Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

YAPTIKLARIM,YAPMADIKLARIM VE YAPAMADIKLARIM

5 yıllık bir değerlendirme raporu isteseler ancak bu olurdu sanırım..
İşte Aras'ın ve benim 5 yıllık serüvenimizin değerlendirmesi.. Vallahi okurken çok güldüm.. Sinem'in benimle 5 yıl önce yaptığı bir röportaj.. Oyuncak istemem demişim :) 

Buyrun gerçekler !! Mavi ile bugünkü durumu yazdım..


           Kaç yaşında anne oldun ve Aras şuan kaç yaşında?
34 yaşında anne oldum ve oğlum şu anda 6,5 aylık.
Aras 2 ay sonra 5'i dolduracak..

·        Çalışan bir anne misin yoksa Aras'ı kendin mi büyütüyorsun?
Nerdeeee.... İstanbul’un bir ucundan bir diğer ucuna gidip gelen çalışan bir anneyim...
Çok şükür gidip gelmelerden kurtulabildim..

·        Erkeklerin askerlik anıları kadınların doğum anıları anlat anlat bitmez, senin doğum hikayen nasıldı?
Hahahaha... Çok eğlenceliydi. Ben randevulu sezeryancılardanım, fönlü falan gittim hastaneye. Bütün kız arkadaşlarım ve ailemle beraber gittik. Bir anda herkes biryerleri süslemeye başladı, ben kapının balonlarını ve tüllerini asıyordum ki hemşire hanım hadi bakalım işiniz bittiyse sizi ameliyata alıcaz dedi J Ondan sonra bende yusuf yusuf durumu başladı J Yine öyle bir doğum yapmak isterim açıkçası, düğün gibi, çok keyifli bir gündü.

Vallahi yine öyle bir doğum yaptım cidden.. Poyraz'ı yine fönlü fönlü oda süsleyerek doğurdum 2015'in başında :)


·        Bzi anneler doğumdan önce birçok araştırma yapıyoruz, senin başvuru kaynakların nelerdi, dergiler, internet siteleri vs.
Valla pek araştırma yapan bir kişiliğim yoktur:) Hafta Hafta Hamileliğiniz diye bana hediye edilen bir kitaba baktım sadece..

Bak bu konuda fikrim sabit kalmış :) 

·        Bebek alışverişinde yeni anne adaylarına neler tavsiye edersin?
Aman derim ... Çocuğunuzun ayına göre almayın, hep bir üst dönem kıyafeti edinin. Tabii aşırı minyon bebişler için uygun olmayabilir ama hakikaten hem çabucak büyüyorlar hem de çocukların kıyafetleri biraz büyük olmalı. Benim oğlum şu anda 9-12 giyiyor mesela çünkü 6-9 dönemi kolları kısa geliyor:)

Kesinlikle katılıyorum .. Büyük alın büyük!

·        Emzik kullandınız mı bu konudaki yaklaşımın ne oldu?
İlk gece verdik biz emziği hastanede, tabii doktora danışarak. Emzik, 2. Annedir der bir ahpabımız.. O sürekli anneye yapışma durumu başta romantik gelebilir ama sonra biraz yorucu olabiliyor, oğlumda biz yaşamadık bunu. Emzik onu rahatlatıyor ve sakinleştiriyor.

Aras emziği 1,5 yaşına kadar kullandı, bir gece çöpe atıyoruz dedik ve Tekirdağ'a gittik. O gece sordu durdu, evdeki çöpte kaldı yok yanımızda diye cevap verdik (halbuki bir kriz olursa diye vardı) Garibim sordu sordu bir iki ağladı, uyudu.. Bir daha istemedi..

·        Uykuya geçiş yöntemleriniz neler oldu, bu konuda tavsiyelerin olurmu?
Bu konuda malesef tavsiye veremeyeceğim zira biz (annemle) oğlumu sallanmaya alıştırdık ve şu anda sallanan bir beşikte yatıyor. Kucağımda uyutmama konusuna dikkat ettim, en azından yattığı yerde sallıyoruz ama bir yere gidince mecburen ayak – yastık ikilisi devreye giriyor ve ben bundan pek hoşlandığımı söyleyemem. 9-10 aylık olduğunda bu konuya eğilmeyi planlıyorum, şu anda keyfini sürmesi için bıraktım, doktorum da bu şekilde yönlendirdi beni. Ama oğlumun yatış saati konusunda başarılı olduğumu düşünüyorum, en azından şimdilik. Kırkından sonra hep aynı saatte hep aynı şeyleri yaparak (pijama-iyi geceler öpücüğü vb) onu 20:00-20:30da uyumaya alıştırdım, şimdi hep aynı saatte yatıyoruz.

9-10 aylıkken uğraştım mı evet .. Ama olmadı.. 2,5 yaşına kadar bir hamakta uyudu.. O hamağı nerelere taşıdım bir bilseniz. Ama Poyraz'ı sallamam diyordum, yine salladım.. Galiba kolayıma geliyor.. Amaann napayım annem beni 9 yaşıma kadar sallamış, uyusun çocuk da önemli olan o :)

·        Çocukların yemek seçmesi her annenin sıkıntı yaşadığı bir konudur, Aras'ın yemediği yiyecekler var mı, bunları yedirmede başarılı olduğun cin fikirler varmı?
Katı gıdaya henüz geçtik biz, çok zor alıştı diyebilirim. Şu anda daha çok tatlı şeyleri sevdiğini söyleyebilirim ama bir genelleme yapmam için çok erken. Ama kişisel görüşüm sevdiği şeyleri, sevmedikleri ile zenginleştirirsek başarılı olabiliriz. Örneğin ıspanağı sadece börekte yiyorsa, bırakın börekte yesin, ıspanak yiyor ya , sonuca bakalım:)

Zenginleştirmek mi, yemek seçmek mi .. Ben literatürde bir benzerine rastlamadığım bir çocuk annesiymişim o zaman haberim henüz yokmuş :) Sadece sıvı besleniyor Aras hala .. (bakın blender değil, püre değil..Su kadar sıvı)

Hazır yoğurt mu ev yapımı mı?
Ahhh keşke dediğim bir şey... Oğlumun süte alerjisi olduğu için henüz keçi dahil hiç bir süt ve süt grubuna dair bir şey veremiyoruz. Ben ev yapımı yapardım ama eğer sokaktaysam, tatildeysem hazırı vermekten de çekinmezdim. Sabit fikirli olmamaktan yanayım. Örneğin öğle vaktinde işim uzar, eve dönemezsem oğluma hemen bir markete girip hazır sebze pürelerinden alıyorum. Çocukları kendimize uydurmalıyız, o zaman keyif aldığımız şeyleri yapmaya devam edebiliriz bence. Ama evdeysem kesinlikle yoğurdumu evde yaparım, böylesi daha özel ve itinalı olacaktır.

Kafam aynı hala.. evde yapıyorum herşeyi ama dışarıda da olduğu kadar veriyorum..Aras yoğurt yer mi , HAYIR !

·        Yuvaya başlama yaşı olarak ne düşünüyorsun, niçin?
Ben 2 yaşında gittim yuvaya. Eğer evde bakımı konusunda sıkıntı varsa, başlayabilir ama yoksa 3 yaşına kadar evde kalmasında sakınca yok bence. Ancak kesinlikle gitmesi gerektiğine inanıyorum, yuva çocukları farklı oluyor her yönden.

Aras ve yuva.. Bu benim en çetrefilli anılarımdan biri olarak kalacak.. Evet okul güzel şey.. Ama kesinlikle çocuk hazır olunca..

·        Bebekken nesnelere verdiği komik isimler var mıydı?
Ayy Arascığım neler diyecek bilmiyorum ama Doruk’un mamık’ı vardı:) Tavşandı galiba , mamak da makarna mıydı:)

Ayabay .. Araba demekti..
Gakgoz .. Salyangoz
Çukakakaka .. Çikolata
Makisik ... Makinist

2 yaşından itibaren çocuklar her şey hakkında tutturmaya başlıyorlar, bu konudaki tavrın ne oldu, en çok kimin dediği oluyor, çoğu şeye evet demek şımarıklığa yol açar mı?
 Vaouww... Zor soru .... Göreceğiz:)

Valla hakikaten zor soruymuş hala da zor.. Şunu söyleyeyim o hep kazanıyor.. Çünkü anlamıyor.. Ama ne zaman anlayacağı yaş geliyor.. O zaman kazan-kazan dönemi başlıyor.. Aras şımarık asla değil, ben dur demesini hep bildim. Beni kınayan arkadaşlarım oldu. Ancak terbiye sınırını çocuğuma bildirdim.. Umarım Poyraz'da da bunu yapabilirim. Şımarık çocuğa cidden tahammülüm yok.
  
·        Şeker ve çikolata yemesi konusunda hassasiyetin var mı kaç yaşında yemeli?
Ayyy ben şekeri de çikolatayı da sevmem:) çikolata neyse de şeker yemese iyi olur... Ben ona tatlı tatlı şeyler yaparım hiç üzülmesin:)

Ne yerse yesin.. yeter ki yesin.. Bazen açlıktan nefesi kokan bir çocuğum var benim.. Yeri geliyor 10 paket çikolata veriyorum eline.. Yemeyen çocuğu olmayan beni anlayamaz.. Bir annenin en hassas noktalarından biri. Ben çocuğumun aç uyumlarına çok şahitlik ettim. Ama artık kabullendim, içi almıyor.. Bir gün geçecek.. Ama can boğazdan gelir lafını çokça tecrübe ettim.. 

·        Hatırladıkça çok güldüğünüz bir anınız var mı?
Şu anda herşeye çok gülüyorum, çok komik mimikleri var. Kaşları sürekli havada ve ne bulsa ağzına hararetli şekilde alıyor.

Evet ..biraz iğrenç ama .. Kabız olup ağladığı bir gün rahatlaması için fitil yaptım, birden kaka yapmak için sıkınmaya başlayıp bir füze fırlattı.. Cam açıktı nerdeyse dışarı uçacaktı.. Bunu hiç unutmuyorum :)

·        Şimdiden ona bir meslek yakıştırıyor musun, hatta istemeden yönlendiriyor musun?
Annem Aras’ı CEOm benim diye seviyor:) Ben onun ünlü bir şef olmasını isterim J Ben olamadım bari o olsun... ama masa başı bir işe yakıştıramıyorum, böyle seyyah, sanatçı, serüvenci biri olacak gibi geliyor...

Demişti dersiniz. Mühendis diyorum banko..

·        Ona en çok aldığınız oyuncak nedir?
Şu anda diş kaşıyıcı sanırım:)

1.500.552 inci arabasını galiba haftasonu almış olabilirim :) (elbette mübalağa ediyorum)

·        Gelişimi ve eğitimi için diğer annelere önereceğin oyuncak veya çocuk kitapları varmı?
Ben çok oyuncak taraftarı değilim, hayal gücünü öldürebiliyor, o yüzden dikkatli seçimler yapılmalı diye düşünüyorum. Örneğin kız çocukların elektrik süpürgesi, bulaşık makinası ... herşeyleri var.. O zaman varmış gibi oyun oynamak gerekmiyor gibi geliyor bana... Varmış gibi oynamak daha eğlenceli değil mi ??? Bilemiyorum, belki yaşarken bu konudaki fikirlerim değişecek ama çabuk tüketilen oyuncaklara kesinlikle karşıyım.

Bak işte buna çok güldüm.. Oyuncak taraftarı değilmişim.. Peki çocuk ne taraftarı .. O odadaki milyonlarca tren, uçak, araba senin çeyizinden mi geldi canım Mügecim :)
Ne seviyorsa oynasın.. Benimki bir araba fanatiği.. Ve evimizde ufak çaplı bir araba pazarı kurulabilir :)

·        Kaç yaşından itibaren televizyon izlemesine izin verdiniz, hangi programları
TV’nin çok da korkutulduğu seviyede zararlı olduğuna inanmıyorum, zararlı olan içerik bence. Eğer uygun programlarsa fayda bile sağlıyor. Bence konuşma alameti gösterdikten sonra izletilebilir. Bebekken önüne oturtulup sakinleştirilmesini ise tembellik olarak adlediyorum.

Hep seyretti, hala da seyrediyor.. Bir gün bana dik üçgen yapalım demişti hiç unutmam.. Umi Zumi takımında görmüş :) Ben de severim TV izlemeyi, beraber izliyoruz. Ama yaşına uygun ve şiddet yanlısı olmayan yayınları.

·        Bilgisayar oyunları veya cep telefonu oyunları oynamasına izin veriyor musunuz?
İzin vermem sanırım... onun yerine üşenmeden parka – arkadaş gruplarına –spora götürürüm... Elimden geldiğince öğrenmemesi için çalışacağım.

Neye izin vermiyorsun kadın.. Elinden alıp parmağıyla dürtüklediğinde kaç yaşındaydı.. 
Geç bunları ..
Bildiğin teknoloji ile yaşıyor çocuklar.

·        Sportif faaliyetler konusunda çocuğunuzu nasıl yönlendiriyorsunuz, sence ülkemizde çocuklar için yeteri kadar spor yapma mekanı va rmı?

Bir spor dalı seçilmeli ve onun üzerine yoğunlaşılmalı ama çocuk isterse... Mekan konusunda şu anda fikrim yok:)

Yönlendirme girişimim ters tepiyor.. Kendi istemediği sürece hiç bir şeye zorlamam .. Nokta !

·        Sanat dallarını sevdirme ve uygulama konusundaki yaklaşımın neler? Bu konuda diğer annelere neler önerirsin?

Ne olursa olsun, çocuk isterse olsun... Siz veya çevre istiyor ve yapıyor diye yapılmamalı ... Ben umarım böyle yönlendirmeyi düşünüyorum oğlumu...

Yukarıda cevap verdiğim gibi.. mühim  olan ne yaptığı değil, kendisinin isteyip ne yaptığı ..

·        Bir çocuk mu çok çocuk mu?

İmkanlar dahilinde en az iki... Kardeş mühim şey !
Canım kuzum Poyrazım var benim artık.. Evet ikiledim .. Sözümü tuttum :)



26 Ocak 2012 Perşembe

AJANDA'NIN KABUĞU TAMAMEN DEĞİŞTİ

Hani bazen oturup eski fotoğraflara bakarız ve zamanın nasıl geçtiğini ve bunun üzerimizde bıraktığı etkileri düşünürüz ya. Ben de bazen oturup eski post(yazılar)ları okuyup böyle hissederim. Vaww bunu ben mi yapmışım, nasıl bir fotoğraf çekmişim falan gibi... Az önce aktif olarak içinde bulunduğum ve bulunmaktan gurur duyduğum oluşumun göznuru Ajanda'nın portalında şöyle bir dolanırken o ilk an geldi gözümün önüne. Acemice ama büyük bir gönülle bu yola girdiğimiz o gün. Şimdi gururla baktığım bu sayfaya geldiğimiz nokta beni heyecanlandırdı ben de bu heyecanımı içimde tutamadım, koştum size içimi dökmeye geldim.
1,5 senedir her seferinde zenginleşen bir içerikle çıktığımız bu yolda bizi yanlız bırakmayan tüm değerli okurlarımıza da buradan seslenmek istiyorum!
Ajanda sayenizde büyüdü.. Büyümeye devam ediyor.
İlk yola çıkarken yazdığımız gibi
"Gezecek, okuyacak, seyredecek, deneyecek, değerlendirecek, ilginizi çekecek birçok şeyin olduğu portal.. AJANDA" ya herkesi bekliyoruz..

Bu arada yeni yazım da yayında ..


Yöresel tariflerinizi bekliyorum
yemekbahane@gmail.com


26 Aralık 2011 Pazartesi

YILBAŞI TEMALI SOFRALAR AJANDA'DA




Bu sene yapamadım bari yazayım dedim :)
Yılbaşı sofranızda eğlenceli tabaklar için Ajanda'ya bir tık tık...

Afiyetle,

21 Aralık 2011 Çarşamba

AJANDA'DA OLUP BİTENLER



Yeni yıl yaklaşırken planlarınızı şekillendirebileceğiniz, yıl bitmeden gidebileceğiniz, internette dolaşırken okuyabileceğiniz içi dolu, keyifli yazılar yine sizi Ajanda'da bekliyor.

Üstelik sürpriz ödülleri de unutmayalım :)

Tık tık... www.ajandadergi.com

24 Kasım 2011 Perşembe

ANILARDA DEĞİL KAŞIKLARDA YAŞASINLAR YAZI DİZİSİ

Evet hala yemek pişirmiyorum :)

Geçen pazar yaptığım domatesli pilavı saymazsak mutfakta Aras'a mama ve sebze çorbası pişirmekten, elma-armut rendelemekten öteye gitmiyor faaliyetlerim...Zaten iğrenç olan İstanbul trafiği, bu sene iyiden iyiye arap saçına dönünce eve gitmem sekizi buluyor ve anneciğimin pişirdiklerini afiyetle tüketiyorum :)

Pişirmiyorum ama yazıyorum :) Ajanda'da hala aktifliğimi korumaya maksimumda özen gösteriyorum.

Dün yayınlanan yazımda ise bir dizi başlatma kararı aldım... Yöresel yemekler dizisi.. İlk olarak çorbalar üzerine bir girişimim oldu. Burada amacım interaktif bir süreç yürütmek. Sizlerin yörelerinize ait lezzetleri derleyip, Ajanda okurları ile paylaşmak.

Siz de yöresel yiyeceklerinizi Ajanda takipçileri ile paylaşmak isterseniz lütfen bana fotoğrafı ile tarifinizi iletin. Tabii kişisel bilgilerinizi de .. (İsim/varsa blog vb)

yemekbahane@gmail.com adresine emaillerinizi bekliyorum.

16 Kasım 2011 Çarşamba

"SÖZ" BENİM.. O SORDU, BEN CEVAP VERDİM




Sinemciğim yenilikçi kişiliği ile yeni bir akım başlattı yine.. Şimdi de annelere soruyor, blogunda yayınlıyor.Bu konudaki ilk konuğu da bugün ben oldum..O sordu ben yazdım, tabii kendi bildiklerimi, doğrularımı ve düşüncelerimi..

Okumak için tık tık ...

15 Kasım 2011 Salı

ÇALIŞAN ANNE KOÇU

calisanannekocu

Evet artık bir anneyim ve çalışan bir anneyim. Çalışan bir anne olarak gün benim için 24 saat olarak gözükse de aslında daha uzun sanki... Ev-iş-eş-çocuk-özel hayat derken kendimi çok kollu bir robot gibi hissediyorum ben de artık, bir çoğunuzun hissettiği gibi.
Çalışan anne koçu web sitesinin kurucusu ve Size Loto Vurdu kitabının yazarı sevgili Nil, bana sitenin yemek sayfasında yazmayı önerdiğinde ise kollarıma bir kol daha eklemekten hiç çekinmedim. Bundan böyle Yemekbahane'de paylaşmakta olduğum tariflerimi, çalışan annelere yönelik menülerle zenginleştirerek www.calisanannekocu.com platformunda, Mutfakta Çalışan Anne Var sayfasında paylaşıyor olacağım.

Bu sitede fayda görebileceğiniz daha bir sürü konu başlığı bulacağınıza eminim...
Bizi takip ederseniz çok sevinirim..

Sevgilerimle,

3 Ağustos 2011 Çarşamba

AJANDA AGUSTOS 2011 SAYISI YAYINDA

ajanda agustos 2011



Çok parçalı hayatımda ufak adımlarla denge kurma teşebbüslerim sürüyor. Ajanda'nın da ucundan tutmaya çalışıyorum hala elimden geldiğince. Gerçi eskisi gibi bir kaç yazı yazamasam da en azından bir yazım olsun istiyorum ve iki arada bir derede bir şeyler karalıyorum. Ajanda'ya bir yaz molası vermiştik ve o mola sonrasında Ağustos sayımız çıktı. Yepyeni içerik ve yazarları ile Ajanda yine dopdolu oldu. Neler mi var? Ben saymasam da siz göz atsanız ;) çok daha güzel olmaz mı?

Bu arada eskiden yaptığım Ramazan menülerini yaparım belki diyordum ama süreklilik sağlayamam diye başlamaya tereddütüm var... Ama diğer blogların rengarenk sayfalarını gördükçe imreniyorum... Ne kadar özlediğimi anlatamam sizlere...

Şimdilik hoşçakalın ve Ajanda'yı okumayı unutmayın ... Ferahlatan kapağı ve herkesin ilgisine göre bir şeyler bulacağı Ağustos sayısını beğeneceğinizi umuyorum...

Afiyetle & sağlıkla,

9 Mart 2011 Çarşamba

AJANDA'NIN MART SAYISINI OKUDUNUZ MU?

ajanda mart 2011


Ayın ortası geldi nerdeyse, aklına yeni mi geldi yazmak demeyin.. Şu blogların kapatılması yüzünden bekledim, bu sabah baktım ki ziyaret sayıları bir nebze olsun artış göstermiş. Sanırım bu DNS ayarlarından kaynaklanıyor olabilir. Ama yine de eskisi gibi değil malesef ki bu beni çok demotive ediyor. Daha önce de söylemiştim, elim klavyeye uzanmaz oldu.

Neyse.. ne diyorduk? Ajanda ..

Ajanda'nın Mart sayısının dopdolu olduğunu söylememe gerek yok artık sanırım.Biz doldurmaya siz de bu doluluğa alıştınız :) Kendi aramızda konuşuyoruz da neredeyse senesi gelecek, Ajanda bile yeni yaşına girecek. Hadi bir dergimiz olsun dediğimiz günün sonrasında buralara gelmek, sizlerin değerli katkıları ve katılımları ile her sayıda bir adım öteye gitmek müthiş bir haz veriyor hepimize. Ve elbette genişleyen kadromuzun da etkisi ile kalitede çıta da yükseliyor.

Ajanda'yı bloga giremeyeceğinizi öngörerek issuu'dan online okumanızı yada PDF olarak indirmenizi tavsiye ediyorum. Umarım Nisan ayında bu derdimiz geçmiş gitmiş olur da birbirimize daha rahat ve özgürce kavuşuruz ...

Benim de Çengelköy ve İtalyan Mutfağı yazılarımla yer aldığım Ajanda'nın Mart sayısının konu başlıkları şöyle :

  • Etkinlikler
  • Sinedetay “Zoraki Kral”
  • İstanbul’da Turist Olmak “Çengelköy”
  • Hobi “Kitap Kulübü”
  • Markalaşma Sanatı
  • Tiyatro “Sondan Sonra”
  • İnceleme “Gölgesizler”
  • Oscar 2010
  • Gezi “Prag”
  • Çalışanın Çığlığı “Mobbing”
  • Bir Kaşık Bilgi “İtalyan Mutfağı”
  • Sosyal Sorumluluk Projeleri
  • Spor “Pilates”
  • Sağlık “Çocuklarda Diş Bakımı”
  • İnceleme “Kirpinin Zarafeti”
  • Okuyucu Köşesi
  • Bir Dolap Kitap “Çocuk Kitapları Önerileri”
  • Raflarda
  • Vizyondakiler
  • Ayın Blogu “Nonim”


Afiyetle & sağlıkla,

1 Kasım 2010 Pazartesi

KASIM'DA AJANDA'DA AŞK VAR ....

Ajanda_Kasım2010



"Kasım'da Aşk Başkadır" romantik filmlerin önemli temsilcilerinden biridir...Bu romantik film bizim ilham kaynağımız oldu bu ay..

Ajanda sizi Kasım sayısında Aşk'a davet ediyor..


Güncel Kültür Sanat haberlerinin yanısıra bu sayımızda;


- İnceleme Yazıları


Beyaz Perde Aşkları


Kitap "Genç Kızlar" ve Açlık Oyunları Üçlemesi


- Sinema


Kim Ki-Duk Filmleri


Nostalji Film "Sevmek Zamanı"


Vizyondakiler


- Tiyatrolar


- Hobi "Karikatür Atölyesi"


- Gezi


İstanbul'da Turist Olmak "Samatya"


Paris


Kaçamak "Maşukiye"


- Markalaşma Sanatı


- Bir Kaşık Bilgi "Turşu"


- Yeni Çıkan Kitaplar


- Ayın Blogu "Kediler ve Kitaplar"

Ajanda'yı online okuyabilir ya da PDF olarak indirebilirsiniz.

Keyifli okumalar diliyoruz...

2 Ekim 2010 Cumartesi

AJANDA "EKİM" SAYISI YAYINDA

ajanda ekim


Mevsimlerden sonbahar... Tiyatrolar perde diyecek, vizyon hareketlenecek... Kitaplar, sergiler daha bahsedecek neler neler... Ajanda Ekim sayısı ile yine dopdolu..
Ajanda'yı bloğumuz üzerinden online okuyabilir veya PDF olarak masaüzerine indirebilirsiniz.
Keyifle okumanızı diliyor, değerli görüşlerinizi merakla bekliyoruz.
AJANDA Ekibi

1 Eylül 2010 Çarşamba

AJANDA EYLÜL SAYISI YAYINDA

ajanda_eylul2010


Ajanda'nın Eylül sayısı
bugün itibari ile siz değerli okuyucularımızla buluşmaya hazır. Ramazan ve bayram esintilerine rastlayacağınız sayımızın içeriğini elimizden geldiğince dolu tutmaya özen gösterdik yine.


Festivaller, vizyona girecek filmler, kitap incelemeleri, gezi notları, ayın bloğu röpörtajı, çocuğunuz için önemli tiyolar ve daha neler neler...


Ajanda'yı bloğumuz üzerinden online okuyabilir veya PDF olarak masaüzerine indirebilirsiniz.

Keyifle okumanızı diliyor, değerli görüşlerinizi merakla bekliyoruz.


AJANDA Ekibi

2 Ağustos 2010 Pazartesi

AJANDA "AĞUSTOS" SAYISI İLE YİNE KARŞINIZDAYIZ

Ajanda Ağustos Kapak



Zamanın izafiliğini Ajanda ile daha da bir hissediyorum sanki. Geçmesin dediğim zaman, Ajanda söz konusu olduğunda, aksın gitsin de artık herkesle paylaşalım, yayınlayalım dediğim bir hal alıveriyor birden :)

İşte yine beklediğim o an geldi ... Ağustos sayımız ile karşınızdayız. Ramazan ayının getirileri dergimize de yansıdı.

Bu sayımızdan birkaç başlık:

  • Pera'da Made in Japan Rüzgarı
  • İstanbul'da Turist Olmak "MISIR ÇARŞISI"
  • Leonardo di Caprio Filmleri
  • Kardeşimi Hem Seviyorum Hem Kıskanıyorum
  • Hüzünlü Bir Şehir "MOSTAR"
  • Bir Kaşık Bilgi "Ramaza'ın Bereketi"
  • İnceleme "Christopher Nolan"
  • Markalar Mercek Altında
  • Bir Yazar Bir Kitap "Halide Edip Adıvar"


ve daha neler neler ...

Keyifli okumalar diliyor, merakla yorumlarınızı bekliyorum ...

Ajanda'yı online olarak direk bloğumuzdan okuyabilir ya da PDF olarak masaüstüne indirebilirsiniz.

20 Temmuz 2010 Salı

VİŞNE REÇELİ

Vişne Reçeli


Reçel.. Kahvaltı sofralarının olmazsa olmazı ...

Reçelin geçmişi bir hayli eskilere dayanıyor. Yaptığım araştırmalara göre, eski Yunan medeniyetinde ilk olarak ayva parçaları bal ile kaynatılarak soğuduktan sonra tüketilirmiş. Avrupa’da meyvelerin rendelenerek şekerle pişirilmesi usulü olarak bilinen “marmelat” kelimesi kökünü bu uygulamadan kaynaklı olarak, Portekizce “ayva” sözcüğünden almış. Yunanlılarda yaygın olan bu uygulama, sonrasında Romalılarda da yapılmaya başlanmış ve hatta çeşitler arttırılarak elma, limon ve gülle zenginleştirilmiş.

Ortaçağ’da ise reçeli, et yemeklerinin yanında görmeye başlıyoruz. Şekerin ve balın çok pahalı oluşu ile yemeklere tat vermek amaçlı olarak ilave edilen meyvelerin, yemeğe verdiği lezzet, reçelin de yemeklere eşlik etmesinde kuşkusuz öncü olmuş.
.........

Reçel hakkında daha çok öğrenmek ve yazının devamına ulaşmak için Ajanda Temmuz sayısını online okuyabilir, PDF olarak indirebilirsiniz..

Ajanda'da her ay farklı bir konuya yer verdiğim "Bir Kaşık Bilgi"sayfasında Temmuz sayısını "Reçel"e ayırınca bana da evde reçel pişirmek düştü.

Genel olarak en sevdiğim reçeli sorsanız kesinlikle Ayva! Ayva! diye bağırabilirim :) Hele de canım Neroş'umun yaptığı ayva reçeline doyamam ...

Ama Enginciğimin en sevdiği reçel ise vişne reçelidir. O yüzden bu denememi vişne reçeli ile yaptım. Biraz tembel işi gibi gözükse de sonuç gayet iyi oldu. Ben vişnelerin çekirdeklerini çıkartmadım. Hem zeytini de yerken çekirdeğini çıkartıyoruz değil mi :) Dedim ya tembel işi oldu diye :)

Abartmadan küçük bir kavanoz reçelim olsun derseniz... Hem de Müge gibi tembelim diyorsanız :)

Malzemeler:
  • 250 gr vişne
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay kaşığı limonsuyu

Vişnelerin saplarını ayıklayıp yıkıyoruz ve tencereye koyuyoruz. Üzerine şekeri koyup kısık ateşte kaynatıyoruz. Şeker eriyince vişneler suyunu bırakacaktır. Suyu koyulaşınca limonsuyunu ilave edip ocaktan alıyoruz. Kavanoza koyarak soğuyunca buzdolabına kaldırıyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

1 Haziran 2010 Salı

Veeee KARŞINIZDA "AJANDA"

AJANDA KAPAK_HAZIRAN



1 Haziran 2010 , bugün ilk sayımızla karşınızdayız !

Dergimize http://www.ajandadergi.blogspot.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Uzun zamandır bir şey için bu kadar heyecanlanmamıştım sanırım ...

Keyifli okumalar diliyorum,

28 Mayıs 2010 Cuma

AJANDA DERGİSİ YAYINA HAZIR !

AJANDA KAPAK_HAZIRAN



Geçen yazımda
bahsettiğim üzere, bu sıra mutfaktan uzak kalışımın güzel bir sebebi var... AJANDA 'yı hazırlamakla meşguldük. Çocukluk arkadaşım Sinem ile ayaküstü konuşurken ortaya attığımız fikir, 1 Haziran 2010 itibari ile yayına giriyor olacak.

Donanımlı bir ekiple hazırladığımız AJANDA'ya ücretsiz abone olabilir ve her ay dergi yayımlandığında otomatik olarak emailinize yeni sayıyı alabilirsiniz. Bunun için yapmanız gerekn tek şey www.ajandadergi.blogspot.com adresine girerek sol tarafta yer alan email alanına emailinizi girmek ve kaydolmak.

AJANDA'nın ilk sayısına davet ediyorum sizleri ve heyecanla yorumlarınızı bekliyorum!


------------------------------



AJANDA


Eğlenceli ve Kültürel Etkinlik Önerileri


Gezecek, okuyacak, seyredecek, deneyecek, değerlendirecek, ilginizi çekecek birçok şeyin olduğu bir dergi hazırladık, adını AJANDA koyduk!


AJANDA tam 1 AY boyunca ne yapmalı, nereye gitmeli, ne seyretmeli, ne okumalı gibi sorularınıza cevap bulacak, sizlere rehberlik edecek. Ayrıca kitap, film inceleme yazıları, röportajlar, ayın bloğu, yazı dizileri, fotoğrafçılık, dalış, çocuklarla aktiviteler, İstanbul’da turist olmak gibi türlü türlü ilgi çekici konu AJANDA’da.


Online kültür, sanat, etkinlik dergisi AJANDA ilk sayısı ile 1 Haziran 2010'da ajandadergi.blogspot.com da. Ücretsiz abone olabilir, indirebilir, kaydedebilir, bir ayı nasıl geçireceğinizi bizimle planlayabilirsiniz.


“1 Ay Garanti”


Dergiyi masaüstünüze indirin, 1 ay boyunca sıkılmadan okuyun!


Sizleri ilk sayımızı okumaya davet ediyoruz !


AJANDA Ekibi


Banu Hıdırlar


Burcu Çalışkan Kırcı


Duygu Phillips


Müge Karahan


Seda Asolar


Sinem Ergun

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails