Küçük ikramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Küçük ikramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2020 Pazartesi

KIYIR KIYIR SİMİT KURABİYE (tuzlu)




İçinde olduğumuz durumlar çok can sıkıcı. Virüsün küresel olarak bu kadar hızla yayıldığı bir durumda ise tek yapmamız gereken şey, kişisel farkındalığımızı mümkün mertebede en yüksek seviyede tutmak. Kendimizi koruduğumuz ve yönergeleri doğru izlediğimiz sürece bu illeti yaymadan savuşturabileceğimize inanıyorum.

Tatil diye dillenen ancak zorunlu ev istirahati olarak söylemenin daha doğru olduğu bu günlerde evde çocuklarla beraber pişirip sonrasında da yiyebileceğiniz bir tarif ileteceğim sizlere. Tarifi sevgili Ufuk'un sayfasında gördüm ve yaptım, hepimiz çok sevdik, bundan sonra sık sık yapacağız. 
Ben daha tuzlu bir tat yakalamak için sadece şeker miktarı ile oynadım biraz.

Malzemeler:
  • 125 gr oda ısısında beklemiş tereyağ
  • 1 kahve fincanı üzüm sirkesi
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karbonat
  • 1 tatlı kaşığı pudra şekeri
  • Un (Ele yapışmayan, yumuşak bir hamur oluncaya kadar)
  • 1 su bardağı susam
  • 1 yumurta akı
Yapılışı:
  • Öncelikle susamı bir tavada yakmadan kavurup bir tabağa alıyoruz.
  • Un hariç tüm malzemeleri derin bir kasede karıştırıyoruz.
  • Ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar un ilave ediyoruz. (Ben yaklaşık 2 su bardağı ekledim)
  • Bir kaseye yumurta akını hazırlıyoruz.
  • Fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz.
  • Fırını 180 dereceye getiriyoruz.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlıyoruz.
  • Dibi yuvarlak bir kaşık ya da aletin sapı ile ya da parmağınızı bastırarak ortaya bir delik yapıyoruz.
  • Önce yumurta akına sonra kavrulmuş susama batırıp fırın tepsisine aralıklı şekilde diziyoruz.
  • İyice kızarana kadar fırında pişiriyoruz.
Bu tarif içindeki sirke nedeniyle uzun süre dayanıklılığını koruyor ve bayatlamıyor.

Afiyetle, sağlıkla


25 Şubat 2020 Salı

LAVANTALI VE BADEMLİ KURABİYE



Bozcaada'ya gittiğimde yazın bir demet lavanta almıştım. Kurudukça dökülen tohumlarını da bir kavanozda biriktiriyordum, bu kurabiyeyi yapmayı hayal ederek.

Her yiyeceğe nereli olduğunu sorsalardı, bu kurabiye mutlaka ve mutlaka Bozcaadalı olurdu bence.
Isırdığım anda o çınarın altında kahve içerken, Boboz'da sandviç yerken buldum kendimi.

Malzemeler:
  • 250 gr oda ısısında beklemiş tereyağ
  • 1 su bardağı badem
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 3 yemek kaşığı dövülmüş lavanta tohumu
  • 1 paket vanilya
  • Aldığı kadar un (yaklaşık 3 su bardağı)

Yapılışı:
  1. Bademleri fırın tepsisine yerleştirip bir müddet fırında kavuruyoruz.
  2. Fırından aldıktan sonra mutfak robotundan iri parçalar şeklinde kalacak biçimde bir tık geçiriyoruz.
  3. Bir kaba tereyağı alıp pudra şekeri,vanilya, yumurta sarısını koyup karıştırıyoruz. Sonrasında yavaş yavaş un ekleyerek ele yapışmayan kıvamlı bir hamur olana kadar yoğuruyoruz. 
  4. Son olarak badem ve lavanta tohumlarını ekleyerek hamuru 30 dk buzdolabında bekletiyoruz.
  5. Bir tepsiye yağlı kağıt serip hazırlıyoruz.
  6. İki yağlı kağıt arasında açtığımız hamuru bir çay bardağı ya da yuvarlak bir kalıpla keserek fırın tepsisine diziyoruz.
  7. 180 derece fırında kenarları hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


17 Aralık 2019 Salı

ROKA SALATASINDAN YILBAŞI ÇELENGİ



Tarife hacet yok.. Fotoğrafta gördüğünüz gibi roka var temelde. Üzerine renk katacak ise hayal gücüne bağlı çeşitlendirilebilir.
Maksat gülümsetmekse hedefi 100'den vuracağınızın garantisi ise benden!

Yılbaşı denilince benim aklımda olan tek şey yapmadığımızı yapmak, yemediğimizi yemek..Geleceği mutlu karşılamak, gidene hevesle güle güle demek..

Bu tabaklar, bu minik dokunuşlar hep bunun için işte..

Sadece sadece mutluluk olsun diye !

Afiyetle, sağlıkla

26 Haziran 2018 Salı

PEYNİR TABAĞI HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI



Son dönemde bir davet verildiğinde peynir tabağı hazırlama fikri sıkça uygulanır oldu.
Avrupa'daki ve Amerika'daki yaygın kullanımı özellikle şarabın yanında bir ikram olarak görülse de biz bunu kahvaltılara, çay davetlerine hatta ramazan sonralarına kadar taşıdık. 

Artık bizim de hem görünümü hem de çeşitliliği ile keyif aldığımız bu çeşniyi daha da gösterişli bir hale sokmak için bir iki tiyodan bahsedeceğim sizlere.

  • Öncelikle peynir tabağı hazırlamadan önce kaç kişilik bir misafir grubunuz olduğunu dikkate almalısınız. Öyle ki koyduğunuz çeşitlerin kişilere yeterli olup olmayacağını düşünmeniz gerekir.

  • Peynirlerin güzel bir görsel kompozisyon yaratabilmesi için çeşitli form ve hatta renklerde olması sonucunuzu mutlaka etkiliyor, bunu dikkate almanızı öneririm.

  • Tabağınıza önce peynirlerinizi yerleştirin. Peynirlerin formlarına göre onları tabağa yerleştirdikten sonra araları doldurmak çok daha zevkli oluyor, bana inanın :)



  • Evinizde illa ki "peynir tabağı" olarak satılmış bir tabak olmasına gerek yok. Büyük bir cam tepsi, oval porselen bir servis tabağı da işinizi görecektir.

  • Peynirlerinizi yerleştirdikten sonra yanlarına kuruyemişler, kuru meyveler, taze sebzeler, soslar, reçeller, krakerler yerleştirebilirsiniz.

  • Bazı sos ve reçelleri tabağınızın içine oturtabileceğiniz minik kase ve ayaklı servislere koymanızı öneririm.. Oldukça güzel bir görünüm yakalayabilirsiniz.



Peynir tabağı eminim masanızda en popüler sunum olacaktır..

Keyifli hazırlıklar dilerim..

Afiyetle, sağlıkla


13 Nisan 2018 Cuma

EN PRATİK DOĞUMGÜNÜ KURABİYESİ


Bu blog bundan 7-8 yıl önce bir pasta-kurabiye bloguydu.. Bilen biliyor.. Eskiden şeker hamurlu pastalarım ve kurabiyelerim vardı.. Hala da var ama çok nadiren yapıyorum artık. 

Şeker hamurlu yapmasam da evde mutlaka haftada, 10 günde bir kurabiye pişiyor. Benim hep yeni deneyeyim kafa yapım bazı çeşitlemeler yapsa da çocukların sevdiği tarif hiç şaşmıyor. 

Bu reçeteyi not etmeyin, kanıksayın.. Zaten malzemesi o kadar az ki.. Elinize bir kalıp hiç yoksa da bir çay bardağı alın, yapın yapın pişirin.. İçine bazen benim gibi damla çikolata karıştırın, bazen ceviz, hatta bazen kakao katın (ama o zaman unu dikkatli ayarlayın) bazen de tam fırından çıkardığınızda o yumuşaklığı dururken bonibon yerleştirin üzerlerine.. 

Ben Poyraz'ın doğumgünü partisi için Dr.Oetker'in icing setini kullandım hatta Aras yaptı çoğunu diyebilirim.. Temamıza sarı-kırmızı ve beyaz renkler uyduğu için onları kullandık..

Malzemeler:
  • 250 gr tereyağ
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 çay bardağı (büyük boy) pudra şekeri
  • Aldığı kadar un 
  • Bu aşamada içine ne isterseniz ekleyebilirsiniz.
Yapılışı:
  1. Oda ısısında yumuşamış tereyağını, yine oda ısısındaki yumurta sarısını ve pudra şekerini bir kaba alıp un ekleyerek yoğuruyoruz. 
  2. Ele yapışmayan, kıvamlı bir hamur olunca 10-15 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
  3. Fırını 160 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt seriyoruz.
  5. Hamuru 1-1,5 cm kalınlığında merdane ile açıyoruz.
  6. Ben çay bardağı ile yuvarlak kestim.
  7. Tepsiye dizip kenarları pembeleşince fırından alıyoruz. (Pişme süresi 10-12 dk dikkat)
  8. Bu kurabiyeleri bal sürerek şeker hamuru ile de kaplayabiliriz.
Ben kurabiyeleri soğutup sonrasında üzerini Dr.Oetker Süsleme Glazürü ile süsledim.

Afiyetle, sağlıkla


9 Nisan 2018 Pazartesi

PEYNİRLİ KIYIR POĞAÇA


Hamurişine düşkün olunca haliyle poğaça tarifleri de sıkça deneniyor.. Artık poğaçalarıma isim bulmakta zorlanıyorum. Kıyır poğaça betimlemesini de isimsizlikten lezzetini hatırlatıcı olsun diye koydum, çünkü bu tarifi böyle hatırlamak en doğrusu olur. Mayalı hamur olmasına rağmen yağlı olmasından kaynaklı o ağızda dağılan kıyır kıyır halini çok seveceksiniz eminim..

Tarif Muffakfelsefem sayfasından alıntıdır.


Malzemeler:
  • 125 gr tereyağ (oda ısısında yumuşamış)
  • 1 çay bardağından biraz eksik zeytinyağ
  • 1 çay bardağı süt (hafif ılık)
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket kuru (instant) maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine)
  • Aldığı kadar un (benimki 4,5 bardak aldı)
  • Üzerine çörek otu
  • İçine beyaz peynir
Yapılışı:
  1. Süt,şeker ve mayayı derin bir kapta karıştıyoruz. 
  2. Tereyağ, zeytinyağ, 1 tam yumurta , 1 yumurtanın beyazı ve tuzu da ekliyoruz.
  3. Ele yapışmayan, rahatça toparlanabilen bir hamur elde edene kadar un ekleyerek yoğuruyoruz.
  4. 1 saate yakın ılık bir yerde mayalandırıyoruz.
  5. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz. 
  6. Tepsiye yağlı kağıt seriyoruz.
  7. Beklettiğimiz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, avucumuzda açıp ortasına peynir koyup katlıyoruz.Kat yerini iyice birleştirip alta gelecek şekilde tepsiye yerleştiriyoruz.
  8. Benim yaptığım boyla 2 tepsi çıktı (yaklaşık 32 adet)
  9. Üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. (Ben yumurta sarısını biraz yağla incelterek sürüyorum)
  10. Sarısını sürdükten sonra bir çatalla üzerini hafif bastırarak çiziyoruz. (Çok bastırınca hamur deliniyor, bazılarından peynir çıkmış fotoğraflarda görebileceğiniz gibi) Maksat üzerine pastanelerde olduğu gibi çizgi efekti yapmak yani o kadar az bastırılsa da oluyor.
  11. Son olarak çörek otu serpip fırına veriyoruz. Kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


26 Mart 2018 Pazartesi

PANCARLI PATATES SALATASI


Pasta şeklindeki salataları hep severim, ikramı şık oluyor ve içindeki çeşitli malzemelerle farklı farklı lezzetleri sunabiliyoruz..
Burada iki eski tarifim var, incelemek isterseniz diye yine ekliyorum..

Bu tarifi instagramda dolaşırken bu sayfada gördüm ve yaptım..

Pancar seviyorsanız denemenizi tavsiye ederim..

Malzemeler:
  • 5 adet büyük boy patates
  • 5 adet kırmızı pancar
  • 2 adet büyük boy havuç
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • Zeytinyağ (tadına ve zevkinize göre ekleyebilirsiniz)
  • Tuz, karabiber
  • İnce kıyılmış maydanoz
  • Limon suyu
Sosu ;
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • Sarımsak
  • Tuz
  • Süslemek için mısır ve maydanoz

Yapılışı;
  1. Patatesleri ve pancarları soyarak ayrı tencerelerde haşlıyoruz. (Pancarın haşlanma süresi uzun, dilerseniz düdüklüde haşlayabilirsiniz)
  2. Patatesleri haşlanınca bir çatal yardımı ile iyice eziyoruz. Yarısını ayırıyoruz.
  3. Kalan yarısının içine haşladığımız ve rendelediğimiz pancarları karıştırıyoruz. Buna tuz ve zeytinyağ ekleyerek iyice harmanlıyoruz.
  4. Kalan patatesin üçte birini tekrar ayırıyoruz. Yani ikinci yarımdan yaklaşık 2-3 yemek kaşığı daha bir kenarda bırakıyoruz. 
  5. Ayırdıktan sonra kalan patatese ince kıyılmış maydanoz, tereyağ, tuz, karabiber bir miktar limon suyu zeytinyağ ekleyerek onu da iyice karıştıyoruz.(cıvık olmasın, dikkat)
  6. Bir kalıba poşet ya da streç film yayıyoruz.En alta pancarlı patatesin yarısını koyup elimizle iyice düzeltiyoruz. Sonra araya maydanozlu patatesin tamamını koyup onu da düzeltiyoruz. Son olarak pancarlı patatesin tamamını döküp düzeltip streci sarıyoruz ve buzdolabında en az 2 saat bekletiyoruz.
  7. En sona bıraktığımız 2-3 yemek kaşığı patatesin içine havuç rendeleyip biraz tuz ile tatlandırıyoruz. Yuvarlak toplar yaparak onları da buzdolabında bekletiyoruz.
  8. Sos için yoğurt, mayonez, dövülmüş 2 diş sarımsak ve tuzu bir kasede karıştıyoruz. Akışkan bir kıvamda değilse biraz su ile kıvamını açabilirsiniz.
  9. Buzdolabında beklettiğimiz kalıbı çıkartıp servis edeceğimiz tabağa ters çevirerek streç filmden kurtarıyoruz. 
  10. Üzerine sostan döküp havuç toplarını diziyoruz. 
  11. Mısır ve maydanoz ile süsleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


15 Mart 2018 Perşembe

AŞURE SALATASI


Adını sadece içindeki malzemelerden almıyor bu salata.. Yerken bile arkadan arkadan damağınızda kalan o lezzeti bir yerlerden tanıdık buluyorsunuz.. "Bir şeye benziyor bu" diyorsunuz..Evet o benzediği şey aşure.. Tek eksiği suyu, sütü, şekeri ... Ama emin olun tadından vazgeçemeyeceksiniz..

Malzemeler:

  • 1 su bardağı buğday (haşlanmış ve soğumuş)
  • 1 su bardağı maş fasulyesi (haşlanmış ve soğumuş)
  • 2 su bardağı nohut (haşlanmış ve soğumuş)
  • 1 portakal 
  • 1 çay bardağı ay çekirdeği içi
  • 1 çay bardağı cranberry (yabanmersini/turna yemişi) Ben Peyman kullandım.
  • 1 avuç ince kıyılmış dereotu
  • 1 avuç ince kıyılmış taze nane
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • 1 su bardağı kuru kayısı
  • 1 portakalın suyı
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
  • tuz
Yapılışı :

  1. Tüm bakliyatları önceden haşlayıp soğutuyoruz. (Ben bir gece önceden hazırladım)
  2. 1 portakalın kabuklarını soyup ufak ufak doğruyoruz.
  3. Yabanmersinlerinin yarısını da bir iki parçaya kesiyoruz, yarısı bütün kalıyor.
  4. Yeşillikleri ince ince doğruyoruz. 
  5. Kuru kayısıları da 3-4 parçaya kesiyoruz.
  6. Portakal suyu ve zeytinyağını tuzla bir kasede ya da kavanozda iyice karıştıyoruz.
  7. Derin kapta tüm malzemeleri (bütün bıraktığımız yabanmersinleri hariç) iyice karıştırıp servis tabağına alıyoruz. Üzerine bütün yabanmersinlerinden serperek salatamızı ikrama hazır hale getiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,



6 Mart 2018 Salı

FALAFEL & YOĞURTLU DİP SOS


Nohut benim sevdiğim bir malzeme. Daha önce burada birkaç farklı tarif vermiştim sizlere nohutu kullanarak yaptığım. İstereniz biraz hatırlayalım.

Misafir geldiğinde en hızlı, en pratik ve lezzetli salatalardan biri Nohut Salatası
Doyurucu, besleyici ve nefis bir alternatif kış yemeği Nohutlu, Erişteli Yeşil Mercimek
Klasiği farklılaştıran bir pilav Nohutlu Bulgur Pilavı
Nohut ve börek olur mu diyen bir tarif Nohutlu & Cevizli Börek

Bütün bu alternatiflere ilaveten bugün Falafel ile karşınızdayım.. Lübnan mutfağından son dönemde damak zevkimize uygunluğu ile kafe, restoran menülerine hızla girmiş, evlerde de pişmeye başlamış bu lezzeti bu haftasonu bizim mutfağımızda da deneyimledik...Sonuç çok başarılı oldu.. Klasik yöntemim buzlukta fasulye, nohut bulundurma alışkanlığı ile yapması da oldukça basitti..

Malzemeler: (yaklaşık 18 adet)
  • 2 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 büyük diş sarımsak
  • 1 kase saplarından ayıklanmış maydanoz
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz,karabiber, kimyon, toz kırmızı biber
  • 3-4 yemek kaşığı un (değişebilir)
  • Kızartmak için sıvıyağ
Dip Sos:
  • 5 yemek kaşığı yoğurt
  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • Bir avuç dereotu - ince kıyılmış
  • Tuz
Yapılışı :
  1. Mutfak robotuna nohutları koyuyoruz. 
  2. Soğan ve sarımsakları soyup gelişi güzel doğruyoruz, bütün atınca iyi parçalanmayabilir.
  3. Maydanoz, zeytinyağ ve baharatları da ilave ederek homojen bir kıvama gelinceye kadar mıtfak robotunda karıştırıyoruz.
  4. Karışıma daha sonra ele yapışmayacak kadar - çok unlu olmamasına dikkat edin- sadece yuvarlaması rahat olsun yeter- un ekliyoruz.
  5. Tavaya sıvıyağ koyup kızdırıyoruz.
  6. Harcımızı elimizle yassı şekilde şekillendirip kızgın yağda altın rengi olana dek önlü arkalı kızartıyoruz.
  7. Bir kasede yoğurt, mayonez ve dereotunu karıştırıp tuz ile tatlandırıyoruz.
  8. Kızarttığımız falafelleri dip sos ile servis ediyoruz .. (Soğuk da sıcak da yenilebilir)
Afiyetle, sağlıkla



24 Kasım 2017 Cuma

ZEYTİNLİ & ACUKALI MİNİK ÇÖREK ve KONUK OLDUĞUM TV PROGRAMI

Günaydın..

Dün yine harika bir anı ile kapattım gözlerimi geceye. Bundan yaklaşık 2-3 hafat önce Show Tv'den Pelin Karahan'ın programına davet edildiğimde çocukluk hayalimi yine yaşayacak olmanın heyecanı zaten basmıştı. Ama dün ekranda yine kendimi seyredince mutluluğum katmerlendi diyebilirim.

Üç tarifle katıldığım program sırasında ve sonrasında o kadar güzel mesajlar aldım, desteğinizi o kadar derinde hissettim ki mutluluğumu kelimelerle tarif edemiyorum.


Programı izlemek isterseniz, linki burada. Ben sanırım açıp açıp bol bol izleyeceğim :)

Gelelim yeni tarifimize.. Geçen hafta cumartesi günü gelen misafirlerime yaptığım bir tarif..

Yapması benim tariflerimde alışık olmadığınız bir şekilde aşamalı, bir miktar el oyalıyor. Ancak sonucunu görünce buna katlanılmayacak bir zorluğu yok, emin olun.. Malzemeleri ve adımları doğru uygularsanız misafirlerinizi ve sevdiklerinizi mutlu edecek bir tarifle karşınızdayım :)



Malzemeler: (24 adet)
  • 1 paket toz maya
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 adet yumurta
  • 250 gr eritilmiş tereyağ
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı mahlep
  • 3 su bardağı un (Az gelirse ilave edebilirsiniz)
Arası için;
  • 1 kase zeytin (Çekirdekleri çıkartılmış ve ufak doğranmış) Foranın hazır salata zeytinini kullanabilirsiniz.
  • 1 kase acuka (ben hazır kullanım bu sefer ama evdeki bir biber salçasını da kullanabilirsiniz)
Üzeri için;
  • Çörekotu
  • 1 yumurtanın sarısı
Yapılışı:

  1. Sütü bir cezvede hafif ılıtıyoruz (kaynamasın) 
  2. Toz mayayı ılınmış süte ilave edip, karıştırarak mayayı eritiyoruz.
  3. Derin bir kaba unu eleyip  unun ortasını havuz gibi açıp şeker,mahlep, tuz, mayalı süt, sıvıyağ ve yumurtaları  ekliyoruz. 
  4. Bütün malzemeyi ele yapışmayacak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.(Bu esnada eğer hamur fazla yumuşak bir kıvamda ise un ilave edebiliriz.)
  5. Tereyağını bir tavada yakmadan eritiyoruz.
  6. Mayalanmasını beklemeden hamuru 6 eşit parçaya ayrıyoruz.
  7. Böldüğümüz 6 parçayı da kendi içerisinde 4 eşit parçaya kesiyoruz. Toplamda 24 eşit parça hamurumuz olacak. 
  8. Tezgaha un serpip ilk parçayı bir pasta tabağı büyüklüğünde merdane ile açıyoruz. Açtığımız hamuru bir tabağa alıp üzerine erittiğimiz tereyağından fırça ile sürüyoruz. 
  9. İkinci hamuru da aynı şekilde pasta tabağı büyüklüğünde açıp ilk açtığımız ve yağladığımız hamurun üzerine koyup onu da yağlıyoruz. 
  10. Daha sonra aynı işlemi üçüncü ve dördüncü hamura da yapıyoruz. 
  11. Bir tabakta dört adet üst üste açılmış ve yağlanmış hamurumuz oldu, bunu buzdolabına kaldırıp diğer hamurlara devam ediyoruz.
  12. Tüm parçalar bitene kadar dörder dörder bu şekilde hamur setleri yapıyoruz. Toplamda 6 setimiz olacak buzdolabında. 
  13. İlk yaptığımız setten başlayarak dinlenen hamuru buzdolabından alıyoruz. 
  14. Tezgaha ve hamurun üzerine un serpip hamuru orta büyüklükte yırtılmayacak şekilde açıyoruz. 
  15. Açtığımız bu daireyi sekiz eşit üçgene bölüyoruz. 
  16. Üçgenlere biraz acuka/salça sürüp üzerine zeytin serpiyoruz ve geniş yerinden başlayarak sarıyoruz.
  17. Sardığımız hamuru her iki tarafından bükerek ay şeklinde getirip margarinle yağlanmış fırın tepsisine aralıklı şekilde diziyoruz.
  18. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpiyoruz. 
  19. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


16 Ekim 2017 Pazartesi

HAŞHAŞLI CEVİZLİ BÖREK


Bizim blog kızları gününü bilirsiniz. 10 yıldır düzenli şekilde bir araya geliyor, zevkli sofralarda birarada oluyoruz. Bu senenin turuna da geçtiğimiz hafta adaşın sofrasında başladık. 
Bu sefer güne giderken yanımda bu böreklerle gittim. Börek diyorum ama aslında hani fırınlarda olur ya çörek gibi haşhaşlı , aslında form olarak onlara daha çok benziyordu sanki. Ama tadı efsane diyebilirim.
Yine ucuz malzeme, pratik ve lezzet sınıfında 5 tam puan alan bir uygulamam daha oldu diyebilirim. 

Malzemeler:

(16 adet için, ölçüyü sayı arttırdıkça fazlalaştırabilirsiniz)

  • 1 su bardağı haşhaş ezmesi (ben aktarda buldum)
  • 1 su çekilmiş ceviziçi
  • 1 su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım-riviera)
  • 2 adet yufka 
  • 6-7 kaşık toz şeker (bu sizin ne kadar tatlı sevdiğinize göre değişir, ben çok tatlı sevmediğim için bu kadar kullandım)

Yapılışı:



  1. Bir kasede haşhaş ezmesi, yağ ve cevizi iyice karıştırıyoruz.
  2. Bir yufkayı serip üzerine harçtan iyice sürüyoruz. Bir miktar toz şeker serpiyoruz.
  3. Yufkayı ikiye katlıyoruz. Üst katına da aynı şekilde harçtan sürüyoruz ve yine biraz şeker serpiyoruz.
  4. Yarım ay şeklindeki yufkamızı eşit şekilde sekiz üçgen (sigara böreği mantığı) olacak şekilde kesiyoruz.
  5. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine börekleri tıpkı sigara böreği sarar gibi sararak diziyoruz.
  6. Diğer yufkamıza da aynı işlemi yaparak tamamlıyoruz.
  7. 180 derece fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

18 Ocak 2017 Çarşamba

PRATİK KUMPİR

Pratik Kumpir

Daha önce de bir kumpir tarifi paylaşmıştım aslında.. O tarifle bu tarif arasındaki teknik farklar, bunun sunumunun bir tepsi/tabak içinde olması ve içindeki malzemeler aslında..

Yoksa bildiğiniz kumpir işte .. :) Ama Yemekbahane bildiğiniz bilmediğiniz şeylerin yeri .. Malumunuz benim ayran nasıl yapılıra video çekmişliğim dahi var :)

Geçtiğimiz cumartesi günü yine bizim malum blog kızları toplantımızın olduğu bir gündü.. Selen yine harika bir sofra ile ağırladı bizleri. Artık kahvaltıda buluştuğumuz için ben de yapacaklarımı kahvaltıya uygun seçmeye özen gösteriyorum. Tatlı insanı değilim bilen bilir ama şöyle doyurucu ve keyifli şeylere karşı boynum kıldan ince :)

Kumpir yapma fikri de yine böyle geldi aklıma.. Ve de kahvaltı soframızda gayet rabet gördü. Kendi pazar kahvaltılarınıza da bir alternatif yaratabilirsiniz kumpir yaparak.. Ya da ana menünüzde bir garnitür olarak servis edebilirsiniz, bunun yanına yağsız tavada 5 dk da pişereceğiniz bir parça biftek harika bir misafir menüsüne dönüşebilir, neden olmasın.. 

Fotoğrafa bakıp keşke kaşarı daha fazla kızartsaydın demeyin sakın .. O bilinçli bir şekilde çok kızarmadan, sadece eriyince alındı fırından.. İçine turşu koyduğum için turşunun aşırı ısınarak tadının bozulmasını istemedim , erimiş kaşar kalıplaşmadığı için patatesle muhteşem bir sonuç verdi, benden söylemesi..

Malzemeler:
  • 6 adet büyük boy patates (8 kişiye ancak yetti)
  • 150 gr tereyağ 
  • Tuz (zevkinize göre katabilirsiniz ama unutmayın patates tuzu sever ve kaldırır)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 adet kırmızı kambo biberi
  • 3 adet uzun sosis
  • Çeyrek kangal sucuk
  • 1 kutu konserve mısır
  • 1 su bardağı ufak doğranmış kornişon turşu 
  • 200 gr rendelenmiş taze kaşar 
Yapılışı :
  1. Patatesleri haşlayıp kabuklarını soyuyoruz.
  2. Derin bir kasede tuz, tereyağ ve rendelenmiş kaşarın 3/4 ü ile karıştırarak patatesleri iyice eziyoruz.
  3. Kambo biberleri ufak doğruyoruz. Sosis ve sucukları da zar şeklinde doğruyoruz.
  4. Bir tavaya zeytinyağı koyup önce biberleri soteliyoruz.
  5. Biberler yumuşayınca sosis ve sucuğu katarak iyice pişiriyoruz.
  6. Patates karışımına sosis,sucuk ve biberle hazırladığımız iç malzemeyi ekliyoruz. Ayrıca mısır ve turşuyu da ilave ederek iyice karıştırıyoruz.
  7. Bir fırın kabına hazırladığımız harcı dökerek yayıyoruz. Üzerine kalan kaşar peyniri serpiyoruz.
  8. Fırını 200 derecede ısıtıp, kumpirin üzerindeki kaşar eriyene kadar pişiriyoruz. 
Sıcakken servis etmenizi öneririm.

Bir gece önceden yapmayın derim, patates bekledikçe tadı donuklaşıyor, ayrıca fazla soğumuş olacağı için fırında uzun süre tutmanız gerekecektir, bu da turşunun tadını bozabilir, benden uyarması :)

Afiyetle , sağlıkla

2 Aralık 2016 Cuma

KAKAOLU ISLAK KEK

Kakaolu Islak Kek



En temel, en klasik kek tarifimdir. Ölçüsünü değiştirmezseniz asla şaşmaz, sizi yarı yolda bırakmaz (Tabii fırın da önemli) Meğer bugüne kadar yazmamışım :)


Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı süt
  • 3 tepeleme yemek kaşığı kakao
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 avuç ceviz
  • 1 paket kabartma tozu
  • sosu sulandırmak için (ölçüsüz) süt
Yapılışı:
  1. Toz şeker, süt, kakao ve sütü çırpıyoruz.
  2. Bu karışımdan 1/2 su bardağı ayırıyoruz.
  3. Ayırdığımızdan kalan kısmına 3 yumurtayı ekleyerek iyice çırpıyoruz. Yumurtaların çırpılması ile karışım kabarıyor.
  4. Buna kabartma tozu ve unu ilave ediyoruz.
  5. Fırın kabımızı (mümkünse düz dikdörtgen / yuvarlak bir kalıp tercih edin, her yerinin eşit ıslanması kolay olacaktır) margarin ile iyice yağlıyoruz.
  6. Fırını 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
  7. Yağladığımız kaba kek karışımımızı döküyoruz, arzuya göre üzerine ceviz dizip fırına veriyoruz.
  8. Yaklaşık yarım saat sonra kürdan ile test edip pişip pişmediğini kontrol edebiliriz.
  9. Pişen keki fırından alıyoruz ve kenarlarından bir bıçak ile tepsisinden ayırmaya çalışırcasına geçiyoruz. bir çatal ile kekin çeşitli yerlerine delikler açıyoruz.
  10. Ayırdığımız sosu süt ile karıştırarak inceltiyoruz ve kek henüz sıcakken ve kalıbının içindeyken bolca her yerine eşit olacak şekilde sostan döküyoruz.
  11. Sosunu çekmesini bekliyoruz, sonrasında dilimleyerek servis ediyoruz.
Evde ceviz olmasa da olur. Üzerine hiç bir şey koymayabilir, çikolata-fındık vs tercih edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

8 Mart 2016 Salı

TAVUKLU TALAŞ BÖREĞİ ve MÜGE'NİN HAFTA SONU EYLEMLERİ

Tavuklu Talaş Böreği

Eskiden yani bundan 5 yıl önce bu blog sadece yemek blogu değildi.. Yemek zaten bahaneydi, içimi dökmekti, gördüklerimi yazmaktı niyetim.. Sonra çoluk çocuk .. yemek yine bahane oldu, çocuklu anne yazıları serpiştirdik ortalığa.. 

Uzun zamandır hafta sonları aynı .. kalk, yedir, giydir, parka git, oyuncakçıda gezin :) 3-5 liralık bir ödüle ikna et, eve dön, yıka, yedir, yatır modu :)

Bu ara uykusuzluktan ölsem de yatmıyorum erkenden. Eskiden çok sevdiğim bir şeyi yapıyorum, çünkü onu oturarak yorulmadan yapabiliyorum, sadece az uyuyorum o da şu anda beni çok zorlamıyor.. Film izliyorum yine.. Hani şu eskiden günde 3-5 film izlediğim günler geliyor aklıma. Ohhh bir de açılır koltuğum vardı, sonra kırıldı atmak zorunda kaldım. Yeniden almalıyım ondan evet .. dur bunu da not edeyim :)

Haftada 2-3 film seyrediyorum bu aralar..

Bu hafta izlediklerim ...

Waitress : Tabii ki turta meselesi benim ilgimi çeken kısmı oldu.. Bir kadının kendine olan inancı, kendine biçtiği hayatı konu alıyor. İzlenilebilir.
The Dressmaker : Ben karanlık filmleri sevmem, sahneleri hep karanlıktı.. içim sıkıldı.
Coco avent Chanel: Daha önce de seyrettiğim ve çok ama çok beğendiğim bir film.Bir Marka nasıl doğar, bir insan nasıl vizyoner bir bakışla adımlar atar bunu seyretmekten çok keyif aldım, tavsiye ederim.

Filmlerin dışında pazar günü de bizim okulun Okul Aile Birliği üyelerinin biletlerini organize ettiği bir konsere katıldık ailecek. Poyriş bile geldi konsere ve de ellerini havada sallaya sallaya dinledi enstrümanların ahenginin ortaya çıkardığı muhteşem sesleri.. Taa ki bol davullu bir ana kadar :) 11 aylık bebek için yerinde bir tepki ile sıçradı minnoş her davulun gümbürtüsünde..Barış İçin Müzik orkestrasının muhteşem bir konserini izleme fırsatını yakalamış olduk. Konserin başında nasıl kurulduklarını, yıllar geçtikçe nasıl köklendiklerini, neler başardıklarını izlediğimiz tanıtım filminde o kadar duygulandım ki size anlatamam. O köşe bucak okullarda öylece kalakalmış çocuklara dokunan o sihirli değnekleri olan insanları ayakta alkışlıyorum. 1 saat nasıl geçti anlamadık, konserin sonunda tüm orkestranın büyük coşku ile çaldığı "oynaya oynaya gelin çocuklar "... lalalalla llaaaaa hepimizin coşkusunu katladı.. İçimiz sevgi ile doldu sanki.. Yani en azından ben öyle hissettim :)

Gelelim asıl mevzumuza ... 

Bu börek, elde şekil alamayan bir milföy hamurunun sebebi ile muffin kalıbında pişirildi, ama iyi ki de şekil almamış :) Pek sevdim tipini .. İçine ne koyarsanız olur, ben tavuklu iç hazırladım, siz kıymalı yapın, kuşbaşı et koyun.. Hepsi olur.. Hiç biri olmasa peynir maydanoz koyun :) Mutfaktaki sınırınız hayal gücünüz ve malzemeniz kadar, asla unutmayın :)

Malzemeler:
  • 4 adet tavuk kalça (kuşbaşı doğranacak, yağlı kısmı olduğu için daha lezzetli oluyor)
  • 1 su bardağı konserve bezelye ya da haşlanmış bezelye
  • 1 adet kuru soğan
  • tuz-karabiber-kırmızı biber
  • sıcak su
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben zeytinyağ kullandım)
  • 10 adet milföy hamuru (kare)
  • 1 yumurta sarısı
  • çörek otu
  • yağlamak için margarin / tereyağ
Yapılışı:
  1. Soğanı ufak ufak yemeklik şekilde doğruyoruz.
  2. Bir tavaya sıvı yağı koyup soğanları pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.
  3. Daha sonra tavukları ekleyip, tavukları iyice soteliyoruz.
  4. Tavuklar kızarınca bezelyeleri katıyoruz, üzerine bir iki yemek kaşığı sıcak su koyup kapağını kapatarak birlikte 3-4 dk kadar pişiriyoruz.
  5. Tuz-karabiber-kırmızı biber ile tatlandırıp iç malzememizin pişim aşamasını sonlandırıyoruz.
  6. Muffin kalıbımızın bölmelerini margarin ya da tereyağ ile iyice yağlıyoruz. (sıvı yağ ile yağlarsanız yapışabilir)
  7. Milföy hamurundan bir kare alıp bölmelerden birinin içine yerleştirip, tavuklu harçtan bir kaşık içine koyup üzerini yana sarkan hamurlarla bohçe gibi kapatıyoruz. 
  8. Tüm hamurlar bitene kadar bunu tekrarlıyoruz. 
  9. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpiyoruz.
  10. 200 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla



3 Mart 2016 Perşembe

YEŞİL FISTIKLI KURABİYE

Fıstıklı Kurabiye

Annem fıstıklı ne olsa çok sever.. Yeşil gördü mü dayanamaz. Hele dondurmada en favorisi fıstıklıdır. Ben ise fıstık konusunda biraz çekimserim sanırım. Tamam kabuklu halini şöyle çat çut kıra kıra severim ama genele vurursak ceviz mi fıstık mı kazanır benim gastrosevdamda sanırım ceviz, kesinlikle ceviz kazanır. Haaa katmeri tenzi ediyorum :) bu arada.

Menü belirlerken genellikle 2 tuzlu, 3 salata, 2 tatlı gibi bir denge ile seçerim çeşitleri. Elbette şimdi artık daha az çeşit yapma modası var, çoğunlukla da hazır almak zorunda kalınıyor yoğun çalışıyor olmaktan ötürü. Ancak benim hep bir tezim vardır, evde malzeme varsa pastaneye gitmekten daha kısa sürer evde yapması diye, işte yine bu teze uygun bir tarif :)

Masama kattığı rengi çok sevdim, tadını da elbette.. Ama esas olan fıstıksever annemin çok sevmesiydi, o da geçer notu bol bol yiyerek verdi :) sağolsun..

Buyrun tarifi...

Malzemeler:

  • 1 paket margarin (ben teremyağ kullandım) (tereyağ kullanacaksanız, un miktarını iyi ayarladığınıza dikkat edin, margarindeki su oranı ile tereyağdaki aynı olmuyor)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 su bardağı toz yeşil fıstık
  • Yaklaşık 3 su bardağı un (birden ilave edilmemeli, kulak memesi kıvamında ele yapışmayan kolay şekil alan bir hamur olmalı, az gelirse biraz daha fazla un kullanılabilir)
Üzeri için ;
  • 2 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 çay bardağı toz fıstık
Yapılışı:
  1. Hamuru için tüm malzemeleri, un hariç bir kaba alıp, yavaş yavaş un ekleyerek kurabiye hamurumuzu yoğuruyoruz.
  2. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip, fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayarak tepsiye diziyoruz.
  4. Yaklaşık 15 dk üzeri pembe bir renk oluncaya kadar pişiriyoruz.
  5. Pudra şekeri ve fıstığı bir tabakta karıştırıyoruz.
  6. Kurabiyeleri bu karışıma bulayıp servis tabağına alıyor  üzerlerine de bir çimdik daha karışımdan koyup servise hazır hale getiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

29 Şubat 2016 Pazartesi

İLKBAHARI MÜJDELEYEN BİR ÇAY DAVETİ SOFRASI OLSUN İSTEDİM

Sümbül Temalı Çay Daveti Sofrası

Evet tam olarak yapmak istediğim buydu. Bahar koksun .. istemiştim.

Kışın kasveti üzerimizde hala ağırlığını hissettiriyorken, çiçekçilerin yeni yeni satmaya başladığı mor,pembe salkım sümbüller bana ilham vermişti.

Bu ilhamın Madame Coco'da karşıma çıkan peçetelerle de uyumu, sadece vazoyu dolduracak çiçeğe bırakmıştı işimi.

Buz grisi masa örtüm, Duygum çeyiz hazırlığı yaparken özenip kendime hediye diye aldığım pembe nakış işlemeli Paşabahçe çay tabaklarım ve yine yeniden :) beyaz tabaklarımla tam da istediğim bir sonuç çıkıverdi ortaya.

Çok mu uğraşmıştım bunun için hayır .. Peki misafirlerim sofrayı gördüklerinde kendilerini özel ve değerli hissettiler mi , kesinlikle EVET..

Hep söylediğim gibi, sadece küçücük bir dokunuş size ve çevrenizdekilere mutluluk verecek bir sofra kurmanız için yeter de artar bile ..

Sümbül Temalı Çay Daveti

Menüdekilerin tarifleri hemen bir sonraki postta gelmeye başlayacak. Yaşasın yazacak tarif var, hislerimi anlatmam mümkün değil, çok mutluyum :)

* Peynirli rulo börek (bu böreğe bayılacaksınız eminim)
* Tavuklu talaş böreği (muffin kalıbında pişirdim, şeklini çok sevdim)
* Tabule
* Bakliyat Salatası (bu favorimdi diyebilirim, en kısa zamanda denemelisiniz)
* Katlı patates salatası (üstünde yok yok, annemin özel tarifi)
* Fıstıklı kurabiye
* Magnolia taklidi yapan çilekli tatlı  (klasik tarife bir kaç ufak dokunuş oldu)

Detaylar sonra ...

Afiyetle & sağlıkla,

21 Ağustos 2015 Cuma

PATATESLİ ÇELENK ÇÖREK

BabyShower Poyraz

Bu çöreğin hamuru için söyleyebileceğim şu, lezzetli ve buzdolabında bekletmeye müsait. Yani bizim şu pratik olma çabalarımıza, ansızın misafir geldiğinde dolaptan çıkart pişir taleplerimize son derece uygun.

Orjinal tarifte hamurun ölçüsü iki adet çelenk yapmak üzere verilmişti ben de öyle yaptım ancak tek çelenk hazırlayıp diğer yarısını bir buzdolabı poşetine koyup üzerine de tarihi yazıp buzluğa attım. Sonra bir gün bizim evde kalabalık ailecek otururken canımız beş çayının yanına bir şeyler çektiğinde buzluktan hamuru çıkarttım, yumuşayınca da arasına peynir koyup minik poğaçalar hazırladım pişirdim. Bir iyi geldi ki sormayın :) O gün çayımız da evimiz de şenliklendi. :)

Bugün sizlerle orjinal şekilde iki çelenklik halini paylaşıyor olacağım ama siz eğer yine de tek yapmak isterseniz hamurun malzemelerini 1/2 şekilde oranlayın lütfen.

İçine patates dışında sosis-ıspanak gibi farklı malzemeler de kullanabilirsiniz. Peyniri çok önermiyorum zira iç malzeme açıkta kalacağı için peynir erken pişip eriyip hatta yanacaktır.

Malzemeler:

Hamuru için;


  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 2 adet yumurta (birinin sarısı ayrılacak)
  • 1 tatlı kaşığı instant (kuru) maya
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 2 silme tatlı kaşığı tuz
  • aldığı kadar un (yaklaşık 8 su bardağı
Patatesli iç harcı için;

  • 3 adet haşlanmış patates (patates büyük ise 2 adet de yeterli olacaktır)
  • 50 gr beyaz peynir
  • 1 kase ince kıyılmış maydanoz
  • tuz - karabiber - kimyon
Üzerine ;

  • 100 gr tereyağ (eritilecek)
  • 1 yumurta sarısı - 1 yemek kaşığı yoğurt karışımı
  • susam 

Yapılışı:

  1. Hamur malzemelerini yoğurup, ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz.
  2. Hamurun üzerini örtüp, ılık bir yerde yaklaşık 45 dk kadar mayalanmaya bırakıyoruz.
  3. Hamur mayalanınca ikiye bölün, kullanmayacaksanız bir buzdolabı poşetine koyup bir yarısını buzluğa kaldırabilirsiniz.
  4. Hamuru un serpilmiş tezgahta ince şekilde açıyoruz.
  5. Erittiğimiz tereyağını açtığımız hamura sürüp hamuru zarf şeklinde katlıyoruz.
  6. Katladığımız hamuru buzluğa kaldırıp 10 dk bekletiyoruz.
  7. Hamuru çıkartıp unladığımız tezgahta, üzerine un serperek dikdörtgen şekilde açıyoruz.
  8. Haşlanan patatesleri küçük küpler halinde doğrayıp peynir, maydanoz ve baharatlarla harmanlıyoruz.
  9. Hamurun üzerine tereyağ sürüp iç harcımızı yayıyoruz.
  10. Uzun kenarından başlayarak rulo yapıyoruz ve yağlı kağıt üzerinde rulonun uçlarını birleştirerek simit şekli veriyoruz.
  11. Kağıdın üzerinde simit şeklini bozmadan dilim dilim kesip hafif dışa çeviriyoruz, yani iç malzemeyi görünür hale getiriyoruz.
  12. Üzerine yumurta-yoğurt karışımından sürüp, susam serpip yaklaşık 1 saat kadar tekrar mayalandırıyoruz. (Bu aşamaya kadar 1 gece önceden hazırlayıp, buzdolabında beklettiğiniz çöreği misafirlerinizin gelmesine yakın pişirebilirsiniz.
  13. 170 derece fırında nar gibi kızarana ve içi pişene kadar tutun.
  14. Ilınıp içini çekince servis tabağına alabilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,

10 Şubat 2013 Pazar

KADINBUDU KÖFTE

Kadınbudu Köfte

Hepinize iyi pazarlar... Eskiden yani bundan 1 ay önce pazar günleri birçok çalışana olduğu gibi bana da pazartesiyi çağrıştırdığı için pek sevimli gelmezdi. Yani cumartesinin krallığını kimse zaten alamaz elbette ama pazar da tatil olmasına rağmen nedense yine de ben de tuhaf bir sıkıntı yaratırdı..Ama işten ayrıldıktan sonra pazar da pazartesi de bu sıkıcılığını yitirdi, hatta instagramda tatlıpazartesi diye bir tabela dahi açtığıma göre, pazartesileri de sever oldum diyebilirim.

Etrafımdakiler soruyorlar.. Müge, sıkılmıyor musun? Onca yıl çalıştın, evde olmak seni sıkmıyor mu? diye.. Bir süre sonra ne hissederim bilmem ama şu anda oğlumla beraber olmak, zamana karşı yarışmamak, günümü kendi istediğim gibi şekillendirmek, her günü kurulmuş bebekler gibi aynı yaşamamak bana keyif veriyor. Uzun zamandır yapmak isteyip de yapamadığım ne varsa yapıyorum. Hatta geçen hafta çok uzun süre sonra sevgili arkadaşlarım Sinem ve Seda ile tadına doyamadığım bir Beyoğlu gezisi yaptık. Kendimi uzun zamandır bu kadar hür hissetmediğimi farkettim. Uzun uzun kitapçılarda dolaştık, sergi gezdik, pasajlara daldık çıktık... Çok mutlu oldum...

İnsanın mutlu olması aslında çok basit. Özgürlük bir nevi mutluluk. Sadece bazen bunun farkında olmuyoruz ya da unutuyoruz. Ne demiştik, yemek bahane, mühim olan insanın sevdiği şeylere vakit ayırabilmesi :)

Ooooo bıraksanız beni bu sabah yazasım var .. ama gelelim bizim kadınbuduna :)

Ben pilavın ısınmasından hoşlanmam O yüzden bir gün önceki pilavdan artarsa çoğunlukla ya kadınbudu ya da yayla çorbası yapıveririm. En nihayetinde ikisinde de pirinç haşlamak gerekiyor. 

Malzemeler:
  • 1/2 kg kıyma 
  • 1 adet büyük boy soğan
  • 1 büyük çay bardağı haşlanmış pirinç
  • 2 yumurta
  • 1 kase un
  • karabiber, tuz
  • kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı :
  1. Soğanı rendeleyerek kıyma, haşlanmış pirinç, tuz ve karabiber ile köfte harcımızı yoğuruyoruz.
  2. Yoğurduğumuz harçtan uzun oval formda köfteler şekillendiriyoruz.
  3. Yumurtaları bir kasede çırpıyoruz.
  4. Bir tavaya sıvıyağ koyarak kızdırıyoruz.
  5. Köfteleri önce una sonra yumurtaya sonra tekrar una bulayarak kızgın yağda her iki yüzü de pişene kadar kızartıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

25 Ocak 2013 Cuma

ELMALI CEVİZLİ MİNİ KEKLER

Elmalı Cevizli Mini Kekler

Sevgili mutfak şefleri ...
Şimdi size soruyorum..
1- Evde kalmış elmalarınız mı var?
2- Aniden gelecek birileri mi oldu?
3- Canınız tatlı mı çekti?

Hadi elmalı bu keki yapalım..

Klasik bir yemekbahane notu: Muffin kalıbınız yoksa tekli kek kalıbınızda rahatlıkla yapabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağından 1 parmak az toz şeker
  • 1 paket krema
  • 1,5 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 adet rendelenmiş ve suyu iyice sıkılmış elma (kırmızı elma tercih ederseniz daha iyi sonuç alırsınız)
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 2,5 su bardağı kekun (kekun olduğu için kabartma tozu kullanmıyoruz)
  • 2 çay kaşığı tarçın
Yapılışı :
  1. Fırınımızı 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
  2. Yumurta ve toz şekeri krema kıvamı alıncaya kadar çırpıyoruz.
  3. Daha sonra krema, yağ ve kekunu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.
  4. Son olarak ceviz, elma ve tarçını da koyup bir tahta kaşıkla harca yediriyoruz.
  5. Muffin kaplarına kağıtlarını yerleştiriyoruz. (tek kek kalıbı ile yapılacaksa kalıbın yağlanması gerekir)
  6. Harcımızı kalıpların yarısına kadar gelecek şekilde paylaştırıyoruz.
  7. Fırında içleri pişene kadar tutup, kürdanla kontrol edip çıkartıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

28 Aralık 2012 Cuma

YILBAŞI SOFRALARI VE PARTİLERİ İÇİN İKRAM ÖNERİLERİ - ÇEŞİTLİ KANEPELER




Her sene olduğu gibi geçen sene yılbaşında yine ofiste bir yılbaşı partisi yapmıştık ve yine gelenekselleştiği üzere bu parti için önce alışveriş yapıp sonrasında çeşit çeşit kanepeler hazırlama işini ben üstlenmiştim ...
Özellikle yılbaşı günü Metro markete gidip bu alışverişi yapmaya ve arkadaşlarım için sürpriz atıştırmalıklar hazırlamaya bayılıyorum. Ofis ortamında zor şartlarda, yokluk içerisinde yapılan bu hazırlık sürecinde yine her zaman olduğu gibi görsellik benim için vazgeçilmez oluyor.

Metro Market, parti hazırlıklarında benim çok sevdiğim bir alışveriş alanı. Zira profesyonel işletmelerin de alışveriş yaptığı bir yer olduğu için standart hipermarketlerde bulunmayan bir çok çeşidi orada bulmak mümkün örneğin aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz minik tartoletler... İçerisine ne koyarsanız partiniz için ideal bir ikram olacaktır.




MuratBey Peyzen parmak peynirleri ise bence özellikle şekli itibari ile harika ikramlar hazırlayabileceğiniz bir peynir.. Örneğin ben altta görebileceğiniz üzere kürdanlara dilimlenmiş peynirleri pastırma ile sıralı dizerek lezzetli ve şık bir atıştırmalık hazırlamıştım.



Tuzlu krakerler de kanepe hazırlamak için çok elverişli oluyorlar. Üzerlerine bir krem peynir ya da patlıcan salatası ya da bir hazır sos (avakado, fesleğen vb) sürerek yine şarküteri ve peynir çeşitleri ile renklendirebilirsiniz.


Tost ekmeğinden kanepe yapılışı ise zaten bir klasik. Yine hazır soslar ve parmak peynirleri kullanarak lezzetli ve şık ikramları parti ve davetleriniz için hazırlayabilirsiniz.




Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails