27 Mart 2009 Cuma

DAMLA ÇİKOLATALI BİSKÜVİ


Yeni fotoğraf makinası aldığımdan beri hemen hemen hiç diğer makinayla bir şey çekmiyordum. Dolayısıyla son yaptığım tüm pastalar, kalabalık misafir grubum için hazırlıklarım, herşey o makinamda.Ancak kart okuyucum bozulduğu için makinada kalmaya malesef devam ediyor:(
Ben de çareyi eskisine göz atmakta buldum.Yazmadığım bir şeyler var mı diye bakınca bu bisküvilerin fotoğrafına denk geldim.
Evde keyifle yapabileceğiniz bu tarifi isterseniz benim gibi damla çikolata isterseniz kuru meyve ya da fındık-ceviz gibi yemişlerle çeşitlendirebilirsiniz.
Malzemeler:
  • 125 gr margarin - oda ısısında (Sana Hamurişi kullandım)
  • 2/3 su bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 paket vanilya
  • 2,5 su bardağı un (daha alırsa, ilave edilebilir)
  • damla çikolata

Çikolata hariç tüm malzemeleri yoğurup, son aşamada çikolatayı da ekliyoruz. Merdane ile hamuru 1 cm'e yakın kalınlıkta açıp kalıpla ya da kalıp yoksa çay bardağı ile keserek yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz.

Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

24 Mart 2009 Salı

BESLENME VE LEZZETTE BİR DEVRİM - ActiFry

Tefal'in kafamdaki mottosu hiç değişmez, TEFAL..Sen Herşeyi Düşünürsün ! Hakikaten de öyle ama. Pratiklik konsepti ile mutfakların vazgeçilmezi ve öncüsü olan Tefal, son dönemin trendi sağlıklı, besleyici ve lezzetli çizgisindeki ürünleri ile hayatımızda olmaya devam ediyor.

Şimdi size bir soru soruyorum:

1 kg patatesi kızartmak için ne kadar yağ kullanmak gerekir?
a) 1 lt

b) 2 su bardağı

c) Fritözümde geçen haftadan kalan yağ vardı, onu kullanırım

d) Hiç biri

Evet cevaplar ....

Cevap "d" .. Çünkü cevap burada yazmıyor..

Bir kaşık yağ ile bir kilo patatesi kızartabilirsiniz desem, bu size inandırıcı gelir mi?

Gelmediyse , inanın ..Çünkü ben gözlerimle gördüm, ellerimle yaptım, afiyetle de yedim.

Actifry mucizesi ile Whirlpool Mutfak Sanatları Akademisi'nde Tefal'in organize ettiği müthiş bir organizasyon ile tanıştık.

Şefimiz Mehmet Bey liderliğinde birbirinden lezzetli dört tarif uyguladık.
  • Patates Kızartması
  • Çoban Kavurma
  • Muska Böreği
  • Kabak Tatlısı

Herbirini sadece Actifry'ı kullanarak pişirdik. Çok az yağ kullanarak, pratik ve sağlıklı bir şekilde bir çok tarif için kullanabileceğimiz Actifry'ın temizliğinin de ne derece kolay olduğunu bizzat tatbik ederek öğrenme fırsatımız oldu.

Yani biz sadece doğradık ve ActiFry'a teslim ettik :) Gerisini o halletti diyebilirim :)

Bize afiyetle yemesi kaldı.

Bu günün sonrasında yüzümüzün aldığı şekil işte bu resimde gayet net :)

Teşekkürler Tefal.. Sen hala herşeyi düşünmeye devam ediyorsun!

Fotoğraflar için Hünerli Beyefendi'ye kucak dolusu teşekkürler!!

19 Mart 2009 Perşembe

EV YAPIMI - EVDE NE VARSA PİZZASI

Günlerden pazar, dışarısı soğuk. Canınız hiç dışarıya çıkmak istemiyor ama bir yandan da şöyle fastfood tarzı bir şeylerle keyif yapmak istiyorsunuz. Buzdolabında belki sebze belki başka bir yemek çeşidi var ama aklınız pizzada, hamburgerde :)
Yok canım demeyin, ben hiç böyle hissetmem demeyin..Yemezler:)
Valla sizi bilmem, şu yukarıdaki tarifi gönlümün derinliklerinden yazdım, zira benim başıma sıkça geliyor:)
Misafirlikteydik.Didi'lerde ev keyfi yapıyoruz. Biz dedikodudayız, adamlar vu vuuu uçak uçuruyor. Meliko ders çalışıyor. Dışarısı soğuk. Adamlar acıktı. Ne yesek, sipariş mi versek.Dışarı mı çıksak falan filan derken. Dedim Didi, var mı mayan, unun, sütün.. Başka neyin var? Açtık dolabı.Tespitler yerinde. Eee ne duruyoruz.. türkü gibi oldu.. PİZZA YAPSANA .. PİZZA YAPSANA :)
Baş kalfa Didi malzemeleri verdi, ben oracıkta yoğurdum.Tepsiye azcık yağ sürüp hamuru döşedim. Üzerine de aşağıda yazacağım sostan koyduk. Didi doğradı, ben serptim.Evde ne varsa pizzası oldu :)
Ne demişler el çabukluğunda marifet..Vu vuuuu uçak uçuran adamlar hanımları ile gurur duydu:) Meliko yuppi dedi..Yanına da bir kocaman salata.Afiyetle yedik.
Buyrun pizzanın hamuru ve sosunun tarifi. Üzerine artık Allah ne verdiyse, o size kalmış:)

Hamur:
  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket yaş maya
  • 1 çay bardağından az sıvıyağ
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı ılık su
  • 4 su bardağı un (kıvam önemli, ununa göre değişir, ele yapışmayacak şekilde olması gerekir)

Hamurunu yoğurmak için 1 bardak sütü kaynatmadan hafifçe ocakta ısıtıyoruz. Elimizi yakmayacak kıvama gelince mayayı sütle karıştırıp iyice eritiyoruz. Unu çukur bir kaba eleyip ortasını havuz gibi açıyoruz. Ortasına erittiğimiz mayayı, sıvıyağı, ılık suyu, şeker ve tuzu ekleyip fazla mıncıklamadan hamuru yoğurmaya başlıyoruz.

Kıvamını bulan hamurun üzerini örtüp, mayalanmaya bırakıyoruz. (Hızlı işlem için kalorifer üzerini öneririm)

Hamur mayalanırken biz sosunu hazırlıyoruz.

Sos:

  • 3-4 adet domates
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • Varsa 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • sıcak su
  • ketçap (tatlı bir tat veriyor)
  • karabiber-tuz-kekik
  • rende parmesan (yoksa kullanılmayabilir)

Domatesleri rendeleyip sosu yapacağımız tencereye alıyoruz. Zeytinyağını da ilave edip domatesleri pişirmeye başlıyoruz. Salçaları ekliyoruz. Biraz ketçap ilave ediyoruz. Baharatlarını katıp bir miktar sıcak su ile sulandırıyoruz. Son olarak parmesanı ekleyip bir taşım kaynatıyoruz.

Hamurumuz mayalanınca tepsiyi yağlayıp hamuru döşüyoruz. Üzerine hazırladığımız sosu yayıyoruz. Sosun üzerine bolca rendelenmiş kaşar peynir serpiyoruz ve ne malzeme varsa pizzamızı oluşturuyoruz.

Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında kenarları kızarana kadar pişiriyoruz. Fırından çıkartmadan evvel hamuru kontrol etmekte fayda var.

Keyifle ve afiyetle,

16 Mart 2009 Pazartesi

PAÇANGA BÖREĞİ

Yılbaşı sofrasından vermek istediğim tarifleri henüz tamamlayamadım. Araya başka tarifler, konular girince baktım hepsi kalmış. O nedenle bugün Paçanga Böreğini yazmaya karar verdim. Aslında elimde yine çok konu biriktirecek bir durum söz konusu oldu. Cumartesi günü 18 kişilik bir çay davetim vardı ve haliyle yine mamalar pişirildi :) Ama onlar sırasını beklesin, bugünün konusu Paçanga Böreği.

Herkesin ayrı bir stili olabilir, kimi direk kızartır, kimi galeta ununa bular kızartır, kimi içine sadece kaşar-pastırma koyar gibi gibi...

Bu benim tarzım :) Fırında ve içinde domates-biber de var:)

Malzemeler: 8 adet için

  • 2 yufka
  • 8 dilim kaşar peynir (taze kaşar)
  • 8 dilim pastırma (eğer daha bol malzemeli seviyorsanız arttırabilirsiniz)
  • 8 dilim domates
  • 8 dilim biber (ince uzun doğranmış biber dilimleri)
  • sıvıyağ (yufkaların arasına sürmek için)
  • 1 adet yumurtanın sarısı

Birinci yufkayı tezgahımıza seriyoruz. Üzerine bir fırça yardımı ile sıvıyağ sürüyoruz. İkinci yufkanın da üzerine sıvıyağ sürüp, önce dikey ortadan ikiye sonra yatay ortadan kesiyoruz. Bir de çapraz olarak sağdan ve soldan keserek yufkayı 8 eşit parçaya bölüyoruz.

Elde ettiğimiz üçgenlerden alıp geniş kenarına kaşar peynir, pastırma, domates ve biber koyup kalın sigara böreği şeklinde sarıyoruz. Diğer dilimlere de aynı işlemi yapıyoruz.

Yağlanmış tepsiye börekleri dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Önceden 180 derece ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.





Ne zamandır film önerisinde bulunmamışım.. Malum Prison Break ile meşguldüm :) Uykusuz kala kala 4. sezonu da bitirince artık filmlerime geri dönebildim.

İşte seyrettiğim son 3 film.

Ghosttown - Kafa yormayan bir Holywood filmi, kendine dönük yaşayan bir adamın bir kaza sonucu ölen kişileri görebilmesi ile hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor.

Avustralya - Tam 3 günde seyrettim :) Uzun ama güzel bir film. Nicole Kidman'ı görmek bile yetti..Harika bir kadın bence. İngiltere'den kocasının arazisi için Avutralya'ya gelen bir leydinin Avustralya'nın yerli hayatına alışması ve orada yaşadığı aşkı konu alıyor.

Veee... Slumdog Millionaire ... Oscar almış ama seyredilebilen nadir filmlerden bence. Nedense bu ödül alan filmleri fazla ağır ya da sanatsal buluyorum ben. Örneğin Üç Maymun'da içim şişti diyebilirim. Ama bu filmi görmeniz lazım. Kader, şans, yaşanmışlıklar ve aşk ... Milyoner olmaya yetecek mi? Çok başarılı ve ödülü gerçekten hak etmiş..

Benden yine bu kadar..

Afiyetle kalın,

12 Mart 2009 Perşembe

BİR KURABİYE ATÖLYESİ DAHA

Bildiklerini aktarmak gerçekten çok keyifli. Bunu her kurs esnasında bir kez daha anlıyorum. Bazen herkes elinde bir şeylerle uğraşırken şöyle geriye çekilip onları seyrediyorum ve o anın tadına varıyorum diyebilirim. İçimdeki amatör sevgi ile kendimce bildiğim az da olsa bir kaç şeyi başkalarına aktardığım bir başka atölye çalışması daha yaptık bu hafta içinde.

Hem kurabiye yapıyor hem de bu sayede hayırlı işlere vesile oluyoruz .Mevcut kurslara kıyasla çok cüzzi bir rakama düzenlediğimiz bu kursların gelirini bir hayır işine aktarıyoruz. Ayrıca yaptığımız kurabiyeleri de ertesi gün çay saatinde satışa çıkartıyor , onun gelirini de bu yönde kullanıyoruz.

Yani bizim kurs bir taşla iki kuş vuruyor :) O rengarenk insana neşe veren kurabiyelerin de böyle güzel misyonlara vesile olması çok uygun diye düşünüyorum.

Lafı çok uzatmayacağım , renklerin dünyasından bazı karelerle son vereceğim yazıma. Atölye çalışmamız esnasında yaptığımız kurabiyelerden birkaç fotoğrafla..


Bir ara defile çıkaracak seviyede kıyafetimiz oldu gerçekten :) Hamile kıyafeti benden:)



Sarışınlar, kumrallar.. Kızlarımız da pek şirin :)


Afiyetle kalın,

9 Mart 2009 Pazartesi

BANANA CRUMB MUFFIN - NAMI DİĞER MUZLU ÇITIR MUFFİN


Yani ne diyim. Crumb desen olmaz. Crumb = kırıntı .. Yakışmadı. Çıtır diyim en iyisi. Çünkü cidden çıtırdı. Üzeri çıtır çıtır, kendisi yumuşacık, mis gibi muz kokan, pratik mi pratik bu tarif allrecipes.com'dan..


Misafirlerim için hazırlanırken araştırmalarım esnasında tarifi okuyunca hoşuma gitti, denedim.

Sonuç son derece başarılı..


Malzemeler: (yaklaşık 12 adet)


** cup yerine kendinize bir bardak ya da fincanı baz alırsanız aynı sonucu yakalarsınız.


  • 1,5 cup un

  • 1 paket kabartma tozu

  • 3 tane ezilmiş muz

  • 3/4 cup toz şeker

  • 1 adet yumurta

  • 1/3 cup eritilmiş margarin

Üzeri için:



  • 1/3 cup esmer şeker

  • 2 yemek kaşığı un

  • 1 çay kaşığı tarçın

  • 1 yemek kaşığı margarin

Fırını 190 derecede ısıtıyoruz. Muffin kalıplarının içine kağıtları yerleştirip hazırlıyoruz.


Bir kasede yumurta, ezilmiş muz , toz şeker ve eritilmiş margarini çırpıyoruz ve bu karışıma un ve kabartma tozunu ilave edip karıştırıyoruz.


Bu karışımı muffin kağıtlarına paylaştırıyoruz.


Üzeri için başka bir kasede margarin, esmer şeker, tarçın ve unu karıştırıyoruz. (Parmak ucunuzla yoğurabilirsiniz)


Bunu kalıplara döktüğünüz kek harcının üzerine serpiştirerek paylaştırıyoruz.


Yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz. Kürdan ile kontrol edip fırından alıyoruz.


Afiyetle,



5 Mart 2009 Perşembe

GÜMÜŞ-BEYAZ KOMBİNLİ NİŞAN PASTASI

Nişan pastası yapmak çok zevkli oluyor. Bir kere çok anlamlı. Yeni bir hayata yeni bir adım atılan güzel bir tören.Kendi nişanım geliyor hep aklıma yaparken :)Ne kadar heyecanlı olduğumuzu hatırlıyorum.Düğünümüzde bu kadar heyecanlanmamıştık diyebilirim.
Bu modeli daha önce yaptığım bir pastada beğenen Sevgili Işık için hazırladım. Pastayı Işık'ın diğer siparişinde de olduğu gibi çikolatalı-portakallı yaptım. Çikolata ve portakal pastada gerçekten çok iyi sonuç veriyor, denemenizi tavsiye ederim.

2 Mart 2009 Pazartesi

ZAMANLA YARIŞ VE MUTLULUK VERİCİ SONUÇ

Bu cumartesi öyle bir aktiviteye katıldım ki, her saniyesinden ayrı bir keyif aldım ve sanırım hayatım boyunca o günü hiç unutmayacağım.
Uno'nun organize ettiği Blogger Sofrası etkinliği için biraraya gelindi ve hep katılmak istediğim tarzda bir yarışma düzenlendi.
Benim için yemek yapmak bir bahane biliyorsunuz. Bir çok şeye vesile.Vakit geçirmeye, hayal kurmaya,renklerle, malzemelerle oynamaya, kafa dinlemeye, stres atmaya ama sanırım en önemlisi yaratmaya vesile.
Yemek yaparken hep yeni bir şeyler denemeyi bu yüzden seviyorum sanırım. Kendimi tekrarlamaktan pek hoşlanmamam yemek yaparken bende müthiş bir keyifle yeni bir şeyler deneme hissi uyandırıyor.
Bu yarışma da işte bunun için harika bir platformdu diyebilirim.
Birbirini tanımayan insanlardan oluşan 4 kişilik gruplar, içinde ne olduğunu bilmediğimiz 2 kocaman sepet, hayatımızda görmediğimiz kocaman bir mutfak ve verilen sadece 1 saat.
Beklenen o koca sepetlerdeki malzemelerle 6 kişilik "1 çeşit salata, 2 çeşit sandviç, 1 çeşit anayemek, 1 çeşit tatlı " menüsü oluşturmak ve bütün bunları sadece 1 saat içerisinde hazırlamak idi.
Önce grup ismimizi koyduk..Madem bu organizasyon UNO'nundu..Biz de QUATTRO olurduk :) 4 kişiyiz ya :) (Uğur,Nilay, Melek ve Ben) (Melek'in bloğunun ismini doğru hatırlayamadığım için link koyamadım, özür dilerim)
Sonra menü istendi bizden..Sadece 15 dk da sepetler incelendi ve ne pişirileceğine karar verildi.
Sepette alakalı-alakasız bir sürü malzeme.. Karar vermek gerçekten çok zordu.
Sonunda ..
  • Sotelenmiş Sebzelerle Vejeteryan Salata
  • Taze Kekikli Steak Sandviç
  • Köfte Kanepeler
  • Satai Soslu Tavuk
  • Lokum Rüyası (İsmini koyarken neye benzeyeceğini bilmiyorduk bile) :)

Aramızda işbölümü yaptık hemen.Herkes bir işe girişti. Dolapta bekleme süresini göz önünde bulundurarak ben tatlı ile başladım. Diğer yanda tavuk ve sandviçler için hazırlıklar devam ediyordu.

Tatlı için pek bilindik malzemeler yoktu.Tamamen hayalgücü ile birşeyler yapmaya çalıştık. Hazırladığımız tatlıları buzdolabına koyunca hemen diğerlerine başladık. Salata, sandviçlerin tamamlanması..Bu arada şefimiz Eyüp Bey sürekli son 20 dk .. Hadi zaman bitiyor diye bizi uyarmayı da ihmal etmiyordu :)

Son 15 dk kala tatlıları dolaptan çıkarttık ve acı gerçekle yüzleştik. Tatlılar kalıptan çıkmıyordu. Aklıma reklam ve filmlerde gördüğüm kaynak makinasına benzer şu alet geldi.Hani tatlıların üzerine tutuyorlar ya :) Adı Pürmüz'müş :) Ustalara gidip "Var mı siz de? Ne olur .. varsa verseniz!!" diye yalvardım :) Vee...

Elimde pürmüz, tabakta inatçı tatlılar..

Neyseki elbirliği ile kurtardık tatlılarımızı kalıptan ve 1 saat içerisinde büfemizi oluşturmayı başarabildik..

İşte büfemiz :)
Sotelenmiş Sebzelerle Vejeteryan Salata

Satai Soslu Tavuk
Köfte Kanepeler
Taze Kekikli Steak Sandviç


Lokum Rüyası
Yarışmanın sonunda her sofra bir birincilik aldı ama bizim aldığımız birincilik gerçekten bu yarışmaya giderken benim hedeflediğim ünvandı.

EN YARATICI SOFRA!

Jüri özellikle tatlımıza methiyelerde bulundu ve tatlımızın çok yaratıcı olduğu söylendi. Yani çektiğimiz o 15 dk'lık sıkıntıya deydi.

Buradan tekrar Uno'ya teşekkür ediyorum.. Çok eğlendim çoookk !

27 Şubat 2009 Cuma

SÜTLÜ SOMUN


Rahmetli dedem fırıncıydı. Evlerinin altında yer alan fırının ısıttığı sıcacık taşların üzerinde yürümeyi, bir de geceyarısı köylere gidecek ilk parti ekmeğin çıkmasını çok severdim. O ilk parti geceyarısı saat 2-3 gibi çıkardı ve biz yatmadan o ekmeği beklerdik.
Yanında sadece taze tereyağ ve keçipeyniri diye adlandırdığımız tuz-karabiber-kızmızıbiber-nane-kimyon vb baharatların karışımı.. O ekmeği fırından çıkınca taşımak çok ciddi bir süreçti, bilen ellerin yapması gereken bir süreç.Bunu da anneannem yapardı.Yılların sertleştirdiği avuçları artık sıcağı duymayan anneannem üzerinde dumanlar tüten ekmeği masaya koyar ve sadece ortadan ikiye bölmesi ile odanın içini hem muhteşem bir koku hem de kocaman bir buhar bulutu sarardı.
Ekmek kokusu o yüzden bana çocukluğumu hatırlatır.
Cumartesi sabahı kahvaltıya gelen konuklarıma ekmek yapmayı zaten planlamıştım. Ama farklı bir tarif denemeyi istediğim için son dönemde zevkle takip etmeye başladığım 40fırınekmek adındaki sitede araştırma yaptım. Sonrasında bu tarifi buldum.
Makinasız yapılabilen son derece pratik ve lezzetli bir ekmek oldu. Kokusu ise çocukluğumu aratmayacak kadar güzeldi gerçekten!

Malzemeler:
  • 3 bardak beyaz un
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1 yumurta
  • ¾ bardak süt
  • 1 tatlı kaşığı instant kuru maya
  • 50 gram tereyağı, yumuşak

Ben yine ekmek makinasına tüm malzemeleri koyup, hamur programında mayalandırdım.

1,5 saat sonunda hamuru iç eşit parçaya ayırdım ve saç örgüsü formunda şekillendirip yağlı kağıt serdiğim tepsiye koydum.

Yaklaşık 30 dk kadar da tepsi mayası alması için ılık bir yerde beklettikten sonra üzerine hafifçe un serpip önceden 190 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirdim.

Cumartesi akşamından hamuru hazırlayıp, pazar sabahı harika bir ekmekle sevdiklerinize süpriz yapabilirsiniz hem de evde makinanız olmasa dahi.

Afiyetle,

25 Şubat 2009 Çarşamba

YİNE BİR KAHVALTI VE EV YAPIMI GRİSSİNİ

Ne demişler..Kral gibi kahvaltı et, prens gibi öğle yemeği ye.. Akşam yemeğinde de fakir gibi ol.
Kral gibi oldu mu bilmem benim sofra ama iki tane kraliçe (aslında üç) konuğum vardı geçtiğimiz cumartesi sabahı.

Günaydın peçetelerimle karşıladım onları..En sevdiğim renkle..Turuncunun iştah kabartan, mutlu eden sıcaklığıyla. Ama renkler karın doyurmaz elbet.
Bir menü oluşturmak da lazımdı. Beklentiler yüksek, "senin gibi blogcunun evine geliyoruz çok ama çok aç gelicez" cümlecikleri havada uçuşuyor.


Ne yapmak lazım ? Bakalım.. Kahvaltılıklar tamam..
Yasemin'de gördüğüm doldurulmuş domatesler bir renk kattı.. O da tamam.. Ortaya menemen, salçalı sosis, reçel, bal..
Bir de artık her kahvaltının demirbaşı olan muhammara.


Sağolsun Uno da Kruvasan göndermişti, onlar da güzelce piştiler..

Ben bir ekmek yapayım en iyisi.. Ama ne ve nasılı bir sonraki yazımda anlatayım.

Şurada bir tarif okumuştum, ilgimi çekmişti..

Denemenin tam sırası..

İşte ev yapımı grissini..



Malzemeler: (Aşağı yukarı 40 adet)
  • 3 bardak beyaz un
  • 1 yemek kaşığı kurutulmuş biberiye
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1½ tatlı kaşığı instant kuru maya
  • 1 bardak su, oda sıcaklığında
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı

Ben ekmek makinasında yaptım ancak sizler burada yazıldığı gibi elde ya da mikserin yoğurma aparatı ile de yapabilirsiniz.

Ekmek makinasına tüm malzemeleri koyup, hamur modunda çalıştırıyoruz. Bu hamurun önce yoğurulmasını sonra da mayalandırılmasını sağlıyor. (Bu mod benim makinamda 1,5 saat sürüyor)

Mayalanan hamurumuzu tezgahın üzerinde yaklaşık 0,5 cm kalınlığında açıp bir bıçak ya da pizza ruleti ile şeritler halinde kesiyoruz.

Pişirme kağıdı serili tepsiye kestiğimiz şeritleri hafifçe sallayarak aralıklı olarak diziyoruz.

Ben tepsiye dizdikten sonra 15 dk kadar da tepside mayalanmasını bekledim.

Önceden ısıtılmış (190 derece) fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

*** Kepek unlusunu deneyeceğim yine.. Harika bir sonuç verdi, kimse evde yapıldığına inanamadı. Neyseki biraz hamur artmıştı da ikna edebildim :) Bunu biberiye dışında farklı aromalarla da yapmak mümkün. Peynirli, biberli gibi...

Afiyetle kalın,

22 Şubat 2009 Pazar

TİRAMİSU - 2

Sizlere daha önce bir yazımda Uno'nun Blogger Sofrası vasıtasıyla adıma denemem için ürünler gönderdiğini yazmıştım.

Geçtiğimiz hafta kargo ile gelen bir paketin içersinden bu sefer iki çeşit pastatabanı çıkınca kendimi Tiramisu yapmaktan alıkoyamadım.

Varolan tarifimi uygulamaktansa yeni bir tarif denemeye karar verince kitaplarımı karıştırdım.
Aslında aklımda pişirilmeden, yumurta sarılarının ve beyazlarının ayrılması ile yapılan, orjinal mascorponenin kullanıldığı gerçek bir tiramisu yapmak vardı ancak sonucuna güvenemediğim ve itiraf ediyorum ki Engin yemezse diye korktuğum için yapmadım :)

Beyaz Mutfak kitabımdaki Tiramisu tarifini okudum, ondan da vazgeçtim.. Sonra aklıma güzel bir pastacı kreması ile yapabileceğim geldi ve kitabın içerisindeki pastacı kremalarının tariflerini okumaya başladım. Kendime bir tarif seçerek, bazı değişiklikler uyguladım ve ortaya bu sonuç çıktı. Sanırım artık Tiramisu benim için bu tarif demek olacak, çünkü sonucunu çok başarılı buldum. Özellikle de çıkan şekil itibari ile. Görsel olarak daha iyi bir sonuç aldığım zaman tadını daha da çok merak ettim ki o da gayet güzeldi.

Kitabın ve benim ortak yapımımız tarif şöyle :

Malzemeler:

  • 1 adet 3 katlı UNO pastatabanı (kakaolu olanı kullandım)
  • 750 ml süt
  • 1,5 su bardağı toz şeker (çok tatlı seviyorsanız biraz arttırabilirsiniz)
  • 3 yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 1/2 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı mısır nişastası
  • 1 paket labne peyniri (Ben Pınar marka kullandım)
  • Üzeri için toz kakao
  • Kekleri ıslatmak için 3 tatlı kaşığı toz şeker, 2 tatlı kaşığı neskafe, sıcak su

Sütün tamamı ve şekerin yarısını kaynatıyoruz. Yumurta, vanilya ve şekerin diğer yarısını krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. Bunlara, un ve nişastayı ekleyip birbirine iyice karışana kadar çırpmaya devam ediyoruz.

Kaynayan şekerli süte hazırladığımız karışımı yavaş yavaş ekliyoruz. Karıştırarak koyulaşmasını sağlıyoruz. (Çok hızla kıvam alıyor, o nedenle ocağın altını kısmamız önemli.)

Derin bir kabın ya da leğenin içerisine buzdolabında duran soğuk su koyuyoruz ve ocaktan aldığımız tencereyi bu leğene oturtuyoruz.

Labne peynirini kremaya katıp hızla çırpıyoruz, biraz ılınmak üzere bekletiyoruz.

3 tatlı kaşığı toz şeker, 2 tatlı kaşığı neskafe ve sıcak su ile bir fincan kahve hazırlıyoruz.

En alt tabanı servis edeceğimiz tabağa koyup hazırladığımız kahve ile iyice ıslatıyoruz. Üzerine bir spatula ile hazırladığımız kremadan sürüyoruz. İkinci katı kapatıp tekrar kahve ile ıslatıyoruz. Kremayı tekrar sürüp üçüncü katı kapatıyoruz. Her yerini krema ile sıvayıp bir süzgeç yardımı ile krema ile sıvanmış son katın üzerine bolca kakao serpiyoruz.

Buzdolabından 3-4 saat bekletip servis ediyoruz.

Afiyetle,

19 Şubat 2009 Perşembe

HOŞGELESİN BEBEK PASTASI

Annesi doğum için izne ayrılacak bir bebek için yapıldı bu pasta. Henüz bu dünyada değil ama onu bekleyenler eminim çok heyecanlı..


Uzun bir süre mesai arkadaşlarından uzak kalacak anneciğine ekip arkadaşları onu hatırlatan bir pasta ile güle güle demek istediler.


Bir bebeğin nesi olmazsa olmaz ... Patiği, biberonu ve çıngırağı :)

Hoşgelesin küçük bebek, sağlıkla !

Afiyetle,

Diğer bebek pastaları:

Bebek 1

Bebek 2

Bebek 3

16 Şubat 2009 Pazartesi

SANDVİÇ EKMEĞİ

Soğuk bir pazartesiden selamlar. Haftasonu sofralarınız ve ev yapımı sandviçleriniz için bir ekmek tarifi ile karşınızdayım.

Sandviç ekmeği özellikle ilk fırından çıktığında çok cezbedici oluyor bu konuda özellikle uyarmak istiyorum. Ufacık şeyden ne çıkar diyip kendinizi sakın kaptırmayın, benden söylemesi :)

Ben tüm malzemeleri ekmek makinasına koyup "Hamur" programında 1,5 saat mayalandırdım. Makina olmadan ısısı yüksek bir yerde de mayalandırmaya bırakabilirsiniz. Formu itibari ile bu ekmeği fırında pişiriyoruz. Dolayısıyla makina olmadan da yapılabilecek bir tarif diyebiliriz.

Malzemeler
***(900 gr hamur) Yaklaşık büyüklüğüne göre 20 adet sandviç ekmeği çıkıyor. Ben çok küçük tutmadım, isterseniz daha ufak yapılabilir.

  • 1+ 1/2 cup su
  • 1 büyük ölçek toz şeker
  • 1 büyük ölçek sıvıyağ
  • 1 küçük ölçek tuz
  • 4 cup un
  • 1 + 1/2 küçük ölçek instant maya

Üzeri için :

  • 1 adet yumurtanın sarısı
  • süslemek için yulaf (susam-çörekotu-haşhaş vb kullanılabilir)

Tüm malzemeyi sırasıyla makinanın kabına ya da yoksa karıştıracağımız kaba koyalım. Makina varsa Hamur programında 1,5 saatlik işleme tabii tutalım.

Makina yoksa yoğuralım ve yaklaşık 1 saat kadar mayalanmaya bırakalım. Kabın üzerine bir bez örtelim ve kabı mümkünse sarıp sıcak bir yerde bekletelim.

Mayalanma işlemi sonrasında sıvıyağ ile yağladığımız elimizle yuvarlak şekil verelim. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize aralıklı olarak dizelim. Üzerlerine yumurta sarısı sürelim ve yulaf serpelim.

Önceden 170 derecede ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirelim.

Afiyetle,

13 Şubat 2009 Cuma

BİR YAŞ PASTASI - 3

Bu ara neredeyse hergün bir pasta yapıyorum ve sizlerin de tahmin edebileceği üzere bu beni inanılmaz mutlu ediyor.
1 yaşına basan Elif Öykü için yaptığım bu pasta da bana her zamanki gibi çok keyif verdi.

Henüz yayınlamadığım 2 tane daha pasta var ama tariflere çok ara verdiğimi düşünüyorum, o nedenle biraz erteleyeceğim sanırım.

Geçen gün pişirdiğim sandviç ekmeklerini paylaşacağım bir sonraki yazımda sizlerle ama yine ve yeniden yaşasın ki pastalarım bitmeyecek çünkü bu haftasonu iki tane daha var :)

Savulun hamurlarım ben geliyorum :)

Bu arada yeni bir takıntım var söylemeden geçemeyeceğim.. Belki seyredenleriniz olmuştur.

Prison Break ... Bu sabah işe gelmeden önce 5.30'da kalkıp seyrettim desem size çılgınlığımın boyutu hakkında bilgi vermiş olurum sanırım değil mi :) Henüz 1. sezondayım ama eğer hemen bitirmezsem sanırım uykusuzluk problemim oluşacak.

Herkese güzel bir haftasonu diliyorum.

Diğer 1 yaş modelleri:

Bir yaş pastası - 1

Bir yaş pastası - 2

Afiyetle,

11 Şubat 2009 Çarşamba

R ŞEKLİNDE PASTA VE SEVGİLİLER GÜNÜ İÇİN KURABİYE KURSUMUZ


Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi istenen pasta iki yaşına giren Ralf ve Rayna'nın isimlerinin başharfini temsilen bir R harfiydi.


Aslında pastada her ayrıntı bir şeyi ifade ediyordu. R çocukların ismini , 2 yaşlarını.. R2 (R KARE) şeklinde tasarladığımız pastanın üzerinde de Flintstones'un sevimli ufaklıkları ÇAKIL ve BAMBAM , hediye paketleri ve pastaları ile doğumgünlerini kutluyorlar.


40 kişilik olarak istendiği için pastayı 3 adet dikdörtgen keki kesip birleştirerek yaptım. Birleşme yerlerine de renkli şekerlemelerle kapattım.

Tam 6 saatte bitirdiğim pastanın resimleri yine gecenin bir yarısı çekildiği için azıcık karanlık çıkmış:(
Ama yorgunluğuma değdi sanırım çünkü çok beğenildi :)
Bu arada dün akşam Sevgililer Günü için yine bir kurs düzenledik.
Bu kurs konusu gerçekten çok keyif veriyor bana. Birilerine bildiklerini aktarmak, onların hamurla tanışmalarına tanık olmak süper bir şey bence.


Kurs esnasında Sevgililer Günü temalı kurabiyeler yaptık. Bu kurabiyeleri de cuma günü şirkette sosyal yardımlaşma aktivitelerinde kullanılmak üzere satışa sunacağız.

Bir şeyler öğrenmenin, öğretmenin ötesinde yaptıklarımızın güzel şeylere vesile olacak olması ayrı bir mutluluk veriyor cidden.

Katılımcı arkadaşlarımın daha ilk tecrübelerinde yaptıklarının satışa sunulacak olması nedeniyle keyiflerini görmenizi isterdim.

Aşağıdaki örnekler benim onlara gösterdiğim bir kaç model..

Bu vesile ile hepinize sevginin bol olduğu günler diliyorum.
Unutmayın bir bahane yaratın, bir gün değil her gün gösterin sevginizi :)







Afiyetle,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails