19 Ocak 2009 Pazartesi

SÜTLAÇ

Şu anda resmen hareket güçlüğü çekiyorum. İnanın heryerim tutuldu ve azap içerisindeyim. Bu azabın bir numaralı sebebi yılların hamlığı ile cumartesi günü katılmış olduğum Pilates dersi.

Merdane yuvarlamanın ve TV karşısında düzenli göz kırpmanın ötesine geçerek 2 hafta önce spora başladım.Vücut 30 yaşın üzerine geçince alarm vermeye başlıyormuş ki benim alarmlar sırt ağrısı şeklinde kendini dile getirmeye başlayınca, kilo verme (??!!??!!) falan değil tamamen sağlık amaçlı (evet kesinlikle) evime en yakın spor salonuna yazılmak gibi bir girişimde bulundum. İki haftadır haftada 3 sefer gidiyorum (giderken beni görmeniz lazım) :) Kendi kendime motivasyon sağlayarak çıkıyorum evden her seferinde "Hadi Müge'cim , gidince kendini süper hissedeceksin, hem evde na yapıcaksın, otur otur nereye kadar falan falan falan"

Haftada iki gün fitness cumartesileri de pilates yapıyorum, yani yapmaya çalışıyorum diyelim. Bu haftaki pilates dersi sonrasında herşey çok olağan ve sorunsuzdu. Bacaklarım hala beni taşıyabiliyor, dizlerim kıvrılma fonksiyonunu gayet iyi yerine getiriyor, el sallayabiliyor, boynumu büküp hüzünlenebiliyordum. Ama sonra dün yani pazar sabahı yataktan kalktığımda daha doğrusu kalkamadığımda anladım ki ben artık sadece yatarsam acı çekmiyorum. Adım Sürahi Nine'ye çıktı , ne o ben sağlıklı hayata kocaman bir adım attım. Allahım çorabımı kendim giyemediğim bir hayat nasıl sağlıklı olabilir ki? Geçer diyorlar, ama ben iki ayaklı bir sürüngen gibi topuğumu yerden kesmeden hırş hırş ses çıkartarak yürüdükten sonra geçse ne yazar. Acıyoooo be acıyooo :)

Pilatesmiş, neymiş? Pilates yaparken hareketlere yoğunlaşmak hangi kasları kullandığına dikkat etmek gerekirmiş. Galiba bir tek yanak kaslarım çalışmadı o gün, çünkü bir tek yüzüm ağrımıyor. Rehabilitasyon sağlarmış, acayip rehabilite durumdayım sormayın :)

Üzerine yine spor yaparsam çabuk geçeceğini söylüyorlar yahu ben sandalyeye oturamıyorum, hadi oturdum kalkamıyorum ki nasıl spor yapıcam , ağlamak istiyorum yaaa !

Cumartesi ders sonrasında herşey normaldi dedim ya. O gün şöyle güzel yemekler yapayım dedim canım kocama.İş güçten hep aynı yemekler bana da ona da bay geldi artık. Aklımda bir menü oluşturdum. Güzel bir süzme mercimek çorbasının üzerine daha sonra sizlerle tarifini paylaşacağım Cevizli Tavuk Sarmayı pişirdim. Sarımsaklı yoğurtlu soslu pazı kavurma ve pilavı da ekledim. Hadi dedim bir de tatlı olsun ama masum olsun. Şöyle bir sütlü tatlı. Sütlaçta karar kıldım. Hem normal hem de fırınlanmış şekilde hazırladım sütlaçları. Cumartesi akşamı menüm Engin'in beğenisini ve iltifatlarını topladı :)

Sütlaç

Malzemeler:
  • 1 kg süt
  • 9 yemek kaşığı toz şeker (Arzuya göre ayarlanabilir)
  • 1/2 su bardağı pirinç
  • 4 yemek kaşığı pirinç unu
  • 1 paket vanilya

Öncelikle bir tencereye yıkanmış pirinçleri koyup üzerini geçecek kadar su ilave ederek haşlayın. Pişen pirinçleri süzün. Tencerenize 1 lt sütü, şekeri, vanilya ve pirinç ununu ilave edip karıştırarak pişirmeye başlayın. Malzemeler sütün içinde eriyince pirinçleri ilave edin ve karıştırmaya devam edin. Kısık ateşte ara ara karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin. Kaynamaya başlayınca ocağın altını kapatın. Servis edeceğiniz kaselere bir kepçe vasıtasıyla alın. Tarçınla süsleyip servis edebilirsiniz.

**** Fırın sütlaç yapacaksanız ısıya dayanıklı kaselere koymanız gerekir.

Fırın sütlaç için, fırınınızı ızgara modunda çalıştırın ve sütlaçların üzerleri kızarana kadar fırında bekletin.

Dün Sürahi Nine halimle sinemaya gittim. Ama gittiğime de oturup kalkamadığıma da değdi. Ne yapın ne edin bu filmi seyredin derim.

Vali, uzun zamandır en etkilendiğim Türk filmi oldu. Konusu kafamı çok karıştırdı, güvenimi sorgulattı, nerde yaşıyoruz diye düşündürttü, başımızdakiler kim dedirtti... En kötüsü de bu bitmez, bitmeyecek korkusu sardı.

Sayın Recep Yazıcıoğlu'nu rahmetle anıyorum. O'nun gibi insanlar daha çok olsa "Belki" derdim "Belki bu düzen bozulur"...

Afiyetle,
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails