13 Şubat 2008 Çarşamba

KURABİYELERLE MESAJLAR

Son yazımda yayınladığım pastalar için birbirinden güzel yorumlar gönderdiniz. Bunun için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Siz yorum yapınca ben daha çok üretmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Sanırım bu benim en büyük teşvik kaynağım... Sizin güzel sözleriniz !

Haftasonundaki pasta gündeminin bir de kurabiye boyutunun olduğunu yazmıştım... Gündem nedeniyle hemen onu da yayınlamak ve sizlerle paylaşmak istedim...

Gündemimizin birinci maddesi, blog sahibi olarak edindiğim arkadaşlarımdan Yasemin'in 9 aydır beklediği oğluşu Sencer'in cumartesi günü dünyaya gelişi...






Adaş ile Şubat ayının başından beri en uygun günü bulmaya ve kurabiye yapmak için biraraya gelmeye çalışıyorduk... 9 şubatta karar kıldık ve Sencer bebeğin daha önce gelmemesi :) için neredeyse dua ettik diyebilirim :) Ama bizim duamız onu süslü süslü karşılamak içindi ne yapalım :)


Adaş , kaptı sepetini, kurdelelerini, poşetlerini vs.. cumartesi bana geldi.. Önce kurabiyelerimizi pişirdik ... Kurabiye hamuru için yine buradaki tarifi kullandım. Kurabiyeler pişerken bizde de koyu bir sohbet...Adaşıma onun hazırladığı gibi güzel sofralar kuramadım bu sefer , peynir simitle idare ettik artık.Ancak bir sonrakine acısını çıkaracağım söz !


Kurabiyeler pişti, soğudu... Oturduk masanın başına... Renklerine karar verdik kurabiyelerimizin..Sencer renkli bir annenin oğlu ya ondan rengarenk yapalım dedik :)


Adaş şekerim kurabiyelerle haşır neşirken bir geçmişe yolculuk yaptım kendi içimde...Ben de böyle öğrenmiştim kurabiye yapmayı, bana bildiğim çoğu şeyi öğreten sevgili Burcu'dan..


O yüzden sanırım hiç yorgunluk duymadım... Saatler nasıl geçti bilmedik... Ama o kadar saatin sonrasında bir sepet dolusu kurabiyemiz oldu... Üzerinde "HOŞGELDİN SENCER" yazan...



Hoşgeldin Sencer bebek... ağzının tadı bu kurabiyelerin balı gibi olsun... hayatın bu kurabiyeler kadar renkli geçsin...hep mutlu ve sağlıklı ol!


Gündemimizin ikinci maddesi ise malum "SEVGİLİLER GÜNÜ" .... Dün şirkette, gündem nedeniyle yine bir hayır kermesi düzenledik. Hediyelik eşya ve kurabiye satışımız oldu...Bir taşla iki kuş vurmak isteyenler için bugüne özel kurabiyeler yaptım.. Kurabiyelerimi gecenin geç vaktinde şipşak çektiğim fotoğraflarla yayınlamak istemediğim için adaşımın kapısını çaldım :) ve ondan benim şu fotomsulara bir el atıver, kurban olayım diye yardım istedim.. Hiç kırar mı, hemen yaptı etti gönderdi... İşte ilk kez üzerinde "blogcuğumun" adı yazılı sevgi günü kurabiyelerim :)










Buradan herkesin Sevgi Günü'nü kutluyorum... Sevdiğinizi bir gün değil her gün söylemeyi sakın unutmayın ... ve sevgiyle kalın!

11 Şubat 2008 Pazartesi

SÜNGER BOB & ŞİRİNLERİN EVİ & ŞATO'DAN SİTE & BİR NİŞAN PASTASI

Bu başlık benim haftasonumu özetleyen (???) bir başlık oldu galiba :)
Evet ... Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bu haftasonum çok çok çok yorucu ve yoğun geçti ...

Evde her yerde pasta ve kurabiyeler vardı... Bugün pastaları anlatayım... Sonra kurabiyelerden bahsederim artık...

Haftasonuna SÜNGER BOB ile ile başladım...

Aylin'i biliyorsunuz artık... Onunla arkadaşlığımızın geçmişi çoookk uzun.. Bu kadar yoğun bir gündem olunca... Aylin'e S.O.S bayrağı çektim ve o da beni kırmadı ve koşa koşa geldi sağolsun...

Aldık önümüze Nesrin'in daha önce çalıştığı modeli, başladık Sünger Bob'u oluşturmaya... (Nesrin'cim sana buradan kucak dolusu sevgiler yolluyorum !)

İşte sonuç... Bir Müge & Aylin ortak yapımı Sünger Bob çalışması :)

Sırada elimdeki en büyük siparişe geldi... Ben bu pastaya site :) diyorum ... Kendimi diziyi izleyenler var mı bilmiyorum ama Binbir Gece'deki Şehrazat'ın Dubai Towers projesinde hissettim bu pastayı yaparken...

Nil ve Haço'nun sevimli ikizleri Ralf ve Rayna için daha önce de pasta yapmıştım... Nil bebeklerini prens ve prenses diye sevdiği için pastada bu sefer de bu konsepti kullanmaya karar verdik. Pastayı tasarlama aşamasında Carol Deacon'un kitabındaki şato modelini kullandım...

Annem ve Aylin ile yaklaşık 4 saatte tamamladık pastayı ama sonuç bize çok keyif verdi doğrusu..

Daha yapılacak pastalar vardı... Sünger Bob'u isteyen arkadaşım, kızının doğumgünü bir de yuvada kutlayacaklarını söylemiş ve bir pasta daha istemişti... Bu pastanın modelini de kızı Deniz Ece, Şirinler'i çok sevdiği için bu şekilde seçmiştik...

Debbie Brown'un kitabından seçtiğimiz bu modeli kullandım...



Ve haftanın son pastası ....
Şeker bir çiftin şeker nişan pastası ...
Sevgili Sinem kelebek olsun gerisine karışmıyorum demişti... Bu özel güne sadece hissettiklerimi yansıtarak kendi hayal gücümü kullandım ve ortaya bu pasta çıktı...
Annem ile pastaya baktık baktık durduk... Kuzguna yavrusu mu güzel gözüktü bilemiyorum, artık onun sizin yorumlarınızla anlayacağım :)


İşte benim haftasonumun bir özeti... Bizim balkonun bir görüntüsü :)



Ayrıca haftasonum bunlarla bitmedi...
Daha sevgililer günü hazırlıkları ve en önemlisi de HOŞGELDİN SENCER'ler var...
Ne mi demek bu ?
Sevgili Yasemin doğum yaptı ... Cumartesi akşamı bizim Sencer oğlan dünyaya geldi... Ona dair gelişmeler bir daha ki sefere....
Afiyetle kalın,






6 Şubat 2008 Çarşamba

SOSİSLİ VOLOVAN



Gelen son konuklarım için hazırladığım davet menüsüne kaldığımız yerden devam edebiliriz diye düşünüyorum ....


Malzemeler:


  • 20 adet volovan

  • yumurta sarısı

  • 200 gr kokteyl sosis

  • 2 adet sivri biber

  • 2 yemek kaşığı salça

  • 10-12 adet cherry domates (2'ye bölünmüş)

  • karabiber - tuz - kekik

  • 1 su bardağı sıcak su

  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ

  • 100 gr rendelenmiş kaşar


    • Ne zamandır internette dolanırken rastladığım volovan tariflerini okuyup, denemek istiyordum.. Volovan hamuru aslında milföy hamurundan evde de yapılabilir... Ama ben Metro markette rastlayınca hazırını kullandım...


      Volovan yapılışı :


      Evde yapmak istenirse milföy hamurlarını su bardağı ile yuvarlak şekilde (ya da herhahngi bir kurabiye kalıbı da olabilir) kesmek gerekiyor. 20 adet milföy hamurundan yapılınca, elde edilen 20 yuvarlaktan 10 tanesinin ortası da çay bardağı ile tekrar kesiliyor. Alt tarafa tam yuvarlak üzerine de çember şeklinde olanı koyup, ikili takımlar elde ediliyor.Yumurta sarısı sürüp, çatalla çeşitli yerlerinden delip, fırında pişiriyoruz.


      Ben hazır aldığım 20 tane volovan hamuruna yumurta sarısı sürdüm ve çatalla delikler açıp yağlı kağıt serdiğim fırın tepsisine dizdim ve 200 derece fırında kızarana ve kabarana kadar pişirdim.


      Fırından çıktıklarında bardak gibi gözüküyorlardı...


      İç malzeme :



      Sıvıyağı tavaya koyuyoruz. İnce doğranmış biberleri kavurmaya başlıyoruz.Sosisleri de ufak ufak dilimliyoruz ve biberlerle kavurmak üzere tavaya alıyoruz. Sosisler renk değiştirince sıcak suda erittiğimiz salçayı ilave ediyoruz. Baharatlarını da ilave edip, son olarak domatesleri koyuyoruz. Hafifçe suyunu çekene kadar kaynatıp , ocağın altını kapatıyoruz.


      Bu malzemeyi volovanların içine doldurup , üzerlerini rende kaşar ile süslüyoruz.
      Misafirleriniz geldiğinde , 5 dk önce ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 5 dk kadar volovanları tutarsanız, sıcacık ve lezzetli bir ikramınız olacaktır.
      Bu arada volovan hamurunun iç malzemesini çeşitlendirmek mümkün... Hatta soğuk olarak ikram etmek de.. Mesela akşam yemeğine gelen misafilerinize içine patlıcan salatası doldurulmuş volovanların olduğu bir tabak hazırlarsanız çok ilgi çekecektir...
      Afiyetle kalın,

      2 Şubat 2008 Cumartesi

      SON KONUKLAR ve ARPA ŞEHRİYE SALATASI



      Bu cumartesi günü üniversite grubunu ağırlama sırası bendeydi. Kızlar için ne hazırlayacağımı günler önce düşünmeye başladım ...

      Biliyorsunuz... Muhakkak yeni bir şeyler denemem lazım birileri gelince. Hem bana bir fırsat oluyor hem de siteye konacak yeni şeyler çıkıyor :)

      Bu seferki menüyü şu şekilde oluşturdum :




      Sosisli volovan





      Ispanaklı - peynirli kiş












        Arpa şehriye salatası


















        • Zeytin ezmeli küçük kurabiyeler
















        Lor peynirli pasta (Portakal Ağacı)













        Misafirlerimden tam not almayı başardım... Umarım sizler de beğenirsiniz... Daha önce tarifini vermediklerimi teker teker yazıyor olacağım...

        Bugün Arpa Şehriye Salatasından başlayalım :





        Yapımı çok basit ve ekonomik bir salata yı Şuşu yaptığında Engin de ben de çok severek yemiştik... Ne zamandır sizlere de tarifini vermek istiyordum bu da bana vesile oldu böylece..


        Malzemeler:



        • 1/2 paket arpa şehriye

        • 1 kutu konserve mısır

        • ince kıyılmış 4-5 sap taze soğan

        • ince kıyılmış dereotu

        • ince kıyılmış maydanoz

        • limon (sıkılacak)

        • zeytinyağ

        • tuz

        Bir tencerede su kaynatıyoruz. Arpa şehriyeyi kaynamış suda yaklaşık 3-4 dakika pişirdikten sonra ocağı söndürüyoruz ve tencerenin kapağını kapatıp , arpa şehriyenin formu bozulmadan suyun sıcaklığında şişmesini bekliyoruz.


        Pişen arpa şehriyeyi süzüp, soğuk sudan geçiriyoruz. Tüm malzemeyi derin bir kasede karıştıyoruz ve servise hazır hale getiriyoruz.


        Misafirlerin dışında cumartesi günü iki de pasta teslim ettim ...

        Ece ve Eda'nın sevimli pastası ...




        Bu da gitmeye hazır , paketli hali ...



        Carol Deacon'un bir kitabını almıştım geçtiğimiz hafta ... Bu pastanın modeli o kitaptan... Bu aralar ne çok fener pastası yaptım... Herkes mi fenerli acaba dedikleri gibi :)






        İşte benim uzun haftasonum böyle geçti... Hep mutfakta :)


        Hepinize güzel bir hafta diliyorum !

        Afiyetle kalın...








        31 Ocak 2008 Perşembe

        HOŞGELDİN BEBEK


        Didem yeni doğum yapan arkadaşı için bebek kurabiyesi yapmasını istediğinde Müge çok sevindi ...
        Naz doğduğundan beri bebek konseptli kalıplarıyla bir şey yapamıyordu...
        Hem daha pazartesi günü arkadaşlarının Amerika'dan getirdiği taze kalıplarından ayıcıklı olanı da kullanma şansı doğmuştu ... İrili ufaklı bir sürü ayı kalıbı vardı ama bu daha da bir hoşuna gitti doğrusu :)
        Didem ile pembe - beyaz - lila renklerinde hemfikir oldu...
        .... Ve Müge oturdu masanın başına kurabiyelerini huşu içerisinde yaptı dün akşam... Hem yaptı hem de baktı baktı durdu... Sevdi :)

        Kurabiyeleri en son Eminönü turunda "Kız çocuklar için kurabiye istenirse koyarım" düşüncesi ile aldığı pembe karton kutuya itina ile yerleştirdi...
        Sonra da bir paket... "Aramıza Hoşgeldin !" yazan bir kartın içine "Yemekbahane" imzasını atıverdi ...


        Müge'ye arkadaşları, "O kadar işin gücün arasında bunlara nasıl vakit buluyorsun?" diye sıkça soruyor...

        Müge'nin cevabı :
        Mühim olan sevdiğiniz şeylere vakit ayırabilmek :)

        Afiyetle,

        29 Ocak 2008 Salı

        POWER RANGERS


        Şu iş ne enteresan... Henüz çocuğum olmadığı için varolan cehaletimi bile gideriyor :)


        Bu haftasonu 5 yaşına girecek olan Can'ın talebi üzerine Power Rangers karakterlerinden birinin yüzünü pastaya aktardım...


        Benim yaşımdakiler bunu hiç bir şeye benzetemediler tabii :)


        Umarım Can benzetmiş ve beğenmiştir..

        Afiyetle,


        25 Ocak 2008 Cuma

        DÜĞÜN PASTASI MAKETİ


        Ve işte bitmiş hali... Pazartesi günü sizlere kısaca bahsettiğim Aylin ile üzerinde çalıştığımız maket karşınızda...



        Çok uzun zamandır yapmak istediğim maket pastayı en sonunda tecrübe etmiş olmaktan çok mutluyum gerçekten... Hele de bunu çok yetenekli ve çok sevdiğim bir arkadaşım ile birlikte yapmış olmaktan inanılmaz keyif aldım..


        Pasta yaparken ne kadar dinlendiğimi ve keyif aldığımı sizlere her zaman anlatıyorum. Benim için bir nevi terapi bu diyebilirim. Pazar günü Aylin ve beni görmenizi çok isterdim... Bir yandan zaman zaman stres olsak da attığımız kahkahalar bence herşeye değerdi...




        Ben pazar akşamı Aylin'lerden ayrıldığımda işin çoğu bitmişti ancak ince işleri kalmıştı... İnce işler Aylin'e kaldı ve kendisi tüm marifetiyle maketin üzerindeki işlemeleri de halletti...

        Beğeneceğinizi ümit ediyorum ve yorumlarınızı heyecanla bekliyorum...

        Afiyetle kalın,

        23 Ocak 2008 Çarşamba

        KARA ORMAN PASTASI



        Yılbaşında gecenin süprizi olarak hazırlamıştım bu pastayı... Gecikmiş bir tarif olarak görmüyorum çünkü sadece üzerindeki figürler yılbaşına uygun... Tadını her daim uygulayabileceğiniz kadar lezzetli bu pastayı sizlere şiddetle tavsiye etmekten kendimi alamıyorum... Eminim bana pastayı tadanlar da katılacaktır ...

        Tarif The Australian Women's Weekly'nin "Chocolate Cakes" serisinden... Bu derginin neredeyse tüm serilerini aldım.. Tarifler ve sonuçlardan hep memnun kalıyorum..


        Yılbaşı akşamı için tamamen şeker hamuru kaplı bir pasta yapmak istemediğimi farkettiğimde dergiyi karıştırmaya başladım ve bu pastayı gördüğümde hiç tereddüt etmeden kendisinde karar kıldım...

        Tarifin orjinalinde vişne kullanılıyor..Ancak benim vişne ile pek aram olmadığı için ben franbuaz ve böğürtleni tercih ettim..


        Önceden hazırladığım figürlerimi üzerine kondurunca pastaya bakmaya doyamadım diyebilirim :) Bazen duygusal bağ kuruyorum ya şu pastalarla, Engin bana çok gülüyor... "Hadi kes de yiyelim" diyor inadına :))

        Neyse biz tarife gelelim ...

        Malzemeler :


        12 kişilik


        İhtiyaç duyulan malzemeler: 20 cm yuvarlak kelepçeli kalıp, yağlı kağıt

        • 250 gr margarin ya da tereyağ (ben Hüner ile tereyağını karışık kullandım)

        • 1 yemek kaşığı neskafe

        • 1,5 cup (375 ml) sıcak su

        • 200 gr ince kıyılmış bitter çikolata

        • 2 cup (440 gr) toz şeker

        • 1,5 cup (225 gr) kekun

        • 1 cup (150 gr) normal un

        • 1/4 cup (25 gr) toz kakao

        • 2 yumurta (oda ısısında)

        • 2 çay kaşığı vanilya şurubu

        Ara malzemesi:

        • 2 paket krem şanti

        • 2 bardak süt

        • 1 kase dolusu franbuaz - böğürtlen

        • üzeri için ince kıyılmış çikolata

        Fırınımızı 150 derecede ısıtıyoruz.


        Kalıbımızın (içine) kenarlarına ve altına yağlı kağıt döşüyoruz.


        Ufak bir tavada yağı eritiyoruz. Kahveyi sıcak suya yedirip, bu karışımı eriyen yağa karıştırıyoruz. Aynı karışıma ince kıyılmış çikolataları ve toz şekeri de ilave edip, kısık ateşte kaynatmadan pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırıyoruz. Kıvamını bulan karışımı derin bir kaba alıp soğumaya bırakıyoruz.


        Tüm kuru malzemeleri bir kapta bir araya getiriyoruz.


        Soğuyan yağlı-çikolatalı sosumuzu mikserle bir müddet çırpıp, kuru malzemeleri yavaş yavaş üç seferde ekleyerek çırpma işlemine devam ediyoruz. Son olarak yumurta ve vanilya şurubu ekleyip bir müddet daha çırpıyoruz.


        Hazırladığımız kek harcını , kalıbımıza boşaltıp fırına veriyoruz. Orta değerdeki ısıda yaklaşık 1,5 saat kadar pişiriyoruz. Kek piştikten sonra bir fırın telinin üzerinde soğumaya bırakıyoruz.


        Krem şantiyi, süt ile çırpıp hazırlıyoruz. Bir müddet buzdolabında bekletiyoruz.


        Soğuyan keki, kalıbından çıkartıyoruz. Üç eşit kata bölüyoruz. Servis edeceğimiz tabağa ya da altlığa en alt katı koyup arasında krem şantiyi gelişi güzel ( kenarlarına özellikle sürmüyoruz) sürüyoruz. Meyvelerimizden serpip , orta kat keki koyuyoruz. Aynı işlemi tekrarlıyoruz ve son kat keki koyuyoruz. En üstüne de krem şanti sürüyoruz.


        İnce kıyılmış çikolata ile üzerini süsleyebilirsiniz.

        Afiyetle kalın,







        21 Ocak 2008 Pazartesi

        GÜLLERİN İÇİNDEN ...

        İçerisinde "Gül" kelimesi (Çiçek manasında) geçen kaç şarkı biliyorsunuz ? Ben dün bu konuda hayli kafa yordum... Ancak bir yerde tıkandım ... Gülllerin içinden, gülüm benim, beyaz gül kırmızı gül , gül döktüm yollarına falan falan... Ama bir yere kadar ... :)

        Hayırdır ? Müge ???? Neye takıldın ?? Niye takıldın ?? Canım neyin var ? İyi misin, hoş musun?

        Bunlar sizin sorular... Olası sorular tabii... Daha genişletilebilir...?

        Niye sürekli genişletiyoruz, türetiyoruz ??? Ne oluyorrrrr ?? Yemekbahane'ye virüs mü girdi? Bu yazı neden yazılıyor?

        Anlatayım dostlar... Bacınız dün kendi bacılarından biri ile bir işe kalkıştı... Tam 11 saat çalıştı.. Ne yapmak için mi ?? Maket pasta :) Bitti mi ? Hayır ... Ama rüyalarında bile o maket var.. ve üzerindeki bilmem kaç tane GÜLler :)

        İşte bütün bu sıyırma alametleri ondan...


        Aylin bacım ile bir hevesimiz vardı... Yapalım dedik.. Sonuç güzel olacak, kendini belli etmeye başladı...
        Bunlar da meşhur güllerin kuruma safhasındaki resimleri...


        Buradan duyurulur ! Evlere, düğünlere, nişanlara, kız istemelerine her türlü organizasyonua itina ile gül yapılır :) Çünkü artık kendimi laptopun başında bile gül yapıyormuş gibi hissediyorum :)

        Aylin'in eşi ve Engin'ciğim Aylin'in özenle hazırladığı harika kahvaltıdan sonra bizi mutfakta bırakmışlardı, gittiler geldiler, bizi yine orada bulunca "pessss" demekten kendilerini alamadılar...

        En azından bir sefer daha bir araya gelmemiz gerekiyor bitirebilmek için.. Ama şu andaki durumu bile beni heyecanlandırmaya yetiyor.. Küçük bir ipucu göstereyim size...




        Nedense o kadar çalışmanın sonrasında bugün çok daha yorgun hissederim diye düşünüyordum ama herhalde severek yapılan şeyler insanı o kadar da yormuyor...
        Anlayacağınız , bu haftasonum yine bol pastalıydı benim için ... Bu da dün sabah teslim ettiğim , çok zarif bir bayan için hazırlanmış doğum günü pastası...





        Afiyetle kalın,


        17 Ocak 2008 Perşembe

        FAVA ve KEREVİZ SALATASI

        Pasta ve türevleri dışında bir şey koymaz oldum ... Aslında pasta benim için odak noktası haline gelse de bildiğiniz gibi ben "yemek yapma" faaliyetini kümülatif olarak sevenlerdenim.
        O nedenle bu sayfada herşeyi bulundurmak, sizlerle paylaşmaktan keyif alıyorum.

        Bunun dışında Yemekbahane'nin özel bir de kitlesi var ... Acemi şefler...

        Davetlerini Yemekbahane'den aldığı tariflerle organize edenler, misafirlerini ağırlayanlar, akşam ne yapsam diye okuyanlar... Onları da uzun zamandır ihmal ettim sanki.. Bundan sonra daha sık yemek, salata ve tatlı alternatifleri koyacağım, söz veriyorum !


        Bunu hemen ucundan telafi etmeye başlamak adına bugün iki adet zeytinyağlı / salata / meze konseptine uygun tarif yazmaya karar verdim...


        FAVA





        Favayı seven çok kişiye rastlamadım henüz ... Ama ben çocukluğumdan beri çok severim. Kulakları çınlasın Şükran Yengem özellikle iftar sofralarında eksik etmezdi favayı... Hatta ben seviyorum diye yaptığını biliyorum :)

        Yapımı çok kolay, doyurucu, besleyici ve sunumunu beğendiğim favanın tarifine gelince...

        Malzemeler: (Resimdeki gibi büyük bir servisiniz olsun istiyorsanız, malzemeleri 2 katına çıkartabilirsiniz)

        • 2 kase kuru bakla içi (bakliyat gibi paketlidir, marketlerde bakliyat reyonunda bulunur)
        • 2 adet orta boy soğan
        • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
        • tuz, 3-4 adet kesme şeker
        • servis ederken limon - zeytinyağ karışımı, dereotu

        Soğanları yemeklik olarak ince ince kıyıyoruz ve zeytinyağında kısık ateşte , soğanları yakmadan soteliyoruz.Soğanların rengi pembeleşince baklayı ekliyoruz ve üzerini 2-3 parmak aşacak şekilde sıcak su ilave ediyoruz. Tuzunu ve şekerini de ekleyip, baklaların pişmesini bekliyoruz. Bu arada suyunu kontrol etmekte fayda var. (Çok sulu ya da çok kuru olmaması gerekiyor)

        Bakla pişince , tencerede el blenderi ile iyice eziyoruz. Bu işlemi sıcakken yapmamız çok önemli.

        Servis edeceğimiz kabı ya da benim gibi bir kalıba dökecekseniz onu, güzelce yağladıktan sonra karışımımızı döküyoruz ve buzdolabında 3-4 saat minimum bekletiyoruz.

        Servis ederken zeytinyağı ve limon karışımı ile servis ediyoruz. Dereotu ile süsleyebilirsiniz.


        KEREVİZ SALATASI




        İşte bir vitamin kürü...

        Benim en sevdiğim salata / mezelerden... Ve yapımı çok çok kolay ...


        Malzemeler:

        • 3-4 adet kereviz
        • Yoğurt (sarımsaklı ve çok sulu olmaması gerekiyor)
        • Süslemek için dereotu
        • *** için arzu edilirse iri kıyılmış ceviziçi de konulabilir, çok yakışıyor [ ama Engin sevmiyor:( ]

        Kerevizleri soyduktan sonra bir müddet limonlu suda bekletiyoruz.. (Bu kerevizin kararmasını engelliyor) Daha sonra rendenin iri tarafı ile rendeliyoruz. Tuz ilave edip, sarımsaklı yoğurdumuzla karıştırıyoruz. Dereotu ile süsleyip servis ediyoruz.
        Bu tariflerimin muhakkak devamı gelecek...

        Afiyetle kalın,

        14 Ocak 2008 Pazartesi

        SON ÜÇ PASTA

        Benden kendime not ...
        1 Numara iyi .. 2 numara olmamış :( .. 3 numara umut vaat ediyor :)

        Taraftar Forması Pastası ...

        Facebook'ta popüleritesi artıyor :) Bu takıma olan bağlılık mı, benim pastanın performansı mı bilemedim ama .. Neyse sonuç olarak yorumlar güzel :)


        Spiderman

        Yorumsuz ! Çok çektirdi bana !... Çookkkk...

        BEŞİKTAŞLI İKİZLER

        Bir babanın doğumgünü , iki harika bebek, Beşiktaş ve iki asil renk ... Çok mu yanlı baktım konuya :)
        Spiderman'den sonra bana moral verdi !

        10 Ocak 2008 Perşembe

        EN SONUNDA ÇİKOLATA DA YAPTIM...

        Dün akşam çok keyifli bir akşamdı benim için. Yine bir şeyler öğrenmiş, yeni bir tecrübe daha edinmiş olmanın keyfi ile eve döndüm... Zamana bakışın görecesi yine beni şaşırttı.. O kadar güzel vakit geçirdikten sonra eve kaçta geldiğimin, kaçta yattığımın önemi bile olmadı...Bunu daha bir çok sefer yapma arzusundayım bunu biliyorum sadece...

        Şirketten arkadaşlarımla beraber yaptığımız Kurabiye Atölyesi'nden sonra Chefs'den aldığım bir maili hemen aynı gruba forward etmiş, kendimize ait bir sınıf yapalım, çikolata kursuna gidelim diye önermiştim. Bu önerim hemen kabul gördü ve dün akşam için altı kişilik özel bir grup dersi organize ettik.



        Çok eğlendik, çok güldük, çok dinlendik, çikolata yemeye doyduk ve çok güzel çikolatalarımız oldu !



        Bundan sonra bayram, seyran ... çikolatalar bizzat benden :)

        Afiyetle,

        8 Ocak 2008 Salı

        PARTİ NEREDE VE BEŞİKTAŞ AŞKI

        Daha önce koyamadığım bir pastamın resmini ve geçtiğimiz hafta lise arkadaşım Onur için yaptığım Beşiktaş temalı pastamı sizlerle paylaşmak istedim. Bu ara tesadüf eseri futbol takımlarından gidiyorum, bu akşam da Fenerli bir bey için bir pasta hazırlayacağım...

        İlk pastanın adını "Parti Nerede?" koydum, çünkü ortada bir parti havası var cidden ve çok özel bir parti için yapılmıştı...

        Yaparken çok keyif aldığım bir pasta oldu... İçine bolca muz koyup yiyenleri de keyiflendirmeyi ihmal etmedim :)




        Beşiktaş pastasını ise Onur'un damak tadına uygun olarak, eşi Burcu'dan aldığım tiyolarla birlikte çikolatalı ve franbuazlı yaptım...



        Fenerli pastamız bakalım nasıl olacak ??

        Afiyetle kalın,


        LinkWithin

        Related Posts with Thumbnails