Dogum yaptıktan sanırım sadece 4-5 gün sonraydi ... Anneme bir geceyarısı su soruyu sormuştum "34 yıldır annelik denen bu ağır yükü nasıl taşıyorsun?" diye ve bu çok yorucuymus, yüreğim yoruldu benim demiştim, henüz 5 günlük bebeğime dair duydugum kaygı hissiyle.. Annem anlamlı bir sekilde gulumsemis, alisirsin demişti..."anne olunca anlarsın" dedikleri şeyi yasıyordum sanırım. Bugün bebeğimle kavuştuğum gün, yeniden doğduğum, varlığımın anlamının arttığı, hayatta gercekten bir ise yaradığımı tam olarak hissettiğim gün...
Aras'a...
Ben klavye ile yazmayı bilen eline kağıt kalem pek almayan bir anneyim :) bugüne kadar sana ya hep mail atmamın ya da bloga yazmamın sebebi sanırım bu alışkanlık ! O yüzden senin bir hatıra defterin olmadı güzel oğlum :)
Gözlerinin icine baktığım o gün yani doğduğun gün bana can verdin sen, minicik ellerini avuçlarımın icine aldığımda kalbim sicacik oldu bebeğim. Sen, hayatımı, hayata bakışımı, hayatın anlamını, hayattaki anlamımı değiştirdin benim. Sen yokken meger biz bosluktaymisiz, sen bütün aileyi doldurdun... Teyzemin dediği gibi evimizin altın topu oldun,en büyük zenginliğimiz...
İyi ki geldin Aras ...
İyi ki doğdun güzel kuzum..
Seni çok seviyorum ... Hadi seslen bana kocaman ANNEMM de :)
Ben buradayım,yanıbaşında ..
Bu arada o gün sorduğum soruya alisirsin diyen annemi şimdi daha iyi anlıyorum, anneler o yüke alışmazmış, o kaygı hiç girmezmiş anneler o yükü bilerek hissederek yasamaya devam ederlermiş ...
Tüm annelere sevgilerimle!
28 Nisan 2012 Cumartesi
11 Nisan 2012 Çarşamba
YEŞİL MERCİMEKLİ KIYMALI KIŞ BÖREĞİ
Aslında bu böreği bekletecektim, belki de önümüzdeki kışa kadar. Dedim ki kış böreği ise soğuk-kapalı bir havada yazayım şimdi bahar bahar başka şeylere yer verelim Yemekbahane'de.. Ama ne oldu? Martta tshirt giyerken Nisan'da kabana giriverdik yeniden. Her sene aynı terane, geldi gelecek derken, bahar bize can çekiştiriyor. Şimdi oturduğum yerden gördüğüm, kapalı, gri, kasvetli bir havadan ibaret. Kimileri böyle havaları da sever ama benim için hiç uygun bir mod değil, söylemeliyim. Elim kıpırdamak istemiyor bu havada, hele ki ruhum iyice içine kapanıyor.Laf döndü dolaştı uzadı. Sözün özü diyeceğim o ki, kışı bekletmeye gerek kalmadı, kış böreği ile karşınızdayım. Yeşil mercimeğin kıyma ile dayanılmaz buluşmasını seveceksiniz eminim.. Bu böreği ben uzun uzun pişirerek pide şeklinde tüketmeyi seviyorum. Eğer siz porsiyon şeklinde yapmak isterseniz Kıymalı Bulgurlu Börek gibi tek tek de sararak hazırlayabilirsiniz. (Bu böreği de galeta ununa bulamak isterseniz o da lezzetli olacaktır.)
Malzemeler:
İç harcı için;
- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 1 adet orta boy kuru soğan (yemeklik doğranacak)
- 300 gr kıyma
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- karabiber, kırmızı biber, tuz
- Sıvıyağ
- Sıcak su
Diğer malzemeler:
- 4 adet yufka
- 1,5 su bardağı su
- 4 yemek kaşığı sıvıyağ (mısır özü kullandım)
- yumurta sarısı
- susam
Yapılışı:
- Öncelikle iç harcını hazırlayarak başlıyoruz böreğimizin yapımına. Yeşil mercimeği üzerini geçecek kadar su ile haşlıyoruz.
- Bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyarak yemeklik doğranmış soğanları kavurmaya başlıyoruz. Soğanların rengi değişince kıymayı ilave ederek kıyma iyice pişene kadar kavurmaya devam ediyoruz.
- Daha sonra haşladığımız mercimeği ve salçayı ilave ederek, bir miktar (2-3 yemek kaşığı) sıcak ekleyip salçanın pişmesini sağlıyoruz.
- Damak tadımıza göre baharatlarını da ilave ederek, harcın hazırlığını tamamlıyoruz.
- Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz. Fırın tepsisini yağlayarak hazırlıyoruz.
- Bir kasede 1,5 su bardağı su ve 4 yemek kaşığı sıvıyağı karıştırıyoruz.
- İlk yufkayı tezhaga serip üzerine yağ-su karışımından serperek, her yanının iyice ıslanmasını sağlıyoruz. Üzerine ikinci yufkayı da serip aynı işlemi tekrarlıyoruz. Bu katın üzerine hazırladığımız iç harcın yarısını yufkanın ortasına gelecek şekilde koyup büyük bir rulo yapıyoruz. Büyük ruloyu ortadan ikiye kesip, iki parçayı yağladığımız fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
- Diğer iki yufkayı da aynı şekilde yapıp toplamda 4 parça uzun rulo elde ediyoruz.
- Üzerlerine yumurta sarısı sürüp susam serptikten sonra ısıttığımız fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
27 Mart 2012 Salı
PATATESLİ GÜL BÖREĞİ
Bu ara moda ya... Herkes Dukan diyeti yapıyor. Her ne kadar beni lohusalık 18 ay sürer diye kandırmış olsalar ve ben buna inanmasam da işime gelmediği için inanıyormuş gibi yapsam ve afıküfü lup lup yesem de buna bir dur demenin vaktiydi.. Dukanımsı bir şey peşindeyim 16 gündür (az önce yediğim bir dilim baklavayı saymazsak, ofiste bir arkadaş araba almış şimdi rejimdeyim demek ayıp olurdu) :)
Neyse uzatmayalım.. Böreğe çöreğe hasret bir 16 günü geride bıraktım.Ama beni bilen bilir, tatlısı değil tuzlusudur gözümde tüten. Yazılacaklar arasında dolanırken bu börekçikleri gördüm hahhhh dedim yemesem de yazayım :) Gözüm doysun bari :)
Buzlukta tuttuğum böreklerden, biri geldi mi hopp bir yumurta sarısı fırında, 15 dk sonra çıtırından börekler hazır ..
Siz de yapın, atın derin dondurucuya, pişirin pişirin yiyin :) Siz yiyin bari :)
Var mı rejimde olanlar? Klasik rejim dönemi malum, yaza kalmış şurada 2-3 ay... başlamak lazım diyenler ? Ses verin de yanlız olmadığımı anlayayım..
Malzemeler: (8 adet börek için)
- 2 adet yufka
- 4 adet patates (orta boy)
- 1 adet kurusoğan
- tuz-karabiber-kırmızı biber
- su-sıvıyağ
- yumurta sarısı
Yapılışı :
- Patatesleri haşlıyoruz. Haşlandıktan sonra bir çatalla iyice eziyoruz.
- Kuru soğanları ufak ufak yemeklik doğrayıp, bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyup kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca patatesleri ilave ediyoruz. Tuz, karabiber ve kırmızı biber ekleyerek lezzetlendiriyoruz.
- Bir kasede 1 su bardağı su ve 4 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım) karıştırıyoruz.
- Yufkalardan birini tezgaha serip su-yağ karışımı ile iyice ıslatıyoruz. Yufkayı 4 eşit parçaya bölerek, geniş kenarına iç malzemeden koyup önce rulo yapıp sonra gül şeklinde sarıyoruz.
- Diğer parçalara da bunu uygulayıp 8 adet börek elde ediyoruz.
- Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
- Böreklerin üzerine yumurta sarısı sürerek ısınmış fırına veriyoruz. Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
19 Mart 2012 Pazartesi
BUĞDAY SALATASI
Bundan sonra buzlukta haşlanmış şekilde sürekli bulundurduğum nohut ve fasulyeye ilaveten bir de buğdayı ilave etme kararını da bu vesile ile almış oldum. Eğer diğer malzemeler de sizin için kolay erişebilir nitelikteyse şip-şak nefis bir ikramınız olacak demektir.
Buyrun yapılışı :
Malzemeler:
- 2 su bardağı haşlanmış buğday
- 1 küçük konserve kutusu mısır
- 15 adet kornişon turşu (ufak doğranmış)
- 1 su bardağı yoğurt
- 3 tepeleme yemek kaşığı mayonez
- tuz
- Buğday, mısır ve turşuları yoğurt ve mayonezle karıştırıp tuzunu ayarlıyoruz.
- Servis edeceğimiz tabağa alarak üzerini süslüyoruz.
15 Mart 2012 Perşembe
KIYMALI BULGURLU BÖREK NAM-I DİĞER AVCI BÖREĞİ
Aras'ın diş buğdayı için toplandığımız gün Selen'ciğimin yaptığı nefis böreğin tadına doyamamıştık. Öyle ki börek kapanın elinde kalmış, sonuna kadar tükenmişti. İlk gelen misafire uygulanmak üzere akla not edilen börek hiç bir fırsatı kaçırmadan hemen denendi. Gelen konuklar, doya doya yediler, hatta tarif Yemekbahane'ye düşmeden arkadaş hakkı ile email ile paylaşıldı :)
Daha fazla bekletmeden yazalım hemen. Şiddetle tavsiye edilir..
İçli Köfte yediğinizi sanabilirsiniz ... Muhteşem ...
Malzemeler: (24 adet börek için)
- 4 adet yufka
- 300 gr kıyma
- 1 adet kurusoğan
- 1 su bardağı ince bulgur (köftelik)
- 1/2 su bardağı orta irilikte dövülmüş ceviziçi
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- Tuz, karabiber, kırmızı biber
- Sıvıyağ
- Su
- 2 yumurtanın akı
- 1 kase galeta unu
Hazırlanışı:
- Kuru soğanı ufak ufak yemeklik şekilde doğrayıp hazırlıyoruz.
- Bulgurun üzerine bir su bardağı sıcak su döküp, bir kapakla kapatarak şişmeye bırakıyoruz.
- Bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım) koyarak orta ateşte soğanları soteliyoruz.
- Soğanların rengi değişince kıymayı ilave ederek kıymayla pişirme işine devam ediyoruz. Kıyma piştiğinde salçayı da ekliyoruz.
- Baharatlarını arzumuza göre koyarak son olarak bulguru ilave ediyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
- Derin bir kasede 1,5 su bardağı su ve 6 yemek kaşığı yağı karıştırıyoruz.
- Birinci yufkayı tezgaha serip yağlı su karışımı ile her yerini
İslatiyoruz.sonra üzerine 2.yufkayı da serip aynı işlemi tekrarlıyoruz . - Yufkayı 12 eşit parçaya bölerek üçgenler elde ediyoruz.
- Geniş alanına hazırladığımız iç harcından koyup kalın ama sıkı rulo şeklinde sarıyoruz. (sigara böreği gibi)
- Diğer yufkaları da aynı şekilde hazırlıyoruz.
- Toplamda 24 adet böreğimiz oluyor. Bu börekleri misafirimiz gelmeden ya da ikram etmeden 25 dk önce önce yumurta akına sonra da galeta ununa bulayıp 200 derecede ısınmış fırında (yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisinde) pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
9 Mart 2012 Cuma
AŞURE
Aşure ayında yapılan aşurenin tarifi daha yeni yazılıyor :) Artık alıştınız benim tembelliğime nasılsa değil mi:) Annemin aşuresi bu sene pek çok kişiye nasip oldu. Hatta yılbaşı toplantımızda bizim kızlara bile götürebildim. Bu fotoğrafı da orada çekmiştim zaten. Selen'in minik tabaklarında pek sevimli olmuşlardı.
Malzemeler:
- 1 kg aşurelik buğday
- 1/2 kg kuru fasulye
- 1/2 kg nohut
- 2,5 kg toz şeker (arzuya göre miktarı ayarlanmalı)
- 1 su bardağı pirinç
- 200 gr kuru incir
- 200 gr kuru üzüm
- 200 gr kuru kayısı
- 4 su bardağı süt
- Süslemek için nar, dolmalık fıstık, dolmalık üzüm, ceviziçi, fındıkiçi, tarçın, nane yaprağı
Yapılışı:
- Buğdayı soğuk suda 4-5 saat bekleterek şişiriyoruz. Bekletilen buğdayın suyunu süzüp, bol su ilave ederek, buğdaylar iyice şişene kadar haşlıyoruz.Buğdayın gece haşlanması, sabaha kadar suyunu iyice çekmesi için ideal oluyor.
- Nohut ve fasulyeyi de aynı şekilde ayrı ayrı önce suda bekleterek, sonra haşlayarak hazırlıyoruz.
- Sabah 1 su bardağı pirinci hafif sıcak suda 25-30 dk kadar bekletiyoruz.
- Meyveleri ufak ufak (incir ve kayısı- arzu eden portakal da koyabilir) doğrayarak hazırlıyoruz.
- Aşureyi pişireceğimiz tencereye hazırladığımız nohut,pirinç,buğday ve fasulyeyi koyuyoruz. Üzerine su ilave ederek kaynatıyoruz.
- Köpük köpük olup, su azalmaya başlayınca 4 su bardağı süt ile beraber üzüm ve kayısıyı ilave ediyoruz. Bu şekilde de bir iki taşım kaynatıyoruz. Su azaldıkça sıcak su ilave ederek kıvamını ayarlıyoruz.
- Üzümler şişince şekerini arzu edilen tada göre yavaş yavaş dengeleyerek (2,5 kg herkese iyi gelmeyebilir) ilave ediyoruz.
- Şeker iyice eriyip malzemeye tat vermeye başlayınca ocağın altını kapatıp son olarak incirleri ekliyoruz. Bu aşamada şekerle çok uzun kaynamaması gerektiğini belirtmek lazım zira şekerle ne kadar uzun kaynarsa aşureniz kararacaktır. Kararmaması için hem şekerle uzun kaynatmamalı hem de inciri en son ocağı kapatınca ilave etmeliyiz. Aşurenin sıcaklığı ile incir yumuşayacaktır.
- Servis aşamasında arzı edilen kuruyemişler, tarçın ve üzümlerle süsleme yapılır.
Afiyetle & sağlıkla,
7 Mart 2012 Çarşamba
10 AYLIK TECRÜBELİ ANNE BİLDİRİYOR
Aras kaç aylık oldu diye soranlara kendim cevap verirken kendi söylediğime inanamıyorum bazen.10 ay bitti ... Oğlum artık söylenenleri anladığını karşısındakine hissettiriyor, komut alıyor ve kendi isteklerini sesle, hareketle :) birsekilde ifade etmeye gayret gösteriyor. 20 gün önce kendi kendine park yatağın icindeyken ayağa kalktı. Park yatak bu anlamda cesaret verir derlerdi, haklılarmis. Sürekli oturup kalkıyor su anda :) komik cocuk antrenman yapıyor gibi hooopp otur hooopp kalk durumunda. Geceleri hala çok uyanıyor, ortalama 4 sefer. Çok istahli bir bebek değil, gündüz çok yemiyor o yüzden de geceleri tok kalamıyor. 2 saatte bir uyanıp o korkunç kokan mamasını afiyetle iciyor :) dizlerinin üzerinde emekliyor ve mama gibi ikili heceleri söylediğimizde tekrarlıyor. 10 günden beri keçi peyniri ve yoğurduna başladık, çok şükür ki şimdilik iyi..en azından yoğurt yemesine seviniyorum. Ama doktor köfte, pilav, makarna verin dediyse de bizim muhafazakara yediremedik bir türlü.halbuki istediği puturlu seyleri çok rahat yiyor, mesela galetaya bayılıyor :) formuna dikkat ediyor cocuk:) hala sallanma tutkusu devam ... Bu arada ilk kez parka götürdüm onu bu hafta, bayıldı :) salıncağa oturduğunda bir level atlamış olduğu hissiyle saçma bir gurur yasadım :) oğlum büyüdü parka geldi durumu :) alttaki 2 dısı çıkmıştı sanırım yakında üstler patlayacak çünkü iyice istahsizlasti. Su anda 77 cm ve 10 kg 400 gr
Yabancılardan korkuyor ve ağlıyor, hemen bana veya tanıdığı kisiye uzanıyor minik kolları. Ama yabancıları incelemeye de bayılıyor :) disardayken gözler fildir fildir :)
2 ay sonra 1 yasında olacak ... Hala inanamıyorum ... Annem sen benim gözümde kucucuksun derdi meger bunu kastediyormuş ...
Yabancılardan korkuyor ve ağlıyor, hemen bana veya tanıdığı kisiye uzanıyor minik kolları. Ama yabancıları incelemeye de bayılıyor :) disardayken gözler fildir fildir :)
2 ay sonra 1 yasında olacak ... Hala inanamıyorum ... Annem sen benim gözümde kucucuksun derdi meger bunu kastediyormuş ...
4 Mart 2012 Pazar
BİR BLOGGER TOPLANTISI VESİLESİ ARAS'A DİŞ BUĞDAYI PARTİSİ
Bu tembel annenin, fotoğrafları yüklemeye vakit ayıramadığı için ancak yayınlayabildiği, çok sevgili arkadaşlarımın bizim evde Aras'a Diş Buğdayı yapalım vesilesi ile toplanmamızın üzerinden bir ay geçti. Olsun geç olsun güç olmasın, mantığı ile en azından yayınlayabiliyor olmamıza şükür edip başlayalım partimizin detaylarını vermeye. Bizim buluşmalarda yenilecek şeylerin görselliği kadar sofranın da görselliği önemli artık biliyorsunuz.
Mudo'dan aldığım iki parça runner örtüyü sererek soframın hazırlığını tamamladım.
Menümüzü yine ortak şekilde oluşturduk.Bu sefer gözümüz pek doymadı sanırım zira Yasemin ve bana nedense az geldi :) Geliba gelen kişi sayısı düşük olduğu için çeşidimiz de az olduğu için gözümüz doymadı. Ama bundan sonrakinde korkarım bunun acısını fena çıkaracağız :)
Menüde;
Pınar'dan Yoğurtlu Havuçlu Salata
Tabii pastasız olur mu? Her zamanki ustalığı ile Aras için özel yaptığı Diş Buğdayı Pastası da Yaseminciğimden geldi..
Son olarak da haşladığım aşurelik buğday ve nohutları, arzuya göre fındık,fıstık,pudra şekeri,kuş üzümü ve cevizle lezzetlendirdiğimiz diş buğdaylarını ikram ettim. Bir kasenin içerisine koyduğum sürpriz Esra'cığıma denk geldi. Şimdi kendisinin Aras'ı baştan aşağıya donatması gerekiyor :)
Engin'in dediği gibi bana parti yapmaya vesile olsun :) Şimdi sırada Nisan'daki doğumgünümüz var :)
Günü kararlaştırdığımız andan itibaren ben yine tıpkı geçen seneki baby shower partimizde olduğu gibi masa düzeni konusunda düşünmeye başladım ve kararımı baharı simgeleyen çiçekli bir sofra olması yönünde verdim. Peçete halkalarına uygun, isim ve menü kartları yaptım.
Mudo'dan aldığım iki parça runner örtüyü sererek soframın hazırlığını tamamladım.
Menümüzü yine ortak şekilde oluşturduk.Bu sefer gözümüz pek doymadı sanırım zira Yasemin ve bana nedense az geldi :) Geliba gelen kişi sayısı düşük olduğu için çeşidimiz de az olduğu için gözümüz doymadı. Ama bundan sonrakinde korkarım bunun acısını fena çıkaracağız :)
Menüde;
Pınar'dan Yoğurtlu Havuçlu Salata
Yemek faslı bitince sıra buluşmamıza vesile olan Aras'a Diş Buğdayı ritüellerini gerçekleştirmeye geldi. İnternetten okuyup araştırdığım bilgilere dayanarak Aras'ın dişlerinin rahat, düzgün ve inci gibi çıkması için iyi temennileri simgeleyen bir kaç şey yaptık önce.
Aras'ın henüz 2 dişi çıktığı için geriye kalan 30 dişi simgeleyen kadar buğday tanesini Aras'ın başından döktük.
Daha sonra da Aras'ın ileride seçebileceği meslekleri temsilen bazı objeleri önüne dizdik. Cetvel,makas,merdane :) (pastacı anne olunca, merdanesiz elbette olmazdı), ilaç kutusu, ateş ölçer, gemi maketi, kalem ...
Aras mühendisi temsilen cetveli seçti :)
Engin'in dediği gibi bana parti yapmaya vesile olsun :) Şimdi sırada Nisan'daki doğumgünümüz var :)
2 Mart 2012 Cuma
MANDALİNALI CHEESECAKE
Mevcut cheesecake tarifimde sos denemeleri ile farklılıklar yapmaya çalışıyorum zaman zaman. Bu da onlardan biri. Kış mevsiminin ferahlatan meyvesi mandalina ve peynir bence iyi bir uyum yakaladılar.
Cheesecake tarifi aynı..
Sadece içine 1 mandalinanın suyunu da kattım.
Sosu için;
3 mandalinanın suyunu, 1 çay bardağı toz şeker ile kaynatıyoruz. Şeker iyice eriyince 1 tatlı kaşığı buğday nişastasını bir miktar su ile açarak kaynayan sosa ilave ediyoruz. Kıvamı koyulaşınca ocağın altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz.Soğuduktan sonra cheesecakin üzerine yayıp, mandalina dizerek süslüyoruz. Kenarlara da çırpılmış kremşanti ile dekor yapabilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,
21 Şubat 2012 Salı
RULO PATATES SALATASI
Tembellikten sofrasını yayınlayamayınca bari tarifini koyayım dedim:)
Geçen hafta yine çok özel konuklarım vardı, özel konuklarımla özel bir organizasyon için toplandık. Detaylarını daha sonra, tembelliğimden sıyrılıp, güzel fotoğraf kolajları ile yayınlayacağım.
Bu özel günde ben de menüde iki tarifimle yer aldım.
Bunlardan biri de bu patates salatasıydı.
Yapımı pratik ve tadı lezzetli bu salata çay davetlerinizde, gün menülerinizde yer alabilir.
Malzemeler:
- 2 kg patates (rulo yapıldığı için bol patates gerekiyor.
- 1 su bardağı mısır konservesi
- 1 su bardağı konserve bezelye (kendiniz de haşlayabilirsiniz)
- 15 adet kornişon turşu (minik doğranmış)
- 2 adet orta boy haşlanmış havuç (haşlandıktan sonra minik minik doğranacak)
- 1 su bardağı mayonez
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 adet limonun suyu
- 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
- tuz
- 1 tepeleme çay kaşığı pudra şekeri (patatesin daha lezzetli olması için, püf nokta :))
- 1 demet maydanoz (ince kıyılacak)
Süsleme için;
- 1 su bardağı mısır konservesi
- 2 adet haşlanmış havuç (yuvarlak dilimlenmiş)
Yapılışı:
- Patatesleri soyup gelişi güzel dilimleyerek bir tencereye koyup, üzerine su ilave ederek haşlıyoruz.
- Haşlanan patateslerin suyunu süzüp soğumaya bırakıyoruz.
- Soğuyan patatesleri iyice ezerek, tuz, limon suyu,zeytinyağı ve pudra şekeri ile tatlandırıyoruz.
- İç malzemesini derin bir kasede hazırlıyoruz. Kasede mısır, bezelye,kornişon turşu, havuç, yoğurt ve mayonez, tuzunu da dengeleyerek karıştırıyoruz.
- Bir tepsi ya da düz bir tabağa streç film yayıyoruz. Streç filmin üzerine eşit miktarda maydanoz serpiyoruz.
- Haşladığımız ve ezdiğimiz patatesi maydanoz serpilmiş bu streç filmin üzerine elimizle eşit kalınlıkta yayıyoruz.
- İç malzemeyi patatesin ortasına doğru uzunlamasına koyup streç film yardımı ile patatesi rulo yapıyoruz.
- Bu şekilde sardığımız patatesi buzdolabında minimum 2-3 saat bekletiyoruz.
- Servis edeceğimiz tabağa, streç filmden kurtararak patates rulosunu alarak, arzumuza göre mısır, havuç ve maydanozla süslüyoruz.
- Ekstradan hazırlayacağınız limon suyu ve zeytinyağı sosunu servis ederken ikram edebilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,
15 Şubat 2012 Çarşamba
KISIR
Çay daveti menülerinin vazgeçilmezi...
Hiçbir zaman eskimeyen ve eskimeyecek bir tarif...
Her şeyin değiştiği gibi aslında sofralarımızdaki lezzetler de yıllar geçtikçe değişiyor.Hatırlıyorum da annemin günü olduğunda hiç bir zaman kiş, cheesecake, cupcake,volovan pişmezdi :) Muhakkak bir poğaça,bir tepsi böreği, bir kek çeşidi, kurabiye olur.. çay servisleri tabakta ve zigon sehpaların üzerinde yapılırdı.Üzerinde dantel örtü serili tepside ikram edilen çayın yanına küçük çatalla sunulan limon dilimleri bulunurdu.Artık çay davetlerinde genellikle masada ikram oluyor. Peçeteleri, şık tabakları ile konuklar masada en gösterişli servis tabaklarında ikram edilen genellikle "sıradanlıktan uzak" yepyeni tariflerle ağırlanıyorlar.Ne kadar değişirse değişsin ikramlardan biri hep aynı, rengiyle, tadıyla bir fenomen .. Kısır..
Herkesin kısırı yapma metodu farklılık gösterebiliyor. Ancak sanırım en yaygın metod ıslatarak yapmak. Benim tarifim de ıslatarak yapılıyor. Buradaki su miktarı bulgurun çamurlaşmaması adına önemli diye düşünüyorum. Bu konuda sabit bir fikre sahip olmak isteyenler için buyrun benim tarifim:
Malzemeler:
Afiyetle & sağlıkla,
- 2 su bardağı ince (köftelik) bulgur
- bulguru ıslatmak için su (her bir bardak bulgur için, 1 su bardağından bir parmak kadar az su )
- 1 adet kuru soğan
- 2-3 adet taze soğan
- 4 yaprak kıvırcık
- 1 adet limon
- 3 yemek kaşığı nar ekşisi
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- tuz - kırmızı pul biber
- zeytinyağ
Yapılışı:
- Sıcak su hazırlıyoruz.2 su bardağı ince bulguru bir kaseye koyup üzerine her bir bardak bulgur için 1 su bardağından bir parmak kadar az olacak şekilde sıcak suyu dökerek bir kapakla kapatıp 10-15 dk kadar şişmesini bekliyoruz.
- Kuru soğanı çok ufak olacak şekilde doğruyoruz. Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağ koyarak soğanları kavuruyoruz. Soğanların rengi değişince salçaları ilave ederek kısık ateşte bir süre pişiriyoruz.
- Bulgur suyunu iyice çekince elimizle bulguru ufalayarak havalandırıyoruz. (sıcak olacaktır dikkat) Bu işlem bulgurun tane tane açılması için gerekiyor.
- Kavurduğumuz soğan-salça karışımını bulgura ilave ediyoruz ve iyice yediriyoruz.
- Limon, nar ekşisi, tuz, kırmızı biber ekleyerek lezzetlendiriyoruz.
- Taze soğan ve kıvırcığı ince ince doğrayıp diğer malzeme ile karıştırıyoruz.
- Son olarak biraz daha zeytinyağ ilave ederek kıvamını dengeleyebiliriz.
14 Şubat 2012 Salı
AJANDA EKİBİ İLE NİLİ TAKI PARTİSİNE DAVETLİSİNİZ !

Nili Takı Partisine Davetlimiz Olun! Sürprizlerle Dolu Bir Gün Geçirin
Bizimle birlikte Takı Partisine Davetlisiniz,
Yer…………………. MODA
Tarih………………..18 Şubat Cumartesi
Saat………………….14:00 – 17:00
Nili Silver’ın sahibi Elif Barut ile yaptığmız söyleşiyi bilirsiniz. Bu ilgi çekici ve keyifli röportajı okumayanlar buraya tıklayabilir.
Elif hanım röportajında bahsettiği bu meşhur ve eğlencesi bol takı partilerinden birini de Ajanda Dergi okuyucuları için düzenliyor hem de Nili Silver’ın Moda’daki Atölyesinde.
Gelin, sürprizlerle dolu bu günde, tanışalım, hem sohbet edelim eğlenelim hem de takıların dünyasına atölyede dahil olalım.
Katılmak isteyenler arasından 10 kişi çekilişle belirlenecek ve 16 Şubat’ta mail yoluyla açıklanacaktır.
Katılmak için iletisim@ajandadergi.com a mesaj atabilirsiniz.
10 Şubat 2012 Cuma
YILBAŞI SONRASI ÇAY DAVETİ & PIRASALI TAVUKLU MİLFÖY KİŞ
Yılbaşından hemen sonraki hafta izin kullanınca, evde mini bir çay organizasyonu yaparak Sinem ve Seda'yı elbette minik prens ve prensesleriyle beraber ağırladım.
Henüz yılbaşının üzerinden sadece birkaç gün geçtiği için After Party :) dedik adına, yani Yılbaşı Sonrası Partisi :)...
O yüzden sofrayı da yeni yıl konsepti ile hazırlamak istedim.İki senedir evde yılbaşında misafir ağırlamadığım için kırmızılı cicilerimi tekrar görücüye çıkartmak istedim sanırım :)
Menüm son derece sade ve pratikti:
- Kısır
- Pırasalı Tavuklu Milföy Kiş
- Carte D'or Çikolatalı Fondant
Özellikle kiş konusunda artı puan aldım sanırım..Tepsinin tamamı bittiği için :)
Bu pratik tarifi hem çay davetlerinizde hem de et yemeklerinin yanına garnitür olarak uygulayabilirsiniz. Beğeneceğinizi düşünüyorum. İç malzeme arzuya göre farklılaşabilir elbette her zaman olduğu gibi.
Malzemeler:
- 1/2 kg pırasa
- 200 gr kuşbaşı tavuk
- 2 tepeleme yemek kaşığı un
- 1,5 su bardağı süt
- 1/2 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)
- 1 yumurta sarısı
- tuz - karabiber
- 5 adet milföy hamuru
Yapılışı :
- Pırasaları ince ince doğruyoruz.
- Bir tavaya sıvıyağın 1/3'ünü dökerek tavukları soteliyoruz. Tavukların rengi değişince pırasaları ilave ederek iyice pişiriyoruz. Tuz ve karabiber ilave ederek pişirme işlemini tamamlıyoruz.
- Başka bir tencereye kalan sıvıyağı dökerek unu kavuruyoruz. Unun kokusu çıkınca sütü azar azar dökerek koyu muhallebi kıvamında beşamel sos hazırlıyoruz. Sos hazır olunca yumurta sarısını ekleyerek el blendarı ile iyice çırparak akışkan bir krema hazırlıyoruz. Tuz-Karabiber ile lezzetlendiriyoruz.
- Tavuk-pırasa karışımına hazırladığımız beşamel sosu karıştırıyoruz.
- Yuvarlak bir borcam ya da fırın tepsisini margarin ile iyice yağlıyoruz. (Yapışmaması için margarin kullanmalısınız)
- 5 tane milföy hamurunu iyice çözülünce yan yana koyarak ya elimizle ya da merdane ile yuvarlak bir form veriyoruz.
- Milföy hamurunu tepsiye yerleştiriyoruz. Kenarları dışarıya taşarsa bükerek kenarları şekillendiriyoruz.
- Hamurun üzerine hazırladığımız iç malzemeyi (4.maddedeki) yayıyoruz.
- Önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 25 dk kadar pişiriyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
7 Şubat 2012 Salı
CARTE D'OR TATLI SERİSİ "ÇİKOLATALI FONDANT"
Yumurta kırmaktan basit !
Evet bu kadar iddialı...
Biliyorsunuz son dönemde Aras'a vakit ayırmak, mutfağa girmekten daha cazip geldiği için o eski şaşalı günlerin geride kaldı. O yüzden çoğu misafirimi yemeğe alarak, hazır piliç ve pilav, salata konseptinde ağırlıyorum :)
2 ay önce ben yokken eve gelen kutuda ise meğer sihirli tatlar gizliymiş, onu da cici arkadaşlarım Sinem ve Seda'yı ağırladığım gün keşfettim.
Kızlara en pratiğinden bir şey hazırlarken meğer her şeyden hatta yumurta kırmaktan bile pratik bir tatlı yapabilmek de varmış kaderde.
Kutudan çıkan tatlıların (Macaron-Limonlu Kek-Krem Karamel vb..) içinden Çikolatalı Fondantı seçtim ve kutunun arkasını okuduğumda "bu kadarcık mı?" dedim kendi kendime .. Sonra "önyargı" ile bari "sıcak" olsun, gelmelerine yakın yaparım dedim.. Kızlar geldi. Ben kutuyu açtım, hazırladım, fırına attım. Çay demlendi, fırından o nefis koku yükseldi ve çıkarıp masaya getirdiğimde "ooooo yine döktürmüşsün Müge!" iltifatı hooppp bende :)
Yok bu sefer ben değil canım dedim ve dilimledim.. Yarısı bitti :) Nefis nefis nefis...
Bu kadar söylüyorum...
Carte Dor tatlı serisini denemeye devam ...
Not : Limonlu Kek de pişirdim... Dokusu güzel ama ben çok limonsever biri değilim.. Eğer limonlu tatlar size göreyse alın deneyin.. Sonuç gayet iyi...
Afiyetle,
3 Şubat 2012 Cuma
İÇ PİLAV VE BİBERLİ TAVUK CİĞER SOTE
Ben küçükken Tekirdağ'a anneanneme gittiğimizde bazen Trakya'da çok sevilen bir yemek olan gömlek ciğer pişirilirdi. Ciğerin gömleği yani zarının içine doldurulan ciğerli içpilav fırına verilir, üzeri nar gibi kızarınca hazır olmuş olurdu. Son derece ağır ve yağlı olan bu yemeği, çocuk olmama rağmen tabiri caizse yumularak yerdim. Onun yerini elbette tutmaz ama ciğer=iç pilav denkliği benim için o yemekten yadigardır.
Son derece ekonomik bir protein olan tavuk ciğerini yazın sıkça tükettiğimizi söyleyebilirim. Çabucak pişiyor olması ve lezzeti nedeniyle, yanına hooppp diye hazırlanan bir marul salatası ve ayran üçlemesi yazın favori menülerimizdendi.
Geçenlerde ciğer alınca bu sefer yanına pilavı yapmak istedim. Ne zamandır da iç pilav yemediğimiz için midemiz bayram etti. Sevenler varsa buyurun tarifi ...
İç Pilav için;
Malzemeler :
- 2 su bardağı pilavlık pirinç
- 2 adet orta boy soğan
- 1 çay bardağı dolmalık fıstık
- 1 çay bardağı kuş üzümü
- 1,5 tatlı kaşığı yenibahar (arzu ederseniz daha az koyabilirsiniz)
- 1 çay kaşığı tarçın
- 4 adet kesme şeker
- tuz
- 2 adet Maggy Tavuk Bulyon (Tercihen konmasa da olur, tavuk suyu da kullanılabilir)
- 1/3 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü yağ kullandım)
- 3,5 su bardağı su (oda ısısında)
Hazırlanışı :
- Pirincin üzerine 30 dk kadar önce sıcak su ilave ederek, kapağı kapalı bir kapta bekletiyoruz.
- Soğanları ufak ufak doğrayıp hazırlıyoruz.
- Bu süre sonunda pilavı yapacağımız tencereye (tercihen teflon tencere) sıvıyağı koyup, soğanları renkleri hafifçe dönene kadar kavuruyoruz. Fıstıkları da ilave ederek bir müddet de onlarla beraber kavuruyoruz.
- Daha sonra suyunu iyice süzdüğümüz pirinçleri ilave ederek kavurmaya devam ediyoruz.
- Pirinçler birbirine iyice yapışmaya başladığında kuş üzümünü, baharatları, şekeri, tuzu (bulyon kullanılıyorsa konacak tuz miktarına dikkat edilmelidir) ekliyoruz.
- Pilavın suyunu ilave ederek kapağını kapatarak yüksek ateşte pişiriyoruz. (Pilavın suyu normal oda ısısında su olmalı)
- Pilavı ara ara açıp karıştırabilirsiniz, böylelikle birbirine yapışmayacaktır.
- Suyunu çekmesine yakın altını kısıp iyice suyunu çekmesini sağlıyoruz.
- Kapağın altına havlu kağıt koyarak demlenmeye bırakıyoruz.
Biberli Tavuk Ciğer Sote için;
Malzemeler:
- 1/2 kg tavuk ciğeri
- 3 adet yeşil biber
- 1 adet büyük kırmızı kambo biberi
- Tuz
- Kekik
- Sıvıyağ (Mısırözü kullandım)
Hazırlanışı:
- Ciğerleri akan suda iyice yıkayarak suyunu süzdürüyoruz.
- Biberleri uzun uzun doğrayarak hazırlıyoruz.
- Bir tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyarak biberleri bir süre soteliyoruz.
- Biberler hafifçe yumuşayınca ciğerleri ilave ederek kapağı kapatmadan yüksek ateşte soteliyoruz. Önce su salacak sonra suyunu çekecek kızaracaktır.
- Pişmesine yakın tuz ve kekik ilave ederek sıcak servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
1 Şubat 2012 Çarşamba
EKMEK PİZZASI
Evde Pizza Keyfi Başka...
İstanbul bembeyaz. Sabah işe doğru yola koyulduğumuzda dizime kadar kar vardı kaldırımlarda. Ofisin oralara geldiğimizde ise o beyaz örtü sanki heryeri saklamış gibiydi, ofisin binasına zar zor gidebildik.Bir çok servis aracı ya yolda kaldı ya da geri dönmek zorunda oldu, hal böyle olunca bizim mesai de erken bitti. Bugün öğlen eve döndüm böylece.
Eve erken gelince Arascık ile vakit geçirmenin keyfini çıkarttıktan sonra onun uyku saatinde annemle çay keyfi yapmak istedik. Peki yanına ne yapsak diye başladık düşünmeye. Fazla vakit yok, Aras her an uyanabilir. Elimizi çabuk tutmak lazım. Buzdolabına kafamı şöyle bir uzattım, olanlarla aklıma pizza yapmak geliverdi.
Dilimlemesi 10 dk, pişirmesi 5 dk.. Aras uyanmadan keyfini sürebildiğimiz ev tipi ekmek üzeri pizza...
Malzemeler:
- 10 dilim kepek ekmeği (Ben UNO Kepek Ekmeği alıyorum)
- 3-4 adet kokteyl sosis
- 10-15 dilim sucuk
- 2 yemek kaşığı konserve mısır
- 1 adet domates
- 2-3 adet yeşil tatlı biber
- 10 adet çekirdeği çıkartılmış siyah zeytin
- 1 kase rendelenmiş taze kaşar peyniri
- 1 tatlı kaşığı kekik
- tuz
- 2 yemek kaşığı zeytinyağ
- Ekmeklerin üzerine sürmek için margarin (Ben Becel Zeytinyağlı kullanıyorum) ve domates salçası
Yapılışı:
- Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
- Ekmeklerin üzerine margarin ve salça sürerek fırın tepsisine diziyoruz.
- Sosisleri, sucukları, domatesi ve biberi ufak ufak doğruyoruz. Zeytinleri de dilimliyoruz. Tüm malzemeyi kaşar peynir, tuz , zeytinyağ ve kekik ilave ederek bir kasede karıştırıyoruz.
- Malzemeleri ekmeklerin üzerine eşit şekilde pay ederek fırına veriyoruz.
- Ekmekleri çok kurutmadan 5 dk kadar pişirip sıcakken servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
26 Ocak 2012 Perşembe
AJANDA'NIN KABUĞU TAMAMEN DEĞİŞTİ
Hani bazen oturup eski fotoğraflara bakarız ve zamanın nasıl geçtiğini ve bunun üzerimizde bıraktığı etkileri düşünürüz ya. Ben de bazen oturup eski post(yazılar)ları okuyup böyle hissederim. Vaww bunu ben mi yapmışım, nasıl bir fotoğraf çekmişim falan gibi... Az önce aktif olarak içinde bulunduğum ve bulunmaktan gurur duyduğum oluşumun göznuru Ajanda'nın portalında şöyle bir dolanırken o ilk an geldi gözümün önüne. Acemice ama büyük bir gönülle bu yola girdiğimiz o gün. Şimdi gururla baktığım bu sayfaya geldiğimiz nokta beni heyecanlandırdı ben de bu heyecanımı içimde tutamadım, koştum size içimi dökmeye geldim.
1,5 senedir her seferinde zenginleşen bir içerikle çıktığımız bu yolda bizi yanlız bırakmayan tüm değerli okurlarımıza da buradan seslenmek istiyorum!
Ajanda sayenizde büyüdü.. Büyümeye devam ediyor.
İlk yola çıkarken yazdığımız gibi
"Gezecek, okuyacak, seyredecek, deneyecek, değerlendirecek, ilginizi çekecek birçok şeyin olduğu portal.. AJANDA" ya herkesi bekliyoruz..
Bu arada yeni yazım da yayında ..
24 Ocak 2012 Salı
ARAS'IN DOĞUMU İÇİN HAZIRLADIĞIM BEBEK ŞEKERLERİ
Geçen sene bu zamanlarımı hatırladım birden. Ofiste masaya yaklaşırken sıkışan kocaman karnımla dolanırken hatırladım. Sonra tam da bu zamanlarda Eminönüne gidip yaptığımız alışveriş geldi gözümün önüne. Yapacağım iki baby shower partisi ve doğumda hastanede odası için hazırlanmak adına süsün püsün içinde kayboluşum :) Ama iyi ki yapmışım.. Ohh sefam olsun valla, şimdi insan keyifle hatırlıyor o güzel hazırlık günlerini.
3 ayrı modelde kendim toplam 200 adet şeker hazırladım. 100 tanesini hastane odasında dağıttık, diğerlerini de baby shower partileri ve mevlütte ikram ettik.
Tüm bu origamik kutuları Eminönün'den aldım. Küp kutuların 100 tanesi 20 TL, diğerinin 100 tanesi 30 TL'ye alındı. Hastane odasında dağıttığım kutuda ahşap bir figür kullandım. 100 tanesi 30 TL, tül ve kurdele için de 15 TL ödedim. Mevlüt şekerlerinde de ahşap figürler(puset) kullandım. 50 tanesi 10 TL idi. İçlerine koyduğum çikolataları yine Eminönü'de bulunanPelit'in çikolatacısından aldım. Bu fener şeklindeki çikolataları Şark Han'dan temin ettiğim metal beyaz bir ağaca astım.
Düşük maliyetle siz de kendiniz ya da sevdikleriniz için bu hazırlıklardan yapmak isterseniz Eminönü en doğru adres diyorum...


3 ayrı modelde kendim toplam 200 adet şeker hazırladım. 100 tanesini hastane odasında dağıttık, diğerlerini de baby shower partileri ve mevlütte ikram ettik.
Tüm bu origamik kutuları Eminönün'den aldım. Küp kutuların 100 tanesi 20 TL, diğerinin 100 tanesi 30 TL'ye alındı. Hastane odasında dağıttığım kutuda ahşap bir figür kullandım. 100 tanesi 30 TL, tül ve kurdele için de 15 TL ödedim. Mevlüt şekerlerinde de ahşap figürler(puset) kullandım. 50 tanesi 10 TL idi. İçlerine koyduğum çikolataları yine Eminönü'de bulunanPelit'in çikolatacısından aldım. Bu fener şeklindeki çikolataları Şark Han'dan temin ettiğim metal beyaz bir ağaca astım.
Düşük maliyetle siz de kendiniz ya da sevdikleriniz için bu hazırlıklardan yapmak isterseniz Eminönü en doğru adres diyorum...
Baby Shower Partisinde & Mevlütte dağıttıklarım
Blogger dostlarımla baby shower partimde ikram ettiklerim
19 Ocak 2012 Perşembe
ARAS'I BÜYÜTÜRKEN KULLANDIĞIM VE MEMNUN KALDIĞIM MARKALARDAN
Hamileliğim boyunca ve ilk anne olduğum dönemde bir şeyler satınalırken her zaman etrafımdaki tecrübeli annelerin deneyimleri ve yorumları benim için çok önemli ve yol gösterici oldu. Öyle ki bir gün e-bebek'te kasada önümde sırada olan bir bayan aldığım burun aspiratörünü görünce " hiç tavsiye etmiyorum" dediğinde direk elimden o ürünü bırakmıştım, bu kadar riayet ediyorum diyebilirim :)
Ana kucağı olarak Maxi Cosi Cabriofix kullandım. Aslında bunu satın almama gerek olmadı. En yakın arkadaşım Sevgim'in Demirim için kullandığını biz de aynen ondan alıp Aras için kullandık.

Aras'ın şu anda kullandığı araba ise klasik bir baston puset. Chicco Lite Way.. E-bebekteki kampanyada derisini piyasadaki ürünlere göre çok iyi fiyata aldığımızı söyleyebilirim. Artık her yere onunla gidiyoruz. Taşıması pratik, sadece 7 kg.. Katlandığında kapladığı yer de az ... Aslında dışarıdan ziyade evde kullanmak için aldık hemen baston puseti. Yoksa diğerini de kullanabilirdik. Ama bunun tekerlekleri daha küçük olduğu için Aras'ı evde eylemek gerektiğinde kullanıyoruz sıkça. Gittiğim ev gezmelerine de götürüyorum. Hem yatak görevi de görüyor, öğle uykusunu başka evlerde bununla kotarıyoruz.

Aras alerjen olduğu için, kafasında çok konak çıktı. Bir ara kafası resmen tas gibi kaplıydı konakla. Doktorumuzun önerisi ile Mustela Yeni Doğan Köpük Şampuanı kullanıyoruz doğduğundan beri. Aslında bakıldığında pahalı bir ürün sanırım 27 TL .. Ama yaz bebeği olan Aras, her gün yıkanmasına rağmen 6 ayda bitti. Bence diğer şampuanlara göre daha kullanımı ekonomik oluyor. Üstelik durulanması da köpük olduğu için daha rahat, bebeğin kafasında şampuan artığı kalma riski çok düşük.

İşte konak yüzünden kullandığımız bir ürün daha .. Mustela Stelaker ... Konak nedeniyle oluşan kabukların yumuşaması ve düşmesi için özel bir krem. Aslında zeytinyağı da sürebilirsiniz demişti doktorumuz. Ama zeytinyağını sürünce bebeği yatırdığınız yere bulaşma riski çok yüksek, bir de arıtmak daha zor oluyor. O nedenle ben bu ürünü memnun kalarak kullandım. Banyodan 1-2 saat önce sürüyorduk, sonra yukarıda bahsettiğim şampuanla yıkıyorduk. Kıvamı nemlendirici bir krem gibi, yıkamasanız bile oluyor, rahatsız etmiyor bebeği. Kafa derisi bu nemi yutuyor zaten...
Malesef Aras, doğduğu ilk günden itibaren biberonla mama alan bebeklerden. Biberon tercihimiz ise Avent oldu. Kolik önleyici özelliği taşıyan Avent marka biberonlardan sanırım evde 8 tane var :) Eeee her öğüne bir biberon ...

Esasen sterilizatör kullanmayı hiç planlamıyordum. İstanbul'da olduğum süre boyunca da kullanmadım. Biberonları elde ya da makinada yıkadıktan sonra sıcak suda 2-3 dakika bekletiyor ve kullanıyordum. Ama Yalova'ya yazlığa gidince orada kuyu suyu kullanıldığı için sterilizatör alma ihtiyacı duydum. Sevgim, Weewell kullandığı için direk ondan edindim. Hala da kullanıyorum, gayet memnunum.

Weewell markalı kullandığım başka bir ürün de telsiz..Bu bana çikomun hediyesi. Kendisine de hediye gelmişti ve memnun kalarak kullanıyor, o nedenle telsiz konusunda seçimi ona bırakmıştım. Evimizin uzun koridorlu yapısında gayet iş görüyor.. Geceleri Aras ağladıkça cızz cızz bağırıyor :)

Pişik kreminden bahsetmeden olmaz. Sağolsun yine bir arkadaşım söylemişti Sudocremi. Biz bile kullanıyoruz, sivilce, güneş yanığı falan olunca.. Eskiden sadece MotherCare'de satılırdı, şimdi eczaneler satıyor ama pahalılandı malesef. Ben geçenlerde unnado.com'dan aldım uygun fiyata.

O nedenle ne zamandır aklımda olan, ana kullandığım ve memnun kaldığım ürünlerden sizlere bahsetmek, öneri olarak değerlendirmek isteyenler olursa bilgi vermek istedim...

Puset olarak tercihimizi de hem tek bir aparat ile Maxi Cosi'ye uyumlu hale geldiği için hem de yine bir arkadaşımın memnun kaldığı bir marka olduğu için Bebe Confort'tan yana kullandık. Bebe Confort Elea'yı puset olarak kullandık yaklaşık 7 ay boyunca. Aslında bu 7 ayın 6 ayında hep ana kucağını takarak taşıdık Aras'ı. Artık oturma konusunda omuru iyice kuvvetlendiğinde bu kırmızı koltuğu devreye soktuk. Aslında Elea'nın bu koltuğu sıfır konumda dümdüz yattığı için yazın çok sıcaklarda da sıkça kullandığımız bir şey oldu. Aras henüz 37 günlükken yazlığa gittiğimiz için ana kucağı çok sıcaklarda çok terletici olabiliyordu. Zaten dümdüz yattığı ve tekerleklerinin koltuktan ayrı katlandığında kapladığı yerin çok olmaması nedeniyle bu puseti tercih etmiştik. Çok da memnun kaldığımızı söyleyebilirim.

Aras'ın şu anda kullandığı araba ise klasik bir baston puset. Chicco Lite Way.. E-bebekteki kampanyada derisini piyasadaki ürünlere göre çok iyi fiyata aldığımızı söyleyebilirim. Artık her yere onunla gidiyoruz. Taşıması pratik, sadece 7 kg.. Katlandığında kapladığı yer de az ... Aslında dışarıdan ziyade evde kullanmak için aldık hemen baston puseti. Yoksa diğerini de kullanabilirdik. Ama bunun tekerlekleri daha küçük olduğu için Aras'ı evde eylemek gerektiğinde kullanıyoruz sıkça. Gittiğim ev gezmelerine de götürüyorum. Hem yatak görevi de görüyor, öğle uykusunu başka evlerde bununla kotarıyoruz.

Aras alerjen olduğu için, kafasında çok konak çıktı. Bir ara kafası resmen tas gibi kaplıydı konakla. Doktorumuzun önerisi ile Mustela Yeni Doğan Köpük Şampuanı kullanıyoruz doğduğundan beri. Aslında bakıldığında pahalı bir ürün sanırım 27 TL .. Ama yaz bebeği olan Aras, her gün yıkanmasına rağmen 6 ayda bitti. Bence diğer şampuanlara göre daha kullanımı ekonomik oluyor. Üstelik durulanması da köpük olduğu için daha rahat, bebeğin kafasında şampuan artığı kalma riski çok düşük.


Malesef Aras, doğduğu ilk günden itibaren biberonla mama alan bebeklerden. Biberon tercihimiz ise Avent oldu. Kolik önleyici özelliği taşıyan Avent marka biberonlardan sanırım evde 8 tane var :) Eeee her öğüne bir biberon ...


Weewell markalı kullandığım başka bir ürün de telsiz..Bu bana çikomun hediyesi. Kendisine de hediye gelmişti ve memnun kalarak kullanıyor, o nedenle telsiz konusunda seçimi ona bırakmıştım. Evimizin uzun koridorlu yapısında gayet iş görüyor.. Geceleri Aras ağladıkça cızz cızz bağırıyor :)

Pişik kreminden bahsetmeden olmaz. Sağolsun yine bir arkadaşım söylemişti Sudocremi. Biz bile kullanıyoruz, sivilce, güneş yanığı falan olunca.. Eskiden sadece MotherCare'de satılırdı, şimdi eczaneler satıyor ama pahalılandı malesef. Ben geçenlerde unnado.com'dan aldım uygun fiyata.

İşte böyle.. 9 aylık oğlumu büyütürken faydalandığım şeylerden birkaçı hakkında paylaştığım bu bilgiler umarım fayda sağlar.
Sağlıkla,
7 Ocak 2012 Cumartesi
SUT ALERJİSİ ve REFLUDE NE DURUMDAYIZ?
Aras daha henüz 1 aylık iken inek sutu proteinine alerjisi olduğunu kesfetmistik biliyorsunuz. 8.ayını doldurdu ve geldigimiz nokta hakkında bilgi paylaşmak istedim faydalanmak isteyenler olur diye. Her ne kadar 1 yasından önce direk olarak inek sutu tüketmiyor olsalar da aldıkları ek gıdaların icinde, emziren annelerin kendi beslenmelerinde tükettiklerinde, hatta hazır formül mamalarda dahi bu protein barınıyor. İlk şart vücuda bunun dolaylı ve dolaysiz girişini engellemek ki tedavi yerini bulsun. O yüzden Aras ek gıdaya geçtiğinden beri daha da sıkı bir sekilde dikkat ediyoruz ne yedirdigimize. Su anda yediği gıdaların hiçbiri süt, peyniralti suyu, suttozu gibi seyler barındırmıyor. Yani özetle süt, peynir, yoğurt, bisküvi, tereyağı, dana eti vb seyler tüketmiyor. Peki calcium nerden alıyor diye aklınıza gelebilir. Alerjen maması Mİlupa Pregomin AS ile bu açığı kapatıyoruz. Sabah kahvaltılarını, muhallebilerini hep bu mama ile hazırlıyoruz. Bir kaç sefer keçi peyniri denedik ancak her seferinde birkaç gün içerisinde vücutta kabartilar ve öksürük başladı. O yüzden kesmekdurumunda kaldık. Alerji azdiginda reflu azıyor ve öksürük kuvvetleniyor malesef. İsin esası vücuda unutturmak diyor doktorumuz ve tedaviye tam uymak. Ucundan bile tattirmayacaksiniz diyor. Biz de sabırla bekliyoruz....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

