Yumurta kırmaktan basit !
7 Şubat 2012 Salı
CARTE D'OR TATLI SERİSİ "ÇİKOLATALI FONDANT"
Yumurta kırmaktan basit !
3 Şubat 2012 Cuma
İÇ PİLAV VE BİBERLİ TAVUK CİĞER SOTE
Ben küçükken Tekirdağ'a anneanneme gittiğimizde bazen Trakya'da çok sevilen bir yemek olan gömlek ciğer pişirilirdi. Ciğerin gömleği yani zarının içine doldurulan ciğerli içpilav fırına verilir, üzeri nar gibi kızarınca hazır olmuş olurdu. Son derece ağır ve yağlı olan bu yemeği, çocuk olmama rağmen tabiri caizse yumularak yerdim. Onun yerini elbette tutmaz ama ciğer=iç pilav denkliği benim için o yemekten yadigardır.
- 2 su bardağı pilavlık pirinç
- 2 adet orta boy soğan
- 1 çay bardağı dolmalık fıstık
- 1 çay bardağı kuş üzümü
- 1,5 tatlı kaşığı yenibahar (arzu ederseniz daha az koyabilirsiniz)
- 1 çay kaşığı tarçın
- 4 adet kesme şeker
- tuz
- 2 adet Maggy Tavuk Bulyon (Tercihen konmasa da olur, tavuk suyu da kullanılabilir)
- 1/3 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü yağ kullandım)
- 3,5 su bardağı su (oda ısısında)
- Pirincin üzerine 30 dk kadar önce sıcak su ilave ederek, kapağı kapalı bir kapta bekletiyoruz.
- Soğanları ufak ufak doğrayıp hazırlıyoruz.
- Bu süre sonunda pilavı yapacağımız tencereye (tercihen teflon tencere) sıvıyağı koyup, soğanları renkleri hafifçe dönene kadar kavuruyoruz. Fıstıkları da ilave ederek bir müddet de onlarla beraber kavuruyoruz.
- Daha sonra suyunu iyice süzdüğümüz pirinçleri ilave ederek kavurmaya devam ediyoruz.
- Pirinçler birbirine iyice yapışmaya başladığında kuş üzümünü, baharatları, şekeri, tuzu (bulyon kullanılıyorsa konacak tuz miktarına dikkat edilmelidir) ekliyoruz.
- Pilavın suyunu ilave ederek kapağını kapatarak yüksek ateşte pişiriyoruz. (Pilavın suyu normal oda ısısında su olmalı)
- Pilavı ara ara açıp karıştırabilirsiniz, böylelikle birbirine yapışmayacaktır.
- Suyunu çekmesine yakın altını kısıp iyice suyunu çekmesini sağlıyoruz.
- Kapağın altına havlu kağıt koyarak demlenmeye bırakıyoruz.
- 1/2 kg tavuk ciğeri
- 3 adet yeşil biber
- 1 adet büyük kırmızı kambo biberi
- Tuz
- Kekik
- Sıvıyağ (Mısırözü kullandım)
- Ciğerleri akan suda iyice yıkayarak suyunu süzdürüyoruz.
- Biberleri uzun uzun doğrayarak hazırlıyoruz.
- Bir tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyarak biberleri bir süre soteliyoruz.
- Biberler hafifçe yumuşayınca ciğerleri ilave ederek kapağı kapatmadan yüksek ateşte soteliyoruz. Önce su salacak sonra suyunu çekecek kızaracaktır.
- Pişmesine yakın tuz ve kekik ilave ederek sıcak servis ediyoruz.
1 Şubat 2012 Çarşamba
EKMEK PİZZASI
Evde Pizza Keyfi Başka...
- 10 dilim kepek ekmeği (Ben UNO Kepek Ekmeği alıyorum)
- 3-4 adet kokteyl sosis
- 10-15 dilim sucuk
- 2 yemek kaşığı konserve mısır
- 1 adet domates
- 2-3 adet yeşil tatlı biber
- 10 adet çekirdeği çıkartılmış siyah zeytin
- 1 kase rendelenmiş taze kaşar peyniri
- 1 tatlı kaşığı kekik
- tuz
- 2 yemek kaşığı zeytinyağ
- Ekmeklerin üzerine sürmek için margarin (Ben Becel Zeytinyağlı kullanıyorum) ve domates salçası
- Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
- Ekmeklerin üzerine margarin ve salça sürerek fırın tepsisine diziyoruz.
- Sosisleri, sucukları, domatesi ve biberi ufak ufak doğruyoruz. Zeytinleri de dilimliyoruz. Tüm malzemeyi kaşar peynir, tuz , zeytinyağ ve kekik ilave ederek bir kasede karıştırıyoruz.
- Malzemeleri ekmeklerin üzerine eşit şekilde pay ederek fırına veriyoruz.
- Ekmekleri çok kurutmadan 5 dk kadar pişirip sıcakken servis ediyoruz.
26 Ocak 2012 Perşembe
AJANDA'NIN KABUĞU TAMAMEN DEĞİŞTİ
24 Ocak 2012 Salı
ARAS'IN DOĞUMU İÇİN HAZIRLADIĞIM BEBEK ŞEKERLERİ
3 ayrı modelde kendim toplam 200 adet şeker hazırladım. 100 tanesini hastane odasında dağıttık, diğerlerini de baby shower partileri ve mevlütte ikram ettik.
Tüm bu origamik kutuları Eminönün'den aldım. Küp kutuların 100 tanesi 20 TL, diğerinin 100 tanesi 30 TL'ye alındı. Hastane odasında dağıttığım kutuda ahşap bir figür kullandım. 100 tanesi 30 TL, tül ve kurdele için de 15 TL ödedim. Mevlüt şekerlerinde de ahşap figürler(puset) kullandım. 50 tanesi 10 TL idi. İçlerine koyduğum çikolataları yine Eminönü'de bulunanPelit'in çikolatacısından aldım. Bu fener şeklindeki çikolataları Şark Han'dan temin ettiğim metal beyaz bir ağaca astım.
Düşük maliyetle siz de kendiniz ya da sevdikleriniz için bu hazırlıklardan yapmak isterseniz Eminönü en doğru adres diyorum...
Baby Shower Partisinde & Mevlütte dağıttıklarım
Blogger dostlarımla baby shower partimde ikram ettiklerim
19 Ocak 2012 Perşembe
ARAS'I BÜYÜTÜRKEN KULLANDIĞIM VE MEMNUN KALDIĞIM MARKALARDAN


Aras'ın şu anda kullandığı araba ise klasik bir baston puset. Chicco Lite Way.. E-bebekteki kampanyada derisini piyasadaki ürünlere göre çok iyi fiyata aldığımızı söyleyebilirim. Artık her yere onunla gidiyoruz. Taşıması pratik, sadece 7 kg.. Katlandığında kapladığı yer de az ... Aslında dışarıdan ziyade evde kullanmak için aldık hemen baston puseti. Yoksa diğerini de kullanabilirdik. Ama bunun tekerlekleri daha küçük olduğu için Aras'ı evde eylemek gerektiğinde kullanıyoruz sıkça. Gittiğim ev gezmelerine de götürüyorum. Hem yatak görevi de görüyor, öğle uykusunu başka evlerde bununla kotarıyoruz.

Aras alerjen olduğu için, kafasında çok konak çıktı. Bir ara kafası resmen tas gibi kaplıydı konakla. Doktorumuzun önerisi ile Mustela Yeni Doğan Köpük Şampuanı kullanıyoruz doğduğundan beri. Aslında bakıldığında pahalı bir ürün sanırım 27 TL .. Ama yaz bebeği olan Aras, her gün yıkanmasına rağmen 6 ayda bitti. Bence diğer şampuanlara göre daha kullanımı ekonomik oluyor. Üstelik durulanması da köpük olduğu için daha rahat, bebeğin kafasında şampuan artığı kalma riski çok düşük.


Malesef Aras, doğduğu ilk günden itibaren biberonla mama alan bebeklerden. Biberon tercihimiz ise Avent oldu. Kolik önleyici özelliği taşıyan Avent marka biberonlardan sanırım evde 8 tane var :) Eeee her öğüne bir biberon ...


Weewell markalı kullandığım başka bir ürün de telsiz..Bu bana çikomun hediyesi. Kendisine de hediye gelmişti ve memnun kalarak kullanıyor, o nedenle telsiz konusunda seçimi ona bırakmıştım. Evimizin uzun koridorlu yapısında gayet iş görüyor.. Geceleri Aras ağladıkça cızz cızz bağırıyor :)

Pişik kreminden bahsetmeden olmaz. Sağolsun yine bir arkadaşım söylemişti Sudocremi. Biz bile kullanıyoruz, sivilce, güneş yanığı falan olunca.. Eskiden sadece MotherCare'de satılırdı, şimdi eczaneler satıyor ama pahalılandı malesef. Ben geçenlerde unnado.com'dan aldım uygun fiyata.

7 Ocak 2012 Cumartesi
SUT ALERJİSİ ve REFLUDE NE DURUMDAYIZ?
6 Ocak 2012 Cuma
SEBZE ÇORBASI SAVAŞINI KAZANAN GURURLU ANNE BİLDİRİYOR
1- Yılmadım :) Her gün çöpe döksem de pişirdim, pişirmeye devam ettim.
2- Zorlamadım ama ısrarcı olmaktan vazgeçmediğimi hissettirdim :)
3- Herseyi katip deneyerek neyi sevdiğini keşfetmeye çalıştım. Çorbanın içine elma - armut suyu dahi kattım en sevdiği şeyler oldukları için.
4- Hazır kavanoz mamaları denedim. Belki bu konuda beni yadirgayanlariniz olacak ama ben çözümü bunda buldum. Aras hazır sebzeleri ilk verdigimde yedi, demekki sebze ile arasında sorun yokmuş! Peki ben kendi yaptıgım çorbalarda ne yapmalıyım? Hazır mamaları neden sevdi de benim yaptığımı yemiyor diye düşünmeye başladım ve içindeki sebzelerin oranlarına baktım. Genelde tadı yogun olanların (kereviz gibi) oranlarının digerlerine kıyasla daha düşük olduğunu gördüm. Aras tatlı seven bir cocuk, meyveleri çok keyifle yiyor. Ben de tatlı sebzeleri on plana çıkarttım, ornegin havuç ve balkabagi....veeeee alışana kadar 1 kasik hazır mama verip o sımsıkı tikadigi ağzını açtırdım 1 kasik benim çorbadan verdim. Bu sekilde yaklaşık 1 hafta geçirdikten sonra hazır mamayı hafifçe ortadan kaldırdım. Veeee ben kazandım!!!!! Şimdi her sebzeyi yiyor :)
Bir konu da asla bulamac yapmadım, bunu da söylemem lazım. Hep kendim yiyecekmisim gibi, tıpkı bir sebze yemeği pisiriyormus gibi hazırladım. Mesela kıymalı ispanak, kabak dolması, kıymalı kereviz gibi... Birbirine yakistirmadigim hiçbirşeyi karmakarışık vermedim Aras'a. Bir tek tuzu eksik olan bu yemekleri ben bile keyifle tattım hep. Ornegin kıymalı ispanaga, ispanak-havuç-pirinç-soğan-kiyma ve biraz zeytinyağı koydum pişirdim, tıpkı bizim yemeklerimiz gibi... Ispanagin tadını bilsin diye...
Benim tecrübem ve yol haritam bu oldu, darısı yeni tecrübe eden ve edecek annelere!
Afiyetle & saglıkla
29 Aralık 2011 Perşembe
GELENEKSELLEŞEN BLOGGER YILBAŞI PARTİMİZ
26 Aralık 2011 Pazartesi
YILBAŞI TEMALI SOFRALAR AJANDA'DA

Bu sene yapamadım bari yazayım dedim :)
Yılbaşı sofranızda eğlenceli tabaklar için Ajanda'ya bir tık tık...
Afiyetle,
21 Aralık 2011 Çarşamba
AJANDA'DA OLUP BİTENLER
19 Aralık 2011 Pazartesi
BALKABAKLI ÇÖREK
Bravo! Kendi rekorumu itina ile kırmış bulunuyorum. Bu kadar uzun bir ara verdiğim hiç olmamıştı, ne olursa olsun bir şekilde tarif olmasa da iki kelam ederdim ama bu ara yapamadım. İşe de başladıktan sonra artan tempoma hala ne fiziken ne de psikolojikman adapte olmuş değilim. Aslında yemek pişirmesem de hayatımdaki sosyalleşme çabalarımın eseri olarak farklı organizasyonlara katılıyor olsam da yazmaya bir türlü fırsat bulamadım desem yeridir. Neyse kendi kendime kızdım dün gece ve işte bilgisayarımın başındayım, akşam evde iş için bir rapor yaparken, tenefüs yapan çocuklar gibi ben de bloguma gireyim bari dedim :)
Bundan bir ay önce yine blogger dostlarımla rutine dönüşen toplantılarımızdan birini yine Münevver Ablacığımda harika bir kahvaltı sofrası ile yaptık, ben de o kahvaltı sofrasına Balkabaklı Çöreklerimle katıldım. Daha önce Piramit Pasta, Muska Tatlısı ve Turta olarak değerlendirdiğim balkabağını bu sefer bu tarifte denedim ve sonuçtan oldukça da memnun kaldığımı söyleyebilirim.
Malzemeler:
- 250 gr tereyağ
- 7 yemek kaşığı toz şeker
- 1 çay bardağı yoğurt
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1 çay kaşığı karbonat
- aldığı kadar un (yaklaşık 3-3,5 su bardağı aldı)
iç malzemesi:
- 1/2 kg balkabağı
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 kase iri dövülmüş ceviziçi
- su
Yapılışı:
- Balkabaklarını yıkayıp orta büyüklükte dilimleyerek üzerine şekeri ilave ediyoruz. Kabakların üzerine gelecek kadar su ekleyerek yumuşayana kadar pişiriyoruz.
- Pişen balkabaklarını (varsa suyunu süzerek) bir çatalla ezerek püre haline getiriyoruz ve ceviz ile karıştırıyoruz.
- Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
- Hamur için gerekli malzemeleri (un hariç) derin bir kaseye koyarak yumuşak ancak ele yapışmayan bir kıvam alana kadar un ilave edip yoğuruyoruz.
- Hamuru 30 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
- Pişen hamuru iki parçaya ayırıp her iki parçayı da ayrı ayrı elimizle yada bir merdane yardımı ile tezgahta açıyoruz. (iki aşamada oratalama 30 adet çörek elde edeceksiniz) Ortasına hazırladığımız harcı ayyıp rula şeklinde sarıyoruz ve dilimleyerek yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepisisine diziyoruz.
- Fırında pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
- Üzerlerine pudra şekeri serperek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
24 Kasım 2011 Perşembe
ANILARDA DEĞİL KAŞIKLARDA YAŞASINLAR YAZI DİZİSİ
16 Kasım 2011 Çarşamba
"SÖZ" BENİM.. O SORDU, BEN CEVAP VERDİM

Sinemciğim yenilikçi kişiliği ile yeni bir akım başlattı yine.. Şimdi de annelere soruyor, blogunda yayınlıyor.Bu konudaki ilk konuğu da bugün ben oldum..O sordu ben yazdım, tabii kendi bildiklerimi, doğrularımı ve düşüncelerimi..
Okumak için tık tık ...
15 Kasım 2011 Salı
ÇALIŞAN ANNE KOÇU
Evet artık bir anneyim ve çalışan bir anneyim. Çalışan bir anne olarak gün benim için 24 saat olarak gözükse de aslında daha uzun sanki... Ev-iş-eş-çocuk-özel hayat derken kendimi çok kollu bir robot gibi hissediyorum ben de artık, bir çoğunuzun hissettiği gibi.
Çalışan anne koçu web sitesinin kurucusu ve Size Loto Vurdu kitabının yazarı sevgili Nil, bana sitenin yemek sayfasında yazmayı önerdiğinde ise kollarıma bir kol daha eklemekten hiç çekinmedim. Bundan böyle Yemekbahane'de paylaşmakta olduğum tariflerimi, çalışan annelere yönelik menülerle zenginleştirerek www.calisanannekocu.com platformunda, Mutfakta Çalışan Anne Var sayfasında paylaşıyor olacağım.
4 Kasım 2011 Cuma
PORTAKALLI KEK
Evde yapılmış kek.. Benim kalbimi çalmak işte bu kadar kolay ...
Mis gibi portakal kokan bu kek ise, benim direncimi direk kırabilir..
Malzemeler:
- 1 su bardağı süt
- 1,5 su bardağı toz şeker
- 4 yumurta (kek kalıbınız küçükse yumurta adedini azaltmalısınız)
- 1/2 çay bardağı portakal suyu
- 2 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
- 1 paket kabartma tozu
- 1 su bardağı sıvıyağ (mısırözü ya da çiçekyağı kullanılabilir)
- 2,5 - 3 su bardağı un (kıvamına göre ayarlanmalı)
Yapılışı:
- Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
- Kek kalıbımızı margarin ile iyice yağlayarak hazırlıyoruz.
- Yumurta ve toz şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz.
- Daha sonra süt, portakal suyu ve portakal kabuğu rendesini ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz Not: Bu aşamada malzemelerde yazan sıvıyağın da eklenmesi gerekiyor. Tarifte eksiklik olduğu için sonradan ilave edildi. Kusura bakmayın lütfen.
- Bir kapta un ve kabartma tozunu karıştırıp, elekten geçirerek sıvı karışıma ekliyoruz. Koyu boza kıvamında olan kek harcımızı yağladığımız kek kalıbımıza dökerek fırına veriyoruz.
- Ortalama 40-45 dk kadar pişirdikten sonra kürdanla ya da bir bıçakla ortasının pişip pişmediğini kontrol ediyoruz ve fırından alıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
31 Ekim 2011 Pazartesi
6 AYLIK TECRÜBELİ ANNE BİLDİRİYOR
Daha dün gibi size çılgınca yaptığım body alışverişlerimi anlatışım :)Işık hızı ile akan giden zaman bugün sizlerin karşısına beni "6 aylık" bir tecrübe ile çıkarttı bile. Küçük kuzum Aras'ın doğumunun üzerinden günler, haftalar ve hatta mevsimler geçtikten sonra arkama baktığımda ufak ufak yükselen bir kuleye benzetiyorum çıkarımlarımı ve deneyimlerimi.
Annelik ne okumayla, ne dinlemeyle, ne görmeyle edinilir denir ya "yaşamak gerek" deyimi tamamen yerinde diyorum sadece.
Şimdi bugün filmi başa sarsam ne olurdu ;
Hahahahah daha çok mu body alırdım :) Sayısını bilmem o tüketim çılgınlığıma bağlı olarak değişir ama ben...
- Çocuğun ayına göre kıyafet almazdım. Aras mı büyük bir çocuk bilmiyorum ama hiç ayının kıyafetleri rahat rahat olamadı :( Annemin deyimi ile "kıspet" gibi giydi yavrucak. Zaten kısa olan giyim ömürleri iyice kısaldı. Elde etiketli ürün bile kaldı, tıpkı bir çoğunuzun olduğu gibi. Biz şimdiden 12 ay giyiyoruz :)
- Bebek arabası alırken başka başka şeylere bakardım ... 5 noktadan kilit, sıfır şekilde yatması, 360 derece dönen tekerlek ... Eee bunlar çoğunda var ... Bakacağım şeyler, açıkken asansörümüze sığıyor mu, alttaki sepeti geniş mi (allahtan benimki çok geniş), kapandığında kapladığı yer ne kadar, güneşliği ne kadar örtüyor, yanlardan çocuk korunaklı mı gibi...
- Bağcıklı ayakkabı almazdım. O tombik ayaklara cırt cırt daha iyi oluyormuş meğer...
- Yine çanta alacak olsam Okiedog alırdım..Allahım ne rahat çanta diyorum her sırtıma taktığımda :)
- Tülbent.. tülbent..tülbent.. Yazın çocuk mu doğurdunuz? Ter bezi yapın, güneşlik yapın, battaniye yapın, havlunun içine koyup fazla suyunu alın, arabanın içine yayın sırtını terlemekten koruyun... Yaşasın evdeki 10 tane tülbentim :)
- Sağlık sigortası limitini daha yüksek tutardım.. Çocuk bu , her ay doktorda, yok reflüdür, alerjidir.. belli olmuyor.. Yüksek tutun benimkisi gibi zınk diye bitmesin :(
Bunlar sadece bir kaç tanesi elbette...
Elde birikiyor tüm deneyimler yavaş yavaş...
Çok güzel bunları biriktirmek, unutmayayım diye de bana yazmak düştü elbette. Deftere yazmadım, size yazdım.
Fena mı etmişim :)
Afiyetle & sağlıkla,
26 Ekim 2011 Çarşamba
TARHANA ÇORBASI
Hiç yakışmadı ama yapacak bir şey yok.
Yemekbahane'nin 6. yılını tarhana çorbası ile tamamlayan bendenize ne derseniz yeridir. Ama biliyorum demezsiniz :) Siz anlarsınız beni.
Yazma .. yazma diyen bünyeme inat yok yazıyorum.
Domatesi doğrayıp peynire katık etsem yazıcam artık :)
Bu çorba da o misal ... Tarhananın yapılışını anlatırmışım, orta yerimden çatlamak için :)
Eveeetttt şimdi o çok güldüğüm televizyon programları gibi yapayım. 5 dk'da yemek yapamayan ama her yaptığına harika diyen hanım gibi :)
Marketten itina ile tarhana alıyoruz.. Yok biz marketten almıyoruz, yengecik yapıyor :) Aslında ondan öğrensem ya, tembelim tembel ....
Neyse ... Biz ailecek severiz tarhanayı.
Hatta tekerlemesini bile söyleriz.
Tarhana tartar, boğazımı yırtar, baklava kardeş gel beni kurtar..
Bu çorbayı çocukken aynı tencereyi kaşıkladığım canım kuzenim Duduşka'ya adıyorum :)
Malzemeler:
Her bir porsiyon için 1 su bardağı su ve 2 kaşık tarhana
Yani 5 kişilik yapmak için;
- 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
- 2 yemek kaşığı domates salçası
- 5 su bardağı su 10 yemek kaşığı tarhana
- 2 adet Maggy tavuk bulyon ***isteğe bağlı olarak konmayabilir
- tuz
Yapılışı:
- Salçayı sıvıyağda bir müddet pişiriyoruz.
- Üzerine oda ısısındaki suyu ve tarhanayı koyup sürekli karıştırarak pişiriyoruz.
- Koyulaşmaya başlayınca bulyon ve tuz ile tatlandırıyoruz.
- Tereyağında kızartılmış bayat ekmek dilimleri ile servis ediyoruz.
Başta da dediğim gibi ...
Yemekbahane 6 yaşını tamamladı. Benimle olduğunuz için çok teşekkür ederim.
Afiyetle & sağlıkla,
18 Ekim 2011 Salı
AKŞAM OLSUN EVE GİDELİM ANNESİ

14 Ekim 2011 Cuma
BAŞIM SEBZE ÇORBASI İLE DERTTE!
Kendimi bildim bileli mutfakta olmayı hep sevdim. Onu buna katmayı, şunu şuna bulamayı pek severim. Hep aynı şeyleri pişirmekten sıkılırım ve yenilik ararım. Şimdi soruyorum size a dostlar nedir benim bu talihim :)6 Ekim 2011 Perşembe
HAVUÇLU KEK
Şimdi burnumun direği sızladı yazmaya başladığımda. Yalova'da akşamüzeri çay saati için yapmıştım ve şu anda orada olmayı istedim, hem de nasıl...
Daha önce başka bir tarif paylaşmıştım ama bu son yaptığım keki daha çok beğenince sizlerle de paylaşmak istedim.
Malzemeler:
- 3 adet yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı sıvıyağ (yağ miktarını arzuya göre azaltabilirsiniz)
- 1 adet büyük boy havuç
- 1 kase iri dövülmüş ceviziçi
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 2,5 - 3 su bardağı un
- 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı:
- Fırınımızı 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
- Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.
- Havucu rendeliyoruz. Yumurta-şeker karışımına süt, sıvıyağ ve havuç rendesini de ilave ediyoruz.
- Kabartma tozu, vanilya ve 2,5 su bardağı unu da ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. (Kıvamı sulu olursa un ilave edebilirsiniz)
- Tarçın ve cevizi de ekleyerek, kek karışımını, margarinle yağladığımız kek kalıbımıza döküyoruz.
- Yaklaşık 40 dk kadar pişiriyoruz. İçinin pişip pişmediğini kürdan ya da bir bıçak saplayarak kontrol edip fırından alıyoruz.
27 Eylül 2011 Salı
BİR DÖNDÜK PİR DÖNDÜK

Aras daha 40 günlük değildi, biz Yalova'ya göçtüğümüzde. Göçtüğümüz diyorum çünkü bizim yazlığa gidişimizi ancak bu kelime ifade eder :) Aras'ın yatağı, küveti, kovası, steril makinası, osu, busu derken biz bir koca minübüs ile yazlığa göçtük :)
4 Eylül 2011 Pazar
CEVİZ DOLGULU KURABİYE
- 1 yumurta
- 1 paket kabartma tozu
- 1/2 paket margarin (Sana hamurişi kullandım)
- 1 paket vanilya
- 1,5 çay bardağı pudra şekeri
- 3 su bardağı un (hepsini birden dökmemenizi öneririm)
- 1 kase iri dövülmüş ceviz
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- 1 yemek kaşığı tarçın
- Margarin, yumurta,pudra şekeri, vanilya ve kabartma tozunu yoğurma kabına alıyoruz. Un ekleyerek tüm malzemeyi kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuruyoruz. Hamuru 15 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
- İç malzemeyi bir kasede harmanlıyoruz.
- Fırını 180 derece ısınmaya bırakıyoruz.
- Kurabiye hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp avucumuzun içinde açıyoruz. Ortasına cevizli harçtan koyup kapatarak yuvarlıyoruz.
- Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine kurabiyeleri diziyoruz. Üzerlerine de birer parça ceviz koyup fırına veriyoruz.
- Pembeleşince fırından alıyoruz.
26 Ağustos 2011 Cuma
MUHALLEBİLİ GÜLLAÇ
- 5-6 yaprak güllaç
- 1,5 su bardağı süt (güllaçları ıslatmak için)
- arası için ceviziçi
- üzerine süslemek için ceviz
- 1 kg süt
- 5 tepeleme yemek kaşığı un
- 5 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket vanilya
- 125 gr margarin
- Önce muhalebiyi hazırlayalım.
Tencereye süt, un, şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirelim. (Kıvamını daha rahat ayarlamak için sütün ilk etapta hepsini dökmemenizi tavsiye ederim, unun markasına, kaşığın büyüklüğüne göre farklılık gösterebilir)
Koyu muhallebi kıvamına gelince margarini sıcakken ekleyelim ve yaklaşık 10 dk kadar (ne kadar uzun olursa o kadar iyi) mikserle çırpalım.
Borcamın en alt kısmına güllaç yapraklarından kıralım bir sıra dizelim. Süt ile ıslatalım. Bir kat daha aynı işlemi yapalım. (Güllaç yapraklarınız borcamdan küçük olacağı için bir yaprakları bölerek kullanıyoruz) Bir kat muhallebi döküp ceviz içi serpelim.
Bir kat daha güllaç yaprağı koyup sütle ıslatalım.Tekrar bir kat daha koyalım ve ıslatalım. Yine muhallebi ve ceviziçi dökelim. Son olarak yine 2-3 sefer güllaç dizdikten sonra buzdolabında birkaç saat bekletelim. Ceviz ile süsleyerek servis edelim.
22 Ağustos 2011 Pazartesi
CORNFLAKESLİ (MISIR GEVREKLİ) KURABİYE
Bu kurabiyeyi yapmama vesile olan aslında markasını daha önce duymadığım bir kutu mısır gevreğini denemek üzere satın almam oldu. Aldığım ürünü beğenmeyince ben de kurabiye yapmaya karar verdim :) Hani insanlar genelde sağlıklı ve az yemek adına mısır gevreği tüketirken benim kurabiye yapmam tam da tezat bir duruma sebep oldu :)
Dışı çıtır çıtır oldu ve biz çok beğenerek yedik, sizlere de tavsiye ediyorum.
Malzemeler:
- 1/2 paket margarin (teremyağ ya da hüner kullanıyorum)
- 1 adet yumurta (sarısı hamuru için, beyazı dışına)
- 1,5 çay bardağı pudra şekeri
- 1 paket kabartma tozu
- 2,5 - 3 su bardağı un
- 1 su bardağı iri dövülmüş mısır gevreği
- 2 yemek kaşığı toz şeker
Yapılışı :
- Yumurtanın sarısı, oda ısısında yumuşamış margarin, pudra şekeri, kabartma tozu ve 2,5 su bardağı unu yoğuruyoruz. Hamurumuzun ele yapışmayan bir kıvamda olması gerekiyor, eğer hala alacağını düşünüyorsanız un ilave ederek kıvamını ayarlayabilirsiniz.
- Fırınımızı 180 derece ısınmaya bırakıyoruz.
- Tepsimize yağlı kağıt seriyoruz ya da hafifçe yağlıyoruz.
- Yumurta aklarını bir kasede çırpıyoruz.
- Mısır gevreğini toz şekerle karıştırıyoruz.
- Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp önce çırpılmış yumurta akına sonra da şeker-mısır gevreği karışımına bulayıp tepsimize diziyoruz.
- Üzerleri hafifçe kızarana kadar fırında pişmeye bırakıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
7 Ağustos 2011 Pazar
KIRMIZI BİBERLİ PATLICAN SALATASI
Sizlerden gelen güzel yorumların yanında bir sürü de sevgi ve hoş temenni dolu mailleriniz de olunca insan yazamasa da unutulmadığını hissediyor. Hepinize teşekkür ediyorum.
Arascık 3 ayı geride bıraktı çok şükür artık ve verdiği tepkilerle bizi mest eder durumda. Hele gözlerimin içine baktığında kendimden geçiyorum diyebilirim. Yine aynı dua ile her isteyene nasip etmesini diliyorum Allah'ın bu duyguyu.
Her şey yolunda gitse de maalesef bir reflü ve inek sütü proteini alerjisi problemimiz var. Neyse ki gereken tedaviyi uyguluyoruz da o ilk günlerdeki sıkıntıları geride kaldı. Yeni anne adaylarına tavsiyem bulgularınızı hemen doktorunuzla paylaşın ve erken önleminizi alın. Aras, anne sütü yetersiz olduğu için Aptamil mama içerken son derece huzursuz oluyordu. Mama sonrasında sürekli ağlamaklı ve sıkıntılıydı. Sonra sonra öksürük başladı, derin ve tok sesli öksürükler... Bu öksürüklerden korkup yazlıkta olduğumuz için kendi doktoru dışında bir doktora muayeneye götürdüğümde, soğuk algınlığı teşhisi kondu ve o doktor antibiyotik yazdı. Bundan şüphelenip, henüz 1 aylık çocuğa antibiyotik yazılır mı diye kendi doktorumuzu aradım. Hemen Aras'ı görmek istedi ve biz apar topar İstanbul'a döndük, meğer Aras reflü olmuş ve reflüyü mamanın içerisindeki inek sütü proteini tetiklemiş. Çok şükür şimdi farklı bir mama kullanıyoruz. Tabii bu antialerjen mama (Pregomin AS) bir hayli pahalı. Bunun için Cerrahpaşa'dan rapor aldık ve SGK ayda 8 kutusunu karşılıyor. Yani eğer bu tip bulgularınız olursa ve tedavi gerektirirse devlet mama konusunda destek veriyor. Şimdi çok şükür kusma, huzursuzluk ve öksürük kalmadı. Temennim ek gıda sürecine gelene dek bu alerjinin vücut tarafından unutulması ve rahatça ek besinlere geçebilmemiz.
- 4 adet bostan patlıcan
- 5 adet kırmızı yağ biberi (kambo biber)
- 5 adet çarliston biber
- 3-4 diş sarımsak
- yarım bağ maydanoz
- Zeytinyağ-limon-tuz
- Patlıcan ve biberleri közlüyoruz. Soğuyunca kabuklarını soyup doğruyoruz.
- Sarımsakları havanda dövüyoruz. Maydanozları iri şekilde kıyıp hazırlıyoruz.
- Tüm malzemeleri karıştırıp servis ediyoruz.
5 Ağustos 2011 Cuma
ENGİNAR DOLMASINDA GÜNCELLEME VAR!
Güncelleme yaparken iyi oluyor aslında geçmiş yazılara dönüp bir göz atmış oluyor insan. Ben de geçenlerde pişirdiğimiz enginar dolmasının fotoğrafını çekmiştim, sitedekini değiştiririm diye, bari bunu koyayım dedim. Hey gidi günler, 2008'de yazmışım taaa bunun tarifini. Malum yaz mevsimi ve enginar hala burada bir hayli bol. Biz yazı Yalova'da geçiriyoruz ve Yalova sebzesi meyvesi bol bir yer.. O yüzden burada bol bol enginar dolması yaptık bu sene. Hatta geçenlerde Aras'ın 3. ayını dolduruşunu enginar dolması partisi ile kutladık :) Misafirlerin çok hoşuna gitti... Haahahhaha Enginciğin dediği kadar varım, bana da kutlama yapmaya vesile olsun :) Sitedekiler Aras'ın 4. ayını bekliyor şimdi de :)
Ramazan ayında iftar sofralarına fark katacak bu tarifi denemeye ne dersiniz?
Afiyetle & sağlıkla,
3 Ağustos 2011 Çarşamba
AJANDA AGUSTOS 2011 SAYISI YAYINDA
Çok parçalı hayatımda ufak adımlarla denge kurma teşebbüslerim sürüyor. Ajanda'nın da ucundan tutmaya çalışıyorum hala elimden geldiğince. Gerçi eskisi gibi bir kaç yazı yazamasam da en azından bir yazım olsun istiyorum ve iki arada bir derede bir şeyler karalıyorum. Ajanda'ya bir yaz molası vermiştik ve o mola sonrasında Ağustos sayımız çıktı. Yepyeni içerik ve yazarları ile Ajanda yine dopdolu oldu. Neler mi var? Ben saymasam da siz göz atsanız ;) çok daha güzel olmaz mı?
Bu arada eskiden yaptığım Ramazan menülerini yaparım belki diyordum ama süreklilik sağlayamam diye başlamaya tereddütüm var... Ama diğer blogların rengarenk sayfalarını gördükçe imreniyorum... Ne kadar özlediğimi anlatamam sizlere...
Şimdilik hoşçakalın ve Ajanda'yı okumayı unutmayın ... Ferahlatan kapağı ve herkesin ilgisine göre bir şeyler bulacağı Ağustos sayısını beğeneceğinizi umuyorum...
Afiyetle & sağlıkla,


