2 Aralık 2016 Cuma

KAKAOLU ISLAK KEK

Kakaolu Islak Kek



En temel, en klasik kek tarifimdir. Ölçüsünü değiştirmezseniz asla şaşmaz, sizi yarı yolda bırakmaz (Tabii fırın da önemli) Meğer bugüne kadar yazmamışım :)


Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı süt
  • 3 tepeleme yemek kaşığı kakao
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 avuç ceviz
  • 1 paket kabartma tozu
  • sosu sulandırmak için (ölçüsüz) süt
Yapılışı:
  1. Toz şeker, süt, kakao ve sütü çırpıyoruz.
  2. Bu karışımdan 1/2 su bardağı ayırıyoruz.
  3. Ayırdığımızdan kalan kısmına 3 yumurtayı ekleyerek iyice çırpıyoruz. Yumurtaların çırpılması ile karışım kabarıyor.
  4. Buna kabartma tozu ve unu ilave ediyoruz.
  5. Fırın kabımızı (mümkünse düz dikdörtgen / yuvarlak bir kalıp tercih edin, her yerinin eşit ıslanması kolay olacaktır) margarin ile iyice yağlıyoruz.
  6. Fırını 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
  7. Yağladığımız kaba kek karışımımızı döküyoruz, arzuya göre üzerine ceviz dizip fırına veriyoruz.
  8. Yaklaşık yarım saat sonra kürdan ile test edip pişip pişmediğini kontrol edebiliriz.
  9. Pişen keki fırından alıyoruz ve kenarlarından bir bıçak ile tepsisinden ayırmaya çalışırcasına geçiyoruz. bir çatal ile kekin çeşitli yerlerine delikler açıyoruz.
  10. Ayırdığımız sosu süt ile karıştırarak inceltiyoruz ve kek henüz sıcakken ve kalıbının içindeyken bolca her yerine eşit olacak şekilde sostan döküyoruz.
  11. Sosunu çekmesini bekliyoruz, sonrasında dilimleyerek servis ediyoruz.
Evde ceviz olmasa da olur. Üzerine hiç bir şey koymayabilir, çikolata-fındık vs tercih edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

25 Kasım 2016 Cuma

MUZLU KAKAOLU KEK

muzlu çikolatalı kek




Islak kekin tarifini verecektim bu geldi :) Dün akşam taze taze pişirince heme de tarifi yazmak istedim. Elim hazır klavyeye alışmış bunu ertelemek olmazdı.
Büyük oğlum Aras'ın yemek ile doğduğundan beri pek hoş değil, okuyanlar hatırlayacaktır. Aras şimdi Hazırlık sınıfına gidiyor. Tıpkı pedagog desteği aldığımız o dönemde duyduğumuz üzere, büyüdükçe aşacak evresini tecrübe ediyoruz aslında. Eskiden hiç tadına bakmadığı nice şeyi şimdi kendisi merak eder duruma geldi. Örneğin geçen hafta ilk kez patates kızarmasının tadına bakmış ve elbette her aklı başında insan gibi tadını beğenmiş :) Aras'a birileri bir şey ikram ettiğinde "yemem" dediğinde onu klasik bir yemekseçer olarak adleden toplum insanımız, onun yemekten korktuğunu ve hayatında örneğin hiç ekmek, makarna, kek gibi çocukların çok severek tükettikleri şeyleri yemediğini duyunca doğal olarak şaşırır. Evet Aras hayatında hiç çikolatalı pasta bile yemedi :) Ama çikolata seviyor, belli markalarınkini. Bu keki onun sınıfında bugün öğretmenleri için yapacakları partiye götürdün diye pişirdim. Beraber yemek yapmayı seviyoruz. Karıştırmak, malzeme eklemek, hamur mıncıklamak en sevdiği şeyler. Paylaşmak için güzel bir yöntem oluyor bizim için de..


Bu keki hazırlamamız yaklaşık 10 dk sürdü. Yaklaşık olarak pişmesi ile beraber 40 dk da hazırdı diyebilirim. Elinizin altındaki malzemeler ile yapıldığı için son derece pratik.


Malzemeler:
  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 adet büyük boy olgunlaşmış muz
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 3 yemek kaşığı tepeleme kakao
  • 2 su bardağı un (yavaş yavaş dökün, ilave alabilecek durumdaysa harcınız biraz daha eklemeniz gerekebilir, muz vve yumurtaların büyüklüğüne göre değişecektir)
Yapılışı:


  1. Yumurta ve şekeri koyu bir krema kıvamına gelene kadar iyice çırpıyoruz.
  2. Kıvama gelince süt ve yağı ekliyoruz.
  3. Muzu çatalla ezip katıyoruz.
  4. Kabartma tozu ve kakaoyu da ekleyerek bir kaç sefer çırparak malzemeleri birleştiriyoruz.
  5. Son olarak koyu boza kıvamına gelene kadar un ilave ederek yine çırpıyoruz.
  6. Kek kalıbımızı margarin ile yağlıyoruz.
  7. Fırınımızı 180 dereceye getirip ısıtıyoruz.
  8. Harcımızı yağladığımız kalıba döküp fırına veriyoruz.
  9. 20 dk fırını hiç açmıyoruz, kabarma işlemi gerçekleşip üst tarafın kabuk tutmaya başladığını farkedince fırını açıp kürdan ile içinin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.
  10. Pişen keki fırından alıp ılınınca kalıbı ters çevirerek servis ediyoruz.


Afiyetle & sağlıkla,

24 Kasım 2016 Perşembe

YENİDEN BİR ÇAY DAVETİ VE GÜNCELLEMELER

Çay daveti


Merhaba Ben Müge :) Tanışıyor muyuz :)


Nisan'dan beri blogumu update etmediğimi bugün bir ajanstan aradıklarında hatırladım :( Sağolsunlar bana bu hatırlatmayı yaptılar..


"Müge Hanım sanırım artık blog yazmıyorsunuz"


"Şey ...evet ..aslında... kem..küm"


Tam olarak yaptığım buydu doğru.


Bakın şimdi hiç mazeret üretmeyeceğim, boş vaatlerde de bulunmayacağım. Direk konuya giriyorum.
Çocuklarım vardı hatırlarsanız :) Onlar büyüyorlar. Aras 5,5 oldu bile. Okula gitmeye devam ediyor. Poyraz deseniz taammm 20 aylık artık. Anne-baba-mama-hacı (teyzeme taktığımız isim) gibi kelimeler sarfediyor. Tırmanıyor, koşuyor, gülüyor, ağlıyor, hala emzik emiyor, biberondan süt içiyor :) Ama pek cabbar, abisine sürekli kafa tutuyor ama onu öpmeden de edemiyor.


Ben, ben mi? İş değiştirdim. Ağustos ayında yine bir lojistik firmasına geçtim. Bildiğiniz çalışan anne durumunda devam yani..


Evde durumlar, iki çocuklu her ailede olduğu gibi, karışık, dağınık, olağan ve sıradan :)


Oğlum oyuncaklarını topla, yavrum hadi yemeğe, bebeğim in o koltuktan düşeceksin şeklinde devam eden muhabbetler.. bildiğiniz anne klasikleri işte :)


Geçenlerde uzuuunnn bir aradan sonra (takribi 6 ay) evimize misafir geldi. Düşünün gidip heyecanla halı falan aldım mutfağa, o derece motive etti beni bu misafir durumu :)


Önce annemle aşure yapmayı düşündük ama o hasta olunca ben yine klasik menülerimden biriyle mutfakta buldum kendimi. Ahhh bir iyi geldi görmeniz lazımdı beni..


Bu çay daveti yaklaşık 10 kişilikti. Katılımcıların yaş ortalaması 45 civarındaydı. Klasik bir çizgi ile seçtim menüyü. Damak zevklerine, sağlık dengelerine özenerek :)


Paşa Böreği bildiğiniz üzere özellikle annemin demirbaş listesinde en tepede. Menünün bel kemiği yani doyurucu görevi ona verildi.
İkinci tuzlu olarak da yeni bir tarif denedim, onu size yazacağım. Tuzlu minik kurabiyelerden yaptım.
Üç tane salata ile menümü destekledim.
Tavuklu Salata
Kısır ve Nohut Salatası
Tatlı olarak ise kakaolu ıslak kek (tarifini yazacağım) ve Muzlu Magnolia (tarifini yazacağım) yaptım.


Menü oldukça dengeli ve doyurucu oldu. Üstelik de yapım aşamaları kolay ve yorucu değildi. Sizler de çay daveti menülerinizde bu alternatifleri değerlendirebilirsiniz.


Islak kek bir sonraki post'da gelecek..


Afiyetle & sağlıkla,





29 Nisan 2016 Cuma

HAZIR YUFKADAN ÇITIR ÇITIR KOL BÖREĞİ

Peynirli Kol Böreği

Kıyır kıyır bir börek tarifi, üstelik de çok ama çok kolay.. Peynirli ve patatesli olarak denedim her ikisinde de sonuç harika oldu. Şimdi yağ karşıtı okuyucum varsa kızacak :) biliyorum ama ne yapayım bu benim gerçeğim :) "yağı bol ya ondan çok lezzetli oluyor" diyeceğim :)

Malzemeler: (bir büyük fırın tepsisini doldurmak için - yaklaşık 50 dilim oluyor)
  • 5 adet yufka
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı su
  • 1 kase un
  • 200 gr tereyağ
  • Tepsiyi yağlamak için sıvıyağ
iç malzeme: peynir, maydanoz ya da haşlanmış patates .. iç malzemede özgürsünüz :)

Yapılışı :
  1. Fırın tepsisini sıvıyağ ile iyice yağlıyoruz.
  2. 1 subardağı sıvıyağ ve 1 su bardağı suyu bir kasede karıştırıyoruz.
  3. Birinci yufkayı açıp her yerine yağlı su sürüyoruz. 
  4. Bir çay süzgeci yardımı ile bir yemek kaşığı unu yufkanın üstüne serpiyoruz.
  5. Yufkayı ortadan ikiye katlayıp üst tarafına da yağlı su seriyoruz.
  6. Aynı şekilde yine un serpiyoruz.
  7. Tezgahta yarım ay şeklindeki yağlanmış yufkanın düz kısmına boylu boyunca iç malzemeden koyup yufkanın yarısına gelene kadar sıkı bir rulo yapıyoruz. 
  8. Yarıya gelince boydan bir bıçakla kesiyoruz.
  9. Yine malzeme döşeyip aynı şekilde kalan diğer yarıyı da sıkı şekilde sarıyoruz.
  10. Bu sardığımız yufkaları ister tepsiye kol böreği gibi sararak, ister de uzun dilimler halinde diziyoruz.
  11. Tereyağını ocakta yakmadan eritiyoruz.
  12. Bütün yufkalara aynı işlemi yapıp tepsiyi doldurduktan sonra tereyağını her yerlerine bolca sürerek 200 derecede ısıtılmış fırına vererek böreği pişiriyoruz.
Üzerine tereyağdan sonra isterseniz susam ya da çörekotu serpebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

26 Nisan 2016 Salı

ROKALI BAKLİYAT SALATASI

Bakliyat Salatası

Yemyeşil, taptaze, mis gibi bir salata tarifi vereceğim bugün sizlere..

Çok doyurucu, misafirlerinizin keyifle yiyeceği bir salata..

Aslında tarifi anonim.. Hani türküler vardır ya anonimdir yani derleme.. işte o hesap.. Bizim Moda'da hep gittiğimiz bir kafe var adı "Tatlı Köşemiz" Oraya ne zaman gitsek hep her zamankinden deyince bir bu salata gelir önümüze bir de mis gibi ev yapımı çavdar ekmeğine yapılmış, ızgara sebzeli, cheddar peynirli bir tost. Tabii salata bu kadar büyük bir porsiyon değil, minik bir tabak ama tek kişi için gayet yeterli. Tostu ise paylaşıyoruz çünkü yarısı bu salataya katık etmeye yetiyor da artıyor bile .. 
Benden alışık değilsiniz biliyorum öyle salata methetmelere.. evet dışarıda pek salata yemem ama bu yediğim salata karnımı doyuruyor :) yani midem bız bız ötmüyor, cüzdanım da ağlamıyor 5 liralık marula dünyanın parasını vermediğim için :)

Bakın hep diyorum mutfak acemisi arkadaşlarıma, haşlayın şu bakliyatı bir seferde bol bol atıverin buzluğunuza bazen çorba oluverir bazen de işte salata :) 

Malzemeler:
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 su bardağı haşlanmış maş fasulyesi
  • 1 su bardağı haşlanmış buğday
  • 1 adet portakal 
  • 1 adet avokado
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz içi
  • 20-25 adet kornişon turşu
  • 2 bağ roka
  • 1 çay bardağı zeytinyağ 
  • 1/2 çay bardağı portakal suyu
  • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
  • tuz

Yapılışı :
  1. Portakalın kabuklarını soyup beyaz ince kabuklarını da bıçak yardımı ile traşlıyoruz. Suyunu çok çıkarmadan (yani çok hırpalamadan) portakalı küp küp doğruyoruz.
  2. Avokadoyu da soyup (soyma yöntemini bilmiyorsanız burada anlatıyor) küp küp doğruyoruz . 
  3. Rokaları iyice yıkayıp iri iri doğruyoruz.
  4. Turşuları da ufak ufak doğruyoruz.
  5. Tüm bakliyatı, meyveleri, cevizi, rokayı, turşuları bir kasede karıştırıyoruz.
  6. Bir kavanozun içine yağ, portakal suyu, nar ekşisi ve tuz koyup iyice çalkalıyoruz. Bu sosu salatanın üzerine döküp servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

17 Mart 2016 Perşembe

KAYGIYA İTİLEN BİZ


Söyleyecek çok şey, yazacak bir sürü cümle var aslında. Ama yazmalı mı, söylemeli mi bilemiyorum artık. Korkudan değil, kaygının damarlarımıza işlemesinden kaçınmaktan sadece.. Kaygılı, korkan, endişe ile panikleyen bir hal alıyoruz.. Maalesef birileri elinde gözükmeyen enjektörlerle damarlarımıza, ruhumuza korkuyu ve kaygıyı pompalayıp duruyor. Ülkemin geldiği duruma kayıtsız kalmak değil ama evlatlarımın içinde olduğu ortamı kaygı ile yaşamalarını istemeyişim belki de beni susturuyor. Bugün iş yerimde olası durumlarda hareket planımızı gözden geçirdik. Gözden geçirirken resmettiğimiz, canlandırdığımız durumları konuşmamız bile beni ürküttü. Kaygımız, alternatif üretmedeki becerimizi öylesine beslemiş ki, her durumu düşündük ve ihtimalleri değerlendirmede çok yaratıcı oluverdik. Uzaklarda, filmlerde, manşetlerde olan korku ve kaos ortamları burnumuzun dibinde artık. Ve bunu kanıksamamız an meselesi..Birilerinin kuklası gibi idare ediliyor olmak bu olsa gerek.Ne üzücü.. 

Allah hepimizi, evlatlarımızı, vatanımızı, sevdiklerimizi korusun ..

Tek temennimiz barış ve huzur olsun !

Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails