Aylin ile minik Ece'nin pastasını çok severek yaptık. Yaparken çok eğlendik :) Zaman zaman stres de olduk ama renkleri ve üzerindeki yıldızlarla cıvıl cıvıl bir duruşu oldu...
Nice mutlu, sağlıklı yıllara küçük Ece !!
Afiyetle,
Adaş şekerim ile ne zamandır gerçekleştirmek istediğimiz bir organizasyonu geçen hafta en sonunda yapabildik. Sevgili Müge ve eşi Sinan bizi özenle hazırlanmış sofraları ve muhteşem bir manzara ile evlerinde ağırladılar. Eminim bu misafircilik oyunumuzdan kendisi bahsettiğinde büyük bir mütevazilik gösterip, konuyu "ne yaptım ki... fazla bir şey yapmadım...her zaman yediğimiz şeyler" ifadeleri ile anlatacak.Ama siz siz olun ona aldırmayın... Çünkü özendiğini kendisi ayrıntılarda belli etti..Nasıl mı ? Anlatayım..Tekrar ellerine sağlık adaş şekerim ....
ESKİ DOSTLAR YİNE BULUŞTU
Artık bir rutin durumunda buluşmalarımız. Ve bu gerçekten beni çok sevindiriyor. O kadar çok konuşacak konumuz oluyor ve o kadar çok gülüyoruz ki anlatamam.. Aramızda konuşurken hep söylediğim bir şey var.. Bir sosyal antropoloji tezi yazsaydım bu kızlardan birini seçerdim mutlaka..Sanırım kuvvetle muhtemel de Ayşen'i :)
Cumartesi sabahı Esen'in evinde aldık soluğu... Soluk aldık ve bu muhteşem sofranın karşısında aldığımız soluktan da olduk... Eğer ben bu işten biraz anlıyorsam (bana bak sennn!!!) Esen konuyu bitirmiş... Üzerinde detaylarla oynuyor ... Yani aşmış efendim aşmış :)
Neye bakacağımı şaşırdım...Neyin fotoğrafını çekeceğimi bilemedim bile.. Herşey o kadar muntazam , o kadar özenliydi ki... Domatesin bile fotoğrafını çekmişim :) Ama o fotoğrafı çok beğeneceğinizi düşünüyorum ...
Az laf çok foto esasına dayanarak buyrun dilbilimcilerin en güzel güleni Esen hanımın davet menüsüne geçelim..
Çünkü herşey bittikten sonra bir assolist edası ile çıkıverdi saklandığı buzdolabından ...Esen'in annesinin spesiyalini mutlaka öğreneceğim :)
Kahvaltı sofrası hazırlamayı çok sevdiğimi artık biliyorsunuz. Bu pazar da gelen konuklarımı yine bir kahvaltı sofrasıyla karşılamayı tercih ettim.
Daha önceki kahvaltılardan örnekler:
Kahvaltı hazırlarken en çok hoşuma giden şey peynir, zeytin bile koyuyor olsam da onları süslemek, tabaklarını farklı farklı kullanmak..
Yazısı uzun , fotoğrafı bol bu postu okumaktan umarım sıkılmazsınız :)
Afiyetle kalın,

Pastası fıstıklı ve parça çikolatalı olarak yapıldı. Maketine uyumlu renklerde 5 adet 30 kişilik pasta olarak hazırlandı.
Cumatesi gecesi yapılan düğünde boy gösterdi pastamız. Umarız hep mutlu olurlar ve hayatları hep tatlı geçer!!!
Afiyetle,
Sakızlı türk kahvesi içmelisiniz.. Heryerde bulabileceğiniz kahveyi biz tavsiyeler üzerine Köşe Kahve'de içtik...
Alaçatı'nın ara sokaklarında dolaşıp bol bol fotoğraf çekmelisiniz ...
Yandaki fotoğraf o bölgeye has kumaşlardan yapılmış elbiselerin ve hediyelik eşyaların satıldığı bir mağazaya ait..
Görüntünün dışında mekanlara isim koyma yönünde de farklı olmak için çok düşünüldüğü kesin...
Öncelikle fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
Muffin kalıbına muffin kağıtlarını yerleştirip hazırlıyoruz.
Ben dergide yazdığından biraz farklı yaptım...(orjinal yapılışı sayfa 13)
Şeker ve yumurtayı iyice çırptım. Buna süt ve yağı ekledim. Un çeşitlerini ve karbonatı derin bir kaba eledim ve diğer sıvı malzemelerle bir kaşık yardımı ile karıştırdım.Hazırladığım karışımı muffin kalıbına bölüştürdüm. Franbuvazları bir tatlı kaşığı un ile hafifçe karıştırdım (bu çökmelerini engelledi) ve muffinlerin üzerine paylaştırdım.Son olarak file fındık ile süsledim ve fırına verdim. Yaklaşık 25 dk sonra pişip pişmediklerini kontrol ettim ve fırından aldım.
Tabii bu haftayı özel kılan başka bir unsur daha var ki onu da dile getirmezsek olmaz ...
Tüm annelerin ve anne olan tüm okuyucularımın ANNELER GÜNÜNÜ kutluyorum ! Tabii benim meleğimin de ... Yanaklarından kocaman öpüyorum ! Hepsine kucak dolusu çiçekler gönderiyorum !
Herkese güzel bir hafta diliyorum !
Umarım benim haftam çok güzel geçer :)
Bu bir blogsekreter mesajıdır :
Yemekbahane eşrafı tatildedir ... Bu sayfada kaldığınız için teşekkür ediyoruz :)
Afiyetle,Allahtan eskiden yapıp yazmadığım bir sürü şey var... Yoksa bu aralar yeni bir şeyler deneyecek vesile bulmakta zorlanıyorum...
Bu böreği de mart ayında lise arkadaşlarımla bizde toplandığımızda yapmıştım. Pratik ve kolay malzemeli bu böreği sanırım herkes biliyordur. Ama yine de arşivde bulunması adına ben de yazıyorum.
Malzemeler:
Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
Yumurta,süt,yağ,yoğurt ve tuzu bir kasede karıştırıyoruz. Koyu bir kıvamı varsa hafifçe su ekleyip sulandırıyoruz.
Fırın tepsimizi sıvıyağ ile iyice yağlayıp ilk yufkamızı kenarları tepsiden dışarı taşacak şekilde tepsiye seriyoruz. İlk kata hazırladığımız karışımdan döküp iyice yayıyoruz. İkinci yufkayı elimizle parçalayıp ilkinin üzerine döşüyoruz ve yine karışımdan döküyoruz. Üçüncü için de aynı işlemi tekrarlıyoruz. Üçüncü katın üzerine iç malzememizi (peynir-maydanoz) koyuyoruz. Dördüncü yufkayı da parçalayıp seriyor ve yine sıvı karışımdan heryere gelecek şekilde döküyoruz.Son olarak beşinci yufkayı parçalamadan böreğin tamamını kapatacak şekilde koyuyoruz ve ilk yufkanın tepsinin dışında kalan kenarlarını da böreğin üzerine topluyoruz. Böreği enine ve boyuna kare dilimler olacak şekilde dilimliyoruz. Kalan sıvı harcı böreğin heryerine gelecek şekilde paylaştırıp dilimlerin arasına da girmesini sağlamak için tepsiyi aşağı yukarı oynatıyoruz.
Sıcak fırında böreğin üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle,
Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Ovaleti de ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Sıvıyağı ilave ediyoruz.Un,vanilya ve kakaoyu da koyup kısa bir süre daha çırpıyoruz.Son olarak damla çikolataları ekleyip bir kaşık yardımı ile karıştırıyoruz.
Tepsimizi (ya da kalıbımızı) margarinle iyice yağlıyoruz. Ben sadece kenarlarını yağlayıp alt kısmına yağlı kağıt serdim. Kek karışımımızı tepsiye döküp önceden 180 derece ısıttığımız fırında yaklaşık 45-50 dk kadar pişiriyoruz. Kürdan ile kekin pişip pişmediğini kontrol edip pişmediyse bir süre daha fırında tutuyoruz.
Keki fırından çıkartıp bir çatalla bir kaç yerinden deliyoruz.Neskafeyi hazırlayıp kekimizin üzerine döküyoruz ve çekmesini bekliyoruz.
Kekimizi soğuyunca tepsiden dilimleyip çıkartıyoruz.
Güneşli ve sıcak günlerin ardından geri gelen böyle soğuk bir günde evde oturup çay ile birlikte ne güzel giderdi diye düşündüm tarifi yazarken... Hakikaten şimdi evde olmak vardı...
Afiyetle,
Peynir, maydanoz, yumurta ve baharatları bir kasede karıştırıyoruz. Ekmek dilimlerimizi fırın tepsimize diziyoruz ve üzerlerine bir fırça ya da bir çay kaşığı ile zeytinyağ sürüyoruz ve hazırladığımız malzemeden koyuyoruz.
Önceden ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle,
Öncelikle mercimeği yaklaşık 20 dk kadar haşlıyoruz. Pişen mercimeğin suyunu süzüyoruz. Soğanı ince yemeklik şekilde doğrayıp , 2-3 yemek kaşığı sıvıyağda iyice yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Pişen soğanlara mercimeği ilave edip birlikte kavurmaya devam ediyoruz. Baharatını ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.
Milföy hamurlarının ortasına hazırladığımız malzemeden koyup kenarlarından 4-5 şerit olacak şekilde hafifçe kesiyoruz. Kestiğimiz şeritlerden en baştakini ve en sondakini ortada mercimeklerin çevresinde birleştirip diğerlerini malzemenin üzerinde birleştiriyoruz.
Hazırladığımız börekleri yağlanmış fırın tepsisine ya da yağlı kağıt üzerine dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz.
180 derecede sıcak fırında böreklerin üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle,
Patatesleri haşlıyoruz. Soğuduktan sonra çatalla iyice eziyoruz. Salatalıkları rendeleyip suyunu sıkıyoruz. (Sulu kalmaması önemli) Sarımsakları dövüp yoğurtla karıştıyoruz. Tüm malzemeyi derin bir kasede karıştırıp servis ediyoruz.
Afiyetle,