27 Ağustos 2007 Pazartesi

HÜZÜN VE NEŞE

Haftasonum o kadar uç hisleri tadarak geçti ki.. Bugün sizlerle paylaşmak istedim duygularımı...Tıpkı başlığa yazdığım gibi hüznü, acıyı, ıstırabı yaşarken sevince, coşkuya da tanık oldum. Bu hayatımda ilk kez başıma geldiği için midir bilmem yaşamın ne kadar göreceli olduğunu, soluyacağınız havanın o gün nasıl olacağının açtığınız pencere ile birebir örtüştüğünü bir kez daha tanık olarak anlamış oldum..
Hepimiz kendi eksenimizde olanları yaşarken eksenlerin esasen ne kadar değişken olabileceğini gözlemledim.
Ölümü gördüm ... Sevdiğini kaybetmenin acısını çekenlerin hislerine ortak olmaya gayret ettim. Diğer taraftan hayata yeni bir adım atan bir çiftin gözlerindeki ışıltıyı seyrettim. Çok enteresandı benim için. Hugh Grant'ın bir filmi vardır.. 4 Nikah 1 Cenaze... Sanki onu oynadım ...
Çok çok sevdiğim can arkadaşım "Rüstoş'unu" aşkım dediği sevgili dedesini kaybetti bu haftasonu.. Hiç de kolay olmadı onun için kabullenmek.. Tabii ki olamaz.. Onun yaslandığı omuz olmaya gayret ederken ben bile inanmak istemedim Rüstem dedenin gittiğine.. Ama gerçekler değişmedi.. Onun acısını hafifletmeye çalışırken yaşadıklarım hiç tecrübe etmediğim cinstendi. Hepimizin yaşayacağı gerçekler yüzüme vururken ateşin düştüğü yeri yaktığını duaların okunduğu salonun açık penceresinden gelen düğün konvoyunun klakson sesleri hatırlattı bana..Evet ateş düştüğü yeri yakıyordu.. Hayat acı-tatlı bir yerlerde bir şekilde akıyordu.
26 Ağustos Rüstem Dedemizi uğurladığımız gün iken bir başka arkadaşlarımızın da yıllar boyunca Allah kısmet ederse hep neşe ile kutlayacakları en güzel günleri olacaktı..Onların gözlerinde gördüğüm ise sabah gördüğüme hiç benzemeyen pırıl pırıl ışıklardı..
Umut ... Mutluluk ... Yeni bir başlangıç...
Son ve başlangıç...
Rüstem Dedemize Allah'tan rahmet, Sevgim'ciğime ve ailesine sabır, yeni evli çiftimize de ömür boyu mutluluk diliyorum...
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails