17 Mart 2016 Perşembe
KAYGIYA İTİLEN BİZ
Söyleyecek çok şey, yazacak bir sürü cümle var aslında. Ama yazmalı mı, söylemeli mi bilemiyorum artık. Korkudan değil, kaygının damarlarımıza işlemesinden kaçınmaktan sadece.. Kaygılı, korkan, endişe ile panikleyen bir hal alıyoruz.. Maalesef birileri elinde gözükmeyen enjektörlerle damarlarımıza, ruhumuza korkuyu ve kaygıyı pompalayıp duruyor. Ülkemin geldiği duruma kayıtsız kalmak değil ama evlatlarımın içinde olduğu ortamı kaygı ile yaşamalarını istemeyişim belki de beni susturuyor. Bugün iş yerimde olası durumlarda hareket planımızı gözden geçirdik. Gözden geçirirken resmettiğimiz, canlandırdığımız durumları konuşmamız bile beni ürküttü. Kaygımız, alternatif üretmedeki becerimizi öylesine beslemiş ki, her durumu düşündük ve ihtimalleri değerlendirmede çok yaratıcı oluverdik. Uzaklarda, filmlerde, manşetlerde olan korku ve kaos ortamları burnumuzun dibinde artık. Ve bunu kanıksamamız an meselesi..Birilerinin kuklası gibi idare ediliyor olmak bu olsa gerek.Ne üzücü..
Allah hepimizi, evlatlarımızı, vatanımızı, sevdiklerimizi korusun ..
Tek temennimiz barış ve huzur olsun !
Afiyetle & sağlıkla,
10 Şubat 2016 Çarşamba
SINIRSIZ AMA SİNİRLİ ÇOCUKLAR
Hani biz modern anneler çocuklarımıza sınır koymaMA üzerine bir eğilim içindeyiz ya .. ki bu benim hayli kafamı karıştıran bir durum.. Biz neden çocuklarımıza SINIR koymuyoruz? SINIR nedir ? Kötü - kaka bir şey mi ki bu SINIR denen şey.. ?
Halbuki bir çok çocuk aklından-ruhundan-kalbinden anlayan profesyonel de demiyor mu ki, çocukların somut-soyut kavram ayrımı yapabilme yetisi yoktur, sınırları siz belirlemelisiniz ki kendini güvende hissetsin ki kaygıları olmasın.. Eee peki nerede şimdi bu SINIR denen şey?
DUR-YAPMA-ETME komutlarını alırken mi kendisine SINIR konuluyor ?
Sınır koymak ne demek ? Ben başkasının evinde buzdolabını gelişigüzel açıp içinde ne olduğuna bakmasının doğru bir davranış olmadığını anlattığım için sınır mı koyuyorum acaba? Kendisi dahil 5 kişinin ortak yaşadığı evimizde duvarları-sandalyeleri-masaları boyatmadığım ve önüne resim kağıdı-tahta-boyama kitabı-boyanabilecek bilumum alternatif malzeme koyduğumda mı sınırlamış oluyorum..?
Gerçekten kafam çok karışık!?
Haaa... Bir de SINIRLI olmayan ama nedense SİNİRLİ bu çocukların asabiyesinin nedenini de merak eder durumdayım ?
Siniri ile annesini babasını kahrederken bunu bir silaha dönüştüren bir çocuğun acaba eksiği hakikaten SINIR mı?
Hal böyleyken SINIR ve SİNİR meseleleri bende karıştı gitti..
Sorular soruları doğuruyor.. Ben bilemedim, sizin fikriniz ne merak ettim ?
4 Şubat 2016 Perşembe
YAPTIKLARIM,YAPMADIKLARIM VE YAPAMADIKLARIM
5 Kasım 2015 Perşembe
İKİ ÇOCUK İKİ KALP DÖRT KOL İKİ BEYİN
Ben lisede matematik okudum. Mat 1 diye bir ders vardır, bilirsiniz belki. Orada denklemler girer hayatınıza. Aslında bu denklemler taa ilkokul birinci sınıfta 5 TL ile bakkala giden Ali'nin ekmek ve şeker aldıktan sonra cebinde kaç para ile eve döndüğünün sorulduğu problemlerin daha kısa zamanda pratik bir şekilde çözümlemesidir.Hayat denklemlerle devam eder sonra.. Metro ile 1 saatte gidilen yol, pilava konulan 3 ölçek su falan filan .. Hep bu cebir denen şeyden ibaret hayatımızda.
Denklemlerin gücüne inanan ben ne zaman ikinciye hamile kaldım, işte o zaman kafam karışmaya başladı.
Ben tek kalbe iki çocuk nasıl sığdırıcam dedim önce.. Ama hastanede Poyraz'ı koynuma verdikleri anda tüm çok çocuklu anneler gibi bu denklem yerle yeksan oluverdi.
Şimdi akşam eve girdiğimde bütün gün aynı ortamda (okulda) beraber olmamıza rağmen beni daha yeni görüyormuş edası ile yavaşça yanıma sokulan büyük oğlumun "bana ne aldın?" sorusu ile beni bütün gün görmemiş ve bu özlemini sadece ellerini ve ayaklarını kontrolsüzce sallayan küçük bebeğimin "beni kucağına al" diye haykıran coşkusu ile karşılanıyorum.
Şimdi canım Mat1 e dönelim:
X=5 ise
2X de 10 eder bu kurala göre ...
Peki burada X çocuk ise .. Annelerin de dört kolu,iki beyni vs.. mi artar.. ?
Hahahhahaha...
Hayır tatlım .. Anneanne el üstünde tutulmaya devam edilir, bakıcı kaçmasın diye gözünün içine bakılır.. Az uyunur çok çalışılır.. Kocan müsaitse yük üstüne ufak ufak değil kocaman kocaman atılır...
Yani cebir bu sefer olmadı :=)
Afiyetle & sağlıkla,
21 Ekim 2014 Salı
ARAS İLE OYUNCAK MÜZESİ GEZİMİZ

Trenlerin sesi var ama neden gitmiyor anne?
Anne uzay korkunç mu?
Bu bebeklerin gözü neden yok?
Anneeee bak tüneeelll....
26 Haziran 2014 Perşembe
BİR MEVCUT DURUM BİLDİRİMİ..
Ne olduğundan önce, ne olmadığını mı anlatmalı ki bilmiyorum.. Söze nasıl girmeli?
Yani şu yukarıdaki benim 6 saydığım kollu ne olduğu belirsiz yeşil garip şey gibi oldum sayılır. O altı kolun altısından birini müsait bulduğumda buraya gelip bir şeyler yazmayı ne çok istiyorum ama son zamanlarda olmuyor.
O hep uzak kalmak istediğim iş-ev döngüsüne geri döndüğümden beri yine hobilerimden, zevk aldığım tüm etkinliklerden uzak kalmanın üzüntüsü içindeyim. Belki bir mazeret olmamalı bu, nice insanlar var aynı teraziye neler yüklüyorlar ama sanırım ben öyle olamıyorum. Bu da beni hayatta sevdiğim şeylerden uzak tutmaya başlar oldu yine.
Halbuki benim mottom değil miydi, Yemekbahane "Hayatta Sevdiği Şeylere Vakit Ayıranlara" ..
Yaşlandım sanırım , çabuk yorulup, çabuk pes ediyorum.
Ya da bitkinim diyelim. Aman ne dersek sonuç değişmeyecek ben mekik dokumaya devam ediyorum işte.
Yaz geldi, insanlar göz alıcı renkte neon kıyafetlerle ayaklarında terliklerle fıtfıt geziyorlar.. İnanın o coşku bile daha içime yerleşemedi. Halbuki yine haftasonları yazlıktayım benim de terlik giymeye fırsatım var :) Ama evden dışarı çıkmadan sürekli uyumanın peşindeyim. Depresyona mı girdim acaba diye düşünmüyor değilim hani ??
Ama hakikaten halim yok, ya beni cidden hava çarptı ya da ruhum artık kaldırmıyor.
Tabii etrafımda hızla akan hayat içinde normal olan eş-dost "hayırdır?" demeden duramıyor.. HAYIRDIR? SANA NE OLDU? HAYIRDIR? HAYIRDIR?
Valla hayırdır inşallah :)
Ne diyim...
Ben böyleyim sevgili okur bu aralar, yazacak çok şey var stokta, tatlısı tuzlusu ama biraz beklemek gerekecek.
Benim bu sallantılı ruh halim dışında ise herşey yolunda çok şükür !
Fazla uzatmam geri gelirim.. :)
Afiyetle & sağlıkla,
19 Eylül 2013 Perşembe
HAYDİ GÜLÜMSE KAMPANYASI VE TEKRAR MERHABA
Ancak bugün aldığım bir maili sizlerle paylaşmak istiyorum. Aşağıda birebir basın bültenini paylaşacağım bu kampanyayı mümkün olduğunca duyuralım, katkımız olsun istedim.Önce bir anne sonra da bir engelli adayı olarak sanırım bunu yapmam gerekir.
2 Nisan 2013 Salı
SOFRA DERGİSİ NİSAN 2013 SAYISINDAYIM
Evet, hakkı .. Benim için çok değerli anılar bunlar, önce Star Tv de yayınlanan Soframız programı sonra da Uzman Tv için yapmaya başladığım çekimler.. Hep bahsettiğim çocukluk oyunlarımın hayata geçtiği çalışmalar oldular. Bunlara bir yenisi daha eklendi, bu ayki Sofra dergisinde elma konseptinin ev sahipliğini yapmam teklif edildiğinde çok ama çok heyecanlanmış, bir o kadar da gurur duymuştum .. 6 tane tarifim yayınlandı .. Yaptıklarım daha önce sizlere aktardığım gıda fotoğrafçılığı atölyesinde de hocam olan değerli fotoğraf üstadı Erkin Ön'üm objektifi ile daha da albenili bir hale büründü.
Sizler de bu sevincime ortak olmak ister, tariflerimi fotoğrafları ile incelemek isterseniz dergiye bayilerden ulaşabilirsiniz.
Unutmadan şunu da söylemek istiyorum ... Beni 7 yıldır takip edip hiç bırakmayan siz sevgili okurlarım, birileri beni farkediyor ve bu projeleri bana sunuyorsa bu sizlerin sayesinde oluyor, çok teşekkür ediyorum hepinize..
Sevgilerimle ,
Müge
12 Mart 2013 Salı
RUDOLPH VAN VEEN İLE GEÇEN İKİ SAAT
Şunu söylemem lazım .. O gün o mekandan ayrıldığımda içimdeki his.. tek kelime ile "hayranlık" oldu.. Bir insanın bu kadar açık yürekli, samimi ve eğlenceli olması üstelik de yemek pişirmeye aşık olması .. İşte idol dedim.. Mesleğindeki onca başarı, deneyim kendisine mütevazilikten başka hiç bir şey katmamış..27 Aralık 2012 Perşembe
YENİ BİR YILBAŞI SOFRASI KURDUM AMA BU SEFER BİR TELEVİZYON PROGRAMI İÇİN
10 Eylül 2012 Pazartesi
KRONOLOJİ DENEN ŞEY
0- Doğdum :)
1- Hatırlamıyorum ama İznik'e taşındım
2- Edirne'deydim artık
3- Daha 3'e varamadan kreş başladı
4- İstanbul .. İstanbul ...
5- Yeni okul.. yeni hayat
6- Ay başında annemin alacağı hamburgeri beklediğim anlar
7- Okuyabilmek
8- Keşke adım Filiz olsaydı dediğimi hatırlıyorum :) Nedense ???
9- Okulum değişti ...
10 - Öğretmenim değişti
11- Hayır artık değiştirmeyeceğim.. Annem öğlenci ben sabahçıyım.. Evde tek başıma kalabiliyorum..
12- Büyüdüm .. Önlük değil, forma giyiyorum.. Eteğimi kıvırdım :)
13- Adımın İngilizcesi yokmuş :) İngilizce öğreniyorum
14- Çıkmak ?? Neden çıkmak deniyor acaba :)
15- Folklör ... Tey teyyyyyyy!
16- Fen mi Matematik mi ne okumalı ?
17 - Aşık oldum !!!
18 - Hayatımdaki en büyük yarayı kazıdım.. Annemle özgürüz !
19 - Lütfen kazanayım Allahım lütfen !!
20 - İ.Ü. Latin Dili
21 - Okey oynamaktan sınıfta kalan kaç kişi var?
22 - Çalış .. çalış .. çalış... 4 yılda bitmeli !
23 - Latince konuşulmayan bir dildir :)
24 - Mezun.com :)
25 - Alo Anne ! Terfi ettim yuppiii !
26 - Alo Anne ! Beni istemeye geliyorlar ...
27 - Evet .. Evet .. Evet ...
28 - Alo Anne ! Beyazları 90'da yıkadım, bumburuşuk oldular, açılır mı?
29 - www.yemekbahane.blogspot.com blog açtım, okudunuz mu?
30- Perşembe - Evde temizlik var , Cuma - Ekiple toplantı yapılacak , cumartesi - pasta kursu , Pazar - kahvaltıya misafir
31 - Haftasonu gelemem, siparişlerim var, pasta yapmam lazım
32 - Yemek pişirmeyi seviyorum!
33 - Nefes almaya şükrettim ... Korktum .. Çok korktum ...
34 - Arttım.. Yükseldim.. Değerlendim.. Aras'ım geldi dünyaya
35 .....
Hayat bu ne getirecek bana , bizlere ...Yol yarılandı mı bilinmez ..
Anacım! iyi ki doğurdun ...
Sağlıkla & afiyetle !
9 Ağustos 2012 Perşembe
Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?
LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.
Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.
Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.
Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.
28 Haziran 2011 Salı
2 AY BİTERKEN
Oldum olası düşündüğüm bir şeydir, zamanın izafiliği... Beklerken geçmek bilmeyen vakit birden elinden kayar gibi geçer gider. Bu günlerde zamanın ayaklarına zincir taksam mı diye düşünüyorum :) Birçoğunuz anne olduğunuz için beni çok iyi anlıyorsunuzdur eminim. Oğlum bugün tam 2 aylık olurken zamanın hızı beni onun büyümesini seyrederken keyiflendirse de bugünlerin bir daha geri gelmeyeceğini bilmek zamanı durdurma hissine itiveriyor. Onu ilk kucağıma aldığım andan beri zaman son vites akıp gidiyor.17 Mayıs 2011 Salı
SOKAĞA ÇIKMAK
Kendi kendimize gül gül öldük :) Bir de arabaya binsek ne olacak diye...
Ama kendimizi 2 gün içinde aştık bile , bugün Aras ilk pikniğini yaptı :) Sinem teyzesinin müthiş lojistiği ile iplerini koparttı deniz havasında püfür püfür 2 saat uyuyarak ciğerlerine çekti oksijeni.
Sokağa çıkmak bir iş oldu bizim için artık :)
Hadi bakalım :)
9 Mayıs 2011 Pazartesi
YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI HAYATIMDA
Buralarda olamasam da gelen mesajlarınızı okuyorum.Beni yalnız bırakmadığınızı hissetmek bana nasıl iyi geliyor bir bilseniz. Bir müddet buralara sıkça uğrayamayacağımı biliyordunuz zaten, bunu 9 aydır beni takip edenler az çok tahmin etmiştir.O bekleyişim 28 nisanda son buldu, artık Aras'ım yanımda...Birbirimize alışmakla geçiyor günlerimiz.Hayatımın anlamı, yaşama bakışım değişti o geldiğinden beri, bir çok annenin olduğunun gibi.Şimdilik belirli bir rutinde gitse de günlerimiz, her an büyüdüğünü seyretmek büyük bir keyif gerçekten de.
Dün ilk anneler günümüzü kutladık oğlumla..Hayatımda yeni bir özel gün daha var artık ve sanırım bu en özeli oldu. Ayrıca dünün bir başka manası daha vardı ailemiz için..Biricik aşkım, sevgili eşimle 7. evlilik yıldönümümüzü kutladık. Geçtiğimiz senelerden farklı olarak minik oğlumuz bize katıldığı için çok daha anlamlı bir kutlama oldu.
İşte böyle sevgili dostlarım..
Bir müddet müsadenizle diyerek, tüm annelerin geçmiş anneler gününü kutluyorum...
Sağlıkla ve afiyetle kalın...
Müge
7 Mart 2011 Pazartesi
BUGÜNLERDE BEN...

Blogspotun kapanması moralimi çok bozdu, bir çoğunuzun olduğu gibi. Elim klavyeye gitmez oldu, içim çok buruk. Günlük okunma oranlarına baktığımda bu üzüntüm daha da artıyor sanki.Durumun düzelmesini çok istiyorum ve umut ederim bu en kısa sürede gerçekleşir.
Bugünlerde ben neler yapıyorum..??
Bol bol minicik, pıtırcık parçalı çamaşırlar yıkıyorum :) Kuzumun gelişine az kaldığı için artık son hazırlıklarımı tamamlıyorum.
Hummalı bir parti hazırlığı içerisindeyim ;) Elbetteki bir baby shower partisi de kısmetse kendime planlıyorum.
Bol bol kutu katlıyor, hastane için hazırlıklarımı sürdürüyorum.
Bu arada tabii hala çalışmaya devam ediyorum, 1 ay daha devam edip artık kuzumu evde beklemeye çekileceğim.
İşte bu aralar ben..
Bu arada www.yemekbahane.wordpress.com/ adresine blogu yedekledim, bilginize ...
1 Mart 2011 Salı
BLOGUMA DOKUNMA
28 Şubat 2011 Pazartesi
TATİLİM GELDİ !
Dışarıdaki soğuk ve kasvetli havadan mıdır, bu soğuk havaya rağmen içimden alev fışkırmasından mıdır, artık kendimi dahi zar zor taşımamdan mıdır bilinmez, çok fena tatilim geldi a dostlar. Şimdi bir çoğunuz, hele de çocuklu olanlarınız bu yazımı okurken, "ahh güzelim unut sen bir süre tatili" diyorsunuz biliyorum.Hayali bedava değil mi , hayal ediyorum ne yapayım :)
Şöyle sıcacık bir kumsalda, sırtüstü yattığımı...Ahhh sırtüstü yatma kısmını ayrı özledim :) Yanlarım çürüdü artık sola yatmaktan :( Denizde yüzdüğümü, açık büfelerde fink attığımı hayal ediyorum :)
Ya da uzzzuuunnn bir yolculuğa çıktığımı, yolda her mola yerinde durduğumu ve yolculuğun sınırsızca tadını çıkarttığımı hayal ediyorum. Dere tepe gezdiğimi, uçakla uzaklara gittiğimi hayal ediyorum.
Ama bütün bunları hayal etmemi sağlayan bir suçlu var.O yazıyor, ben hayal ediyorum. Hep onun yüzünden oluyor bunlar.
Sevgili Işık'cım, hamileler her an herşeye aşerebilir... Bu kadar gezmesen diyorum :)
Şaka bir yana, arkadaşım Işık'ın "Gezmeli" adındaki bloğunu takip etmenizi tavsiye ediyorum. Özel gezi notları ve tavsiyeleri ile tam bir seyahatname tadında bir blog tutuyor. Ama bir konuda söz veremem, canınız çekebilir :)
Afiyetle kalın...
16 Şubat 2011 Çarşamba
UZAKTA AMA BİR O KADAR YAKINDA
Güzel yüzlü Esen'im yarinin yuvasına konalı beri bizden uzakta olsa dahi elini hiç çekmedi üzerimizden. Şimdi de gün sayıyoruz, geleceği günü.Oğluşu görmeye geleceği günü.
Evini bıraktı gitti, işini bıraktı gitti, annesini bıraktı gitti, sevdiklerini bıraktı gitti, İstanbul'u bıraktı gitti ama meğer gitmesi lazımmış. İçindeki kurabiye ve cupcake perisi canlanıverdi. Şimdi İsviçre'de lezzet saçar oldu. Ben de sizlerle onun bloğunu paylaşmak istedim bugün. Buyrun Avrupa'daki taze gelinin marifetleri bu blogda...
Afiyetle & sağlıkla,



















