26 Ağustos 2011 Cuma

MUHALLEBİLİ GÜLLAÇ

Muhallebili Güllaç
Öncelikle hepinizin Kadir Gecesi mübarek olsun diliyorum, herkese iyi kandiller..Benim doğduğum gün de Kadir Gecesiymiş.Tam 34 sene önce Eylül ayında Ramazanın 27. gecesi seni mevlütler okunurken doğurdum der annem hep.O yüzden göbek adım da Kadriye...
Bu yüzden bugün sizlerle tam da Ramazan ayına uygun bir tarifi paylaşmak istiyorum. Bu akşama dahi yetiştirebilirsiniz eğer evde güllacınız varsa.Bugüne kadar hep klasik güllaç yediyseniz bu da alternatifi olsun ne dersiniz? Biz bu tatlıya Yalova Güllüsü adını koyduk :) Yalova'da son dönemin en favori tatlısı Yalova Sütlüsüne rakip olarak...
Tatlının muhallebisi, Çilekli Yaz Tatlısı ile aynı şekilde hazırlanıyor.

Malzemeler:
  • 5-6 yaprak güllaç
  • 1,5 su bardağı süt (güllaçları ıslatmak için)
  • arası için ceviziçi
  • üzerine süslemek için ceviz
muhallebisi için;
  • 1 kg süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 5 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 125 gr margarin

Muhallebili Güllaç
Yapılışı:
  • Önce muhalebiyi hazırlayalım.

    Tencereye süt, un, şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirelim. (Kıvamını daha rahat ayarlamak için sütün ilk etapta hepsini dökmemenizi tavsiye ederim, unun markasına, kaşığın büyüklüğüne göre farklılık gösterebilir)

    Koyu muhallebi kıvamına gelince margarini sıcakken ekleyelim ve yaklaşık 10 dk kadar (ne kadar uzun olursa o kadar iyi) mikserle çırpalım.

  • Borcamın en alt kısmına güllaç yapraklarından kıralım bir sıra dizelim. Süt ile ıslatalım. Bir kat daha aynı işlemi yapalım. (Güllaç yapraklarınız borcamdan küçük olacağı için bir yaprakları bölerek kullanıyoruz) Bir kat muhallebi döküp ceviz içi serpelim.

  • Bir kat daha güllaç yaprağı koyup sütle ıslatalım.Tekrar bir kat daha koyalım ve ıslatalım. Yine muhallebi ve ceviziçi dökelim. Son olarak yine 2-3 sefer güllaç dizdikten sonra buzdolabında birkaç saat bekletelim. Ceviz ile süsleyerek servis edelim.

Afiyetle & sağlıkla,

22 Ağustos 2011 Pazartesi

CORNFLAKESLİ (MISIR GEVREKLİ) KURABİYE

cornflakesli kurabiye




Bu kurabiyeyi yapmama vesile olan aslında markasını daha önce duymadığım bir kutu mısır gevreğini denemek üzere satın almam oldu. Aldığım ürünü beğenmeyince ben de kurabiye yapmaya karar verdim :) Hani insanlar genelde sağlıklı ve az yemek adına mısır gevreği tüketirken benim kurabiye yapmam tam da tezat bir duruma sebep oldu :)
Dışı çıtır çıtır oldu ve biz çok beğenerek yedik, sizlere de tavsiye ediyorum.

Malzemeler:



  • 1/2 paket margarin (teremyağ ya da hüner kullanıyorum)

  • 1 adet yumurta (sarısı hamuru için, beyazı dışına)

  • 1,5 çay bardağı pudra şekeri

  • 1 paket kabartma tozu

  • 2,5 - 3 su bardağı un

  • 1 su bardağı iri dövülmüş mısır gevreği

  • 2 yemek kaşığı toz şeker



Yapılışı :



  • Yumurtanın sarısı, oda ısısında yumuşamış margarin, pudra şekeri, kabartma tozu ve 2,5 su bardağı unu yoğuruyoruz. Hamurumuzun ele yapışmayan bir kıvamda olması gerekiyor, eğer hala alacağını düşünüyorsanız un ilave ederek kıvamını ayarlayabilirsiniz.


  • Fırınımızı 180 derece ısınmaya bırakıyoruz.


  • Tepsimize yağlı kağıt seriyoruz ya da hafifçe yağlıyoruz.


  • Yumurta aklarını bir kasede çırpıyoruz.


  • Mısır gevreğini toz şekerle karıştırıyoruz.


  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp önce çırpılmış yumurta akına sonra da şeker-mısır gevreği karışımına bulayıp tepsimize diziyoruz.


  • Üzerleri hafifçe kızarana kadar fırında pişmeye bırakıyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

7 Ağustos 2011 Pazar

KIRMIZI BİBERLİ PATLICAN SALATASI

Kırmızı Biberli Patlıcan Salatası


Sizlerden gelen güzel yorumların yanında bir sürü de sevgi ve hoş temenni dolu mailleriniz de olunca insan yazamasa da unutulmadığını hissediyor. Hepinize teşekkür ediyorum.
Arascık 3 ayı geride bıraktı çok şükür artık ve verdiği tepkilerle bizi mest eder durumda. Hele gözlerimin içine baktığında kendimden geçiyorum diyebilirim. Yine aynı dua ile her isteyene nasip etmesini diliyorum Allah'ın bu duyguyu.
Her şey yolunda gitse de maalesef bir reflü ve inek sütü proteini alerjisi problemimiz var. Neyse ki gereken tedaviyi uyguluyoruz da o ilk günlerdeki sıkıntıları geride kaldı. Yeni anne adaylarına tavsiyem bulgularınızı hemen doktorunuzla paylaşın ve erken önleminizi alın. Aras, anne sütü yetersiz olduğu için Aptamil mama içerken son derece huzursuz oluyordu. Mama sonrasında sürekli ağlamaklı ve sıkıntılıydı. Sonra sonra öksürük başladı, derin ve tok sesli öksürükler... Bu öksürüklerden korkup yazlıkta olduğumuz için kendi doktoru dışında bir doktora muayeneye götürdüğümde, soğuk algınlığı teşhisi kondu ve o doktor antibiyotik yazdı. Bundan şüphelenip, henüz 1 aylık çocuğa antibiyotik yazılır mı diye kendi doktorumuzu aradım. Hemen Aras'ı görmek istedi ve biz apar topar İstanbul'a döndük, meğer Aras reflü olmuş ve reflüyü mamanın içerisindeki inek sütü proteini tetiklemiş. Çok şükür şimdi farklı bir mama kullanıyoruz. Tabii bu antialerjen mama (Pregomin AS) bir hayli pahalı. Bunun için Cerrahpaşa'dan rapor aldık ve SGK ayda 8 kutusunu karşılıyor. Yani eğer bu tip bulgularınız olursa ve tedavi gerektirirse devlet mama konusunda destek veriyor. Şimdi çok şükür kusma, huzursuzluk ve öksürük kalmadı. Temennim ek gıda sürecine gelene dek bu alerjinin vücut tarafından unutulması ve rahatça ek besinlere geçebilmemiz.
Aras'ın yeme düzeninden bizimkine geçelim :) Yaz meyve ve sebzelerinden bahsetmiştim enginar dolmasından bahsederken. Tabii ki yazın en güzel nimetlerinden biri de patlıcanın bolluğu. Patlıcan da sık sık soframızda bu aralar. Annemin pazardan aldığı köz tenceresi ile son derece pratik şekilde közleyip tüketiyoruz. Daha önce manca adını da verdiğimiz soğanlı sarımsaklı, domatesli patlıcan salatası tarifini paylaşmıştım. (Bu arada en kısa zamanda o fotoğrafı da değiştirmem lazımmış, beni salatadan soğuttu) :))
Bu seferki de ondan aslında pek farklı olmasa da yine de paylaşmak istedim. Tabii bunda yazacak yeni tariflerin olmamasının da payı var :) İftar sofrasında değerlendirmek üzere buyurun malzemeler:

Malzemeler:
  • 4 adet bostan patlıcan
  • 5 adet kırmızı yağ biberi (kambo biber)
  • 5 adet çarliston biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • yarım bağ maydanoz
  • Zeytinyağ-limon-tuz
Yapılışı:
  • Patlıcan ve biberleri közlüyoruz. Soğuyunca kabuklarını soyup doğruyoruz.
  • Sarımsakları havanda dövüyoruz. Maydanozları iri şekilde kıyıp hazırlıyoruz.
  • Tüm malzemeleri karıştırıp servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,



5 Ağustos 2011 Cuma

ENGİNAR DOLMASINDA GÜNCELLEME VAR!

enginar dolması



Güncelleme yaparken iyi oluyor aslında geçmiş yazılara dönüp bir göz atmış oluyor insan. Ben de geçenlerde pişirdiğimiz enginar dolmasının fotoğrafını çekmiştim, sitedekini değiştiririm diye, bari bunu koyayım dedim. Hey gidi günler, 2008'de yazmışım taaa bunun tarifini. Malum yaz mevsimi ve enginar hala burada bir hayli bol. Biz yazı Yalova'da geçiriyoruz ve Yalova sebzesi meyvesi bol bir yer.. O yüzden burada bol bol enginar dolması yaptık bu sene. Hatta geçenlerde Aras'ın 3. ayını dolduruşunu enginar dolması partisi ile kutladık :) Misafirlerin çok hoşuna gitti... Haahahhaha Enginciğin dediği kadar varım, bana da kutlama yapmaya vesile olsun :) Sitedekiler Aras'ın 4. ayını bekliyor şimdi de :)

Ramazan ayında iftar sofralarına fark katacak bu tarifi denemeye ne dersiniz?

Afiyetle & sağlıkla,

3 Ağustos 2011 Çarşamba

AJANDA AGUSTOS 2011 SAYISI YAYINDA

ajanda agustos 2011



Çok parçalı hayatımda ufak adımlarla denge kurma teşebbüslerim sürüyor. Ajanda'nın da ucundan tutmaya çalışıyorum hala elimden geldiğince. Gerçi eskisi gibi bir kaç yazı yazamasam da en azından bir yazım olsun istiyorum ve iki arada bir derede bir şeyler karalıyorum. Ajanda'ya bir yaz molası vermiştik ve o mola sonrasında Ağustos sayımız çıktı. Yepyeni içerik ve yazarları ile Ajanda yine dopdolu oldu. Neler mi var? Ben saymasam da siz göz atsanız ;) çok daha güzel olmaz mı?

Bu arada eskiden yaptığım Ramazan menülerini yaparım belki diyordum ama süreklilik sağlayamam diye başlamaya tereddütüm var... Ama diğer blogların rengarenk sayfalarını gördükçe imreniyorum... Ne kadar özlediğimi anlatamam sizlere...

Şimdilik hoşçakalın ve Ajanda'yı okumayı unutmayın ... Ferahlatan kapağı ve herkesin ilgisine göre bir şeyler bulacağı Ağustos sayısını beğeneceğinizi umuyorum...

Afiyetle & sağlıkla,

28 Temmuz 2011 Perşembe

İMAM BAYILDI

imam bayıldı

Ne kadar çok ara verdim. Elimin altında hem internetin olmayışı hem de yazacak pek bir şeyler pişirmemekten ötürü sizlerden ister istemez uzak kalıyorum. Aras'ı alıp yazlığa geldim...Burada günlerimiz gayet rahat geçiyor.Hiç değilse İstanbul'un sıcak ve boğucu havasından uzakta 10 yıldır yapamadığım yaz tatilini nispeten yapıyor sayıyorum kendimi. Arascık her şarta alışıyor burada. Annesi onu oradan oraya taşıyor, o da gıkını çıkartmıyor yavrucuk :)

Önümüzdeki pazartesi Ramazan ayının başlıyor olması bana "hadi Müge! Bir şeyler yazma vaktidir!" mesajı verdi... Ama sanırım geçen senelerde olduğu gibi her güne bir tarif uygulamamı bu sene yapmam pek mümkün olmayacak. Ancak elimden geldiğince sıkça güncellemeye çalışacağım, söz veriyorum.

Geçenlerde imam bayıldı pişirdik. Tam yaz yiyeceği diyebilirim bu yemek için. Buz gibi bir zeytinyağlı yemek, yanında da karpuzla enfes oluyor. Teyzem genellikle közleyerek yapsa da bence tadı kızartarak çıkıyor. Ancak sağlığı konusunda titiz durumda olanlara közlenerek de yapılabileceğini söyleyebiliriz.

İmam bayıldı, karnıyarığın kardeşi diyebiliriz. Kıymasızı :) Püf noktası ise bol soğanlı olması... İmamı sanırım soğan bayıltıyor :) Adı neden imam bayıldı bilmiyorum ama ne zaman Selanik'e gitsem, bizimkiler ilk günden yakama yapışırlar, bayıldi yap bayıldi :) Patlıcana papuçaki diyorlar ben de ona bayılıyorum :)

Ramazanda iftar sofralarınıza güzel bir lezzet katacağına eminim... Şimdiden hepinize iyi Ramazanlar, oruç tutanlara da kolaylıklar diliyorum...

Malzemeler: (6 adet)

  • 3 adet büyük boy patlıcan
  • 2 adet büyük boy soğan
  • 7-8 diş sarımsak
  • 2 adet büyük boy domates
  • 4 adet çarliston biber
  • ince kıyılmış maydanoz
  • tuz-karabiber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı:

  • Patlıcanları iyice yumuşayıncaya kadar kızartıyoruz.
  • Her patlıcanı ikiye kesip ortalarını bir kaşıkla iç malzemeyi doldurabilecek şekilde açıyoruz.
  • Soğanları ay şeklinde piyazlık doğruyoruz. Sarımsakları, domatesleri ve biberleri ufak ufak doğrayarak hazırlıyoruz.
  • Bir tavaya 5 yemek kaşığı zeytinyağı koyup, soğan ve sarımsakları yumuşayıncaya kadar soteliyoruz. Daha sonra biberleri ekleyerek onları da pişiriyoruz.
  • Domates ve salçayı ekleyerek harcımızı bir miktar su ile sulandırıyoruz. Baharatını ekledikten sonra maydanozunu ilave ediyoruz.
  • Harcımızı patlıcanların içerisine doldurup fırın tepsisine diziyoruz. Üzerine domates ve biberle süs yapabilirsiniz. Tepsiye bir miktar su ilave edip 200 derece fırında yaklaşık 15 dk kadar pişiriyoruz.
Bunun yanına tereyağlı pirinç pilavı ve cacık gitmez mi ??? Hem de nasıl gider ...

Afiyetle ve sağlıkla,

28 Haziran 2011 Salı

2 AY BİTERKEN

Aras Oldum olası düşündüğüm bir şeydir, zamanın izafiliği... Beklerken geçmek bilmeyen vakit birden elinden kayar gibi geçer gider. Bu günlerde zamanın ayaklarına zincir taksam mı diye düşünüyorum :) Birçoğunuz anne olduğunuz için beni çok iyi anlıyorsunuzdur eminim. Oğlum bugün tam 2 aylık olurken zamanın hızı beni onun büyümesini seyrederken keyiflendirse de bugünlerin bir daha geri gelmeyeceğini bilmek zamanı durdurma hissine itiveriyor. Onu ilk kucağıma aldığım andan beri zaman son vites akıp gidiyor.
Her saniyesinden keyif almak her anını beynime kazımak isterken saatler akıp gidiyor. Bir bakıyorum sabah bir bakıyorum akşam oluvermiş. Ama hayatımın en özel 2 ayını geride bırakırken oğlumun küçülen kıyafetleri, yüzüne yerleşmeye başlayan gülücükleri ve "seni tanıyorum ben" diye bakan o küçük gözleri ile mutluluğu yaşıyorum. Bu iki ayda annemi daha da iyi anlıyorum. Hatta ona bir soru sordum ... Bu yükü 34 yıldır nasıl taşıyorsun? Birisi için 34 yıldır nasıl yaşıyorsun? Birisini 34 yıldır nasıl merak ederek hayatını geçiriyorsun? Annelik dedikleri şeyi yaşamanın verdiği derin hisleri yaşamak hem acı veriyor hem de dünyanın en keyifli şeyi.
İşte 28 Nisan'dan beri hayatımda olan en değerli şeyin bana hissettirdikleri böyle... Bir dalga gibi giderek de büyüyen bu sevgiye Allah'ım her isteyeni kavuştursun inşallah.
Bu vesile ile hepinize iyi kandiller diliyorum..
Afiyetle ve sağlıkla kalın,

14 Haziran 2011 Salı

ELMALI KEK

Elmalı Kek

Günler günleri kovalıyor. Arasımızın kırkını da uçurduk çok şükür...Artık dışarıya çıkmak benim için daha pratik bir hal almaya başladı. Çoğunuzun bana yorumlarınızda belirttiğiniz gibi insan her şeye alışıyor.Artık Müge 5 dk da sokakta :)

Mutfakla da aram fena değil, zaman zaman kendime bir boşluk yaratıp bir yumurtayı sütle çırparcasına girişiyorum kek, börek işlerine :)

Elmalı Keki de yine tebriğe gelen arkadaşlarıma yapmıştım, yapımı pratik ve lezzetli bu tarifi denemek isteyenlere buyurun malzemeler ....

Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 adet elmanın rendesi
  • Üzeri için 2 adet elma
  • 1,5 çay kaşığı tarçın
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı un (daha alırsa ilave edilmesi gerekir)
Yapılışı:
  • Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  • Yumurtaları şeker ile krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz.
  • Kıvamına gelen karışıma tarçın, kabartma tozu, süt ve sıvı yağı ekliyoruz ve bir müddet daha çırpıyoruz.
  • Elma rendesini de kattıktan sonra unu ekliyoruz. (Kaşıktan koyu kıvamda akan bir karışım olması gerekiyor, ilave un koymanız gerekirse bir iki kaşık daha ekleyebilirsiniz)
  • Borcamı ya da kek kalıbımızı margarin ile iyice yağlıyoruz.
  • Kek harcımızı kalıba döküp üzerine dilimlenmiş elmaları dizerek fırına veriyoruz.
  • Yaklaşık 35-40 dk sonra kürdan testi yaparak pişkinliğini kontrol ettikten sonra fırından alıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

8 Haziran 2011 Çarşamba

VE AJANDA 1 YAŞINDA DEDİK... HAZİRAN 2011 SAYISI YAYINDA!

ajanda haziran 2011



Geçtiğimiz 12 ayda ne çok şey olmuş.. Arasıma kavuşmanın yanında hayatımda bir sürü şey olmuş bitmiş.. Bunlardan biri de Ajanda..Bir fikrin üzerinde yapılan çalışmalar, yaşanan heyecanlar, sarfedilen emekler bize tam 12 sayılık bir seri vermiş, hem de her birinde kendimizi geliştirdiğimiz, kalite çıtasını yukarı çekmeye özen gösterdiğimiz 12 sayı.
Ajanda ekibi gururla sunar 12. sayısını ... 1. yaşımızı kutladığımız sayımız yine dopdolu..
Ekip olarak yeni yaşımızı kutladığımız organizasyonumuzda ortak tek temennimiz şu oldu ...Nice sayılara !

Keyifle okuyacağınızı ümit ettiğim Haziran 2011 sayısını okumak için blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.
Online okumak için buyrun buraya tıklayın!

2 Haziran 2011 Perşembe

TAVUKLU BÖREK

Tavuklu Börek


Annemin memleketinde (Hayrabolu) yapılan bir mantı vardır. Ördek eti ile pişirilir, içine pirinç konur ve ördeğin haşlandığı su ile fırında pişen mantı haşlanır ve tekrar fırına verilir. Onlar yoğurtla yemezler ama ben yoğurtla bayılırım. Bu mantıyı ancak yengeciğim yaparsa yiyebiliyoruz artık. En son hamileliğimde canım çekince tepsi tepsi taşıdı İstanbul'a mantıları, hem de koca bir şişe ördek suyu ile.. Taze taze yedirdi bana. Ben boşuna demiyorum hamileliğimi çok özlüyorum diye :) Şirketteki bir arkadaşımın dediği gibi Sindrella misali balkabağına dönüştüm :), geride kaldı o prenseslik zamanı. Doğumdan bir kaç gün evvel de yine mantıdan bahsederken anneciğim biz de çakma mantı yaparız demişti :) Tavuklu börek o mantıdan feyz alınarak yapılmıştı. Biz tadına doyamadık. Buyrun siz de deneyin...

Malzemeler:



  • 1/2 kg tavuk göğüs

  • 2 adet orta boy kurusoğan

  • 5 adet yufka

  • tuz, karabiber, yenibahar

  • 1 paket dolmalık fıstık

  • 1 paket dolmalık üzüm

  • sıvıyağ


Yapılışı :



  • Göğüs etlerini bir tencereye koyup üzerini geçecek kadar su ilave ederek iyice haşlıyoruz.

  • Haşlanan etleri soğuduktan sonra ince ince didikliyoruz, suyunu süzerek bir kaba alıyoruz.

  • Soğanları ufak ufak yemeklik şekilde doğrayıp, 1/2 çay bardağı sıvıyağda (ben mısırözü kullanıyorum) soteliyoruz. Soğanlara fıstıkları da ilave ediyoruz.

  • Didiklenmiş tavuklarla üzümü de ekleyip beraberce sotelemeye devam ediyoruz. Tuz, karabiber ve yenibaharı da ilave ederek iç harcımızın hazırlığını tamamlıyoruz.

  • Fırınımızı 200 derecede ısıtıyoruz.

  • Tepsimizi yağlayarak bir kat yufkayı kenarları dışarıda kalacak şekilde tepsimize yayıyoruz. Yufkanın üzerinde biraz sıvıyağ gezdirip ikinci katı da yayıyoruz. Yine sıvıyağ gezdirdikten sonra üçüncü katı yayıp iç harcı eşit miktarda bu katın üzerine koyuyoruz. Dördüncü kat yufkanın üzerine yine yağ gezdirip, son kat yufkada dışarıda kalan yufkaları da toparlıyoruz. En üstüne de yağ sürüp böreği fırına veriyoruz.

  • Böreğin üzeri kızarınca fırından alıp kesiyoruz ve ayırdığımız tavuk suyunu böreğin üzerine döküyoruz. Bu işlem sonrasında tekrar bir müddet daha fırına veriyoruz ve suyunu çektiriyoruz.

  • Ilıkken servis ediyoruz.


Afiyetle & sağlıkla,

27 Mayıs 2011 Cuma

FIRINDA MÜCVER

Fırında Mücver

Bu bir geri dönüş müdür? Umarım öyledir. Şu anda Aras yanıbaşımda uyurken bir fırsat yaratmış olmanın keyfini sürüyorum... Ama ağlarsa bu bu fırsat tak diye yarıda da kalabilir :) Eğer bu yazı 27 Mayıs tarihinde yayınlanmamışsa bilinki Aras ağlamış, bizim fırsat yaya kalmış :) Bebeğimle vakit geçirmek tarifsiz bir mutluluk ama yine de özlüyorum mutfağımı, bloğuma tarif koyup sizlerle iletişimde olmayı. Aslında mutfağa sıkça giriyorum zira sağolsun bebeğimizi tebrik etmeye gelen dostlarımız oldukça onlara ikramlarım oluyor. Ancak çoğu bilindik tariflerim oluyor. Yeni bir şey denesem de malesef fotoğraf çekmeye vaktim dahi olmuyor, tadı da tarifi de biz de kalıyor :) Ama yeniden yapılacaklar listesinde bir bir yerlerini alıyorlar :) Geçenlerde annemin yaptığı kabak dolmasının içleri artınca ben de akşam yemeğimiz için bu mücveri yaptım. Aslında hafif bir kek, tart havası da olduğu için beş çayları için de güzel bir alternatif olduğunu düşünüyorum ki nitekim artanı ertesi gün teyzemle çay eşliğinde yedik. Eskisi gibi sık olmasa da haftada bir tarif koyma niyetindeyim, umarım başarabilirim. Şimdilik hoşçakalın sevgili dostlarım...

Fırında Mücver

Malzemeler:
  • 3 adet kabak rendesi 
  • 50 gr (bir avucun yarısı kadar diyebiliriz) beyaz peynir
  • ince kıyılmış dereotu (1 avuç)
  • ince kıyılmış maydanoz (1 avuç)
  • ince kıyılmış 3 sap taze soğan
  • 1 adet ufak boy kurusoğan (ufak yemeklik doğranacak)
  • 1/4 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 tepeleme yemek kaşığı kepekli un (daha da alırsa ekleyebilirsiniz) (normal un da kullanılabilir)
  • tuz - karabiber - kırmızı pul biber
  • 3 adet yumurta

Yapılışı :

  • Fırınımızı 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
  • Fırın kabımızı margarin ile yapışmaması için yağlıyoruz.
  • Rendelenmiş kabakların iyice suyunu sıkıp bir kasede diğer tüm malzemelerle iyice karıştırıyoruz. (Kaşıktan akmayan bir kıvam olması gerekiyor, buna göre unu ayarlayabilirsiniz)
  • Yağlanan fırın kabına döküp yaklaşık 25-30 dk kadar pişiriyoruz. Kek kontrolü yapar gibi kürdan ile pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

17 Mayıs 2011 Salı

SOKAĞA ÇIKMAK

Meğer hayatta pat diye yaptığınız şeyler nasıl da zorlaşabiliyormuş. 28 Nisan öncesinde (yani Aras aramıza katılmadan hemen önce) :) eşimle bir yere gitmeye karar verdiğimizde 5. dk da kendimizi yolda bulurduk :) Özellikle pazar sabahları Çengelköy seferlerimiz pek meşhurdu. Hoppp sabah 09:30 Müge & Engin börekçinin önünde sırada oluverirdi :) Geçtiğimiz pazar günü havayı güzel görünce sokağa çıkmaya karar verdik ... Ama bu karar veriş evde bir trafik yarattı ki görmeniz lazımdı. Aylar önce alınan puset, kullanmayı bilmez ellerde evrilip çevrildi, açma kapama nasıl oluyor kitabına bakarak çözülmeye başlandı, ayy ya üşürse, ya terlerse durumları için kıyafetler, acıkırsa, ağlarsa, altına yaparsa süreçlerine dair önlemler, ilk çıkış bu kaydedilmeli :) diye fotoğraf makinasının acil şarj işlemleri falan filan...Neyse 1 saatlik hazırlığın sonunda maaile çıkıverdik sokağa...Nereye gittiğimizi açıklıyorum, arka caddedeki parkta kısa bi yürüyüş ve akabinde bir yemek... :) Yani evden sadece 300 mt uzağa :)
Kendi kendimize gül gül öldük :) Bir de arabaya binsek ne olacak diye...
Ama kendimizi 2 gün içinde aştık bile , bugün Aras ilk pikniğini yaptı :) Sinem teyzesinin müthiş lojistiği ile iplerini koparttı deniz havasında püfür püfür 2 saat uyuyarak ciğerlerine çekti oksijeni.
Sokağa çıkmak bir iş oldu bizim için artık :)
Hadi bakalım :)

9 Mayıs 2011 Pazartesi

YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI HAYATIMDA

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba...

Buralarda olamasam da gelen mesajlarınızı okuyorum.Beni yalnız bırakmadığınızı hissetmek bana nasıl iyi geliyor bir bilseniz. Bir müddet buralara sıkça uğrayamayacağımı biliyordunuz zaten, bunu 9 aydır beni takip edenler az çok tahmin etmiştir.O bekleyişim 28 nisanda son buldu, artık Aras'ım yanımda...Birbirimize alışmakla geçiyor günlerimiz.Hayatımın anlamı, yaşama bakışım değişti o geldiğinden beri, bir çok annenin olduğunun gibi.Şimdilik belirli bir rutinde gitse de günlerimiz, her an büyüdüğünü seyretmek büyük bir keyif gerçekten de.
Dün ilk anneler günümüzü kutladık oğlumla..Hayatımda yeni bir özel gün daha var artık ve sanırım bu en özeli oldu. Ayrıca dünün bir başka manası daha vardı ailemiz için..Biricik aşkım, sevgili eşimle 7. evlilik yıldönümümüzü kutladık. Geçtiğimiz senelerden farklı olarak minik oğlumuz bize katıldığı için çok daha anlamlı bir kutlama oldu.

İşte böyle sevgili dostlarım..

Bir müddet müsadenizle diyerek, tüm annelerin geçmiş anneler gününü kutluyorum...

Sağlıkla ve afiyetle kalın...

Müge

20 Nisan 2011 Çarşamba

TAVUKLU ÇORBA

Tavuklu Çorba



Evde geçen günlerimde bol bol Master Şef yarışmasını seyrediyorum. Eğer bu çorba fotoğrafını oradaki jüri görse beni direk defederdi sanırım :) Presentasyon açısından hayli zayıf bu fotoğraf için sizlerden çok özür dilerim. Bu aslında benim en sevdiğim çorbadır. İşte en sevdiğim çorba olması ve bu yüzden de hemencecik bitmesi sebebiyle hiç doğru düzgün bir anda fotoğraflayamadım uzun zamandır paylaşmak istememe rağmen. Ta yayla çorbasını yazdığımda söylemişim en sevdiğim çorbanın bu olduğunu, artık dayanamadım, bir gece vakti içeceğim kasenin şip ve de şak diye ne ışık, ne tabak, ne kompoziyon hiç bir şeyine takılmadan çektim gitti fotoğrafı. Affedin :) Ama tadına doyamadığım çorbamı seveceğinize eminim ...

Malzemeler:


  • 100 gr göğüs tavuk eti (arzu eden but da kullanabilir)

  • 3 tepeleme yemek kaşığı yoğurt

  • 1 yumurtanın sarısı

  • 2 tepeleme yemek kaşığı un

  • 4-5 su bardağı tavuk suyu (kıvama göre eklenebilir)

  • 1 adet Maggy tavuk bulyon

  • tuz

  • 50 gr tereyağ
Hazırlanışı:



  • Tavukları haşlayıp didikleyerek hazırlıyoruz.

  • Un, yoğurt ve yumurta sarısını bir kasede çırpıp, oda ısısındaki su ile bir miktar açıyoruz. Tencereye tereyağını koyup eritiyoruz. Kıvamını açtığımız yoğurtlu sosu tavuk suyu ile karıştırarak tencereye ilave ediyoruz. Eğer tavuğunuzun çorbaya çok özleşmesini isterseniz bu aşamada tavukların da eklenmesi gerekir, ancak but kullanırsanız sonuna doğru eklenmesi daha iyi bir sonuç verecektir.

  • Bulyon ve tuzunu dengeleyerek ilave ediyoruz.

  • Çorbanın sürekli karıştırılması gerekmekte, koyulaşınca üzerine tereyağ yakılarak servis edilebilir. (Koyuluğuna göre sıcak su ilavesi yapılabilir)



Afiyetle & sağlıkla,

16 Nisan 2011 Cumartesi

BABY SHOWER PARTİSİNE AİT DİĞER DETAYLAR VE OYUNLARIMIZ


Partinin ayrıntılarına devam ....


Şule'nin desteği ile hazırladığımız peçetelikleri servislere yerleştirdim. Masaları beyaz çiçekler ve mavi tüllerden hazırladığım süslemelerle dekore ettim. Ayrıca "baby" yazılarını da masalara serpiştirerek renklendirdim. Partimizde 15 tane çocuk vardı, o yüzden onları da unutmadım :) Sakız kavanozu ve gofret kovası onların bir hayli ilgisini çekmeye yetti :) Büfedeki yiyecekleri de yine Şule'nin görselleri ile renklendirdim.


Menümüzde:


Ispanaklı börek, kıymalı börek, patates salatası, mercimek köftesi, tuzlu kurabiye, yoğurtlu havuç, profiterol ve pasta vardı.


Oyunlarımız :


Mamaların tadına bakarak içinde ne olduğunu tespit etme; bu oyun hakikaten görülmeye değerdi. Yiyenlerin yüzleri her bir yudumda şekilden şekile girdi :)


Koordinasyon oyunu; bebğiniz kucağınızdayken aynı anda hem çamaşır asıp, hem telefonda arkadaşınıza dün gece oynayan dizinin konusunu anlatıp hem de ağlayan bebeğinizi susturabilir misiniz? Kaç tane çamaşır astığınız perfomansınızı gösterecek ... Çok güldüğüm bir oyun oldu...


Kim bu ünlü ? Ünlülerin bebeklik fotoğraflarını tanıma oyunu da akılları bir hayli çalıştırmaya yetti...


Sevgili Sinemciğimin hazırladığı birbirinden güzel oyunlarla partimiz daha da şenlendi.. Sonunda bir de sertifika kazanıldı. Tabii benden de hediyeler :)


Hediye konusunda çocukları da unutmadım elbette... Hepsine parti sonunda birer kitap hediye ettim, tabii yaş gruplarına göre... Kimisine masal, kimisine boyama kimisine de hikaye kitabı... Bu da onları çok mutlu etti...


İşte uzun uzzunnn partimiz böyleydi :) Artık oğluşumu bekliyorum, son bir kaç günüm.. Çok sık yazamasam da kalbim sizlerle..


Kendinize çok iyi bakın...




IMG_6260


IMG_6262


IMG_6257


IMG_6254


IMG_6265


baby shower


baby shower


baby shower

baby shower

13 Nisan 2011 Çarşamba

ARAS'IN BABY SHOWER PASTA, ÇİKOLATA VE KURABİYELERİ

IMG_6249


Baby Shower partimin en önemli ayrıntılarından bahsetmek istiyorum bugün sizlere. Pasta ile başlayalım ilk olarak. Aslında çoğunuzun bildiği üzere geçen sene geçirdiğim talihsiz kaza sonrasında neredeyse hiç pasta yapamıyorum, ayakta uzun süre durmakta zorlandığım için. Üzerine hamileliğin de yükü binince beni iyice taşımayan ayaklarım nedeniyle pasta konusunda kafamda son derece sade süslenmiş ufak bir maket ve cupcakeler vardı. Ama ne yalan söyleyeyim o kadar sayıda cupcake nasıl pişecek, maketi nasıl kaplarım diye gözümde iş büyüdükçe büyüyor, caymayla caymama arasında gidip geliyordum.

Baby Shower Pastası


Evdeki partimiz
esnasında bu partinin hazırlıklarından bahsederken, kızlardan tabiri caizse sıkı bir fırça yedim. Madem tüm hazırlığı kendim yapacaktım, onlardan neden destek istemediğime dair bir fırça :) Canlarım benim.. Herbiri ayrı ayrı talip oldular bir işin ucundan tutmaya..Ayşem o korkulu soruyu bana sordu, "kızım 50 küsür tane cupcake nasıl pişecek bu göbekle?" Ben yaparım dediğinde ne yalan söyleyeyim hafiflemiş hissettim :) Yasom da ben de üst kata koyacağın pastayı ve figürü yapar getiririm diyince, çocuklar gibi şen oldu gönlüm :)

IMG_6247


Nitekim sonuç işte gördüğünüz gibi.. Mavilere bezenmiş şık bir sunumla pastamız tamamdı... Tekrar tekrar teşekkür ediyorum cancağızlarıma :)

IMG_6256


Bari ben de kuzuma oturduğum yerden kurabiye yapayım dedim. Tabii kurabiyeyi yoğurmak ve pişirmek anneciğimden :) Sonra da oturduk süsledik beraber tam 55 tane kurabiyeyi :)

IMG_6255


Tüm bu partilerin hazırlıkları için Eminönü'ye gittiğimde aldığım kutuları bu parti için de böyle süslemiştim, diğerinden farklı olarak. Ahşap pusetler ve minik kurdeleler ile süslediğim kutulara tüle sarılmış mavi - beyaz bonbonlar yerleştirdim.

Baby Shower Çikolataları



Bir sonraki yazımda oynadığımız oyunlardan ve diğer süslemelerden bahsediyor olacağım.


Afiyetle & sağlıkla,

6 Nisan 2011 Çarşamba

FRANSIZ BÖREĞİ - TERİNE

terine


Bundan bir kaç yıl önce MEB'nin açtığı temel pastacılık kursuna katıldığımda, tatmıştım terini. Kurs içerisinde uygulamamamış olsak da kurstaki hocalardan birinden detaylı olarak yapılışını öğrenmiş ve defterime sıkı sıkı not almıştım. O gün bugündür, bunun tadına varabilecek misafirlerim olsun da yapayım diye hep aklımın bir yerlerinde durur, kısmet sevgili blogger dostlarımaymış.Doğru kitleye, doğru bir tarif oldu sanırım çünkü çok beğenildi ve hemen tarifi istendi.


Terine, sunumu şık, yapımı da bir kaç aşamalı olsa da kolay bir tarif. Hem çay partileri hem de akşam yemeklerinde farklı iç malzemeleriyle de çeşitlendirilebilir.


Malzemeler:



  • 12 adet tost ekmeği (kenarları alınmış)

  • 100 gr haşlanmış ve didiklenmiş tavuk göğüs

  • 1/2 kg ıspanak

  • 1 adet ufak boy soğan

  • 200 gr taze lor peyniri

  • 200 gr (1 ufak paket) krema

  • tuz, karabiber

  • zeytinyağ

Beşamel sos için:



  • 1/2 kg süt

  • 2 yemek kaşığı un

  • 2 yemek kaşığı tereyağ

  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım)

  • tuz, karabiber

Yapılışı:



  • Soğanı çok ufak şekilde yemeklik doğruyoruz. Ispanakları iyice yıkayıp ufak şekilde doğruyoruz. Tencereye bir iki kaşık zeytinyağı koyup soğanları soteliyoruz. Soğanlar yumuşayınca ıspanakları ilave edip, tencerenin kapağını kapatmadan suyunu çekene kadar kavuruyoruz. Tuz ekleyip tatlandırıyoruz.

  • Beşamel sos için bir tencereye tereyağ ve sıvıyağını koyup unu kavuruyoruz. Unun kokusu çıkınca hızla karıştırırken bir yandan da sütü ilave ediyoruz. Sos koyulaşınca tuzunu ilave ederek, sosu soğumaya bırakıyoruz.

  • Beşamel sos soğuyunca içine kavurduğumuz ıspanakları ve haşladığımız tavukları katıp karıştırıyoruz. Karabiber ile tatlandırıyoruz.

  • Lor peyniri ve kremayı bir miktar tuz ilave ederek (çok olmamasına dikkat edelim) mikserle çırpıyoruz.

  • Servis edeceğimiz tabağa üç dilim kenarları alınmış tost ekmeğini yan yana diziyoruz. Üzerlerine beşamelli harçtan bolca sürüyoruz. İkinci, üçüncü kat şeklinde aynı uygulamayı tekrarlıyoruz. Son kat ekmekleri de koyduktan sonra krema-lor karışımlı harç ile tüm böreğimizi sıvıyoruz.

  • Buzdolabında en az 4-5 saat beklettikten sonra servis ediyoruz.

  • Üzerini kırmızı toz biberle süsleyebilirsiniz.

Dilimlenmiş halini fotoğraflayamadım malesef. Ancak bir gece evvelde yapabilirseniz, hem daha rahat kesersiniz hem de lezzeti daha da oturur, bunu söyleyebilirim.


Afiyetle & sağlıkla,

4 Nisan 2011 Pazartesi

ARAS'IN BABY SHOWER GÖRSELLERİ

Neredeyse aylardır hazırlanıyorum. Çok özel ve güzel olmasını istediğim bu partimin her bir ayrıntısını planlamaya çalışırken etrafımdaki güzel insanların desteğini en derin şekilde hissettiğim için de hazırlıklarım tam istediğim şekilde sonlandı. Geçtiğimiz cumartesi günü 50 kişilik bir parti yaparak oğluşuma dostlarım ve ailemle beraber güzel bir hoşgelesin dedik. Bu partinin ayrıntılarını tek bir post ile vermek istemiyorum :) O yüzden bir kaç seferde yayınlayacağım :) Baby Shower partileri son dönemde ülkemizde de anneye moral olma açısından son derece keyifli şekilde uygulanır oldu. Ne iyi de oldu aslında, annemin dediği gibi, bizim zamanımızda yoktu demediğimiz için şanslı sayıyorum kendimi.Hakikaten insanın hem kafasında güzelliklerin uçuşmasına, doğum öncesinde moralinin en yükseğe çıkmasına, sevdiği insanlarla hoşça vakit geçirmesine vesile olan bu organizasyonu ben de uygulamaya karar verdiğimde kafamdaki tek sorun, kalabalık olması nedeniyle evde yapamayacak oluşumdu. O yüzden sevgili eşimin sponsorluğu :) ile dışarıda bir mekan tercih ederek partimi kalabalık ve daha coşkulu bir hale getirebildim. Partimi dışarıda yapma kararım sonrasında görsel bir bütünlük sağlamak için bir bilirkişiye danışmaya sıra gelmişti.Ajanda dergisinin kapağına ve iç çizimlerine can veren Şuşu'dan daha iyi bir danışman mı bulacaktım kendime, tabii ki hayır :) Ben Şuşu'dan istedim, Şuşu da çizdi, hem de en güzelinden... İşte partime bütünlük sağlayan, flama, peçetelik, kurabiye ve yiyecekler üzerinde kullandığım yuvarlak etiketler ve posterlerim...

yuvarlak


bayrak


poster


pecete



Ellerine sağlık Şuşu !

28 Mart 2011 Pazartesi

BLOGGER DOSTLARIMLA BABY SHOWER PARTİM

IMG_6235


Daha önceleri sizlere hep dostlarımın partilerini ve ayrıntılarını yazmıştım. Önce Sinem'in, sonra Sevgim'in, sonra Sıla'nın, en sonda da Esra'nın... İşte bu sefer kendi baby shower hikayemi yazma vaktim geldi, hem de bir değil iki parti birden yaparak :) İki parti de neyin nesi demeyin, blogger arkadaşlarımla ayrı diğer arkadaş gruplarımla ayrı yapma kararımı aylar önce vermiştim. Hem rutin ev gezmelerimiz böylelikle bozulmayacaktı hem de kendimize has sohbetimiz baki kalacaktı. Böyle olunca aylar önce başladım hazırlanmaya. Aslında Nesli'deki buluşmadan beri çıtanın yükselmesinin verdiği inceden bir gerilim yok değildi hani üzerimde. Eeee çıta ve beklentiler yükselmişti bir kere, bana düşen de bu çıtayı yakalama gayreti göstermekti. Menü konusunda hiç bir endişem yoktu, zaten her gelen elinde bir lezzet hazinesi ile geldiği için her toplantımız birbirinden nefis sofralarla bezeniyordu. Benim asıl düşünmem gereken o ruhu eve ve sofraya yansıtmamdı. Malesef ev sahibi olunca çok fotoğraf çekemiyor insan, bir kaç detayı atlamışım ama umarım diğer objektifler yakalamıştır.


Sofradaki detaylarla başlayalım isterseniz:


IMG_6176



Aras'cığımın partisinde bir klasiği, mavi ve beyazı kullandım. Eminönü'ne haftalar önce gidip alışverişimi yaptığımda da kafamda bu fikirle satınaldım ayrıntıları. Sandalyelerin süslemesinde mavi tüllerden yaptığım minik ponponları kullandım. Bu ponponları yaparken daha önce Sıla'nın partisinde yaptığım kağıt süslerin yapımındaki tekniği uyguladım. Eminönün'den aldığım origamik kutuları mavi kurdelerle süsleyerek içerisine draje ve bonbon çikolatalar koydum. Masaya serpiştirdiğim "baby" yazıları da sevimli birer ayrıntı oldular.


IMG_6181

Peçete konusunda çok çalıştım sanırım. Önce peçetelik yapmak adına bazı girişimlerim oldu, sonra nedense istediğim bu değil diyerek internette araştırmalarım devam etti ve sonunda "işte bu!" dediğim bir şeyle karşılaştım. Aradığım peçeteyi bulmuştum ki hakikaten çok sevildiler :)

IMG_6174

Her bir konuğum için hazırladığım isim kartları ve pişirdikleri enfes lezzetler için özel etiketleri de masaya ve büfeye yerleştirdim ve son olarak tek eksiğim çiçekti. Enginciğimi gece vakti çiçekçiye gönderdim ve sonrasında bir kaç dokunuş ve bir kaç kalp ilavesi ile o işimi de böylelikle halletmiş oldum :)

IMG_6186


Pekiiii..... neler yedik ? İşte baby shower partimin tam benim damak tadıma göre tuzlusu bol enfes menüsü :


IMG_6228


Münevver Abla'nın Pırasalı Arnavut Böreği

IMG_6208



Fadime'nin meşhur Zeytinyağlı Sarmaları

IMG_6225


Selen'den Elmalı & Kuru Üzümlü Lahana Salatası

IMG_6215


Pınar'dan Kısır

IMG_6205


Nesli'den Limonlu Bar

IMG_6223


Ayşem'den Muhteşem Krem Karamel Kavanozları

IMG_6218



Yasemin'in yaptığı harika Baby Shower pastamız


IMG_6224


Ve benim yaptıklarım... Yeni bir tarif.. lezzeti ile beğeni toplayan Fransız Böreği Terine, tuzlu kurabiyelerim, kızartma severlerin kapıştığı anneciğimin elinin değdiği Ada Meze, özel siparişle Actify Patates Kızartması ve fotoğrafı çekilmemiş naneli limonata...



IMG_6207


IMG_6195


IMG_6204


IMG_6231

Veee... oğluşumun adının yazdığı harf kurabiye ağacı :)

IMG_6192


Önümüzdeki hafta da daha büyük bir organizasyonum var.. Orası için başka hazırlıklarım olacak, sürüyor :) Parti kızı oldum anlayacağınız.. Şimdilik benden bu kadar.


Fotoğrafların devamı burada..


Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails