afiyetle & sağlıkla,



26 Haziran 2014 Perşembe

BİR MEVCUT DURUM BİLDİRİMİ..


Ne olduğundan önce, ne olmadığını mı anlatmalı ki bilmiyorum.. Söze nasıl girmeli?
Yani şu yukarıdaki benim 6 saydığım kollu ne olduğu belirsiz yeşil garip şey gibi oldum sayılır. O altı kolun altısından birini müsait bulduğumda buraya gelip bir şeyler yazmayı ne çok istiyorum ama son zamanlarda olmuyor.
O hep uzak kalmak istediğim iş-ev döngüsüne geri döndüğümden beri yine hobilerimden, zevk aldığım tüm etkinliklerden uzak kalmanın üzüntüsü içindeyim. Belki bir mazeret olmamalı bu, nice insanlar var aynı teraziye neler yüklüyorlar ama sanırım ben öyle olamıyorum. Bu da beni hayatta sevdiğim şeylerden uzak tutmaya başlar oldu yine.
Halbuki benim mottom değil miydi, Yemekbahane "Hayatta Sevdiği Şeylere Vakit Ayıranlara" ..
Yaşlandım sanırım , çabuk yorulup, çabuk pes ediyorum.
Ya da bitkinim diyelim. Aman ne dersek sonuç değişmeyecek ben mekik dokumaya devam ediyorum işte.
Yaz geldi, insanlar göz alıcı renkte neon kıyafetlerle ayaklarında terliklerle fıtfıt geziyorlar.. İnanın o coşku bile daha içime yerleşemedi. Halbuki yine haftasonları yazlıktayım benim de terlik giymeye fırsatım var :) Ama evden dışarı çıkmadan sürekli uyumanın peşindeyim. Depresyona mı girdim acaba diye düşünmüyor değilim hani ??
Ama hakikaten halim yok, ya beni cidden hava çarptı ya da ruhum artık kaldırmıyor.
Tabii etrafımda hızla akan hayat içinde normal olan eş-dost "hayırdır?" demeden duramıyor.. HAYIRDIR? SANA NE OLDU? HAYIRDIR? HAYIRDIR?
Valla hayırdır inşallah :)
Ne diyim...
Ben böyleyim sevgili okur bu aralar, yazacak çok şey var stokta, tatlısı tuzlusu ama biraz beklemek gerekecek.
Benim bu sallantılı ruh halim dışında ise herşey yolunda çok şükür !
Fazla uzatmam geri gelirim.. :)

Afiyetle & sağlıkla,

27 Mayıs 2014 Salı

KARAMELİZE ELMALI ÇİKOLATALI PASTA

Karamelize Elmalı Çikolatalı Pasta

Bu aralar yetişemediğimi, yetemediğimi hisseder oldum. Özellikle de Aras'a. Sabahları her  "işe gitme anne" deyişi yüreğime hançer gibi saplanır durumda. Ona nasıl anlatsam elbette anlamsız geliyor.. O annesini yanında istiyor. Buna ihtiyacı var çünkü. Onunla geçirdiğim zamanların kalitesi yüksek olsa da o doğal olarak daha da fazlasını istiyor. Onu bıraktığımı düşünüyor. Her sabah ayrılmak, ona güle güle demek benim için hala ızdırap. Akşamları ise heyecanla beni beklediğini bilmek en güzel yanı. Sürpriz bekleyişi, hadi oynayalım diye beni çekiştirişi.. Anne olmak .. Hiç bitmemen, tükenmemen gerekiyor..

Enerji lazımsa, burada alası var..

Bu pasta..Sofra dergisi tariflerimden biri..

Malzemeler:

Keki için:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağından 1 parmak az toz şeker
  • 1 paket krema
  • 1,5 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 ufak doğranmış elma
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 1/2 su bardağı doğranmış çikolata ya da damla çikolata
  • 2,5 su bardağı kekun
  • 2,5 çay kaşığı tarçın
  • bir miktar margarin (yağlamak için)
Kreması için:
  • 1 paket krema
  • 250 gr bitter çikolata
Karamelize elma dilimleri:
  • 2 adet elma 
  • 1 su bardağı toz şeker 
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
Yapılışı:

  1. Öncelikle karamelize elma dilimlerini yaparak başlıyoruz. Elmaların kabuklarını soyup orta çekirdeğini bir oyma aleti ya da kaşık ile elmayı zedelemeden çıkartıyoruz.
  2. Elmaları halka halka dilimliyoruz. 
  3. Büyükçe bir tavaya şekeri döküyoruz. Yüksek ateşte şekeri ısıtıyoruz. Tereyağını ilave ediyoruz. 
  4. Şeker renk değiştirince içine elmaları koyuyoruz. Ters yüz ederek elmaları karamelize olana kadar pişiriyoruz.
  5. Pişen elmaları bir yağlı kağıdın üzerine alıp soğutuyoruz.
  6. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  7. 20 cm kelepçeli kalıbın alt tabanına yağlı kağıt yerleştirip kenarlarını margarin ile yağlıyoruz.
  8. Yumurta ve toz şekeri krema kıvamı alıncaya kadar çırpıyoruz. Daha sonra krema, sıvıyağ ve kekunu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. 
  9. Son olarak ceviz, elma, çikolata ve tarçını da koyup tahta bir kaşıkla harca yediriyoruz. 
  10. Harcımızı kalıba döküp kekimizi fırına veriyoruz.
  11. 30-35 dk sonra bir kürdan ile kekin pişip pişmediğini kontrol ediyoruz (fırınların ısısı ve hızına göre pişme süreleri değişkenlik gösterebilir, siz kekin kabarma sürecini takip etmelisiniz)
  12. Pişen keki çıkarıp soğumaya bırakıyoruz.
  13. Bitter çikolatayı bir bıçakla ince ince kıyıyoruz.
  14. Benmari usulü eritiyoruz.
  15. Eriyen çikolatayı krema ile iyice çırpıp, bu ganaj kremayı 10 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
  16. Soğuyan kekimizi kalıbından çıkartıp hazırladığımız ganaj kremayı kekin her yerine sıvıyoruz.
  17. Karamelize elmalarla dekore edip servise hazır hale getiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


·      

13 Mayıs 2014 Salı

ELMALI TAVUK KAPAMA

Elmalı Tavuk Kapama

Geçen sene Sofra dergisine çıktığımda yaptığım tariflerden biriydi. Bloga koymadığımı farkettim. Bu da bana birden ilaç gibi geliverdi, neden mi :) bana malzeme çıktığından olmasın sakın :)
Meyve ve et..
Aslında mutfağımızın özünde varolan bir uygulama..
Tatlı ve tuzluyu benim gibi sevenlerin hoşlanacağını düşündüğüm bu yemek ise gerek görselliği gerek ise şaşırtıcı lezzeti ile sürprizli bir ikram olabilir.
Aslında yapımı basit.. Malzemeleri de öyle.. Yani yine benim yemekbahane okuyucu kitleme cuk diye uyuyor..

Malzemeler:

  • 4 adet tavuk kalça
  • 1 adet yeşil elma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2 adet kare milföy hamuru
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • tuz - karabiber
  • milföyün üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı & 1-2 damla süt

Yapılışı:

  1. Tavukları kuşbaşı doğruyoruz. Elmaları soyup önce dörde bölüp, böldüğümüz parçaları da dilimliyoruz. 
  2. Soğanı yemeklik doğrayarak hazırlıyoruz.
  3. Bir tavaya tereyağını koyup tavukları bir miktar tuz da ilave ederek soteleyerek pişiriyoruz.
  4. Bir başka tavaya sıvıyağı koyarak öncelikle soğanları pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Pişen soğanlara elmaları ilave ediyoruz. 
  5. 2 dk soğan ve elmalar sotelendikten sonra portakal suyu, tarçın, tuz ve karabiberi ilave ediyoruz.
  6. Bir taşım kaynayınca diğer tarafta pişirdiğimiz tavukları katıp suyu az kalıncaya kadar yemeğimizi pişiriyoruz.
  7. Suyu çekilen yemeğimizi ısıya dayanıklı bir fırın kabına alıp üzerini bir merdane ile birleştirerek açtığımız milföy hamuru ile kapatıyoruz.
  8. Milföyü bir kaç yerinden bir bıçak yardımı ile deliyoruz.
  9. Yumurta sarısını biraz süt ile açarak milföyün üzerine sürüyoruz.
  10. Yemeğimizi önceden 180 derecede ısınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirip sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

6 Mayıs 2014 Salı

ARAS'IN ÇUF ÇUF TREN TEMALI 3. DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

Her 28 Nisan sabahı kendime şunu diyorum.. Bir daha yapmayacağım :) Ama her 28 Nisan akşamı da diyorum ki evet .. iyi ki yaptım, seneye ne yapsam acaba :)
Bu babyshower partisini de sayarsak bu 4. büyük çaplı partim oldu diyebiliriz. Her geçen gün daha da tecrübem artıyor olsa da nedense bu heyecanımı yatıştırmıyor aksine benim panik halim kat be kat artıyor. sanırım tecrübe artarken yaş da artıyor bu ondan kaynaklansa gerek :)
Geriye dönüp hatırlarsak eğer,  benim partilerimde hep bir renk teması oldu bugüne kadar aslında... 1. doğumgününde kırmızı-mavi-beyaz.
2. doğumgününde ise penguen çıkışlı olarak siyah-beyaz-sarı olmuştu.
Bu sene temayı belirleyen ise Aras oldu. Oynamayı en çok sevdiği şey trenler... Evimizin her köşesinde bulunan, her sokağa çıktığımızda alınan, köşe bucak her yerde olan trenler partimizin konusu olacaktı kaçarı yoktu..
Ama ben yine standart bir fenomen olan "THOMAS" olmasın derdindeydim.. Farklı olsun arayışım aylar sürdü. Her yer, her şey Thomas iken bu malesef çok zorlayıcı bir durumdu benim için. Ama yine imdadıma Selen ve Zeynep yetiştiler. 
Selen çok ama çok şık bir davetiye hazırladı benim için.. 
davetiye

Sonra da kafamdaki lokomotif temasını bana sağladı. Sonra devreye bütün yaratıcılığı ile Zeynep girdi..
Şu resimde gördüğünüz temayı hazırlamamda her karışta bana gece gündüz yardım etti, dikti, kesti, yapıştırdı.
Tren Partisi

Fotoğraftaki detayları anlatayım sizlere biraz :
Ray şeklindeki runnerları ABD'deki bir siteden sipariş ettim. (www.trainparty.com - www.borderlinx.com ile Türkiye'ye getirttim)
Ön Taraftaki lokomotifleri ozalitçide bastırdım, Zeynep sicime astı ..
Arka tarafta biri kırmızı biri mavi iki tane kasa var, bunlar bildiğiniz mevye kasaları. Zeynep karşı marketten toplamış :) Eşime verdim, boyadı :) biz de dekor yaptık :) Birinin içine çocuklar için hediye poşetlerini koyduk, diğerini ters çevirdik üzerlerine tiramisuları dizdik.
Aras'ın trene binmiş fotoğraflarını bastırıp çerçevelere koyduk.
Tabii bir sürü tren oyuncaklarını da sergilemeye getirdik, çocuklar bol bol oynadılar.
Aras'ın mama kavanozlarını biriktirip yaptığım tiramisuların üzerine Zeynep minik süsler hazırladı, bunları sicim ile bağladık. Yine ABD deki siteden tren temalı süsler almıştım onlarla tamamladım.
Her sene şeker hamuru kurabiye yaptığım için bu sene buna da bir FARK getirerek bonibonlu kurabiye yaptım. Çocuklar da özgürce yediler :)
Fotoğraf çektirmek için hazırladığımız hashtagler, tren temalı sözler, trafik işaretleri vs.. de ilginç oldu..
Ve tabii fon..
Zeynep.. imzasını attı..
Davetiyenin dokusuna uygun bir temada güneş, bulut ve kuşlar...
Baktığımda içim coşku ile doldu.. İşte tam hayal ettiğim gibi olmuştu..
Pasta ise bu sefer sevgili Nesrin'in ellerine emanetti. Çalışmaya başlayınca yine mutfaktan uzak oluşumu sanırım 2 aydır buralara dahi uğramayışımdan anlamışsınızdır.
Tren Partisi Partinin diğer detaylarına dair fotoğrafları sizlerle paylaşmak istiyorum... Tren Partisi

Tren Partisi

Partimizin büfesinde ise çok seçenek sunmaya gayret ettim.
Minik sandviçleri bayraklarla süsleyerek sunma fikrim özellikle çocukların çok hoşuna gitti :)
Mercimek köftesi
Zeytinyağlı dolma
Tavuk Salatası
Buğday Salatası
Kıymalı Börek
Patatesli Börek
Minik Dereotlu Poğaçalar
Tahinli Rulo Kurabiyeler
Bardakta Tiramisu
Münevver Ablacığımın lezzetli zeytinli çörekleri ve düğme kurabiyeleri
menümüzde yer aldı.

Tren Partisi

Ayrıca yapmaya karar verip yaptığım en iyi şeylerden biri de bu prenses ablayı organize etmek oldu sanırım :) Aras ve diğer çocuklarla harika vakit geçirdi. Onlarla çok güzel oyunlar oynadı, yüzlerini boyadı ve balonlardan şekiller yaptı. İletişim için.. 

Tren Partisi

ve son söz...
Seneye 28 Nisan sabahı ne hissederim, yapar mıyım bilmem :)
Ama ben parti insanıyım kesin yaparım :)
Musmutlu , güzel günlerin olsun benim tatlı oğlum...

Tren Partisi


4 Mart 2014 Salı

BİR KAÇ KELAMIN BAHANESİDİR BU YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI

Yoğurtlu Semizotu Salatası

Günaydın... Korkmayın uzun uzuunnn semizotunu nasıl ayıklarız ve yoğurtlarız diye anlatmayacağım sizlere :)
Bu başlıkta da söylediğim gibi sadece bahanesi bu yazının.
Bahaneye vesile olan da hem 4 yıl sonra yeniden seyrettiğim bir film hem de bugün facebook da sevdiğim bir bloggerın yazdığı yorum.
Cumartesi akşamı ekranın karşısında zap modundayken Digitürk 1. kanaldaki Oscarlı film yayınında Julia & Julie'ye denk geldim. Boş bulunup resmen Oleyyyy diye bağırdım, Aras'ın şaşkın bakışları arasında :)
Evet seyrederken çok mutlu olduğum bu filme tesadüfen denk gelmem ve henüz başında denk gelmiş olmuş olmam beni çok sevindirdi. Filmi yine soluksuz bir şekilde, yüzümde o tebessümle seyrettim.
Ama seyrederken bir şey hissettim. Blogger olmak daha mı anlamlıydı acaba o filmi ilk seyrettiğim zamanlarda ? Sevgili Yasemin'in de söylediği gibi sosyal medya bizi bloglarımızdan uzaklaştırdı mı?
Sanırım evet.. Tamamen kopmasak da paylaşım, interaktiflik daha çok facebook, instagram vb sosyal ağlarda gelişmeye başladı ve öyle de devam ediyor.
Artık ilk günlerdeki neredeyse 1-2 yorum aldığımda bloga heyecanlanmaya başladım ki okusak da yorum yazmaz olduk.. Beğenmek (like), paylaşmak daha pratik gelmeye başladı..
Ama ben okuyanların sesini, sözlerini duymayı özlediğimi farkettim ...
O yüzden bugün öylesine bir tarifle geldim buraya.
Semizotunu yıkayıp, yapraklarını ayıklamanızı ve sonra da sarımsaklı yoğurtla karıştırarak servis edebileceğinizi yazmaya değil yani :)

Bloglarımıza sımsıkı tutunmak ve paylaşım dolu yazılar yazmak ümidiyle ..

Afiyetle & sağlıkla,
Müge

27 Şubat 2014 Perşembe

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ

zeytinyağlı patlıcan yemeği

2010'dan kalma bir yazıya güncelleme..

Patlıcanla başladık patlıcanla devam edelim bari haftaya..

Zeytinyağlı patlıcan yemeğinin, bizim evdeki "mahalli adı", ÇİNGENE PATLICANIdır. Annem bu yemeğe böyle hitap eder. Nedenini düşündüğüm ve kendisine danıştığım zaman, pratik oluşunu ön plana çıkartıyor. Hani kızartılmadan yapılması nedeniyle sanırım :) Öyle ya da böyle, bu yemek bence o kadar kolay bir yemek değil. Evet, yapım aşaması pratik ama lezzetli yapmak için muhakkak özen gerek. Patlıcan ve su birbirini pek sevmiyorlar diye düşünüyorum. Çiğ patlıcanı suya saldınız mı, tadı yavan yavan oluyor. O nedenle bu yemeğe lezzeti vermek için itina etmek gerekiyor, muhakkak her yemeğe olduğu gibi.

Malzemeleri basit, pratik ve ekonomik bu yemeği ister meze, ister zeytinyağlı isterseniz ana yemek olarak tüketebilirsiniz. Yanına tereyağlı pirinç pilavı ya da dereotlu bulgur pilavı ve cacık çok yakışacaktır.

Malzemeler:
  • 4 adet uzun ince patlıcan
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4 adet domates
  • 4 adet yeşil biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 adet maggy tavuk bulyon (arzuya göre konmayabilir)
  • tuz, karabiber
  • sıcak su
  • 4 adet kesme şeker
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ

Patlıcanları alacalı soyup, uzunlamasına dörde bölelim. 3-4 cm aralıklarla dilimleyelim. Doğradığımız patlıcanları tuzlu su dolu bir kapta 20 dk kadar bekletelim.


Biberleri de 2-3 cm kalınlığında doğrayıp hazırlayalım. 2 domatesin kabuğunu soyup yemeklik doğrayalım, diğer domatesleri rendeleyelim. Sarımsakları orta irilikte keselim. Soğanımızı yemeklik şekilde küp küp keselim.
Tenceremize zeytinyağını kyup soğan ve sarımsaklarımızı ilave edelim. Orta hararetteki ateşte, soğanlar yumuşayıncaya kadar kavuralım. Biberleri ekleyerek birlikte sotelemeye devam edelim.

Patlıcanları tuzlu sudan alıp, kurulayalım. Kavrulmakta olan soğan, biber ve sarımsaklara ilave edip karıştıralım. Bir miktar bu şekilde kavrulduktan sonra doğradığımız domatesleri ilave edip hafif hafif karıştırarak sotelemeye devam edelim. Tuz, karabiber,şeker ve bulyonu ekleyip tatlandıralım.

Rendelediğimiz domateslere, salçaları ilave edip derin bir kasede karıştıralım, üzerine aşağı yukarı 1,5 su bardağı sıcak su ilave edip sulandıralım. Patlıcanların hafifçe üzerini geçecek şekilde bu karışımdan dökelim. Tamamını dökmememiz gerekiyor. Tencerenin kapağını kapatıp, yemeği pişmeye bırakalım. Ortalama 10 dk da bir yemeğimizi kontrol edip, suyu bittiyse karışımımızdan eklemeye devam edelim. Patlıcanlar pişene kadar azar azar su ekleyerek işlemi tekrarlayalım. (Suyu birden koymanın, lezzetini önemli derecede etkilediğine inanıyorum.)

Pişen yemeğimizi ister soğuk, ister ılıkken servis edebiliriz.

26 Şubat 2014 Çarşamba

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - MEKİK

Image Hosted by ImageShack.us

2007'den kalma bir yazıya güncelleme ...

Eşim Engin'in bir yemek dergisinde Mekik resmi görüp, bunlardan yapabilir misin demesi üzerine önce kendime Kadıköy Bilko'dan mekik kalıbı ve badem tozu almakla giriştim mekik meselesine.
Tüm malzeme ve ekipmanlarımı temin ettikten sonra iş tarif bulmaya kalmıştı. Google'da mekik yazıp, her bir yemek bloguna ve sitesine girip çıktıktan sonra pastanelerde satılana en yakın tarifi Estelle'nin bloğunda buldum.
Hemen mekik yapımına başladım.. Yapımı basit , pişerken çıkan koku harika, lezzeti müthiş bir tarifti..Sizlerle de paylaşmak istedim.
Ben bu sefer sade yaptım ama en kısa zamanda muhakkak içerisine vişne koyarak da deneyeceğim.

Malzemeler:
  • 4 yumurtanın akı
  • 50 g un
  • 65 g toz badem
  • 150 g pudra şekeri
  • 100 g tereyağ
  • 1 paket vanilya
Yapılışı:

  1. Tereyağını bir tavada fıkdık rengine gelene kadar hafifçe yakın. Kıvamına gelince tel süzgeçten geçirip, ılınmaya bırakın.
  2. Fırınınızı 160 derecede ısıtın.Toz bademinizi fırın tepsinize serpin ve hafif kavruk bir renk alana denk sıcak fırına verin.
  3. Bir kapta şekeri, unu, vanilyayı ve bademi karıştırın. Yumurta aklarını hafifçe çatalla çırpın ve daha sonra diğer malzemelere ekleyin.
  4. En son soğuyan tereyağını ekleyin. Kek karışımına yakın bir kıvam elde edeceksiniz.
  5. Kalıplarınızı hafifçe margarinle yağlayın ve herbirine karışımdan dökün.
Fırınınızın derecesini 190 dereceye getirin, yaklaşık 10-15 dk kadar pişirin.
Video'lu anlatım için tıklayın..


24 Şubat 2014 Pazartesi

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Fırında Sebzeli Tavuk

Garnitürü içinde bir yemek.. Tamam kızartarak yaptım ama bazen lezzetten ödün vermeden, az porsiyon yiyerek de form korunabilir :)

Bunun yanına tavsiyem

Malzemeler:

  • 2 adet patlıcan
  • 5 adet çarliston biber
  • 2 adet kırmızı kapya biber
  • 20-25 adet mantar (kültür mantarı)
  • 2 adet domates
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 6 adet tavuk baget
  • Kızartmak için sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz, karabiber
Yapılışı:
  1. Patlıcanları alacalı soyup halka halka doğrayarak tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Biberleri fazla küçük olmayacak şekilde halka halka doğruyoruz.
  3. Mantarları yıkayıp kurulayıp dörde bölüyoruz.
  4. Tavuk bagetlerini tereyağ koyduğumuz bir tavada kapağı kapatarak orta hararette ateşte pişiriyoruz.Zaman zaman çevirip her tarafının kızarmasını sağlıyoruz. İçleri pişince kapağı açıp kızarmaları için suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  5. Tavuklar kızarınca onları bir tabağa alıp, tavadaki yağa mantarları atıp soteliyoruz.
  6. Bir başka tavada sıvıyağı kızdırıp önce patlıcanları kızartıyoruz.
  7. Kızaran patlıcanları kağıt havlu serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  8. Daha sonra kızgın yağa biberleri atıp onları da kızartıyoruz.
  9. Kalan yağı iyice süzüp, tavanın tabanında kalacak şekilde başka bir yere aktarıyoruz.
  10. Tavanın tabanında kalan yağa ufak doğranmış sarımsakları koyuyoruz. Bir müddet sarımsakların kokusunu çıkartıp, üzerlerine rendelenmiş domatesleri ve salçayı ilave ediyoruz.
  11. Bir taşım kaynattığımız sosa tuz ve karabiber ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.
  12. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  13. Fırın kabına bagetleri diziyoruz. Üzerlerine mantar, patlıcan ve biberleri koyuyoruz.
  14. Son olarak sosunu döküp fırına veriyoruz.
  15. 20 dk kadar pişiriyoruz. Tavukların iyice kızarması gerekiyor.
Afiyetle & sağlıkla,

21 Şubat 2014 Cuma

SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM ANNE


Sabahları .... İşe gitme anne...
Akşam dönünce .. Sürprizin var mı anne? ..
Ben seni seviyorum deyince de cevaben seni çok özlüyorum anne ...

Neredeyse 3 yaşında artık Aras. Kendi tercihleri var, sevdikleri, sevmedikleri .. Bunu ifade etmesini bilerek konuşuyor.. 
Seda da Efe için yazmış geçenlerde, gözümüzün önünde büyüdü işte.. gık çıkartamazken bizi güldürecek şekilde patır patır kuruyor cümleleri.
İnsan inanamıyor haliyle, bebeğim büyüdü diye içli içli bakmakla yetiniyorum sadece güzel gözlerine.

İşte Aras'dan bir kaç inci ...

van-diyu-tiri-boy-bay-siks-sobe-iyt-nayn-sen ... aynen böyle 10'a kadar ingilizce sayıyor :)
Senin adın ne ? Ayas Kayaan .. Ben de Müge Karahan diyince hayır sen Üge'sin ben Ayas Kayaanım ... :)
Büyüyünce ne olacaksın? Piyot :) Nereye gideceksin ? Bodrum'a :) 
Sen kaç yaşındasın ? 3 ... peki ben kaç yaşındayım 4 ... peki baban kaç yaşında 5 :)
Aras, trenler nereye gidiyor ? Ankara'ya .. Kim var Ankara'da ? Atatürk ... (Gurur duyan bir yüz ifadesi ile)
En sevdiğin çorba ne? Sayı çobaa (Mercimek) peki başka ?  yeşil çobaa (Ispanak) peki başka? beyaz çooba (Tavuk) 
Aras sen muz yer misin? Hayıv :) ben muz yemem anne... Maymunlar muz yer :) 


Ve geçenlerde aramızdaki diğer diyolog 
Aras seni çok seviyorum...
Ben de seni çok özlüyorum anne !

Sonuç... ağlama Müge ağlama ... tek çalışan anne sen değilsin !









20 Şubat 2014 Perşembe

KAVANOZDA ÇİKOLATALI MOUSSE

Kavanozda Çikolatalı Mousse

Herkes sizden tarif isteyecek hazır olun :)

Evet bu kadar iddialıyım. Çünkü bu tatlıyı ben ilk yediğimde hemen tarifini istedim :) Tatlıyı yapan, uzun yıllar ABD'de yaşayan ve cafe işleten bir tanıdığım. O direk kasede yapmıştı ve benim o gün bu tatlıyı yemem tamamen tesadüften ibaretti. Meğer bu tesadüf değil kadermiş :) 
Bendeki buluşma için menüyü oluşturduğumuzda denemeye karar verdim yapmaya ama böyle kavanozda servis ederek.. Aras hala kavanozdaki meyvelerden yediği için bir hafta kavanoz biriktirmek yetti :) Alt yapı hazırdı sıra malzemelerdeydi. Onları da alınca yapım aşaması.. Hiç zor değil, korkulacak bir şey yok :) Hadi hemen deneyin..

Orjinal adı MOUSE - O - CHOCOLA ymış !

Malzemeler: (15 kavanoz - 4 adet de kase çıktı )

Beyaz Muhallebisi :
  • 1 litre süt
  • 7 tepeleme yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı tereyağ 
  • 10 yemek kaşığı toz şeker 
  • 2 paket vanilya
Çikolatalı Mousse:
  • 7 yumurta
  • 4 paket bitter kakaolu çikolata (80 grlık paketler , ETİ KARAM kullandım)
  • 4 yemek kaşığı nescafe
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
Diğer Malzemeler:
  • 5 adet muz
  • 200 gr savuyer bisküvisi
  • Bisküvileri ıslatmak için süt

Yapılışı:

  1. Yumurtaların sarıları ve beyazları itina ile ayrılır. 
  2. Yumurtanın akları kar haline gelene kadar çırpılır.
  3. Çikolata ufak doğranır ve bir kaseye alınır. Çikolata, nesacafe ve tereyağ benmari usulü ile eritilir.
  4. Homojen kıvama gelen bu karışıma teker teker yumurta sarıları ilave edilerek karıştırılır (hala sıcak suyun üzerindeyken)
  5. Tüm yumurta sarılarını karıştırdıktan sonra ateşten alınır ve yumurta akından azar azar ilave edilerek köpükleri söndürmeden karıştırılır. (bir tahta kaşıkla alttan üste doğru karıştırma hareketiyle)
  6. Muhallebisi için un, süt, şeker ve vanilya bir tencereye alınarak, devamlı karıştırılarak pişirilir.
  7. Koyulaşıp göz göz olunca ocaktan alınır.
  8. Tereyağ eklenir ve 10 dk kadar mikserle iyice çırpılır. 
  9. Muzlar dilimlenir.
  10. Bisküviler süte batırılarak ıslatılır. Servis edilecek kasenin dibine yerleştirilir.
  11. Üzerine muhallebi dökülür.
  12. Dilimlenen muzlardan dizilir.
  13. Son olarak çikolatalı mousse dökülerek, soğutularak servis edilir.
Afiyetle & sağlıkla,

14 Şubat 2014 Cuma

KONSEPTİ KIŞ OLAN BİR ÇAY PARTİSİYDİ BİZİMKİSİ

Kış Temalı Davet Sofrası BLOG KIZLARI BULUŞTUK ...
Bu değişik bir durum değil artık biliyorsunuz, bir her ay hatta bazen ayda 2 sefer görüşür duruma geldik..Heyecanla bekliyoruz buluşacağımız zamanı. Ancak fark ediyorum ki bunu sadece biz beklemiyoruz, bazen sizler de bekliyorsunuz bizim buluşmaların yansımalarını :) Geçenlerde bir yorum aldım, ne zaman yazacaksın kış temalı buluşmanın detaylarını diyen.. İşte tembelliğimden ancak oluyor, affedin :)
Bizim bu grupta senede bir sıra geliyor ev sahipliği konusunda genelde, elbette özel bir durum olmadığı sürece.Geçen sene benim sıram geldiğinde  yılbaşını bizim evde kutlamıştık.
Bu sene de ocak ayı denk gelince oturdum düşündüm. Temayı ne olarak kurgulasam, masamızı nasıl hazırlasam diye.. Kış Temalı Davet Sofrası

Kafamda deli sorular :) misali .. günlerce düşündüm.. ne olsa diye.. Sonunda, o aralar havalar çok soğuk gidiyordu :) aklıma "KIŞ" geldi.. Madem ocak ayındaydık, madem çok soğuktu.. Kış teması olsun dedim.. Dedim dedim de .. farklı ne yapabilirim meselesi vardı bu sefer düşünecek konu olarak...
İşte orada her zaman bu parti meselelerime deva olan yetenek zengini Zeynepciğim devreye girdi.Bir mail attım, hayalimi anlattım :) O kadarı yetti ona.. İşte sonuç.. Bembeyaz, kar gibi bir masa...

Centerpiece

Kendi tasarladığı ve elleriyle hazırladığı masa süsü (centerpiece) .. yaptığı ponponlar (ponpon yapımını Zeynep'in blogundan öğrenebilirsiniz)
Sicimden hazırladığı peçete halkaları.. Hepsi el emeği Zeynep'in..

Peçete & Misafir Ben de temaya uygun olsun diye aktardam kış çayları aldım, paketledim.. Tabaklarına koyup, hem onlara minik bir hediye hazırlamış oldum hem de masa görsel olarak renklenmiş oldu. English Home'dan aldığımız kartları tırtıklı makasla kesip üzerlerine isimleri yazarak tabak sunumunu böylece tamamlamış olduk :) 

Büfemize gelirsek, yine imece herkesin bir şey yapıp getirdiği bir ikram sistemi ile devam ediyoruz diyebilirim.
 Açık Büfe

Menümüzde şunlar vardı:

  • Tavuklu Börek (ben yaptım, tarifini vereceğim)
  • Börülce Salatası (Fadime'den) 
  • Zeytinyağlı Lahana Dolması (annem yaptı)
  • Zeytinyağlı Kuru Patlıcan & Biber dolması (annem yaptı)
  • Pırasalı Kiş (Esra'dan) (Benzer bir tarife buradan ulaşabilirsiniz)
  • Kardan Adam Salata (Nesli'den)
  • Otlu Poğaça (Selen'den) (Benzer bir tarife buradan ulaşabilirsiniz)
  • Minik Kavanozlarda Çikolatalı Mousse   (ben yaptım, tarifini vereceğim)
  • Kestaneli Makaron (elbette Münevver Ablamızdan)
  • Havuçlu Kek (Yasemin'den)

Açık Büfe

Ayrıca kış temasına uygun olması açısından;
*Boza
*Fırınlanmış Kestane
*Kuruyemiş

de ikramlarım arasındaydı..
Herşeyin ayrı ayrı fotoğrrafını çekmeye pek fırsatım olmadı bu sefer ev sahibi olduğum için ...İşte bir kaç kare ayrıntı...
Kestaneli Makaron

Kestaneli Makaronlar..
Otlu Poğaça

Otlu Poğaça..Kardanadam Salatası Kardan Adam Salatası.. Kavanozda Çikolatalı Mousse Çikolatalı Mousse Zeytinyağlı Dolma İşte böyle savdım sıramı :) seneye bakalım nasıl olacak, neler yapacağım :) Şimdi sıra Esra'da cumartesi ondayız ... Bizi izlemeye devam edin :)
Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails