27 Mayıs 2014 Salı

KARAMELİZE ELMALI ÇİKOLATALI PASTA

Karamelize Elmalı Çikolatalı Pasta

Bu aralar yetişemediğimi, yetemediğimi hisseder oldum. Özellikle de Aras'a. Sabahları her  "işe gitme anne" deyişi yüreğime hançer gibi saplanır durumda. Ona nasıl anlatsam elbette anlamsız geliyor.. O annesini yanında istiyor. Buna ihtiyacı var çünkü. Onunla geçirdiğim zamanların kalitesi yüksek olsa da o doğal olarak daha da fazlasını istiyor. Onu bıraktığımı düşünüyor. Her sabah ayrılmak, ona güle güle demek benim için hala ızdırap. Akşamları ise heyecanla beni beklediğini bilmek en güzel yanı. Sürpriz bekleyişi, hadi oynayalım diye beni çekiştirişi.. Anne olmak .. Hiç bitmemen, tükenmemen gerekiyor..

Enerji lazımsa, burada alası var..

Bu pasta..Sofra dergisi tariflerimden biri..

Malzemeler:

Keki için:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağından 1 parmak az toz şeker
  • 1 paket krema
  • 1,5 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 ufak doğranmış elma
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
  • 1/2 su bardağı doğranmış çikolata ya da damla çikolata
  • 2,5 su bardağı kekun
  • 2,5 çay kaşığı tarçın
  • bir miktar margarin (yağlamak için)
Kreması için:
  • 1 paket krema
  • 250 gr bitter çikolata
Karamelize elma dilimleri:
  • 2 adet elma 
  • 1 su bardağı toz şeker 
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
Yapılışı:

  1. Öncelikle karamelize elma dilimlerini yaparak başlıyoruz. Elmaların kabuklarını soyup orta çekirdeğini bir oyma aleti ya da kaşık ile elmayı zedelemeden çıkartıyoruz.
  2. Elmaları halka halka dilimliyoruz. 
  3. Büyükçe bir tavaya şekeri döküyoruz. Yüksek ateşte şekeri ısıtıyoruz. Tereyağını ilave ediyoruz. 
  4. Şeker renk değiştirince içine elmaları koyuyoruz. Ters yüz ederek elmaları karamelize olana kadar pişiriyoruz.
  5. Pişen elmaları bir yağlı kağıdın üzerine alıp soğutuyoruz.
  6. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  7. 20 cm kelepçeli kalıbın alt tabanına yağlı kağıt yerleştirip kenarlarını margarin ile yağlıyoruz.
  8. Yumurta ve toz şekeri krema kıvamı alıncaya kadar çırpıyoruz. Daha sonra krema, sıvıyağ ve kekunu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. 
  9. Son olarak ceviz, elma, çikolata ve tarçını da koyup tahta bir kaşıkla harca yediriyoruz. 
  10. Harcımızı kalıba döküp kekimizi fırına veriyoruz.
  11. 30-35 dk sonra bir kürdan ile kekin pişip pişmediğini kontrol ediyoruz (fırınların ısısı ve hızına göre pişme süreleri değişkenlik gösterebilir, siz kekin kabarma sürecini takip etmelisiniz)
  12. Pişen keki çıkarıp soğumaya bırakıyoruz.
  13. Bitter çikolatayı bir bıçakla ince ince kıyıyoruz.
  14. Benmari usulü eritiyoruz.
  15. Eriyen çikolatayı krema ile iyice çırpıp, bu ganaj kremayı 10 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
  16. Soğuyan kekimizi kalıbından çıkartıp hazırladığımız ganaj kremayı kekin her yerine sıvıyoruz.
  17. Karamelize elmalarla dekore edip servise hazır hale getiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


·      

13 Mayıs 2014 Salı

ELMALI TAVUK KAPAMA

Elmalı Tavuk Kapama

Geçen sene Sofra dergisine çıktığımda yaptığım tariflerden biriydi. Bloga koymadığımı farkettim. Bu da bana birden ilaç gibi geliverdi, neden mi :) bana malzeme çıktığından olmasın sakın :)
Meyve ve et..
Aslında mutfağımızın özünde varolan bir uygulama..
Tatlı ve tuzluyu benim gibi sevenlerin hoşlanacağını düşündüğüm bu yemek ise gerek görselliği gerek ise şaşırtıcı lezzeti ile sürprizli bir ikram olabilir.
Aslında yapımı basit.. Malzemeleri de öyle.. Yani yine benim yemekbahane okuyucu kitleme cuk diye uyuyor..

Malzemeler:

  • 4 adet tavuk kalça
  • 1 adet yeşil elma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2 adet kare milföy hamuru
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • tuz - karabiber
  • milföyün üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı & 1-2 damla süt

Yapılışı:

  1. Tavukları kuşbaşı doğruyoruz. Elmaları soyup önce dörde bölüp, böldüğümüz parçaları da dilimliyoruz. 
  2. Soğanı yemeklik doğrayarak hazırlıyoruz.
  3. Bir tavaya tereyağını koyup tavukları bir miktar tuz da ilave ederek soteleyerek pişiriyoruz.
  4. Bir başka tavaya sıvıyağı koyarak öncelikle soğanları pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Pişen soğanlara elmaları ilave ediyoruz. 
  5. 2 dk soğan ve elmalar sotelendikten sonra portakal suyu, tarçın, tuz ve karabiberi ilave ediyoruz.
  6. Bir taşım kaynayınca diğer tarafta pişirdiğimiz tavukları katıp suyu az kalıncaya kadar yemeğimizi pişiriyoruz.
  7. Suyu çekilen yemeğimizi ısıya dayanıklı bir fırın kabına alıp üzerini bir merdane ile birleştirerek açtığımız milföy hamuru ile kapatıyoruz.
  8. Milföyü bir kaç yerinden bir bıçak yardımı ile deliyoruz.
  9. Yumurta sarısını biraz süt ile açarak milföyün üzerine sürüyoruz.
  10. Yemeğimizi önceden 180 derecede ısınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirip sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

6 Mayıs 2014 Salı

ARAS'IN ÇUF ÇUF TREN TEMALI 3. DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

Her 28 Nisan sabahı kendime şunu diyorum.. Bir daha yapmayacağım :) Ama her 28 Nisan akşamı da diyorum ki evet .. iyi ki yaptım, seneye ne yapsam acaba :)
Bu babyshower partisini de sayarsak bu 4. büyük çaplı partim oldu diyebiliriz. Her geçen gün daha da tecrübem artıyor olsa da nedense bu heyecanımı yatıştırmıyor aksine benim panik halim kat be kat artıyor. sanırım tecrübe artarken yaş da artıyor bu ondan kaynaklansa gerek :)
Geriye dönüp hatırlarsak eğer,  benim partilerimde hep bir renk teması oldu bugüne kadar aslında... 1. doğumgününde kırmızı-mavi-beyaz.
2. doğumgününde ise penguen çıkışlı olarak siyah-beyaz-sarı olmuştu.
Bu sene temayı belirleyen ise Aras oldu. Oynamayı en çok sevdiği şey trenler... Evimizin her köşesinde bulunan, her sokağa çıktığımızda alınan, köşe bucak her yerde olan trenler partimizin konusu olacaktı kaçarı yoktu..
Ama ben yine standart bir fenomen olan "THOMAS" olmasın derdindeydim.. Farklı olsun arayışım aylar sürdü. Her yer, her şey Thomas iken bu malesef çok zorlayıcı bir durumdu benim için. Ama yine imdadıma Selen ve Zeynep yetiştiler. 
Selen çok ama çok şık bir davetiye hazırladı benim için.. 
davetiye

Sonra da kafamdaki lokomotif temasını bana sağladı. Sonra devreye bütün yaratıcılığı ile Zeynep girdi..
Şu resimde gördüğünüz temayı hazırlamamda her karışta bana gece gündüz yardım etti, dikti, kesti, yapıştırdı.
Tren Partisi

Fotoğraftaki detayları anlatayım sizlere biraz :
Ray şeklindeki runnerları ABD'deki bir siteden sipariş ettim. (www.trainparty.com - www.borderlinx.com ile Türkiye'ye getirttim)
Ön Taraftaki lokomotifleri ozalitçide bastırdım, Zeynep sicime astı ..
Arka tarafta biri kırmızı biri mavi iki tane kasa var, bunlar bildiğiniz mevye kasaları. Zeynep karşı marketten toplamış :) Eşime verdim, boyadı :) biz de dekor yaptık :) Birinin içine çocuklar için hediye poşetlerini koyduk, diğerini ters çevirdik üzerlerine tiramisuları dizdik.
Aras'ın trene binmiş fotoğraflarını bastırıp çerçevelere koyduk.
Tabii bir sürü tren oyuncaklarını da sergilemeye getirdik, çocuklar bol bol oynadılar.
Aras'ın mama kavanozlarını biriktirip yaptığım tiramisuların üzerine Zeynep minik süsler hazırladı, bunları sicim ile bağladık. Yine ABD deki siteden tren temalı süsler almıştım onlarla tamamladım.
Her sene şeker hamuru kurabiye yaptığım için bu sene buna da bir FARK getirerek bonibonlu kurabiye yaptım. Çocuklar da özgürce yediler :)
Fotoğraf çektirmek için hazırladığımız hashtagler, tren temalı sözler, trafik işaretleri vs.. de ilginç oldu..
Ve tabii fon..
Zeynep.. imzasını attı..
Davetiyenin dokusuna uygun bir temada güneş, bulut ve kuşlar...
Baktığımda içim coşku ile doldu.. İşte tam hayal ettiğim gibi olmuştu..
Pasta ise bu sefer sevgili Nesrin'in ellerine emanetti. Çalışmaya başlayınca yine mutfaktan uzak oluşumu sanırım 2 aydır buralara dahi uğramayışımdan anlamışsınızdır.
Tren Partisi Partinin diğer detaylarına dair fotoğrafları sizlerle paylaşmak istiyorum... Tren Partisi

Tren Partisi

Partimizin büfesinde ise çok seçenek sunmaya gayret ettim.
Minik sandviçleri bayraklarla süsleyerek sunma fikrim özellikle çocukların çok hoşuna gitti :)
Mercimek köftesi
Zeytinyağlı dolma
Tavuk Salatası
Buğday Salatası
Kıymalı Börek
Patatesli Börek
Minik Dereotlu Poğaçalar
Tahinli Rulo Kurabiyeler
Bardakta Tiramisu
Münevver Ablacığımın lezzetli zeytinli çörekleri ve düğme kurabiyeleri
menümüzde yer aldı.

Tren Partisi

Ayrıca yapmaya karar verip yaptığım en iyi şeylerden biri de bu prenses ablayı organize etmek oldu sanırım :) Aras ve diğer çocuklarla harika vakit geçirdi. Onlarla çok güzel oyunlar oynadı, yüzlerini boyadı ve balonlardan şekiller yaptı. İletişim için.. 

Tren Partisi

ve son söz...
Seneye 28 Nisan sabahı ne hissederim, yapar mıyım bilmem :)
Ama ben parti insanıyım kesin yaparım :)
Musmutlu , güzel günlerin olsun benim tatlı oğlum...

Tren Partisi


4 Mart 2014 Salı

BİR KAÇ KELAMIN BAHANESİDİR BU YOĞURTLU SEMİZOTU SALATASI



Günaydın... Korkmayın uzun uzuunnn semizotunu nasıl ayıklarız ve yoğurtlarız diye anlatmayacağım sizlere :)
Bu başlıkta da söylediğim gibi sadece bahanesi bu yazının.
Bahaneye vesile olan da hem 4 yıl sonra yeniden seyrettiğim bir film hem de bugün facebook da sevdiğim bir bloggerın yazdığı yorum.
Cumartesi akşamı ekranın karşısında zap modundayken Digitürk 1. kanaldaki Oscarlı film yayınında Julia & Julie'ye denk geldim. Boş bulunup resmen Oleyyyy diye bağırdım, Aras'ın şaşkın bakışları arasında :)
Evet seyrederken çok mutlu olduğum bu filme tesadüfen denk gelmem ve henüz başında denk gelmiş olmuş olmam beni çok sevindirdi. Filmi yine soluksuz bir şekilde, yüzümde o tebessümle seyrettim.
Ama seyrederken bir şey hissettim. Blogger olmak daha mı anlamlıydı acaba o filmi ilk seyrettiğim zamanlarda ? Sevgili Yasemin'in de söylediği gibi sosyal medya bizi bloglarımızdan uzaklaştırdı mı?
Sanırım evet.. Tamamen kopmasak da paylaşım, interaktiflik daha çok facebook, instagram vb sosyal ağlarda gelişmeye başladı ve öyle de devam ediyor.
Artık ilk günlerdeki neredeyse 1-2 yorum aldığımda bloga heyecanlanmaya başladım ki okusak da yorum yazmaz olduk.. Beğenmek (like), paylaşmak daha pratik gelmeye başladı..
Ama ben okuyanların sesini, sözlerini duymayı özlediğimi farkettim ...
O yüzden bugün öylesine bir tarifle geldim buraya.
Semizotunu yıkayıp, yapraklarını ayıklamanızı ve sonra da sarımsaklı yoğurtla karıştırarak servis edebileceğinizi yazmaya değil yani :)

Bloglarımıza sımsıkı tutunmak ve paylaşım dolu yazılar yazmak ümidiyle ..

Afiyetle & sağlıkla,
Müge

27 Şubat 2014 Perşembe

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ

zeytinyağlı patlıcan yemeği

2010'dan kalma bir yazıya güncelleme..

Patlıcanla başladık patlıcanla devam edelim bari haftaya..

Zeytinyağlı patlıcan yemeğinin, bizim evdeki "mahalli adı", ÇİNGENE PATLICANIdır. Annem bu yemeğe böyle hitap eder. Nedenini düşündüğüm ve kendisine danıştığım zaman, pratik oluşunu ön plana çıkartıyor. Hani kızartılmadan yapılması nedeniyle sanırım :) Öyle ya da böyle, bu yemek bence o kadar kolay bir yemek değil. Evet, yapım aşaması pratik ama lezzetli yapmak için muhakkak özen gerek. Patlıcan ve su birbirini pek sevmiyorlar diye düşünüyorum. Çiğ patlıcanı suya saldınız mı, tadı yavan yavan oluyor. O nedenle bu yemeğe lezzeti vermek için itina etmek gerekiyor, muhakkak her yemeğe olduğu gibi.

Malzemeleri basit, pratik ve ekonomik bu yemeği ister meze, ister zeytinyağlı isterseniz ana yemek olarak tüketebilirsiniz. Yanına tereyağlı pirinç pilavı ya da dereotlu bulgur pilavı ve cacık çok yakışacaktır.

Malzemeler:
  • 4 adet uzun ince patlıcan
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4 adet domates
  • 4 adet yeşil biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 adet maggy tavuk bulyon (arzuya göre konmayabilir)
  • tuz, karabiber
  • sıcak su
  • 4 adet kesme şeker
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ

Patlıcanları alacalı soyup, uzunlamasına dörde bölelim. 3-4 cm aralıklarla dilimleyelim. Doğradığımız patlıcanları tuzlu su dolu bir kapta 20 dk kadar bekletelim.


Biberleri de 2-3 cm kalınlığında doğrayıp hazırlayalım. 2 domatesin kabuğunu soyup yemeklik doğrayalım, diğer domatesleri rendeleyelim. Sarımsakları orta irilikte keselim. Soğanımızı yemeklik şekilde küp küp keselim.
Tenceremize zeytinyağını kyup soğan ve sarımsaklarımızı ilave edelim. Orta hararetteki ateşte, soğanlar yumuşayıncaya kadar kavuralım. Biberleri ekleyerek birlikte sotelemeye devam edelim.

Patlıcanları tuzlu sudan alıp, kurulayalım. Kavrulmakta olan soğan, biber ve sarımsaklara ilave edip karıştıralım. Bir miktar bu şekilde kavrulduktan sonra doğradığımız domatesleri ilave edip hafif hafif karıştırarak sotelemeye devam edelim. Tuz, karabiber,şeker ve bulyonu ekleyip tatlandıralım.

Rendelediğimiz domateslere, salçaları ilave edip derin bir kasede karıştıralım, üzerine aşağı yukarı 1,5 su bardağı sıcak su ilave edip sulandıralım. Patlıcanların hafifçe üzerini geçecek şekilde bu karışımdan dökelim. Tamamını dökmememiz gerekiyor. Tencerenin kapağını kapatıp, yemeği pişmeye bırakalım. Ortalama 10 dk da bir yemeğimizi kontrol edip, suyu bittiyse karışımımızdan eklemeye devam edelim. Patlıcanlar pişene kadar azar azar su ekleyerek işlemi tekrarlayalım. (Suyu birden koymanın, lezzetini önemli derecede etkilediğine inanıyorum.)

Pişen yemeğimizi ister soğuk, ister ılıkken servis edebiliriz.

26 Şubat 2014 Çarşamba

UZMANTV VİDEOLU ANLATIMIYLA - MEKİK

Image Hosted by ImageShack.us

2007'den kalma bir yazıya güncelleme ...

Eşim Engin'in bir yemek dergisinde Mekik resmi görüp, bunlardan yapabilir misin demesi üzerine önce kendime Kadıköy Bilko'dan mekik kalıbı ve badem tozu almakla giriştim mekik meselesine.
Tüm malzeme ve ekipmanlarımı temin ettikten sonra iş tarif bulmaya kalmıştı. Google'da mekik yazıp, her bir yemek bloguna ve sitesine girip çıktıktan sonra pastanelerde satılana en yakın tarifi Estelle'nin bloğunda buldum.
Hemen mekik yapımına başladım.. Yapımı basit , pişerken çıkan koku harika, lezzeti müthiş bir tarifti..Sizlerle de paylaşmak istedim.
Ben bu sefer sade yaptım ama en kısa zamanda muhakkak içerisine vişne koyarak da deneyeceğim.

Malzemeler:
  • 4 yumurtanın akı
  • 50 g un
  • 65 g toz badem
  • 150 g pudra şekeri
  • 100 g tereyağ
  • 1 paket vanilya
Yapılışı:

  1. Tereyağını bir tavada fıkdık rengine gelene kadar hafifçe yakın. Kıvamına gelince tel süzgeçten geçirip, ılınmaya bırakın.
  2. Fırınınızı 160 derecede ısıtın.Toz bademinizi fırın tepsinize serpin ve hafif kavruk bir renk alana denk sıcak fırına verin.
  3. Bir kapta şekeri, unu, vanilyayı ve bademi karıştırın. Yumurta aklarını hafifçe çatalla çırpın ve daha sonra diğer malzemelere ekleyin.
  4. En son soğuyan tereyağını ekleyin. Kek karışımına yakın bir kıvam elde edeceksiniz.
  5. Kalıplarınızı hafifçe margarinle yağlayın ve herbirine karışımdan dökün.
Fırınınızın derecesini 190 dereceye getirin, yaklaşık 10-15 dk kadar pişirin.
Video'lu anlatım için tıklayın..


24 Şubat 2014 Pazartesi

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Fırında Sebzeli Tavuk

Garnitürü içinde bir yemek.. Tamam kızartarak yaptım ama bazen lezzetten ödün vermeden, az porsiyon yiyerek de form korunabilir :)

Bunun yanına tavsiyem

Malzemeler:

  • 2 adet patlıcan
  • 5 adet çarliston biber
  • 2 adet kırmızı kapya biber
  • 20-25 adet mantar (kültür mantarı)
  • 2 adet domates
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 6 adet tavuk baget
  • Kızartmak için sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz, karabiber
Yapılışı:
  1. Patlıcanları alacalı soyup halka halka doğrayarak tuzlu suda bekletiyoruz.
  2. Biberleri fazla küçük olmayacak şekilde halka halka doğruyoruz.
  3. Mantarları yıkayıp kurulayıp dörde bölüyoruz.
  4. Tavuk bagetlerini tereyağ koyduğumuz bir tavada kapağı kapatarak orta hararette ateşte pişiriyoruz.Zaman zaman çevirip her tarafının kızarmasını sağlıyoruz. İçleri pişince kapağı açıp kızarmaları için suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  5. Tavuklar kızarınca onları bir tabağa alıp, tavadaki yağa mantarları atıp soteliyoruz.
  6. Bir başka tavada sıvıyağı kızdırıp önce patlıcanları kızartıyoruz.
  7. Kızaran patlıcanları kağıt havlu serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  8. Daha sonra kızgın yağa biberleri atıp onları da kızartıyoruz.
  9. Kalan yağı iyice süzüp, tavanın tabanında kalacak şekilde başka bir yere aktarıyoruz.
  10. Tavanın tabanında kalan yağa ufak doğranmış sarımsakları koyuyoruz. Bir müddet sarımsakların kokusunu çıkartıp, üzerlerine rendelenmiş domatesleri ve salçayı ilave ediyoruz.
  11. Bir taşım kaynattığımız sosa tuz ve karabiber ekleyip ocağın altını kapatıyoruz.
  12. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  13. Fırın kabına bagetleri diziyoruz. Üzerlerine mantar, patlıcan ve biberleri koyuyoruz.
  14. Son olarak sosunu döküp fırına veriyoruz.
  15. 20 dk kadar pişiriyoruz. Tavukların iyice kızarması gerekiyor.
Afiyetle & sağlıkla,

21 Şubat 2014 Cuma

SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM ANNE


Sabahları .... İşe gitme anne...
Akşam dönünce .. Sürprizin var mı anne? ..
Ben seni seviyorum deyince de cevaben seni çok özlüyorum anne ...

Neredeyse 3 yaşında artık Aras. Kendi tercihleri var, sevdikleri, sevmedikleri .. Bunu ifade etmesini bilerek konuşuyor.. 
Seda da Efe için yazmış geçenlerde, gözümüzün önünde büyüdü işte.. gık çıkartamazken bizi güldürecek şekilde patır patır kuruyor cümleleri.
İnsan inanamıyor haliyle, bebeğim büyüdü diye içli içli bakmakla yetiniyorum sadece güzel gözlerine.

İşte Aras'dan bir kaç inci ...

van-diyu-tiri-boy-bay-siks-sobe-iyt-nayn-sen ... aynen böyle 10'a kadar ingilizce sayıyor :)
Senin adın ne ? Ayas Kayaan .. Ben de Müge Karahan diyince hayır sen Üge'sin ben Ayas Kayaanım ... :)
Büyüyünce ne olacaksın? Piyot :) Nereye gideceksin ? Bodrum'a :) 
Sen kaç yaşındasın ? 3 ... peki ben kaç yaşındayım 4 ... peki baban kaç yaşında 5 :)
Aras, trenler nereye gidiyor ? Ankara'ya .. Kim var Ankara'da ? Atatürk ... (Gurur duyan bir yüz ifadesi ile)
En sevdiğin çorba ne? Sayı çobaa (Mercimek) peki başka ?  yeşil çobaa (Ispanak) peki başka? beyaz çooba (Tavuk) 
Aras sen muz yer misin? Hayıv :) ben muz yemem anne... Maymunlar muz yer :) 


Ve geçenlerde aramızdaki diğer diyolog 
Aras seni çok seviyorum...
Ben de seni çok özlüyorum anne !

Sonuç... ağlama Müge ağlama ... tek çalışan anne sen değilsin !









20 Şubat 2014 Perşembe

KAVANOZDA ÇİKOLATALI MOUSSE

Kavanozda Çikolatalı Mousse

Herkes sizden tarif isteyecek hazır olun :)

Evet bu kadar iddialıyım. Çünkü bu tatlıyı ben ilk yediğimde hemen tarifini istedim :) Tatlıyı yapan, uzun yıllar ABD'de yaşayan ve cafe işleten bir tanıdığım. O direk kasede yapmıştı ve benim o gün bu tatlıyı yemem tamamen tesadüften ibaretti. Meğer bu tesadüf değil kadermiş :) 
Bendeki buluşma için menüyü oluşturduğumuzda denemeye karar verdim yapmaya ama böyle kavanozda servis ederek.. Aras hala kavanozdaki meyvelerden yediği için bir hafta kavanoz biriktirmek yetti :) Alt yapı hazırdı sıra malzemelerdeydi. Onları da alınca yapım aşaması.. Hiç zor değil, korkulacak bir şey yok :) Hadi hemen deneyin..

Orjinal adı MOUSE - O - CHOCOLA ymış !

Malzemeler: (15 kavanoz - 4 adet de kase çıktı )

Beyaz Muhallebisi :
  • 1 litre süt
  • 7 tepeleme yemek kaşığı un
  • 4 yemek kaşığı tereyağ 
  • 10 yemek kaşığı toz şeker 
  • 2 paket vanilya
Çikolatalı Mousse:
  • 7 yumurta
  • 4 paket bitter kakaolu çikolata (80 grlık paketler , ETİ KARAM kullandım)
  • 4 yemek kaşığı nescafe
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
Diğer Malzemeler:
  • 5 adet muz
  • 200 gr savuyer bisküvisi
  • Bisküvileri ıslatmak için süt

Yapılışı:

  1. Yumurtaların sarıları ve beyazları itina ile ayrılır. 
  2. Yumurtanın akları kar haline gelene kadar çırpılır.
  3. Çikolata ufak doğranır ve bir kaseye alınır. Çikolata, nesacafe ve tereyağ benmari usulü ile eritilir.
  4. Homojen kıvama gelen bu karışıma teker teker yumurta sarıları ilave edilerek karıştırılır (hala sıcak suyun üzerindeyken)
  5. Tüm yumurta sarılarını karıştırdıktan sonra ateşten alınır ve yumurta akından azar azar ilave edilerek köpükleri söndürmeden karıştırılır. (bir tahta kaşıkla alttan üste doğru karıştırma hareketiyle)
  6. Muhallebisi için un, süt, şeker ve vanilya bir tencereye alınarak, devamlı karıştırılarak pişirilir.
  7. Koyulaşıp göz göz olunca ocaktan alınır.
  8. Tereyağ eklenir ve 10 dk kadar mikserle iyice çırpılır. 
  9. Muzlar dilimlenir.
  10. Bisküviler süte batırılarak ıslatılır. Servis edilecek kasenin dibine yerleştirilir.
  11. Üzerine muhallebi dökülür.
  12. Dilimlenen muzlardan dizilir.
  13. Son olarak çikolatalı mousse dökülerek, soğutularak servis edilir.
Afiyetle & sağlıkla,

14 Şubat 2014 Cuma

KONSEPTİ KIŞ OLAN BİR ÇAY PARTİSİYDİ BİZİMKİSİ

Kış Temalı Davet Sofrası BLOG KIZLARI BULUŞTUK ...
Bu değişik bir durum değil artık biliyorsunuz, bir her ay hatta bazen ayda 2 sefer görüşür duruma geldik..Heyecanla bekliyoruz buluşacağımız zamanı. Ancak fark ediyorum ki bunu sadece biz beklemiyoruz, bazen sizler de bekliyorsunuz bizim buluşmaların yansımalarını :) Geçenlerde bir yorum aldım, ne zaman yazacaksın kış temalı buluşmanın detaylarını diyen.. İşte tembelliğimden ancak oluyor, affedin :)
Bizim bu grupta senede bir sıra geliyor ev sahipliği konusunda genelde, elbette özel bir durum olmadığı sürece.Geçen sene benim sıram geldiğinde  yılbaşını bizim evde kutlamıştık.
Bu sene de ocak ayı denk gelince oturdum düşündüm. Temayı ne olarak kurgulasam, masamızı nasıl hazırlasam diye.. Kış Temalı Davet Sofrası

Kafamda deli sorular :) misali .. günlerce düşündüm.. ne olsa diye.. Sonunda, o aralar havalar çok soğuk gidiyordu :) aklıma "KIŞ" geldi.. Madem ocak ayındaydık, madem çok soğuktu.. Kış teması olsun dedim.. Dedim dedim de .. farklı ne yapabilirim meselesi vardı bu sefer düşünecek konu olarak...
İşte orada her zaman bu parti meselelerime deva olan yetenek zengini Zeynepciğim devreye girdi.Bir mail attım, hayalimi anlattım :) O kadarı yetti ona.. İşte sonuç.. Bembeyaz, kar gibi bir masa...

Centerpiece

Kendi tasarladığı ve elleriyle hazırladığı masa süsü (centerpiece) .. yaptığı ponponlar (ponpon yapımını Zeynep'in blogundan öğrenebilirsiniz)
Sicimden hazırladığı peçete halkaları.. Hepsi el emeği Zeynep'in..

Peçete & Misafir Ben de temaya uygun olsun diye aktardam kış çayları aldım, paketledim.. Tabaklarına koyup, hem onlara minik bir hediye hazırlamış oldum hem de masa görsel olarak renklenmiş oldu. English Home'dan aldığımız kartları tırtıklı makasla kesip üzerlerine isimleri yazarak tabak sunumunu böylece tamamlamış olduk :) 

Büfemize gelirsek, yine imece herkesin bir şey yapıp getirdiği bir ikram sistemi ile devam ediyoruz diyebilirim.
 Açık Büfe

Menümüzde şunlar vardı:

  • Tavuklu Börek (ben yaptım, tarifini vereceğim)
  • Börülce Salatası (Fadime'den) 
  • Zeytinyağlı Lahana Dolması (annem yaptı)
  • Zeytinyağlı Kuru Patlıcan & Biber dolması (annem yaptı)
  • Pırasalı Kiş (Esra'dan) (Benzer bir tarife buradan ulaşabilirsiniz)
  • Kardan Adam Salata (Nesli'den)
  • Otlu Poğaça (Selen'den) (Benzer bir tarife buradan ulaşabilirsiniz)
  • Minik Kavanozlarda Çikolatalı Mousse   (ben yaptım, tarifini vereceğim)
  • Kestaneli Makaron (elbette Münevver Ablamızdan)
  • Havuçlu Kek (Yasemin'den)

Açık Büfe

Ayrıca kış temasına uygun olması açısından;
*Boza
*Fırınlanmış Kestane
*Kuruyemiş

de ikramlarım arasındaydı..
Herşeyin ayrı ayrı fotoğrrafını çekmeye pek fırsatım olmadı bu sefer ev sahibi olduğum için ...İşte bir kaç kare ayrıntı...
Kestaneli Makaron

Kestaneli Makaronlar..
Otlu Poğaça

Otlu Poğaça..Kardanadam Salatası Kardan Adam Salatası.. Kavanozda Çikolatalı Mousse Çikolatalı Mousse Zeytinyağlı Dolma İşte böyle savdım sıramı :) seneye bakalım nasıl olacak, neler yapacağım :) Şimdi sıra Esra'da cumartesi ondayız ... Bizi izlemeye devam edin :)
Afiyetle & sağlıkla,

6 Şubat 2014 Perşembe

VİŞNELİ FIRIN SÜTLAÇ

Vişneli Sütlaç

Fırın sütlaçta ferahlık ... vişne.. 

Alıştınız artık benim yazlık tariflerime. Bu da yazdan kalma aslında ama dondurulmuş vişne bulmanın kolaylığına sığınarak "mevsimsiz" olarak nitelendirebiliriz diye düşünüyorum :) 
Sütlü tatlı sevenlere, meyve ile ferahlatacak bir keyif vaad ediyorum dermişim :)
Evet ediyorum, hem de ne keyif.. Hem soğuk hem tatlı, hem de meyvenin buruk tadı.. daha ne olsun ???

Daha önce yaptığım fırın sütlaç tarifini değil, bu sefer Oktay Usta'nın tarifini denemiştim.

Malzemeler:
  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 3 çorba kaşığı mısır nişastası
  • 1 kase vişne (çekirdekleri çıkmış)
  • 1 yumurta sarısı 
Yapılışı :

  1. Pirinci suda lapa lapa olana kadar haşlıyoruz. Haşlanınca fazla suyunu süzüp, pirinci bekletiyoruz.
  2. Süt , şeker ve yumurta sarısını bir tencereye alıp çırpma teliyle karıştırıyoruz. Ocakta, kısık ateşte kaynamaya bırakıyoruz. 
  3. Süt kaynayınca haşlanmış pirinçleri tencereye ilave ediyoruz. Beraber pişirmeye devam ediyoruz.
  4. Bir kasede nişastanın soğuk su ile kıvamını açıyoruz.
  5. Sütlaç kaynamaya başladığında açtığımız nişastanın yarısını sütlaca ekleyip karıştırıyoruz. Kıvamının koyuluğuna göre geri kalan kısmı da dengeleyerek ilave ediyoruz.
  6. Fırın kaplarına pişen sütlacı döküp, üzerlerine vişne serpiştiriyoruz.
  7. Fırın kaplarını içine su konmuş fırın tepsisine yerleştirip önceden 200 derecede ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
  8. Soğuk servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,




28 Ocak 2014 Salı

İSLİM KEBABI

Patlıcan Kebabı (islim kebabı)

Herkese kocaman bir günaydın. Kışın içimde oluşturduğu karanlığa inat tüm coşkumla geçtim klavye başına. Dışarıdaki gri havanın aksine de renkli bir ekran olsun istedim karşımda. Fotoğraf arşivini açtım ve yazdan kalma bu tarifi görünce içim ısındı birden bire. Patlıcan.... sebzelerin kralı ... girdiği yemeği şenlendiren patlıcan..

Hele de kızartılarak giriyorsa yemeğe o yemek değil tadından yenmemek yanında yatsan yeridir :) 
Patlıcan fanatiği bendeniz bugün sizlerle islim kebabını paylaşmak isterim. Kuşbaşı et, köfte, tavuk .. hepsi ile son derece lezzetli ve sunumu şık bir yemek .. Benim yaptığım köfteli idi..

Malzemeler:
  • 3 adet kemer patlıcan (uzun olan)
  • 4 adet çarliston biber
  • 10-12 adet cherry (çeri) domates (normal domates de kullanılabilir)
  • 300 gr dana kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2-3 dilim bayat ekmek
  • tuz-karabiber
  • kızartmak için sıvıyağ (ben Komili ayçiçek yağı kullanıyorum)
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1,5 - 2 bardak su
  • süslemek için ince kıyılmış maydanoz
  • kürdan

Yapılışı :
  1. Soğanı rendeleyerek kıyma, ufalanmış bayat ekmek, tuz ve karabiber ile köfte harcı yoğuruyoruz.
  2. Harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayıp hafifçe bastırarak yuvarlak köfteler elde ediyoruz.
  3. Patlıcanları pijamalı (çizgili) soyup, enine uzun uzun keserek tuzlu suda bir müddet bekletiyoruz.
  4. Bir tavaya kızartmak için yağ koyuyoruz.
  5. Öncelikle iyice kuruladığımız patlıcanları kızartıp havlu kağıt serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  6. Daha sonra da yuvarladığımız köfteleri kızartarak bir tabağa alıyoruz.
  7. Patlıcanlar hafif ılınınca iki dilim patlıcanı artı şekli vererek üst üste getiriyoruz. 
  8. Ortasına kızarttığımız köfteyi yerleştirip patlıcan dilimlerini köfteyi kapatacak şekilde katlıyoruz.
  9. Kalın dilimlenmiş çarliston biber ve bir çeri domates ile kürdan takarak patlıcan ve köfteyi sabitliyoruz.
  10. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  11. Hazırladığımız kebapları bir servis tepsisine ya da fırın tepsisine (misafiriniz olacaksa bir borcam tercih etmenizi öneririm, kebapları iki kere yerinden oynatmamış olur, direk o tepsi ile servis yaparsınız) diziyoruz.
  12. Bir kasede salça ve suyu, tuz ve karabiber ile karıştırarak sos hazırlıyoruz.
  13. Kebapların üzerine dökerek tepsiyi fırına veriyoruz.
  14. İyice kızarana ve suyunu azalana kadar fırında tutup, sıcak servis ediyoruz.
  15. Servis ederken üzerlerini kıyılmış maydanoz ile süsleyebilirsiniz.
Not : Bir gün önceden tüm hazırlığını yapıp, misafiriniz geleceği zaman fırına vererek sıcak servis edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,





23 Ocak 2014 Perşembe

HARİKALAR MUTFAĞI ŞEFİNİ SEÇİYOR

Harikalar Mutfağı Şefini Seçiyor!



Yemek yapmak bir sanattır. Yemek yapmayı rutinden çıkarıp keyifli bir deneyime dönüştürdüğünüzde tat almaya başlarsınız. Daha lezzetli günler geçirmeniz amacıyla kurulan Harikalar Mutfağı her geçen gün büyüyor. Şu an Harikalar Mutfağı’nda tariflerine yer verdiğimiz 80 aktif blog ve 1400’e yakın yemek tarifi bulunuyor. Kek tariflerinden tatlı tariflerine, çorba tariflerinden börek tariflerine kadar birçok kategoride tarif sitede mevcut.
Harikalar Mutfağı 2014’e yepyeni bir tasarım ile girdi. Artık siteye üye olup tarif paylaşabileceksiniz. Tek bir tuş ile tariflerinizi sosyal medyada duyuracaksınız. Profil sayfanızda kapak ve profil fotoğrafı, arka plan, bionuz, uzmanlık alanlarınız ve sosyal medya hesaplarınız yer alacak. Harikalar Mutfağı ile takipçilerinize daha hızlı ulaşacak ve yeni takipçiler kazanacaksınız.
Harikalar Mutfağı’nın yeni tasarımında tarifin kalori bilgisi, süresi, porsiyon bilgisi vb. birçok detay mevcut. Sitede yemek tarifi dışında yaşamın her noktasına dokunan pratik bilgiler de ziyaretçi çekecek. Elinizdeki malzemeye göre yemek tarifi arayabileceksiniz. Malzemeleri Harikalar Mutfağı’na yazıp ara butonuna basmanız yeterli. Saniyeler içinde binlerce yemek tarifi ekranınızda görünecek.
Harikalar Mutfağı’nın yeni tasarımında size özel istatistik sayfası da var. Yemek tariflerinin görüntülenme, paylaşılma, beğeni, yorum, takipçi sayıları tek bir panelde sunuluyor.
Harikalar Mutfağı’ndaki aktifliğinize göre puan biriktirip onları Cookplus.com’da yapacağınız alışverişlerde kullanabiliyorsunuz.
Cookplus.com siteye yatırım yapmaya devam ediyor. Google Adwords, SEO çalışmaları, basın bülteni çalışmaları, mailing çalışmaları, TV alt bantları, TV sundu-sunar reklamları, Fırıldak Ailesi entegrasyon çalışmaları, internet reklamları, Facebook reklamları, ödüllü yarışmalar ve workshoplar düzenliyor. Harikalar Mutfağı’nın Facebook sayfası ve Twitter hesabı da mevcut.  
Harikalar Mutfağı’nın bu sıralar devam eden yeni bir yarışması var. Yarışma hem Cookplus’ın hem de Harikalar Mutfağı’nın Facebook sayfalarından duyuruldu. Kazanan kişi Harikalar Mutfağı’nın şefi unvanını kazanacak. Sertifikalı uzman bir aşçı olacak. Eğitimi ünlü şef Serkan Bozkurt verecek. 8 hafta sürecek temel aşçılık eğitimi sizlere yeni kapılar açacaktır. Yarışmaya katılmak için Harikalar Mutfağı’na üye olup profil sayfası oluşturmanız gerekiyor. Sonrasında birbirinden lezzetli tariflerinizi eklemek kalıyor. Ne kadar çok tarif eklerseniz şansınız o kadar artacak. Harikalar Mutfağı’ndan arkadaşlarınızı haberdar edin. Çünkü tariflerinizin aldığı beğeni, yorum vb. etkileşimler sizi yarışmada daha avantajlı hale getirecek.
Tarif ekleyerek böylesine güzel hediyeli bir yarışmaya katılmak çok özel bir deneyim olacak. Bol şanslarJ


22 Ocak 2014 Çarşamba

YAYINLANMAMIŞ BİR İFTAR SOFRASI MENÜSÜ VE HAZIR YUFKADAN MİDYE BÖREK

Misafir Akşam Yemeği

Kış ortasında erik şurubu, şeftali reçeli falan yazmalar :)
Rahmetli Barış Manço misali, züluf ağanın düşkünü beyaz giyer kış günü hesabı oldu benimki ...
Bu da yazdan kalma bir iftar sofrası menüsü .. Hahahaha evet sonunda Müge'yi kaybettiniz :) Müge'nin ayarları karıştı anacım :)
Ne yapalım, yokluk insanı böyle yapıyor. Elinde, avucunda ne var ne yok sorguluyorsun, bir bakmışsın ki orada bir börek var yapılmış, yenmiş ama tarifi buralarda yok :)
Eeee öyle olunca Ocak-Şubat dinlemeden yazdan kalma iftar sofrası gelip konuyor bloga. Olsun gün olur, mübarek Ramazan ayı gelir çatar, açar açar okur benim canım okurum dedim :) kötü mü etmişim :)

İftar menümüz şöyleydi:
  • Buğdaylı & Nohutlu Tavuk Çorbası (tarifi gelecek)
  • Patates Mantısı
  • Barbunya Pilaki
  • Midye Börek
  • İslim Kebabı (tarifi gelecek)
  • Vişneli Sütlaç  (tarifi gelecek)
Midye Börek, yapımı son derece pratik, sunumu çok şık ve lezzetli bir börek oldu..
Ben peynirli & maydanozlu olarak yapmıştım ilk denememi... ama iç malzemesi farklılaştırılarak değişik alternatifler denenebilir.

Midye Börek

Malzemeler:
  • 3 adet yufka (her bir yufkadan 4 adet börek çıkıyor)
  • 150 gr (1 kase) ufalanmış beyaz peynir
  • ince kıyılmış maydanoz (miktarı size bağlı)
  • 1 yumurta (Sadece sarısı)
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 100 gr eritilmiş (tavada) tereyağ
  • 1/2 su bardağı su
Yapılışı:
  1. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  2. Tepsiye yağlı kağıt seriyoruz.
  3. Birinci yufkayı dört eşit üçgene bölüyoruz. 
  4. Tavada erittiğimiz tereyağının içine su dökerek sulandırıyoruz (bardağın tamamını dökmeyin, yağ miktarınız azalmasın)
  5. Bir fırça ile üçgenlerden ilkini yağlıyoruz.
  6. Üçgenin sivri tarafından alt kısmına doğru parmağımızla çekip ortada birleştiriyoruz.
  7. Birleşen kısmın iki kenarını yukarı doğru kaldırıyoruz.
  8. Altta kalan kısmına iç harcımızı (peynir-maydanoz karışımı) koyup tıpkı kalın bir sigara böreği sarar gibi sarıp, ters çeviriyoruz. (Böylelikle büzdüğümüz kısım böreğin şeklini vermiş oluyor.)
  9. Tüm yufkalara bu işlemi uygulayıp börekleri yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz.
  10. Üzerlerine süt ile inceltilmiş yumurta sarısı sürerek fırına veriyoruz.
  11. Kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

17 Ocak 2014 Cuma

KIRMIZI ERİK ŞURUBU

Kırmızı Erik Şurubu

Yazın yapılmış, içilmiş, fotoğrafı çekilmiş bir tarif daha ... Geçen gün oturup fotoğraf makinesinde kalan tüm eski fotoğrafları derledim, topladım.Elimde hayli şey varmış meğer paylaşılabilecek :) Bu beni nasıl mutlu etti bir bilseniz.
Geçtiğimiz yaz Aras içsin diye taze meyvelerden sıkça şuruplar yapmıştım. En çok kayısı ve şeftali karışımlı olanı seviyordu. Değişiklik olsun diye bir sefer de bu yukarıda fotoğrafını gördüğünüz erik şurubunu yapayım dedim ama o bize nasip oldu daha çok zira Aras içmeyi tercih etmedi :) Aras'ın yeme içme konusundaki muhafazakar ve son derece katı tutumu malesef 3 yaşına yaklaşıyor olmasına rağmen son sürat devam ediyor. Bu konuda hala net bir çözüm bulamamakla beraber, içimdeki mantık "nasılsa bir gün herşeyi yiyip, içecek, takma kafanı, yeter ki büyüsün, hasta olmadan gelişsin" dediği için takılmamaya gayret ediyorum..
Ama iştahsız, yemek yemeyi sevmeyen bir çocuğun annesi olmak çok zor işmiş hakikaten !

Gelelim tarife .. bu erik ile yaptığım uygulamayı siz, arzuya göre şeftali, vişne, kayısı .. hatta belki karışık bile yapabilirsiniz. Burada şekeri dahi siz kendinize göre ayarlayabilirsiniz...

Malzemeler:


  • 1/2 kg kırmızı erik (yumuşak ve olgunlarından seçiyorum)
  • 1,5 su bardağı toz şeker (şekerini daha sonra su ilave ederek dengeliyorum)
  • 1,5 lt su 
Yapılışı:

  1. Erikler yıkayıp çekirdeklerini çıkartmadan tenceremize alıyoruz.
  2. Üzerine şekeri koyup minimum 2-3 saat (ben bir gece önceden yapıyorum, tıpkı reçel gibi) bekletiyoruz.
  3. Erikler kendi suyunu salınca üzerine normal suyu da ilave ederek; erikler yumuşayıncaya kadar kaynatıyoruz.
  4. Erikler piştiğinde şurubu ılınmaya bırakıyoruz. 
  5. Tel süzgeçten geçirerek çekirdeklerini çıkartıp iyice eziyoruz.
  6. Soğuk su ile incelterek servis ediyoruz.
Not : arzuya göre kaynatırken çubuk tarçın da ilave edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,





15 Ocak 2014 Çarşamba

DANA HAŞLAMA

Dana Haşlama

Çok sevdiğim bir yemek...
Hele suyuna bayılırım.. suyunu bol tutup kaşıklamaktan çok ama çok keyif alırım :)
Türk mutfağının klasiklerinden biri haşlama.. Ben dana eti ile yapıyorum, eşim kuzu sevmediği için ancak, şöyle hafif yağlı kısmı da olacak şekilde kuzu eti hele de kemikli yerinden olsa pekala daha bir güzel olur :)
Yok ben et yemem derseniz, tavuk ile deneyin :)

Malzemeler:

  • 1/2 kg yağsız bonfile ya da antrikot kısmından orta irilikte dana eti
  • 4 adet orta boy havuç
  • 4 adet orta boy patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yumurta
  • 1/2 limon suyu
  • ince kıyılmış maydanoz (1-2 yemek kaşığı)
  • tuz - karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • su
Yapılışı :
  1. Etleri akan suda iyice yıkayıp düdüklü tencereye koyuyoruz.
  2. Etlerin üzerine çıkacak kadar su koyup düdüklüyü kapatmadan kaynamasını bekliyoruz.
  3. Kaynayan ve köpüren suyu döküp, etlerin üzerine tekrar su ilave edip, soyulmuş kuru soğanı da bütün olarak koyup, düdüklüde 10 dk pişiriyoruz. (etlerimiz tam pişmemeli)
  4. Havuçları temizleyip boyuna iki ya da üç parçaya kesiyoruz. (Çok küçük olmasın)
  5. Patatesleri de soyup iri elma dilimleri halinde 4 parçaya bölüyoruz.
  6. Bir tavaya sıvıyağ koyup patates ve havuçları bir müddet soteliyoruz.
  7. Düdüklüyü soğutup açıyoruz. Sotelenen patates ve havucu etlere ilave edip, suyu azsa sıcak su da ekleyerek düdüklüyü kapatıp 15 dk daha beraber haşlıyoruz.
  8. Bir kasede yumurta sarısı ve limon suyunu çırpıyoruz. 
  9. Haşlanan et ve sebzelere tuz ve karabiber ekliyoruz.
  10. Yumurta-limon karışımına yemeğin sıcak suyundan katıp sosu açıyoruz. 
  11. Yemeği sürekli karıştırarak sosu ilave edip, terbiyeyi tamamlıyoruz.
  12. Üzerine ince kıyılmış maydanoz serpip servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

9 Ocak 2014 Perşembe

UZMAN TV YÜKSÜK KÖFTE TARİFİ

YÜKSÜK KÖFTE

Yeni yıldan merhaba...
Öksürmekten konuşamadığım şu evreyi sanırım bir çoğunuz yaşıyorsunuz..Umarım şu günler geçer gider de hastalıklar bizden uzak durur..
Bugün sizlerle kış mevsimine uygun, ekonomik bir yemek paylaşmak istiyorum. Yapım aşaması aslında zor olmamakla beraber biraz el oyalayıcı. Ancak bir kere yapıp sonrasında buzlukta bir kaç pişirimlik olarak tutarsanız, sağlıklı, lezzetli ve pratik bir yemek haline dönüşecek, buna inanın :)
Tarifi uzmantv için çekmiştim, benim de ilk kez denediğim bir tarifti ve yiyenler son derece beğendiler. Ben domates sosu ile servis ettim ancak bunu kıymalı bir sosla ve sarımsaklı yoğurt ile çeşnilendirmek mümkün.
Malzemeler birkaç pişirimlik ya da 8-10 kişi için uygun, daha az porsiyonlar elde etmek için azaltmanız gerekir.

Bir okurum sağolsun uyarmış beni bu tarifin Adana'nın sarımsaklı köfte ya da Fellah köftesi olarak geçtiğini belirtmiş.. Ben de burada bu düzeltmeyi yapmak isterim. Zira genellikle tariflerin Google üzerinde ne şekilde arandığından yola çıkarak Uzman Tv liste hazırlıyor ve biz de o isimle devam ediyoruz.Yoksa ne var olan bir tarifi yeni bir tarifmiş gibi gösterme niyetim var, ne de başka bir şey.. zira zaten beni bilen biliyor :)

Malzemeler:

Köfte Malzemeleri:

  • 1/2 kg köftelik bulgur
  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1/2 çay bardağı un
  • 1 yumurta
  • 1 çorba kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 limon suyu
  • bulguru ıslatmak ve köfteyi pişirmek için su
Domates Sosu Malzemeleri:
  • 3 adet domates (iri boy)
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 5 diş sarımsak
  • 1-2 çay kaşığı tuz (arzuya göre artabilir/azalabilir)
  • 4 çorba kaşığı zeytinyağ
Yapılışı:
  1. Bulguru ıslatmak için su kaynatıyoruz. Bulguru bir tasa koyup üzerini kapatacak şekilde sıcak su döküyoruz.
  2. Bulguru bekletirken sosu hazırlıyoruz. Domatesleri rendeliyoruz.
  3. Bir tavaya sos için gereken zeytinyağını döküp rendelediğimiz domatesleri ilave ediyoruz.
  4. Domates kaynayınca salçayı ekliyoruz.
  5. Sarımsakları ufak ufak sosun içine doğruyoruz. Tuz ile tatlandırıyoruz. 
  6. İyice suyunu çekene kadar kaynatıp, sosun hazırlığını tamamlıyoruz.
  7. Sıcak su ile şişmeye bıraktığımız bulgur kıvamına gelince (iyice suyunu çekmeli ve tane tane olmalı) biber salçasını ve kimyonu ekliyoruz ve elimizle (sıcaksa soğumasını beklememiz gerekir) bulgura iyice yediriyoruz.
  8. Salça ve kimyon ile tatlandırdığımız bulguru daha büyük bir tasa alıp içine yumurta, irmik, limon suyu, un ve tuz ile iyice yoğuruyoruz.
  9. Bir kaseye su koyup sürekli elimizi ıslatarak bulguru ufak ufak yuvarlıyoruz.
  10. Yuvarlayarak şekil verdiğimiz köftelerin ortasına parmak basarak ortalarını bir yuva gibi oyuyoruz.
  11. Büyük bir tencereye su koyup kaynatıyoruz.
  12. Kaynayan suya hazırladığımız köfteleri atarak haşlıyoruz. Piştikçe suyun üstüne çıkacaklar.
  13. Pişen köfteleri bir kevgir ile zedelemeden sudan alıp servis yapacağımız tabağa koyuyoruz.
  14. Üzerlerine domates sosunu dökerek servis ediyoruz.
Videolu tarifi izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız..


Afiyetle & sağlıkla,

30 Aralık 2013 Pazartesi

MUZLU GOFRETLİ DOĞUMGÜNÜ PASTASI VE YENİYILA DAİR

Muzlu Gofretli Pasta

Hayatta hep ileriye bakıyoruz. Bu güzel bir meziyet elbette.. Yüzünü geleceğe dönmek, yarınları hayal etmek, planlamak ve yarına koşmak.
Peki ya geçmiş? Geçmişte istediklerimiz, umutlarımız, hayal ettiklerimiz.. Onlar geçmişte, bakılmayan da mı kalıyor?
Geçmişini bilmeyen geleceğini göremez mi? 
Ben işin tarih kısmında değilim..Sadece şunu düşünüyorum..evet hep istiyoruz, hep diliyoruz, hep hayal ediyoruz..
Peki eskiden istediklerimiz, olanlar, olmayanlar, rafa kalkanlar, askıda asılı duranlar..
Onlarla aramız nasıl?
Mesela 10 yıl önce istediklerimiz şu anda hala aynı kıymette mi ya da hakikaten gerçekleşti mi?
Çok mu üzerine gidiyoruz acaba isteklerin ve yılların.. ve de kendimizin?
2014 ne getirecek.. ne verecek bize..?
Peki 2013..2012..2011 onların verdikleri ne alemde..
Tüketmeye hızla alışan bünyeler hayalleri de hor mu kullanıyor acaba?
Bu yıl .. elimizdekilerin değerini bilme, eskiden isteyip yapamadıklarımızı sandıktan bulup çıkartma yılı olsa.. 
En güzeli de 2014 kıymetini bileceğimiz güzelliklerin yılı olsun !

Bu pasta, kıymetli birine .. kocama yaptığım doğumgünü pastası.. 
Bu sene 19. kez beraber kutladık onunla doğumgününü ve o artık son 30'lu yaşına girdi.. 
Ben geçmişe bakmayı seven biriyim ve gözümün önünden film şeridi gibi akıp gitti onca yıl..
Beraber nasıl büyüdüğümüz.. nasıl eskidiğimiz :) nasıl umutlandığımız.. umudumuzu nasıl yitirdiğimiz ... hepsi iyisi, kötüsü bir bir..
Tekrar mutlu yıllar diliyorum sana buradan :) Ağzımızın tadı hep bal gibi, ömrün uzun ve sağlıklı olsun ..

Pastaya gelirsek.. Yine muz ve çikolata.. Tıpkı buradaki pastada olduğu gibi.. ama pandispanyası ve kreması farklı..

Muzlu Gofretli Pasta

Malzemeler:
SADE PANDİSPANYA :
(20 cm kelepçeli kalıpta pişirdim)
  • 3 adet yumurta
  • 3 Türk kahvesi fincanı toz şeker
  • 3 Türk kahvesi fincanı un
  • 1 Türk kahvesi fincanı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı kaynar su
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

YAĞLI PASTACI KREMASI:
  • 3 adet yumurta sarısı
  • 1,5 su bardağı süt
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
GANAJ:
  • 250 gr bitter-sütlü çikolata
  • 200 gr krema

Diğer malzemeler:
  • yaklaşık 40 adet rulo kat gofret
  • 1 kg muz
  • 2 su bardağı damla çikolata
  • muzlu jöle ( hazır jöleden 2 yemek kaşığını biraz sıcak su ile açarak muzların kararmaması için kullanılacak)
Yapılışı :
  1. Pandispanyayı bir önceki gece yaparak bekletiyoruz. 
  2. Yumurtaları, sıcak su ve şeker ile krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.
  3. Krema kıvamına gelince buna yoğurt, un, vanilya ve kabartma tozunu ilave ediyoruz. 
  4. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  5. Kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt yerleştirip hazırladığımız kek harcını buna döküp fırına veriyoruz.
  6. Yaklaşık 25-30 dk sonra içinin pişip pişmediğini kürdan ile kontrol ederek pandispanyayı fırından çıkartıyoruz ve bir telin üzerinde ya da ocağın üstünde (altından hava alacak şekilde boşluklu olarak) bekletiyoruz.
  7. 250 gr çikolatayı benmari usulü eritip krema ile çırparak ganajı hazırlıyoruz.
  8. Tereyağ dışındaki tüm pastacı kreması malzemelerini bir tencerede karıştırarak pişiriyoruz.
  9. Koyulaşan muhallebiye son olarak tereyağını ekleyip dokusunu çırparak inceltiyoruz.
  10. Pansipanyayı iki eşit parçaya bölüyoruz. (üçe de bölebilirsiniz, arzuya göre)
  11. Servis edeceğimiz tabağa alt tabanın altına bir parça ganaj sürerek sabitliyoruz. 
  12. Araya pastacı kremasının tamamını, üzerine de ganajdan sürüp muz dilimleri yerleştiriyoruz. Damla çikolata serpiştirip ikinci katı yerleştiriyoruz. 
  13. Pastayı ganaj ile sıvayıp kenarlarına pastanın boyuna göre ölçüp, kırdığımız gofretleri çiz gibi diziyoruz.
  14. Son olarak pastanın üzerine muz dilimleri diziyoruz ve kararmalarını engellemek amacı ile bir fırça yardımı ile jöle sürüyoruz.
  15. Damla çikolata serpip pastamızı tamamlıyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,






25 Aralık 2013 Çarşamba

KABAK TATLILI CHEESECAKE - BİR TÜRK AMERİKAN ORTAK YAPIMI

Kabak Tatlılı Cheesecake

Aslında balkabaklı cheesecake mi demeliydim diye düşündüm başlığa.. Ama annem cheesecake bitip servis tabağına aldığımda "aaa ben püre şeklinde üzerinde balkabağı olacak sanmıştım bu baya kabak tatlısı servisi olmuş" diyince evet .. benim hayalim de öyleydi demiştim.. Bir Türk tatlısı ve cheesecake birleşimi yani bir Türk - Amerikan ortak yapımı :) Nitekim de öyle oldu.. Klasik cheesecake tarifimin içine bolca kattığım ceviz ve üzerinde yaptığım kabak tatlısı sunumu sonucu bu hale getirdi. Kabak tatlısı ve cheesecake .. Güzel ikili oldular.. Kesinlikle denemelisiniz..
Erken yılbaşı partimde assolist rolündeydi ve herkesten geçer not aldı.. Gerek sunumu gerekse de lezzeti ile beğenildi.
Aslında tıpkı Carte D'or un yaptığı gibi geleneksel Türk tatlılarının hemen hepsi ile özellikle meyveli olanları ile neden denenmesin? Bir düşünün şimdi cheesecake üzerinde nar gibi kızarmış ayva tatlısı dilimleri.. hmmm ilk fırsatta bunu da yapmalıyım :)
Ya da incir tatlısı .. balları yanlardan akarken :)
Ohooo Müge konuyu aldın götürdün.. Gel sadede .. tarifi ver hadi :) 

Ayrıntılı yapımlarını daha önce paylaştığım için tekrar buraya yazmıyorum.
Cheesecake yapımını buradan, kabak tatlısı tarifini buradan alabilirsiniz.

Tek yapılması gereken cheesecake içindeki limonu çıkartmak, yerine 1 su bardağı orta irilikte ceviz içi eklemek.. ama bunu son aşamada yapmanız gerekir.

Cheesecake de kabak tatlısı da akşamdan pişmeli. İkisi de ayrı ayrı kendini iyice çekmeli.

Sonrasında sabah kabak tatlılarını ufak dilimler halinde kekinizin üzerine yerleştirmeniz ve arzuya göre krem şanti ile süslemeniz yeterli. Tercih ederseniz şeker ile çırpılmış labne peyniri ya da kaymak ile de süslenebilir.

Afiyetle & sağlıkla,

20 Aralık 2013 Cuma

2014 YILBAŞI SOFRASI - DORE TOPRAK TONLARI KONSEPTLİ

Su gibi akıp giden zaman yine aktı..
2013'e girerken bu seneden beklentilerimi bir hashtag ile özetlemiştim ... #busabahbaşka..
#busabahbaşka diyerek hep başka ve özel kılmaya çalıştım 2013'ü..
Belki de uzun mesaili günlerin sonrasında kendime verdiğim o güzel molaydı 2013'ü başka yapan..
Oğlumla doya doya vakit geçirdiğim, sevdiklerimle doya doya beraber olduğum, herkes koştura koştura yaşarken kaplumbağa misali adım atarak hayatın tadını çıkarttığım bir yıl oldu...
Mola bitti yılın sonuna doğru :) Tekrar maratona girdim ama olsun.. 2013'ü sevdim, 2014'ü daha da sevicem :)
2014'ün hashtagi #sonradeğilşimdi benim için ...
Ben 2014'te ertelememeyi hedef koydum kendime..
Ya sizin için ne ?
Bu giriş yazısından sonra gelelim mevzumuza..
Artık gelenek oldu bende..Her yıla özel bir konsept masayı önden sizlerle paylaşmak.. En son geçen sene yeşil - gümüş yapmıştık.. Yılbaşı Sofrası
Bu sene daha toprak tonlarını tercih ettim.. Yeni değiştirdiğim evin dekorasyonuna da uygun olacağını düşünerek..
Evlendiğim ilk senelerde aldığım dore supla tabaklarımı (Tantitoni) beyaz porselen takımımla kullandım.
Sağolsun Zeynep'ciğim, hayalimde kurduğum tarçın kabuklu dekorasyonu benim için bej peçetelere (Madame Coco) uyguladı. Bir sicimi kabuk tarçınların içinden geçirerek peçeteleri bağladı ve bağlarken benim için getirdiği dore çam ağaçları ile kurguyu tamamladı :)
Geçen sene de renkli draje kullanmıştım, bu sene de yineledim.. Bulduğum tonlar tabakta bence çok hoş durdular.



Yılbaşı Sofrası

Yapay çam halkaların içerisinde dore sprey ile renklendirilmiş gerçek kozalaklar ve ortaya serpiştirilmiş dore figürler de yalın ama şık bir detay kattı.


Yılbaşı Sofrası

Yılbaşı Sofrası

Yılbaşı Sofrası
,

Yılbaşı Sofrası

Tavan süslemesini de yine ihmal etmedik.. Bu Zeynep'in bana sürprizi oldu aslında :) Kağıt dore ponpon ve sarkan küreler..

Yılbaşı Sofrası

Yılbaşı hazırlıklarına menü tavsiyeleri ve tariflerle devam edeceğiz..

Yemekbahane'de yılbaşını yaşamaya devam :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails