Ana Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ana Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2020 Perşembe

BEŞAMEL SOSLU TAVUKLU BÖREK



Bir börekten çok ötesi diyebiliriz.. Kendisi bir öğün kıvamında bu böreği çok seveceksiniz.


Malzemeler:  (1 yufkadan 4 tane çıkıyor)

  • 5 adet yufka
  • 1 su bardağı su
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım)
  • Tuz
Beşamel Sos için;
  • 2 tepeleme yemek kaşığı tereyağ (sıvıyağ ile dengelenebilir)
  • 2 tepeleme yemek kaşığı un
  • 2 su bardağı süt (soğuk olmasın)
  • tuz, karabiber
İç Malzeme:
  • Haşlanmış didiklenmiş tavuk (500 gr kadar, göğüs ya da kalça farketmez)
Üzerine ;
  • Yumurta sarısı ve çörekotu 
Yapılışı:
  1. Beşamel sos için tencereye yağı koyup yakmadan eritiyoruz.
  2. Un ekleyip kokusu çıkana kadar kavuruyoruz.
  3. Sütü yavaş yavaş ekleyerek sürekli karıştırıp topaklanmasını engelliyoruz.
  4. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz.
  5. Tuz ve karabiberle tatlandırıp ocaktan alıp bir süre soğutuyoruz.
  6. 1 kasede su ve sıvıyağı karıştırıp tuzla tatlandırıyoruz.
  7. Tezgaha bir yufka serip fırça yardımı ile heryerini bu sosla ıslatıyoruz. 
  8. Yufkayı ikiye katlayıp yine fırça ile sos sürüyoruz. 
  9. Yarım daire olan yufkamızı 4 eşit parçaya kesip üçgenler elde ediyoruz.
  10. Dinlendirdiğimiz beşamelin için hasşlanmış ve didiklenmiş tavukları katarak karıştıyoruz. 
  11. Üçgen kesilmiş yufkanın geniş kısmına iç harcımızdan koyup kalın sigara böreği şeklinde fazla sıkmadan kapatıyoruz. (İçini bol koyalım)
  12. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz.
  13. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serperek 200 derecede fırına veriyoruz.
  14. Üzerleri kızardığında fırında alıyoruz.
Sıcak/ılık servis edilmeli.

Afiyetle, sağlıkla




12 Mayıs 2020 Salı

ÇITIR TAVUK


Bizim evde bu pişince evde bir bayram havası oluşuyor resmen.
KFC tavuklarını geride bırakan bu çıtır çıtır tavukları yapmak son derece basit.

Malzemeler:

  • 300 gr tavuk göğüs, jülyen doğranmış.
  • 1 adet yumurta
  • 1 kase galeta unu ve kahvaltılık mısır gevreği karışımı ya da hazır çıtır tavuk harcı 
  • tuz
  • Kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı:

  1. Tavuklarınızı kasaptan alırken iki parmak kalınlığında ve 9-10 cm uzunluğunda kestirirseniz hazırlığınız çok kolay olacaktır.
  2. Eğer paket tavuk alıyorsanız tavukları kesmekle işe başlamanız gerekiyor.
  3. Derin bir tavaya sıvıyağ koyup iyice kızdırıyoruz.
  4. Bir kapta yumurtaya tuz ekleyip çırpıyoruz.
  5. Tavukları önce yumurtaya sonra da pane harcına (galeta & mısır gevreği karışımı da oluyor) bulayarak kızgın yağda çevirerek pişiriyoruz.
Afiyetle , sağlıkla






24 Nisan 2020 Cuma

HASANPAŞA KÖFTE


Bugün Ramazan ayının ilk günü ve ilk güne bu yemek ile başlayalım dedim.
Bazen aynı şeyleri farkı yemek istersiniz. Hasanpaşa Köfte de öyle bir yemek.. Köfte püre kombinini tepside şık bir sunuma çeviriyor.


Malzemeler :
  • 200 gr dana köftelik kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı galeta unu
  • 3 adet patates
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • Dilimlenmiş domates
  • 1 yemek kaşığı salça, 1,5 çay bardağı su, 2 yemek kaşığı zeytinyağ ile sos
  • tuz, karabiber
  • Üzerine rendelenmiş kaşar peyniri


Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup, bir kaç parçaya bölerek tuzlu suda haşlıyoruz. 
  2. Kıyma, rendelenmiş soğan, galeta unu, tuz ve karabiberi bir kapta yoğurarak yuvarlak köfteler hazırlıyoruz.
  3. Haşlanan patatesleri çatalla eziyoruz.
  4. Tereyağ, süt ve tuz ekleyerek püremizi hazırlıyoruz.
  5. Fırın kabına ya da tepsisine hazırladığımız köfte kadar dilimlenmiş domates yerleştiriyoruz.
  6. Üzerine köfteleri yerleştiriyoruz.
  7. Bir sıkma torbası ya da kaşık yardımı ile köftelerin üstlerine püre koyuyoruz.
  8. Yemeğin sosunu salça,su ve zeytinyağını karıştırarak hazırlıyoruz.
  9. Tepsiye sosu döküp fırına veriyoruz.
  10. 200 derece fırında köftelerin rengi dönene kadar pişiriyoruz.
  11. Son 5 dk da çıkartıp üzerlerine kaşar peyniri rendesi koyup tekrar fırına veriyoruz.
Bu yemeği pilav ve cacık ile servis edebilirsiniz.

Afiyetle, sağlıkla




21 Aralık 2018 Cuma

TAVUK KAPAMA



Bu tarifi geçenlerde TV'de Refika'nın programında gördüm ama yemeği alıştığımız üzere Refika yapmadı. Candan Erçetin yaptı. Trakyalı olduğunu bildiğimiz Candan Erçetin bu yemeği kuzu ile pişirdi. Ben ise tavuk ile denedim. İçinde pilavı da olan ana yemekleri hep severim. Özellikle kalabalık misafir grupları için bence ideal bir seçim. Bir taşla iki kuş vurmak gibi bir şey.  Daha önce sizlerle buna benzer tarifler paylaşmıştım, bir iki örneğin linkini aşağıya bırakıyorum. Hazır yılbaşı sofrası menüleri revaçtayken bir iki alternatif olarak elinizin altında bulunsun. 


Malzemeler:

  • 2 adet orta boy patlıcan
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 4 adet köy biberi ya da çarliston biber 
  • 3 adet kırmızı kapya biberi 
  • 10 adet tavuk baget
  • 4 su bardağı pirinç (4 kişiye 2 bardak esas olarak alınabilir)
  • Tavukları kızartmak için tereyağ (3 yemek kaşığı kadar)
  • Patlıcanları kızartmak için sıvı yağ 
  • Pilavı kavurmak için zeytinyağ (3 yemek kaşığı kadar)
  • Tuz, karabiber
  • Pilav ölçüsü 1'e 1,5 bardak tavuk suyu / yoksa normal su da olur (soğuk olacak)
Yapılışı :

  1. Patlıcanları soyup küp şeklinde doğrayıp bir miktar tuzlu suda bekleterek acı suyunu alıyoruz. 
  2. Daha sonra iyice kurulayarak kızgın yağda kızartıp bir tabakta bekletiyoruz.
  3. Pirinci yıkayıp sıcak suda kapağı kapalı bir kapta bekletiyoruz.
  4. Tavukları tereyağ ve bir parça da (yanmasın diye) zeytinyağ koyduğumuz tavada her tarafı kızarana kadar pişiriyoruz. (Kapak kapatarak pişirmenizi tavsiye ederim)
  5. Tavuklar da pişince onları da bir kenara alıyoruz.
  6. Biberleri ince ince doğruyoruz.
  7. Derin bir tencereye yemeklik ufak doğranmış soğanları zeytinyağı ile beraber koyuyoruz ve soğanları kavuruyoruz.
  8. Kavrulan soğanlara biberleri ekliyoruz ve yumuşayıncaya kadar biberleri de kavuruyoruz. 
  9. Pirinci beklettiğimiz sudan süzüp kavrulan biber ve soğana ekliyoruz. 
  10. Pirinçleri de iyice kavuruyoruz. 
  11. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  12. Pirinçler kavrulunca tuzunu, karabiberini ekleyerek tatlandırıyoruz.
  13. Ölçüsüne uygun şekilde suyunu ekliyoruz. 4 bardağa 6 su bardağı ekledim. Patlıcanları da katarak pilavı güzelce karıştırıp ocaktan alıyoruz. 
  14. Derin bir fırın kabına pilavı suyu ile döküyoruz. 
  15. Üzerine kızarttığımız tavukları kapatırcasına diziyoruz.
  16. Varsa fırın kabının kapağı onu, yoksa da alüminyum folyo ile kapatarak üzerini örtüp fırına veriyoruz.
  17. Suyunu çekene kadar (ara ara kontrol edilmeli) pişiriyoruz (yaklaşık 30 dk sürdü)

Afiyetle , sağlıkla



19 Haziran 2018 Salı

ZEYTİNYAĞLI SEMİZOTU YEMEĞİ



Semizotu, hafif mayhoş tadıyla çok sevdiğim bir sebzedir. Daha önce sizlerle iki salata tarifi paylaşmıştım, farkettim ki yemeğini sıkça yapmamıza rağmen arşivimde yer almamış. 
Diğer salataları da hatırlamak isterseniz diye linklerini ekliyorum ve hızlıca tarifime geçiyorum.


Malzemeler:


  • 1 bağ semizotu
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 adet havuç
  • 1-2 adet kırmızı kapya biber (Boyu büyükse tek yeterli olacaktır)
  • 1 dolu yemek kaşığı pirinç/bulgur (Semizotu bağınız çoksa arttırabilirsiniz ben pek fazla pirinçli sevmiyorum)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz
Yapılışı :

  1. Semizotunu ayıklayıp yıkıyoruz. Ben saplarını da kullanıyorum, o ekşiliğini seviyorum. Ama sevmiyorsanız sadece yapraktan da yapılabilir.
  2. Saplı tercih ettiysek doğruyoruz.
  3. Soğanı ufak yemeklik şekilde doğruyoruz.
  4. Havucu minik küpler halinde dilimliyoruz.
  5. Aynı şekilde biberleri de minik minik keserek hazırlıyoruz.
  6. Tencereye yağı koyup soğanları kokusu çıkana kadar yakmadan hafifçe kavuruyoruz. 
  7. Biber ve havuçları da ekleyerek bir süre sıcakta gevşemelerini sağlıyoruz. (Annem buna pörpülemek der) :)
  8. Salçayı ekliyoruz ve hemen ardından semizotunu da ilave ediyoruz.
  9. Son kalan malzememiz olan pirinci de ekleyerek çok değil belki yarım çay bardağından biraz fazla su ilave ediyoruz. Suyunu çekerse ve henüz pirinçleri pişmemişse yeniden ekleyebilirsiniz ama şaldur şuldur sulu olmamalı. (Ateşiniz kısık olsun)
  10. Yemek suyunu çekip kendi yağı ile kaldığında ocağın altını kapatıyoruz ve ister soğuk ister ılık şekilde servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla

27 Mart 2018 Salı

UNSUZ PIRASA BÖREĞİ


Arada da olsa biliyorsunuz, sağlıklı tarifler de yok değil sayfamda :) Haftasonu abartmalarından sonra yine her pazartesi olduğu gibi disipline giriverdim. Bu yemek de dün akşam çıktı mutfaktan. Tarifi annem bir yerde okumuş, nerede okuduğunu pek hatırlamıyordu ama anlattıklarından yola çıkarak yaptım, sonuç çok lezzetli, omletimsi ama içindeki çörek otu ile börek hissi de veren bir tat oldu.

Malzemeler:
  • Yarım kg pırasa 
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 3 yemek kaşığı ufalanmış beyaz peynir
  • 1 tatlı kaşığı çörek otu
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 avuç ince kıyılmış dereotu
  • tuz, karabiber

Yapılışı:
  • Pırasaları çok ince şekilde doğruyoruz.
  • Bir tencereye alıp yağ koymadan pırasaların yumuşaması ve ezilmesi için karıştırarak kavuruyoruz. (Yağ olmadığı için dikkatlice yakmadan kavurmak gerekiyor)
  • Bir kasede yumurta, yağ, peynir, kabartma tozu, çörek otu, dereotu, tuz ve karabiberi karıştırıyoruz.
  • Çok büyük olmayan yuvarlak bir tepsi ya da borcama yağlı kağıt koyuyoruz.
  • Kavrulan pırasaları yumutalı karışımın içine katarak iyice harmanlıyoruz.
  • İç harcımızı hazırladığımız tepsiye dökerek yayıyoruz.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar (yaklaşık 25 dk) pişiriyoruz.
Afiyetle , sağlıkla


17 Ocak 2018 Çarşamba

BİBER SOSLU FIRIN MANTAR



Mantarla olan ilişkim hep iyi olmuştur. Eşim yemez o yüzden genel yemeklerimizin içerisinde pek kullanamıyorum ama başrolü mantar olan özel yiyecekler kendime sıkça pişiriyorum. Annemle afiyetle yiyoruz. Bu pratik ama oldukça güzel yemeği de geçenlerde yine iş dönüşü kısa bir sürede pişirdim. Biz ana yemek niyetine yedik ama güzel bir bonfile ya da tavuk pirzola yanına oldukça güzel bir garni olabilir. Ya da bir davet sofrasında arasıcak..

Malzemeler:

  • 1 paket mantar (Sanırım 300 gr oluyor, paketler tam emin değilim ama keyfe göre yapılabilir, kişi sayısı dikkate alınabilir bence)
  • 2 adet kırmızı biber  (kapya)
  • 3 adet yeşil biber (çarliston ya da köy biberi)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Mevsimi ise bir tane domates (ben kullanmadım)
  • Tuz, karabiber, kekik
  • Üzeri için rendelenmiş taze kaşar peyniri
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Mantarların üzerine zeytinyağı ayrıca gezdiriliyor
Yapılışı:
  • Mantarların saplarını çıkartıp yıkayıp limonlu suda bekletiyoruz. (sapları ile omlet yapılabilir)
  • Bir tavada zeytinyağını hafifçe ısıtıyoruz. 
  • Biberleri orta büyüklükte (çok büyük olmasın) doğrayıp tavaya alıyoruz. Biberler iyice yumuşayıncaya kadar karıştırarak yakmadan pişiriyoruz. Bu aşamada domates kullacaksanız yemeklik doğranmış şekilde ilave edebilirsiniz.
  • Biberler yumuşayınca salçayı ekliyoruz. Biraz sıcak su (1-2 yemek kaşığı) ilave ederek, salçanın sos içinde açılmasını sağlıyoruz. Çok sulu olmamalı, suyunu çektiriyoruz.
  • Tuz, karabiber ve kekik ile tatlandırıyoruz.
  • Limonlu suda bekleyen mantarları kurulayarak bir fırın kabına alıyoruz. 
  • Mantarların üzerine çok hafifçe yağ gezdirip, tuz ve karabiber serpiyoruz. 
  • Hazırladığımız sostan mantarların önce içine içine dolduracak şekilde sonrasında genel şekilde döküyoruz.
  • 200 derece fırına verip biberlerin hafifçe kızarmasını bekliyoruz, bu aşamada mantarlar pişiyor.
  • Biberler kızarınca rendelenmiş kaşar peynirini serpip tekrar fırına veriyoruz. Peynir eriyince sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

16 Kasım 2017 Perşembe

LAZANYA


Bir şeyleri yapmak istediğim gibi yapamadığımda bütün şevkim kaçıyor benim. Size de öyle oluyor mu? Çok sonuç odaklı olmak mı bu bilmiyorum ama misal blog yazma konusunda bu ara bu durumda hisseder oldum...

Hızlıca akan zaman mı, vakitsizlik mi, organize olamama becerisi mi (yoksa beceriksizliği mi demek lazım bilemedim) ayırt edemediğim bir durumla ne yeni bir tarif yapabiliyorum, ne de yaptığım şeyin istediğim gibi fotoğrafını çekebiliyorum .. Sonuç olarak çok istediğim, burada yaşamak ve burayı yaşatmak hissimi ufak ufak kaybediyorum sanki. 

Şu kare beni kendimden soğuttu sabah sabah.. Yazacak bir şey arıyorum, yakın zamanda yılda 100bin kere falan yaptığım standart bir kek tarifinin dışına çıkabileceğim bir şey yapmışlığım yok :( Aaa lazanya yapayım, hem burada tarifi yoktu diyorum .. Tamam yaptım eeee.. sonra ne oldu.. hadi yemek hazır değil mi diyen ses sonucu ocak üstüne oturtulmuş "borcam" içinde çekilmiş yamuk bir fotoğraf ile bu heves yerle yeksan oluverdi işte.

Eskiden nasıl yapıyordum, çalışmıyor muydum? Yemeği aç olsalar da mı vermiyordum, üstelik cep telefonum fotoğraf bile çekemezken fotoğraf makinamla nasıl yapıyordum bunu ? 

İşin özü.. ve beklenen sonuç :

* Yemek pişirmeyen yemek bloggeri oldum
* Görselliğin tavan yaptığı dönemde fotoğraf katastrofu ile blog yazmaya çalışıyorum

galiba ben bunu kesmeliyim ... 

dermişim ...

Yok ya .. yok öyle yağma .. lazanya işte .. en kıymalısından.. beşameli harika .. kaymak gibi.. Sen yap , fotosunu güzel çek belki bana da atarsın :) olmaz mı :)

yine kendi kendini kandıran bu zavallı kızcağızdan bir lazanya fotosu geliyor sizlere ..

Afiyetle & sağlıkla,

Malzemeler:

  • 1 paket lazanya (Bazı lazanyalar kuru bazıları haşlanarak kullanılıyor, orada kutunun arkasındaki tarife dikkat edin lütfen)
İç harcı :
  • 350 gr dana kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası 
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz, karabiber, kırmızıbiber
Beşamel sos:
  • 100 gr tereyağ, 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 3 tepeleme yemek kaşığı un
  • 750 ml süt (ılık)
  • 1 yumurta sarısı
  • tuz, karabiber
Üzerine ve arasına ; 150 gr rendelenmiş taze kaşar peyniri


Yapılışı:
  1. Öncelikle iç harcı hazırlayarak başlayalım, zeytinyağını bir tavaya koyup, minik yemeklik doğranmış kuru soğanları hafifçe soteleyelim. Soğanlar şeffaflaşınca kıymayı ilave ederek kavuralım. Salçayı ekleyelim. Tuz ve baharat ile tatlandırıp çeyrek çay bardağı su ekleyerek bir taşım pişirelim. Suyunu çekince ocağı kapatıp iç harcımızı bekletelim.
  2. Eğer haşlanan lazanya aldıysak lazanyaları kaynayan tuzlu suda kutusunun üzerinde belirtilen süre kadar pişirelim, Suyunu süzüp soğuk suyla yıkayalım ki pişme işlemi bitsin sonrasında hamur olmasın. Eğer kuru lazanya aldıysak bu aşamaya gerek olmayacaktır.
  3. Beşamel sos için çelik tencereye tereyağ ve zeytinyağı koyup eritelim. Eriyen yağa unu ekleyip bir çırpma teli ile karıştırarak topaklanmasını önleyelim. Azar azar ılık sütü ekleyelim, bu esnada mutlaka karıştırmaya devam edelim. Tuz ve karabiber ile baharatlandırıp koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirelim. Koyulaşınca bir yumurtanın sarısını ekleyip yine hızlıca karıştıralım, ocağın altını kapatalım.
  4. Bir fırın kabını ya da borcamı heryerine gelecek şekilde margarin ya da tereyağ ile (sıvıyağ kullanmayın yapışır) iyice yağlayalım.
  5. En alta beşamel sostan biraz gezdirelim ve aralıksız şekilde lazanya yaprağı dizelim. Üzerine yine beşamel gezdirelim ve kıymalı harcımızdan eşit miktarda yayalım. Biraz kaşar rendesi gezdirelim. 
  6. En az 3 kat bu şekilde dizme işlemi yapalım. Son yaprakları dizince heryerine beşamel dökelim ve önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 10 dk kadar pişirelim.
  7. 10 dk sonra üzerine her yerini kapatacak şekilde rendelenmiş kaşar peyniri serpip tekrar fırına verelim ve üzeri kızarana kadar pişirelim.
Sıcakken servis edilmelidir.




26 Eylül 2017 Salı

TEPSİDE İÇLİ KÖFTE


Ne yapalım marifetli Anadolu'lu hanımlar gibi elimizde köftesini yuvarlayıp içini kırmadan oyamıyorsak, içli köfte yemeyelim mi yedirmeyelim mi canım :)

Mutfakta pratiklik sihri ihtiyacı duyanlar için ideal bir tarif daha.. Söz veriyorum yiyen bir daha yiyecek bir daha .... Tarifi www.yemek.com'dan uyarladım.

Bu yemek ertesi gün gelecek misafirlerinize bir gün önceden hazırlık yapmak için uygun. Herşeyini önden hazırlayabilir, misafirlerinize ikram etmeden 40 dk önce pişirmeye geçebilirsiniz.

Malzemeler:

Dış kısmı

  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1,5 su bardağı köftelik bulgur 
  • 3 adet orta boy patates 
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı salça
  • tuz, karabiber
  • 3 yemek kaşığı tereyağ (eritilecek)
  • Sıcak su
İç Harcı
  • 300 gr kıyma
  • 2 adet orta boy kuru soğan
  • 1,5 su bardağı iri çekilmiş ceviziçi (isterseniz antep fıstığı da kullanabilirsiniz)
  • kimyon, karabiber, toz kırmızı biber, tuz
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:

  1. Patatesleri haşlayıp habuklarını soyuyoruz.
  2. Derin bir kaseye irmik ve bulguru koyup üzerini 2 parmak geçecek kadar sıcak su ve bir miktar tuz ekleyip kabın üzerine bir kapak kapatarak şişmelerini bekliyoruz.
  3. Diğer yanda bir tavaya 3 yemek kaşığı sıvıyağı koyarak ince yemeklik doğranmış kuru soğanları soteliyoruz. 
  4. Soğanlar diriliğini kaybedince kıymayı ekliyoruz ve kıyma iyice pişene kadar kavurmaya devam ediyoruz. 
  5. Ceviz ve istenen miktarlarda baharatları ekleyerek iç harcımızın hazırlığını tamamlıyoruz.
  6. Soğuyan patatesleri rendeliyoruz.
  7. Şişen irmik ve bulgurun olduğu kaseye rendelenmiş patates, 1 yumurta , salça ve baharatları ekleyerek bir hamur elde ediyoruz. Hamurunuz çok vıcık vıcık ise ekstra patates koyabilirsiniz. Bu hamuru toparlayacaktır. 
  8. Bir tepsi ya da fırın kabının tabanına yağlı kağıt yerleştiriyoruz. 
  9. Dış hamurun yarısını tepsiye iyice yayarak elimizle düzleştirmek için bastırıyoruz. Her yerin eşit olmasını sağlamalıyız.
  10. Üzerine iç harcımızı dökerek eşit miktarda dağıtıyoruz.
  11. Tekrar hamuru iç harç gözükmeyecek şekilde üstüne dengeli şekilde yayıyoruz ve elimizle sık sıkı bastırıyoruz.
  12. Bir tavada tereyeğ eritip üzerine sürüyoruz.
  13. 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle , sağlıkla

22 Ağustos 2017 Salı

PATLICAN KULELERİ


Bu aralar yeni hobim instagram hesabımda storyler yayınlamak .. Çocuklar da yazlıkta olunca yemek pişirmek sadece bir ihtiyacı görmek için değil, yine hoşça vakit geçirme aracı olarak yer alıyor hayatımda..Ben de bu hoş vaktimi hikayemde paylaşmayı seviyorum. Geçen hafta uzun zamandır istediğim bir şeyi yaptım, çok sevgili arkadaşlarımı evimizde yemekte ağırladım. Onlar için mönü oluşturup, yemek pişirmek çok eğlenceliydi..

Menüden ilk parçayı geçen postta yayınlamıştım, bugün diğerleri ile devam edeceğim. Ama bir fikir vermesi adına mönünün genelinden bahsedeyim sizlere..

Davet Mönüsü :

  • Cevizli & Susamlı Biber Mezesi
  • Girit Usulü Havuçlu Meze
  • Peynirli Roka Salatası
  • Patlıcan Kuleleri
  • Tepside İçli Köfte
  • Maklube Pilavı
  • Peyveli Parfe


Patlıcan Kuleleri nefis bir ara sıcak oldu.. Bir gün önceden hazırlığını yapmak mümkün, o yüzden pratik tarif statüsünde yerini onurla aldı diyebiliriz.. Yiyenler çok beğendiler ve lezzeti tam bir şölendi. Zaten patlıcanın olduğu hangi yemek bir şölene dönüşmüyor ki...

Buyurun tarife geçelim ..

Malzemeler :

  • 4 adet orta kalınlıkta patlıcan
  • 3 adet domates
  • 1 paket domates püresi (küçük kutuda satılanlardan)
  • 4-5 diş sarımsak
  • 2 top mozarella peyniri
  • Dilimlenmiş kaşar peyniri 
  • Taze fesleğen
  • tuz, karabiber 
  • Kızartmak için sıvıyağ 
  • Sos için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Kürdan

Yapılışı:
  1. Patlıcanları soymadan yaklaşık 1 küçük parmak kalınlığında halka şeklinde doğrayıp tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Bir tencereye/tavaya kızartmak üzere yağ koyup kızdırıyoruz.
  3. Kızan yağda iyice kuruladığımız patlıcanları altın sarısı renk alıncaya kadar kızartıyoruz. 
  4. Bir başka tencereye zeytinyağ ve ince doğranmış sarımsakları koyarak hafifçe soteliyoruz.
  5. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küçük küpler halinde doğruyoruz. Sotelenen sarımsaklara ilave ediyoruz. Biraz kaynadıktan sonra domates püresini ilave ediyoruz.
  6. Tuz, karabiber ile tatlandırdığımız sosu, kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
  7. Suyu azalınca ince ince kıydığımız taze fesleğenleri ekliyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
  8. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz. 
  9. Mozarella peynirini halka halka çok kalın olmayacak şekilde doğruyoruz.
  10. Bir halka patlıcan üzerine sos, mozarella, bir daha patlıcan sos ve mozarella şeklinde ilerleyerek yaklaşık 4 patlıcan ile bir kule yapıyoruz. Son patlıcanın üzerine sos ve mozarella değil, dilimlenmiş kaşar peyniri koyup bir kürdan ile sabitliyoruz.
  11. Tüm patlıcanları bu şekilde tamamladıktan sonra ne zaman servis edilecekse o zaman 15 dk önce 190 derece ısıdaki fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla






10 Ağustos 2017 Perşembe

KABAK LAZANYA


Küçük oğlum Poyraz'ın doğumundan sonra aldığım kilolardan son 6 aydır, yeme-içme alışkanlıklarımı düzene sokarak çok şükür kurtulabildim. 

Bugüne kadar beni rejim yaparken en çok zorlayan şey aslında sevdiğim hamur işlerinden uzak kalmak, yemek yemeyi sadece doymak için yapılan bir eyleme dönüştürmekti. Bu sefer öyle olmadı, hayatıma yemek yemede dengeleme felsefesini soktum. Sevdiğim şey olunca yedim ama ardından bu ödülün dengelemesini yapmayı bildim.

Bu süreçte güzel tarifler de denedim.. Bunlardan biri de bu yemek oldu.. Fırında üzerinde nar gibi kızarmış kaşarın albenisi ile bana hakiki bir lazanyayı hiç aratmadı.

Ben klasik bir lazanyada kullanılan beşamel sosu kullanmak istemediğim için bunu taze lor ile destekleyince ortaya nefis bir yemek çıkıverdi.

Buyrun deneyin ;

Malzemeler:
  • 7 adet orta boy kabak
  • 150 gr kıyma
  • 1 adet kurusoğan
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 200 gr taze lor
  • 1 paket krema
  • 200 gr rendelenmiş kaşar peyniri
  • Tuz, karabiber
Yapılışı :
  1. Öncelikle kabakları uzunlamasına yaklaşık 1 cm kalınlığında kesiyoruz. 
  2. Elde ettiğimiz dilimleri isterseniz önünü ve arkasını bir fırça ile yağlayarak fırına verip 200 derecede hafif pembeleşinceye kadar ya da benim yaptığım gibi döküm bir tavada aynı şekilde yağlarak önünü ve ardını tavanın izi çıkana kadar pişirebilirsiniz. (el oyalıyor ama çok lezzetli)
  3. Kabaklarla işimiz bitince bir tabakta biriktiriyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağını koyup ufak ufak yemeklik doğradığımız kuru soğanları soteliyoruz.
  5. Daha sonra kıymamızı da ekleyerek beraber kavurmaya devam ediyoruz.
  6. Son olarak salça ekleyip, bir miktar sıcak su da katarak hafif sulu bir kıvamda kısık ateşte pişiriyoruz. Bu aşamada tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz.
  7. Krema ve lor peynirini bir miktar tuz ekleyerek karıştırıyoruz.
  8. Fırın kabımızı yağlıyoruz. 
  9. Alt kısmına yanyana boşluk kalmayacak şekilde kabaklardan diziyoruz. Üzerine kremalı lor karışımından döküyoruz. 
  10. Bir sıra daha kabak diziyoruz.Bu sefer lor karışımı döküp onun da üzerine kıymalı karışımdan koyuyoruz. 
  11. Böylelikle kabakar bitene kadar bu işlemi yapıyoruz.
  12. Fırın kabının en üst kısmına lor karışımından döküp üzerine kaşar serpiyoruz.
  13. 160 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. 
Afiyetle , sağlıkla

18 Ocak 2017 Çarşamba

PRATİK KUMPİR

Pratik Kumpir

Daha önce de bir kumpir tarifi paylaşmıştım aslında.. O tarifle bu tarif arasındaki teknik farklar, bunun sunumunun bir tepsi/tabak içinde olması ve içindeki malzemeler aslında..

Yoksa bildiğiniz kumpir işte .. :) Ama Yemekbahane bildiğiniz bilmediğiniz şeylerin yeri .. Malumunuz benim ayran nasıl yapılıra video çekmişliğim dahi var :)

Geçtiğimiz cumartesi günü yine bizim malum blog kızları toplantımızın olduğu bir gündü.. Selen yine harika bir sofra ile ağırladı bizleri. Artık kahvaltıda buluştuğumuz için ben de yapacaklarımı kahvaltıya uygun seçmeye özen gösteriyorum. Tatlı insanı değilim bilen bilir ama şöyle doyurucu ve keyifli şeylere karşı boynum kıldan ince :)

Kumpir yapma fikri de yine böyle geldi aklıma.. Ve de kahvaltı soframızda gayet rabet gördü. Kendi pazar kahvaltılarınıza da bir alternatif yaratabilirsiniz kumpir yaparak.. Ya da ana menünüzde bir garnitür olarak servis edebilirsiniz, bunun yanına yağsız tavada 5 dk da pişereceğiniz bir parça biftek harika bir misafir menüsüne dönüşebilir, neden olmasın.. 

Fotoğrafa bakıp keşke kaşarı daha fazla kızartsaydın demeyin sakın .. O bilinçli bir şekilde çok kızarmadan, sadece eriyince alındı fırından.. İçine turşu koyduğum için turşunun aşırı ısınarak tadının bozulmasını istemedim , erimiş kaşar kalıplaşmadığı için patatesle muhteşem bir sonuç verdi, benden söylemesi..

Malzemeler:
  • 6 adet büyük boy patates (8 kişiye ancak yetti)
  • 150 gr tereyağ 
  • Tuz (zevkinize göre katabilirsiniz ama unutmayın patates tuzu sever ve kaldırır)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 adet kırmızı kambo biberi
  • 3 adet uzun sosis
  • Çeyrek kangal sucuk
  • 1 kutu konserve mısır
  • 1 su bardağı ufak doğranmış kornişon turşu 
  • 200 gr rendelenmiş taze kaşar 
Yapılışı :
  1. Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyuyoruz.
  2. Derin bir kasede tuz, tereyağ ve rendelenmiş kaşarın 3/4 ü ile karıştırarak patatesleri iyice eziyoruz.
  3. Kambo biberleri ufak doğruyoruz. Sosis ve sucukları da zar şeklinde doğruyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağı koyup önce biberleri soteliyoruz.
  5. Biberler yumuşayınca sosis ve sucuğu katarak iyice pişiriyoruz.
  6. Patates karışımına sosis,sucuk ve biberle hazırladığımız iç malzemeyi ekliyoruz. Ayrıca mısır ve turşuyu da ilave ederek iyice karıştırıyoruz.
  7. Bir fırın kabına hazırladığımız harcı dökerek yayıyoruz. Üzerine kalan kaşar peyniri serpiyoruz.
  8. Fırını 200 derecede ısıtıp, kumpirin üzerindeki kaşar eriyene kadar pişiriyoruz. 
Sıcakken servis etmenizi öneririm.

Bir gece önceden yapmayın derim, patates bekledikçe tadı donuklaşıyor, ayrıca fazla soğumuş olacağı için fırında uzun süre tutmanız gerekecektir, bu da turşunun tadını bozabilir, benden uyarması :)

Afiyetle , sağlıkla

13 Mayıs 2014 Salı

ELMALI TAVUK KAPAMA

Elmalı Tavuk Kapama

Geçen sene Sofra dergisine çıktığımda yaptığım tariflerden biriydi. Bloga koymadığımı farkettim. Bu da bana birden ilaç gibi geliverdi, neden mi :) bana malzeme çıktığından olmasın sakın :)
Meyve ve et..
Aslında mutfağımızın özünde varolan bir uygulama..
Tatlı ve tuzluyu benim gibi sevenlerin hoşlanacağını düşündüğüm bu yemek ise gerek görselliği gerek ise şaşırtıcı lezzeti ile sürprizli bir ikram olabilir.
Aslında yapımı basit.. Malzemeleri de öyle.. Yani yine benim yemekbahane okuyucu kitleme cuk diye uyuyor..

Malzemeler:

  • 4 adet tavuk kalça
  • 1 adet yeşil elma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2 adet kare milföy hamuru
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • tuz - karabiber
  • milföyün üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı & 1-2 damla süt

Yapılışı:

  1. Tavukları kuşbaşı doğruyoruz. Elmaları soyup önce dörde bölüp, böldüğümüz parçaları da dilimliyoruz. 
  2. Soğanı yemeklik doğrayarak hazırlıyoruz.
  3. Bir tavaya tereyağını koyup tavukları bir miktar tuz da ilave ederek soteleyerek pişiriyoruz.
  4. Bir başka tavaya sıvıyağı koyarak öncelikle soğanları pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Pişen soğanlara elmaları ilave ediyoruz. 
  5. 2 dk soğan ve elmalar sotelendikten sonra portakal suyu, tarçın, tuz ve karabiberi ilave ediyoruz.
  6. Bir taşım kaynayınca diğer tarafta pişirdiğimiz tavukları katıp suyu az kalıncaya kadar yemeğimizi pişiriyoruz.
  7. Suyu çekilen yemeğimizi ısıya dayanıklı bir fırın kabına alıp üzerini bir merdane ile birleştirerek açtığımız milföy hamuru ile kapatıyoruz.
  8. Milföyü bir kaç yerinden bir bıçak yardımı ile deliyoruz.
  9. Yumurta sarısını biraz süt ile açarak milföyün üzerine sürüyoruz.
  10. Yemeğimizi önceden 180 derecede ısınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirip sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

27 Şubat 2014 Perşembe

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ

zeytinyağlı patlıcan yemeği

2010'dan kalma bir yazıya güncelleme..

Patlıcanla başladık patlıcanla devam edelim bari haftaya..

Zeytinyağlı patlıcan yemeğinin, bizim evdeki "mahalli adı", ÇİNGENE PATLICANIdır. Annem bu yemeğe böyle hitap eder. Nedenini düşündüğüm ve kendisine danıştığım zaman, pratik oluşunu ön plana çıkartıyor. Hani kızartılmadan yapılması nedeniyle sanırım :) Öyle ya da böyle, bu yemek bence o kadar kolay bir yemek değil. Evet, yapım aşaması pratik ama lezzetli yapmak için muhakkak özen gerek. Patlıcan ve su birbirini pek sevmiyorlar diye düşünüyorum. Çiğ patlıcanı suya saldınız mı, tadı yavan yavan oluyor. O nedenle bu yemeğe lezzeti vermek için itina etmek gerekiyor, muhakkak her yemeğe olduğu gibi.

Malzemeleri basit, pratik ve ekonomik bu yemeği ister meze, ister zeytinyağlı isterseniz ana yemek olarak tüketebilirsiniz. Yanına tereyağlı pirinç pilavı ya da dereotlu bulgur pilavı ve cacık çok yakışacaktır.

Malzemeler:
  • 4 adet uzun ince patlıcan
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4 adet domates
  • 4 adet yeşil biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 adet maggy tavuk bulyon (arzuya göre konmayabilir)
  • tuz, karabiber
  • sıcak su
  • 4 adet kesme şeker
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ

Patlıcanları alacalı soyup, uzunlamasına dörde bölelim. 3-4 cm aralıklarla dilimleyelim. Doğradığımız patlıcanları tuzlu su dolu bir kapta 20 dk kadar bekletelim.


Biberleri de 2-3 cm kalınlığında doğrayıp hazırlayalım. 2 domatesin kabuğunu soyup yemeklik doğrayalım, diğer domatesleri rendeleyelim. Sarımsakları orta irilikte keselim. Soğanımızı yemeklik şekilde küp küp keselim.
Tenceremize zeytinyağını kyup soğan ve sarımsaklarımızı ilave edelim. Orta hararetteki ateşte, soğanlar yumuşayıncaya kadar kavuralım. Biberleri ekleyerek birlikte sotelemeye devam edelim.

Patlıcanları tuzlu sudan alıp, kurulayalım. Kavrulmakta olan soğan, biber ve sarımsaklara ilave edip karıştıralım. Bir miktar bu şekilde kavrulduktan sonra doğradığımız domatesleri ilave edip hafif hafif karıştırarak sotelemeye devam edelim. Tuz, karabiber,şeker ve bulyonu ekleyip tatlandıralım.

Rendelediğimiz domateslere, salçaları ilave edip derin bir kasede karıştıralım, üzerine aşağı yukarı 1,5 su bardağı sıcak su ilave edip sulandıralım. Patlıcanların hafifçe üzerini geçecek şekilde bu karışımdan dökelim. Tamamını dökmememiz gerekiyor. Tencerenin kapağını kapatıp, yemeği pişmeye bırakalım. Ortalama 10 dk da bir yemeğimizi kontrol edip, suyu bittiyse karışımımızdan eklemeye devam edelim. Patlıcanlar pişene kadar azar azar su ekleyerek işlemi tekrarlayalım. (Suyu birden koymanın, lezzetini önemli derecede etkilediğine inanıyorum.)

Pişen yemeğimizi ister soğuk, ister ılıkken servis edebiliriz.

24 Şubat 2014 Pazartesi

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Fırında Sebzeli Tavuk

Garnitürü içinde bir yemek.. Tamam kızartarak yaptım ama bazen lezzetten ödün vermeden, az porsiyon yiyerek de form korunabilir :)

Bunun yanına tavsiyem

Malzemeler:

  • 2 adet patlıcan
  • 5 adet çarliston biber
  • 2 adet kırmızı kapya biber
  • 20-25 adet mantar (kültür mantarı)
  • 2 adet domates
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 6 adet tavuk baget
  • Kızartmak için sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz, karabiber
Yapılışı:
  1. Patlıcanları alacalı soyup halka halka doğrayarak tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Biberleri fazla küçük olmayacak şekilde halka halka doğruyoruz.
  3. Mantarları yıkayıp kurulayıp dörde bölüyoruz.
  4. Tavuk bagetlerini tereyağ koyduğumuz bir tavada kapağı kapatarak orta hararette ateşte pişiriyoruz.Zaman zaman çevirip her tarafının kızarmasını sağlıyoruz. İçleri pişince kapağı açıp kızarmaları için suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  5. Tavuklar kızarınca onları bir tabağa alıp, tavadaki yağa mantarları atıp soteliyoruz.
  6. Bir başka tavada sıvıyağı kızdırıp önce patlıcanları kızartıyoruz.
  7. Kızaran patlıcanları kağıt havlu serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  8. Daha sonra kızgın yağa biberleri atıp onları da kızartıyoruz.
  9. Kalan yağı iyice süzüp, tavanın tabanında kalacak şekilde başka bir yere aktarıyoruz.
  10. Tavanın tabanında kalan yağa ufak doğranmış sarımsakları koyuyoruz. Bir müddet sarımsakların kokusunu çıkartıp, üzerlerine rendelenmiş domatesleri ve salçayı ilave ediyoruz.
  11. Bir taşım kaynattığımız sosa tuz ve karabiber ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.
  12. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  13. Fırın kabına bagetleri diziyoruz. Üzerlerine mantar, patlıcan ve biberleri koyuyoruz.
  14. Son olarak sosunu döküp fırına veriyoruz.
  15. 20 dk kadar pişiriyoruz. Tavukların iyice kızarması gerekiyor.
Afiyetle & sağlıkla,

28 Ocak 2014 Salı

İSLİM KEBABI

Patlıcan Kebabı (islim kebabı)

Herkese kocaman bir günaydın. Kışın içimde oluşturduğu karanlığa inat tüm coşkumla geçtim klavye başına. Dışarıdaki gri havanın aksine de renkli bir ekran olsun istedim karşımda. Fotoğraf arşivini açtım ve yazdan kalma bu tarifi görünce içim ısındı birden bire. Patlıcan.... sebzelerin kralı ... girdiği yemeği şenlendiren patlıcan..

Hele de kızartılarak giriyorsa yemeğe o yemek değil tadından yenmemek yanında yatsan yeridir :) 
Patlıcan fanatiği bendeniz bugün sizlerle islim kebabını paylaşmak isterim. Kuşbaşı et, köfte, tavuk .. hepsi ile son derece lezzetli ve sunumu şık bir yemek .. Benim yaptığım köfteli idi..

Malzemeler:
  • 3 adet kemer patlıcan (uzun olan)
  • 4 adet çarliston biber
  • 10-12 adet cherry (çeri) domates (normal domates de kullanılabilir)
  • 300 gr dana kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2-3 dilim bayat ekmek
  • tuz-karabiber
  • kızartmak için sıvıyağ (ben Komili ayçiçek yağı kullanıyorum)
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1,5 - 2 bardak su
  • süslemek için ince kıyılmış maydanoz
  • kürdan

Yapılışı :
  1. Soğanı rendeleyerek kıyma, ufalanmış bayat ekmek, tuz ve karabiber ile köfte harcı yoğuruyoruz.
  2. Harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayıp hafifçe bastırarak yuvarlak köfteler elde ediyoruz.
  3. Patlıcanları pijamalı (çizgili) soyup, enine uzun uzun keserek tuzlu suda bir müddet bekletiyoruz.
  4. Bir tavaya kızartmak için yağ koyuyoruz.
  5. Öncelikle iyice kuruladığımız patlıcanları kızartıp havlu kağıt serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  6. Daha sonra da yuvarladığımız köfteleri kızartarak bir tabağa alıyoruz.
  7. Patlıcanlar hafif ılınınca iki dilim patlıcanı artı şekli vererek üst üste getiriyoruz. 
  8. Ortasına kızarttığımız köfteyi yerleştirip patlıcan dilimlerini köfteyi kapatacak şekilde katlıyoruz.
  9. Kalın dilimlenmiş çarliston biber ve bir çeri domates ile kürdan takarak patlıcan ve köfteyi sabitliyoruz.
  10. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  11. Hazırladığımız kebapları bir servis tepsisine ya da fırın tepsisine (misafiriniz olacaksa bir borcam tercih etmenizi öneririm, kebapları iki kere yerinden oynatmamış olur, direk o tepsi ile servis yaparsınız) diziyoruz.
  12. Bir kasede salça ve suyu, tuz ve karabiber ile karıştırarak sos hazırlıyoruz.
  13. Kebapların üzerine dökerek tepsiyi fırına veriyoruz.
  14. İyice kızarana ve suyunu azalana kadar fırında tutup, sıcak servis ediyoruz.
  15. Servis ederken üzerlerini kıyılmış maydanoz ile süsleyebilirsiniz.
Not : Bir gün önceden tüm hazırlığını yapıp, misafiriniz geleceği zaman fırına vererek sıcak servis edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,





15 Ocak 2014 Çarşamba

DANA HAŞLAMA

Dana Haşlama

Çok sevdiğim bir yemek...
Hele suyuna bayılırım.. suyunu bol tutup kaşıklamaktan çok ama çok keyif alırım :)
Türk mutfağının klasiklerinden biri haşlama.. Ben dana eti ile yapıyorum, eşim kuzu sevmediği için ancak, şöyle hafif yağlı kısmı da olacak şekilde kuzu eti hele de kemikli yerinden olsa pekala daha bir güzel olur :)
Yok ben et yemem derseniz, tavuk ile deneyin :)

Malzemeler:

  • 1/2 kg yağsız bonfile ya da antrikot kısmından orta irilikte dana eti
  • 4 adet orta boy havuç
  • 4 adet orta boy patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yumurta
  • 1/2 limon suyu
  • ince kıyılmış maydanoz (1-2 yemek kaşığı)
  • tuz - karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • su
Yapılışı :
  1. Etleri akan suda iyice yıkayıp düdüklü tencereye koyuyoruz.
  2. Etlerin üzerine çıkacak kadar su koyup düdüklüyü kapatmadan kaynamasını bekliyoruz.
  3. Kaynayan ve köpüren suyu döküp, etlerin üzerine tekrar su ilave edip, soyulmuş kuru soğanı da bütün olarak koyup, düdüklüde 10 dk pişiriyoruz. (etlerimiz tam pişmemeli)
  4. Havuçları temizleyip boyuna iki ya da üç parçaya kesiyoruz. (Çok küçük olmasın)
  5. Patatesleri de soyup iri elma dilimleri halinde 4 parçaya bölüyoruz.
  6. Bir tavaya sıvıyağ koyup patates ve havuçları bir müddet soteliyoruz.
  7. Düdüklüyü soğutup açıyoruz. Sotelenen patates ve havucu etlere ilave edip, suyu azsa sıcak su da ekleyerek düdüklüyü kapatıp 15 dk daha beraber haşlıyoruz.
  8. Bir kasede yumurta sarısı ve limon suyunu çırpıyoruz. 
  9. Haşlanan et ve sebzelere tuz ve karabiber ekliyoruz.
  10. Yumurta-limon karışımına yemeğin sıcak suyundan katıp sosu açıyoruz. 
  11. Yemeği sürekli karıştırarak sosu ilave edip, terbiyeyi tamamlıyoruz.
  12. Üzerine ince kıyılmış maydanoz serpip servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

9 Ocak 2014 Perşembe

UZMAN TV YÜKSÜK KÖFTE TARİFİ

YÜKSÜK KÖFTE

Yeni yıldan merhaba...
Öksürmekten konuşamadığım şu evreyi sanırım bir çoğunuz yaşıyorsunuz..Umarım şu günler geçer gider de hastalıklar bizden uzak durur..
Bugün sizlerle kış mevsimine uygun, ekonomik bir yemek paylaşmak istiyorum. Yapım aşaması aslında zor olmamakla beraber biraz el oyalayıcı. Ancak bir kere yapıp sonrasında buzlukta bir kaç pişirimlik olarak tutarsanız, sağlıklı, lezzetli ve pratik bir yemek haline dönüşecek, buna inanın :)
Tarifi uzmantv için çekmiştim, benim de ilk kez denediğim bir tarifti ve yiyenler son derece beğendiler. Ben domates sosu ile servis ettim ancak bunu kıymalı bir sosla ve sarımsaklı yoğurt ile çeşnilendirmek mümkün.
Malzemeler birkaç pişirimlik ya da 8-10 kişi için uygun, daha az porsiyonlar elde etmek için azaltmanız gerekir.

Bir okurum sağolsun uyarmış beni bu tarifin Adana'nın sarımsaklı köfte ya da Fellah köftesi olarak geçtiğini belirtmiş.. Ben de burada bu düzeltmeyi yapmak isterim. Zira genellikle tariflerin Google üzerinde ne şekilde arandığından yola çıkarak Uzman Tv liste hazırlıyor ve biz de o isimle devam ediyoruz.Yoksa ne var olan bir tarifi yeni bir tarifmiş gibi gösterme niyetim var, ne de başka bir şey.. zira zaten beni bilen biliyor :)

Malzemeler:

Köfte Malzemeleri:

  • 1/2 kg köftelik bulgur
  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1/2 çay bardağı un
  • 1 yumurta
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 limon suyu
  • bulguru ıslatmak ve köfteyi pişirmek için su
Domates Sosu Malzemeleri:
  • 3 adet domates (iri boy)
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 5 diş sarımsak
  • 1-2 çay kaşığı tuz (arzuya göre artabilir/azalabilir)
  • 4 çorba kaşığı zeytinyağ
Yapılışı:
  1. Bulguru ıslatmak için su kaynatıyoruz. Bulguru bir tasa koyup üzerini kapatacak şekilde sıcak su döküyoruz.
  2. Bulguru bekletirken sosu hazırlıyoruz. Domatesleri rendeliyoruz.
  3. Bir tavaya sos için gereken zeytinyağını döküp rendelediğimiz domatesleri ilave ediyoruz.
  4. Domates kaynayınca salçayı ekliyoruz.
  5. Sarımsakları ufak ufak sosun içine doğruyoruz. Tuz ile tatlandırıyoruz. 
  6. İyice suyunu çekene kadar kaynatıp, sosun hazırlığını tamamlıyoruz.
  7. Sıcak su ile şişmeye bıraktığımız bulgur kıvamına gelince (iyice suyunu çekmeli ve tane tane olmalı) biber salçasını ve kimyonu ekliyoruz ve elimizle (sıcaksa soğumasını beklememiz gerekir) bulgura iyice yediriyoruz.
  8. Salça ve kimyon ile tatlandırdığımız bulguru daha büyük bir tasa alıp içine yumurta, irmik, limon suyu, un ve tuz ile iyice yoğuruyoruz.
  9. Bir kaseye su koyup sürekli elimizi ıslatarak bulguru ufak ufak yuvarlıyoruz.
  10. Yuvarlayarak şekil verdiğimiz köftelerin ortasına parmak basarak ortalarını bir yuva gibi oyuyoruz.
  11. Büyük bir tencereye su koyup kaynatıyoruz.
  12. Kaynayan suya hazırladığımız köfteleri atarak haşlıyoruz. Piştikçe suyun üstüne çıkacaklar.
  13. Pişen köfteleri bir kevgir ile zedelemeden sudan alıp servis yapacağımız tabağa koyuyoruz.
  14. Üzerlerine domates sosunu dökerek servis ediyoruz.
Videolu tarifi izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız..


Afiyetle & sağlıkla,

12 Aralık 2013 Perşembe

UZMAN TV VİDEOLU TARİF - ZENCEFİLLİ TAVUK IZGARA - YILBAŞI YEMEĞİ ÖNERİSİ

Zencefilli Tavuk Izgara

Karla kaplı İstanbul'dan günaydın hepinize..
Yılbaşı ikram önerilerine uygun bir videolu tarifimi paylaşmak istiyorum bugün sizlerle. Yılbaşında çoğu evde tavuk ya da hindi tüketildiği için bu tarifin özellikle pratik oluşu nedeniyle çok tercih edileceğini düşünüyorum. Özellikle tabii zencefilin o keskin tadını ve kokusunu seviyorsanız... Bence tavuğa çok yakışıyor. Ben bu tarifi tavuk ile yapmıştım ancak sizler hindi ile deneyebilirsiniz. Bekleme süresi ise uzayabilir, bu yemeğinizin daha aromalı ve dolayısıyla da daha lezzetli olmasından başka bir sonuç vermeyecektir. Yani eğer çalışıyorsanız bu tarif tam sizlik :) Akşamdan marinasyonu tamamlayıp sofrayı hazırlamaya başlarken pişirmeye geçebilirsiniz ..

Malzemeler:
  • 1 kg tavuk kalça eti (Tavuğun beyaz et kısmı lezzetli olmayacaktır, mümkünse kemikli tarafından kullanmanızı tavsiye ederim.)
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 tatlı kaşığı toz zencefil
  • 1/2 çay kaşığı karabiber
  • 2 çay kaşığı kekik (Ben tane kekik kullandım, siz öğütülmüşü de kullanabilirsiniz)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
  • 4 diş sarımsak
  • Süslemek için limon dilimleri 
Yapılışı :

  1. Bal, zencefil, karabiber, kekik, tuz, zeytinyağ ve ufak ufak doğranmış sarımsakları bir kasede karıştırıyoruz.
  2. Tavukları bu harcın içinde harmanlayıp minimum 20-25 dk kadar kasenin üzerini kapatıp bekletiyoruz. 
  3. Tavayı hafif kızdırıp, tavukları her iki yüzü kızarana kadar pişiriyoruz.
  4. Üzerlerine limon dilimleri koyarak servis ediyoruz.
Yılbaşı sofranızda bu tarifi  iç pilav ile tamamlayabilirsiniz..
Video tarifi aşağıda izleyebilirsiniz...

25 Temmuz 2013 Perşembe

NOHUTLU VE ERİŞTELİ YEŞİL MERCİMEK YEMEĞİ

Nohutlu & Erişteli Yeşil Mercimek Yemeği
Aslında kıştan kalma bir tarif bu..
Ama yazmayı atlamışım.. Baktım Ramazan ayına esasen uygun ben de yazmaya karar verdim. Bu aralar pek yeni bir şey yapmıyorum, o yüzden de buradan sizlerle tarif paylaşamıyorum. Bu beni üzmüyor değil. Ancak yazmasam da yanımda olduğunuzu, takibi bırakmadığınızı her daim hissediyorum.
Geçenlerde Bodrum'da tatildeyken otelde yemek alırken bir bayan yanıma geldi ve blogum olup olmadığını sorduğunda çok şaşırdım. Evet yemek blogu yazıyorum dedim ve bana ben de sizi bir yerden tanıyorum ama nerden çıkartamıyordum dedi, çok şaşırdım.. Ve elbette çok mutlu oldum :) Aynı şey oğlum için kreş görüşmesine gittiğimde de kreş yöneticisi tarafından sorulunca mutluluğum kat be kat arttı :)
İnsanın hiç görmediği, konuşmadığı birisini bilmesi, tanıması ne hoş.. İşte o zaman yine 7 yıldır ne güzel bir şey yaptığımın farkına vardım.. Blog yazmayı seviyorum ben.. Hem de çok...
Biz konumuza dönelim, bu kadar yeter değil mi :)
Ramazan sofrasında isterseniz çorba niyetine (o zaman biraz daha sulu yapmak belki daha güzel olur) isterseniz de yemek olarak tüketebileceğiniz lezzetli ve doyurucu bir tarif.. Benimki yemez :) ama çocuklar için ise oldukça besleyici..

Malzemeler:
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1,5 su bardağı erişte (ben ev eriştesi kullandım, hazır da alabilirsiniz)
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • tuz-karabiber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
  • su
Yapılışı:
  1. Soğanı yemeklik şekilde küp küp doğruyoruz.
  2. Tencereye doğradığımız soğanı ve sıvıyağı koyup orta ateşte soteliyoruz.
  3. Soğanın rengi değişince salçaları ilave edip bir miktar su ile iyice çözünmelerini sağlıyoruz.
  4. Salçayı da bir süre kaynattıktan sonra nohut, mercimek ve erişteyi ilave ediyoruz.
  5. Tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz.
  6. Üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyerek pişmeye bırakıyoruz.
  7. Nohut ve mercimek piştiği için, erişteler yumuşadığında yemeğimiz hazır olacaktır.
Afiyetle & sağlıkla,



LinkWithin

Related Posts with Thumbnails