30 Mayıs 2013 Perşembe

ÇEKİRDEKLİ & ZEYTİNLİ POĞAÇA

Çekirdekli Poğaça

Aniden çaya gelen misafirleriniz için buzlukta saklayabileceğiniz bir tarif. Mis gibi mahlep kokusu ile harika bir ikram önerisi..
Şekillendirdikten sonra tepside buzlukta 1 saat kadar bekletip, daha sonra buzdolabı poşetlerine koyarsanız aniden bir misafiriniz olduğunda ya da canınız çayın yanına farklı bir şeyler çektiğinde tek yapmanız gereken ısınmış fırında yağlı kağıt serilmiş tepside poğaçalarınızı pişirmek olacak. Üstelik hiç çözdürmeden..

Malzemeler:
  • 1 yumurtanın tamamı ve 1 yumurtanın beyazı (sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
  • 2 yemek kaşığı oda ısısında yumuşamış tereyağ
  • 1,5 çay kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 1 tatlı kaşığı üzüm sirkesi
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • aldığı kadar un (kulak memesi kıvamında ele yapışmayan bir hamur olmalı, yaklaşık 3-3,5 su bardağı kaldırır ancak birden dökülmemesini öneririm.)
  • İçine dilimlenmiş siyah zeytin
  • Üzerine çekirdek taneleri
Yapılışı:

  1. Fırını 180 derecede ısıtıp tepsimize yağlı kağıt seriyoruz. (Buzlukta dondurursanız direk bu işlemi yaparak pişirebilirsiniz)
  2. Hamuru hazırlamak için bir kasede yumurta,yoğurt,yağlar,tuz,şeker,mahlep,sirke ve kabartma tozunu aldığı kadar un ile yoğuruyoruz.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp avcumuzda açarak ortasına zeytin koyup kapatıyoruz. Hazırladığımız poğaçaları tepsiye diziyoruz.
  4. Hamurumuz bitene kadar bu işlemi tekrarlıyoruz.
  5. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çekirdek serpiyoruz.
  6. Üzerleri kızarana kadar (yaklaşık 20 dk) fırında pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


20 Mayıs 2013 Pazartesi

MERCİMEK KÖFTESİ

Mercimek Köftesi

Çay davetlerinin vazgeçilmezi .. Bir klasik..
Yapımı göz korkutmasın sakın.. Sadece yemek için biraz sabretmek lazım ki kendini çeksin, tadı yerine gelsin..

Malzemeler:
  • 2 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 su bardağı köftelik (ince) bulgur
  • 1 adet büyük boy kuru soğan (çok ufak doğranacak)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1/2 demet taze soğan
  • 1/2 demet ince kıyılmış maydanoz
  • 1 adet limonun suyu
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • tuz - karabiber - kırmızı pul biber
  • servis için marul yaprakları
Yapılışı:

  1. Mercimekleri yıkayıp üzerini 3 parmak geçecek kadar su koyup tencerede iyice yumuşayıncaya kadar kaynatıyoruz. (Bu aşamada mercimeğin cinsinden dolayı fazla su çekerse ilave etmeniz gerekebilir)
  2. Mercimek suyunu çekip piştiğinde bulguru ilave edip tencerenin kapağını kapatıyoruz. Mercimeğin sıcağı ile bulgur şişecektir.
  3. Bir başka tavaya zeytinyağını koyup kuru soğanları soteliyoruz.
  4. Soğanların rengi değişince salçaları ilave edip bir miktar da salçaları pişiriyoruz.
  5. Mercimek bulgur karışımına bu salçalı soğanı ilave edip iyice yediriyoruz.
  6. Arzu ettiğimiz miktarda tuz-karabiber ve kırmızı biber koyup tatlandırıyoruz.
  7. Taze soğan ve maydanozu ekleyip yine karıştırıyoruz.
  8. Yine arzu ettiğimiz ekşiliği yakalamak adına limonu da ekleyip soğumaya bırakıyoruz.
  9. Bu aşamada buzdolabında 1 saat bekletirsek hep daha rahat şekillendiririz hem de ellerimiz yanmaz :)
  10. Bekleyen harcı ellerimizi hafifçe yağlayarak şekillendirerek marul yaprakları ile servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

15 Mayıs 2013 Çarşamba

FIRINDA PATATESLİ TAVUK BUT

Fırında patatesli tavuk but


Yemek pişirmek için az mı vaktiniz var? O zaman bu tam size göre bir tarif ...
Bu yemeğin yanına bir de pilav ... ohhh yeme de yanında yat..

Malzemeler:
  • 4 adet tavuk but (baget)
  • 2 adet dilimlenmiş patates
  • 1 adet dilimlenmiş havuç
  • 2 adet rendelenmiş domates
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı su 
  • tuz - karabiber
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
Yapılışı :

  1. Bagetleri düdüklüde 1 bardak su ile sadece 5 dk kadar haşlıyoruz (Bu yemeğin fırında daha çabuk pişmesini sağlayacak) 
  2. Fırın tepsisine haşlanan bagetleri dilimlenmiş patatesleri, havuçları koyup tereyağını bagetlerin üzerlerine paylaştırıyoruz.
  3. Domates rendesi, salça, tuz, karabiber ve tavukları haşladığımız su ile bir sos hazırlayıp bunu yemeğin üzerine döküyoruz.
  4. Fırını 200 derecede ısıtıp yemeğimizi patatesleri yumuşayıp tavuklar kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


10 Mayıs 2013 Cuma

PİŞİRMEDEN PRATİK ÇİLEKLİ CHEESECAKE

Pratik Cheesecake

Cheesecake yapmak aslında benim için en pratik tatlı.. Kek çırpar gibi .. malzemelerim evde varsa hemencecik yaparım genelde..Ama bu sefer daha da pratikleşti, üstelik yazlık moduna daha da uygun oldu sanki.
Buzdolabında sadece dondurularak hazır hale gelen bu tatlıyı yaparken kelepçeli kalıp yine ideal bir görüntü sağlamak adına önemli. Ama yoksa ya da alternatif bir sunum tercih ederseniz tek kişilik porsiyonlar ya da bir borcam da kullanılabilir.
Pratik Çilekli Cheesecake

Malzemelerin içerisinde de görebileceğiniz üzere, oturduğum semtte jelatin ya da toz jöle bulamadığım için  Dr. Oetker'in Cheesecake yap paketinin yarısından faydalandım. Tatlının kesildiğinde düzgün olmasını istediğim için bu karışımın içindeki jelatinini kullanmış oldum diyebiliriz. Arzu ederseniz kullanmayabilirsiniz ancak serviste dilimleme sorunu çekebilirsiniz.
Şimdi çilek mevsimi diye çilek kullandım ama alternatif olarak böğürtlen, şeftali, kayısı gibi meyveler de kullanılabilir.

Pratik Çilekli Cheesecake

Malzemeler:
  • 1,5 paket Burçak bisküvisi
  • 50 gr tereyağ ya da margarin (Ben Teremyağ kullandım)
  • 2 paket Labne peyniri
  • 5 tepeleme yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 paket krema
  • 1/2 paket Dr. Oetker Cheesecake Yap
  • 1 kg çilek

Pratik Cheesecake

Yapılışı:
  1. Bisküvileri robottan çekip un haline getiriyoruz. 
  2. Tereyağını bir tavada eritip un haline gelen bisküvilerle karıştırıyoruz.
  3. Kelepçeli kalıbın kenarlarını ıslatıp tabanına yağlı kağıt yerleştiriyoruz.
  4. Yağlanan bisküvileri bastırarak yağlı kağıt serilmiş tabana yerleştiriyoruz.
  5. Labne ve pudra şekerini bir kasede mikserle çırpıyoruz.
  6. Bir başka kasede krema ve cheesecake karışımını çırpıyoruz.
  7. Bu kremalı karışımı peynirli labneye katarak bir dakika kadar da o şekilde çırpıyoruz.
  8. Tüm bu karışımın içine ufak ufak çilek doğruyoruz (yaklaşık 300 gr kadar) Hazırladığımız krema ile karıştırıyoruz.
  9. Büyük çileklerden seçip ortadan ikiye bölüp bisküvilerin üzerine çemberin çevresine diziyoruz.
  10. Peynirli çilekli harcı döküp üzerini düzelterek kabı streç film ile sararak buzluğa kaldırıyoruz.
  11. Bu şekilde minimum 3-4 saat tutuyoruz.
  12. Servis etmeden önce üstüne de çilek dizerek buzdolabının alt kısmına alıyoruz.
  13. Dilimleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

4 Mayıs 2013 Cumartesi

PATATES PASTASI SALATASI

Patates Pastası

Ben de kendi tariflerimi google'dan bulurum hep :) Tarif defteri tutmuyorum blog yazmaya başladığım günden beri. Ne zaman bir şey yapacak olsam hemen google YEMEKBAHANE ..... yazarım, hoop kolayca bulurum :) Bu yazıyı yazmadan evvel patates ile neler yapmışım merak ettim .. Google'da YEMEKBAHANE PATATES yazdım, maşallah patates sever biriymişim yine anladım :)

Bu salatayı bir çay davetim için hazırlamıştım, yapımı pratik, sunumu bu şık salatayı hazırlarken kelepçeli kalıp kullandım, sizin kalıbınız yoksa bir kaseye streç film döşeyip ters yüz ederek de sunum yapabilirsiniz.

Malzemeler:
  • 4 adet iri boy patates
  • 3-4 sap ince kıyılmış taze soğan
  • 1/4 bağ ince kıyılmış dereotu
  • 1/4 bağ ince kıyılmış maydanoz
  • 1/2 su bardağı ufak doğranmış kornişon turşu
  • 1 limonun suyu
  • zeytinyağ (arzu ettiğiniz miktar)
  • tuz
  • tabanı için ince kıyılmış göbek salata
  • Süsleme için mısır, dereotu ve havuç dilimleri
Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup haşlıyoruz.
  2. Haşlandıktan sonra suyunu süzüp derin bir kaseye alıp, eziyoruz.
  3. Patateslere taze soğan, dereotu, maydanoz ve turşuyu ilave ediyoruz.
  4. Limon, zeytinyağ ve tuz ile tatlandırıp iyice karıştırıyoruz.
  5. Kelepçeli kalıbın tabanını çıkartıp servis yapacağımız tabağa kalıbımızı oturtuyoruz.
  6. Tabana ince kıyılmış göbek salatadan yerleştirip üzerine patatesli harcımızı iyice bastırarak koyuyoruz.
  7. Üzerini mısır, dereotu ve havuç dilimleri ile süslüyoruz.
  8. Bu şekilde buzdolabında minimum 2 saat bekleterek servis ederken kalıbımızı açıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla, 


21 Nisan 2013 Pazar

BİBERLİ MİNİ EKMEKLER

Biberli Minik Ekmekler

Şu sıralar çay daveti menülerinde ekmek pişirme modundayım. Genellikle ağır hamur işlerinden uzak durmaya çalıştığım için, hazırladığım salata ve sebze garnitürlerin yanında ekmek tüketmek hem doyurucu oluyor hem de konuklarımın çok hoşuna gidiyor. Bu minik ekmekleri de önce ekmek makinamda mayaladım sonra da muffin kalıplarında fırına vererek pişirdim. 

Malzemeler:
  • 3 su bardağı kepekli un
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket instant (kuru) maya
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 yemek kaşığı biber salçası (ben acı kullandım)
  • Muffin kalıpları yağlamak için tereyağ
Yapılışı :
  1. Ekmek makinası kullanacaksanız hamur mayalama modunda çalıştırmak üzere makinanın haznesine salça ve tereyağ dışında kalan tüm malzemeyi koyup hamurun yoğurulması ve mayalanmasını sağlıyoruz. Eğer makina kullanmayacaksan derin bir kapta tüm malzemeyi yoğurup üzerini nemli bir bezle örterek ılık bir ortamda yaklaşık 1,5 saat kadar mayalandıralım.
  2. Muffin kalıplarını tereyağ ile yağlayıp hazırlıyoruz.
  3. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  4. Mayalanan hamurumuzu un serpilmiş tezgaha alıp elimizle kenarlardan çekiştirerek açıyoruz. Hamurun içine biraz zeytinyağ ile incelttiğimiz salçayı bir fırça yardımı ile sürüp hamurumuzu çok yormadan kısa bir süre yoğuruyoruz. Hamurunuz cıvıklaşabilir, un ilave etmeyin!
  5. Hamurdan koparttığımız parçaları muffin haznelerine yerleştiriyoruz.
  6. Kalıpta 20 dk kadar mayalandırıp ısıttığımız fırında pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

17 Nisan 2013 Çarşamba

TAVUKLU KABAK SANDAL

Tavuklu Kabak Sandal

Ben bu tarifi sağlıklı ve hafif bir çay daveti menüsü oluştururken yaptım. Yiyen herkes hem doydu hem de keyif aldı. Ana yemek ya da garnitür olarak da servis edebileceğiniz bu pratik tarifi denemelisiniz.

Malzemeler:
  • 4 adet orta büyüklükte kabak
  • 250 gr tavuk göğüs eti (haşlanmış ve didiklenmiş)
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1,5 su bardağı ılık süt
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı tereyağ 
  • 1 kase rendelenmiş taze kaşar peyniri 
  • tuz - karabiber
Yapılışı :
  1. Kabakları soyup boylamasına ortadan ikiye kesiyoruz. İçlerini sandal olacak şekilde oyuyoruz.
  2. Tüm kabaklara aynı işlemi gerçekleştirip, kabakları yumuşayıncaya kadar buharda pişiriyoruz. (Ben tencerenin içine çok az su koyup içine kevgir yerleştirerek buharda pişiriyorum makinam olmadığı için)
  3. Başka bir tencerede tereyağını eritip unu kavuruyoruz.
  4. Un kavrulunca azar azar sütümüzü ilave ediyoruz. Topaklanma olmaması için karıştırmamız önemli.
  5. Sosumuz koyulaşınca ocağın altını kapatıp yumurtayı ilave ederek iyice yediriyoruz.
  6. Tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz.
  7. Didiklenmiş tavukları sosumuza ilave ediyoruz.
  8. Buharda pişen kabakları fırın tepsimize diziyoruz.
  9. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  10. Hazırladığımız tavuklu sosu kabakların içine pay ediyoruz.
  11. Üzerlerine kaşar peyniri rendesi koyup fırına veriyoruz.
  12. Peynir eriyip hafif kızarınca sıcakken servis ediyoruz.
Not : Bu yemeği pişirme evresine kadar tüm hazırlıkları ile tamamlayıp misafirleriniz gelmeden pişirmeye alabilirsiniz. Önceden hazırlanıp buzdolabında bekletilmesi uygundur.

Afiyetle & sağlıkla,

11 Nisan 2013 Perşembe

YOĞURTLU BİBER KIZARTMA

Yoğurtlu Karışık Biber Kızartması


Yazın verin bana bunu, bir de karpuzu başka şeye gerek yok desem :) Haa ekmeksiz olmaz elbet.. Çatal kullanmak yok, ekmekle dalmalı bu havuza :)

Ben, misafirlerime Paşabahçe'nin bilokma serisinden aldığım bu minik cam kaselerde ikram etmeyi çok seviyorum. Ne dersiniz, şık durmamış mı?

Malzemeler:
  • 1/2 kg yeşil tatlı biber
  • 1/2 kg kırmızı kambo biber
  • 2/3 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
  • Sarımsaklı yoğurt
  • Tuz
Yapılışı:
  1. Biberleri yıkayıp eşit ve orta büyüklükte doğruyoruz.
  2. Büyük bir tavaya yağı koyup kızdırıyoruz.
  3. Biberleri bir havlu kağıda kurulayıp kızan yağda soteliyoruz.
  4. Pişen biberleri süzdürerek bir kaba alıyoruz.
  5. Biraz tuzlayıp sarımsaklı yoğurt ile karıştırarak servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

10 Nisan 2013 Çarşamba

ZEYTİNYAĞLI BAKLA 2

Zeytinyağlı Bakla


Hazır tam da mevsimindeyiz.. Hemen bir bakla pişirmek lazım değil mi? Esasen ben baklayı daha önce sizlerle tarifini paylaşmış olduğum üzere unlu yani beyaz halde severim.
Ancak tabii herkesin damak zevki ve yemek pişirme alışkanlığı bir olmuyor. Kayınvalidem de baklayı bizim alışık olduğumuz gibi değil, salçalı pişiriyor. Benim için herşey makbul sofrada. Yemem dediğim şeylerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Annesi öyle pişirdiği için eşimin de bakla zevki salçalıdan yana gelişmiş, şimdilerde mutfakta sıkça bu tarifi uyguluyorum... Sırf benim sebze yemez, yemek seçer kocacığımın boğazından bir sebze geçsin diye :)

Malzemeler:
  • 1/2 kg taze bakla
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 silme yemek kaşığı domates salçası
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Su
  • Tuz
  • 2 adet kesme şeker
  • Üzeri için dereotu
  • Servis ederken sarımsaklı yoğurt
Yapılışı:

  1. Baklaları ayıklayıp yıkıyoruz.
  2. Soğanı minik minik yemeklik şekilde doğruyoruz.
  3. Tencereye (Ben düdüklüde pişirdim) zeytinyağını ve  yemeklik doğranmış soğanları koyup soteliyoruz.
  4. Soğanların rengi değişince salçayı ilave edip bir süre de bu şekilde pişiriyoruz.
  5. Yıkadığımız baklaları ilave edip yaklaşık 1 su bardağı su ekliyoruz.
  6. Tuz ve kesme şeker ile tatlandırıp düdüklüyü kapatıyoruz.
  7. 15 dk (Düdüklü süresidir) pişirdikten sonra ister ılık ister soğuk şekilde sarımsaklı yoğurt ve dereotu ile servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

8 Nisan 2013 Pazartesi

ÇORBACI USULÜ MERCİMEK ÇORBASI

Mercimek Çorbası

Yıllardır bahsederim eşimin ne denli yemek seçen biri olduğundan. Öyle her önüne geleni yemeyi bırakın, bugün yediğinin yarın yeneceğine dair de garantisi yoktur. Zaten bir şeye bakıp "sonra yerim" diyorsa bilin ki o yemeği asla yemeyecek, başınızın çaresine bakın :)

Armut mu dibine düşen, huymudur çeken bilinmez.. Ama birdi iki oldu desem yeri sanırım. Benim hiç bir şey yemez bir oğlum var. Ama hakikaten hiç bir şey yemiyor. Derdim zaten büyük, burada uzun uzun yazıp içinizi karartmayayım. 

Şans eseri mercimek çorbası sevdiğini keşfettim ama her mercimeği de yemiyor beyim :)
İlla bizim köşedeki çorbacıda pişen mercimek gibi olacak. Köşedeki çorbacıda ne işiniz var, evinde temiz, sağlıklı yemek yap da çocuğuna yedirsene demeyin sakın :) Çünkü 3-4 gün hiç yemeyince bari şuradan birşey deneyelim diye aldık, bizimki yalana yalana, koca kaseye bitiyor mu diye bakıp bakıp yiyince biz o çorbacıya bir kaç gün abone olduk. Ama baktık olacak gibi değil, gittim çorbayı yapan ustaya "abi, ne koyuyosun, Allah aşkına söyle" diye yalvardım :)
Alt tarafı mercimek işte demeyin :) 
Buyrun çorbacı usulü mercimek çorbası tarifi...

Malzemeler:
  • 1,5 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 adet orta boy patates
  • 1 adet orta boy havuç
  • 1 adet kuru soğan
  • 6 su bardağı kemik suyu (dana kemiğini haşladım)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz
Yapılışı:
  1. Mercimekleri yıkayıp çorbayı pişireceğimiz tencereye alıyoruz.
  2. Patatesi soyup tencereye rendeliyoruz.
  3. Havucu soyup bir başka kaba rendeliyoruz. (Benim rendemin küçük rende yapan bölümü olmadığı için bir kez de rondodan geçiriyorum, siz de bu şekilde yapabilirsiniz) Bu işlem sonrasında tenceremize alıyoruz. Soğanı soyup bütün olarak koyuyoruz. (Pişince çıkartacağız)
  4. Üzerlerine kemik suyunu döküp mercimek iyice koyulaşıp yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
  5. Pişince tereyağ ve tuzu ilave edip bir taşım daha kaynatıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

2 Nisan 2013 Salı

SOFRA DERGİSİ NİSAN 2013 SAYISINDAYIM

Instagram takipçilerimden biri çok güzel yorumladı... Güzel hatıralar biriktiriyorsun... diyerek !
Evet, hakkı .. Benim için çok değerli anılar bunlar, önce Star Tv de yayınlanan Soframız programı sonra da Uzman Tv için yapmaya başladığım çekimler.. Hep bahsettiğim çocukluk oyunlarımın hayata geçtiği çalışmalar oldular. Bunlara bir yenisi daha eklendi, bu ayki Sofra dergisinde elma konseptinin ev sahipliğini yapmam teklif edildiğinde çok ama çok heyecanlanmış, bir o kadar da gurur duymuştum .. 6 tane tarifim yayınlandı .. Yaptıklarım daha önce sizlere aktardığım gıda fotoğrafçılığı atölyesinde de hocam olan değerli fotoğraf üstadı Erkin Ön'üm objektifi ile daha da albenili bir hale büründü.
Sizler de bu sevincime ortak olmak ister, tariflerimi fotoğrafları ile incelemek isterseniz dergiye bayilerden ulaşabilirsiniz.
Unutmadan şunu da söylemek istiyorum ... Beni 7 yıldır takip edip hiç bırakmayan siz sevgili okurlarım, birileri beni farkediyor ve bu projeleri bana sunuyorsa bu sizlerin sayesinde oluyor, çok teşekkür ediyorum hepinize..
Sevgilerimle ,
Müge

31 Mart 2013 Pazar

MANTAR KURABİYE

Mantar Kurabiye

Mantar kurabiye çay davetlerinin çok eski tatlarından. Görüntüsü ile hakikaten mantara benziyor, hem sofralarda şık bir duruşu var hem tarifindeki nişasta ağızda çok farklı bir tat bırakıyor, unlu kurabiyelere kıyasla..

Malzemeleri son derece basit, ortalama bir ceviz büyüklüğünde yuvarlandığında bu ölçüden yaklaşık 35 adet kurabiye elde edilebiliyor.

Malzemeler:

  • 2 adet yumurta
  • 250 gr  oda ısısında yumuşamış tereyağ ya da margarin (1 paket margarine denk geliyor) (ben Teremyağ kullandım)
  • 3 su bardağı buğday nişastası
  • 2 su bardağı un (birden konulmaması daha iyi olur, yağın kıvamından dolayı farklılaşabilir)
  • 1 su bardağı pudra şekeri (daha tatlı severseniz ilave edilebilir)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2-3 yemek kaşığı toz kakao (mantar efekti için üzerine kullanılıyor)
Yapılışı :
  • Kakao hariç tüm malzemeleri (unu daha sonra kıvam bulurken ilave etmek daha doğru) derin bir kaba koyuyoruz.
  • Ele yapışmayan yumuşak kıvamlı bir hamur elde edene dek unu ilave ede ede yoğuruyoruz. (Benim hamurum 2 su bardağı unu kaldırdı)
  • Hamuru buzdolabında 10-15 dk kadar dinlendiriyoruz. (Bu elimizin ısısıyla gevşeyen hamurun toparlanmasını sağlayacaktır)
  • Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  • Fırın tepsisine yağlı kağıt seriyoruz.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayarak tepsiye diziyoruz.
  • Bir gazoz ya da pet şişe kapağını önce toz kakaoya sürüp sonra yuvarladığımız kurabiye hamurlarının üzerine saplayıp geri çekiyoruz. Bunu tüm kurabiyelerde tekrarlıyoruz.
  • Isıttığımız fırında çok kızartmadan hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

21 Mart 2013 Perşembe

TEL KADAYIFLI PASTA

Tel Kadayıflı Pasta
Geçenlerde yine çaya misafirim geldiğinde denediğim bir tarifi paylasacağım sizinle... Son dönemlerin yeni trendi rejimde olmak bu çay davetlerinde de etkisini gösteriyor, biliyorsunuz. "bak rejimdeyiz, pasta, börek yapma! Bir salata, simit, peynir yeter!" sözleri uçuşuyor hep ..
Malum beklenti o yönde olunca ben de çok abartamıyorum :)Örneğin bu davetimin menüsünü tam da öğle saatinde toplanılacağı için salata ağırlıklı hazırladım
*Kısır
*Yoğurtlu Kereviz Salatası
* Çiftlik Böreği
*Kuru Domatesli Ruşeymli Ekmek **tarifi yakında gelecek
Tatlı olarak da muhallebili bir tatlı yapmak istedim, aklıma da uzun zamandır denemek istediğim tel kadayif geldi. Yapımı gayet kolay oldu.. görüntüsü de beğeni topladı. Kalıbı olmayanlar bir tepsi ya da borcam da uygulayabilirler, ben 20 cmlik kelepçeli kalıpta yaptım.

Malzemeler:
*250 gr tel kadayıf (kalıp ya da tepsiniz büyükse malzemelerinizi arttırmanız gerekecektir)
*2/3 su bardağı toz şeker
*1 su bardağı ince çekilmiş ceviz
*1/3 çay bardağı sıvı yağ
*1 yemek kaşığı tereyağ
Muhallebisi için:
*5 tepeleme yemek kaşığı un
*1 su bardağı toz şeker
*1/2 lt süt (çok koyu olursa ilave edilebilir)
*3 yemek kaşığı tereyağ
*1 paket vanilya
Süslemek için:
*Dövülmüş fındık
*Toz fıstık
*Hindistan cevizi
Not: Arzu edilirse arasına ve üzerine meyve de konabilir.
Yapılışı:
1-Kadayıfları bir kesme tahtasında keserek ufaltıyoruz.
2-Bir tencereye sıvı yağ ve tereyağı koyup kestiğimiz kadayıfları kavuruyiruz.
3-Rengi dönen kadayıflara toz şekeri de ilave ederek bir müddet daha kavuruyoruz(şekeri çok tutmamamız gerekir aksi taktirde kadayıf sertleşecektir)
4-Ocağı kapatıp cevizleri de ekleyip karıştırarak kadayıfları soğutuyoruz.
5-Un, şeker ve sütü topaklanma olmaması için sürekli karıştırarak muhallebiyi pişiriyiruz.
6-Kıvamı koyulaşınca ocaktan alıp tereyağ ve vanilyayı ekleyerek 5dk mikserle çırpıyoruz.(Mümkün olduğu kadar uzun çırpmak önemli)
7-Kelepçeli kalıbımızı(ben 20 cmlik kalıp kullandım) pastayı servis edeceğimiz tabağa, tabanını koymadan yerleştiriyoruz.
8-Kadayıfların yarısını tabana yerleştirip, üzerine kremayı döküyoruz.
9-Üzerine tekrar kadayıf yerleştiriyoruz.
10-Buzdolabında 3-4 saat beklettikten sonra üzerini süsleyip, kalıbı açarak servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

18 Mart 2013 Pazartesi

KARNABAHAR MÜCVERİ

Karnıbahar Mücveri


Yemekbahane'yi 2006 senesinde yazmaya başladığımda elimde ufacık bir Samsung cep telefonum vardı. Garibim küçücük telefonla ben blog için kare kare fotoğraf çekiyordum. Bir kaç ay geçince kendime dijital bir kamera aldım. Uzun süre beni idare etti. Emektarın hakkını yiyemem :) Ama uzun zamandır blog yazanlar bu duyguyu bilir, birileri yaptıkça sizin de yapasınız gelir. Bu kıskançlık değildir, teşviktir. Ayak uydurma, teknolojiyi yakalama ihtiyacıdır. Diyafram özelliği kullanılan fotoğrafları gördükçe ben de bu tarif ettiğim duygulara kapılmadan edemiyordum. Ancak ne nasıl olacağını biliyordum ne de makinam buna müsaitti. Sonra bir gün kocacım geldi elinde bir kocaman çanta ile. Al dedi sana makina aldım.. Ooooo benim de artık bir SLR makinam olmuştu ama uzunca bir müddet o bana ben ona baktık durduk. Otomatikte çekiyordum ama beğenmiyordum, arkadaşlarıma soruyordum ama anlamıyordum. Haydi Müge kursa dedim sonra.. 2 ay kursa gittim. Artık makinamın üzerindeki işaretler anlamlıydı benim için ve diyafram açmak - kısmak ne demek biliyordum. Lensi beğenmedim sonrasında kendime bir iki iyi lens edindim.. Süper bir fotoğrafçı değilim ama en azından çektiğim yemek kareleri daha albenili gözükebiliyordu, daha şık.. Ama ben yaptığım yemekleri daha da güzel görmek istedim.. O yüzden geçen ay aldım çantamı sırtıma bu işin ustalarının açtığını bir günlük workshopa katıldım. Gıda fotoğrafçılığının temelinde yatan bazı hususları öğrendim orada. Elbette bunun için doğru ortamı ve ekipmanı kurmam gerekiyor hala en iyi sonucu yansıtabilmek adına ancak bu bile sonuçları etkilemeye başladı sanırım, siz ne düşünüyorsunuz. Evet arada malesef iphone ile çektiğim kareler olabiliyor, zamansızlıktan ama siz sevgili Yemekbahane takipçilerine daha iyisini sunabilmek adına çalışmalarım sürüyor :)

Yukarıdaki tabak evdeki ilk denemelerimden.. Yorumlarınızı heyecanla bekliyor olacağım :)
Gelelim işimize .. Yemek pişirmeye :) 

Mücver çok sevdiğim bir yemek. Geçenlerde sevgili Sinem ve Seda bana geldiklerinde onlara karnıbaharlısını ikram ettim. Sarımsaklı yoğurt ile yedik, gayet lezzetliydi. Evde karnıbahar yemeyi sevmeyenlere de güzel bir alternatif olacaktır diye düşünüyorum.

Malzemeler:
  • 1 adet ufak boy karnabahar
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 kase ince kıyılmış maydanoz
  • 1 kase ince kıyılmış dereotu
  • 1 çay bardağı haşlanmış pirinç
  • 2 yumurta
  • Aldığı kadar un
  • tuz-karabiber-kimyon-kırmızı biber
  • kızarmak için sıvıyağ
Yapılışı :
  1. Karnabaharı çiçeklerine ayırıp haşlıyoruz. 
  2. Haşlanan karnabaharları çatalla ezip içerisine rendelenmiş soğan, maydanoz, dereotu, pirinç, yumurta ve baharatları ilave ediyoruz. 
  3. Bu karışımı koyu bir kıvama getirene kadar un ilave ediyoruz. (Karnabaharın büyüklüğü ve bırakacağı su farkı nedeniyle unun miktarı farklı olacaktır)
  4. Kaşıkladığımızda koyu ancak akıcı bir kıvam olduğunda mücverimiz hazır olacaktır.
  5. Bir tavaya bir parmak kadar yağ koyup kızdırıyoruz. 
  6. Kızan yağa kaşıkla harcımızdan koyup üzerini yine kaşıkla düzelterek kızartıyoruz.
  7. Altı kızaran mücveri bir maşa ile tersine çevirerek diğer tarafını da kızartıyoruz.
  8. Havlu kağıt ya da peçete serdiğimiz bir tabağa kızaranları alarak sıcak ya da soğuk servis edebiliriz.
Afiyetle & sağlıkla,

15 Mart 2013 Cuma

TAHİNLİ & CEVİZLİ KURABİYE

Tahinli & Cevizli Kurabiye

Tahinli tatları hep severim. Sizlerle daha önce tahin helvalı kek ve hazır yufkadan yapılan ruloların tarifini paylaşmıştım. Bu kurabiye de çok lezzetli oluyor. Üstelik çok çabuk pişiyor. Çatlak çatlak görüntüsü ise benim için pek cezbedici..

Malzemeler:
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı tahin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı ince çekilmiş ceviziçi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • aldığı kadar un
Yapılışı:
  • Derin bir kaba un dışındaki tüm malzemeleri koyuyoruz. 
  • Aldığı kadar un dememin sebebi tahinin yağ miktarının kullandığınız markaya göre değişebilecek olması. O nedenle kulak memesi kıvamında elimize yapışmayacak bir hamur elde edene kadar un ilave ederek hamuru yoğuruyoruz.
  • Fırını 170 derecede ısıtıyoruz.
  • Bir tepsiye yağlı kağıt serip hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayıp yerleştiriyoruz.
  • Isıttığımız fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Not: Çok hızlı piştiği için kontrollü olmanızı öneririm.

Afiyetle & sağlıkla,

12 Mart 2013 Salı

RUDOLPH VAN VEEN İLE GEÇEN İKİ SAAT


İş hayatından uzaklaşmanın belki de en keyifli yanı eskiden haftaiçi yapılan davetlere katılamazken artık büyük bir keyif ve rahatlıkla gidebiliyor olmak.
Türkiye'de aktif olan, 24 saat sadece yemek yayını yapan Fox grubuna ait 24kitchen televizyon kanalı ile daha önce yine harika bir etkinlikle tanışma fırsatım olmuştu. Bu kanalda Hayatın Tadı, Lezzet Yolculuğu ve Rudolph'un Fırını isimli programları yapan dünyaca ünlü Hollandalı şef Rudolph Van Veen geçtiğimiz hafta kanalın davetlisi olarak İstanbul'daydı. 24kitchen ekibi de biz yemek bloggerlarını kendisi ile tanışmak üzere Gaggenau'ya ait muhteşem hazırlanmış bir showroomda (aslında showhouse demek daha doğru olur) ağırladı.

Şunu söylemem lazım .. O gün o mekandan ayrıldığımda içimdeki his.. tek kelime ile "hayranlık" oldu.. Bir insanın bu kadar açık yürekli, samimi ve eğlenceli olması üstelik de yemek pişirmeye aşık olması .. İşte idol dedim.. Mesleğindeki onca başarı, deneyim kendisine mütevazilikten başka hiç bir şey katmamış..
Rodolph bizlere, yemek pişirmenin, ekranda yemek programı yapmanın inceliklerini anlatırken iki de harika tarif paylaştı. Bunları ileriki günlerde deneyip sizlerle paylaşıyor olacağım.

O günün bana kattıklarından biri de Rudolph'un bana bıçak kullanımının inceliklerini göstermesi oldu .. Neyseki parmaklarımı koparmadan bir iki dilim elma doğramayı becerebildim. Ama tabii ki bunun da sırrı herşeyin olduğu gibi çok çalışmak, tıpkı Julia & Julie filminde olduğu gibi :) (Kadıncağız sürekli soğan doğruyordu izleyenler hatırlayacaktır) 


Afiyetle & sağlıkla, 

9 Mart 2013 Cumartesi

TAVUKLU & SEBZELİ ÇİN USULÜ SPAGETTİ

Tavuklu & Sebzeli Çin Usulü Spagetti


Geçenlerde yaptığım bir akşam yemeği .. İçinde hem sebze, hem beyaz et hem de makarna olunca başlı başına bir şölen gibi oldu.. Aslında noodle ile tam bir çin yemeği formatında yapmak istemiştim ancak alışverişimi yaparken civar marketlerin hiç birinde noodle bulamadım. Ben de spagettiye çevirmeye karar verdim, sizler noodle ile deneyebilirsiniz.
Önden bir çorba, yanında nefis bir salata ile misafirlerinizi de ağırlayabileceğiniz gibi bir tarif olacağını düşünüyorum .. 

Malzemeler: (4 kişilik)

  • 300 gr tavuk kalça kuşbaşı doğranmış
  • 1 adet kabak
  • 1 adet havuç
  • 1 adet kuru soğan
  • 3 diş sarımsak
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 2 adet çarliston biber
  • 2 adet kırmızı kambo biber
  • 3/4 paket spagetti
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 paket yemeklik krema
  • 1/2 çay bardağı soya sosu
  • 1 yemek kaşığı hindistan cevizi
  • 1 tepeleme çay kaşığı toz zencefil
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 2 adet kesme şeker
  • su
Yapılışı:
  1. Spagettiyi normal şekilde makarna haşlar gibi tuzlu suda haşlayarak pişince süzüp soğuk su ile yıkayıp bir kenarda bekletiyoruz.
  2. Kabak, havuç, soğan ve biberleri uzun ince şeritler halinde (jülyen) doğruyoruz.
  3. Sarımsakları soyup minik minik doğruyoruz.
  4. Büyük bir tavaya sıvıyağ koyup soğanları atarak sotelemeye başlıyoruz. Soğanlar yumuşayınca sarımsakları da ilave ederek sotelemeye devam ediyoruz.
  5. Kabak, havuç ve biberleri de ekleyerek sürekli karıştıra karıştıra (sebzelerin her yerinin pişmesi için) pişiriyoruz. 
  6. Bu sebzelerin üzerine 1 çay bardağı kadar sıcak su ekleyerek kısa bir süre kapağını kapatarak pişiriyoruz.
  7. Daha sonra krema, soya sosu ve diğer tüm baharatları ilave ederek sosumuzun yapımını tamamlıyoruz. (soya sos olduğu için tuz koymadık, siz damak tadınıza göre ilave edebilirsiniz)
  8. Sosumuzun içine spagettileri ilave ediyoruz. Bir müddet beraber de kısık ateşte pişirdikten sonra servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


7 Mart 2013 Perşembe

ÇOCUKLARLA KURABİYE ATÖLYELERİ YAPIYORUZ


Keşke herkes sevdiği şeyleri yapabilse dedik geçen yazıların birinde. Bu yazının ardından içimdeki enerji sevdiğim şeyleri yapma cesareti verdi bana. Uzun yıllardır pasta ve kurabiyelerin içindeyim biliyorsunuz. Keyifle takip ettiğim bir çok blogger arkadaşım var, bu işi meslek haline çevirdiler. Benim kurumsal hayattaki mesaim evde yarı zamanlı yaptığım pasta atölyesi sürecimi etkiledi ama içimden o zevki elbette söküp atamadı.
İşte şimdi bir anne olarak en sevdiğim iki şeyi çocuklar ve renkli pasta dünyasını bir araya getiriyorum..
Çocuklarla kurabiye atölyesi yapıyorum.

Piyasada bazı büyük mutfak okullarında, atölyelerinde de bu seanslar yapılıyor. Ancak ben bunun biraz daha farklı, biraz daha özel olmasını istedim. 
Bizim atölye çalışmalarımız, çocuğun kendini güvende hissettiği, kendi mekanında gerçekleşiyor. Yani kendi evinde.. Bu çalışmanın sadece kurabiye yapmak üzerine olmaması adına fark yaratıyor. 

1- Çocuğun aidiyet, yönetme, yönlendirme, ilişkilendirme becerisi adına son derece fark yaratan bir durum, kendi evinde olması. Çocuk dışarıda bir atölyeye gittiğinde sadece yönetilir ve yönlendirilir durumdayken kendi evinde yönetir ve yönlendirir duruma geçebiliyor. "Kaşık nerede Doruk?" "Dur şu çekmecede galiba Müge" "Anne bizim kaşıklarımız nerede duruyor? Ben vericem, beeenn!" Bunlar Doruk ile yaptığımız atölyeden bir kaç cümle..

2-Konsantrasyon becerisi gelişiyor. Yaklaşık 2 saatte 4 faklı konu başlığında 30'ar dakikalık aşamalar yapıyoruz. Yoğurma - Kesme - Süsleme - Paketleme .. Bütün bu aşamalar içerisinde çocuğun
konsantrasyonunu itina ile yönetiyorum. İlgisini çekecek unsurları ön plana çıkartıyorum.

3-Algı ve uygulama kabiliyeti .. Ben gösteriyorum o algılıyor.. yapıyor.. Ne algıladığı çok önemli.. Unutmayın çocukların algıları mesaj doludur, yaptıkları da..

4-Renk, Şekil, Sayı ve Ebat Bilgisi .. "Müge ben yuvarlak kalıpla kesmek istiyorum!" "Doruk, bu çiçeği sarı yapalım mı ne dersin?" "Küçük kalıpla kestiklerin bu tepsiye, büyük kalıpla kestiklerin bu tepsiye" "Hadi 2 tane de balık kalıbı ile kes"

5-Hayal gücünü ifade etme ve şekledebilme yeteneği ... Kurabiyeyi süslemek hayal gücü ister, tasarlarsınız ve onu şekillendirirsiniz. Bunu çocukların hayal gücü ile yapmak o kadar keyifli ki.. "Bu kelebeğin kanadında kuş olsun olmaz mı?"

6-Üretmenin verdiği keyif ... İçinde bulunduğumuz tüketim dünyasında bir çocuk için daha güzel ne olabilir, üretebileceğini öğrenmekten başka? "Bunu sen yaptın, başardın ... " O suratı görmeyi seviyorum..
7-Paylaşmaya teşvik .. Bireyselden toplumsal yaklaşıma geçiş.. Bu kurabiyeleri kiminle paylaşacağını soralım.. Bakalım ne diyecek ?

 Veee... elbette el göz koordinasyonu...

Bütün bu artı yanları ile çocucuğunuzun keyifli bir aktivite yer alması fikri nasıl geldi sizlere?

5 yaş ve üzeri çocuklarla kurabiye atölyesi planlamak için benimle irtibata geçebilirsiniz.
yemekbahane@gmail.com

Not: Tek seferde maksimum 3 çocukla grup çalışması yapabiliriz. Çocukların birbirini tanıyor olması dersin etkinliği adına önemli.



28 Şubat 2013 Perşembe

FIRINDA PİŞİRİLEN CEVİZLİ EKMEK

Cevizli Ekmek

Bu aralar çok sık ekmek yapıyorum. Gelen misafirlerime salata ağırlıklı menüler oluşturduğum için börek çörekten ziyade ekmek pişirmeyi daha çok tercih ediyorum. Daha önce sizlerle ekmek makinasında pişirdiğim cevizli ekmek tarifini paylaşmıştım. Bu sefer ekmeği normal fırında pişirdim. Malzemelerini de biraz değiştirdim.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı un
  • 1 su bardağu ruşeym (ruşeym yerine yine un kullanabilirsiniz)
  • 1 + 1/4 su bardağı oda ısısında su
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 paket instant maya
  • 1/2 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • üzerine serpmek için biraz un
Yapılışı:
  1. Ceviz ve üzerine serpilecek un dışındaki tüm malzemeyi yoğurup bir hamur hazırlıyoruz. (Ben bu aşamayı ekmek makinasının hamur programında yapıyor ve ekmeğimi orada mayalandırıyorum.)
  2. Yoğurduğumuz hamurun üzerini bir bezle kapatıp ılık bir yerde 1,5 saat kadar mayalanmaya bırakıyoruz.
  3. Hamurumuz mayalanınca cevizi ilave edip biraz daha yoğuruyoruz. (Hamur ele yapışıyorsa bir miktar un ile toparlanabilir)
  4. 20 dk kadar daha mayalanmaya bırakıyoruz.
  5. Kelepçeli kalıbımızın tabanını ve kenarlarını margarin ile yağlayıp hamurumuzu içerisine yerleştiriyoruz. (Kelepçeli kalıp yoksa 20-23 cm çapında bir tepsi kullanabilirsiniz, mühim olan margarin ile yağlanmasıdır)
  6. Hamurumuzu bir bıçakla keserek şekillendiriyoruz.
  7. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  8. Hamurun üzerine un serpiyoruz. Kalıpta da 10 dk kadar mayalandırıyoruz.
  9. Fırına verip iyice kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

26 Şubat 2013 Salı

KARDAN ADAM MAKARONLU YOĞUN ÇİKOLATALI YILBAŞI PASTASI - DEVIL'S FOOD CAKE

Kardan Adam Makaronlu Yoğun Çikolatalı Yılbaşı Pastası

Valla sevgili okurum Derya hatırlatmasa yazmayı unutacaktım bu pastayı ... Allahtan sıkı sıkı takip ediyorsunuz da bu unutkan kadının aklını başına getiriyorsunuz :)

Aylardan neredeyse Mart olmuş ben yılbaşı pastasını yeni yazacağım :) İlahi ben ..

Yılbaşı partimi hatırlarsınız. Bu parti için ben pasta yapmıştım ama bu pastanın şeker hamurlu olmamasını tercih etmiştim. Süslemesini nasıl yapsam diye düşünürken Münevver Ablacığımın harika makaronları geldi aklıma. Evet ya zaten her toplandığımızda kutu kutu makaron taşıyan Münevver Ablamdan bu sefer kardan adamlı makaron yapmasını isteyebilirdim.
Öyle de yaptım.. Pastası benden kardan adamları Münevver Ablamdan harika bir pastamız oldu.
Pasta tarifi de severek takip ettiğim Cenk'in..

Yoğun Çikolatalı Kek için Malzemeler:

  • 150 gr oda ısısında yumuşamış tereyağ
  • 2/3 su bardağı kakao
  • 2/3 su bardağı kaynar su
  • 1/3 su bardağı sıcak süt
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 3 adet yumurta
  • vanilya özütü bulamadığım için tarifteki gibi kullanmadım.
Biscoff Ganaj için Malzemeler:


  • 150 gr ufak doğranmış bitter çikolata
  • 150 gr ufak doğranmış sütlü çikolata
  • 1 kavanoz Sarelle fındık kreması
  • 1 + 2/3 su bardağı krema (çiğ yemeklik krema)
Çikolata Çitleri için Malzemeler:


  • 200 gr bitter çikolata
Yapılışı :

  1. Önce çikolata çitleri için bitter çikolataları ufak ufak doğrayıp benmari usulü eritiyoruz.
  2. 40 cm boyunda iki adet yağlı kağıt keserek erittiğimiz çikolatayı her iki kağıda da  bir spatula yardımı ile yağlı kağıdın üzerine ince bir tabaka şeklinde her yerini kapatacak biçimde sürüyoruz.
  3. 2-3 cm eninde olacak şekilde yağlı kağıdı uzun kenarından katlamaya başlıyoruz. Üst üste kağıt sonlanana kadar bu katlama işlemine devam ediyoruz.
  4. Sonuçta elimizde 2 adet uzun çubuk gibi katlanmış kağıt olacaktır.
  5. Bunları buzdolabına kaldırıp 3-4 saat bekletiyoruz. (Ben bunu geceden yaptım)
  6. Kek için iki adet 20 cmlik çember ya da kelepçeli kalıp kullanıyoruz. Kalıp ise kenarlarını ve tabanlarını tereyağ ile yağlayıp bir miktar kakao serpiyoruz. İçine yağlı kağıt yerleştiriyoruz.Çember ise altına yağlı kağıt ya da folyo sabitleyip kenarlarını yağlamamız gerekir.
  7. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  8. Kakaoyu bir kaba eleyerek alıyoruz. Üzerine kaynar su döküp kakaoyu eritiyoruz. Üzerine sütü de ekleyerek karıştırıp bir kenarda soğumak üzere bırakıyoruz.
  9. Un-karbonat ve tuzu bir kaba eliyoruz.
  10. Mikserde 150 gr tereyağını iyice krema kıvamına gelene dek çırpıyoruz.
  11. Buna şekeri de ilave ederek çırpma işlemine devam ediyoruz.
  12. Yumurtaları teker teker ilave ederek çırpma işlemini sürdürüyoruz.
  13. Mikserle en düşük hızda çırparken unlu karışım ve kakaolu karışımı yavaş yavaş bir ondan bir ondan olacak şekilde ilave ediyoruz.
  14. Hazır olan kek harcını hazırladığımız iki kalıba eşit olarak bölüp fırına veriyoruz.
  15. İçine kürdan batırdığımızda temiz çıkana dek pişiriyoruz.
  16. Pişen kekleri soğuması için bir ızgaranın üzerinde bekletiyoruz.
  17. Biscoff ganaj için çikolataları yine benmari usulü eritiyoruz.
  18. Eriyen çikolatalara sarella fındık kremasını ilave ederek çırpıyoruz. Son olarak süt kremasını ekleyerek çırpıp hazırlığı tamamlıyoruz.
  19. Kekler soğuduğunda kalıplarından çıkartıp alt tabanı servis yapacağımız tabağa alıyoruz. Bu aşamada ben tabanın altına sağ ve sol kısımdan çekince kurtulabilecek şekilde iki parça yağlı kağıt seriyorum. Böylelikle krema tabağıma asla bulaşmıyor. Tüm pasta işlemim bitince o kağıtları kenarlardan çekebiliyorum.
  20. Tabanın üzerine biscoff ganaj sürüp ikinci katı kapatıyoruz.
  21. Tüm pastayı biscoff ganaj ile iyice sıvayarak pastanın oluşumunu tamamlıyoruz.
  22. Son olarak hazırladığımız çitleri yerleştireceğiz. Bunun için soğuk bir mekanda olmanızı tavsiye ederim ben balkonda yaptım :) Tabii kış olduğu için.. Yazın klimanın olduğu odanız varsa orada olmanız rahat çalışmanızı sağlayacaktır.
  23. Buzdolabında bekleyen çubukları hızlı hızlı açıyoruz. Bu hızlı açım sürecinde çikolatalar gelişi güzel kırılıyor ve güzel bir sonuç elde ediyoruz.
  24. Bir cımbız yardımı ile çitleri kenarlara, kırıkları da pastanın üzerine yerleştiriyoruz.
  25. Veee Makaronlar.. Onların yapımını anlat anlat olmaz. Münevver ablacığım 7 yılda edinmiş doğru ve kusursuz makaron deneyimini.. O yüzden süsleme kısmında malesef tarif veremiyorum. 
Olsun şeker hamurundan da yapılabilir süsleme.. Ya da zaten kendi süslü bu pastayı bu çitli hali ile de servis edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails