28 Nisan 2009 Salı

CEVİZLİ & TARÇINLI KURABİYE

Babyshower partisi

Hava bir türlü rayına oturamadı. Bir sıcak bir soğuk derken kafam karışıyor iyiden iyiye. Bahar adıyla geldi ancak henüz tadını tam gösteremedi bence. Adıyla gelen baharın temizliği sizde başladı mı bilmem ancak bizim evde hummalı bir derlenme toparlanma söz konusu.Uzun zamandır mutfağa takıntılıydım, birkaç sefer de burada dile getirmiştim.Ne canım bir şey yapmak istiyordu ne de yaptığımdan keyif alıyordum.Siparişten siparişe işte.. Heryer daha da battığı için pasta yapmak bile keyif vermemeye başlamıştı. Adıyla gelen baharın tetiği ile kendimi bir mutfakçıda buldum. Ölçtüler, biçtiler, en uygun şekilde nasıl eli yüzü düzelir baktılar. Uzlaştık dolap konusunda ama benim kafamı kurcalayan en fena şey bizden önceki kiracıların boyadığı mutfak ve banyo seramikleriydi.Onlar boyayınca biz de boyamak zorunda kaldığımız için hiç de hoşuma gitmiyordu görsel olarak. Dolap fiyatı araştırırken bu seramikler için ne yapılabilirimin peşine de düştüm. Fiyatlar aldım, inanılmaz fiyatlar :( Ama yılmadım, kafaya koydum ya adıyla gelen bahara layık evimi güzelleştiricem diye:) Soluğu Koçtaş'ta aldım. Bu işi kendim halledemez miyim diye başladım reyonlarda dolaşmaya. Duvar kağıtlarının olduğu reyonda suya dayanıklı, tıpkı granit taşa benzeyen bir model buldum.Reyondaki bayana kendim yapıp yapamayacağımı danıştım. Neden olmasın diyince gerekli tüm malzemeleri de tedarik ettikten sonra evin yolunu tuttum. Çikom ile girdik banyoya, ölçülerimizi aldık. Başladık kağıtları döşemeye.Bordürü de koyduk.Cillop :) Sonra mutfakta uyguladık aynı şeyleri. Dolaplar yeni, duvarlar yeni.Koçtaş'tan aldığım biriki dekoratif unsur da eklenince ev yepyeni bir ruha kavuştu.Yani sözün özü bayanlar, bir iki ufak dokunuşla yaşadığınız mekanlarda değişiklik yapmak aslında elinizde.Hem de çok küçük bütçelerle.Sanki kendim yenilendim evdeki bu değişimle :)
Evdeki bu işlemler esnasında mutfakta pek vakit geçiremedim. Çok şükür ki elimde hala tarif verilmeyi bekleyen mamacıklar var. Bunlardan biri de bu kurabiye.
Bu kurabiyeyi ilk şirkette her çarşamba yaptığımız sosyal yardım fonu için tatlı satışında yemiştim. Sanırım bitene kadar satın alıp hepsini yedim çünkü bu tüm kalbimle söylüyorum benim hayatımda yediğim en lezzetli kurabiye. Evet o kadar güzel :) Hemen tarifini aldım ve misafirlerime uyguladım. Yapınca benim kadar beğeneceğinize eminim. Ceviz seviyorsanız bu kurabiye sizin demirbaşınız olacak.
Malzemeler:
  • 1 paket margarin (Sana Hamurişi kullandım)
  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 kase rondoda çekilmiş ceviziçi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3,5 su bardağı kadar un (fazlası ya da azı olabilir, yavaş yavaş ilave etmekte fayda var)
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
Üzerine : tarçın-pudra şekeri (yaklaşık dörder yemek kaşığı)
Tüm malzemeyi derin bir kapta yoğuruyoruz. Kulak memesi kıvamına gelene kadar un ilave ediyoruz.
Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yuvarlayarak aralıklı şekilde diziyoruz.
Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Pudra şekeri ve tarçını bir kasede karıştırıyoruz. Pişen kurabiyeleri ılıkken bu karışıma buluyoruz.
Afiyetle,
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails