4 Mart 2014 Salı

BİR KAÇ KELAMIN BAHANESİDİR BU YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI

Yoğurtlu Semizotu Salatası

Günaydın... Korkmayın uzun uzuunnn semizotunu nasıl ayıklarız ve yoğurtlarız diye anlatmayacağım sizlere :)
Bu başlıkta da söylediğim gibi sadece bahanesi bu yazının.
Bahaneye vesile olan da hem 4 yıl sonra yeniden seyrettiğim bir film hem de bugün facebook da sevdiğim bir bloggerın yazdığı yorum.
Cumartesi akşamı ekranın karşısında zap modundayken Digitürk 1. kanaldaki Oscarlı film yayınında Julia & Julie'ye denk geldim. Boş bulunup resmen Oleyyyy diye bağırdım, Aras'ın şaşkın bakışları arasında :)
Evet seyrederken çok mutlu olduğum bu filme tesadüfen denk gelmem ve henüz başında denk gelmiş olmuş olmam beni çok sevindirdi. Filmi yine soluksuz bir şekilde, yüzümde o tebessümle seyrettim.
Ama seyrederken bir şey hissettim. Blogger olmak daha mı anlamlıydı acaba o filmi ilk seyrettiğim zamanlarda ? Sevgili Yasemin'in de söylediği gibi sosyal medya bizi bloglarımızdan uzaklaştırdı mı?
Sanırım evet.. Tamamen kopmasak da paylaşım, interaktiflik daha çok facebook, instagram vb sosyal ağlarda gelişmeye başladı ve öyle de devam ediyor.
Artık ilk günlerdeki neredeyse 1-2 yorum aldığımda bloga heyecanlanmaya başladım ki okusak da yorum yazmaz olduk.. Beğenmek (like), paylaşmak daha pratik gelmeye başladı..
Ama ben okuyanların sesini, sözlerini duymayı özlediğimi farkettim ...
O yüzden bugün öylesine bir tarifle geldim buraya.
Semizotunu yıkayıp, yapraklarını ayıklamanızı ve sonra da sarımsaklı yoğurtla karıştırarak servis edebileceğinizi yazmaya değil yani :)

Bloglarımıza sımsıkı tutunmak ve paylaşım dolu yazılar yazmak ümidiyle ..

Afiyetle & sağlıkla,
Müge

27 Şubat 2014 Perşembe

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ

zeytinyağlı patlıcan yemeği

2010'dan kalma bir yazıya güncelleme..

Patlıcanla başladık patlıcanla devam edelim bari haftaya..

Zeytinyağlı patlıcan yemeğinin, bizim evdeki "mahalli adı", ÇİNGENE PATLICANIdır. Annem bu yemeğe böyle hitap eder. Nedenini düşündüğüm ve kendisine danıştığım zaman, pratik oluşunu ön plana çıkartıyor. Hani kızartılmadan yapılması nedeniyle sanırım :) Öyle ya da böyle, bu yemek bence o kadar kolay bir yemek değil. Evet, yapım aşaması pratik ama lezzetli yapmak için muhakkak özen gerek. Patlıcan ve su birbirini pek sevmiyorlar diye düşünüyorum. Çiğ patlıcanı suya saldınız mı, tadı yavan yavan oluyor. O nedenle bu yemeğe lezzeti vermek için itina etmek gerekiyor, muhakkak her yemeğe olduğu gibi.

Malzemeleri basit, pratik ve ekonomik bu yemeği ister meze, ister zeytinyağlı isterseniz ana yemek olarak tüketebilirsiniz. Yanına tereyağlı pirinç pilavı ya da dereotlu bulgur pilavı ve cacık çok yakışacaktır.

Malzemeler:
  • 4 adet uzun ince patlıcan
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4 adet domates
  • 4 adet yeşil biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 adet maggy tavuk bulyon (arzuya göre konmayabilir)
  • tuz, karabiber
  • sıcak su
  • 4 adet kesme şeker
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ

Patlıcanları alacalı soyup, uzunlamasına dörde bölelim. 3-4 cm aralıklarla dilimleyelim. Doğradığımız patlıcanları tuzlu su dolu bir kapta 20 dk kadar bekletelim.


Biberleri de 2-3 cm kalınlığında doğrayıp hazırlayalım. 2 domatesin kabuğunu soyup yemeklik doğrayalım, diğer domatesleri rendeleyelim. Sarımsakları orta irilikte keselim. Soğanımızı yemeklik şekilde küp küp keselim.
Tenceremize zeytinyağını kyup soğan ve sarımsaklarımızı ilave edelim. Orta hararetteki ateşte, soğanlar yumuşayıncaya kadar kavuralım. Biberleri ekleyerek birlikte sotelemeye devam edelim.

Patlıcanları tuzlu sudan alıp, kurulayalım. Kavrulmakta olan soğan, biber ve sarımsaklara ilave edip karıştıralım. Bir miktar bu şekilde kavrulduktan sonra doğradığımız domatesleri ilave edip hafif hafif karıştırarak sotelemeye devam edelim. Tuz, karabiber,şeker ve bulyonu ekleyip tatlandıralım.

Rendelediğimiz domateslere, salçaları ilave edip derin bir kasede karıştıralım, üzerine aşağı yukarı 1,5 su bardağı sıcak su ilave edip sulandıralım. Patlıcanların hafifçe üzerini geçecek şekilde bu karışımdan dökelim. Tamamını dökmememiz gerekiyor. Tencerenin kapağını kapatıp, yemeği pişmeye bırakalım. Ortalama 10 dk da bir yemeğimizi kontrol edip, suyu bittiyse karışımımızdan eklemeye devam edelim. Patlıcanlar pişene kadar azar azar su ekleyerek işlemi tekrarlayalım. (Suyu birden koymanın, lezzetini önemli derecede etkilediğine inanıyorum.)

Pişen yemeğimizi ister soğuk, ister ılıkken servis edebiliriz.

26 Şubat 2014 Çarşamba

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - MEKİK

Image Hosted by ImageShack.us

2007'den kalma bir yazıya güncelleme ...

Eşim Engin'in bir yemek dergisinde Mekik resmi görüp, bunlardan yapabilir misin demesi üzerine önce kendime Kadıköy Bilko'dan mekik kalıbı ve badem tozu almakla giriştim mekik meselesine.
Tüm malzeme ve ekipmanlarımı temin ettikten sonra iş tarif bulmaya kalmıştı. Google'da mekik yazıp, her bir yemek bloguna ve sitesine girip çıktıktan sonra pastanelerde satılana en yakın tarifi Estelle'nin bloğunda buldum.
Hemen mekik yapımına başladım.. Yapımı basit , pişerken çıkan koku harika, lezzeti müthiş bir tarifti..Sizlerle de paylaşmak istedim.
Ben bu sefer sade yaptım ama en kısa zamanda muhakkak içerisine vişne koyarak da deneyeceğim.

Malzemeler:
  • 4 yumurtanın akı
  • 50 g un
  • 65 g toz badem
  • 150 g pudra şekeri
  • 100 g tereyağ
  • 1 paket vanilya
Yapılışı:

  1. Tereyağını bir tavada fıkdık rengine gelene kadar hafifçe yakın. Kıvamına gelince tel süzgeçten geçirip, ılınmaya bırakın.
  2. Fırınınızı 160 derecede ısıtın.Toz bademinizi fırın tepsinize serpin ve hafif kavruk bir renk alana denk sıcak fırına verin.
  3. Bir kapta şekeri, unu, vanilyayı ve bademi karıştırın. Yumurta aklarını hafifçe çatalla çırpın ve daha sonra diğer malzemelere ekleyin.
  4. En son soğuyan tereyağını ekleyin. Kek karışımına yakın bir kıvam elde edeceksiniz.
  5. Kalıplarınızı hafifçe margarinle yağlayın ve herbirine karışımdan dökün.
Fırınınızın derecesini 190 dereceye getirin, yaklaşık 10-15 dk kadar pişirin.
Video'lu anlatım için tıklayın..


24 Şubat 2014 Pazartesi

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Fırında Sebzeli Tavuk

Garnitürü içinde bir yemek.. Tamam kızartarak yaptım ama bazen lezzetten ödün vermeden, az porsiyon yiyerek de form korunabilir :)

Bunun yanına tavsiyem

Malzemeler:

  • 2 adet patlıcan
  • 5 adet çarliston biber
  • 2 adet kırmızı kapya biber
  • 20-25 adet mantar (kültür mantarı)
  • 2 adet domates
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 6 adet tavuk baget
  • Kızartmak için sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz, karabiber
Yapılışı:
  1. Patlıcanları alacalı soyup halka halka doğrayarak tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Biberleri fazla küçük olmayacak şekilde halka halka doğruyoruz.
  3. Mantarları yıkayıp kurulayıp dörde bölüyoruz.
  4. Tavuk bagetlerini tereyağ koyduğumuz bir tavada kapağı kapatarak orta hararette ateşte pişiriyoruz.Zaman zaman çevirip her tarafının kızarmasını sağlıyoruz. İçleri pişince kapağı açıp kızarmaları için suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  5. Tavuklar kızarınca onları bir tabağa alıp, tavadaki yağa mantarları atıp soteliyoruz.
  6. Bir başka tavada sıvıyağı kızdırıp önce patlıcanları kızartıyoruz.
  7. Kızaran patlıcanları kağıt havlu serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  8. Daha sonra kızgın yağa biberleri atıp onları da kızartıyoruz.
  9. Kalan yağı iyice süzüp, tavanın tabanında kalacak şekilde başka bir yere aktarıyoruz.
  10. Tavanın tabanında kalan yağa ufak doğranmış sarımsakları koyuyoruz. Bir müddet sarımsakların kokusunu çıkartıp, üzerlerine rendelenmiş domatesleri ve salçayı ilave ediyoruz.
  11. Bir taşım kaynattığımız sosa tuz ve karabiber ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.
  12. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  13. Fırın kabına bagetleri diziyoruz. Üzerlerine mantar, patlıcan ve biberleri koyuyoruz.
  14. Son olarak sosunu döküp fırına veriyoruz.
  15. 20 dk kadar pişiriyoruz. Tavukların iyice kızarması gerekiyor.
Afiyetle & sağlıkla,

21 Şubat 2014 Cuma

SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM ANNE


Sabahları .... İşe gitme anne...
Akşam dönünce .. Sürprizin var mı anne? ..
Ben seni seviyorum deyince de cevaben seni çok özlüyorum anne ...

Neredeyse 3 yaşında artık Aras. Kendi tercihleri var, sevdikleri, sevmedikleri .. Bunu ifade etmesini bilerek konuşuyor.. 
Seda da Efe için yazmış geçenlerde, gözümüzün önünde büyüdü işte.. gık çıkartamazken bizi güldürecek şekilde patır patır kuruyor cümleleri.
İnsan inanamıyor haliyle, bebeğim büyüdü diye içli içli bakmakla yetiniyorum sadece güzel gözlerine.

İşte Aras'dan bir kaç inci ...

van-diyu-tiri-boy-bay-siks-sobe-iyt-nayn-sen ... aynen böyle 10'a kadar ingilizce sayıyor :)
Senin adın ne ? Ayas Kayaan .. Ben de Müge Karahan diyince hayır sen Üge'sin ben Ayas Kayaanım ... :)
Büyüyünce ne olacaksın? Piyot :) Nereye gideceksin ? Bodrum'a :) 
Sen kaç yaşındasın ? 3 ... peki ben kaç yaşındayım 4 ... peki baban kaç yaşında 5 :)
Aras, trenler nereye gidiyor ? Ankara'ya .. Kim var Ankara'da ? Atatürk ... (Gurur duyan bir yüz ifadesi ile)
En sevdiğin çorba ne? Sayı çobaa (Mercimek) peki başka ?  yeşil çobaa (Ispanak) peki başka? beyaz çooba (Tavuk) 
Aras sen muz yer misin? Hayıv :) ben muz yemem anne... Maymunlar muz yer :) 


Ve geçenlerde aramızdaki diğer diyolog 
Aras seni çok seviyorum...
Ben de seni çok özlüyorum anne !

Sonuç... ağlama Müge ağlama ... tek çalışan anne sen değilsin !









20 Şubat 2014 Perşembe

KAVANOZDA ÇİKOLATALI MOUSSE

Kavanozda Çikolatalı Mousse

Herkes sizden tarif isteyecek hazır olun :)

Evet bu kadar iddialıyım. Çünkü bu tatlıyı ben ilk yediğimde hemen tarifini istedim :) Tatlıyı yapan, uzun yıllar ABD'de yaşayan ve cafe işleten bir tanıdığım. O direk kasede yapmıştı ve benim o gün bu tatlıyı yemem tamamen tesadüften ibaretti. Meğer bu tesadüf değil kadermiş :) 
Bendeki buluşma için menüyü oluşturduğumuzda denemeye karar verdim yapmaya ama böyle kavanozda servis ederek.. Aras hala kavanozdaki meyvelerden yediği için bir hafta kavanoz biriktirmek yetti :) Alt yapı hazırdı sıra malzemelerdeydi. Onları da alınca yapım aşaması.. Hiç zor değil, korkulacak bir şey yok :) Hadi hemen deneyin..

Orjinal adı MOUSE - O - CHOCOLA ymış !

Malzemeler: (15 kavanoz - 4 adet de kase çıktı )

Beyaz Muhallebisi :
  • 1 litre süt
  • 7 tepeleme yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı tereyağ 
  • 10 yemek kaşığı toz şeker 
  • 2 paket vanilya
Çikolatalı Mousse:
  • 7 yumurta
  • 4 paket bitter kakaolu çikolata (80 grlık paketler , ETİ KARAM kullandım)
  • 4 yemek kaşığı nescafe
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
Diğer Malzemeler:
  • 5 adet muz
  • 200 gr savuyer bisküvisi
  • Bisküvileri ıslatmak için süt

Yapılışı:

  1. Yumurtaların sarıları ve beyazları itina ile ayrılır. 
  2. Yumurtanın akları kar haline gelene kadar çırpılır.
  3. Çikolata ufak doğranır ve bir kaseye alınır. Çikolata, nesacafe ve tereyağ benmari usulü ile eritilir.
  4. Homojen kıvama gelen bu karışıma teker teker yumurta sarıları ilave edilerek karıştırılır (hala sıcak suyun üzerindeyken)
  5. Tüm yumurta sarılarını karıştırdıktan sonra ateşten alınır ve yumurta akından azar azar ilave edilerek köpükleri söndürmeden karıştırılır. (bir tahta kaşıkla alttan üste doğru karıştırma hareketiyle)
  6. Muhallebisi için un, süt, şeker ve vanilya bir tencereye alınarak, devamlı karıştırılarak pişirilir.
  7. Koyulaşıp göz göz olunca ocaktan alınır.
  8. Tereyağ eklenir ve 10 dk kadar mikserle iyice çırpılır. 
  9. Muzlar dilimlenir.
  10. Bisküviler süte batırılarak ıslatılır. Servis edilecek kasenin dibine yerleştirilir.
  11. Üzerine muhallebi dökülür.
  12. Dilimlenen muzlardan dizilir.
  13. Son olarak çikolatalı mousse dökülerek, soğutularak servis edilir.
Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails