19 Kasım 2013 Salı

KEÇİ BACAĞI - HAYRABOLU USULÜ TATLI HAMUR KIZARTMASI VE SIRADIŞI BİR ÇAY DAVETİ

Kendine has insanlar vardır. Onların söyleme biçimleri, yapmaları, gitmeleri, gelmeleri, hayatları kendilerine hastır. Herkesin kendine hastır elbette yaşam biçimi ama bu insanlar farklıdırlar. Farklı olmaya gayret etmeden içlerinden öyle geldikleri için başka türlü bakarlar hayata. Aslında en basitini yaşarken, yaşatırken bir bakarsınız başka bir dünyaya almış götürmüş sizi. Kendinizi onlarla mutlu musmutlu (böyle bir kelime yok değil mi) :) hissedersiniz. Tesadüf müdür bilmem benim etrafımda bir kaç dost var böyle. Ama biri artık yamacımızda değil, çoookk uzaklara deniz aşırı yerlere gönderdik onu kendine has dünyasını orada kursun diye.
Pınar'ım.. ona genelde böyle hitap ederim (ederiz) Bizim blog kızlarını yani bizi kendi rengi ve üslubu ile ağırladığı çay davetini konu alacak bu yazı. Hani bizim buluşmaların hep bir konusu, teması var ya... Pınar temayı öyle bir belirledi ki hayatımda unutamayacağım bir gün yaşattı bizlere...
Tema "Yöresel" .. aynen öyle oldu.. Masasından, süslemelerine, yediklerimizden içtiğimize... her şey yöreseldi..Günü nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama bir kaç fotoğraf ile bahsedeyim..
kolaj
Pınar'ın burada yaşarken evinin bahçe içinde olması elbette bu temayı sonuna kadar destekledi. Çocuklar ayakları çıplak çimlerin üzerinde koşturup durdular. Gözlemelerin pişmesi için Pınar'ın hazır ettiği bacalı ve odunlu sac sobası gördüğümüz anda bizi şok etmeye yetti de arttı. Pınar'ın kostümü bile duruma uygundu :)
Elleri ile yoğurduğu hamur, yapılan bezeler sonrasında Yasemin ve benim ellerimde gözlemeye dönüştü :)
kolaj
Münevver Abla'nın civciv şeklindeki makaronları, büfedeki olağanüstü yöresel tüm lezzetler..Humuslar, içli köfteler, nevzineler, un helvaları neler neler... IMG_2656

Masası bile ayrı itinalı bu partinin hemen başında ismimize özel hazırlanmış yemenilerimizi takıverdik ve çeyiz sandığından çıkan harika el işi masa örtüsüyle hazırlanmış masamızda tüm bu güzel yiyecekleri afiyetle yedik.
yemeni

Günün sonunda ise Pınar'ın bahçesinde elleri ile yetiştirdiği marulları ve kendi kümesinden topladığı yumurtaların olduğu paketimizi de alarak hiç unutmamak üzere ayrıldık o evden. 

IMG_2651

İşte kendi farklı bakış açısı ile bize inanılmaz bir ambians yaratan ve harika anılarla ayrıldığımız bu güne benim de yöresel bir katkıda bulunmam gerektiğinde aklıma ilk olarak yengemin yaptığı ve çok severek yediğim keçi bacağı geldi. Şekli itibari ile bu isimle anılan keçi bacağı aslında bir nevi şekerli hamur kızartması.. Pratikliği ile sizin, lezzetiyle özellikle çocuklarınızın baş tacı olacağına eminim :) İçine tuz ilave ederek ve şekerini azaltarak , üzerine şeker serpmeden tuzlu olarak da tüketebilirsiniz..

Keçi bacağı - hamur kızartması

Malzemeler:
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1/2 paket karbonat
  • 1/4 su bardağı sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • aldığı kadar un (yoğurdun su miktarı nedeniyle tam ölçü vermedim)
  • kızartmak için sıvıyağ
  • üzeri için pudra şekeri
Yapılışı:


  1. Yoğurt, yumurta, karbonat, sıvıyağ ve toz şekeri derin bir kasede un ilave ederek ele yapışmayan ve rahat toparlanan bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.
  2. Yoğurduğumuz hamurdan ufak parçalar koparıp elimizde rulo yapıyoruz. 
  3. Bu rulonun ucundan ortadan ikiye, yanından da bir kesi yaparak üç yerden hamuru kesmiş oluyoruz. (bu keçi bacağının formunu veriyor)
  4. Tüm hamurları bu şekilde yaparak bir tepside dinlendiriyoruz. (yaklaşık 5-10 dk)
  5. Yağı kızdırıyoruz.
  6. Hazırladığımız hamurları kızartarak kağıt havlu serdiğimiz bir başka tepsiye alıyoruz.
  7. Hamurlar ılınıp kendini çekince üzerlerine pudra şekeri serperek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails