31 Ocak 2008 Perşembe

HOŞGELDİN BEBEK


Didem yeni doğum yapan arkadaşı için bebek kurabiyesi yapmasını istediğinde Müge çok sevindi ...
Naz doğduğundan beri bebek konseptli kalıplarıyla bir şey yapamıyordu...
Hem daha pazartesi günü arkadaşlarının Amerika'dan getirdiği taze kalıplarından ayıcıklı olanı da kullanma şansı doğmuştu ... İrili ufaklı bir sürü ayı kalıbı vardı ama bu daha da bir hoşuna gitti doğrusu :)
Didem ile pembe - beyaz - lila renklerinde hemfikir oldu...
.... Ve Müge oturdu masanın başına kurabiyelerini huşu içerisinde yaptı dün akşam... Hem yaptı hem de baktı baktı durdu... Sevdi :)

Kurabiyeleri en son Eminönü turunda "Kız çocuklar için kurabiye istenirse koyarım" düşüncesi ile aldığı pembe karton kutuya itina ile yerleştirdi...
Sonra da bir paket... "Aramıza Hoşgeldin !" yazan bir kartın içine "Yemekbahane" imzasını atıverdi ...


Müge'ye arkadaşları, "O kadar işin gücün arasında bunlara nasıl vakit buluyorsun?" diye sıkça soruyor...

Müge'nin cevabı :
Mühim olan sevdiğiniz şeylere vakit ayırabilmek :)

Afiyetle,

29 Ocak 2008 Salı

POWER RANGERS


Şu iş ne enteresan... Henüz çocuğum olmadığı için varolan cehaletimi bile gideriyor :)


Bu haftasonu 5 yaşına girecek olan Can'ın talebi üzerine Power Rangers karakterlerinden birinin yüzünü pastaya aktardım...


Benim yaşımdakiler bunu hiç bir şeye benzetemediler tabii :)


Umarım Can benzetmiş ve beğenmiştir..

Afiyetle,


25 Ocak 2008 Cuma

DÜĞÜN PASTASI MAKETİ


Ve işte bitmiş hali... Pazartesi günü sizlere kısaca bahsettiğim Aylin ile üzerinde çalıştığımız maket karşınızda...



Çok uzun zamandır yapmak istediğim maket pastayı en sonunda tecrübe etmiş olmaktan çok mutluyum gerçekten... Hele de bunu çok yetenekli ve çok sevdiğim bir arkadaşım ile birlikte yapmış olmaktan inanılmaz keyif aldım..


Pasta yaparken ne kadar dinlendiğimi ve keyif aldığımı sizlere her zaman anlatıyorum. Benim için bir nevi terapi bu diyebilirim. Pazar günü Aylin ve beni görmenizi çok isterdim... Bir yandan zaman zaman stres olsak da attığımız kahkahalar bence herşeye değerdi...




Ben pazar akşamı Aylin'lerden ayrıldığımda işin çoğu bitmişti ancak ince işleri kalmıştı... İnce işler Aylin'e kaldı ve kendisi tüm marifetiyle maketin üzerindeki işlemeleri de halletti...

Beğeneceğinizi ümit ediyorum ve yorumlarınızı heyecanla bekliyorum...

Afiyetle kalın,

23 Ocak 2008 Çarşamba

KARA ORMAN PASTASI



Yılbaşında gecenin süprizi olarak hazırlamıştım bu pastayı... Gecikmiş bir tarif olarak görmüyorum çünkü sadece üzerindeki figürler yılbaşına uygun... Tadını her daim uygulayabileceğiniz kadar lezzetli bu pastayı sizlere şiddetle tavsiye etmekten kendimi alamıyorum... Eminim bana pastayı tadanlar da katılacaktır ...

Tarif The Australian Women's Weekly'nin "Chocolate Cakes" serisinden... Bu derginin neredeyse tüm serilerini aldım.. Tarifler ve sonuçlardan hep memnun kalıyorum..


Yılbaşı akşamı için tamamen şeker hamuru kaplı bir pasta yapmak istemediğimi farkettiğimde dergiyi karıştırmaya başladım ve bu pastayı gördüğümde hiç tereddüt etmeden kendisinde karar kıldım...

Tarifin orjinalinde vişne kullanılıyor..Ancak benim vişne ile pek aram olmadığı için ben franbuaz ve böğürtleni tercih ettim..


Önceden hazırladığım figürlerimi üzerine kondurunca pastaya bakmaya doyamadım diyebilirim :) Bazen duygusal bağ kuruyorum ya şu pastalarla, Engin bana çok gülüyor... "Hadi kes de yiyelim" diyor inadına :))

Neyse biz tarife gelelim ...

Malzemeler :


12 kişilik


İhtiyaç duyulan malzemeler: 20 cm yuvarlak kelepçeli kalıp, yağlı kağıt

  • 250 gr margarin ya da tereyağ (ben Hüner ile tereyağını karışık kullandım)

  • 1 yemek kaşığı neskafe

  • 1,5 cup (375 ml) sıcak su

  • 200 gr ince kıyılmış bitter çikolata

  • 2 cup (440 gr) toz şeker

  • 1,5 cup (225 gr) kekun

  • 1 cup (150 gr) normal un

  • 1/4 cup (25 gr) toz kakao

  • 2 yumurta (oda ısısında)

  • 2 çay kaşığı vanilya şurubu

Ara malzemesi:

  • 2 paket krem şanti

  • 2 bardak süt

  • 1 kase dolusu franbuaz - böğürtlen

  • üzeri için ince kıyılmış çikolata

Fırınımızı 150 derecede ısıtıyoruz.


Kalıbımızın (içine) kenarlarına ve altına yağlı kağıt döşüyoruz.


Ufak bir tavada yağı eritiyoruz. Kahveyi sıcak suya yedirip, bu karışımı eriyen yağa karıştırıyoruz. Aynı karışıma ince kıyılmış çikolataları ve toz şekeri de ilave edip, kısık ateşte kaynatmadan pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırıyoruz. Kıvamını bulan karışımı derin bir kaba alıp soğumaya bırakıyoruz.


Tüm kuru malzemeleri bir kapta bir araya getiriyoruz.


Soğuyan yağlı-çikolatalı sosumuzu mikserle bir müddet çırpıp, kuru malzemeleri yavaş yavaş üç seferde ekleyerek çırpma işlemine devam ediyoruz. Son olarak yumurta ve vanilya şurubu ekleyip bir müddet daha çırpıyoruz.


Hazırladığımız kek harcını , kalıbımıza boşaltıp fırına veriyoruz. Orta değerdeki ısıda yaklaşık 1,5 saat kadar pişiriyoruz. Kek piştikten sonra bir fırın telinin üzerinde soğumaya bırakıyoruz.


Krem şantiyi, süt ile çırpıp hazırlıyoruz. Bir müddet buzdolabında bekletiyoruz.


Soğuyan keki, kalıbından çıkartıyoruz. Üç eşit kata bölüyoruz. Servis edeceğimiz tabağa ya da altlığa en alt katı koyup arasında krem şantiyi gelişi güzel ( kenarlarına özellikle sürmüyoruz) sürüyoruz. Meyvelerimizden serpip , orta kat keki koyuyoruz. Aynı işlemi tekrarlıyoruz ve son kat keki koyuyoruz. En üstüne de krem şanti sürüyoruz.


İnce kıyılmış çikolata ile üzerini süsleyebilirsiniz.

Afiyetle kalın,







21 Ocak 2008 Pazartesi

GÜLLERİN İÇİNDEN ...

İçerisinde "Gül" kelimesi (Çiçek manasında) geçen kaç şarkı biliyorsunuz ? Ben dün bu konuda hayli kafa yordum... Ancak bir yerde tıkandım ... Gülllerin içinden, gülüm benim, beyaz gül kırmızı gül , gül döktüm yollarına falan falan... Ama bir yere kadar ... :)

Hayırdır ? Müge ???? Neye takıldın ?? Niye takıldın ?? Canım neyin var ? İyi misin, hoş musun?

Bunlar sizin sorular... Olası sorular tabii... Daha genişletilebilir...?

Niye sürekli genişletiyoruz, türetiyoruz ??? Ne oluyorrrrr ?? Yemekbahane'ye virüs mü girdi? Bu yazı neden yazılıyor?

Anlatayım dostlar... Bacınız dün kendi bacılarından biri ile bir işe kalkıştı... Tam 11 saat çalıştı.. Ne yapmak için mi ?? Maket pasta :) Bitti mi ? Hayır ... Ama rüyalarında bile o maket var.. ve üzerindeki bilmem kaç tane GÜLler :)

İşte bütün bu sıyırma alametleri ondan...


Aylin bacım ile bir hevesimiz vardı... Yapalım dedik.. Sonuç güzel olacak, kendini belli etmeye başladı...
Bunlar da meşhur güllerin kuruma safhasındaki resimleri...


Buradan duyurulur ! Evlere, düğünlere, nişanlara, kız istemelerine her türlü organizasyonua itina ile gül yapılır :) Çünkü artık kendimi laptopun başında bile gül yapıyormuş gibi hissediyorum :)

Aylin'in eşi ve Engin'ciğim Aylin'in özenle hazırladığı harika kahvaltıdan sonra bizi mutfakta bırakmışlardı, gittiler geldiler, bizi yine orada bulunca "pessss" demekten kendilerini alamadılar...

En azından bir sefer daha bir araya gelmemiz gerekiyor bitirebilmek için.. Ama şu andaki durumu bile beni heyecanlandırmaya yetiyor.. Küçük bir ipucu göstereyim size...




Nedense o kadar çalışmanın sonrasında bugün çok daha yorgun hissederim diye düşünüyordum ama herhalde severek yapılan şeyler insanı o kadar da yormuyor...
Anlayacağınız , bu haftasonum yine bol pastalıydı benim için ... Bu da dün sabah teslim ettiğim , çok zarif bir bayan için hazırlanmış doğum günü pastası...





Afiyetle kalın,


17 Ocak 2008 Perşembe

FAVA ve KEREVİZ SALATASI

Pasta ve türevleri dışında bir şey koymaz oldum ... Aslında pasta benim için odak noktası haline gelse de bildiğiniz gibi ben "yemek yapma" faaliyetini kümülatif olarak sevenlerdenim.
O nedenle bu sayfada herşeyi bulundurmak, sizlerle paylaşmaktan keyif alıyorum.

Bunun dışında Yemekbahane'nin özel bir de kitlesi var ... Acemi şefler...

Davetlerini Yemekbahane'den aldığı tariflerle organize edenler, misafirlerini ağırlayanlar, akşam ne yapsam diye okuyanlar... Onları da uzun zamandır ihmal ettim sanki.. Bundan sonra daha sık yemek, salata ve tatlı alternatifleri koyacağım, söz veriyorum !


Bunu hemen ucundan telafi etmeye başlamak adına bugün iki adet zeytinyağlı / salata / meze konseptine uygun tarif yazmaya karar verdim...


FAVA





Favayı seven çok kişiye rastlamadım henüz ... Ama ben çocukluğumdan beri çok severim. Kulakları çınlasın Şükran Yengem özellikle iftar sofralarında eksik etmezdi favayı... Hatta ben seviyorum diye yaptığını biliyorum :)

Yapımı çok kolay, doyurucu, besleyici ve sunumunu beğendiğim favanın tarifine gelince...

Malzemeler: (Resimdeki gibi büyük bir servisiniz olsun istiyorsanız, malzemeleri 2 katına çıkartabilirsiniz)

  • 2 kase kuru bakla içi (bakliyat gibi paketlidir, marketlerde bakliyat reyonunda bulunur)
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağ
  • tuz, 3-4 adet kesme şeker
  • servis ederken limon - zeytinyağ karışımı, dereotu

Soğanları yemeklik olarak ince ince kıyıyoruz ve zeytinyağında kısık ateşte , soğanları yakmadan soteliyoruz.Soğanların rengi pembeleşince baklayı ekliyoruz ve üzerini 2-3 parmak aşacak şekilde sıcak su ilave ediyoruz. Tuzunu ve şekerini de ekleyip, baklaların pişmesini bekliyoruz. Bu arada suyunu kontrol etmekte fayda var. (Çok sulu ya da çok kuru olmaması gerekiyor)

Bakla pişince , tencerede el blenderi ile iyice eziyoruz. Bu işlemi sıcakken yapmamız çok önemli.

Servis edeceğimiz kabı ya da benim gibi bir kalıba dökecekseniz onu, güzelce yağladıktan sonra karışımımızı döküyoruz ve buzdolabında 3-4 saat minimum bekletiyoruz.

Servis ederken zeytinyağı ve limon karışımı ile servis ediyoruz. Dereotu ile süsleyebilirsiniz.


KEREVİZ SALATASI




İşte bir vitamin kürü...

Benim en sevdiğim salata / mezelerden... Ve yapımı çok çok kolay ...


Malzemeler:

  • 3-4 adet kereviz
  • Yoğurt (sarımsaklı ve çok sulu olmaması gerekiyor)
  • Süslemek için dereotu
  • *** için arzu edilirse iri kıyılmış ceviziçi de konulabilir, çok yakışıyor [ ama Engin sevmiyor:( ]

Kerevizleri soyduktan sonra bir müddet limonlu suda bekletiyoruz.. (Bu kerevizin kararmasını engelliyor) Daha sonra rendenin iri tarafı ile rendeliyoruz. Tuz ilave edip, sarımsaklı yoğurdumuzla karıştırıyoruz. Dereotu ile süsleyip servis ediyoruz.
Bu tariflerimin muhakkak devamı gelecek...

Afiyetle kalın,

14 Ocak 2008 Pazartesi

SON ÜÇ PASTA

Benden kendime not ...
1 Numara iyi .. 2 numara olmamış :( .. 3 numara umut vaat ediyor :)

Taraftar Forması Pastası ...

Facebook'ta popüleritesi artıyor :) Bu takıma olan bağlılık mı, benim pastanın performansı mı bilemedim ama .. Neyse sonuç olarak yorumlar güzel :)


Spiderman

Yorumsuz ! Çok çektirdi bana !... Çookkkk...

BEŞİKTAŞLI İKİZLER

Bir babanın doğumgünü , iki harika bebek, Beşiktaş ve iki asil renk ... Çok mu yanlı baktım konuya :)
Spiderman'den sonra bana moral verdi !

10 Ocak 2008 Perşembe

EN SONUNDA ÇİKOLATA DA YAPTIM...

Dün akşam çok keyifli bir akşamdı benim için. Yine bir şeyler öğrenmiş, yeni bir tecrübe daha edinmiş olmanın keyfi ile eve döndüm... Zamana bakışın görecesi yine beni şaşırttı.. O kadar güzel vakit geçirdikten sonra eve kaçta geldiğimin, kaçta yattığımın önemi bile olmadı...Bunu daha bir çok sefer yapma arzusundayım bunu biliyorum sadece...

Şirketten arkadaşlarımla beraber yaptığımız Kurabiye Atölyesi'nden sonra Chefs'den aldığım bir maili hemen aynı gruba forward etmiş, kendimize ait bir sınıf yapalım, çikolata kursuna gidelim diye önermiştim. Bu önerim hemen kabul gördü ve dün akşam için altı kişilik özel bir grup dersi organize ettik.



Çok eğlendik, çok güldük, çok dinlendik, çikolata yemeye doyduk ve çok güzel çikolatalarımız oldu !



Bundan sonra bayram, seyran ... çikolatalar bizzat benden :)

Afiyetle,

8 Ocak 2008 Salı

PARTİ NEREDE VE BEŞİKTAŞ AŞKI

Daha önce koyamadığım bir pastamın resmini ve geçtiğimiz hafta lise arkadaşım Onur için yaptığım Beşiktaş temalı pastamı sizlerle paylaşmak istedim. Bu ara tesadüf eseri futbol takımlarından gidiyorum, bu akşam da Fenerli bir bey için bir pasta hazırlayacağım...

İlk pastanın adını "Parti Nerede?" koydum, çünkü ortada bir parti havası var cidden ve çok özel bir parti için yapılmıştı...

Yaparken çok keyif aldığım bir pasta oldu... İçine bolca muz koyup yiyenleri de keyiflendirmeyi ihmal etmedim :)




Beşiktaş pastasını ise Onur'un damak tadına uygun olarak, eşi Burcu'dan aldığım tiyolarla birlikte çikolatalı ve franbuazlı yaptım...



Fenerli pastamız bakalım nasıl olacak ??

Afiyetle kalın,


3 Ocak 2008 Perşembe

KURABİYE ATÖLYESİ


Birilerine bir şeyler anlatmayı, öğretmeyi hep çok sevdim...Genlerimde var eğitmenlik :) sanırım ondan ... Üniversite hayatım boyunca hep ders verdim.. Çalışma hayatım eğitmenlikle geçiyor.. Kimbilir kaç eğitim verdim ama hiç bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum !


Şirketimizdeki sosyal sorumluluk çalışmalarına kaynak yaratmak adına , geçtiğimiz hafta bir Kurabiye Atölyesi kurduk... Meğer ne kadar çok bu işlere meraklı ve yetenekli kişi varmış bizim binada :)


Neler mi yaptık ?




Karıştırdık...


Yoğurduk...







Renklendirdik...







Açtık...





Kestik...







Yapıştırdık...






İtina ile şekillendirdik...




Poşetledik...









Harika bir akşam geçirdik birlikte... Benim daha kendine anca yeten tecrübemle bile bu kadarına şükür :) Bunun devamını getirme yönünde hemfikir olduk... Bir sonraki aşamamız pasta süsleme olacak...

Afiyetle Kalın,
Fotoğraflar Didem Soyutürk tarafından çekilmiştir...

31 Aralık 2007 Pazartesi

GÜLE GÜLE 2007

Bu yıl nasıl geçti hiç anlamadım.. Aslında son 2-3 yıldır bunu anlamadığımı yeni yeni farkediyorum.Yıllar bir bir geliyor ve geçiyor.Ardına bakmayı seven, hatıralarına düşkün biri olarak herşeyin bu kadar hızlı gelip geçmesi açıkçası benim pek hoşuma giden bir durum değil. Çok şey tükeniyor, yitip gidiyor ve biz tüm bunlara anlık mı bakıyoruz? Mevsimler bitmeden öbürü planlanıyor.. Yıl sonu gelmeden diğer yıl masaya yatırılıyor... Hayat hep gelecek zamandan mı ibaret. Ya bugün ? Ya şimdi ne yaptığımızın hiç mi değeri kalmadı? Neden ben belki de siz günün tadını doya doya çıkartamıyoruz? Neden kurulmuş ve programlanmış robotlar gibi sürekli aynı şeyleri yapıp yarın için hareket ediyoruz?

Ben 2008'de kendime çok güzel bir hedef verdim (Yine gelecek planı yaptım yani) :)

İşte yeni sloganım :)

"Vita est summa brevis...Carpe Diem ! " (Latince = Hayat çok kısa, günü yaşa)

2008'de, günlerimi, tıpkı kendi yaptığım pastalar ve kurabiyeler gibi kendi elimde şekillendirmeye, zamanın akışına kendimi kaptırmamaya, gönlümce , dilediğimce yaşamayı diliyorum...

Gelelim tariflerimize ...

KÜTÜK PASTA

Kütük pasta için öncelikle rulo pandispanya hazırlamamız gerekiyor...

Malzemeler:

  • 5 yumurta (oda ısısında)
  • 90 gr un
  • 1/2 cup toz şeker
  • 20 gr ovalet
  • 5 gr vanilya
  • 1/2 çay kaşığı kabartma tozu

Önce yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. Daha sonra diğer malzemeleri de katıp karışım beyaza yakın bir renk alıncaya kadar çırpmaya devam ediyoruz.

Dikdörtgen fırın tepsimize yağlı kağıt seriyoruz ve karışımı tepsiye eşit miktarda yayıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20 dk kadar pişiriyoruz. Fırından çıkartıp soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyan pandispanyamızın arasına çikolatalı Cremole hazırlayıp sürüyoruz. (1 paket Cremole + 2 bardak süt) Pandispanya boyunca muz diziyoruz ve altındaki yağlı kağıttan destek alarak pastamızı rulo halinde sarıyoruz.

Pastaya kütük şekli verebilmek için 1/3 ünü kesiyoruz.

Servis yapacağımız tabağa veya tabana istediğimiz şekilde kütük görüntüsü vererek pandispanyalarımızı oturtuyoruz.

Daha sonra krema ve eritilmiş çikolata ile (240 gr bitter kuvertur + krema ) ganaj hazırlayıp tüm pastayı sıvıyoruz. Bir çatal yardımı ile kütük görünümü veriyoruz.

Elenmiş pudra şekeri ile kar görünümü verebilir, objeler ile süsleyebiliriz...

Kütük pasta yapmak için hiç de geç kalmadınız... Hadi mutfağa :)

Yeni yıl hazırlıklarına gelince ...

Ben yılbaşı hazırlıklarını hep anlattığım gibi çok seviyorum... Bu sene dekorasyon olarak evimde neler yaptığımı sizlere daha önce anlatmıştım...

Bu hafta daha çok kurabiye-pasta-truff üzerine yoğunlaştım... İşte yılbaşında hazırlayabileceğiniz farklı şeyler....

Noel Baba şeklinde kurabiyeler... Bu modeli , Pastatasarim'da görmüş ve çok beğenmiştim... Hemen yapmaya karar verdim.. İlk denememi daha sonra ayrıntıları ile bahsedeceğim geçen hafta şirkette verdiğim Kurabiye Kursu'nda yaptım.. Sonra da evde... Kurabiye için bu tarifi uyguladım her zamanki gibi....

Aynı tariften bir de baston kurabiyeler yaptım, onları icing ve yenilebilir pırıltılar ile süsledim... Şu bir gerçek ki, kurabiyeler poşetlenince ve rafyalanınca herkes tarafından çok daha beğeniliyor.. Şirkette bugün kurabiyelerim yine popülerler :)

Truffsuz olur mu ? Glazür ile dekore edilmiş trufflar, şampanyanın yanına çok yakışacaklar diye düşünüyorum !

Ve işte günün süprizi... Kara Orman Pastası ! Bu pastanın tarifini size bir sonraki yazımda veriyor olacağım.. Keki bir harika... Eminim çok beğeneceksiniz...


Pastamı süsleyen figürleri bembeyaz şantinin üzerine oturtunca sanki karın içinde gibi oldular ... Bu görüntü bana ayrı bir keyif verdi doğrusu...

Hepinize tadını çıkartabileceğiniz, ardınıza baktığınızda güzelliklerle dolu, hafızanızdan verdiği güzelliklerle silinmeyecek, sevgi dolu, huzur dolu, sağlık dolu, neşe dolu ve sizin olan bir yıl diliyorum !

Afiyetle Kalın ....

28 Aralık 2007 Cuma

SEBZELİ ÇİN BÖREĞİ


Çin Böreği , uzun zamandır denemeyi istediğim bir şeydi.. Ama Engin'ciğimin malum pek sebze ile arası yok; o nedenle kendimize yapmaya açıkçası pek cesaret edemedim.
Kızların gelişini fırsat bilerek mönüyü oluştururken hemen başa koydum bu böreği :)
İçini daha pişirirken ben benden geçmiştim bile ... Sadece içini tavuk ekleyip yaparak bir yemek hazırlamayı da ihmal etmeyeceğim, çünkü enfes kokuyordu...

Malzemeler: (20 adet börek için)
  • 5 adet yufka
  • zeytinyağ
  • 2 adet pırasa
  • 2 adet kabak
  • 2 adet havuç
  • 2 adet kırmızı biber (kambo biber)
  • 2 adet çarliston biber
  • 1 kase soya filizi
  • 3-4 yemek kaşığı tatlı ekşi erik sosu
  • 2 yemek kaşığı soya sosu
  • tuz-karabiber-kırmızı pul biber-köri-kimyon-tarçın
  • galeta unu
  • 2 adet yumurta

Ben vog tava kullandım ama normal tavada da iç malzemeyi pişirmeniz mümkün.

Öncelikle tüm sebzeleri jülyen doğruyoruz. (Zerrin'cim mutfak okulunda bu bilgileri son derece güzel anlatmış)

Zeytinyağını (arzu ettiğiniz miktarda, ben 3-4 yemek kaşığı kadar koydum) tavaya koyuyoruz.

Öncelikle pırasayı koyuyoruz ve kavurmaya başlıyoruz.(Ocağımızın ateşini kısıkta tutalım...)

Pırasa yumuşayınca , kabak, havuç, biber çeşitlerini ekliyoruz.Sebzeler tabiri caizse ölünce (???!!) erik sosunu ve soya sosunu ; tüm baharatları ekliyoruz. (Bu aşamada bir miktar sıcak su da ekleyebilirsiniz ama çok olmaması lazım!)Pişmesine yakın soya filizlerini de ekliyoruz ve tavanın ağzını kapatıp kaynamaya bırakıyoruz.

İşte bu harç yemek ya da garnitür olarak süper olur !!!!

Yufkalarımızdan bir tane alıp yarısını fırça yardımı ile yağlıyoruz. Diğer yarısını üzerine kapatıp , yufkayı dörde (üçgen) bölüyoruz. Geniş kısmına harcımınızdan koyup, sigara böreğinden kalın olacak şekilde sarıyoruz. Tüm yufkaları bu şekilde sarıp bitiriyoruz.

Bir kaseye yumurtaları kırıp çatal ile çırpıyoruz. Bir başka kaseye de galeta unu döküyoruz. Sardığımız börekleri önce yumurtaya sonra galeta ununa buluyoruz.

Bu aşamadan sonra ister kızartabilir, isterseniz 180 derecede ısınmış fırında pişirebilirsiniz. Ben fırında pişirmeyi tercih ettim. Daha hafif oldular.

Üzerleri kızarınca fırından aldım ve yine tatlı ekşi sos ile servis yaptım.

Haaa bu arada sebze sevmeyen olursa diye içerisine peynir koyup hazırladım bir kısmını da.. Galeta unu değişik bir tat verdi, onu da denemenizi tavsiye ederim...

Ne zamandır sobelenmemiştim :) Fidan'cığım sağolsun pas atmış, tutmamak olmaz... Hakkımda 7 gerçek için hazır olun :))

  1. Çocukken yatmadan önce ettiğim dualarımda hep "Allah'ım n'olur yarın sabah zayıf uyanayım, bir güncük lütfen !!" diye dua ederdim :) Çok komiğim ... Hala arada böyle dua ettiğim oluyor :) Ama sonuç .... ??? :)
  2. Adımın hep "Filiz" olmasını isterdim ???
  3. Hayatımda hiç "o'nu" özlemedim ... (o= nüfus cüzdanımda sadece adı yazıyor)
  4. Hiç büyümek istemiyorum... O yüzden pastalarım ve kurabiyelerim beni çok mutlu ediyor..
  5. Yalnız başına bir yere gitmekten hiç hoşlanmam, mümkünse ertelerim ya da iptal ederim.
  6. Acıkmadan yemek yiyebilenlerdenim :)
  7. Çok kolay ağlarım , bazen reklamlarda bile ağladığım oluyor !!! Üçe kadar sayıp ağlayabilirim ...

Kime sobe?? ...Müge'ye , Gülriz'e , Yasemin'e

Kütük pasta tarifi ve yılbaşına dair herşey pazartesi günü Yemekbahane'de ...

Afiyetle Kalın,


24 Aralık 2007 Pazartesi

EN TATLI HEDİYELER

Image Hosted by ImageShack.us



Ne zamandır etkinlikleri hep kaçırıyorum. Muhakkak hepsini takip etmeme rağmen, ya etkinliğe uygun bir hazırlık yapamıyorum ya da yapmış olsam da bir bakıyorum ki tarih geçmiş gitmiş...

Bu etkinliği kaçırmayacağıma söz verdim kendi kendime.. Ama kendime verdiğim sözü %100 tutamadım , itiraf ediyorum :( Çünkü daha önce denemediğim bir tarifi denemeyi , yeni bir şey ile karşınıza çıkmayı tercih ederdim açıkçası...





Sevgili Burçin'in evsahipliğini yaptığı etkinliğin ismine de tanıtım resmine de bayıldım , gerçekten harika !!!... Ellerine sağlık Burçin'ciğim...



Gelelim benim bu bayramda hazırladığım tatlı hediyelere... Bayramda çocukları sevindirmek için tatlı kutular hazırladım... İçlerine de Burcu'dan öğrendiğim ve demirbaşım haline gelen Zencefilli Kurabiyelerden koydum...






Tarifi tekrar hatırlayalım ...

Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 150 gr tereyağı ( oda ısısında bekletilmiş - yumuşamış)
  • 1 su bardağı un
  • 1 çay bardağ mısır nişastası
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 çay kaşığı karbonat (silme)
  • 1 çay kaşığı tarçın (tepeleme)
  • 1 çay kaşığı toz zencefil
  • limon kabuğu rendesi
  • hamuru yoğururken toparlamak için bir miktar buğday nişastası

Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.

Tüm malzemeyi derin bir kapta, buğday nişastası ekleyerek kulak memesi kıvamına gelinceye kadar yoğuruyoruz.

Tezgaha nişasta serpip hamurları 2 cm kalınlığında açın ve kurabiye kalıplarımızla şekillendiriyoruz.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine aralıklı olarak diziyoruz. 160 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 10 dk pişiriyoruz.

Kurabiyeleri Royal Icing ile süsledim ...




















Royal Icıng için malzemeler:

  • 250 gr pudraşekeri
  • 1 yumurta akı
  • 1-2 damla limon
  • biraz su

Pudra şekerini yumurta akı ile çırpıyoruz. İçerisine birkaç damla limon suyu ekliyoruz. Kalınlığını çözmek için su ilave ediyoruz.

Hazırladığınız icing'i ister beyaz, isterseniz renklendirip, külah biçiminde yağlı kağıttan yapabileceğiniz sıkma torbasına koyup kurabiyelerinizi süsleyebilirsiniz...

Son olarak kurabiyeleri şık bir paketle sahiplerine götürmek üzere tamamladım ....



19 Aralık 2007 Çarşamba

YOĞURTLU BULGUR SALATASI

Yoğurtlu Bulgur Salatası


Altın Kızlar davet menüsünü oluştururken, yeni tarifler denemeye özen gösterdim. Hem farklı bir sunum yapabilmek hem de sitede yayınlayacak yeni tarif olsun diye tabii :)
Yoğurtlu Bulgur Salatası tarifi, bir alışveriş sonrası Sıla'nın arabasında dönerken vuku buldu... Sevgili Sema Ablamız , harika bir tadı var, biz çok beğeniyoruz diye anlatmaya başladığında ... Salata menümün mihenk taşlarından birinin tarifini almakta olduğumun farkında dahi değildim. Ne zaman kızlar geldi, ne zaman biz masaya oturduk, ne zaman ben tabağıma bir kaşık aldım ve ne zaman yedim... işte o zaman bu salata benim favori listeme girdi... Sanırım ev sahibi olmama rağmen hiç utanmadan yarısını götürdüm tabağın o gece :))

Malzemeler:



  • 1 kase ince köftelik bulgur

  • 1,5 kase sulandırılmış yoğurt

  • 3-4 kaşık mayonez

  • 2-3 diş dövülmüş sarımsak

  • taze soğanın yeşil yaprakları (ince kıyılmış)

  • 1 kase iri çekilmiş ceviziçi

  • maydanoz - dereotu (isteğe bağlı, ince kıyılmış)

  • tuz

  • tereyağ - kırmızı biber

1 gece önceden bulguru, yoğurt ile iyice karıştırıp, ağzı kapalı bir kapta dolaba kaldırıyoruz ve o gece bulgurun şişmesi için bekletiyoruz. Ertesi gün bulguru dolaptan aldığımızda eğer çok kurumuşsa, yani yoğurdu tamamen çekmişse bir miktar daha yoğurt ilave ediyoruz. Mayonez, sarımsak,ceviz, tuz, taze soğan ve diğer yeşillikleri katıp iyice karıştırıyoruz.


Tereyağını ocakta eritip, hafif rengini döndürüyor; üzerine kırmızı biber katıp sos hazırlıyoruz.


Servis yapacağımız tabağa alıp, üzerine hazırladığımız sosu döküyoruz. Ceviz / maydanoz ile süsleyerek servis yapıyoruz.

Bu vesile ile hepinizin Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum !!!

Sevgiyle ve Afiyetle Kalın !



17 Aralık 2007 Pazartesi

GELENEKSEL ALTIN GÜNÜ BULUŞMASI VE BİR DAVET MENÜSÜ ALTERNATİFİ


Bir yıl ne kadar çabuk geçti... Daha dün gibi gerçekten geçen sene yine her zamanki gibi bizde toplanışımız...
Aralık ayı bana mahsus olduğu için günler öncesinden özel olarak hazırlanmaya başladım ...
Önce ilk iş Ağacımızı kurduk ve süsledik canım Engin'ciğimle...
Evin tüm dekorasyonunu yılbaşına göre değiştirdim...Kulakları çınlasın ikinci annem dediğim Selanik'in en tatlı kadını Mana'cığım... Thasula annemden öğrendiğim gibi örtülerim bile değişir benim yılbaşı yaklaşırken..
Onlar, eve yeni bir heyecan gelir, yeni düzen, yenilikleri getirir, coşku getirir diye herşeyi değiştiriyorlar, ben de uyguluyorum bu güzel geleneği her sene ... Gerçekten eve bir renk, bir coşku geliyor..
Yunanistan'dan aldığım örtüler, mumlarım ... Özel şamdanlarım yılbaşı için 1 sene saklı oldukları dolaplarından çıkartılıp itina ile yerlerine koyuldular...

Evin süslemesi bitince sıra menü oluşturmaya geldi...




Önce konsepti belirlemek lazım.. Ne içilecek..?? Çay partisi gibi olmasın bu sefer diye karar verdim.. İçecekte şarapta karar kıldıktan sonra menü şekillenmeye başladı...


  • Sebzeli Çin Böreği (Tarifi çok yakında burada)
  • Kuru Köfte

  • Peynirli Çin Böreği (Tarifi çok yakında burada)
  • Yoğurtlu Bulgur Salatası (Tarifi çok yakında burada)

Tüm bunlara ilave olarak...


Peynir tabağı, şarküteri tabağı, tatlı-ekşi dip ve yoğurtlu dip ile servis edilmiş tacolar, konsepti sarsan , Sıla kuşumun alışveriş sırasında canının çektiği Çiğköfteler :)


Peki süprizler...??? Ne yapsam diye çok düşündüm açıkçası..


Kurabiye Ev yapmaya karar verdim !!!







Kurabiye ev yapmak tahmin ettiğimden de zor oldu benim için.. Ben mi bir şeyleri yanlış yaptım bilmiyorum ama, 4 duvarı oturtmaya kadar her şey çok normal gidiyordu. Ancak sıra çatının parçalarını oturtmaya gelince işte kabus orada başladı.. Ev kaç sefer yıkıldı, parçalar kaç sefer kırıldı size anlatmak dahi istemiyorum. Ama hırs etmiştim ve vazgeçmek istemiyordum. Sanırım çatı parçalarını duvarları yaptığımızdan daha ince yapmamız gerekiyordu.. Ben tam yılmak üzereyken her derde deva kocacım imdadıma yetişti.. Dur , yoruldun ve sinirlisin dedi :) Ben deneyeyim. El birliğ ile evimizi kurmaya başladık... Ama sonuç, çizilen projeden biraz farklı oldu :) Bizimkisi daha çok bir kiliseye benzedi diyebiliriz...

Ya pasta ??? Pastada tercihimi Kütük Pasta'dan yana kullandım ... Gerçekten yaparken de süslerken de çok keyif aldığım bir pasta oldu... Tarifini yılbaşı öncesinde sizlerle paylaşıyor olacağım...




İşte böyle ....
Yorucu ama keyifli bir davet hazırlığından sonra bana en büyük keyfi veren şey ise , yapılanların tüm misafirlerim tarafından beğenilmesi oldu...
Bu yıl mayıs ayı bena çıktı... Ancak Aralık boş kalınca yine bizde toplanma yönünde sözleştik.. Seneye neler yapacağım bakalım :)

Afiyetle kalın...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails