12 Mart 2018 Pazartesi

FELLAH KÖFTELİ ISPANAK BORANİ


Yıllardır birarada olduğum, her ay düzenli toplandığımız grubum Mart ayında bana misafirdi. Her sene olduğu gibi onlar için aylar öncesinde araştırmaya, özenli ve değişik bir mönü hazırlamaya çalıştım. Bu salatayı da bu araştırmalarım sırasında Yeşilkivi'nin sayfasında gördüm ve yapmaya karar verdim, iyi ki de yapmışım..

Yapım aşaması ıspanağın iyi yıkanması ve köftelerin yuvarlanmasını saymazsak :) benim kriterlerime uygun yani yine pratik. Ben bunu iyice pratik yapmak için köfteleri çok bulduğum için yuvarladıklarımın yarısını buzluğa kaldırarak değerlendirdim yani bir sonraki borani için tek mesafem ıspanak yıkamak olacak :) 

Malzemeler:

Borani için;
  • 1 kg ıspanak (ben sap da koyuyorum ama sevmiyorsanız sadece yaprak da kullanabilirsiniz)
  • 1 orta büyüklükte kuru soğan
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz
  • 3-4 su bardağı süzülmüş yoğurt (ben süzme yoğurt yerine yoğurdu tel süzgece koyup bekleterek kullanıyorum)
Köfteleri için;
  • 1 su bardağı köftelik bulgur
  • 1 su bardağı sıcak su (kaynar durumda)
  • 2 tepeleme yemek kaşığı un 
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yumurta akı
  • tuz, karabiber, toz kırmızı biber, kimyon

Üzeri için;
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 paket dolma fıstığı (yaklaşık 1 çay bardağı)
  • 1 yemek kaşığı toz kırmızı biber
Yapılışı:
  1. Ispanakları iyice yıkayıp doğruyoruz. 
  2. Bir tencereye zeytinyağını koyup yemeklik doğranmış soğanı ilave ediyoruz. Soğan hafif renk değiştirince ıspanakları kademeli şekilde ekliyoruz. (Ispanak hacimli olduğu için hepsini koyarsanız karıştırmakta zorlanırsınız, yatıştıkça eklemekte fayda olacaktır.)
  3. Ispanakları çevire çevire kavurmaya başlıyoruz. (Kesinlikle kapak kapatmıyoruz. Burada ıspanağın saldığı suyu çekmesi sağlanmalı)
  4. Ispanak iyice erimeli, suyunu çekmeli, bu yaklaşık 20-25 dk da oluyor, tüm lezzeti bu pişme aşamasına bağlı. 
  5. Ispanağın rengi parlak ve koyu olmaya başlıyor. Hiç suyu kalmayıncaya kadar bu şekilde kontrollü olarak pişirilmeli.
  6. Pişen ıspanağı bir başka kaba alarak soğutuyoruz. (1 kilo ıspanaktan 1 tepeleme yemek tabağı kadar kalıyor pişince, ölçü azaltmayı düşünürseniz dikkat)
  7. Köfteyi hazırlayalım.. Bulgurun üzerine sıcak suyu döküp üzerine bir kapak katarak suyunu çekmesini ve şişmesini bekliyoruz. 
  8. Şişen ve soğuyan bulguru, yumurta akı, un, salça ve baharatlarla yoğuruyoruz. Bir hamur kıvamına gelip rahatça yuvarlanmalı, eğer un eklemeniz gerekiyorsa ekleyebilirsiniz.
  9. Hamurdan parçalar kopartıp yuvarlıyoruz. Söylediğim gibi ben bu köftelerin yarısını bu seferde kullandım, yarısını dondurucuya kaldırdım.
  10. Bir tencerede su kaynatıyoruz. Kaynayan suya tuz ekleyip köfteleri içine atıyoruz. Yaklaşık 10 dk kadar pişiriyoruz. Pişen köftelerin bulgurları dökülmeye başlayabilir, dikkatlice sudan alıyoruz ve soğutuyoruz.
  11. Bir tavada zeytinyağını kızdırıp içine dolmalık fıstıkları ekliyoruz. Hafifçe kızardıklarında toz biberi de katıp ocaktan alıyoruz. Bu tavaya haşladığımız köfteleri ekleyip karıştırıyoruz.ü
  12. Tel süzgeçte süzdüğümüz yoğurdu, ıspanaklarla karıştırıp salatayı servis edeceğimiz tabağa alıyoruz. Üzerine fıstıklı biberli köfteleri de dökerek servise hazır hale getiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla, 


6 Mart 2018 Salı

FALAFEL & YOĞURTLU DİP SOS


Nohut benim sevdiğim bir malzeme. Daha önce burada birkaç farklı tarif vermiştim sizlere nohutu kullanarak yaptığım. İstereniz biraz hatırlayalım.

Misafir geldiğinde en hızlı, en pratik ve lezzetli salatalardan biri Nohut Salatası
Doyurucu, besleyici ve nefis bir alternatif kış yemeği Nohutlu, Erişteli Yeşil Mercimek
Klasiği farklılaştıran bir pilav Nohutlu Bulgur Pilavı
Nohut ve börek olur mu diyen bir tarif Nohutlu & Cevizli Börek

Bütün bu alternatiflere ilaveten bugün Falafel ile karşınızdayım.. Lübnan mutfağından son dönemde damak zevkimize uygunluğu ile kafe, restoran menülerine hızla girmiş, evlerde de pişmeye başlamış bu lezzeti bu haftasonu bizim mutfağımızda da deneyimledik...Sonuç çok başarılı oldu.. Klasik yöntemim buzlukta fasulye, nohut bulundurma alışkanlığı ile yapması da oldukça basitti..

Malzemeler: (yaklaşık 18 adet)
  • 2 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 büyük diş sarımsak
  • 1 kase saplarından ayıklanmış maydanoz
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz,karabiber, kimyon, toz kırmızı biber
  • 3-4 yemek kaşığı un (değişebilir)
  • Kızartmak için sıvıyağ
Dip Sos:
  • 5 yemek kaşığı yoğurt
  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • Bir avuç dereotu - ince kıyılmış
  • Tuz
Yapılışı :
  1. Mutfak robotuna nohutları koyuyoruz. 
  2. Soğan ve sarımsakları soyup gelişi güzel doğruyoruz, bütün atınca iyi parçalanmayabilir.
  3. Maydanoz, zeytinyağ ve baharatları da ilave ederek homojen bir kıvama gelinceye kadar mıtfak robotunda karıştırıyoruz.
  4. Karışıma daha sonra ele yapışmayacak kadar - çok unlu olmamasına dikkat edin- sadece yuvarlaması rahat olsun yeter- un ekliyoruz.
  5. Tavaya sıvıyağ koyup kızdırıyoruz.
  6. Harcımızı elimizle yassı şekilde şekillendirip kızgın yağda altın rengi olana dek önlü arkalı kızartıyoruz.
  7. Bir kasede yoğurt, mayonez ve dereotunu karıştırıp tuz ile tatlandırıyoruz.
  8. Kızarttığımız falafelleri dip sos ile servis ediyoruz .. (Soğuk da sıcak da yenilebilir)
Afiyetle, sağlıkla



20 Şubat 2018 Salı

CEVİZ KROKANLI MUZLU KUP



Bardakta sunulan tatlıları her zaman severim. Hem sunumu şıklaşıyor hem de ikramı oldukça kolay oluyor. 

"Merhaba misafir, buyurun tatlınız :)" "Buyurun, bu da kaşık" bitti... :) 

Klasik etimek tatlısından esinlenerek yaptığım bu kup bulut gibi hafif muhallebisinin içinden gelen kıtır krokanlar ve karamel tadı ile çok eğlenceli bir hal aldı desem acaba çok mu magazin yapmış olurum, ne dersiniz..

Buyurun tarife geçelim ..

Malzemeler: (8 adet kup - tabii bardağın ölçüsüne göre değişebilir)

Krokan için;
  • 2 su bardağı bütün ceviz içi
  • 5 yemek kaşığı toz şeker
Etimeklerinin şerbeti;
  • 8 yemek kaşığı toz şeker 
  • 1 su bardağı su
Muhallebi için;
  • 1 kg süt 
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı toz şeker (ben tatlıları çok tatlı sevmem, arzu ederseniz arttırabilirsiniz ama içindeki diğer malzemelerdeki şekeri göz ardı etmemenizi tavsiye ederim)
  • 1 paket toz vanilya
  • 1 paket krema
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 paket etimek (tuzsuz)
  • 2-3 adet muz

Yapılışı:
  1. Öncelikle krokan ile başlayalım. Bir tepsi ya da tabağa yağlı kağıt seriyoruz.
  2. Bir tavaya toz şekeri koyup orta ısıda eritiyoruz, şeker eriyince ısıyı yükseltip renginin fındık kabuğu rengi almasını sağlıyoruz.
  3. Rengi değişen şekerin içine cevizleri atıp heryerine şeker gelmesini sağlayacak şekilde karıştırıyoruz. Sonra hazırladığımız yağlı kağıda döküp yayarak soğumaya bırakıyoruz.
  4. Etimeklerin şerbeti için yine bir tavaya toz şekeri koyup tıpkı karameli yaparken olduğu gibi şekeri hafifçe yakıyoruz. Şeker renk değiştirdiğinde dikkatlice suyu ekliyoruz ve bir taşım karıştırarak ocağın altını kapatıyoruz.
  5. Sütün 3/4'ünü bir derin kaseye alıyoruz. Un, şeker ve vanilyayı ekleyerek iyice çırpıyoruz. Bir tel süzgeçten geçirip muhallebiyi pişireceğimiz tencereye aktarıyoruz.
  6. Muhallebiyi karıştırarak göz göz oluncaya kadar pişiriyoruz.
  7. Sıcakken içine krema ve tereyağı katarak mikserle 7-8 dk kadar çırpıyoruz. Bu aşamada ayırdığımız sütten kıvamına göre ilave etmemiz gerekebilir. Muhallebimizin kıvamı kaşıktan su gibi akmasa da orta akışkanlıkta, çok yoğun olmayan bir kıvamda olmalı.
  8. Kuplarımıza porsiyonlamaya başlayabiliriz.
  9. Bir dilim etimekten alıp bir kaç parçaya kırarak kubun dibine koyuyoruz. Üzerine etimeği ıslatacak şekilde şerbetten gezdiriyoruz. Tüm kuplara önce etimekleri yerleştirip kalan şerbeti çektirmek ve karamel sos elde etmek için ocağın altını açıyoruz. Ocakta kaynayan karamel bir süre sonra suyu buharlaşarak daha kıvamlı bir hale geliyor, bunu muhallebinin aralarına kullanacağız.
  10. Tepsiye yaydığımız krokanları bir mutfak robotu yardımı ile orta irilikte parçalıyoruz.
  11. Kuplara yerleştirdiğimiz etimeklerin üzerine muhallebiden döküyoruz. Muz dilimliyoruz. Karamel sostan gezdiriyoruz, krokan serpiştiriyoruz ve tekrar muhallebi döküyoruz. En üstüne krokan serperek ve biraz da krokan sosundan gezdirerek kuplarımızı tamamlıyoruz. 

Afiyetle, sağlıkla








13 Şubat 2018 Salı

PEYNİRLİ SUCUKLU TOST EKMEĞİ BÖREĞİ



Geceden yapılıp misafir gelmeden pişirilerek servis edilen şeylere bayılırım. Çalışıyorum ama çalışmama rağmen misafiri çok seviyorum. Öyle mutfakta geçirebileceğim saatlerim yok. Öyle olunca buna benzer akşamdan hazırlayabileceğim tarifler çok işime geliyor. Bu tarifi Selin Kutucular'ın kitabında görmüştüm, kendimce uyarladım. Tadı çok beğenildi.. Denemenizi tavisye ederim, iyi bir kahvaltı böreği..

Malzelemer:


  • 1 paket tost ekmeği
  • 3,5 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz
  • Arası için ben tel peynir kullandım, kaşar peynir, dil peyniri, mozeralla gibi eriyen peynirler olabilir..
  • Sucuk
Yapılışı:
  1. Pişireceğimiz kabın her yerini iyice margarin/tereyağ ile yağlayarak hazırlıyoruz.
  2. Tost ekmeklerinin kenarlarını kesiyoruz.. Ben 1 paketten 4 dilim eksik kullandım, kabımın boyutuna göre siz de dengeleyebilirsiniz.
  3. Bir kasede süt, yumurta, zeytinyağ ve tuzu çırpıyoruz.
  4. Fırın kabının tabanına ekmekleri diziyoruz. Üzerine sostan döküyoruz bolca..
  5. Sonra tel peynir seriyoruz.
  6. Tekrar ekmek dizerek, sosla ıslatıyoruz. 
  7. Yine tel peynir diziyoruz, bu sefer sucuklardan da dizdim. (ben tam orta kata sucuk koydum, diğer katlara sadece peynir dizdim)
  8. Yine ekmek, yine sos ve yine peynir.. 
  9. Eğer son kat ekmekteyseniz tüm ekmeklerin üzerine kalan tüm sosu döküyoruz ve bu şekilde bir streç filme sarıp buzdolabına kaldırıyoruz.
  10. Sabah/misafir ne zaman gelecekse fırını 200 derecede ısıtıp üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  11. Sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

1 Şubat 2018 Perşembe

KARNABAHAR KISIRI


Hayatta bir şeyi yapmanın tek yolu mu var? Bence yok.. Her şeyde alternatif bulmak belki de mümkün sadece biraz farklı bakmak gerekiyor bazen. Tıpkı bu tarifteki gibi..

Malzemeler:

  • 1 adet küçük boy karnabahar
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • İnce kıyılmış yeşillikler (arzuya göre maydanoz, taze soğan, marul, roka vb..)
  • Yarım limonun suyu
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz, karabiber, kırmızı biber
Yapılışı :

  1. Karnabaharı yıkayıp çiçeklerine ayırıyoruz.
  2. Bir mufak robotunda un gibi toz haline haline gelene kadar parçalıyoruz.
  3. Kuru soğanı ufak ufak yemeklik şekilde doğruyoruz. 
  4. Bir tenceyere zeytinyağını koyup soğanları soteliyoruz.
  5. Soğanların rengi değişince un haline getirdiğimiz karnabaharı ekliyoruz. Beraber karıştırarak pişiriyoruz. 
  6. Bir süre böyle pişirdikten sonra salçayı ilave ediyoruz. Salçayı da iyice karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz.(Salçayı açmakta zorlanırsanız 1 yemek kaşığı sıcak su ekleyebilirsiniz)
  7. Karıştıra karıştıra 7-8 dk kadar karnabaharın yumuşamasını sağlıyoruz.
  8. Derin bir kaseye yeşillikleri ince ince kıyıp koyuyoruz.
  9. Pişen karnabaharı iyice soğutup yeşilliklere ekliyoruz.
  10. Limon ve baharatla tatlandırıp servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


22 Ocak 2018 Pazartesi

PARÇA ÇİKOLATALI CEVİZLİ MUZLU KEK


Sömestr tatili geldi çattı. Siz de benim gibi 15 gün evde neler olacak kaygısında mısınız :) Öğretmenlerimizin de dinlenmesi gerekiyor elbette ama işte çalışan anne olunca evde oldukları zamanları organize etmek de zor oluyor, ne yaparsın :)

Hele de kapışmaya hazır iki kardeşin evde sürekli olmaları .. Kafamı yormuyor değil.. Programlamaya çalışıyorum bakalım.. Etkinliklere bakacağım biraz. Belki bir kaç gün de izin alır, bir şeyler yaparız..Mutfakta da bol bol vakit geçireceğiz tabii.. Her ne kadar her yaptığımı yemeseler de en azından kurabiye ve kek seviyorlar.

Bu keki onlara değil, teyzeme gelen misafirler için yapmıştım. Engin'in Alanya iş seyehatinden tüm bonkörlüğü ile getirdiği 3-4 kilo muzu bitirme çabası beni muzlu kek yapmaya zorladı diyebiliriz.

Daha önce bir Muzlu Kek tarifi paylaşmıştım, bunun farkı içinde parça çikolata ve bolca ceviz olması. Tarifi @sukrankaymak'ın Instagram sayfasında gördüm, fıstıkla yapmıştı, ben cevizli olarak uyguladım. Sonucundan oldukça memnun kaldım. 

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2 adet iyice olgunlaşmış muz
  • 1 çay bardağı dövülmüş ceviziçi
  • 1 çay bardağı parça (damla) çikolata
  • 2 tepeleme su bardağı un (farklılık gösterebilir)
Üzerine ;
  • 80 gr bitter çikolata
  • Dekoratif çikolata parçaları
Yapılışı:
  1. Kek kalıbımızı margarin ile yağlayıp, fırınımızı 180 derecede ısınmaya bırakıyoruz.
  2. Yumurta ve toz şekeri krema kıvamına gelinceye kadar iyice çırpıyoruz.
  3. Sıvıyağ, süt ve yoğurdu ekliyoruz, karıştırıyoruz.
  4. Bir kapta un, vanilya ve kabartma tozunu karıştırıp eleyerek diğer kek malzemelerine ilave ediyoruz, çırpıyoruz.
  5. Bir başka tabakta muzları çatalla iyice eziyoruz. Ezilen muzlara, ceviz ve çikolataları ekleyerek birbirlerine iyice yediriyoruz. (Bulamaç oluyor)
  6. Bu cevizli, çikolatalı, muzlu karışımı kek harcının içine katıp bir kaşık yardımı ile çırpmadan karıştırıyoruz. 
  7. Yağladığımız kalıba kekimizi döküyoruz.
  8. Yaklaşık 40-45 dk kadar pişiriyoruz. (Fırına göre değişkenlik gösterebilir.) Kürdanla kontrol ederek çıkartıyoruz.Soğumaya bırakıyoruz.
  9. Bitter çikolatayı benmari usulü eriterek çikolata sos yapıyoruz.
  10. Soğuyan keki kalıptan çıkartarak servis edeceğimiz tabağa alıyoruz. Üzerine sostan gezdirip dekoratif çikolatalarla süsleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & Sağlıkla,


17 Ocak 2018 Çarşamba

BİBER SOSLU FIRIN MANTAR



Mantarla olan ilişkim hep iyi olmuştur. Eşim yemez o yüzden genel yemeklerimizin içerisinde pek kullanamıyorum ama başrolü mantar olan özel yiyecekler kendime sıkça pişiriyorum. Annemle afiyetle yiyoruz. Bu pratik ama oldukça güzel yemeği de geçenlerde yine iş dönüşü kısa bir sürede pişirdim. Biz ana yemek niyetine yedik ama güzel bir bonfile ya da tavuk pirzola yanına oldukça güzel bir garni olabilir. Ya da bir davet sofrasında arasıcak..

Malzemeler:

  • 1 paket mantar (Sanırım 300 gr oluyor, paketler tam emin değilim ama keyfe göre yapılabilir, kişi sayısı dikkate alınabilir bence)
  • 2 adet kırmızı biber  (kapya)
  • 3 adet yeşil biber (çarliston ya da köy biberi)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Mevsimi ise bir tane domates (ben kullanmadım)
  • Tuz, karabiber, kekik
  • Üzeri için rendelenmiş taze kaşar peyniri
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Mantarların üzerine zeytinyağı ayrıca gezdiriliyor
Yapılışı:
  • Mantarların saplarını çıkartıp yıkayıp limonlu suda bekletiyoruz. (sapları ile omlet yapılabilir)
  • Bir tavada zeytinyağını hafifçe ısıtıyoruz. 
  • Biberleri orta büyüklükte (çok büyük olmasın) doğrayıp tavaya alıyoruz. Biberler iyice yumuşayıncaya kadar karıştırarak yakmadan pişiriyoruz. Bu aşamada domates kullacaksanız yemeklik doğranmış şekilde ilave edebilirsiniz.
  • Biberler yumuşayınca salçayı ekliyoruz. Biraz sıcak su (1-2 yemek kaşığı) ilave ederek, salçanın sos içinde açılmasını sağlıyoruz. Çok sulu olmamalı, suyunu çektiriyoruz.
  • Tuz, karabiber ve kekik ile tatlandırıyoruz.
  • Limonlu suda bekleyen mantarları kurulayarak bir fırın kabına alıyoruz. 
  • Mantarların üzerine çok hafifçe yağ gezdirip, tuz ve karabiber serpiyoruz. 
  • Hazırladığımız sostan mantarların önce içine içine dolduracak şekilde sonrasında genel şekilde döküyoruz.
  • 200 derece fırına verip biberlerin hafifçe kızarmasını bekliyoruz, bu aşamada mantarlar pişiyor.
  • Biberler kızarınca rendelenmiş kaşar peynirini serpip tekrar fırına veriyoruz. Peynir eriyince sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

10 Ocak 2018 Çarşamba

SARIYER BÖREĞİ


Bazı semtlerin, bazı yerlerin börekleri vardır onları meşhur eden.. İsimleri ile anılan, bu da öyle bir börek.. Sarıyer'in böreği..

Nedir onu farklı kılan, içindeki fıstığı üzümü .. hafif tatlı aromalı kıymalı hali..

Evde de yaptık, afiyetle yedik.. Baklava yufkası ile de olur ama biz normal yufka kullandık. 
Tarif teyzemden ..Yani ustamdan :)

Malzemeler:
  • 4 yufka
  • 500 gr kıyma 
  • 3-4 adet orta boy soğan (bol soğan bu böreğin lezzetli olmasının sırrı)
  • 1 paket dolmalık fıstık
  • 1 paket kuş üzümü
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı su
  • yenibahar, tarçın, karabiber, tuz,şeker
  • üzerine sürmek için yumurta sarısı
  • İç harcını pişirmek için 4-5 yemek kaşığı zeytinyağ
Yapılışı:
  1. Soğanları ufak yemeklik şekilde doğrayıp bir tencereye alıyoruz. Zeytinyağ ile birlikte sotelemeye başlıyoruz.
  2. Soğanlara fıstığı da ekleyerek beraber kavuruyoruz.
  3. Soğanlar şeffaflaşınca kıymayı ekleyerek kavurmaya devam ediyoruz.
  4. Kıymanın pişmesine yakın kuş üzümlerini ve 2-3 adet kesme şeker, 2 tepeleme çay kaşığı yenibahar, 1 çay kaşığı karabiber, 1 tepeleme çay kaşığı tarçın, arzu ettiğiniz miktar tuz ekleyerek iç harcımızı baharatlandırıyoruz.
  5. Bir kasede sıvıyağ ve suyu karıştırıyoruz.
  6. Birinci yufkayı tezgaha serip her yerine sulu yağlı karışımdan sürüyoruz. Yufkayı ikiye katlıyoruz.
  7. Katladığımız yufkanın her yerine kıymalı harcımızdan eşit miktarda dağıtıyoruz.
  8. Yufkanın düz yerinden başlayarak çok sıkmadan bir rulo yapıyoruz.Kenarlardan içeri doğru katlayarak yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine böreği yerleştiriyoruz. (Bir tepsiye 4 adet ancak sığıyor)
  9. Tüm yufkaları bu şekilde sarıp bitirince üzerlerine yumurta sarısı sürüp önceden 200 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
  10. Pişen börekleri tıpkı börekçilerde yapıldığı gibi keskin bir bıçakla minik minik doğrayarak servis edebilirsiniz ...
Afiyetle , sağlıkla




8 Ocak 2018 Pazartesi

SİMİT BÖREĞİ


Çok hastayım :( Evdekiler de hasta.. Ateşler, öksürükler evimizden uzaklaşın artık ne olur..
Poyraz kuzum bile artık "Anne ateşim var bana şurup ver diyebiliyor.."
Kış aylarını bu yüzden hiç sevemiyorum, hep bitkinim hep enerjim yok..
Haftasonu direnmeye çalıştım, cumartesi günü teyzemin evinde yaptığımız akraba gününe bir şeyler pişirirken kendime gelmek bir süre mümkün oldu ama akşama doğru yine pilim bitti malesef..
Yeni bir börek yaptım hemen tarifini ekliyorum, biz çok sevdik emimim susamının tadı ile, tereyağının kokusu ile sizin de bayılacağınız bir tarif olacak.

Malzemeler:
  • 5 adet yufka
  • 150 gr tereyağ
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 3 tepeleme yemek kaşığı un
  • 5 adet orta büyüklükte (ufak olmasın) patates
  • 1 kase rendelenmiş beyaz peynir
  • 1 kase ince kıyılmış maydanoz
  • Tuz
  • 2 yumurta sarısı
  • 1,5 paket susam (yaklaşık 1 kase)

Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup,iri şekilde doğrayıp tuzlu suda iyice yumuşayıncaya kadar haşlıyoruz.
  2. Pişen patatesleri süzüp çatalla eziyoruz, beyaz peynir ve mandanozu ekleyip tuz ile tatlandırarak karıştırıyoruz.
  3. Tereyağını tavada yakmadan eritiyoruz. Eriyen tereyağını bir kaseye alıp içine sıvıyağ, sirke ve unu katarak iyice karıştırıyoruz.
  4. Fırın tepsisini margarinle yağlıyoruz. Fırını 180 derece ısıtıyoruz.
  5. Tezgaha yufkayı seriyoruz. Yarısına yağlı sostan bir fırça yardımı ile iyice her yerine gelecek şekilde sürüyoruz. Yufkayı ikiye katlayıp (Yarım ay şeklinde oluyor) üst katına da aynı şekilde yağlı sostan sürüyoruz. 
  6. Düz kısmı alta gelecek şekilde önümüzde duran yufkanın taban kısmına (düz kısmına) patatesli harçtan boylu boyunca diziyoruz. 
  7. Yan kısımları içeriye katlayarak sıkı bir rulo şeklinde böreği sarıyoruz.
  8. Yaklaşık 6-7 cm uzunluğunda dilimler halinde kesiyoruz.
  9. Yumurta sarısı sürüp, yumurtalı kısmını susama batırıyoruz.
  10. Yağladığımız fırın tepsisine diziyoruz.
  11. Tüm yufkalar bitinceye kadar aynı işlemi gerçekleştiriyoruz. (Benim 2 tepsi tuttu, yaklaşık 30 tane çıkıyor)
  12. Isıttığımız fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle , sağlıkla 




29 Aralık 2017 Cuma

2018 İÇİN YILBAŞI PASTASI - NAKED CAKE


Bu blogda kutladığım 12. yeniyıl olacak.. Geriye dönük senelere gidip baktığınızda sizlerle paylaşılmış nice sofra ve nice tarif var fikir alabileceğiniz. Her sene de yenilerini koymaya elimden geldiğince gayret edeceğim..

Bu sene ki örneğim, annem ve eşimin doğumgünleri vesilesi ile hazırladığım bu pasta oldu. Ben pastanın pandispanyasını kendim pişirdim ama siz hazır kek de kullanabilirsiniz. Son dönemde artık malum sade ve gösterişsiz pastalar moda oldu, ben de bir naked cake denemesi yaptım kendimce..

Malzemeler:
Malzemeler

KAKAOLU PANDİSPANYA :

(20 cm kelepçeli kalıpta pişirdim)
  • 3 adet yumurta
  • 3 Türk kahvesi fincanı toz şeker
  • 3 Türk kahvesi fincanı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 Türk kahvesi fincanı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı kaynar su
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 250 gr bitter çikolata
  • 200 gr krema
  • 1 paket Dr.Oetker Vanilyalı Pasta Kreması
  • 4 yemek kaşığı Sıcak Çikolata Tozu (Kahve Dünyasından Almıştım)
  • 1 fincan sıcak su
  • 3-4 adet muz
  • Süslemek için nar ve bahçeden topladığım çam dallarını kullandım

Yapılışı:

  1. Pandispanyanın yapımında bu pastadaki pandispanya tarifini kakaolu olarak uyguladım. Başta da söylediğim gibi siz arzu ederseniz UNO'nun hazır pasta tabanlarından da kullanabilirsiniz. İki tane pandispanya yaptım çünkü biraz yüksek bir pastam olsun istiyordum, toplam 4 kek katı ile pastayı hazırladım.
  2. Kekleri bir gece önceden pişirdim ve hazır ettim.
  3. Bitter çikolataları ufak ufak doğrayıp benmari usulü eritip sonrasında krema ile çırpıyoruz. Hazırladığımız ganajı bir süre (donmaması gerekir) buzdolabında bekletiyoruz. (Donarsa bir süre benmarinin üzerine koyabilir ya da mikrodalga fırında 5-10 sn kadar çözdürebilirsiniz)
  4. Pasta kremasını hazır kullandım, çünkü buttercream tadını sevmiyorum, krem şanti de alternatif olabilir.
  5. Sıcak su ile sıcak çikolata tozunu karıştırıp kekleri ıslatmak için hazırlıyoruz.
  6. Muzları doğrayıp onları da hazırlayınca artık pastanın yapımına geçebiliriz.
  7. Servis edeceğiniz tabağın üzerine ilk kat kekimizi koyuyoruz. Sıcak çikolata ile bir fırça yardımıyla ıslatıyoruz. Üzerine bir miktar pasta kreması ve bolca ganaj sürüp muz diziyoruz.
  8. Tüm katlara aynı işlemi yapıp son olarak pastayı pasta kreması ile gelişigüzel bir şekilde sıvıyoruz. Her yerin kusursuz kapanmasına gerek yok malum adı üzerinde Naked (Çıplak) :)
  9. Süsleme yaparken yeniyıl teması ile süslemek istedim. Önüme bahçedeki çam ağacı gelince de bir kaç dal aldım, narlar da üzerinde pek sevimli oldu, ne dersiniz?
Böyle şölenli, neşeli, eğlenceli ve gülümseten sofralarınızın bol bol olması dileğiyle,
Mutlu Seneler ....

Afiyet ve sağlıkla,

18 Aralık 2017 Pazartesi

OREOLU & MUZLU MAGNOLIA PUDING


Magnolia Puding, son dönemlerin favori tatlılarından.. 

Herkesin kendine ait bir magnolia tarifi oluştu. Bu da benim uygulamam..

Yılbaşı sofrasında hafif ama gösterişli bir sunumla misafirlerinize güzel bir tatlı alternatifi oluşturmak isterseniz buyurun;

Malzemeler:

  • 20 adet Oreo
  • 2 adet muz
  • 1 kg süt 
  • 6 tepeleme yemek kaşığı toz şeker (Şeker miktarı zevke göre ayarlanabilir)
  • 7 tepeleme yemek kaşığı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket (200 ml) krema
  • 1 tepeleme yemek kaşığı tereyağ
Yapılışı :

  1. 15 adet oreoyu robotta çekip toz haline getiriyoruz. (İri taneli toz iyice ufalmadan)
  2. Muzları ince ince doğruyoruz.
  3. Bir kaseye sütün 3/4'ünü döküyoruz, tamamını dökmeyelim. Süte un, şeker ve vanilyayı ekliyoruz ve bir çırpma teli ile karıştırıyoruz.
  4. Bir tel süzgeçten süzerek bu karışımı bir tencereye alıyoruz. (Bu aşama topaklanmasın diye yapılıyor)
  5. Orta ısıda ateşte karıştırarak iyice koyulaşıncaya kadar pişiriyoruz.
  6. Pişen muhallebiye kremayı ve tereyağını ekliyoruz. Koyuluğuna göre azar azar süt de katarak yaklaşık 5 dk kadar yüksek hızda krem kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz.
  7. Ben hem böyle minik kuplarda yaptım hem de bir borcama yaptım. İkisi de servis için güzel oldu.
  8. En alta oreo kırıntısı döküp üzerine muhallebi, sonra muz ve yine kırıntı döktüm. En üste yine muhallebi koydum. Ayırdığım 5 oreoyu gelişigüzel şekilde elimle parçalayarak üzerini süsledim.
Afiyetle, sağlıkla


6 Aralık 2017 Çarşamba

KREMALI TAVUKLU TAGLIATELLE


Bu İtalyanların öyle bir mutfağı var ki, ne olursa olsun yiyecek bir şey illa ki buluyor insan. Bence dünyanın en ortak zevke sahip mutfağı İtalyan mutfağı, ben bu görüşteyim. Şimdi evinizden uzak yabancı bir ülkede kendi mutfağınıza, damak zevkinize ait bir şey bulamadığınızda ben İtalyan mutfağını kendime bir kurtarıcı olarak görüyorum her zaman. Sizce de böyle mi? En kötü bir Penne Arabiata (Acı domates soslu makarna) ya da bir Margarita Pizza (Yani sadece Mozarella peyniri konulan bir pizza) yesem karnımı doyurabilirim fikrindeyim. 

İtalyan mutfağının bu kurtarıcı yönü dışında en sevdiğim şeyi de eğlenceli lezzetleri barındırması. Bugün size önden bir çorba yanına şık ve lezzetli bir salata sonuna da hafif sütlü bir tatlı ikramı ile tamamlanabilecek, ana yemeğe de vereceğim tarifi  koyduğunuzda tam bir davet sofrası kurgulayabileceğiniz bir önerim olacak. 

Ben tagliatelle makarna olarak Veronelli marka kullandım.

Malzemeler:
  • 500 gr lık paketin yarısından biraz fazla (4 kişi için gayet yeterli oluyor)
  • 3 adet tavuk kalça şiş (uzun şerit halinde kesilmiş olacak)
  • 2,5 paket yemeklik krema (200 ml'lik paketlerden yani toplam 500 ml)
  • 1 yemek kaşığı kuru fesleğen
  • 4 yemek kaşığı toz parmesan peyniri
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tuz
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 yemek kaşığı bitkisel margarin (Ben Zeytinyağlı Becel alıyorum, bu kullanımlar için)

  • Üzerine serpmek için toz parmesan peyniri

Yapılışı:
  1. Derin bir tencerede kaynayan suya margarin ve tuz ekliyoruz. 
  2. Makarnaları kaynayan suya bırakıp istediğimiz kıvama gelinceye kadar pişiriyoruz. (Dişe gelir sevenler ve iyi pişmiş sevenler, keyfinize göre ayarlamalısınız)
  3. Diğer yanda geniş bir tava ya da tencerede zeytinyağında şerit halinde kesilmiş tavukları pişiriyoruz. (Mantar seviyorsanız bu aşamada mantar da ekleyebilirsiniz) 
  4. Pişen tavuklara kremayı ekliyoruz. Toz parmesan, fesleğen, karabiber ve tuz ile tatlandırıyoruz. (Parmesan da tuzludur, tuz eklerken dikkat!)
  5. Pişen makarnayı süzüp kremalı tavuklu sosun içine atıyoruz.İyice karıştırıp servis tabağına alıyoruz ve servis ederken üzerine yine toz parmesan serpiyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,




30 Kasım 2017 Perşembe

FIRINLANMIŞ SOSLU KARNABAHAR



Yine sebze sevmem diyenlere sebze yedirecek bir tarif ..
Üstelik içindeki un miktarını dikkate alırsak oldukça düşük kalorili ..
Bizim evde dün akşam yemem diyenlere bile kendini sevdirdi..

Malzemeler:
  • Orta boy bir karnabaharın yarısını kullandım
Sosu için;
  • 2 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı galeta unu
  • 1 yemek kaşığı normal un
  • Tuz, zerdeçal, toz kırmızı biber, karabiber
Servis etmek için;
  • Sarımsaklı yoğurt
Yapılışı:



  1. Karnabaharı çiçeklerine ayırıp tuzlu suda çok yumuşamayacak şekilde haşlıyoruz. (Çiçeklerine orta büyüklükte ayırıp kalın sapları keselim, rahat pişmesi için)
  2. Hafif yumuşayan karnabaharları süzüp soğuk suyla yıkayıp şokluyoruz.
  3. Bir kapta sos malzemelerinin tamamını iyice karıştırıyoruz.
  4. Bir tepsiye yağlı kağıt seriyoruz.
  5. Fırını 220 derecede ısıtıyoruz.
  6. Pişen karnabaharları sosa iyice tek tek bulayarak tepsiye yan yana diziyoruz.
  7. Fırında pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
  8. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

27 Kasım 2017 Pazartesi

ISPANAKLI TEPSİ BÖREĞİ (SELANİK BÖREĞİ)



Mana (Anne) gideli 4 ay oldu bile. Ağustos ayında cenazesine katılmadığımız için Selanik'e 40. gün anma törenine gittiğimizde bendeki yeri katmerlendi, sevgisi çoğaldı, hayatımdaki boşluğu arttı Manamın.. Öyle ki onun dediği her söz, yaptığı her güzel şey, bana verdiği her nasihat bir emanet artık. Bu börekle ne alakası var diyeceksiniz belki de.. Çok var...
Bazı tatlar vardır, bir yerle eşleşir. Bir şeyi yediğinde seni eskiye götürür, o yere götürür hani.. İşte ıspanaklı peynirli börek de sanırım artık beni o üç katlı bahçeli evin zemin katındaki kahverengi dolaplı açık mutfağa götürecek. O tezgahın ardındaki gülen yüzü hatırlatacak bana. Spinach Pita yaptım size diyen o anneye götürecek. 
Selanik'e son gittiğimde artık onun orada olmadığını bilmem, o eve girdiğimde bana ne hissettireceğini tahmin edememden öte bir şey yaşadım. Kavala'da bir mola yerinde karnım acıktığı için, Yunanistan'ın böreği yediğim hiç bir börekle kıyaslanmayacak kadar güzel olduğu için bir dilim ıspanaklı börek aldığımda beni bu kadar etkileyeceği aklımın ucuna dahi gelmezdi.
Bir ısırık aldığımda beni götürdüğü yer ve mekan nedeniyle o gün Selanik'e varana kadar ağladım elimde börekle. Her ısırıkta acım arttı, sanki cam bir duvara çarpan kuş gibi öylece kalakaldım ne yapacağımı bilemeden. O acı gerçek, Mana'nın gidişi, o ısırıkla yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Törende de aynı börekten dağıttılar, hatta eve götürelim diye yanımıza da koydular.. O, artık börek değil bir anıya dönüşmüştü ...

Ben de ona benzer bir börek yapmak istedim geçenlerde..Mana da hazır yufka ile yapıyordu ama onların yufkası bizimkinden biraz daha farklı daha gevrek ve yağlı, milföy ile yufka arasında bir durumu var sanki. Ben de bizimkini ona dönüştürmeye çalıştım. Sonucu beni mutlu etti, artık o benim Selanik Böreğim olarak defterimde yerini aldı.

Malzemeler: 

Not: Ben fırın tepsisinden küçük bir borcamda pişirdim, fırın tepsisi için malzemeyi çoğaltmanız gerekir
  • 3 adet yufka
  • 6 adet milföy hamuru 
  • 1 su bardağı + 1/2 çağ bardağı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı nişasta (silme)
  • 2 yemek kaşığı un (silme)
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • Tuz 
  • 1 yumurtanın sarısı 
  • Susam (Çörekotu, haşhaş tohumu ya da hiç bir şey, tercih size bağlı)
İç malzemesi :

  • 1 kg yıkanmış doğranmış ıspanak
  • 1 adet ufak yemeklik doğranmış soğan
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz
  • 200 gr sert beyaz peynir (rendelenmiş/çatalla ezilmiş)
Yapılışı:
  1. Öncelikle iç harcını hazırlayalım. Bir tencereye zeytinyağını koyup soğanları ekliyoruz. Rengi şeffalaşıncaya kadar kavuruyoruz.
  2. Daha sonra ince kıyılmış ıspanakları soğanlara ilave ediyoruz.Tencerenin kapağını kapatmadan iyice suyunu çekene kadar kavuruyoruz. Bu esnada tuz ekleyerek tatlandırıyoruz. Bir sonraki aşamada peyni ekleneceği için tuzu çok koymayalım.
  3. Ispanak pişip iyice suyunu çekince beyaz peyniri ekleyerek iyice karıştıyoruz.
  4. Tepsimizi margarin ile iyice yağlıyoruz. (Bu yapışmasına engel olacak)
  5. Bir kasede sıvıyağ,nişasta, un, sirke ve biraz tuz ile bir sos hazırlıyoruz.
  6. Yağladığımız tepsiye ilk yufkayı kenarları dışarı taşacak şekilde seriyoruz. Her yerine bir fırça yardımı ile sostan sürüyoruz. 
  7. Sonra ikinci yufkayı büyük parçalara ayırıyoruz. Bir büyük parçayı tepside az önce sosladığımız katın üzerine serip onu da sosluyoruz (Bir kaşıkla da soslayabilirsiniz, heryerine geldiğine emin olalım)
  8. Aynı şekilde böyle 2-3 sefer daha yufka serip sosluyoruz. Alt katman hafif kat kat olduğuna göre şimdi böreğin iç malzemesini her yere eşit şekilde dağıtabiliriz. 
  9. İç malzemenin üzerine yine büyük parça bir yufka seriyoruz (3.yufkaya geçebilirsiniz) Sos sürüp iki üç kat daha bu şekilde elimizdeki yufkaları bitiriyoruz. Yufkalar bitince tepsinin kenarlarını da üste doğru katlayarak onlara da sos sürüyoruz.
  10. 6 adet milföy hamurunu 2'şer 2'şer alt alta dizip o dikdörtgeni merdane ile büyüterek birbirine yapışık hale getiriyoruz.
  11. Bu dikdörtgeni yırtmadan tepsideki böreğin üzerine seriyoruz. Kenarlarını parmağımızla böreğin altına altına iterek yerleştiriyoruz. Üzerine biraz (çok değil) sostan sürüp bir bıçal yardımı ile eşit karelere kesiyoruz. 
  12. Yumurta sarısı sürüp üzerine susam serpiyoruz.
  13. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında nar gibi kızarana kadar pişiriyoruz. (Altının da iyice piştiğine emin olun, milföy çabuk pişecektir.)
Afiyetle, sağlıkla


24 Kasım 2017 Cuma

ZEYTİNLİ & ACUKALI MİNİK ÇÖREK ve KONUK OLDUĞUM TV PROGRAMI

Günaydın..

Dün yine harika bir anı ile kapattım gözlerimi geceye. Bundan yaklaşık 2-3 hafat önce Show Tv'den Pelin Karahan'ın programına davet edildiğimde çocukluk hayalimi yine yaşayacak olmanın heyecanı zaten basmıştı. Ama dün ekranda yine kendimi seyredince mutluluğum katmerlendi diyebilirim.

Üç tarifle katıldığım program sırasında ve sonrasında o kadar güzel mesajlar aldım, desteğinizi o kadar derinde hissettim ki mutluluğumu kelimelerle tarif edemiyorum.


Programı izlemek isterseniz, linki burada. Ben sanırım açıp açıp bol bol izleyeceğim :)

Gelelim yeni tarifimize.. Geçen hafta cumartesi günü gelen misafirlerime yaptığım bir tarif..

Yapması benim tariflerimde alışık olmadığınız bir şekilde aşamalı, bir miktar el oyalıyor. Ancak sonucunu görünce buna katlanılmayacak bir zorluğu yok, emin olun.. Malzemeleri ve adımları doğru uygularsanız misafirlerinizi ve sevdiklerinizi mutlu edecek bir tarifle karşınızdayım :)



Malzemeler: (24 adet)
  • 1 paket toz maya
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 adet yumurta
  • 250 gr eritilmiş tereyağ
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı mahlep
  • 3 su bardağı un (Az gelirse ilave edebilirsiniz)
Arası için;
  • 1 kase zeytin (Çekirdekleri çıkartılmış ve ufak doğranmış) Foranın hazır salata zeytinini kullanabilirsiniz.
  • 1 kase acuka (ben hazır kullanım bu sefer ama evdeki bir biber salçasını da kullanabilirsiniz)
Üzeri için;
  • Çörekotu
  • 1 yumurtanın sarısı
Yapılışı:

  1. Sütü bir cezvede hafif ılıtıyoruz (kaynamasın) 
  2. Toz mayayı ılınmış süte ilave edip, karıştırarak mayayı eritiyoruz.
  3. Derin bir kaba unu eleyip  unun ortasını havuz gibi açıp şeker,mahlep, tuz, mayalı süt, sıvıyağ ve yumurtaları  ekliyoruz. 
  4. Bütün malzemeyi ele yapışmayacak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.(Bu esnada eğer hamur fazla yumuşak bir kıvamda ise un ilave edebiliriz.)
  5. Tereyağını bir tavada yakmadan eritiyoruz.
  6. Mayalanmasını beklemeden hamuru 6 eşit parçaya ayrıyoruz.
  7. Böldüğümüz 6 parçayı da kendi içerisinde 4 eşit parçaya kesiyoruz. Toplamda 24 eşit parça hamurumuz olacak. 
  8. Tezgaha un serpip ilk parçayı bir pasta tabağı büyüklüğünde merdane ile açıyoruz. Açtığımız hamuru bir tabağa alıp üzerine erittiğimiz tereyağından fırça ile sürüyoruz. 
  9. İkinci hamuru da aynı şekilde pasta tabağı büyüklüğünde açıp ilk açtığımız ve yağladığımız hamurun üzerine koyup onu da yağlıyoruz. 
  10. Daha sonra aynı işlemi üçüncü ve dördüncü hamura da yapıyoruz. 
  11. Bir tabakta dört adet üst üste açılmış ve yağlanmış hamurumuz oldu, bunu buzdolabına kaldırıp diğer hamurlara devam ediyoruz.
  12. Tüm parçalar bitene kadar dörder dörder bu şekilde hamur setleri yapıyoruz. Toplamda 6 setimiz olacak buzdolabında. 
  13. İlk yaptığımız setten başlayarak dinlenen hamuru buzdolabından alıyoruz. 
  14. Tezgaha ve hamurun üzerine un serpip hamuru orta büyüklükte yırtılmayacak şekilde açıyoruz. 
  15. Açtığımız bu daireyi sekiz eşit üçgene bölüyoruz. 
  16. Üçgenlere biraz acuka/salça sürüp üzerine zeytin serpiyoruz ve geniş yerinden başlayarak sarıyoruz.
  17. Sardığımız hamuru her iki tarafından bükerek ay şeklinde getirip margarinle yağlanmış fırın tepsisine aralıklı şekilde diziyoruz.
  18. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpiyoruz. 
  19. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


21 Kasım 2017 Salı

HİNDİSTAN CEVİZLİ KURABİYE VE YENİ KAHVALTI SOFRASI


Geçtiğimiz cumartesi günü yine bir misafir grubunu kahvaltıda ağırlamak üzere davet etmiştim. Kahvaltı olduğunda işin iyi tarafı gün boyu rahatça oturup sohbet edebiliyoruz ama işin stresli tarafında ise misafirler erken geliyor :) Bu durumu iyi yönetebilmek için de hayli erken kalkmak gerekiyor. Bir zamanlar "Yemekteyiz" programı vardı belki hatırlarsınız, hatta geçenlerde yine bir reklamını gördüm, sanırım tekrar başlamış olabilir. Orada ev sahibi olan kişi hazırlıklara yetişemez, eli ayağına dolaşır, mutfağı çöp basar, tencere taşar ne kadar sakarlık varsa olurdu.. İşte ben de bu cumartesi günü öyleydim.. 

Bir saat var, yarım saat var diye dakikaları sayar buldum kendimi ve birden ding dong :) Geldiler..

Neyse ki sadece mutfak masasını toparlamaya vaktim kalmamıştı, diğer her şey tamamdı.. Üstümü de giyinmiş ama saçımı taramadan kapıyı açabildim :)

Misafir olunca illa bir iki yeni şey denerim.. Bu sefer yaptıklarım pek yeni sayılmaz, sadece blogda tarifinin olmadığını farkettiğim bu kurabiye yeni sayılır.. Diğerlerinden ileriki postlarda bahsedeceğim ..



Eskiden peynir tabağı bu kadar popüler bir olgu değildi.. Her peynir kendi içinde tabaklanır ayrı ayrı sunulurdu.. Şimdi ise trend peynir tabağından bir arajman hazırlamak. Bu trende elbette biz de elimizden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyoruz. Ayrı bir yazıda peynir tabağı hazırlama üzerine kendi paylaşımımı yapmayı düşünmüyor değilim hani..





Kahvaltılıkların dışında bir börek, bir el açması çörek/poğaça, bir kurabiye ve cheesecake ikramım oldu misafirlerime. Bugün size kurabiyenin tarifini vermek istiyorum. Aslında çoğu pastanede de olan, evlerde de sıkça pişen bir kurabiye, Hindistan Cevizli Kurabiye tarifi ..

O kadar uzun zamandır yapmadığımı farkedip, Google'da her zaman yaptığım gibi "Yemekbahane Hindistan Cevizli Kurabiye" yazdığımda hiç bir sonuç alamayınca anladım ki ben uzun zamandır yapmadığım gibi bu tarifi bu deftere de hiç yazmamışım meğer :)

O zaman gelsin tarifimiz .. 



Malzemeler:


  • 1 paket margarin (Oda ısısında beklemiş, 250 gr) (Ben Sana Hamurişi kullandım)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı hindistan cevizi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 yumurtanın sarısı
  • Aldığı kadar un (Benim hamurum 3,5 su un bardağı aldı)
Üzerine ; 
  • 1 yumurtanın beyazı
  • 2 su bardağı hindistan cevizi 
Yapılışı:



  1. Hamuru için (un hariç) gerekli malzemeleri derin bir kaba koyuyoruz.
  2. Malzemeleri un ekleyerek ele yapışmayan kıvamlı bir hamur olana kadar yoğuruyoruz.
  3. Fırını 170 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt sererek hazırlıyoruz. 
  5. Bir kaseye yumurta akını koyup bir çatal yardımı ile hafifçe çırpıyoruz. Başka bir kaseye de hindistan cevizini dökerek hazırlıyoruz.
  6. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlıyoruz.
  7. Yuvarladığımız hamuru önce yumurta akına batırıp sonra hindistan cevizine buluyoruz.
  8. Bu şekilde tüm hamur bitene kadar aynı işlemi yapıp tepsiye dizerek fırına veriyoruz.
  9. Üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz (yaklaşık 15 dk)
Afiyetle, sağlıkla

16 Kasım 2017 Perşembe

LAZANYA


Bir şeyleri yapmak istediğim gibi yapamadığımda bütün şevkim kaçıyor benim. Size de öyle oluyor mu? Çok sonuç odaklı olmak mı bu bilmiyorum ama misal blog yazma konusunda bu ara bu durumda hisseder oldum...

Hızlıca akan zaman mı, vakitsizlik mi, organize olamama becerisi mi (yoksa beceriksizliği mi demek lazım bilemedim) ayırt edemediğim bir durumla ne yeni bir tarif yapabiliyorum, ne de yaptığım şeyin istediğim gibi fotoğrafını çekebiliyorum .. Sonuç olarak çok istediğim, burada yaşamak ve burayı yaşatmak hissimi ufak ufak kaybediyorum sanki. 

Şu kare beni kendimden soğuttu sabah sabah.. Yazacak bir şey arıyorum, yakın zamanda yılda 100bin kere falan yaptığım standart bir kek tarifinin dışına çıkabileceğim bir şey yapmışlığım yok :( Aaa lazanya yapayım, hem burada tarifi yoktu diyorum .. Tamam yaptım eeee.. sonra ne oldu.. hadi yemek hazır değil mi diyen ses sonucu ocak üstüne oturtulmuş "borcam" içinde çekilmiş yamuk bir fotoğraf ile bu heves yerle yeksan oluverdi işte.

Eskiden nasıl yapıyordum, çalışmıyor muydum? Yemeği aç olsalar da mı vermiyordum, üstelik cep telefonum fotoğraf bile çekemezken fotoğraf makinamla nasıl yapıyordum bunu ? 

İşin özü.. ve beklenen sonuç :

* Yemek pişirmeyen yemek bloggeri oldum
* Görselliğin tavan yaptığı dönemde fotoğraf katastrofu ile blog yazmaya çalışıyorum

galiba ben bunu kesmeliyim ... 

dermişim ...

Yok ya .. yok öyle yağma .. lazanya işte .. en kıymalısından.. beşameli harika .. kaymak gibi.. Sen yap , fotosunu güzel çek belki bana da atarsın :) olmaz mı :)

yine kendi kendini kandıran bu zavallı kızcağızdan bir lazanya fotosu geliyor sizlere ..

Afiyetle & sağlıkla,

Malzemeler:

  • 1 paket lazanya (Bazı lazanyalar kuru bazıları haşlanarak kullanılıyor, orada kutunun arkasındaki tarife dikkat edin lütfen)
İç harcı :
  • 350 gr dana kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası 
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz, karabiber, kırmızıbiber
Beşamel sos:
  • 100 gr tereyağ, 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 3 tepeleme yemek kaşığı un
  • 750 ml süt (ılık)
  • 1 yumurta sarısı
  • tuz, karabiber
Üzerine ve arasına ; 150 gr rendelenmiş taze kaşar peyniri


Yapılışı:
  1. Öncelikle iç harcı hazırlayarak başlayalım, zeytinyağını bir tavaya koyup, minik yemeklik doğranmış kuru soğanları hafifçe soteleyelim. Soğanlar şeffaflaşınca kıymayı ilave ederek kavuralım. Salçayı ekleyelim. Tuz ve baharat ile tatlandırıp çeyrek çay bardağı su ekleyerek bir taşım pişirelim. Suyunu çekince ocağı kapatıp iç harcımızı bekletelim.
  2. Eğer haşlanan lazanya aldıysak lazanyaları kaynayan tuzlu suda kutusunun üzerinde belirtilen süre kadar pişirelim, Suyunu süzüp soğuk suyla yıkayalım ki pişme işlemi bitsin sonrasında hamur olmasın. Eğer kuru lazanya aldıysak bu aşamaya gerek olmayacaktır.
  3. Beşamel sos için çelik tencereye tereyağ ve zeytinyağı koyup eritelim. Eriyen yağa unu ekleyip bir çırpma teli ile karıştırarak topaklanmasını önleyelim. Azar azar ılık sütü ekleyelim, bu esnada mutlaka karıştırmaya devam edelim. Tuz ve karabiber ile baharatlandırıp koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirelim. Koyulaşınca bir yumurtanın sarısını ekleyip yine hızlıca karıştıralım, ocağın altını kapatalım.
  4. Bir fırın kabını ya da borcamı heryerine gelecek şekilde margarin ya da tereyağ ile (sıvıyağ kullanmayın yapışır) iyice yağlayalım.
  5. En alta beşamel sostan biraz gezdirelim ve aralıksız şekilde lazanya yaprağı dizelim. Üzerine yine beşamel gezdirelim ve kıymalı harcımızdan eşit miktarda yayalım. Biraz kaşar rendesi gezdirelim. 
  6. En az 3 kat bu şekilde dizme işlemi yapalım. Son yaprakları dizince heryerine beşamel dökelim ve önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 10 dk kadar pişirelim.
  7. 10 dk sonra üzerine her yerini kapatacak şekilde rendelenmiş kaşar peyniri serpip tekrar fırına verelim ve üzeri kızarana kadar pişirelim.
Sıcakken servis edilmelidir.




1 Kasım 2017 Çarşamba

TAVUKLU TEL ŞEHRİYE ÇORBASI


Kasım ... Sonbaharın son demi.. Bu sabah arabaya oturduğumda hissettiğim şeyi hiç özlemediğimi farkettim.. Üşümek, delice üşümek.. Termometre 6 dereceyi gösteriyordu ve tamam dedim.. Kış geliyor..

Madem bugün çok üşüdüm o zaman bir çorba tarifi yazayım dedim.. Fotoğraf tam istediğim gibi olmadı ama bizim amacımız zaten çorbanın kendisi .. Değil mi :)

Malzemeler:

  • 5 parça tavuk kalça şiş (Ben göğüs etini çok sevmiyorum o yüzden tavuğun yağlı tarafından tercih ediyorum, sizler göğüs de kullanabilirsiniz - 2 parça yeterli olacaktır)
  • 1 su bardağı tel şehriye 
  • 1 yumurta , bir iki damla limon
  • Tavuk suyu (Yaklaşık 2,5 litre)
  • 2 yemek kaşığı Tereyağ, 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • Tuz
  • Karabiber

Yapılışı:

  1. Tavukları tuz, karabiber eklediğiniz suda (sonrasında bu suyu çorbada kullanacağız) iyice yumuşayıncaya kadar haşlıyoruz.
  2. Haşladığımız tavukları çok küçük olmayacak şekilde parçalara bölüyoruz.
  3. Tereyağ ve zeytinyağı bir tencereye alıp haşladığımız tavukların suyunu ilave ediyoruz. Su kaynayınca şehriye ve tavukları ekliyoruz. Tuz ile tatlandırıyoruz.
  4. Bir kasede limon ve yumurtayı beraber çırpıyoruz.
  5. Çorbayı bir taşım kaynattıktan sonra bir kaşık çorbadan çırpılmış yumurtaya katıp ısısını dengeliyoruz.Bir iki kaşık daha bu şekilde yumurtayı aynı ısıya getirmek üzere katarak karıştırıyoruz.
  6. Sonrasında aynı anda çorbayı karıştırmaya dikkat ederek yumurta ve limonlu karışımı çorbaya hızlıca ekliyoruz. Bu aşamada yumurtanın kesilmemesi önemli.
  7. Ocağın altını kapatarak çorbamızı 5-10 dk kadar şehriyelerin iyice şişmesi için bekletiyoruz.
  8. Sonrasında servis ediyoruz.


Afiyetle , sağlıkla

27 Ekim 2017 Cuma

SANDVİÇ EKMEĞİ 2


Daha önce bir iki tane sandviç ekmeği denemem olmuştu..Bir tanesini standart bir ekmek hamuru gibi bir hamur ile hazırlamıştım, diğerinde ise aslında bir ekmek karışımını sandviç ekmeği formunda pişirmiştim. 

Bu sefer daha pastanede satılan o yumuşacık puf puf hamurlar gibi olsun istedim, ona yakın bir sonuç elde etmeyi sanırım başardım.

Çocukken annem, arasına peynir domates koyar hazırlardı.. Ben de aynen öyle yaptım ama benim herşeyi yemez çocuklarım sade yemeyi elbette tercih ettiler. Ama anneleri kendi çocukluk anılarında olduğu aynen içini doldurup doldurup yedi :)

Malzemeler:

  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı ılık süt 
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kuru instant maya
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • Aldığı kadar un (Benimki yaklaşık 4 su bardağı aldı)
  • Üzerine yumurta sarısı ve susam

Yapılışı:

  1. Derin bir kaba ılık süt, ılık su ve mayayı alarak karıştırıp mayanın şişmesi için 5 dk kadar bekliyoruz.
  2. Sıvıyağ ve tuzu ekleyerek yine karıştırıyoruz.
  3. Unu yavaş yavaş ekleyerek kulak memesi kıvamında olana kadar yoğuruyoruz.
  4. Üzerini bir bezle örtüp ılık bir yerde hamuru mayalanması için 1 saat kadar bekletiyoruz.
  5. 1 saat sonra hamurdan parçalar kopartıp yuvarlak şekil vererek yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Yaklaşık 20 dk kadar da tepside mayalandırıyoruz.
  6. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serpiyoruz.
  7. 190 derece fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
  8. Piştikten sonra fırından alıp 10 dk kadar içlerini çekmelerini bekleterek ortadan kesip istediğimiz malzeme ile doldurup (peynir, şarküteri vb..) servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


16 Ekim 2017 Pazartesi

HAŞHAŞLI CEVİZLİ BÖREK


Bizim blog kızları gününü bilirsiniz. 10 yıldır düzenli şekilde bir araya geliyor, zevkli sofralarda birarada oluyoruz. Bu senenin turuna da geçtiğimiz hafta adaşın sofrasında başladık. 
Bu sefer güne giderken yanımda bu böreklerle gittim. Börek diyorum ama aslında hani fırınlarda olur ya çörek gibi haşhaşlı , aslında form olarak onlara daha çok benziyordu sanki. Ama tadı efsane diyebilirim.
Yine ucuz malzeme, pratik ve lezzet sınıfında 5 tam puan alan bir uygulamam daha oldu diyebilirim. 

Malzemeler:

(16 adet için, ölçüyü sayı arttırdıkça fazlalaştırabilirsiniz)

  • 1 su bardağı haşhaş ezmesi (ben aktarda buldum)
  • 1 su çekilmiş ceviziçi
  • 1 su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullandım-riviera)
  • 2 adet yufka 
  • 6-7 kaşık toz şeker (bu sizin ne kadar tatlı sevdiğinize göre değişir, ben çok tatlı sevmediğim için bu kadar kullandım)

Yapılışı:



  1. Bir kasede haşhaş ezmesi, yağ ve cevizi iyice karıştırıyoruz.
  2. Bir yufkayı serip üzerine harçtan iyice sürüyoruz. Bir miktar toz şeker serpiyoruz.
  3. Yufkayı ikiye katlıyoruz. Üst katına da aynı şekilde harçtan sürüyoruz ve yine biraz şeker serpiyoruz.
  4. Yarım ay şeklindeki yufkamızı eşit şekilde sekiz üçgen (sigara böreği mantığı) olacak şekilde kesiyoruz.
  5. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine börekleri tıpkı sigara böreği sarar gibi sararak diziyoruz.
  6. Diğer yufkamıza da aynı işlemi yaparak tamamlıyoruz.
  7. 180 derece fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

9 Ekim 2017 Pazartesi

MEYVELİ PARFE



Pişirmesi olmayan bir tatlı yine.. Tıpkı bu çilekli cheesecake tarifi gibi.. O yüzden yine pratiklik sınıfında tam not almayı başardı. Tarifi umut sepetim blogunda görmüştüm. Fotoğraf çekmeye fırsatım olmadan kesen misafirlerime de buradan selam olsun :) Neyseki bu pozu instagram için çekmişler :)

Bu arada instagram hesabımı takip ediyor musunuz? https://www.instagram.com/yemekbahane

Hadi tarifi şuraya not edelim..

Malzemeler:

  • 2 paket Dankek çikolatalı rulo pasta 
  • 1 paket toz kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 500 gr dondurma (ben vanilyalı kullandım)
  • meysim meyveleri (ben şeftali, kırmızı erik ve üzüm kullandım)

Yapılışı :

  1. Toz kremşantiyi bir bardak soğuk süt ile çırpıp koyu kıvam alınca buzdolabında bir süre bekletiyoruz.
  2. O sırada biz tercih ettiğimiz meyvelerden minik minik küpler doğrayarak hazırlık yapıyoruz.
  3. Bir kasede çırpılmış krem şanti, dondurma ve doğradığımız meyveleri karıştırıyoruz.
  4. Bir kelepçeli kalıbın tabanına yağlı kağıt yerleştiriyoruz.
  5. Rulo pastayı bir parmak kalınlığında olacak şekilde dilimleyip kelepçeli kalıbın içine dik şekilde çerçeve yaparak diziyoruz. 
  6. Ruloların çerçevesi bitince hazırladığımız dondurmalı karışımı ortaya dköüp kaşıkla eşit şekilde dağıtıp üzerini düzeltiyoruz.
  7. Bu şekilde minimum 2 saat buzlukta beklettiğimiz tatlımızı ikramdan hemen önce kelepçeden çıkartarak yine meyvelerle süsleyerek servis ediyoruz. 

Afiyetle & sağlıkla,




5 Ekim 2017 Perşembe

SEBZELİ KİNOA


Son bir yıldır yemek yeme meseleme bir denge getirmeyi en sonunda başardım. Hayatı boyunca yemek yemeyi bir keyif haline getirmiş bir insan için bu oldukça zor bir durum aslında.. Hele de benim gibi biri için.. Hamurişi içinde boğulabilirim felsefeni bir kenara bırakmak, sabah yedim nasılsa akşam ne yesem diye düşünmemeyi öğrenmek :)

Poyraz'ın doğumu sonrasında her geçen gün artan kilolar beni mutsuz etmeyi başarınca yolum bir diyetisyen ile buluştu ve çok şükür o zaman dengeyi yakalamayı öğrendim.

Bu blog nadiren de olsa hafif ve light sınıfına dahil olabilecek tariflere ev sahipliği yapmıştır. Bu da onlardan biri olacak , dün akşam evde ne varsa altyapısı ile pişti, lezzetini çok iyi bulduğum için ölçülerini hemen yazmak istedim.

Hayatınızdan denge eksik olmasın dileğiyle,

Malzemeler: (2 kişilik, ölçü kişi bazında arttırılabilir)
  • 1 adet havuç
  • 1 adet kabak
  • 1 adet kırmızı kapya biber
  • 1 su bardağı kinoa (ben beyaz kinoa kullandım)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı soya sosu
  • 2 yemek kaşığı tatlı ekşi sos
  • Tuz (soya sosunuz tuzluysa dikkat)
  • Dereotu
Yapılışı:
  1. Havuç,kabak ve biberleri küp küp doğruyoruz.
  2. Zeytinyağını bir tencerede hafifçe kızdırıyoruz.
  3. Önce biberleri yağa bırakıp soteliyoruz. Biberler hafifçe yumuşayınca kabak ve havucu ilave ediyoruz; iyice karıştırıp ocağın altını hafifçe kısarak, tencerenin kapağını kapatıyoruz.
  4. Dibi tutmaması için arada sırada karıştırıyoruz.
  5. Sebzelerin rengi değişince kinoayı ilave ediyoruz. Sebzelerin üzerini hafifçe kapatacak kadar su ekliyoruz (sebzeler suda kaybolmasın, su miktarını çok tutmayın) Tuz, soya sosu ve tatlı ekşi sosu da katıp karıştırıyoruz. Kapağını kapatıp, ocak en kısık seviyede olacak şekilde pişmeye bırakıyoruz. 
  6. Kinoa iyice su çekince ocağı kapatıyoruz, bir süre kendini çekmesi için bekletiyoruz.
  7. Dereotu serperek servis ediyoruz.
Afiyetle, sağlıkla


4 Ekim 2017 Çarşamba

KUŞ ŞEKİLLİ KURABİYE


Sizi bilmem ama benim için bir çocuğa yemek yedirmek büyük E-Zİ-YET ..

Hayatında hiç makarna yememiş bir çocuğun annesi olarak ona yemek yemenin zevkli, keyifli bir şey olduğunu anlatmaya çalışmaktan çatladım desem yeridir. Ne taklalar atmıyorum ki.. Herkes çocuğunu hamburgerciden, hazır içecekten kaçırırken ben gel yavrum Mc Donald's a gidelim bak bütün çocuklar hamburgeri sever üstelik oyuncak veriyorlar diye yalvarıyorum.. İtici mi geldi bu durum? Yargılamayın.. Ne olur ..
Eğer çocuğunuz çay kıvamında, içinde tek bir tane daha olmayacak şekilde süzülmüş yani suya dönmüş bir çorbadan başka bir şey içmiyorsa, gözlerinin altı mosmorsa hamburgerci size hayal gibi gelebilir..

Aras artık 6,5 yaşında.. Yakın çevrem onun yeme konusundaki psikolojik korkularını bilmekle beraber, dış dünya tabii durumun derinliğini bilmediği için zaman zaman elimde cicibebe paketini ağzına dayamama tepki verebiliyor.. "Ay yapmayın o çok sağlıksız !" Evde yaptığımı yemiyorsa benim için değil.. Çünkü yoksa açlıktan bayılacak..

Ama bugüne şükürler olsun ki yediklerinin sayısı artmaya başladı. Hayatımıza ekmek, köfte ve patates girdi. Bir de kurabiye .. Hepsi olmasa bile en azından beğenirse (gözüyle) tadına bakabiliyor.

Bu kurabiye de onu ve sınıf arkadaşlarını motive etsin diye yaptıklarımdan. Şeklini internette gezinirken görmüştüm, şeker hamursuz ama eğlenceli bir kurabiye olması çok hoşuma gitmişti.. Malzemeler son derece basit.. Benim kurabiye demirbaşım bu hamur, içine ne katarsanız sizindir.. :)

Malzemeler:
  • 1 yumurta sarısı
  • 250 gr tereyağ (margarin tercih edenler margarin de kullanabilir)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • Aldığı kadar un (yaklaşık 3,5 su bardağı ama birden koymayın)
  • 1 paket vanilya
  • Damla çikolata
  • 1 tatlı kaşığı kakao
Yapılışı :
  1. Yumurta, yağ, şeker ve vanilyayı bir kaseye alalım. Aldığı kadar un katarak ele yapışmayan ama rahatça toparlanan bir hamur haline gelene kadar yoğuralım. 
  2. Hamuru bir streçe sarıp 20 dk buzdolabında bekletelim.
  3. Hamurdan bir parça kopartıp kakao karıştırıp bir kenara alalım.
  4. Fırını 160 derecede ısıtalım.
  5. Tepsiye yağlı kağıt serelim.
  6. Hamuru bir merdane yardımı ile 1,5-2 cm kalınlığında çok ince olmayacak şekilde açalım. 
  7. Bir çay bardağı ile yuvarlaklar keselim. İki minik hamur parçasını yuvarlayıp göz olarak üzerine koyalım. Bunun üstüne damla çikolata yerleştirelim.
  8. Kakaolu parçadan minik bir oval yapıp burun yapalım. Üstüne bıçağın ucu ile iz yapalım.
  9. Son olarak çatalla yan kısımlarına iz yapıp tepsiye dizelim.
  10. Pembeleşinceye kadar pişirelim (yaklaşık 15-20 dk)
Afiyetle, sağlıkla



LinkWithin

Related Posts with Thumbnails