28 Ağustos 2012 Salı

FIRINDA ŞEHRİYELİ TAVUK


Fırında Şehriyeli Tavuk

 Eti ve pilavı ile tek seferde pişen, pratik ve lezzetli bir yemek ...
Aslında annemler bunu kuzu eti ile yaparlarmış, ben onu hiç denemedim ama eminim müthiş olacaktır. Çünkü tavuk ile yapılana biz bayılıyoruz. Misafir için de son derece pratik, lezzetli ve görsel olarak zengin bu yemeği denememeniz için hiç bir sebep yok :)

Malzemeler: 
  • 6-7 adet tavuk baget 
  • 1/2 paket arpa şehriye
  • 4 adet orta boy domates
  • 1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber 
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
Yapılışı:
  1. Tavukları yıkayıp geniş bir tencereye koyup, üzerini geçecek kadar su ilave ederek iyice haşlıyoruz.
  2. Domatesleri rendeliyoruz.
  3. Bir başka tencereye sıvıyağ ve tereyağı koyup rendelediğimiz domatesleri ve domates salçasını koyarak kısık ateşte sosu pişiriyoruz. Tuz ve 1 çay kaşığı karabiber ilave ediyoruz.
  4. Tavuklar haşlanınca bir tepsiye ya da borcama aralıklı olarak diziyoruz. Üzerlerine bir miktar tuz serpiyoruz. (Bu tepsinin ya da borcamın çok sığ olmaması önemli) 
  5. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  6. Tavukların arasındaki boşluklara arpa şehriyeleri eşit miktarda serpiştiriyoruz.
  7. Tavukların haşlandığı suyu pişmekte olan domates sosuna ilave ediyoruz. 
  8. Tepsimizdeki tavuk ve şehriyelerin üzerine domates sosunu döküyoruz. (Bu aşamada su miktarı önemli. Şehriyelerin tamamının kapanması önemli, tavukların yarısı suda kalıyor olmalı.Eğer sosunuzdaki su azsa ilave sıcak su ile bu açığı kapatmalısınız)
  9. Şehriyeler şişip suyunu çekinceye kadar, biraz sulu kalmasını öneririm, pişiriyoruz. Tavukların üzerleri kızarmış olacak. 
Not : Bu yemeği sıcakken servis etmeniz önemlidir ! Sonra ısıtmak lezzetini etkiler. Eğer misafiriniz gelecekse sosunu hazırlayın, tavukların ve şehriyenin üzerine fırına verirken dökün. Yaklaşık 20 dk pişmesi için yetiyor.

Afiyetle & sağlıkla,

27 Ağustos 2012 Pazartesi

YÜRÜMEK ...

Çoğumuzun son derece olağan bir işlev olarak yapageldiği şey, yürümek ..
Ama eğer anneyseniz ve küçücük bebeğimiz o minicik ayaklarıyla kocaman bir adım atıp ilerlerse o "yürümek" denen olağan şey birdenbire bir mucizeye dönüşüyor, değil mi?
Evet geç oldu ama oldu.. 16. ayını yarın dolduracak Arascık, yürüdü.. Yürümeyi geçtik koşacak neredeyse.
Artık bana doğru yürüyüp, eskilerin tabiri ile eteklerime sarılıp, "annem" diyor...
Söyleyin sevgili anne okurlarım, ben bugün daha mı zenginim?

Sağlıkla & afiyetle,

24 Ağustos 2012 Cuma

PEYNİR KREMALI TAVUKLU TORTELLİNİ

TORTELLINI

Dün eve dönerken, kendi kendime dedim ki.. Bugün kendim için bir şeyler pişireyim. Malumunuz Engin, eşim, çok yemek seçen biri. Ona pilav-makarna yap, senden iyisi yok :) Ama makarna da öyle standart makarnalardan, kıymalı, domatesli ya da yoğurtlu olabilir, başka tipine kapalı kendisi.
Girdim markete ve kendime sadece 4 adet malzeme aldım.. Home TV'deki 5 malzeme programı gibi oldu bu :)
Engin'e de salçalı kelebek makarna yaptım :) Ayrı tencerelerden takıldık anlayacağınız :)
Vallahi oturdum iki tabak kana kana yedim, ohh afiyet olsun dedim kendime ...
Şık ama pratik bu tarifi misafirlerinize de uygulayın derim. Hep size gelmek isteyebilirler, şimdiden uyarmamış olmayayım ama.

Malzemeler:
tortellini malzemeler
  • 1 paket peynir dolgulu Tortellini 
  • 3 yemek kaşığı Krem Peynir 
  • 1 paket sıvı krema
  • 2 adet tavuk göğüs
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı kuru fesleğen
  • tuz
Yapılışı :
  1. Tenceremize su koyup, tuz ve bir miktar yağ ilave ederek suyu kaynatıyoruz.Kaynayan suya tortellini makarnaları ilave ederek yaklaşık 12-15 dk kadar haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra suyunu süzüp bir kenarda bekletiyoruz. 
  2. Göğüs tavuk etlerini kuşbaşı doğruyoruz.
  3. Bir başka tencereye 2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben Mısırözü kullandım) ekleyip tavukları pembeleşinceye kadar soteliyoruz.
  4. Tavuklar pişince 3 tepeleme yemek kaşığı krem peyniri tavuklara ilave ederek, ocağı kısıp peyniri iyice eritiyoruz.
  5. Tavuk-peynir karışımına kremayı da ilave edip bir süre kaynatıyoruz.Fesleğen ve tuzu ilave ettikten sonra tortellinileri katıp iyice sosa yediriyoruz.
  6. Ocağı söndürüp, tencerenin kapağını kapatıyoruz. 5 dk kadar sosun iyice çekmesi için demlenmeye bırakıyoruz.
Üzerine taze çekilmiş karabiber ve parmesan peyniri rendesi ile de servis edilebilir...

Afiyetle & sağlıkla,

9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?


LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

12 Temmuz 2012 Perşembe

KAKAOLU CUPCAKELER 2 - HARİKA BİR DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

cupcake Biliyorum söz vermiştim, daha sık yazacaktım ama inanın olmadı. Geçtiğimiz 1 ay benim için yine yoğun ve çetrefilli bir dönemdi. Hem İstanbul'daki trafik çilesi hayatımı daha da zorlaştırırken diğer yandan aldığımız karar neticesinde yeni ev arayışı içerisinde olduğumuz bir dönem geçirdik. İstanbul'un trafik çilesi dolmasa da geçen hafta taşınmayı başardık. Anneme daha yakın, dolayısıyla Aras'ın daha rahat lojistiğini sağlayacağımız bir  yere taşınma amacımız nihayate varmış oldu. Tabii çalışırken aynı zamanda taşınmak korkunç bir şeymiş, bunu tecrübe etmek hayli zorlayıcı oldu benim için ama yine anneciğim sayesinde bunun da üstesinden geldik çok şükür. Yeni ev, yeni umut demek.. Bakalım umarım bu ev bize bol şans ve huzur getirir diye umuyorum.

Yeni evimde artık mutfağa girecek fırsatlar yaratacağım kendime tıpkı eskiden olduğu gibi. İlki de geçen hafta pazar günü katıldığım rüya gibi doğumgünü partisi için oldu aslında. Sevgili Selen ve Sevgili Pınar kızları Tuana ve İpek için, bizim tayfada organizasyon konusunda bir guru olan Nesli'nin de full desteğini alarak bir parti hazırladılar.. Detayları bol, inceliği bol, zerafeti tartışılmaz bu partiye dair yazıları okumanızı, fotoğrafları incelemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

Bu partinin en az kendisi kadar zarif büfesinde yine yok yoktu.. Herkes en sevilen lezzetleri yine gönlünü koyarak tabiri caizse döktürmüştü. Bana düşen de cupcake yapmak oldu. O kadar özlemişim ki, taşınma telaşı falan demedim yeni mutfağımda ilk pişirdiğim şey bu cupcakeler oluverdi. Üstelik de yeni bir tarif denedim, sonucundan da gayet memnun kaldım.
Kaynak : www.joyofbaking.com


Kakaolu Cupcake


Malzemeler:

  • 50 gr kakao
  • 1 su bardağından 1 parmak az sıcak su (kaynar)
  • 2 yumurta
  • 120 gr margarin (oda ısısında)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 1/3 su bardağı un
  • 1 çay kaşığının ucu ile tuz
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Yapılışı :
  1. Kakao ve sıcak suyu bir kasede iyice karıştırıp, soğumaya bırakıyoruz.
  2. Başka bir kasede un, kabartma tozu, vanilya ve tuzu karıştırıyoruz.
  3. Bir diğer derin kapta oda ısısındaki margarin ve toz şekeri mikserle krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. (Margarini ufak ufak doğrarsanız çırpması kolaylaşacaktır.) Bu karışıma yumurtaları ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz.
  4. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  5. Cupcake kalıplarının içerisine kağıtları yerleştirerek hazırlıyoruz.
  6. Yumurta - şeker- yağ karışımına önce soğuyan kakaolu suyu ekliyoruz ve bir kaşıkla iyice yediriyoruz. Daha sonra son olarak unlu karışımı da ilave ederek, herşeyin birbirine iyice karışmasını sağlıyoruz. (Bunu bir kaşık ya da spatula ile yapıyoruz)
  7. Bir kaşıkla ya da varsa bir pastacı sıkma torbasına doldurarak kek harcımızı yerleştirdiğimiz cupcake kağıtlarının 3/4'ünü dolduracak şekilde paylaştırıp, fırına veriyoruz.
  8. Ortalama 10-12 dk içerisinde kekleri kontrol ediyor olmalıyız (kürdan testi) İyice kurumadan, içi pişmiş ise fırından alıyoruz.
Bu sefer süslemeyi partinin konseptine uygun şekilde pembe minik şekerlerle yaptım. Üzerlerine de Selen'in hazırladığı cupcake temalarını yerleştirdik ve cupcake ağacına dizdik. 

Uzun zaman sonra çok keyif aldığımı ve aslında keyif aldığım uğraşımdan ne kadar uzak kaldığımı hatırladım. Herkes bana neden sevdiğim işi yapmadığımı sorup dururken, içimdeki o bir yanı buruk istek hep var ve varolmaya devam edecek.
Ve hep içimden hep .. bir gün inşallah demeye ve dilemeye devam edeceğim...

Sevdiği şeylere vakit ayıranlara sonsuz sevgilerimle,
Afiyetle & sağlıkla,

11 Haziran 2012 Pazartesi

BEBEKLER İÇİN KURABİYE

Untitled

Aras'ın inek sütü proteinine olan alerjisini daha önce yazmıştım sizlere. Henüz 37 günlükken küçücük dilini sürekli dışarı doğru çıkartarak öğürmesi ve akabinde başlayan öksürük ile doktorumuz, reflü ve tetikleyicisi olarak da inek sütüne alerji teşhisini koymuştu. Aras 13 aylık şu anda, biz hala inek sütüne ve türevlerine toleransı düşük bir şekilde devam ediyoruz hayatımıza; yani bir çok şey beslenme düzenimizde yok. Başta inek peyniri, yoğurdu, tereyağı ve dana eti olmak üzere... Aslında 4 kalemde saydığım bu şeyler Aras'ın başka bir evde veya yerde pişmiş ya da hazır olarak tüketebileceği bir çok şeyi tüketememesine vesile oluyor. Örneğin babaannesine gittiğinde teklif edilen yayla çorbası, peynirli börek ya da bir çok annenin yaptığı gibi yemeğe çıkıldığında sipariş edilen köfte (hoş Aras zaten yemiyor köfte falan ama :)) ve bisküvi elbette. Tabii ki bebeklere uygun olmayan bisküviler değil ama en basitinden cicibebenin için de bile süt tozu, tereyağ esansı, peyniraltı suyu gibi adlandırılan malzemelerden var. Paketlerin üzerindeki "İçindekiler" bilgilerini hatmetmeden Arasa pek bir şey yediremiyorum anlayacağınız. O yüzden kendi pratik çözümlerimi sağlıklı bir şekilde evde üretmeye gayret gösteriyorum. Bunlardan biri de bu kurabiyeler. Keçi tereyağı ve pekmezle yapılmış tarçınlı kurabiyeleri Arascık muzla ve azıcık sıcak suyla ezilmiş şekilde akşam üzerleri yemeye bayılıyor. Sizin bebeklerin alerjisi yoksa direk normal tereyağ ile de deneyebilirsiniz. Markete gidip cicibebe almak kadar sürüyor emin olun :)
Malzemeler:


• 2 çorba kaşığı keçi tereyağı (oda ısısında)(ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ'nin tereyağı %100 keçi)
• 1 yumurtanın sarısı
• 1 tutam karbonat
• 1/4 çay kaşığı tarçın
• 1,5 yemek kaşığı üzüm pekmezi (ipekhanım'ın çifliğinden alıyorum)
• Tam buğday unu (aldığı kadar- bende 6 yemek kaşığı aldı)(ipekhanım'ın çifliğinden alıyorum)

Yapılışı: Tüm malzemeleri bir kasede yoğurup ele yapışmayan bir hamur elde edince bir müddet buzdolabında hamuru dinlendiriyoruz. Sonra merdane ile açıp kalıpla kesiyoruz. yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. Üzerlerine yumurta akı sürüp parmak ucu ile şeker serpiyoruz(üzerleri kıtır olsun diye – ben esmer şeker serptim, çok az ) Önceden ısıtılmış (180 derece) fırında 15 dk kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

29 Mayıs 2012 Salı

BARDAKTA TİRAMİSU

Bardakta Tiramisu

Biliyorum, çok uzun zamandır ihmal ediyorum burayı. Ne kadar uzun zamandır bloga tarif koymadığımı yüzüme vuran Seda'cığım ve Gül Teyzeciğim aslında çok doğru söylüyorlar. Benim artık sahalara dönme vaktim geldi. Bunu tam da yaz aylarının başında yapacağımı bildirmem bilemiyorum ne kadar inandırıcı ama elimden geleni yapacağım söz!
Aslında 1 senedir hayatım bir hayli değişti biliyorsunuz. Küçük kuzumun aramıza katılışı ile evdeki düzenimiz hemen hemen tüm çocuk sahibi olanlarınki gibi farklılaştı. Özellikle de son 1 aydır, annem Aras'a kendi evinde bakmaya başlayınca benim için tam bir göçebe hayatı başladı diyebilirim. Bazen nerede uyandığımı unutur durumda bir annemde bir evde kalır hale geldik. 
O yüzden de zaten seyrekleşen yemek pişirme eylemim tam manasıyla dibe vurdu.Buzdolabımızda hiç bir şey yok :) Annemde yiyip içmenin keyfi elbette var ama insan mutfağını özlüyor hele de benim gibi tutkunsa çok özlüyor.
Yapacak bir şey yok, bakalım hayat bize neler gösterecek. Ama bu gidişat içerisinde elimden geldiğince daha çok güncellemeye gayret edeceğim yukarıda da belirttiğim gibi.
Aras'ın doğumgünü partisinde ikram olarak bardakta tiramisu yaptığımı söylemiştim.Hem sunumunun şıklığı hem de rahatça yenilebilir olması nedeniyle iyi ki de böyle yapmışım dediğim bir şey oldu. Eğer sizlerde evde ya da farklı bir durumda açık büfe servis edecekseniz, bu sütlü tatlıyı muhakkak deneyin derim. Çünkü nefis oldu.Daha önce de tiramisu tarifleri paylaşmıştım sizlerle.Buradan ve buradan inceleyebilirsiniz.
Bu sefer Çilekli Yaz Tatlısında kullandığım kremayı kendime esas aldım diyebilirim.Çünkü bu krema her zaman çok ilgi görüyor ve beğeniliyor.
Bence bu tatlıyı yazlıklarınızda yapın, soğuk soğuk akşam üzeri deniz-havuz sefasından sonra balkonunuzda tüketin derim :) Şimdiden iyi tatiller :)

Ben 45 tane yaptım bu tatlıdan. Yaklaşık 4 ölçü hazırladım. Ama size bir ölçü tarifi vereceğim. Kullandığım kaplar da ufak plastik bardaklar olduğu için fazlaca çıkartabildim. Sanırım siz 8 adet kup bardağı dolu dolu elde edebilirsiniz.

Malzemeler: (1 ölçü - 8 kup ~)
  • 1 kg süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 7 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket Labne peyniri (Ben Pınar Labne kullandım)
  • 2 yemek kaşığı margarin / tereyağ
  • Evde pişirdiğiniz bir parça kek ya da hazır pasta tabanı (Ben Dankek kullandım)
  • 2 su bardağı sıcak su + 3 tatlı kaşığı Nescafe + 1 tatlı kaşığı toz şeker  ile hazırlanmış kahve (keki ıslatmak için)
  • Süslemek için toz kakao ve gofret
Hazırlanışı :

  1. Öncelikle kremayı pişiyoruz.Tencereye süt, un, toz şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişiriyoruz.  
  2. Muhallebi koyulaşınca, tencereyi ocaktan alıp Labne ve margarini ilave ederek yaklaşık 5 dk kadar iyice pürüzsüz bir hal alıncaya kadar çırpıyoruz.
  3. Kuplardan birini alıp önce kremadan bir miktar içine koyuyoruz. 
  4. Bir parça kek koyup, hazırladığımız nescafe ile keki ıslatıyoruz. 
  5. Üzerine tekrar kremadan döktükten sonra buzdolabında en az 2-3 saat (bir gece evvel yaparsak daha güzel olur) bekletiyoruz.
  6. Son olarak kakao serpip gofretle süsleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,


18 Mayıs 2012 Cuma

ARAS'IN BİRİNCİ YAŞ DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ


banner 
Bugün, 2 haftadır konu ettiğim tatsız mevzuya bir ara vermek istiyorum. Neredeyse 1 ay olacak, Aras 13. ayına girecek ben hala oğluşuma büyük emeklerle hazırlandığım partiyi şöyle ağız tadıyla aktaramadım sizlere. Parti hazırlamak bana inanılmaz keyif veriyor, A'dan Z'ye detaylarla uğraşmak .. ve sonucu görmek ... Bu hazzı oğlumun 1. yaş gününde de yaşadım, tam istediğim gibi bir parti oldu. Seçtiğim renkleri herkes beğendi, herşey çok uyumluydu.
Kırmızı Mavi Beyaz Konsept 
Mavi-kırmızı-beyaz konseptini Aras'a kıyafet almaya gittiğimde belirledim aslında. Zara'da gördüğüm o mavi pantalon ve kombinlediğim kırmızı tshirt ile işte dedim.. Bizim partinin renkleri bunlar..
Sonra pasta, balonlar, kurabiyeler, süslemeler ve en son kendime de aldığım kıyafet ..Çok mu abartmışım :)
Aras'ın 1. yaş günü

Menü Kartları 

Açık büfe olarak hazırladığım doğum günü menümüz :
  • Peynirli & Patatesli Boşnak Böreği 
  • Zeytinyağlı Dolma
  • Mercimek Köftesi
  • Mısırlı Yoğurtlu Havuç Salatası
  • Mini Sandviçler
  • Gevrek çubuklar
  • Kavala Kurabiyesi
  • Bardakta Tiramisu
ve çocuklar için
  • Mitit Köfte & Patates kızartması
Pastayı kendim yapayım dedim önce ama cesaret edemedim açıkçası..Ne malzemem var artık ne de gücüm :( Terzi söküğünü dikemez oldu diyelim.. Ama Yasom, her zamanki gibi enfes bir pasta hazırladı. Tam istediğim gibiydi..Renkleri ile modeliyle ...
Aras'ın 1. yaş günü pastası

Aras'ın 1. yaş günü pastası

Ama kurabiyeleri yapabildim.O da adaşımın sayesinde. Yoksa benim kalıplar bile demode olmuş. Elimi kolumu sallaya sallaya gittim atölyesine, sağolsun sohbet ede ede elbirliği ile yaptık Arascığımın 1. yaş kurabiyelerini.

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Aras'ın 1. yaş günü kurabiyeleri

Bardakta tiramisu ikramı önce anneme zor gelmişti ama en çok tutulan şey oldu sanırım. Hem çocuklar hem büyükler bayıldılar :)
tiramisu

Benim güzel oğlum o gün pek bir şey anlamamış olsa da insanların etrafında olması, balonlar, dört gözle izlediği diğer tüm çocuk misafirler sayesinde çok mutlu oldu. İyi ki geldin güzel bebeğim..İyi ki hayatımıza girdin, hayatımızı renklendirdin.Bana en güzel hissi yaşattırdığın için çok teşekkür ediyorum sana. Seni çok seviyorum..Nice mutlu senelere!


15 Mayıs 2012 Salı

DOĞTAŞ MOBİLYA SORUNUNDA SON DURUM NEDİR?

Benim pek değerli Yemekbahane takipçisi dostlarım..

Desteğiniz için çok teşekkür ediyorum.Madem sorunu biliyorsunuz, son durumu da bilin istedim. Ben bu yazıları tüm sosyal medya mecrasında paylaştıktan sonra her kurumsal firmada olduğu gibi, kurumun marka değerini sosyal mecrada yükseltmek adına çalışan kurumsal iletişim birimi bana geri döndü. Konuyu ilgili mercilere ileteceklerini belirttiler.Bir hafta geçip size bir dönüş olmazsa bize tekrar bilgi verin dediler. Ama ne oldu?  Ne arayan var, ne de soran.. Bu arada inanılmaz olaylar okudum yazdığınız yorumlarda..

İçlerinde benim gibi Doğtaş maduru olanlarınız da vardı , işte bunlardan bir kaçı..


sibel dedi ki...

Sevgili Müge

Bende Doğtaş magduruyum. 2 küçük çocuğum var ve 2 kez tv ünitesinin üst cam modülleri bildiğin yere düştü ki ikisinde de tesadüfen yoktuk. İade almamakta çok ısrar ettiler ve en sonunda ben genel müdürlerine mail attım. Bu yöntemle problemimi çözdüm. Bilgin olsun. Sevgiler.

Sevgili Müge,
Bizde kızımızı evlendirirken mobilyaları doğtaştan seçtik tv ünitesindeki problemi kavga ederek çözdüm çünkü başka dilden anlamıyorlar ne yazık ki... Çanakkalede bulunan fabrikadan İstanbul Avcılara kendileri eksik getirip takmadıkları parçayı 2 ay gibi bir sürede taktırabildik. Söylediğim gibi yapacağın şey garip olacak ama biraz kavga etmek. Malı satana kadar neredeyse amuda kalkanlar mal teslim alındıktan sonra yok oluyorlar. Sevgilerimle Nesrin Bilgi

Şimdi ben hangi yöntemi seçeyim, genel müdüre mi mail atayım yoksa Sevgili Nesrin gibi kavga mı edeyim... Neden memnun kalmadığım o koltuğa verdiğim 2.500 TL 'yi ödemek için zaten hergün deli gibi çalışırken bir de bunlarla yorulmak durumundayım?


9 Mayıs 2012 Çarşamba

DOĞTAŞ MOBİLYA VE MUTSUZ MÜŞTERİ


Pek adetim değildir aslında.Memnun kaldığım ve önerebileceğim ürün ve hizmetleri buradan çeşitli vesilelerle paylaşmışlığım olsa da çok nadirdir, memnuniyetsizliğimi dile getirişim. Yazacağım ilk yazının oğluşumun ilk doğumgünü olmasını planlarken, beni oyalayan tatsız bu konuyu buraya taşımaya tabiri caizse mecbur bırakıldım diyelim.
Geçen hafta bize teslim edilen kanepelerimizden dolayı o gün bugündür beni anlayacak birilerini bulma çabası içerisindeyim. Evet malesef Doğtaş'tan bir ürün satınalma hatası yaptım. Zira ne allı pullu yapılan satış sonrasında karşımıza bir yetkili vaktinde çıkarak bizi dinledi ne de talebimize yanıt verildi. Koltuk bu... Oturursun, sırtını yaslarsın, süngerine bakarsın, ayakların yere değiyor mu, koltuk belini sarıyor mu bakarsın.. En azından ben öyle yaptım, bir koltuk alırken bunlara dair arayışımı test ettim. Satışı yapan Doğtaş Modoko mağazasının satış performansı çoookk yüksek satış temsilcisi Oğuzhan Bey de o gün, rahatımızı ön planda tutmuştu zaten. Ama benim Doğtaş'ın kataloğunu bilmem, ürünlerinin standartlarına hakim olmam gerekiyormuş, dersimi çalışmadan gitmişim malesef koltuk almaya.Sözün özü bize o gün denettirilen ürün teslim edilmedi evimize, açıklama da şu " o yastık diğer koltuğun yastığı hanımefendi, bu koltuğun standart yastığı budur " madem standart odur, neden o standart denettirilmez insana, benim yukarıda saydığım kriterlerimi karşılamayan o yastık mecburiyetim midir? Sırtımı dayayamadığım koltuk mecburiyetimmidir? Para verip aldığım eşya, bana satıldığı formda değilse, Doğtaş'ın standartları mecburiyetimmidir? Hiç sanmıyorum...
Ama meğer Doğtaş da bu bakış açısı böyleymiş, ben mecburmuşum. Ne, o nevişahsına münhasır satış temsilcisi Oğuzhan Bey, ne de Doğtaş kurumsal müşteri hizmetleri bana bu konuda hak vermedi. Aldın, otur dediler, kısaca..
Oturmayacağım ey Doğtaş! O koltukları ben istemiyorum ... Birileri sesimi duyana kadar da buradayım..
Müge Karahan

Link vermek istemiyorum ... dogtas.com.tr firmasından bahsediyorum...

28 Nisan 2012 Cumartesi

BUGUN ARAS'İN DOGUMGUNU

Dogum yaptıktan sanırım sadece 4-5 gün sonraydi ... Anneme bir geceyarısı su soruyu sormuştum "34 yıldır annelik denen bu ağır yükü nasıl taşıyorsun?" diye ve bu çok yorucuymus, yüreğim yoruldu benim demiştim, henüz 5 günlük bebeğime dair duydugum kaygı hissiyle.. Annem anlamlı bir sekilde gulumsemis, alisirsin demişti..."anne olunca anlarsın" dedikleri şeyi yasıyordum sanırım. Bugün bebeğimle kavuştuğum gün, yeniden doğduğum, varlığımın anlamının arttığı, hayatta gercekten bir ise yaradığımı tam olarak hissettiğim gün...
Aras'a...
Ben klavye ile yazmayı bilen eline kağıt kalem pek almayan bir anneyim :) bugüne kadar sana ya hep mail atmamın ya da bloga yazmamın sebebi sanırım bu alışkanlık ! O yüzden senin bir hatıra defterin olmadı güzel oğlum :)
Gözlerinin icine baktığım o gün yani doğduğun gün bana can verdin sen, minicik ellerini avuçlarımın icine aldığımda kalbim sicacik oldu bebeğim. Sen, hayatımı, hayata bakışımı, hayatın anlamını, hayattaki anlamımı değiştirdin benim. Sen yokken meger biz bosluktaymisiz, sen bütün aileyi doldurdun... Teyzemin dediği gibi evimizin altın topu oldun,en büyük zenginliğimiz...
İyi ki geldin Aras ...
İyi ki doğdun güzel kuzum..
Seni çok seviyorum ... Hadi seslen bana kocaman ANNEMM de :)
Ben buradayım,yanıbaşında ..
Bu arada o gün sorduğum soruya alisirsin diyen annemi şimdi daha iyi anlıyorum, anneler o yüke alışmazmış, o kaygı hiç girmezmiş anneler o yükü bilerek hissederek yasamaya devam ederlermiş ...
Tüm annelere sevgilerimle!

11 Nisan 2012 Çarşamba

YEŞİL MERCİMEKLİ KIYMALI KIŞ BÖREĞİ

Yeşil Mercimekli Kıymalı Kış Böreği


Aslında bu böreği bekletecektim, belki de önümüzdeki kışa kadar. Dedim ki kış böreği ise soğuk-kapalı bir havada yazayım şimdi bahar bahar başka şeylere yer verelim Yemekbahane'de.. Ama ne oldu? Martta tshirt giyerken Nisan'da kabana giriverdik yeniden. Her sene aynı terane, geldi gelecek derken, bahar bize can çekiştiriyor. Şimdi oturduğum yerden gördüğüm, kapalı, gri, kasvetli bir havadan ibaret. Kimileri böyle havaları da sever ama benim için hiç uygun bir mod değil, söylemeliyim. Elim kıpırdamak istemiyor bu havada, hele ki ruhum iyice içine kapanıyor.Laf döndü dolaştı uzadı. Sözün özü diyeceğim o ki, kışı bekletmeye gerek kalmadı, kış böreği ile karşınızdayım. Yeşil mercimeğin kıyma ile dayanılmaz buluşmasını seveceksiniz eminim.. Bu böreği ben uzun uzun pişirerek pide şeklinde tüketmeyi seviyorum. Eğer siz porsiyon şeklinde yapmak isterseniz Kıymalı Bulgurlu Börek gibi tek tek de sararak hazırlayabilirsiniz. (Bu böreği de galeta ununa bulamak isterseniz o da lezzetli olacaktır.)

Malzemeler:

İç harcı için;
  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1 adet orta boy kuru soğan (yemeklik doğranacak)
  • 300 gr kıyma
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • karabiber, kırmızı biber, tuz
  • Sıvıyağ
  • Sıcak su
Diğer malzemeler:
  • 4 adet yufka
  • 1,5 su bardağı su
  • 4 yemek kaşığı sıvıyağ (mısır özü kullandım)
  • yumurta sarısı
  • susam
Yapılışı:
  1. Öncelikle iç harcını hazırlayarak başlıyoruz böreğimizin yapımına. Yeşil mercimeği üzerini geçecek kadar su ile haşlıyoruz.
  2. Bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyarak yemeklik doğranmış soğanları kavurmaya başlıyoruz. Soğanların rengi değişince kıymayı ilave ederek kıyma iyice pişene kadar kavurmaya devam ediyoruz.
  3. Daha sonra haşladığımız mercimeği ve salçayı ilave ederek, bir miktar (2-3 yemek kaşığı) sıcak ekleyip salçanın pişmesini sağlıyoruz.
  4. Damak tadımıza göre baharatlarını da ilave ederek, harcın hazırlığını tamamlıyoruz.
  5. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz. Fırın tepsisini yağlayarak hazırlıyoruz.
  6. Bir kasede 1,5 su bardağı su ve 4 yemek kaşığı sıvıyağı karıştırıyoruz.
  7. İlk yufkayı tezhaga serip üzerine yağ-su karışımından serperek, her yanının iyice ıslanmasını sağlıyoruz. Üzerine ikinci yufkayı da serip aynı işlemi tekrarlıyoruz. Bu katın üzerine hazırladığımız iç harcın yarısını yufkanın ortasına gelecek şekilde koyup büyük bir rulo yapıyoruz. Büyük ruloyu ortadan ikiye kesip, iki parçayı yağladığımız fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
  8. Diğer iki yufkayı da aynı şekilde yapıp toplamda 4 parça uzun rulo elde ediyoruz.
  9. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serptikten sonra ısıttığımız fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Tek kişilik olarak ya da dilimleyerek servis edilebilir.Ayran ile deneyin derim :)
Afiyetle & sağlıkla,

27 Mart 2012 Salı

PATATESLİ GÜL BÖREĞİ

Patatesli Gül Böreği


Bu ara moda ya... Herkes Dukan diyeti yapıyor. Her ne kadar beni lohusalık 18 ay sürer diye kandırmış olsalar ve ben buna inanmasam da işime gelmediği için inanıyormuş gibi yapsam ve afıküfü lup lup yesem de buna bir dur demenin vaktiydi.. Dukanımsı bir şey peşindeyim 16 gündür (az önce yediğim bir dilim baklavayı saymazsak, ofiste bir arkadaş araba almış şimdi rejimdeyim demek ayıp olurdu) :)
Neyse uzatmayalım.. Böreğe çöreğe hasret bir 16 günü geride bıraktım.Ama beni bilen bilir, tatlısı değil tuzlusudur gözümde tüten. Yazılacaklar arasında dolanırken bu börekçikleri gördüm hahhhh dedim yemesem de yazayım :) Gözüm doysun bari :)
Buzlukta tuttuğum böreklerden, biri geldi mi hopp bir yumurta sarısı fırında, 15 dk sonra çıtırından börekler hazır ..
Siz de yapın, atın derin dondurucuya, pişirin pişirin yiyin :) Siz yiyin bari :)
Var mı rejimde olanlar? Klasik rejim dönemi malum, yaza kalmış şurada 2-3 ay... başlamak lazım diyenler ? Ses verin de yanlız olmadığımı anlayayım..

Malzemeler: (8 adet börek için)

  • 2 adet yufka
  • 4 adet patates (orta boy)
  • 1 adet kurusoğan
  • tuz-karabiber-kırmızı biber
  • su-sıvıyağ
  • yumurta sarısı
Yapılışı :
  1. Patatesleri haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra bir çatalla iyice eziyoruz.
  2. Kuru soğanları ufak ufak yemeklik doğrayıp, bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyup kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca patatesleri ilave ediyoruz. Tuz, karabiber ve kırmızı biber ekleyerek lezzetlendiriyoruz.
  3. Bir kasede 1 su bardağı su ve 4 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım) karıştırıyoruz.
  4. Yufkalardan birini tezgaha serip su-yağ karışımı ile iyice ıslatıyoruz. Yufkayı 4 eşit parçaya bölerek, geniş kenarına iç malzemeden koyup önce rulo yapıp sonra gül şeklinde sarıyoruz.
  5. Diğer parçalara da bunu uygulayıp 8 adet börek elde ediyoruz.
  6. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  7. Böreklerin üzerine yumurta sarısı sürerek ısınmış fırına veriyoruz. Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

19 Mart 2012 Pazartesi

BUĞDAY SALATASI


Buğday Salatası

Yine pratik malzemelerle pratik, lezzetli, doyurucu, annemin deyimiyle bereketli bir salata tarifi. Aras'ın diş buğdayı için haşladığım buğdaylardan arta kalanları bir buzdolabı poşetine koyup dondurucuya kaldırmıştım. Hedefim bir misafir durumunda tam da bunun gibi bir salatayı yapmaktı, hedefime ulaşmış oldum diyelim :)
Bundan sonra buzlukta haşlanmış şekilde sürekli bulundurduğum nohut ve fasulyeye ilaveten bir de buğdayı ilave etme kararını da bu vesile ile almış oldum. Eğer diğer malzemeler de sizin için kolay erişebilir nitelikteyse şip-şak nefis bir ikramınız olacak demektir.
Buyrun yapılışı :

Malzemeler:
  • 2 su bardağı haşlanmış buğday
  • 1 küçük konserve kutusu mısır
  • 15 adet kornişon turşu (ufak doğranmış)
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3 tepeleme yemek kaşığı mayonez
  • tuz
Yapılışı:
  1. Buğday, mısır ve turşuları yoğurt ve mayonezle karıştırıp tuzunu ayarlıyoruz.
  2. Servis edeceğimiz tabağa alarak üzerini süslüyoruz.

15 Mart 2012 Perşembe

KIYMALI BULGURLU BÖREK NAM-I DİĞER AVCI BÖREĞİ

Avcı Böreği


Aras'ın diş buğdayı için toplandığımız gün Selen'ciğimin yaptığı nefis böreğin tadına doyamamıştık. Öyle ki börek kapanın elinde kalmış, sonuna kadar tükenmişti. İlk gelen misafire uygulanmak üzere akla not edilen börek hiç bir fırsatı kaçırmadan hemen denendi. Gelen konuklar, doya doya yediler, hatta tarif Yemekbahane'ye düşmeden arkadaş hakkı ile email ile paylaşıldı :)

Daha fazla bekletmeden yazalım hemen. Şiddetle tavsiye edilir..
İçli Köfte yediğinizi sanabilirsiniz ... Muhteşem ...


Malzemeler:
(24 adet börek için)
  • 4 adet yufka
  • 300 gr kıyma
  • 1 adet kurusoğan
  • 1 su bardağı ince bulgur (köftelik)
  • 1/2 su bardağı orta irilikte dövülmüş ceviziçi
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Tuz, karabiber, kırmızı biber
  • Sıvıyağ
  • Su
  • 2 yumurtanın akı
  • 1 kase galeta unu
Hazırlanışı:
  1. Kuru soğanı ufak ufak yemeklik şekilde doğrayıp hazırlıyoruz.
  2. Bulgurun üzerine bir su bardağı sıcak su döküp, bir kapakla kapatarak şişmeye bırakıyoruz.
  3. Bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım) koyarak orta ateşte soğanları soteliyoruz.
  4. Soğanların rengi değişince kıymayı ilave ederek kıymayla pişirme işine devam ediyoruz. Kıyma piştiğinde salçayı da ekliyoruz.
  5. Baharatlarını arzumuza göre koyarak son olarak bulguru ilave ediyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
  6. Derin bir kasede 1,5 su bardağı su ve 6 yemek kaşığı yağı karıştırıyoruz.
  7. Birinci yufkayı tezgaha serip yağlı su karışımı ile her yerini
    İslatiyoruz.sonra üzerine 2.yufkayı da serip aynı işlemi tekrarlıyoruz .
  8. Yufkayı 12 eşit parçaya bölerek üçgenler elde ediyoruz.
  9. Geniş alanına hazırladığımız iç harcından koyup kalın ama sıkı rulo şeklinde sarıyoruz. (sigara böreği gibi)
  10. Diğer yufkaları da aynı şekilde hazırlıyoruz.
  11. Toplamda 24 adet böreğimiz oluyor. Bu börekleri misafirimiz gelmeden ya da ikram etmeden 25 dk önce önce yumurta akına sonra da galeta ununa bulayıp 200 derecede ısınmış fırında (yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde) pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

9 Mart 2012 Cuma

AŞURE


Aşûre

Aşure ayında yapılan aşurenin tarifi daha yeni yazılıyor :) Artık alıştınız benim tembelliğime nasılsa değil mi:) Annemin aşuresi bu sene pek çok kişiye nasip oldu. Hatta yılbaşı toplantımızda bizim kızlara bile götürebildim. Bu fotoğrafı da orada çekmiştim zaten. Selen'in minik tabaklarında pek sevimli olmuşlardı.

Malzemeler:

  • 1 kg aşurelik buğday
  • 1/2 kg kuru fasulye
  • 1/2 kg nohut
  • 2,5 kg toz şeker (arzuya göre miktarı ayarlanmalı)
  • 1 su bardağı pirinç
  • 200 gr kuru incir
  • 200 gr kuru üzüm
  • 200 gr kuru kayısı
  • 4 su bardağı süt
  • Süslemek için nar, dolmalık fıstık, dolmalık üzüm, ceviziçi, fındıkiçi, tarçın, nane yaprağı
Yapılışı:
  1. Buğdayı soğuk suda 4-5 saat bekleterek şişiriyoruz. Bekletilen buğdayın suyunu süzüp, bol su ilave ederek, buğdaylar iyice şişene kadar haşlıyoruz.Buğdayın gece haşlanması, sabaha kadar suyunu iyice çekmesi için ideal oluyor.
  2. Nohut ve fasulyeyi de aynı şekilde ayrı ayrı önce suda bekleterek, sonra haşlayarak hazırlıyoruz.
  3. Sabah 1 su bardağı pirinci hafif sıcak suda 25-30 dk kadar bekletiyoruz.
  4. Meyveleri ufak ufak (incir ve kayısı- arzu eden portakal da koyabilir) doğrayarak hazırlıyoruz.
  5. Aşureyi pişireceğimiz tencereye hazırladığımız nohut,pirinç,buğday ve fasulyeyi koyuyoruz. Üzerine su ilave ederek kaynatıyoruz.
  6. Köpük köpük olup, su azalmaya başlayınca 4 su bardağı süt ile beraber üzüm ve kayısıyı ilave ediyoruz. Bu şekilde de bir iki taşım kaynatıyoruz. Su azaldıkça sıcak su ilave ederek kıvamını ayarlıyoruz.
  7. Üzümler şişince şekerini arzu edilen tada göre yavaş yavaş dengeleyerek (2,5 kg herkese iyi gelmeyebilir) ilave ediyoruz.
  8. Şeker iyice eriyip malzemeye tat vermeye başlayınca ocağın altını kapatıp son olarak incirleri ekliyoruz. Bu aşamada şekerle çok uzun kaynamaması gerektiğini belirtmek lazım zira şekerle ne kadar uzun kaynarsa aşureniz kararacaktır. Kararmaması için hem şekerle uzun kaynatmamalı hem de inciri en son ocağı kapatınca ilave etmeliyiz. Aşurenin sıcaklığı ile incir yumuşayacaktır.
  9. Servis aşamasında arzı edilen kuruyemişler, tarçın ve üzümlerle süsleme yapılır.
Afiyetle & sağlıkla,

7 Mart 2012 Çarşamba

10 AYLIK TECRÜBELİ ANNE BİLDİRİYOR

Aras kaç aylık oldu diye soranlara kendim cevap verirken kendi söylediğime inanamıyorum bazen.10 ay bitti ... Oğlum artık söylenenleri anladığını karşısındakine hissettiriyor, komut alıyor ve kendi isteklerini sesle, hareketle :) birsekilde ifade etmeye gayret gösteriyor. 20 gün önce kendi kendine park yatağın icindeyken ayağa kalktı. Park yatak bu anlamda cesaret verir derlerdi, haklılarmis. Sürekli oturup kalkıyor su anda :) komik cocuk antrenman yapıyor gibi hooopp otur hooopp kalk durumunda. Geceleri hala çok uyanıyor, ortalama 4 sefer. Çok istahli bir bebek değil, gündüz çok yemiyor o yüzden de geceleri tok kalamıyor. 2 saatte bir uyanıp o korkunç kokan mamasını afiyetle iciyor :) dizlerinin üzerinde emekliyor ve mama gibi ikili heceleri söylediğimizde tekrarlıyor. 10 günden beri keçi peyniri ve yoğurduna başladık, çok şükür ki şimdilik iyi..en azından yoğurt yemesine seviniyorum. Ama doktor köfte, pilav, makarna verin dediyse de bizim muhafazakara yediremedik bir türlü.halbuki istediği puturlu seyleri çok rahat yiyor, mesela galetaya bayılıyor :) formuna dikkat ediyor cocuk:) hala sallanma tutkusu devam ... Bu arada ilk kez parka götürdüm onu bu hafta, bayıldı :) salıncağa oturduğunda bir level atlamış olduğu hissiyle saçma bir gurur yasadım :) oğlum büyüdü parka geldi durumu :) alttaki 2 dısı çıkmıştı sanırım yakında üstler patlayacak çünkü iyice istahsizlasti. Su anda 77 cm ve 10 kg 400 gr
Yabancılardan korkuyor ve ağlıyor, hemen bana veya tanıdığı kisiye uzanıyor minik kolları. Ama yabancıları incelemeye de bayılıyor :) disardayken gözler fildir fildir :)
2 ay sonra 1 yasında olacak ... Hala inanamıyorum ... Annem sen benim gözümde kucucuksun derdi meger bunu kastediyormuş ...

4 Mart 2012 Pazar

BİR BLOGGER TOPLANTISI VESİLESİ ARAS'A DİŞ BUĞDAYI PARTİSİ

Bu tembel annenin, fotoğrafları yüklemeye vakit ayıramadığı için ancak yayınlayabildiği, çok sevgili arkadaşlarımın bizim evde Aras'a Diş Buğdayı yapalım vesilesi ile toplanmamızın üzerinden bir ay geçti. Olsun geç olsun güç olmasın, mantığı ile en azından yayınlayabiliyor olmamıza şükür edip başlayalım partimizin detaylarını vermeye. Bizim buluşmalarda yenilecek şeylerin görselliği kadar sofranın da görselliği önemli artık biliyorsunuz.
Günü kararlaştırdığımız andan itibaren ben yine tıpkı geçen seneki baby shower partimizde olduğu gibi masa düzeni konusunda düşünmeye başladım ve kararımı baharı simgeleyen çiçekli bir sofra olması yönünde verdim. Peçete halkalarına uygun, isim ve menü kartları yaptım.

Peçete ve İsim Kartları

Mudo'dan aldığım iki parça runner örtüyü sererek soframın hazırlığını tamamladım.

IMG_0475

Menümüzü yine ortak şekilde oluşturduk.Bu sefer gözümüz pek doymadı sanırım zira Yasemin ve bana nedense az geldi :) Geliba gelen kişi sayısı düşük olduğu için çeşidimiz de az olduğu için gözümüz doymadı. Ama bundan sonrakinde korkarım bunun acısını fena çıkaracağız :)
Menüde;
Pınar'dan Yoğurtlu Havuçlu Salata


Havuçlu Salata
Münevver Abla'dan Çatlak Kurabiye ve dillere destan Macaronlar

Macaron

Çatlak Kurabiye
Selen'den tadına doyamadığımız Kıymalı & Bulgurlu Börek

Kıymalı Bulgurlu Börek
Nesli'den Mahlepli Kurabiye

Mahlepli Kurabiye
ve benim yaptığım Rulo Patates Salatası ve Franbuazlı Cheesecake vardı..

Franbuazlı Cheesecake

Rulo Patates Salatası
Tabii pastasız olur mu? Her zamanki ustalığı ile Aras için özel yaptığı Diş Buğdayı Pastası da Yaseminciğimden geldi..

Diş Buğdayı Pastası

Yemek faslı bitince sıra buluşmamıza vesile olan Aras'a Diş Buğdayı ritüellerini gerçekleştirmeye geldi. İnternetten okuyup araştırdığım bilgilere dayanarak Aras'ın dişlerinin rahat, düzgün ve inci gibi çıkması için iyi temennileri simgeleyen bir kaç şey yaptık önce.

Aras'ın henüz 2 dişi çıktığı için geriye kalan 30 dişi simgeleyen kadar buğday tanesini Aras'ın başından döktük.

Diş Buğdayı Ritüeli

Daha sonra da Aras'ın ileride seçebileceği meslekleri temsilen bazı objeleri önüne dizdik. Cetvel,makas,merdane :) (pastacı anne olunca, merdanesiz elbette olmazdı), ilaç kutusu, ateş ölçer, gemi maketi, kalem ...
Aras mühendisi temsilen cetveli seçti :)

Diş Buğdayı Ritüeli

Diş Buğdayı
Son olarak da haşladığım aşurelik buğday ve nohutları, arzuya göre fındık,fıstık,pudra şekeri,kuş üzümü ve cevizle lezzetlendirdiğimiz diş buğdaylarını ikram ettim. Bir kasenin içerisine koyduğum sürpriz Esra'cığıma denk geldi. Şimdi kendisinin Aras'ı baştan aşağıya donatması gerekiyor :)

Engin'in dediği gibi bana parti yapmaya vesile olsun :) Şimdi sırada Nisan'daki doğumgünümüz var :)

2 Mart 2012 Cuma

MANDALİNALI CHEESECAKE

Mandalinalı Cheesecake


Mevcut cheesecake tarifimde sos denemeleri ile farklılıklar yapmaya çalışıyorum zaman zaman. Bu da onlardan biri. Kış mevsiminin ferahlatan meyvesi mandalina ve peynir bence iyi bir uyum yakaladılar.

Cheesecake tarifi aynı..
Sadece içine 1 mandalinanın suyunu da kattım.

Sosu için;
3 mandalinanın suyunu, 1 çay bardağı toz şeker ile kaynatıyoruz. Şeker iyice eriyince 1 tatlı kaşığı buğday nişastasını bir miktar su ile açarak kaynayan sosa ilave ediyoruz. Kıvamı koyulaşınca ocağın altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz.Soğuduktan sonra cheesecakin üzerine yayıp, mandalina dizerek süslüyoruz. Kenarlara da çırpılmış kremşanti ile dekor yapabilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

21 Şubat 2012 Salı

RULO PATATES SALATASI

Rulo patates salatası

Tembellikten sofrasını yayınlayamayınca bari tarifini koyayım dedim:)
Geçen hafta yine çok özel konuklarım vardı, özel konuklarımla özel bir organizasyon için toplandık. Detaylarını daha sonra, tembelliğimden sıyrılıp, güzel fotoğraf kolajları ile yayınlayacağım.
Bu özel günde ben de menüde iki tarifimle yer aldım.
Bunlardan biri de bu patates salatasıydı.
Yapımı pratik ve tadı lezzetli bu salata çay davetlerinizde, gün menülerinizde yer alabilir.

Malzemeler:
  • 2 kg patates (rulo yapıldığı için bol patates gerekiyor.
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 1 su bardağı konserve bezelye (kendiniz de haşlayabilirsiniz)
  • 15 adet kornişon turşu (minik doğranmış)
  • 2 adet orta boy haşlanmış havuç (haşlandıktan sonra minik minik doğranacak)
  • 1 su bardağı mayonez
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 adet limonun suyu
  • 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • tuz
  • 1 tepeleme çay kaşığı pudra şekeri (patatesin daha lezzetli olması için, püf nokta :))
  • 1 demet maydanoz (ince kıyılacak)
Süsleme için;
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 2 adet haşlanmış havuç (yuvarlak dilimlenmiş)
Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup gelişi güzel dilimleyerek bir tencereye koyup, üzerine su ilave ederek haşlıyoruz.
  2. Haşlanan patateslerin suyunu süzüp soğumaya bırakıyoruz.
  3. Soğuyan patatesleri iyice ezerek, tuz, limon suyu,zeytinyağı ve pudra şekeri ile tatlandırıyoruz.
  4. İç malzemesini derin bir kasede hazırlıyoruz. Kasede mısır, bezelye,kornişon turşu, havuç, yoğurt ve mayonez, tuzunu da dengeleyerek karıştırıyoruz.
  5. Bir tepsi ya da düz bir tabağa streç film yayıyoruz. Streç filmin üzerine eşit miktarda maydanoz serpiyoruz.
  6. Haşladığımız ve ezdiğimiz patatesi maydanoz serpilmiş bu streç filmin üzerine elimizle eşit kalınlıkta yayıyoruz.
  7. İç malzemeyi patatesin ortasına doğru uzunlamasına koyup streç film yardımı ile patatesi rulo yapıyoruz.
  8. Bu şekilde sardığımız patatesi buzdolabında minimum 2-3 saat bekletiyoruz.
  9. Servis edeceğimiz tabağa, streç filmden kurtararak patates rulosunu alarak, arzumuza göre mısır, havuç ve maydanozla süslüyoruz.
  10. Ekstradan hazırlayacağınız limon suyu ve zeytinyağı sosunu servis ederken ikram edebilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails